Osmanlı Veziri, İdoğmuştur. Maliye mektupçu kaleminde memurluk hayatına başlamış, 1884 yılında Maliye nazırı olmuştur. Bu tarihten sonra Evkaf, Ticaret ve Maliye nazırlıklarında bulunmuş, Selanik, Bursa ve Halep Valisi olmuştur. 1908 devriminden sonra Şûra-yı Devlet Başkanı ve Ayan üyesi olmuştur.
1971 senesinde Melbourne’da dünyaya gelen Avustralyalı pop müzisyeni Dannii Minogue, tıpkı ablası Kylie Minogue gibi hem müziği hem de güzelliğiyle adından sıkça bahsettiren bir isim. Daha 7 yaşındayken Avustralya televizyonlarındaki ’Skyways’ ve ’The Sullivans’ gibi pembe dizilerde ufak roller üstlenen Minogue, 8 yaşındayken de müzik programı ’Young Talent Time’ ile ekrana geldi. Bu programda seslendirdiği Madonna’nın ’Material Girl’ parçası ile göz dolduran sanatçı, ardından program ekibiyle birlikte dünyanın çeşitli mekanlarında konserler gerçekleştirdi.
1988 senesinde ’Young Talent Time’dan ayrılan ve oyunculuk kariyerine yönelmeye karar veren Dannii Minogue, bir sene boyunca ’Home And Away’ adlı pembe dizide yer aldı. Bu dizideki performansıyla Avustralyalı izleyicilerden beğeni toplayan Minogue, aynı sene ‘Dannii’ adlı moda zincirini kurdu. Bu moda zinciri ile ’Young Talent Time’ zamanında giydiği giysileri hayranlarının beğenisine sunan sanatçı, aynı sene Mushroom Records ile anlaşarak ilk albümünün çalışmalarına yöneldi.
1990 senesinde ’Dannii’ adlı ilk albümünü Vincent Bell ve Alvin Moody prodüktörlüğünde yayımlayan Dannii Minogue, albümüyle Avustralya listelerinde 24 numaraya yerleşti. Albümü 1991 senesinde Japonya’da ’Party Jam’ ismi altında piyasaya süren Minogue, aynı sene ilk albümünde yer alan parçalarını ’Love And Kisses’ ismi altında tüm dünyadaki müzikseverlere iletti. Müzik eleştirmenlerinden olumlu yorumlar toplayan albüm, sanatçıyı İngiltere listelerinde 8 numara yerleştirirken, albümden ’Love And Kisses’, ’Success’, ’Jump To The Beat’, ’Baby Love’ ve ’I Don’t Wanna Take This Pain’ parçaları single olarak yayımlandı. ’Love And Kisses’ ve ’Jump To The Beat’ single’larıyla İngiltere listelerinde 8 numara olan müzisyen, aynı zamanda ilk albümden yayımladığı single’lardan ’Love And Kisses’ ve ’Success’ parçalarının remix versiyonlarının yer aldığı ’U.K. Remixes’ adlı remix albümünü müzikseverlere sundu.
1992 senesinde ’Love And Kisses And…’ adlı 2. remix albümünü piyasaya süren Dannii Minogue, albümdeki dans parçalarıyla birlikte türün sevenlerinden büyük beğeni topladı. Aynı sene ’Secrets’ adlı filmle ilk büyük sinema tecrübesini yaşayan Minogue, ne var ki filmin eleştirmenler tarafından beğenilmemesiyle oyunculuk kariyerini bir kenara bırakmaya karar verdi.
1993 senesinde ’Get Into You’ adlı 2. albümünü Tim Lever ve Mike Percy prodüktörlüğünde yayımlayan Dannii Minogue, albümle ilk albümündeki başarısını devam ettiremedi ve Avustralya listelerinde 53, İngiltere listelerinde ise 52 numarada kaldı. Albüm sounduyla ve sözleriyle müzik eleştirmenlerince klişe olarak nitelendirilirken, albümden ’Show You The Way To Go’, ’Love’s On Every Corner’, ’This Is It’, ’This Is The Way’ ve ’Get Into You’ parçaları single olarak piyasaya sürüldü. ’This Is It’ single’ı ile İngiltere listelerinde 10 numara olmayı başaran sanatçı, 1994 senesinde yeniden televizyon kariyerine yönelerek İngiltere’deki ’The Big Breakfast’ adlı sabah programını sunmaya başladı.
