Bilim Ve Teknik Canlılar Din Edebiyat Genel İnsan Ve İnsan Sağlığı Mimari Mitoloji Müzik Önemli Bölgeler Sanat Tarih Toplum Ve Toplum Yapısı Yeryüzü Ve Dünya

Blotaj nedir?

Seçimler s?ras?nda adaylara verilen oy miktar?n?n kanunun gerekli gördü?ü nispeti bulmamas? yüzünden seçimin yap?lmam?? say?lmas? hali. Bu gibi hallerde, seçimin yenilenmesine gidilir ve bu ikinci seçimde verilen oylar?n belli nispeti bulmas? aranmaz en çok oy alan seçilmi? olur.

Y???lca

Bolu iline ba?l? bir ilçe. Yüzölçümü 750 kilometrekare, nüfusu 13.306 d?r. Yüzeyi, yer yer ormanl?klarla kapl? da?lar ,tatl? meyilli s?rtlar ve derince vadilerden ibarettir. Halk?n ba?l?ca geçim kayna?? kerestecilik ve orman ürünlerine dayanmaktad?r.Merkezi 1.263 Çay?rl?ahmetçiler kasabas?d?r.

Sinema Nas?l ?cat Edildi?

Hepimizin bildi?i gibi, sinema art?k günlük hayat?m?z?n bir parças? olmu?tur. Sinemadan sadece bir e?lence arac? olarak de?il, ö?retici niteli?iyle de yararlan?r?z.Sinema öylesine büyük de?erde bir icatt?r ki, ya?ad???m?z yüzy?l?n ilk yar?s? "Sinema Ça??" diye tan?mlanm??t?r.

Modern sineman?n gerçekle?mesinde temel ta?? ,ç?k?? noktas? olan "Lumiere Karde?ler'in sinematograf makinesine ula??ncaya kadar,bu yoldaki çal??malara çok ki?i kat?lm??,

nice a?amalardan geçilmi?tir. Sinema, Eski Yunanca "kinema-hareket" ve "grafeoin-yaz?" kelimelerinden al?nma, "hareketli yaz?,hareketli resim" anlam?na bir deyimdir.

Sineman?n esas?,gözün önünde hareket ettirilen belirli resimlerin h?z?yla ilgilidir. Göz,saniyede 12'den az bir hareket düzeniyle geçirilen resimleri kopuk kopuk, birbirinden ayr? görür. Ba?ka türlü söylemek gerekirse ,gözümüzün önünden saniyede 12'den az resim geçirildi?inde bunlar? kopuk kopuk,birbiriyle ba?lant?s?z olarak görürüz. Bir saniyede geçirilen resim say?s? 12'yi a??nca,gözün her resmi tek tek görme olana?? ortadan kalkar. Görüntüler birbirine eklenir. Bunun nedeni,göze çarpan her görüntünün yakla??k olarak saniyenin onda biri kadar bir süreyle gözden silinmeyi?idir.

??te sineman?n temel ilkesi de budur.

Hareket eden resim fikrinin tarihçesi, M.Ö.65 y?l?nda ünlü Latin filozofu Lucretius (Lukretyus)'un "E?yan?n Niteli?i" isimli eserinde hareket eden gölgelere de?inmesine kadar gider. Lucretius ayn? eserde,hareket eden gölgeleri meydana getirecek bir alet tasar?s?ndan da bahsetmi?tir. Ancak, gerçek anlam?yla "sinematograf" makinesinin yap?lmas?na kadar, bu konudaki görü?ler ve çal??malar çok yüzeyde kalm??,ender olarak ciddi bir nitelik ve de?er kazanm??t?r.

Ayn? konudaki çal??malar?n özellikle 19.yüzy?lda yo?unla?t???n? görüyoruz. 1824 y?l?nda ?ngiliz P. Mark Koget'nin (?ngiliz Krall?k Akademisi) ne verdi?i "Hareket Eden Cisimlere Nazaran, Görüntünün Gözde Kal?? Süresi" ad?n? ta??yan bir inceleme bu yo?un çal??malar?n ba?lang?c? olmu?tur diyebiliriz. Öyle ki ünlü bilgin M. Faraday bile bu alanda çal??malar yapm??t?r.

Daha sonra, Belçikal? Doktor Joseph Antoine Plateau ve Viyanal? Profesör Simon Ritter von Stampfer,görmeyle ilgili baz? optik kanunlar üzerinde çal??m??lar ve çal??ma ilkeleri gözün aldanmas?na dayanan "zoetrop" ad?n? verdikleri bir aleti gerçekle?tirmi?lerdir.

