Bilim Ve Teknik Canlılar Din Edebiyat Genel İnsan Ve İnsan Sağlığı Mimari Mitoloji Müzik Önemli Bölgeler Sanat Tarih Toplum Ve Toplum Yapısı Yeryüzü Ve Dünya

Neden gülüyoruz?

Böyle de soru mu olur, tabii ki f?kralara, komik laflara ve olaylara gülüyoruz diyebilirsiniz. Ama ara?t?rmalar olay?n bu kadar basit olmad???n? gösteriyor. Tabii sizler de hakl? olabilirsiniz. Gülmek ara?t?rmac?lar taraf?ndan y?llarca ara?t?r?ld??? kadar karma??k olmay?p, ilkel atalar?m?zdan kalan, çevremize uyum ve sosyal hayat? payla?makla ilgili bir davran?? biçimi de

olabilir.

Bebekler do?ar do?maz içgüdüsel olarak a?larlar ama ancak dört hafta sonra gülümsemeye ba?larlar. Anne ve baban?n bundan mutluluk duydu?unu hissettikçe bebeklerin gülmeleri fazla-la??r. Gülmek bir çe?it d??a vurum gibidir. Gülerken kalp at??? h?zlan?r, derin nefes al?n?r, beyin taraf?ndan 'endorfin' denilen kimyasallar salg?lan?r. Endorfin ise vücudumuzda gerginli?i, a?r?y? azalt?r.

Gülmek de üzüntü veya öfke gibi bir bo?alma yoludur, ancak bunun niçin böyle oldu?u tam olarak bilinmiyor. ?üphesiz hepimiz güldükten sonra kendimizi daha iyi hissediyoruz. Gülerken bedendeki gerginlik, kaslardaki denetimin yitirildi?i noktaya kadar azald???ndan, sandalyeden dü?ebiliyoruz veya birçok olayda kendimizi tutam?yoruz.

Gülmek sosyal ili?kilerde mutlulu?u payla?mak gibi görülebilir ama her zaman mutluluk ifadesi de?ildir. Hepimiz patronumuzun yapt??? bir ?akaya (pek komik olmasa bile) gülme e?ili-mindeyizdir. Yani güç, kar??s?nda daima tebessüm eden yüzler görür.

Çok yüksek sesle gülmek, gelebilecek tehlikelere kar?? sinirsel bir reaksiyon da olabilir. ?ki insan aras?ndaki bir mücadelede, bir oyunda güçlü olan zay?f? ezerken de gülebilir. Yani gülmek, gücün ve sald?rganl???n bir göstergesi de olabilir. Gülerken insan?n yüz ifadesinden mutlu oldu?unu herkes anlar ama o yüz ifadesi ile arkas?nda yatan duygular aras?ndaki ili?kiyi psikologlar bile hala tam olarak izah edemiyorlar.

Hala bir müsabakay? kazan?p mutluluktan gülmesi gereken-I' lerin niçin gözya?lar? içinde a?lad?klar?n?n, a?lamas? gereken bir yerde bir insan?n yine gözya?lar? içinde kahkahalarla niçin güldü?ünün sebebi anla??lm?? de?ildir. Ancak bu arada kahkaha ile gülmekle, gülümsemeyi ay?rt etmek gerekir. Gülümsemek kesinlikle insan?n, kar??s?ndaki için iyi ?eyler hissetmese bile kendisi için bir mutluluk ifadesidir.

Yap?lan bir ara?t?rmaya göre insanlar 50'li y?llarda günde ortalama 18 dakika gülerken, bu süre günümüzde 6 dakikaya dü?mü? bulunmaktad?r. Yeti?kinlerin günde ortalama 60, çocuklar?n ise 500 kez güldü?ü ve bir gülü?ün ortalama 6 saniye sürdü?ü ara?t?rmac?lar taraf?ndan saptanm??t?r.

Neden kar ya??yor?

K?? aylar?nda güne? ???nlar? çok güçlü olmad??? için, bulutlar?n bulunduklar? yüksekliklerde hava s?cakl??? çok dü?ük olunca, yükselen su buhar?, sublime denilen ?ekilde s?v? hale geçmeden, bu a?amay? atlayarak do?rudan buz kristali haline dönü?ür. 0.1 milimetre çap?ndaki buz kristalleri birbirlerine yap??arak kar tanelerini olu?tururlar.

