Sümerler; A?a?? Mezopotamyan?n (Basra ile Ba?dat aras?ndaki bölge) güney bölümünde, M.Ö. 5.000 y?llar?na do?ru Orta - Asyadan gelerek yerle?mi? olan bir kavim. Bu yörelerde kurduklar? köy ve kasabalar, zamanla büyümü? ve birer ?ehir halini alm??t?r. Sümer tarihi, yaz?n?n bulunmas? ve ?ehir devletlerinin kurulmas? ile M.Ö. 3.000 y?llar?nda ba?lar.?ehir devletlerinin kurulmas? ile bu ?ehir devletleri aras?nda, bitmez tükenmez sava?lar ba?lam??t?r. Y?llarca süren bu sava?lar sonunda, Sümerler zay?flam??lar, Arabistandan gelen Sami as?ll? ?rklar taraf?ndan yenilgiye u?rat?lm??lar ve bunlar?n içinde zamanla kayna?m??lard?r. Mezopotamya n?n ilk medeniyeti Sümerler taraf?ndan kurulmu?tur. Zamanla, Sümerlerden öbür kavimlere geçmi?tir. Böylece, M.Ö. 3.000 y?l?ndan sonra, bütün Ön Asya da Sümer medeniyeti yayg?n bir durum alm??t?r.
Sümerler, kurduklar? siteleri (?ehir devletleri) ile ilk devlet te?kilat?n? kurmu?lar, hukuk alan?nda da ilk ad?m? atm??lar ve ilk kanunlar? ç?karm??lard?r.
Salih Pa?a (1864 - 1936); Osmanl? sadrazam?. ?stanbulda do?mu?tur. Harbiyeden 1888 y?l?nda mezun olmu? ve üç buçuk y?l Almanyada ö?renim görmü?tür. Me?rutiyetin ilan edilmesine kadar çe?itli yerlere sürgün olarak gönderilmi?, 1908 tarihinden sonra, ordu komutanl???nda, harbiye naz?rl???nda, Ayan üyeli?inde bulunmu?tur. Anadoluda Milli Mücadelenin ba?lad??? y?llarda, Ali R?za Pa?a kabinesinde harbiye naz?r? olmu?, Ekim 1919 da Mustafa Kemalle müzakere için Amasyaya gönderilmi?, Ali R?za Pa?an?n istifas? üzerine 8 Mart 1920 de sadrazam olmu?tur. Fakat bir ay kalmadan çekilmi? ve Milli Mücadele taraftarl??? ile itham edilmi?tir. Damat Feritin dü?mesinden sonra Tevfik Pa?a kabinesinde yeniden bahriye naz?rl???na getirilmi?, Anadolu daki Milli hükümetle tart??maya giri?en heyette bulunmu?tur. Bu y?llarda, Milli Mücadeleye taraftar görülmekle beraber, Osmanl? kabinesinden de çekilmek yoluna gitmemi?tir, imparatorlu?un y?k?lmas?ndan sonra siyasi hayattan çekilmi?tir.
?nsanlar uzun say?labilecek bir süreden beri parmak izlerinin de?i?ik biçimlerde oldu?unu bilmektedirler. Gerçekten de, Çinliler yüzlerce y?l parmak izinden çe?itli amaçlarla ve de?i?ik ?ekillerde yararlanm??lard?.
Fakat parmak izinin suçlular?n ara?t?r?lmas? ve bulunmas? bak?m?ndan bilimsel bir de?er kazanmas?, geçmi?in karanl?klar?nda kalmayan yak?n bir tarihte ba?lam??t?r. Parmak izinin suçlular?n te?hisi bak?m?ndan kullan?lmas?n? ilk olarak öneren kimse,1880 y?l?nda ?ngiltere'de Dr. Henry Faulds'dur.
1892 de ünlü bir ?ngiliz bilim adam? olan Sör Francis Gatton,iki parmak izinin birbirine benzemedi?ini bilimsel bir gerçek niteli?iyle ortaya koydu. Parmak izi kay?tlar?yla ilk koleksiyonu yapan da ayn? ki?idir.
?ngiliz Hükümeti,Sör Francis Galton'un ortaya sürdü?ü ?eyle yak?ndan ilgilendi ve suçlular?n parmak izlerinden ara?t?r?l?p bulunmalar?n? hedef tutan,bu do?rultuda çal??malar yapacak bir komisyonun kurulmas?n? istedi. Söz konusu komisyonun üyelerinden biri olan Sör Edward Henry, sonradan ünlü ?ngiliz polis örgütü Scotland Yard'?n ba??na getirilmi?tir.