1860 y?l?nda Sellers ad?nda bir Amerikal? makine mühendisi, "zoetrop" daki elle yapma resimler yerine, s?ral? bir düzende çekilmi? hareket foto?raflar?n? koymu?tur. " Kine-maskop" ad? verilen bu aletin patenti 1861 y?l?n?n 5 ?ubat günü al?nm??t?r.

Görüldü?ü gibi,böylece "kinema" yani "sinema" kelimesi ilk kez ortaya at?lm?? olmaktad?r. 1887 de ünlü bilgin Edison ayn? konuya e?ilerek, bilimsel çal??malar?n? sinema, daha do?rusu "hareketli resim" do?rultusunda yo?unla?t?rm??t?. 1889 y?l?nda G. Eastman'?n foto?raf filmleri yapmaya ba?lamas?, Edison'un çal??malar?na büyük ölçüde yararl? oldu."Kinetoskop" ad?n? verdi?i bir makineyle ,1889 y?l?n?n 6 Ekim günü 15 metre uzunlu?unda baz? filmler gösterdi. Kinetoskop, eskiden bayram ve panay?r 3'erlerinde göz deli?inden bak?lan "panorama" makinelerini and?r?yordu. Bir kutu içindeki film,kutunun bir yan?nda bulunan merce?in önünden saniyede 48 kare geçebilecek h?zla hareket ettiriliyordu. Tüm görü? süresi 13 saniyeydi.

Edison'un makinesi tez zamanda ilgiyle kar??land?.1894 y?l? Nisan ay? içinde, New York'ta Broadway'de bir "kinetoskop" salonu aç?ld?. Y?l sonunda da, Edison'un bulu?u olan makineler seri halinde yap?larak sat??a ç?kar?lm??t?.

Böylece Avrupa'ya da geçen kinetoskop, ayn? alandaki çal??malar?n büsbütün h?zlanmas?nda büyük rol oynad?. Fransa'da Lyon ?ehrinde foto?raf makinesi yap?p satan Lumiere Karde?ler, "sinematograf" ad?n? verdikleri yeni bir makine icat ettiler. Patenti 1895 y?l?n?n 13 ?ubat tarihinde al?nan bu makine,ayn? y?l?n 22 Mart günü Paris'te halka gösterildi. Bu makinede, film makinenin merce?ine göz uydurularak de?il,bir ekranda,duvara gerili beyaz bir perdede izleniyordu.

Büyük bir ra?bet ve co?kuyla kar??lanan ilk filmler çok k?sayd?. Öyle ki, 3 dakikay? a?mayan ilk programda 10'dan fazla film gösterilmi?ti. Seanslar yar?m saatte bir tekrarlan?yordu. Günde 2000, 3000 bilet sat?lmas? i?den bile de?ildi. Bir süre sonra 18 metre uzunlu?unda,konulu ilk film yap?ld?. Bu filmde bir bahç?van hortumla bahçeyi sularken,?akac?n?n biri ona görünmeden hortuma bas?yor ve suyun kesilmesine sebep oluyordu. Merakla çevresine, sonra da hortumu kald?r?p içine do?ru bakan bahç?van, öteki adam?n aya??n? kald?rmas?yla s?rs?klam ?slan?yordu.

?lk konulu film,ayn? zamanda da çok ilkel bir komedi niteli?ini ta??maktayd?.









Türkiyede ?lk Matbaay? Kim Kurdu?

Türkiye'de ilk matbaay? kuran adam, 1674 y?l?nda Macaristan'da Kolojvar ?ehrinde do?mu?tu. Sonradan ?brahim Müteferrika ad?n? alan ayn? ?ah?s yoksul bir ailenin çocu?uydu. Çocuk say?lacak ya?tayken, ilerde Protestan papaz? olmak üzere e?itim görmesi için ruhban okuluna verildi. 1692 y?l?nda Macar Kral? Tökeli ?mre Osmanl? ordusu ile Avusturyal?lar'a kar?? ayn? safta sava??yordu. Protestan oldu?u için Avusturyal?lar taraf?nda yer alan henüz 18 ya??ndaki ruhban okulu ö?rencisi, ?kinci Viyana ku?atmas?ndan sonra yap?lan bir sava?ta Osmanl?lar'a esir dü?tü. ?stanbul'a getirilerek esir pazar?nda "köle" olarak sat?ld?. Onu sat?n alan adam sert, ac?mas?z ve kabayd?. Bu duruma katlanamayan delikanl? Müslümanl??? kabul etti. ?brahim ad?n? ald?.