E?er bulut ile yer aras?ndaki hava s?caksa bu kar taneleri yere dü?ene kadar ya?mur tanesi haline dönü?ebilirler, ama so?uk-sa yere kadar kar tanesi olarak inmeyi ba?arabilirler. Hafiflikleri nedeniyle yere o kadar yava? inerler ki 3000 metreden inmeleri 2 saat alabilir. Bazen bulutun alt?ndaki s?cakl?k öyledir ki, bir k?sm? kar, bir k?sm? ya?mur damlas? halinde dü?erler, biz buna 'sulu sepken' diyoruz. Yani ya?mur veya kar ya?mas?n? belirleyen ana unsur, bulut ile yer aras?ndaki hava s?cakl???d?r.

Genel kan?n?n aksine kar ya?mas? havay? ?s?tmaz, aksine ?s?nan hava kar?n ya?mas?na sebep olur. Çok so?uk havan?n içine su alma kapasitesi daha azd?r. ?çine alamad??? su ya 'don' ?eklinde yeryüzünde kal?r ya da 'k?ra??' olu?ur. Bu ?artlarda kar kesinlikle olu?amaz. Hava 3 derece gibi biraz ?s?n?nca, su buhar? yeryüzünden yükselebilir, çok yüksekliklerdeki so?uk hava tabakalar?na ula?abilir ve kar ya???? meydana gelebilir. Biz de sanki kar ya?d??? için hava ?s?nm?? gibi alg?lar?z.

Kar tanesinin olu?umu hakikaten bir tabiat mucizesidir. Gerçi baz? kayak merkezlerinde, kar ya???? yetersiz oldu?u zamanlarda suni kar üretiliyor ama bu görüldü?ü kadar kolay de?il. Do?al kar tanelerinin ortas?nda çekirdek olarak toz parçac?klar?n?n oldu?unu biliyoruz. E?er bunlar olmazsa saf su -40 derecede bile kristalle?emiyor.

?lk olarak 1975 y?l?nda Berkeley, California Üniversitesinden Prof. Steve Lindow 'snomax' denilen bir proteini toz parçac?klar? yerine kullanarak suni kar üretmeyi ba?ard?. Bu madde sayesinde daha hafif ve kuru kar tanelerinin üretilmesi sa?land? ve Norveç'te yap?lan 1994 k?? olimpiyatlar?nda çok yayg?n olarak kullan?ld?.

Kar kristalleri alt?gen bir ?ekil içindedirler. Her bir koldan 3 ve 12'li kollar ç?kar. Bu dizili?in sebebinin oksijen atomlar?n?n dizili? ?ekli oldu?u san?l?yor.

Dolu ya???? daha ziyade ?l?man iklimlerde ve bahar aylar?nda görülür. Is?nan hava ile yükselen su buhar?, hava ak?mlar? ile daha da yükselerek 12.000 metre civar?nda -50 derece hava s?cakl???nda buz kristallerine dönü?ür. Buradaki güçlü hava ak?mlar? ile bu buz kristalleri de birle?erek buz tanelerini olu?turur.

Bu buz taneleri a??rl?klar? nedeni ile o kadar h?zl? dü?erler ki bulut ile yer aras?ndaki s?cakl?k ne olursa olsun eriyecek zaman bulamazlar. Çap? 5 milimetreden büyük dolular halinde yeryüzüne ula??rlar. Asl?nda tüm bu ?artlar?n olu?mas? çok enderdir ve bu nedenle dolu ya???? hem çok az görülür, hem de çok k?sa sürer.

RSS nedir?

RSS çe?itli internet siteleri taraf?ndan yay?nlanan haber vb. içeri?in tek bir ortamdan topluca izlenebilmesine olanak sa?layan yeni bir içerik besleme yöntemidir. RSS ? Real Simple Syndication, RDF Site Summary veya Rich Site Summary (Zengin Site Özeti) kelimelerinin ba? harflerinden olu?an k?saltmad?r. XML biçiminde olan RSS dosyalar? ilk olarak NetScape firmas? taraf?ndan geli?tirilmeye ba?lanm??t?r. RSS dosyalar?n?n kullan?m? her geçen gün artarak yayg?nla?maktad?r.RSS yöntemini destekleyen sistelerin haz?rlad?klar? XML biçimli dosyalara bir çok programla eri?mek mümkündür. XML okuyucusu olan bu programlar, web gezgini veya e-posta istemcisi olabilece?i gibi sadece RSS içereri?i izlemek için haz?rlanan masaüstü programlar? da olabilir.