1995 senesinde sadece Japonya’da piyasaya sürülen ’Eurogroove’ adlı derleme dans albümüne ’Rescue Me’ ve ’Boogie Woogie’ adlı parçalarıyla katılan Dannii Minogue, aynı sene 3. albümünün kayıtlarına başladı. Ancak şirketi Mushroom Records ile sorunlar yaşamaya başlayan ve şirketle yolllarını ayıran Minogue, böylece 3. albümünün çıkış tarihini de askıya almak zorunda kaldı.
1996 senesinde ’Eggs On Legs’, ’Disney Time’ ve ’It’s Not Saturday’ adlı televizyon programlarıyla ekrana yansıyan Dannii Minogue, 1997 senesinde de ’Grease: The Arena Spectacular’ adlı müzikal ile ‘Rizzo’ karakterine hayat verdi. Aynı sene ’Girl’ adlı 3. albümünü Eternal Records etiketiyle hayranlarına sunan Minogue, albümün soundunda dans müziğine daha yakın durdu. Birçok müzik eleştirmeninden beğeni toplayan albüm, listelerde önemli bir başarı elde edemese de, albümden yayımlanan single’lardan ’All I Wanna Do’ İngiltere listelerinde 4 numara olmayı başardı. ’All I Wanna Do’ single’ı dışında ’Everything I Wanted’, ’Disrememberance’ ve ’Coconut’ parçaları da single olarak yayımlanırken, ’Coconut’ single’ı dışındaki her single İngiltere Dans listelerinde zirveye yerleşti.
Dannii Minogue’un eski şirketi Mushroom Records, 1998 senesinde ’The Singles’ ve ertesi sene ’The Remixes’ adlı derleme albümleri sanatçının hayranlara ulaştırırken, Minogue, 1999 senesinde ’Everlasting Night’ adlı parçasıyla ’Gay & Lesbian Mardi Gras of 1999’ adlı derleme albüme katıldı. Aynı sene ’Macbeth’ adlı tiyatro oyununda boy gösteren Minogue, oyundaki rolüyle izleyicilerden büyük beğeni topladı ve 2001 senesinde ’Notre-Dame de Paris’ adlı müzikal ile ’The Vagina Monologues’ adlı oyunda da yer aldı.
2001 senesinde Hollandalı dans grubu Riva ile ’Who Do You Love Now?’ adlı parça için biraraya gelen Dannii Minogue, parçanın single’ı ile İngiltere listelerinde 3 numara oldu. 2003 senesinde ’Neon Nights’ adlı 4. stüdyo albümünü London Records etiketiyle hayranlarına ileten Minogue, albümün prodüksiyonunda Ian Masterson, Korpi & Blackcell, Neimo ve Terry Ronald ile çalıştı. Albümünde dans parçalarına yer veren sanatçı, albümüyle İngiltere listelerinde 8 numara olmayı başardı. ’Who Do You Love Now?’ parçasının da yer aldığı albümden ’Put The Needle On It’, ’I Begin To Wonder’, ’Don’t Wanna Lose This Feeling’ ve ’Come And Get It’ parçaları single olarak yayımlanırken, ’Come And Get It’ single’ı dışında her single İngiltere listelerinde ilk 10’da yer aldı ve İngiltere Dans listelerinde de zirveye yerleşti. Özellikle ’I Begin To Wonder’ parçasıyla müzikseverlerden büyük beğeni toplayan başarılı müzisyen, parçanın video klibiyle de dikkat çekti.
2004 senesinde ’The Porter’ adlı kısa filme oyunculuk kariyerini pekiştiren Dannii Minogue, aynı sene Flower Power adlı dans grubuyla ’You Won’t Forget About Me’ adlı çalışmaya imza attı. Parçanın single’ı ile İngiltere listelerinde 7 numara olan Minogue, 2005 senesinde ise Soul Seekers grubuyla birlikte ’Perfection’ adlı parçayı hazırladı. 2006 senesinde yayımladığı ’Hits & Beyond’ adlı derleme albümle bu iki parçaya da yer veren sanatçı, ayrıca albümün içerisinde ’So Under Pressure’ adlı yeni çalışmasını da bulundurdu. Albümle İngiltere listelerinde 17 numara olan müzisyen, senenin sonunda ’Spirit Of Christmas’ adlı derleme noel albümüne ’I’ll Be Home For Christmas’ adlı parçasıyla katıldı.