Daha sonralar? Türklük ve Müslümanl??a içten övgülerle dolu "Risale-i ?slamiye" ad?n? ta??yan eseri yazd?. Bu kitab?n yaz?l??? 1711-1714 y?llar? aras?na rastlar.?brahim zeki ve gerçekten bilgili bir adamd?. Macarca, Latince ve daha ba?ka bat? dillerini biliyordu. Tez zamanda Türkçe, Arapça, Farsça da ö?renmi?ti. Özellikle "Risale-i ?slamiye" ad?ndaki kitab? yazd?ktan sonra, sadaret kaymakam? olan Nev?ehirli ?brahim Pa?a taraf?ndan çok tutuldu. Sonradan Sadrazam olan ?brahim Pa?a onu koruyuculu?u alt?na ald?. Nev?ehirli ?brahim Pa?a bat? dü?ünce ve uygarl???yla ilgili,yenilikler yapmak isteyen bir kimseydi, Devlet hizmetine al?nan ?brahim efendi 1715 y?l?nda "Müteferrika" rütbesiyle Viyana'ya siyasi göreve atand?. Orta Macar (Erdel-Transilvanya) Kral? Rakoçi'nin yan?na verildi. Ba?ka görevlerde bulundu.

1719 y?l?nda, Fransa'da elçilik görevinden dönmü? olan Mehmet Çelebinin o?lu Sait Mehmet Efendi (sonradan sadrazam olan Yirmisekiz Çelebizade Sait Mehmet) ile, birlikte bir matbaa açmak ve kitap basmak için Sadrazam Nev?ehirli Damat ?brahim Pa?a'ya ba?vurdular. ?brahim Pa?a her türlü yard?m?n? ve büyük ölçüde etkili deste?ini esirgemedi. Teknik i?lerle sadece ?brahim Müteferrika me?gul olmak üzere, ilk Türk matbaas?n? (bas?mevi) açt?lar. Burada ilk eser olarak 2 ciltlik, büyük "Vankulu Lügati bas?ld?.Sadrazam Damat ?brahim Pa?a,dini olmayan kitaplar?n basman?n ?eriat bak?m?ndan sak?ncal? say?lmad???na dair fetva da sa?lam??t?. Fakat koyu dindarlar,ba?naz ki?iler gene de ho?nutsuzdular.

?lk sekiz on eserin bas?lmas?ndan sonra, Sait efendi ayr?ld?. ?brahim Müteferrika, Viyana'dan harf (hurufat) dökümcüleri, hakkaklar da getirterek, ilk matbaay? 1726 y?l?nda, Sultanahmet'deki evinin yak?n?nda kurmu?tu ama 1730 y?l?nda Patrona Halil ayaklanmas? oldu. Damat ?brahim Pa?a öldürüldü. III. Ahmet tahttan indirildi. Her yenilik giri?imi ve at?l?m? gibi matbaac?l?k i?i de durdu. Sonradan, ?brahim Müteferrika sadece kendi ad?na kitap basmak üzere I. Mahmut'tan yeni bir ferman almay? ba?arabildi.

Sivrisinek

Çiftkanatl?lardan uçucu bir böcek. Ba?ta s?cak bölgeler olmak üzere yeryüzünün hemen her yerinde bulunur. Özellikle sulak ve batakl?k yerlerde ya?ar. Durgun sular, sivrisineklerin üremeleri için en elveri?li ortamlard?r. Kan emme özellikleri oldu?undan insanlar? daima rahats?z eden hayvanc?klard?r. Anofel cinsi, s?tma hastal???n? bula?t?rmas? bak?m?ndan zarar? büyük olan bir sivrisinek cinsidir. Sivrisine?in di?ileri, yumurtalar? durgun sular?n yüzüne b?rak?r. Yumurtadan ç?kan yavrular ,bir süre suyun içinde ya?ar. Bu sebeple durgun sular? ve batakl?klar? kurutmak, sivrisinek üremesini, dolay?s?yla s?tma hastal???n?n yay?lmas?n? önlemenin ba?l?ca yoludur.

Asansör dü?erken z?plan?lsa ne olur?

Dü?ünün ki, asansörünüz bozuldu ve 60-70 km/saat, yani saniyede 18 metre h?zla dü?üyor. Siz de son saniyede yukar? z?pl?yorsunuz. Yukar? z?plaman?z olsa olsa saniyede 4-5 metre h?zla olabilir. Yani siz yine de yakla??k saniyede 13-14 metre h?zla yere dü?meye devam ediyorsunuz.