RSS ikonunu () gördü?ünüz herhangi bir yerde, RSS verilerini RSS istemcinizi kullanarak alabilirsiniz.

Genel olarak, RSS verilerini, XML dosyalar? oldu?u için Internet Explorer içinden görebilirsiniz. Ancak sayfay? devaml? yenilemek ve RSS verilerini bu ?ekilde izlemek çok da verimli bir yöntem de?ildir. Bunun için pek çok insan, baz? RSS istemcileri kullanarak RSS verilerini takip eder. RSS veri “toplay?c?lar?”, RSS verilerini toplaman?z ve takip etmeniz için uygun arabirim sunarlar.

??letim sisteminize göre kullanabilece?iniz RSS programlar?n?n listesine a?a??daki linklerden ula?abilirsiniz.

Windows Tabanl? RSS Okuyucular

Mac OS Tabanl? RSS Okuyucular

Cep Bilgisayarlar? için RSS Okuyucular

Email (Outlook) Programlar? için RSS Okuyucular?

Java Tabanl? RSS Okuyucular

Linux Tabanl? RSS Okuyucular

Web Tabanl? RSS Okuyucular

RSS Okuyucu

Kaynak;

http://www.rssnedir.com/

Seyhan nehri

Orta Anadolunun güneydo?u bölümünde, Uzunyaylan?n güneydo?u eteklerinden ç?kan ve Adana ?ehrinin ortas?ndan geçerek Akdenize dökülen 516 kilometre uzunlu?unda bir nehir. Güneydo?u Akdeniz bölgesinin en önemli nehirlerinden biridir.

Naima (1653 - 1715)

Türk tarih yazarlar?ndan en ünlüsü ve en de?erlilerinden biri. Sarayda ve baz? pa?alar?n yan?nda katiplik yapm??, vaka nüvisli?e memur edilmi?tir. 1591 - 1659 y?llar? aras?nda olaylar? y?l s?ras?yla anlatan alt? ciltlik bir tarihi vard?r.

Televizonu Kim ?cat Etti?

Hepinizin bildi?i gibi,televizyon gerçekten karma??k, hayli çapra??k bir cihazd?r. Çal??mas?ndaki temel ilkeler de ayn? ölçüde çapra??k say?l?r. Bu tür çapra??k ilkelerin geli?tirilmesinde, ba?lang?ç noktas?ndan bugüne ula?mas?nda çok say?da ki?inin pay?n?n olaca?? tart??ma kabul etmez bir gerçektir. Ba?ka türlü söylemek gerekirse, televizyon bir tek ki?i taraf?ndan "icat edilmi?" de?ildir.

Televizyona ula?an olaylar ve olgular dizisi, 1817 y?l?nda Jons Berzelius ad?nda bir ?sveçlinin,kimyasal bir eleman olan "selenyum"u bulmas?yla ba?lam??t?r. Daha sonra, selenyumun "fotoelektrikiyet" diye tan?mlanan bir niteli?e sahip oldu?u anla??ld?.

1875 y?l?nda G. R. Carey ad?ndaki bir Amerikal?,fotoelektrik hücrelerini kullanarak, kabaca, taslakla Ündeki ilk televizyon sistemini meydana getirdi. Bir sahne, bir görünüm veya herhangi bir obje,bir mercek gurubuyla, bir s?ra fotoelektrik hücresinin d???nda odaklan?yordu. Her hücre, bir ampule geçirece?i elektrik miktar?n? kontrol etmekteydi. Sahnenin ya da objenin (konu olarak al?nan nesnenin, cismin) kabaca çizgileri,fotoelektrik hücrelerinin üzerine dü?üyor,sonra ampuller dizisinin ?????nda görülüyordu.

Bundan sonraki ad?m ara?t?rma diskinin icad? oldu. Söz konusu disk, 1884 y?l?nda Paul Nipkow taraf?ndan icat edildi. Bu,fotoelektrik hücrelerinin önünde dönen delikli bir diskti. Bir ba?ka disk de, gözleyen kimsenin önünde dönmekteydi. Fakat uygulanan ilke Carey'inkiyle ayn?yd?.