Sör Henry,parmak izlerinin al?nmas? ve s?n?fland?r?lmas? için bir sistem uygulad?. Sistemin uygulanmas? çok a??rd?. ?ki gurup parmak izinin kar??la?t?r?lmas? dünyan?n zaman?n? al?yordu. Oysa polis soru?turmalar?nda ve suçlunun bulunmas?nda zaman?n nice önem ta??d??? herkes taraf?ndan bilinen bir gerçektir.
Sör Henry'nin sistemine göre,bütün parmak izleri çizgilerin ?ekilleni?ine dayanan tiplere ayr?l?yordu.Örnekte sabit noktalar aras?nda kalan kabar?k çizgiciklerin say?lmas?yla bu parma??n her birini belirli bir guruba koymak olana?? vard?r. Tam bir s?n?fland?rma için, 10 parmak bir ünite olarak kabul ediliyordu. Sistemin geli?tirilmesiyle,parmak izleri dosyalanma?a ba?lad?.
Halen FBI ar?ivinde 100.000.000 parmak izi kart? bulunmaktad?r.
Sermaye; Servetin de?i?meyen devaml? gibi kabul edilen bölümüne verilen ad. Sermayenin bir k?sm?m kullanmak, sahip olunan serveti azalmakt?r. Servetin devaml? olu?u durmaks?z?n yeniden meydana gelmesindendir. Sermayeyi meydana getiren unsurlar olan tar?msal, endüstriyel topraklar, binalar, her türlü makineler, nakil araçlar? ve her türlü mallar?n bir k?sm? süratle, bir k?sm? da yava? yava? de?i?ir. De?i?memesi, oldu?u gibi kalmas? gereken, sermayeyi meydana getiren mallar de?il, sermayenin de?eridir. Sermaye, insan vücudu gibi, kendini meydana getiren malzemenin durmadan yenile?mesiyle dokunulmam?? bir halde kal?r.
Bilim,teknolojinin geli?mesi sayesinde dev ad?mlarla ilerlemi? bulunuyor. Modern ve çok etkili yeni yeni ara?t?rma, gözlem ve inceleme yöntemlerinin bulunmas?, bu bak?mdan son derece yararl? olmakta. Öyle ki, tabiat?n nice ?a??rt?c?, ?eylerinin benzeri, hatta e?i art?k laboratuarlarda gerçekle?tirilebiliyor.Buna ra?men,bilim adamlar?n?n henüz yapamad?klar? bir madde var. Bu da,bütün bitkilerin ve hayvanlar?n ya?ayan temel parças?, canl?l???n?n esas? ve özü olan "protoplazma"d?r.
Bitki olsun hayvan olsun, bütün organizmalar hücrelerden meydana gelmi?tir. Hücre say?s? insandaki gibi milyonlarca veya protozoa'daki gibi bir tane olabilir. Fakat bir insanda, bir balinada veya bir gülde, bütün hücrelerin duvarlar? ayn? öz cevheri,protoplazma'y? çevreler.
Her hücredeki protoplazma esas iki k?s?mdand?r. Bunlardan biri daha kat? olan merkez k?sm?,nükleus veya çekirdektir. Öteki k?s?m daha yumu?ak, daha s?v?ms?d?r ve "sitoplazma" diye tan?mlan?r.
Her protoplazma birbirine benzemez. Gerçekte, ya?ayan her varl?k, kendine has tipte protoplazmaya sahiptir. Bir organizmadaki de?i?ik tür hücrelerin protoplazmalar? da kendine has özel biçimdedir. Protoplazma de?i?ik tiplerde olsa da,kitlesinin % 99 ? karbondan, hidrojen, oksijen ve nitrojenden yap?lm??t?r. Bunun d???nda, çok dü?ük oranlarla di?er baz? elemanlar vard?r. Protoplazmay? canl? k?lan ?eyin ne oldu?u hala bilinmemektedir. Kesinlikle bilinen,her canl?da temel, öz maddenin protoplazma oldu?udur.
Besin vücudun içine al?nd???nda ,önce sindirilir, ya da s?v?ms? bir hale dönü?türülür. Bu i?lem "asimilasyon-sindirme yoluyla besini kendi cismine katma" diye tan?mlan?r. Söz konusu i?lemin sonucu, protoplazma'n?n olu?umudur. Gerçekte ?a??rt?c?, merak uyand?r?c? bir i?lemdir bu. Çünkü protoplazma sayesinde,ölü madde ya?ayan, canl? bir ?eye dönü?mü?tür.