En son 2007 senesinde ’Australia’s Got Talent’ ve ’The X Factor’ adlı yarışma programlarında jüri olarak ekranlara yansıyan Dannii Minogue, yakın bir zamanda yeni bir albüm çıkarıp çıkarmayacağı sorularını ise cevapsız bırakıyor.
Lavabonuzu veya küvetinizi su ile doldurun ve tıkacı aniden çekin. Su düz olarak delikten boşalmayacak, döne döne bir hortum oluşturacak şekilde boşalacaktır. Bu dönüş yönü kuzey yarımkürede sağa doğru, yani saat yönünde, güney yarımkürede ise tam tersidir. Bilim insanları buna 'Coriolis' kuvveti diyorlar.
Her iki yarımkürede böyle birbirine ters yönde hava akımlarının ve okyanus akıntılarının olduğu herkes tarafından kabul ediliyor da, bir lavabodan boşalan suda, böyle küçük bir ortamda dünyanın dönüşünün etkili olup olamayacağı tartışma konusu.Dünya kendi etrafında dönerken her tarafındaki hız aynı değildir. Ekvatordaki biri, bir günde dünya çapı kadar yani 40.000 kilometre giderken bir diğer ifade ile saatte 1670 kilometre hızla yol alırken, tam kutuptaki bir insan sıfır hızla sadece kendi etrafında dönmektedir. Aynı şekilde gökyüzünde asılı gibi duran bulutlar rüzgarın etkisini katmazsanız yere göre hareketsizdirler ama altlarındaki kara parçası ile birlikte dönerler. Bu durumda ekvatordaki bulutlar da kutupdakilere nazaran hızlı dönmektedirler.
A'yi ekvatorda, B'yi ise onun tam kuzeyinde 45 derece paralelinde iki nokta olarak düşünelim. Bir top mermisini A'dan tam kuzeye nişanlayıp attığımızda, atış sırasında ekvatorun dönüş hızı B noktasına göre neredeyse iki kat olacağından mermi B noktasının doğusuna gidecektir.
Aynı şekilde kuzey kutbundan hemen hemen hareketsiz bir konumdan tam güneye atılan bir mermi 45 paralelinde dünya dönüş hızı daha çok olduğundan bu sefer hedefin batısına düşecektir. Yani kuzey yarımkürede kuzeye veya güneye atılan her şey atanın konumuna göre sağa gitmektedir. Bu durum güney yarımkürede ise sola doğru gerçekleşmektedir.Her iki yarımkürede kuzey - güney doğrultusunda hareket eden hava akımları ve okyanus akıntıları bu durumdan etkilenirler. Kuzey yarımkürede sağa, güneyde sola dönerler. Ancak bu, dünya yüzünde büyük bir ölçekte okyanusların dibindeki sürtünme ve bulutların, hava akımlarının üzerinde bulundukları yerle birlikte hareket etmelerinin etkileriyle oluşan bir tabiat olayıdır.Bilim insanları bunun lavabo veya küvet gibi nispeten mik-ro ölçüde de mümkün olup olmadığını hala tartışıyorlar. Bir kısmı burada suyun musluktan çıkış şekil ve hızının, lavaboya düştüğü noktanın, lavabonun ve suyun gittiği yerin yapısının etken olduğunu söylüyorlar, diğerleri de ideal şartlarda 50 kere deney yapın ve görün diyorlar. Haydi banyoya, bilimsel deney yapmaya...!
Bir zamanlar bir kuyruklu yıldızın görünüşü insanların korkuyla titremelerine,dehşete kapılmalarına sebep olurdu. İnsanlar, kuyruklu yıldızların öldürücü salgın hastalıklar,savaşlar,insanlığın bütünü için büyük ölçüde tehlikeler konusunda uğursuz bir belirti, kötü bir kehanet niteliği taşıdığına inanırlardı.
Bugün,bir kuyruklu yıldızın ne olduğuna ilişkin bilimsel temellere dayanan bir bilgimiz var. Gene de onlarla ilgili tüm soruları cevaplandırabilmiş değiliz. Bir kuyruklu yıldız ilk göründüğü zaman küçük, çok küçük bir ışık noktası halindedir. Oysa bu ışık noktasının çapı binlerce mil olabilir.