1923 de ?ngiltere'de Baird ve Amerika'da Jenkins'in çal??malar?yla, pratik olarak resimlerin tellerle iletilmesi gerçekle?tirildi. Sonra televizyon kameralar?n?n (al?c? makinelerinin geli?tirilmesinde büyük ad?mlar at?ld?.

Vladimir Zworykin ve Philo Farnsworth, ayr? birer tip kameray? geli?tirdiler. Bunlardan biri "Inkonoskop", öteki ise "görüntü ayr??t?ran" diye tan?mland?. 1945 y?l?nda , her iki makinenin pikap lambas?n?n yerini " görüntü orthikon " diye tan?mlanan bir eleman ald?. Günümüzün modern televizyon setlerinde "kineskop" ad?yla bilinen bir resim lambas? kullan?l?r.

Asl?nda, pek tabii olarak, bütün bunlar televizyonun "kim taraf?ndan icat edildi?ini" belirtmeyip, kimlerin yard?m?, çal??malar? ve katk?s?yla bugünkü halini ald???n? genel bir fikir halinde aç?klamaktad?r.





?nsanlar?n neden baz?lar? solakt?r?

?nsanlar?n ço?unun niçin, daha çok sa? ellerini kulland?klar? henüz bilinmiyor. E?er dünya nüfusunun yar?s? solak olsayd? veya dünyada hiç solak bulunmasayd?, bu durum tabiat?n kurallar?na daha uygun olabilirdi, ancak tek yumurta ikizlerinin bile yüzde onunun farkl? ellerini kullanmalar? ?a??rt?c?d?r. Bu durumun genetik olmad???, kal?t?mla bir ilgisinin bulunmad??? da kesin. Bebeklerin rahimdeki pozisyohlar?yla ilgili teoriler var ama kan?tlanm?? de?il.

?nsan?n d???nda hiçbir yarat?k, bir elini veya aya??n? di?erine göre öncelikli kullanmaz. Dünyada tarih boyunca, kültür ve ?rk fark? olmaks?z?n insanlar aras?nda sa? elini kullananlar hep ço?unlukta olmu?lard?r. Bilim insanlar? y?llard?r bunun nedenini aray?p durmaktad?r.

Bilindi?i gibi, beynimizin her iki yar?s? de?i?ik yetenekleri kontrol eder. Önceleri beynimizin sol yans?n?n konu?ma yetene?imize kumanda etti?i bilindi?inden, yazmam?za da kumanda etti?i, bütün önemli kumandalar? bu taraf?n üstlendi?i san?l?yordu. Ama sonralar? beynimizin sa? yans?n?n da idrak, yarg?lama,

haf?za gibi çok önemli i?levlere kumanda etti?i, beynin her iki yar?s?n?n da bir birinden üstün olmad??? ve her iki taraf?n da e?it de?erde görevler üstlendi?i görüldü.

Solaklar?n oran? hakk?nda çe?itli görü?ler var. Genel görü? bunun 1/9 oran?nda oldu?u ?eklindedir. Her az?nl???n ba??na geldi?i gibi solaklar toplumda baz? zorluklarla kar??la?m??lar, hatta tarihin karanl?k ça?lar?nda ?eytanla bile özde?tirilmi?lerdir. Günümüzde bile solak do?an çocuklar, aileleri taraf?ndan sa? elleri ile yazmaya zorlanmaktad?rlar.

Sa? ellerini kullananlar için hayat daha kolayd?r. Onlar daha iyi organize olmu?lar, ac?mas?z bir üstünlük kurmu?lar, dünyada her ?eyi kendilerine göre ayarlam??lard?r. Arabalar?n vitesleri, silahlarda bo? kovanlar?n f?rlay?? yönü, hatta tuvaletteki musluklar?n yeri bile hep sa? ellilere göre tasarlanm??t?r.

?ngilizce'de sol anlam?ndaki 'left' kelimesi, zay?f ve kullan??s?z anlam?nda eski ?ngilizce'de kullan?lan 'lyft' kelimesinden türetilmi?tir. Sa? anlam?ndaki 'right' ise hakl?l?k ve do?ruluk anlam?nda da kullan?l?r. Türkçe'de de öyle de?il mi? Sa? hem canl? ve hayatta anlam?nda kullan?l?r, hem de sa?l?kl?, sa?lam gibi s?fatlar?n kökünü olu?turur, solun ise soluk gibi bir s?fat?n kökünü olu?turma d???nda sadece bir nota ile isim benzerli?i vard?r.