?ster saniyede 18 metre, isterse 13 metre h?zla yere dü?ün, sonuç fark etmez. Sizi yerden kaz?mak zorunda kalabilirler. Lütfen panik yapmay?n, asansörü tutan tek bir kablo de?ildir, en az?ndan 5 veya 6 kablo vard?r. Bu kablolar?n her biri tek ba??na asansörün a??rl???n? ta??yabilir.

Diyelim ki, bu kablolar?n hiçbiri görevini yapmad?, asansörü durduracak bir ba?ka fren donan?m? daha vard?r. Hatta baz? asansör bo?luklar?nda ilaveten yayl? veya ya?l?, hayati tehlikeyi önleyecek özel sistemler de bulunur.

Bu sistemlerin hiçbiri çal??mazsa yine de iyimser olmaya çal???n, hiç olmazsa hayat?n?zda bir kere, hiçbir katta durmadan do?rudan zemine inmi? oluyorsunuz!

Çelebi Süleyman (? - 1410)

Çelebi Süleyman (? - 1410); Y?ld?r?m Bayezitin en büyük o?lu. Babas?n?n Ankara Sava??nda yenilgiye u?rayarak ?ehit dü?mesi üzerine Edirneye gelerek kendini Osmanl? sultan? ilan etmi?, öbür karde?leri de taht iddias?nda bulundu?u için, sultanl???n? devam ettirememi?, karde?i Musa Çelebinin bir bask?n? s?ras?nda ölmü?tür.

Statik Elektrik Nedir?

?ki cisim aras?ndaki sürtünme,bazen elektronlar?n birbirinden uzakla?ma hareketini do?urur. Elektronlar negatif elektrik yükleri oldu?u için, bunlar? kazanan cisimler de negatif elektrikle yüklenirler. Öte yandan, elektronlar? verenlerse pozitiftir. Yeryüzüyle temasta olan metaller gibi elektriksel iletkenler,bu statik elektri?i hemen kaybederler. Buna kar??l?k, plastik, kuru ka??t gibi yal?tkanlar statik elektri?i tutarlar.

Tulumba nedir?

S?v?lar? alçak yerlerden çekmeye ya da yüksek yerlere ç?karma?a yarayan alet. Tarla sulamalarda, ?ehirlerin su ihtiyac?n? gidermekte evlerde bahçelerde, benzin istasyonlar?nda i?e yarayan faydal? aletlerdendir.

Tulumbalar?n çe?itleri çoktur. Ba?l?calar? genel olarak iki ?ekilde yap?lm??t?r.

Emme tulumba: Bir emme tulumba a?a??dan yukar?ya do?ru aç?lan bir kapakç?k ile kapanan bir deli?i olan bir pistonun içerisinde hareket etti?i bir tulumba gövdesin den yap?lm??t?r. Tulumba gövdesi, bir emme borusu vas?tas?yla suyu yükse?e ç?karacak olan bir kuyu ile birle?mi?tir.

Tulumba gövdesinden bir kol arac?l??? ile yukar? çekilen piston, emme borusundan suyu da yukar? çekmi? olur. Piston, tekrar a?a?? do?ru bast?r?ld???nda, bu pistonu bir yerinde bulunan kapakç?ktan, piston üst bölümüne geçer. Pistonun tekrar yukar? çekilmesi ile de tulumba gövdesinin yukar? bölümünde bulunan tulumba a?z?ndan d??ar?ya ak?t?lm?? olur. Devaml? piston hareketleri ile kuyularda bulunan sular, istenen yere ç?kar?lm?? olur.

Basma tulumba : Bu tulumba. Bir su haznesi içinde bulunan ve alt taraf? a?a??dan yukar? do?ru aç?lan bir kapakç?k ile kapal? bir tulumba gövdesinden yap?lm??t?r. Tulumba gövdesiyle birle?ti?i yerde içerden d??ar?ya do?ru aç?lan bir kapakç?k bulunur. Deliksiz bir piston yukar? ç?karken alt?nda bo?luk meydana gelir ve aç?k hava bas?nc? suyu tulumba gövdesi içine iter. Piston durunca kapakç?k a??rl??? yüzünden tekrar dü?er. Piston bas?l?nca, ç?k?? borusundan su d??ar? ç?km?? olur.

Emme basma tulumbalar da, bu iki ?eklin karmas? olarak yap?lm??t?r. Pistonun her inme ve ç?kmas?nda devaml?, olarak su akmas? sa?lanm?? olur.