Işıklı nokta,kuyruklu yıldızın "başı" veya "nükleuz"udur. Bilim adamlarına göre,bu ışıklı nokta,gazlarla bileşki halinde katı,kitlesel maddeciklerin kümelenmesinden oluşmuştur. Ancak,bu maddenin nereden, hangi kaynaktan geldiği halen bir esrardır.
Kuyruklu yıldız güneşe yaklaştığı zaman, genellikle arkasında bir kuyruk belirir. Kuyruk, çok ince gazları ve çok küçük zerrecikleri kapsayan bir yapıdadır. Bu çok küçük madde zerrecikleri,kuyruklu yıldız güneşin etkisi altına girdiği zaman başından kopuşmuş, yayılmıştır. "Nükleuz"un çevresinde üçüncü bir kesim vardır. Söz konusu kesim "koma" diye adlandırılır. Koma'nın parlak bulutumsu bir görünümü olup, çapı bazen 150.000 mili bulur,hatta aşar.
Kuyruklu yıldızların kuyrukları biçim ve boyut bakımından çok değişiktir. Bazıları kısa ve enli,bazıları ise uzun ve incedir. Genellikle,uzunlukları en azından 5.000.000 mildir.Buna karşılık, bazı kuyruklu yıldızların hiç kuyruğu yoktur. Bazen de kuyruk 100.000.000 mil uzunluğundadır.
Kuyruk büyüdükçe, kuyruklu yıldız hız kazanır. Güneşe yaklaşırken baş kısmı önde olarak hareket halindedir. Sonra garip bir şey olur. Güneşten uzaklaşan kuyruklu yıldızın kuyruk kısmı öndedir. Başı da onu izler. Bunun nedeni, güneşten yayılan ışığın basıncıdır. Bu basınç,çok küçük zerrecikleri, kuyruklu yıldızın "baş" kısmından iter,uzaklaştırır ve kuyruk yapısında toplaşmalarına sebep olur.
Bunun sonucu olarak, kuyruklu yıldız güneşten uzaklaşırken kuyruk kesimi öndedir. Güneşten uzaklaşmasıyla,kuyruklu yıldız derece derece hızını kaybeder. Sürati azalır, sonra görülmez olur. Kuyruklu yıldızlar bazen yıllarca görülebilir de. Fakat içlerinden çoğunun görülmesiyle gözden kaybolması kısa zamana sığar.
Kuyruklu yıldızlar güneşin çevresinde birbirini izleyen turlar yaparlar. Ancak, bir tek hareketin yapılması için uzun bir süreye ihtiyaç vardır. Nitekim Halley kuyruklu yıldızı bu seferini 75 yılda tamamlamıştır.
Halen astronomların listesinde 1000 kuyruklu yıldız kayıtlıdır. Öte yandan,güneş sistemimizde gözle seçilip görülmeyen yüz binlerce kuyruklu yıldız bulunabileceği de ileri sürülmektedir.
Marmara Bölgesinin Bursa ili çevresinde, Bursa şehrinin güneydoğusun bulunan. 2.543 metre yüksekliğinde dağ. Kışın kayak gibi kış sporlara yapıldığı yazın da çeşitli dinlenme yerlerinin bulunduğu bir yer olması bakımından, Türkiyenin önemli turistik bölgesinden biri özelliğindedir. Kış aylarında, Uludağ ,yurdumuzun bir numaralı istirahat yeri sayılmakdır. İstanbuldan deniz ve kara yolu dört, uçakla yarım saatlik bir mesafede bulunan Uludağın yolu, kar temizleme makineleriyle daima açık bulundurulmaktadır.
Geviş getiren memelilerden Afrika da yaşayan hayvan. Karada yaşayan hayvanların en yükseğidir, özellikle bacakları ve boynu çok uzundur. Başının yerden yüksekliği 5 - 6 metredir. Koşusu çok hızlıdır. Yiyeceğini yükseklerde bulunan ağaç yaprakları ve çeşitli meyvelerden sağlar. Derisinin rengi sarıdır ve beneklerle doludur. Bulunduğu yerlere uyan bir rengi vardır.