Telefon Nas?l ?cat Edildi?

Telefonun icad?n?n hikayesi gerçekten dramatiktir.Onun için bu hikayenin filme al?nm?? olmas?na ?a?mamak gerekir.

Hikayeye girmeden önce, bir telefonun çal??mas?ndaki temel ilkeleri gözden geçirelim.Konu?tu?unuz zaman,hava ses tellerinizi titre?tirir. Bu titre?imler hava moleküllerine geçer ve a?z?n?zdan ses dalgalar? olu?ur. Yani havada da titre?imler meydana gelmi?tir. Söz konusu ses dalgalar?,telefonunuzun vericisindeki alüminyum diske veya diyaframa çarpar. Disk, titre?en havan?n molekülleri gibi, ileri-geri titre?ir.

Bu titre?imler de,telefon hatt?nda de?i?en veya dalgalanmal? bir ak?m gönderir. Zay?f ya da kuvvetli ak?mlar, öteki uçta, al?c?n?n yap?s?nda bulunan bir ba?ka diskin, t?pk? vericideki disk gibi titre?imlerine sebep olur. Havada olu?an ve öte uca ta??nan dalgalar, a??zl??a gönderdi?iniz dalgalar?n ayn?d?r.Dolay?s?yla,bunlar kula?a ula?t??? zaman,a?z?n?zdan nas?l ç?km??sa o etkiyle al?n?r.

?imdi de Alexander Graham Bell'in telefonu nas?l icat etti?inin hikayesine gelelim. 1875 y?l?n?n 2 Haziran günü,Alexander Graham Bell Boston'da belirli bir konuda deneyler yap?yordu. Deneyler, ayn? hattan ayn? zamanda birkaç telgraf mesaj?n?n gönderilmesiyle ilgiliydi.Alexander Graham Bell al?c? cihazla bir odada çal???rken, asistan? Thomas Watson da ba?ka bir odadan gönderme yap?yordu.

Watson bir çelik parças?yla titre?imler yapt??? esna da,yay kiri?inin ç?kard??? sesi and?ran bir ses duyuldu.Graham Bell ans?z?n odaya dald? ve Watson'a "hiç bir ?eye dokunma, ne yapt???n? göreyim" dedi. M?knat?s üzerinde hala titre?en çelik çubu?un,telde de?i?ken güçlü bir ak?m?n akmas?na sebep oldu?unu gördü. Bell'in çal??t??? odada o yay kiri?in sesini ç?karan da bu ak?md?.

Ertesi gün ilk telefon yap?lm??t?. ?lk telefonun hatt?nda seçilip tan?nabilir sesler fark edildi. Oysa hat yap?n?n üst kat?ndan iki kat a?a??ya çekilmi?ti. Ertesi y?l?n 10 Mart günü de, telefon hatt?nda ilk cümle duyuldu:"Mr. Watson,buraya gelin. Size ihtiyac?m var."



Dave Gahan kimdir?

Depeche Mode’un ba?ar?l? vokalisti David Gahan, 1962 senesinde Essex’de dünyaya geldi. Annesi ve üvey babas?yla birlikte çocuklu?unu geçiren Gahan, araba çalmak ve spreyle duvarlar? boyamak gibi i?ledi?i ufak çapl? suçlardan dolay? 14 ya??na kadar üç kez mahkeme kar??s?na ç?kt?. 16 ya??nda okulunu yar?m b?rakan ve para kazanmak amac?yla birçok i?e ba?vuran sanatç?, genellikle i? yerlerinden sicilinde bulunan suçlardan dolay? red cevab?yla kar??la?t?. Essex’de bulunan Southend Sanat Okulu’na girmeyi ba?aran ve büyük bir zevkle e?itimine sar?lan müzisyen, üç y?l sonra kazand??? ?ngiliz Toplumu Sergi Ödülü ile bunun kar??l???n? ald?.

1980 senesinde Vince Clark ve Andy Fletcher taraf?ndan kurulan ve ertesinde Martin Gore’un da dahil oldu?u ?Composition Of Sound’ adl? gruptan, 1981 senesinde gruba vokalist olarak kat?lmas? için teklif alan Dave Gahan, teklifi tereddütsüz kabul etti ve grubun ad? Gahan’?n önerisiyle ?Depeche Mode’ olarak de?i?ti. ?lk albümü ’Speak And Spell’i ayn? sene yay?mlayan grup, ?u anda dünyan?n en önemli synthpop gruplar?ndan birisi olarak nitelendiriliyor. Depeche Mode kariyeri boyunca toplam 11 stüdyo, 4 derleme ve 2 tane de konser albümüne imza atan Gahan, karizmatik ki?ili?inin yan?s?ra, baritone vokal tekni?iyle de birçok müzikseverin hayranl???n? kazand?.