Protoplazma ayn? zamanda, bitkilerin ve hayvanlar?n sahip oldu?u bütün enerjiyi depo eder ve gerekti?inde onlar? koyuverir. Protoplazman?n kendi ve protoplazmadan yap?lm?? organizmalar?n hepsinde eylem ve istirahat (dinlenme)dönemleri vard?r. Protoplazma, d??ardan uyar?ya veya ?ok etkisine kar?? duyarl?d?r. Kuvvetli ???k veya ?s?da ölür. Kimyasal bak?mdan çekici ve itici tepkiler gösterir. Elektrik ak?m?yla de?i?ik tepkiler verir. K?saca söylemek gerekirse.hakk?nda çok ?ey bildi?imiz protoplazma'n?n nas?l, ne ?ekilde varoldu?unu hala bilmemekteyiz.
Ar?imet (Archimedes), M.Ö. 287 - 212 y?llar? aras?nda ya?am?? Sicilya do?umlu Yunan matematikçi, fizikçi, astronom, filozof ve mühendis. Bir hamamda y?kan?rken buldu?u iddia edilen suyun kald?rma kuvveti bilime en çok bilinen katk?s?d?r ancak pek çok matematik tarihçisine göre integral hesab?n babas? da Ar?imet’tir.
Roma generali Marcellus, Sirakuza’y? ku?att???nda, Archimedes adl? bir mühendisin yapm?? oldu?u silahlar nedeniyle ?ehri almakta çok zorlanm??t?. Bunlar?n ço?u mekanik düzeneklerdi ve baz? bilimsel kurallardan ilham al?narak tasarlanm??t?. Örne?in, makaralar yard?m?yla çok a??r ta?lar burçlara kadar ç?kar?l?yor ve manc?n?klarla çok uzaklara f?rlat?l?yordu. Hatta Archimedes’in aynalar kullanmak suretiyle Roma donanmas?n? yakt??? da rivayet edilmektedir. Ancak bütün bunlara kar??n M.Ö. 212 y?l?nda Romal?lar Sirakuza’y? zapt ettiler ve ?ehrin di?er ileri gelenleriyle birlikte Archimedes’i de öldürdüler. Söylendi?ine göre, bu s?rada Archimedes toprak üzerine çizdi?i bir problemin çözümünü dü?ünüyormu? ve yan?na yakla?an Romal? bir askere oradan uzakla?mas?n? ve kendisini rahat b?rakmas?n? söylemi?; ancak asker Archimedes’e ald?rmayarak hemen öldürmü?. Tarihin nadir olarak yeti?tirdi?i bu çok yetenekli bilim adam?n?n öldürülü?ü Romal? generali de çok üzmü?.
Archimedes hem bir fizikçi, hem bir matematikçi, hem de bir filozoftur. Gençli?inde bir süre ?skenderiye’de bulunmu?, burada Eratosthenes ile arkada? olmu? ve daha sonra da onunla mektupla?m??t?r. Archimedes’in mekanik alan?nda yapm?? oldu?u bulu?lar aras?nda bile?ik makaralar, sonsuz vidalar, hidrolik vidalar ve yakan aynalar say?labilir. Bunlara ili?kin eserler vermemi?, ancak matemati?in geometri alan?na, fizi?in statik ve hidrostatik alanlar?na önemli katk?larda bulunan pek çok eser b?rakm??t?r.
Geometriye yapm?? oldu?u en önemli katk?lardan birisi, bir kürenin yüzölçümünün 4?r2 ve hacminin ise 4/3 ?r3 e?it oldu?unu kan?tlamas?d?r. Bir dairenin alan?n?n, taban? bu dairenin çevresine ve yüksekli?i ise yar?çap?na e?it bir üçgenin alan?na e?it oldu?unu kan?tlayarak pi’nin de?erinin 3 l/7 ve 3 10/71 aras?nda bulundu?unu göstermi?tir.
Archimedes’in en parlak matematik ba?ar?lar?ndan biri de, e?ri yüzeylerin alanlar?n? bulmak için baz? yöntemler geli?tirmesidir. Bir parabol kesmesini dörtgenle?tirirken sonsuz küçükler hesab?na yakla?m??t?r. Sonsuz küçükler hesab?, bir alana tasavvur edilebilecek en küçük parçadan daha da küçük bir parçay? matematiksel olarak ekleyebilmektir. Bu hesab?n çok büyük bir tarihi de?eri vard?r. Sonradan modern matemati?in geli?mesinin temelini olu?turmu?, Newton ve Leibniz’in buldu?u diferansiyel ve entegral hesap için iyi bir temel olu?turmu?tur.