Düşmana atılmak üzere yapılmış ucu demirli, sert tahtadan kısa mızrak. Başka bir amaca lüzum olmaksızın kullanan tarafından elle fırlatılmak suretiyle atılır. Bu silah yalnız süvariler tarafından kullanılır. Barış zamanlarında, bunların yetiştirilmesi için yapılan talimlerde kullanılırdı. Bu şekildeki karşılaşmalar, eski Türklerde ?cirit oyunu? adı ile anılan bir spor özelliği taşırdı.
Ordu iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 754 kilometrekare, nüfusu 67.735 dir. Yüzeyi yer yer çıplak çoklukla ormanlarla kaplı ve Karadenize bakan dağ sırtlarından ibarettir. Fındık ve tahıl ekimi, başlıca gelir kaynağıdır.Merkezi 9.234 nüfuslu Ünye kasabasıdır.
İlkyardım kaza geçiren, yaralanan ya da hastalanan kimselere doktor gelmeden önce yapılan yardımdır. Ciddi bir kazada ya da hastalıkta ilkyardım yaşam kurtarabilir . İlkyardımda yaralı ya da hastaya büyük dikkat ve özen gösterilmesi çok önemlidir . İlkyardım eğitimi görmemiş bir kimse, yardım edeceğim derken, yarardan çok zarar verebilir . Okullar ve Kızılay gibi örgütler ilkyardım eğitimi verir. Ciddi bir kaza geçirmiş insan çok kan kaybedebilir. Ağır hastalar baygınlık geçirebilir. İlkyardım konusunda deneyimi olmayanların yapacağı ilk iş acele tıbbi yardım sağlamaktır. Polisten ve hastanelerin acil servisinden cankurtaran istenebilir. Acil servislerde çalışan doktor ve hemşireler, gelen yaralı ve hastalar için yapılması gereken ne varsa vakit kaybetmeden yaparlar.
EJB (Enterprise Java Beans) son zamanlarda sıkça kullanılan bir kısaltma. Temelleri daha 1997 yılında atılmaya başlanmış yeni bir teknoloji. Bu nedenledir ki bir çok bilişimci bu yeni sunucu-taraflı programlama (server-side programming) modeline yeni yeni ısınmakta veya bu model hakkında hiçbir fikir yürütememektedir.
EJB; Java ilk olarak ’write once, run everywhere’ sloganı ile ortaya çıkmış ve birçok programcıyı sadece bu yüzden peşinden sürüklemiştir. Buna örnek Applet kullanımındaki yaygınlıktır. Daha sonraki hamlesi JDBC (Java Database Connectivity) ile olmuş ve tek tip bir arayüzle tüm veritabanı sunucularına bağlanabileceğini garanti etmiştir. Ve en sonunda J2EE (Java 2 Enterprise Edition)… İşte EJB tam bu noktada ortaya çıkmıştır.
Basit bir tanım yapmak gerekirse:EJB tüm uygulama sunucularında çalışabilen bir bileşen (component) modeldir. Buradaki ’tüm’ kelimesinin aslında çok önemli bir manası vardır. Bunu ileride açıklayacağım. Bu tanımda iki farklı kavram vardır: ’Uygulama Sunucusu’ ve ’bileşen model’. Ben burada uygulama sunucuları üzerinde durmak istemiyorum.
Bileşen (component) Model
Bileşen model tüm sunucu-taraflı nesnelerin uyması gereken bir standarttır. Tanımı genişletmek gerekirse, uygulama sunucularıyla uygulama geliştiriciler arasındaki yapılması gereken işleri kesin çizgilerle ayıran bir belirtimdir (specification). Aslında buna bir çeşit kontrat da denilebilir. Çünkü hem uygulama sunucusu satıcısı, hem de EJB geliştirici bu belirtime uyacaklarını garanti etmişlerdir. İki taraftan birinin buna uymaması durumunda geliştirilen sistem ya hiç çalışmaz, ya da sorun çıkartır. Bu belirtim en son şekliyle EJB sitesinden indirilebilir. Peki uygulama geliştiriciler ile uygulama sunucularının görevleri nelerdir? EJB belirtimine göre uygulama sunucuları bazı düşük seviyeli servisleri sunucu tarafta çalışan nesnelere sağlamalıdır. Bunların bazılarını örnek olarak vermek gerekirse:
-İsimlendirme (naming)
-Dağıtık nesne teknolojileri (RMI,RMI-IIOP,CORBA vs.)