1995 senesindeki intihar giri?imi ve 1996 senesinde ya?ad??? uyu?turucu sorunundan beri kendini toparlam?? olarak gözüken Dave Gahan, 2003 senesinde ’Paper Monsters’ adl? ilk solo albümünü Ken Thomas prodüktörlü?ünde piyasaya sürdü. Albümde kulland??? elektronik altyap?lar?n yan?s?ra, rock elementlerini de albümüne yans?tan Gahan, parçalar?nda genellikle derin bir atmosfer yaratt?. Albümüyle müzik ele?tirmenlerinin bir k?sm?ndan övgü toplayan sanatç?, baz? ele?tirmenlerden ise albümün s?k?c? oldu?u gerekçesiyle olumsuz yorumlar toplad?. Albümle ?ngiltere listelerinde 36 numaraya yerle?en müzisyen, albümden ’Dirty Sticky Floors’, ’I Need You’ ve ’Bottle Living/Hold On’ parçalar?n? single olarak yay?mlad?. ’Dirty Sticky Floors’ single’? ile ?ngiltere listelerinde 18 numara olmay? ba?aran sanatç?, albüm sonras?nda Knox Chandler (gitar), Martyn LeNoble (bas gitar), Vincent Jones (klavye) ve Victor Indrizzo (davul) ile birlikte dünya turnesine ç?kt? ve bu turnenin Paris aya??nda kaydedilen bir konser, 2004 senesinde ’Live Monsters’ ismi alt?nda DVD olarak müzikseverlere ula?t?r?ld?.

?u an üçüncü e?i ile birlikte New York’da ya?ayan Dave Gahan, 2007 senesinde verdi?i aç?klamayla ’Hourglass’ adl? 2. solo albümü üzerinde çal??t???n? belirtti. Albümün prodüksiyonunda Andrew Philpott ve Christian Eigner ile biraraya gelen Gahan, albümün ilk albüme göre daha fazla elektronik altyap? ta??yaca??n? aç?kl?yor. 22 Ekim tarihinde yay?mlanmas? beklenen albüm sonras?nda sanatç?, seneyi gerçekle?tirece?i ufak çapl? bir turneyle tamamlayacak.

Termometreyi Kim ?cat Etti?

Mevsimine göre,evinizde veya d??ar?da so?u?un, ya da s?ca??n kaç derece oldu?unu ö?renmek için kim bilir kaç kez termometreye bakm??s?n?zd?r.

Herkesin bildi?i gibi, termometrenin görevi ?s?y? ölçmektir. Ba?ka türlü söylemek gerekirse,so?u?un veya s?ca??n ne kadar oldu?unu (kaç dereceyi buldu?unu) göstermektir. Termometre kelimesi,"?s?" anlam?na "thermo" ve "ölçü" kar??l??? "meter metre" kelimelerinden meydana gelmi?tir. Yani bile?ik bir kelimedir.

Bir termometrenin yap? ve görevindeki esas,ayn? ?s?da, daima ayn? dereceyi göstermesidir. Bu alandaki ilk çal??malar da,Kristof Kolomb'un Amerika?y? ke?finden 100 y?l sonra, 1592 y?l?nda Galileo (Galile) ad?ndaki bilgin taraf?ndan yap?lm??t?r. Galile,gerçekte bir "hava termoskopu" diye tan?mlanmas? gereken bir tür termometrenin yap?m?n? tasarlam?? ve bunu ba?ar?yla gerçekle?tirmi?tir. Galile'nin yapt??? termoskop (?s? gösterici),bir ucunda oyuk bir ampulcük bulunan cam bir tüptü. Dar bir boru görünü?ündeki cam tüpün içinde hava vard?. Tüp ve ampulcük,içindeki havan?n genle?mesi için ?s?t?l?yordu. Sonra aç?k olan uç, su gibi bir s?v?n?n içine sokuluyordu.