Archimedes Parabolün Dörtgenle?tirilmesi adl? kitab?nda, tüketme metodu ile bir parabol kesmesinin alan?n?n, ayn? tabana ve yüksekli?e sahip bir üçgenin alan?n?n 4/3′üne e?it oldu?unu ispatlam??t?r.
?lk defa denge prensiplerini ortaya koyan bilim adam? da Archimedes’dir. Bu prensiplerden baz?lar? ?unlard?r:
E?it kollara as?lm?? e?it a??rl?klar dengede kal?r.
E?it olmayan a??rl?klar e?it olmayan kollarda a?a??daki ko?ul sa?land???nda dengede kal?rlar: f1 · a = f2 · b
Bu çal??malar?na dayanarak söyledi?i “Bana bir dayanak noktas? verin Dünya’y? yerinden oynatay?m.” sözü yüzy?llardan beri dillerden dü?memi?tir.
Archimedes, kendi ad?yla tan?nan s?v?lar?n dengesi kanununu da bulmu?tur. Söylendi?ine göre, bir gün Kral II Hieron yapt?rm?? oldu?u alt?n tac?n içine kuyumcunun gümü? kar??t?rd???ndan ku?kulanm?? ve bu sorunun çözümünü Archimedes’e havale etmi?. Bir hayli dü?ünmü? olmas?na ra?men sorunu bir türlü çözemeyen Archimedes, y?kanmak için bir hamama gitti?inde, hamam havuzunun içindeyken a??rl???n?n azald???n? hissetmi? ve “Buldum, buldum” diyerek hamamdan f?rlam??. Acaba Archimedes’in buldu?u neydi? Su içine dald?r?lan bir cisim ta??rd??? suyun a??rl??? kadar a??rl???ndan kaybediyordu ve taç için verilen alt?n?n ta??rd??? su ile tac?n ta??rd??? su mukayese edilerek sorun çözülebilirdi.
Archimedes’in ara?t?rmalar?ndan önce, tahtan?n yüzdü?ü ama demirin batt??? biliniyordu; ancak bunun nedeni aç?klanam?yordu. Archimedes’in bu kanunu do?ada tesadüflere yer olmad???n?, her zaman ayn? ko?ullarda ayn? sonuçlara ula??laca??n? göstermi?tir. Archimedes, 23 yüzy?l önce, modern bilimsel yöntem anlay???na çok yak?n bir anlay??la, bugün de geçerli olan statik ve hidrostatik kanunlar?n? bulmu? ve bu katk?lar?yla bilim tarihinin en büyük üç kahraman?ndan birisi olmaya hak kazanm??t?r.
Gaziantep iline ba?l? bir ilce. Yüzölçümü 1.131 kilometrekare nüfusu 18.234 dür. Yüzeyi genel olarak tatl? meyilli, hafif dalgal? alanlardan ibarettir. Ba?c?l?k, antep f?st???, hayvanc?l?k ilçe halk?n?n ba?l?ca geçim kayna??d?r. ?lçe merkezi 19.275 nüfuslu Nizip kasabas?d?r.
K???n çok kar ya???? alan bir bölgede ya??yorsan?z, karayollar? görevlilerinin yollardaki buzlanmay? gidermek için tuzu kulland?klar?n? görmü?sünüzdür. Ancak tuz ayn? zamanda dondurma yap?m?nda da kullan?lmaktad?r. Peki ama tuz, bu iki ters gibi görülen i?levi nas?l becermektedir?
Herkesin sand???n?n aksine tuz suyun içinde ?ekerin eridi?i gibi erimez. Tuz buzun içine girince onu çözer. Tuz yine kal?r ama buz çözüldü?ü için art?k o su de?il, tuzlu sudur ve erime noktas? saf sudan daha dü?üktür.
Buzlanm?? yollara tuz döküldü?ü zaman, tuz önce buz ile çözümlenerek bir buzlu su tabakas? olu?turur ve bu çözeltinin donma noktas? dü?ük oldu?undan, s?f?r?n alt?ndaki s?cakl?klarda bile donmadan kalabilir. Günümüzde ABD'de üretilen tuzun yüzde 45'i yollardaki buzun eritilmesinde kullan?lmaktad?r.
Bilindi?i gibi su, s?cakl??? s?f?r dereceye var?nca donar. Suya tuz ilavesi ile bu donma s?cakl??? da dü?er. Suya yüzde 10 tuz ilavesi donma s?cakl???n? -6 dereceye indirir. Yüzde 20 tuz kar??t?r?lm?? su ise -16 derecede donar. Ancak yolun veya buzun ?s?s? -16 dereceden de az ise art?k tuzun erimede pek etkisi olmaz, sadece buzun üstünde kalarak tekerleklerin kaymas?n? azaltabilir.