-Süreklilik (persistence)
-Nesne havuzu (instance pooling)
-Hareket (transaction)
-Eş zamanlı kullanım (concurrency)
-Güvenlik (security)
Yukarıda belirtilen servisler her zaman yazılımcıların başını ağrıtmıştır. Çünkü bu servislerin gerçekleştirimi (implementation) gerçekten zordur. Uygulama sunucularının ortaya çıkışının temel nedeni de burada yatmaktadır:Yazılımcıyı alt seviyedeki servislerle uğraşmaktan kurtarmak ve tamamen iş mantığına (business logic) yoğunlaştırmak. Burada tanımını yaptığımız bileşen model kavramının birçok avantajları vardır. Bunları çeşitli katagorilere ayırırsak:
Sistem geliştirme hayat devresi kısalır. Şirket gerçekleştirim evresini çok çabuk gerçekleştirir. Bunun şirketler için anlamı maliyetin düşürülmesidir. Çünkü maliyet sistemin gerçekleştirim süresi ile doğru orantılıdır. EJB kullanılarak bir uygulama geliştiriminin hızlı olmasının sebebi EJB bileşenlerinin sadece iş akışını kontrol etmesi ve alt-seviye servislerin gerçekleştirilmesini (isimlendirme,süreklilik,dağıtık nesne teknolojileri vs.) uygulama sunucusuna bırakmasıdır.
EJB bileşenleri uygulama sunucusundan bağımsızdır. Şirketlerin en çok başını ağrıtan konulardan bir tanesi de yazılımın sadece bir yazılım şirketi tarafından sağlanması ve SGHD (Sistem Geliştirme Hayat Devresi)’nin en uzun evresi olan bakım (maintenance) evresinde sadece bu şirkete bağımlı olunmasıdır (vendor lock-in). EJB bu durumu bileşen model ile ortadan kaldırır. Çünkü bileşen model yazılımcıya bileşenlerin nasıl oluşturulacağını gösterdiği gibi uygulama sunucularının bu bileşenlere hangi servisleri sağlayacağını da gösterir. Yani bir uygulama sunucusu satıcısı EJB belirtimini gerçekleştirirse aynı belirtime uygun yazılan bir bileşen de bu uygulama sunucusunda çalışır. Uygulama sunucularının uyumluluklarını Sun MicroSystems test eder ve testi geçenlere J2EE-uyumlu (J2EE-certified) sertifikası verir. Sonuç olarak J2EE uyumlu ’tüm’ uygulama sunucuları EJB bileşenlerini sorunsuz çalıştırır. Eğer bir uygulama sunucusunun performansını beğenmiyorsanız başka bir J2EE uyumlu uygulama sunucusunda EJB bileşenlerinizi rahatlıkla çalıştırabilirsiniz. Uygulama sunucuları arasındaki farklar ise genellikle performanstan ve sağladıkları sistem geliştirme araçlarının kalitesinden kaynaklanmaktadır. Geriye dönecek olursak daha önce kullandığımız ’tüm’ kelimesinin J2EE-uyumlu olan uygulama sunucularını belirttiğini anlayabiliriz.
Bileşen model çeşitliliği sağlar. Yazılım mühendislerinin aklına şöyle bir soru gelebilir. Eğer bir belirtim varsa ve bu herkese açık (public) ise EJB bileşenlerinin içinde çalıştıkları uygulama sunucularının hepsi de aynı işi görmez mi? Bu soruya sadece belirtime bağlı kalarak cevap verirsek ’evet’ dememiz gerekir. Ancak uygulama sunucularının aralarındaki fark, daha önce de ifade ettiğimiz gibi, ne yaptığında değil nasıl yaptığındadır (mesela veritabanı eşleme (database mapping) işleminde ne kadar iyi, ya da sunucu-tarafta çalışan nesneleri hangi veri yapısını kullanarak bellekte tutuyor; bu örneklerin açıklamalarını daha sonraki makalelerde bulacaksiniz). Buradaki ’nasıl’ sayesinde belli alanlarda uzmanlaşmış yazılım şirketleri (veritabanı, dağıtık nesne teknolojileri) uygulama sunucusunun belli kısımlarını optimum düzeyde meydana getirebilirler. Sonuç olarak bileşen model sayesinde bir EJB bileşenini çalıştıran birbirinden farklı özelliklere sahip birçok uygulama sunucusu ortaya çıkmıştır.