Tüpteki hava so?uyunca hacmi büzü?üyor, küçülüyor ve onun yerine, aç?k uçtan giren su yükseliyordu.K?sacas?, ?s? de?i?ikli?i tüpün içindeki s?v?n?n (suyun) yükselip alçalmas?yla fark ediliyordu. Ancak, burada sadece havan?n genle?ip büzülü?ü sayesinde ?s? de?i?iklikleri görülüyor,fakat ?s?n?n ölçülmesi mümkün olmuyordu. Gene de,?s? de?i?imlerinin atmosfer bas?nc?yla ili?kisi esas? ortaya ç?kar?lm??t?.

Günümüzde kullan?lan modern termometrelerde,?s?y? ölçmek için,hava de?i?imlerine göre genle?ip büzülen bir s?v? kullan?l?r. Söz konusu s?v?,ince cam boruya titiz bir dikkatle ba?lant?l? camdan ve çok küçük bir yuvarla??n içindedir. Yüksek ?s?yla (s?cakla),s?v? genle?ir. Cam boruda yükselir. Alçak ?s?yla (so?ukla), büzü?ür, a?a?? do?ru çekilir. Cam borunun üstündeki taksimetre (dereceleme),bize ?s?n?n ne oldu?unu belirtir.

Popüler etiketler

[ ayy ] [ eser ] [ göster ] [ ykta ] [ lara ] [ kap ] [ e?e ] [ emi ] [ ati ] [ arm ] [ ak? ] [ çeki ] [ oda ] [ ça? ] [ üre ] [ ura ] [ a a ] [ men ] [ kare ] [ hayvan ] [ eva ] [ mar ] [ ya? ] [ yaz ] [ k?l ] [ sel ] [ tre ] [ ölüm ] [ bulu ] [ inç ] [ di? ] [ araf ] [ anan ] [ ekil ] [ önce ] [ bat ] [ nedir ] [ tay ] [ edi ] [ dün ] [ etki ] [ ili ] [ tik ] [ da y ] [ par ] [ duru ] [ söz ] [ d?n ] [ atl ] [ altyn ] [ i il ] [ e?in ] [ mal ] [ ahi ] [ sind ] [ y?l ] [ ini ] [ has ] [ kis ] [ dük ] [ kat ] [ hal ] [ pan ] [ kala ] [ eri ] [ bit ] [ ayna ] [ dem ] [ ine ] [ alan ] [ meydan ] [ rak ] [ aç? ] [ zaman ] [ ak?m ] [ nüfusu ] [ lke ] [ erik ] [ ?an ] [ sal ] [ ire ] [ sav ] [ aml ] [ dam ] [ teri ] [ ?ekil ] [ man ] [ da? ] [ kas ] [ kat? ] [ gece ] [ say? ] [ kan ] [ e il ] [ can ] [ nil ] [ oru ] [ inci ] [ areket ] [ lym ] [ nce ] [ nüfus ] [ am?n ] [ do?ru ] [ bur ] [ ay? ] [ çim ] [ evre ] [ arlar ] [ çil ] [ ast ] [ ki?i ] [ sis ] [ ile ] [ cad ] [ a r ] [ mil ] [ am? ] [ sava? ] [ cad? ] [ s?r ] [ lama ] [ linde ] [ baz ] [ nem ] [ lis ] [ bel ] [ tel ] [ yaz? ] [ ak?n ] [ hava ] [ anlam ] [ ray ] [ lak ] [ kaz ] [ e ya ] [ ordu ] [ ker ] [ eli ] [ kim ] [ ölçü ] [ asi ] [ metre ] [ ney ] [ çevre ] [ iline ] [ ta? ] [ r b ] [ rik ] [ mu? ] [ oku ] [ rad ] [ devam ] [ akl ] [ kad ] [ koy ] [ ato ] [ oyun ] [ ehir ] [ mer ] [ insan ] [ sla ] [ ece ] [ orta ] [ yün ] [ ara ] [ tarih ] [ genel ] [ çük ] [ yazy ] [ nedi ] [ meri ] [ k ta ] [ utu ] [ arl ] [ sab ] [ deniz ] [ bar ] [ ans ] [ ba? ] [ metr ] [ nsan ] [ göz ] [ mac ] [ reti ] [ as? ] [ yeri ] [ kir ] [ hareket ] [ ylan ] [ amy ] [ a k ] [ ele ] [ byt ] [ tas ] [ ali ] [ emin ] [ ller ] [ güç ] [ madde ]