Dondurma yaparken de kar???m?n çevresinde çok dü?ük ?s?ya ihtiyaç vard?r. Dondurma kar???m?n?n etraf?ndaki ?s?n?n çok dü?ük olmas?, ancak bu dü?ük ?s?da kar???m?n donmamas? gerekir. Burada eklenen tuz kar???m?n s?f?r derecenin alt?nda bile donmadan dondurman?n olu?turulmas?n? sa?lar.
Hat?rlarsan?z 'Titanic' filminde okyanus suyunun ?s?s? s?f?r?n birkaç derece alt?nda olmas?na ra?men, deniz suyunun yüzeyi, içindeki tuz nedeni ile hala donmam??t?.
Bitki ve hayvanlar?n, beslenmek ve geli?mek için d??ar?dan ald?klar? maddeleri, kendilerine yarar bir duruma getirmek üzere birçok de?i?ikliklere u?ratmalar? ve bu arada beliren de?ersiz ve zararl? art?klar? atmalar? olaylar?na verilen genel ad.
Amerika Birle?ik Devletlerinde bir devlet. Ülkenin ortalar?nda yer al?r. Nüfusu 1.500.000 dir. Ba??ehri Lincoln ?ehridir. Tar?m ve hayvanc?l?k önemlidir.
Popüler etiketler
[ alan ] [ alma ] [ meri ] [ güne ] [ kaz ] [ bal ] [ ulu ] [ k y ] [ far ] [ altyn ] [ a il ] [ ist ] [ kap ] [ veri ] [ ney ] [ dün ] [ oda ] [ ak?n ] [ zaman ] [ tyr ] [ nak ] [ tarih ] [ nce ] [ insan ] [ lam ] [ ayy ] [ tak ] [ türk ] [ n r ] [ faz ] [ i il ] [ sla ] [ reti ] [ led ] [ k?s ] [ syra ] [ ordu ] [ imi ] [ ran ] [ ni? ] [ bel ] [ y?l ] [ yaz? ] [ utu ] [ ine ] [ orta ] [ y?llar ] [ kir ] [ önce ] [ deniz ] [ sal ] [ edi ] [ teri ] [ e e ] [ avu ] [ evre ] [ ada ] [ ted ] [ deri ] [ lir ] [ fazl ] [ am?n ] [ ama ] [ iler ] [ kare ] [ çeki ] [ men ] [ har ] [ oku ] [ dere ] [ eki ] [ e?e ] [ alar ] [ ato ] [ ça? ] [ lym ] [ ykta ] [ ilk ] [ ila ] [ lek ] [ hareket ] [ r b ] [ a??n ] [ ?kta ] [ yazy ] [ kala ] [ nüfus ] [ as? ] [ tre ] [ emin ] [ byt ] [ elm ] [ akü ] [ anlam ] [ ?am ] [ tel ] [ hat ] [ ak?m ] [ göster ] [ eva ] [ etki ] [ nedir ] [ mal ] [ alt?n ] [ eli ] [ gece ] [ gen ] [ oyun ] [ tin ] [ hal ] [ dil ] [ sar ] [ rat ] [ sav ] [ ali ] [ nem ] [ kad ] [ u?ur ] [ s?ra ] [ cad ] [ kuru ] [ üre ] [ mer ] [ güç ] [ let ] [ yyllar ] [ ahi ] [ dem ] [ emel ] [ di? ] [ dam ] [ ile ] [ irin ] [ metr ] [ sis ] [ rmak ] [ kül ] [ metre ] [ ya? ] [ ten ] [ madde ] [ nsan ] [ car ] [ aras ] [ say? ] [ ?an ] [ olo ] [ kara ] [ a k ] [ k s ] [ ylk ] [ lak ] [ am? ] [ al? ] [ yun ] [ aman ] [ kary ] [ bilin ] [ da y ] [ linde ] [ devam ] [ katy ] [ rler ] [ m s ] [ kta ] [ nedi ] [ say ] [ ar? ] [ par ] [ sind ] [ tarihi ] [ ?ekil ] [ mik ] [ ak? ] [ her ] [ a i ] [ ünlü ] [ 821 ] [ lis ] [ nya ] [ arda ] [ kler ] [ hava ] [ ast ] [ ker ] [ eski ] [ ire ] [ ren ] [ d?n ] [ can ] [ kas ] [ ret ] [ e in ] [ lle ] [ çim ] [ atl ] [ pan ] [ duru ] [ yeni ] [ dü?ün ]