EJB’nin tanımını tekrar hatırlayalım. EJB tüm uygulama sunucularında çalışabilen bir bileşen modeldir. Önceki paragraflarda bileşen modelin ne demek olduğuna ve avantajlarına değindik. Fakat EJB bileşen model sadece belirtimden ibaret değildir. Bunun yanında EJB geliştiricileri bileşen geliştiriminde standart EJB paketinden faydalanırlar. Bu paket J2EE’nin standart API paketinin içinde mevcuttur. Bu pakette sadece EJB’ye ait arayüzler (interface) ve istisna işleme sınıfları (exception-handling classes) bulunur. Bu da EJB’nin sadece bir iskeleti meydana getirdiğini ve EJB geliştiricisinin de bu yapıya sadık kalarak iş akışını oluşturduğunu gösterir.
Basit Bir Senaryo
EJB’yi biraz daha somut bir örnekle açıklayabiliriz. Mesela bir otel rezervasyon sistemini inceleyelim. Müşterilerin rezervasyonlarını iki türlü gerçekleştirdiklerini varsayalım: Internet’ten otelin web sitesinden on-line olarak, veya dogrudan otele gidip rezervasyon memuruna başvurarak. Birinci durumda otelin web sitesine giren müşteri önce sitenin rezervasyon bölümüne geçecektir. Burada müşteri boş odaları göster linkine tıkladığında otel de boş olan odaları görebilmektedir. Müşteri karşısına çıkan sayfada bir oda beğenip odanın özelliklerini göster dediğinde o odaya ait özellikler ekrana gelmektedir. Bu odayı beğenen müşteri rezervasyon yap dediğinde sistemde o oda dolu olarak işaretlenir, müşterinin kredi kartından hesap düşülür ve müşteriye otele gittiğinde odayı kiraladığına dair bir numara döndürülür. Yukarıda altı çizili olarak gösterilen kısımlar küçük iş parçacıklarıdır.
boş odaları göster: Bir EJB tarafından veritabanındaki oda bilgilerinin aranıp boş olanların kullanıcıya döndürülmesi.
odanın özelliklerini göster: Bir EJB ile istenen odanın bilgilerinin döndürülmesi.
rezervasyon yap: Bir EJB ile seçilen odanın dolu olarak işaretlenmesi, bankaya bağlanıp kredi kartından ücretin düşürülmesi gibi işlemler.
Bu örnek üç-katlı (three-tier) mimariye basit bir örnek teşkil eder. Altı çizili olan işlemler uygulama katında (application tier) EJB’ler tarafından gerçekleştirilir.
Dikkat edilirse burada bir müşterinin rezervasyon memuruna dogrudan başvurarak nasıl rezervasyon yaptığını anlatmadım. Çünkü esas itibariyle yapılan işlem aynıdır. Fark sadece tarayıcı (browser) yerine başka bir arayüz kullanılmasıdır. Başka bir deyişle sadece kullanıcı arayüz katı değişmiştir. İstendiği takdirde bu sisteme kablosuz cihazlar yada Internet erişimi olan değişik cihazlar da rahatlıkla entegre edilebilir.
Aslında bu senaryoda üzerinden önemle durulması gereken bir başka konu vardır: Verilerin nesneleştirilmesi (data objectifying). Senaryoda anlatılan EJB’ler veritabanından bilgi okuyup, veritabanına bilgi yazmaktadırlar. Eğer yazılımcı isterse uygulama sunucusu bu işlemi kendi başına yapar ve uygulama geliştirici hiçbir şekilde SQL kodu yazmaz. Geliştirici sadece nesnelerle uğraşır ve nesnelerdeki değişimler otomatik olarak veritabanında güncellenir. (Bu özelliği “entity bean with container-managed persistence” sayesinde kullanabiliriz. İleriki makalelerde bu kavramları detaylı olarak açıklayacağım.)