Sirk çad?rlar? neden daima daire biçimindedir?

18. yüzy?la gelinceye kadar, cambazl?k, ate? yutma vb. gösteriler sokaklarda halka, saraylarda ise asillere yap?yordu.

Philip Astley, bugünkü modern sirklerin kurucusu kabul edilir. 1763 y?l?nda kurdu?u sirkinde, ana gösteri ata binilerek yap?lanlard?. Astley atlar bir daire etraf?nda döndüklerinde, binicilerin at üzerinde daha rahat ayakta durduklar?n? bildi?inden, sirk çad?r?n? ve gösteri yerini bir daire olu?turacak ?ekilde düzenledi ve atlar?n gösteri s?ras?nda, daima daire biçiminde dönmelerini sa?lad?.

Bir ba?ka sirk sahibi, Antonio Franconi'de, dairenin en uygun çap?n?n yakla??k 13 metre oldu?unu saptad? ki, bu mesafe bugün bile kullan?lan ölçüdür.

Son bir not olarak, ?ngilizce'si 'circus' olan sirk kelimesinin, Latince'de daire anlam?na gelen, 'circle'dan türedi?ini de belirtmeden geçmeyelim.

Popüler etiketler

[ aml ] [ lke ] [ zar ] [ ker ] [ kaz ] [ kat ] [ am? ] [ rat ] [ n r ] [ dam ] [ hareket ] [ ad? ] [ di? ] [ meydan ] [ tarih ] [ sonuç ] [ nce ] [ ark ] [ t a ] [ metr ] [ sis ] [ ölüm ] [ yün ] [ sal ] [ adlar ] [ fazl ] [ ay? ] [ ylk ] [ tyr ] [ as? ] [ tel ] [ teri ] [ t?r ] [ ahi ] [ kar? ] [ ebe ] [ ile ] [ areket ] [ insan ] [ din ] [ ati ] [ ki?i ] [ erçek ] [ eki ] [ yaz ] [ ak?n ] [ e e ] [ ller ] [ ato ] [ u?ur ] [ sa? ] [ 821 ] [ türk ] [ an? ] [ yyllar ] [ oru ] [ insanlar ] [ nlar ] [ devam ] [ ayy ] [ man ] [ do?ru ] [ metre ] [ e?in ] [ her ] [ lak ] [ kary ] [ ?am ] [ gece ] [ kap ] [ akü ] [ ura ] [ a il ] [ i il ] [ nsan ] [ nya ] [ deniz ] [ sar ] [ büyü ] [ olur ] [ katy ] [ sla ] [ gün ] [ alar ] [ ili ] [ kta ] [ göster ] [ hayat ] [ eli ] [ mede ] [ kat? ] [ genel ] [ kaza ] [ araf ] [ ser ] [ tor ] [ dem ] [ eri ] [ kilometre ] [ deri ] [ da? ] [ lam ] [ emin ] [ sava? ] [ ar? ] [ ba? ] [ bal ] [ ordu ] [ mac ] [ akl ] [ dana ] [ ünlü ] [ yay ] [ bas ] [ ?kta ] [ güç ] [ bak ] [ ime ] [ al? ] [ sind ] [ yazy ] [ ila ] [ sab ] [ ni? ] [ hal ] [ ang ] [ e?e ] [ rler ] [ anlam ] [ hare ] [ syra ] [ sav ] [ boy ] [ oyun ] [ yrk ] [ ehir ] [ far ] [ alma ] [ a?ar ] [ mik ] [ m s ] [ kler ] [ aç? ] [ yaz? ] [ e il ] [ mer ] [ ata ] [ etki ] [ ekil ] [ nedir ] [ nüfus ] [ ça? ] [ amy ] [ yeri ] [ utu ] [ kon ] [ kad ] [ rak ] [ dü?ün ] [ a?? ] [ çeki ] [ veri ] [ koy ] [ n m ] [ tay ] [ ak?m ] [ bulu ] [ bat ] [ kis ] [ ulu ] [ inci ] [ alt ] [ ran ] [ çe?it ] [ kare ] [ da y ] [ nak ] [ ?rk ] [ b?t ] [ avr ] [ s?r ] [ tarihi ] [ ?an ] [ eva ] [ çin ] [ arl ] [ y?l ] [ erk ] [ par ] [ tik ] [ ekim ] [ olo ] [ asa ] [ e ya ] [ rol ] [ k s ] [ altyn ] [ kle ] [ alt?n ] [ bar ]