Yazar : Mesut Çelik
Popüler etiketler
[ cihaz ] [ natürmort ] [ leonardo da vinci ] [ umbrakinezi ] [ gezegen ] [ maddenin hali ] [ cos adas ] [ bourbonlar ] [ rklar ] [ hasan saka ] [ amazon ] [ buharlaşma ] [ köy ] [ tarihi yap ] [ ceyhun atuf kansu ] [ muz ] [ gece ve gündüz ] [ osman deniz ] [ george cayley ] [ güven ] [ mans ] [ vezüv yanardağı ] [ basky makinesi ] [ köprüler ] [ penicillium ] [ kan pıhtısı ] [ devlet adamı ] [ iklim tipi ] [ fecri ati ] [ yazi ] [ çelebi ] [ sinan ] [ kimyacılar ] [ mer seyfettin ] [ remi tedavisi ] [ çimen ] [ yaşı ] [ maltoz ] [ white stripes ] [ basımevi ] [ gazeli ] [ opak ] [ geçtiğim yol ] [ kalıtım ] [ taşıt ] [ teksas ] [ akçaağaç ] [ hatay ] [ en uzun kanal ] [ pele ] [ pluto ] [ u ak ] [ adolf ] [ devrimciler ] [ havaküre ] [ nesim ] [ sanat tarihçileri ] [ eınsteın kimdir ] [ akaryakıt ] [ vücut örtüsü ] [ spencer ] [ sismograf ] [ lej ] [ coğrafi ] [ zaman ölçüsü ] [ itme ] [ dunya ] [ fuzuli ] [ mic ] [ paul sartre ] [ örgüt ] [ maya hücresi ] [ phantom of the opera ] [ tetkik eser ] [ imi ] [ kırklareli ] [ çorap ] [ modern ] [ filtreler ] [ john keats ] [ urup ] [ nitro ] [ kana kırmızı rengi veren ] [ ses dalga ] [ üç birlik kuralı ] [ dünyanın en büyük yılanı ] [ mehter nedir ] [ tito ] [ meg white ] [ teleskop ] [ pervane ] [ ilk olimpiyat ] [ merak ] [ miller ] [ zar ] [ freu ] [ alper tekin ] [ mimik ] [ bakırbaş ] [ kreatinin ] [ okullar ] [ berk ] [ veda ] [ empresyonizm nedir ] [ dereceler ] [ queen latifah ] [ lozan antlaşması ] [ organik madde ] [ tabaklar ] [ hard rock grup ] [ sivas kongresi ] [ makinası ] [ sayı ] [ pankreas ] [ bas ] [ erk ] [ kazı ] [ in kanal ] [ antoine ] [ kör bağırsak ] [ kurgu nedir ] [ karbonat ] [ osmanlı imparatorluğu ] [ yapılması ] [ neron ] [ nyarg ] [ faruk ] [ suyun kaldırma gücü ] [ 1720 ] [ kale ] [ klod mone ] [ süryani ] [ karagöz ] [ risale ] [ mercek ] [ romantik tiyatro ] [ irade ] [ buz dolab ] [ faydalar ] [ buffon ] [ tepsi ] [ izilmi ] [ sanat ] [ kolera nedir ] [ lob ] [ tarihi eser ] [ derece ] [ taşova ] [ kalem ] [ bakire ] [ kadyn ] [ empedokles ] [ john steinbeck ] [ şeker hastalığı ] [ liman ] [ uran s ] [ nicole richie ] [ modifikasyon ] [ arena ] [ divan-ı hümayun ] [ kumarbaz ] [ toltek ] [ piyona ] [ parlamenter ] [ sıla ] [ im ek ] [ eker fabrikalar ] [ tava ] [ nüve ] [ sözler ] [ dünyanın en yüksek tepesi ] [ atal ] [ bear ] [ zenciler ] [ sql server ] [ bilimler ] [ kabe ] [ atmosfer basıncı ] [ minare ] [ sinema makinesi ] [ kuru ] [ tembellik ] [ mevlana ] [ ölçüler ] [ bozcaada ] [ üreme ] [ ankara gazi lisesi ] [ hükümet darbesi ] [ lewis ] [ komşu ülkeler ] [ kan pulcuklar ] [ kimyasal bağ ] [ pencere ] [ mehmetçik kimdir ] [ yakın doğu ] [ elektrik ] [ gal etmek ] [ domates ] [ ut nedir ] [ gök cisimler ]