Bildi?iniz gibi, bo?a güre?i ?spanya'da çok tutulan ve yayg?n bir spordur. Güney Amerikan?n baz? ülkeleri için de ayn? ?eyi söyleyebiliriz. Söz konusu ülkelerin halk? bo?a güre?inde büyük bir heyecan duyar,güre?leri merakla izler. Bu kimselerin kafas?nda yerle?e gelmi? baz? inançlar vard?r ve hiç bir ?ey bu inançlar? de?i?tiremez.
Bo?a güre?iyle, bo?alarla ilgilenen kimselerin inançlar?ndan biri k?rm?z? rengin bo?ay? son derece öfkelendirdi?i,huyland?rd???d?r. Bu yüzden de bo?an?n k?rm?z? renkteki her ?eye sald?rd???na inan?rlar. Dolay?s?yla, bo?a güre?çileri k?rm?z? ba?l?k giyerler. Ellerinde parlak, göz al?c? k?rm?z? renkte bir kuma? tutarlar.
Gerçekte,bo?a güre?çisi beyaz bir kuma?,sar?,ye?il veya siyah kuma? da tutsa ayn? ?ey olacakt?r. Çünkü bo?alarda renk körlü?ünün oldu?u bilimsel bir gerçektir.
Baz? bo?a güre?çileri özel olarak bunu bildiklerini söylerler. Nitekim beyaz kuma?la yapt?klar? çal??malarda da , bo?a ayn? ?ekilde onlar?n üzerine sald?rm??t?r.
Burada kar??m?za ç?kan soru bo?an?n niçin sald?rd???d?r? Bunun cevab?n? da verelim. Bir bo?an?n önünde hareket eden her ?ey, onu heyecanland?rma?a, huysuzlanmas?na yeter. Üstelik beyaz bir kuma?,renk körlü?ü olan bo?an?n daha çok dikkatini çekecektir.
Hastane insanlar?n hasta olduklar?nda gittikleri yerdir. Bu hastalara doktorlar ve hem?ireler bakarlar .Sa?l?kl? insanlar da muayene için hastaneye gidebilirler .Annelerin ço?u bebeklerini hastanede do?urur .Baz? hastalar tedavi için bir süre hastanede yatarlar . Hastaneler özel bak?m ve tedavi sa?lar . ?nsan ba?ka bir yerde bu olanaklardan yararlanamaz. Bir hastanede laboratuarlar , röntgen makineleri ve ameliyat odalar? bulunur. De?i?ik hastal?klar?n tedavisinde uzmanla?m?? doktorlar görev yaparlar . Hastaneye yatan hastalar özel bir odada ya da birkaç yatakl? odada kalabilirler . Hasta yataklar? gerekti?inde yükseltilen ya da alçalt?lan özel yataklard?r . Doktorlar belli saatlerde odalar? dola?arak hastalar?n durumunu gözden geçirirler . Hem?ireler gerekli ilaçlar? verirler . Bir hasta yata??nda uzan?rken kitap okuyabilir , televizyon izleyebilir ya da ziyaretçisiyle konu?abilir .
Roma mitolojisindeki kar??l??? Venüs olan Afrodit, Eski Yunan mitolojisinde "A?k ve Güzellik Tanr?ças?"d?r.Eski Yunanl?lar, Afrodit'in do?u?unu efsane niteli?inde de?i?ik söylentilerle aç?klarlard?.Bu söylentilerden birine göre, Afrodit Tanr?lar Tanr?s? Zeüs (Jüpiter) ile e?i Dione'nin birle?melerinden do?mu?tur. Söylentilerden ikincisi daha renklidir. Afrodit'in denizin köpüklerinden do?du?unu anlat?r. Ünlü resim ustas? Botiçelli bu sahneyi canland?ran çok de?erli bir tablo yapm??t?r.
Mitolojik kökenli söylentilerde, Afrodit'in Ate? ve Volkan Tanr?s? Hepaistos (Vulcan) la evlendi?i ifade edilir. Fakat Afrodit Zeüz'ün zorlamas?yla kabul etti?i bu evlili?e ba?l? kalmam??, Ticaret Tanr?s? Hermes,Ba? ve ?arap Tanr?s? Dionisos, Apollon'un o?lu Phaeton, Adonis, Truva'l? prens Anehise gibi tanr?lar ve ölümlü ki?ilerle de sevi?ip birle?mi?tir.
A?k Tanr?s? Eros, Evlilik Tanr?s? Hymen, Bahçe Tanr?s? Priape, Truval? prens Aineias,bu a?klar?n ve birle?melerin ürünleridir.
?lgili konuda uzman bilim adamlar?, art?k Afrodit'i Yunan as?ll? saymamaktad?rlar. Ça?da? aç?klamalara göre Afrodit Do?u kökenlidir. Belirgin ortak özellikler, Afrodit'le, Asurlular'?n ve Fenikeliler'in A?k, üreme Tanr?çalar? aras?ndaki "e?" say?lacak benzerli?i i?aret etmektedir.
Afrodit'in bir ba?ka özelli?i ayn? zamanda Sava? Tanr?ças? olmas?d?r.Koç,teke,güvercin,selvi ve nar a?ac? gibi sembollerle belirtilir. Sonradan, bunlara neslin ço?almas?yla ilgili olarak tav?an, cinsel çekicilik ifadesi kar??l???nda kuyruk sallayan ku?, kaplumba?a, gül ve ?hlamur a?ac? sembolleri de kat?lm??t?r.
Afrodit klasik ça?dan beri her alandaki sanatç?lara ilham kayna?? olmu?tur. Onun ad?na yap?lan heykeller ,tablolar, onun için yaz?lan ?iirler say?s?zd?r. Heykel ve resimlerindeki karakteristik özellikler,hafifçe yuvarlak yüzlü,çizgileri zarif ve k?vrak, gözleri süzgün ve hafif giüümsüyormu? izlenimi veren, sa?l?kl? bir güzel kad?n görünü?ünde tan?nmas?na,böylece tahayyül edilmesine sebep olmu?tur.
Mitolojik kaynakl? söylentilerle belirtilen davran??iar? göz önünde tutularak, Afrodit'e sadece A?k ve Güzellik de?il, ?ehvet Tanr?çal??? da yak??t?r?lm??t?r. Eski Yunanistan'da özel olarak e?itilmi? kurtizan'lar (a?k kad?nlar?), Afrodit'in k?zlar? say?l?rd?. Eski Roma'n?n Vesta rahibeleri de, temelde ayn? niteli?i ta??yan, Roma mitolojisinde Afrodit'in kar??l??? olan Venüs'e adanm?? genç,güzel, genellikle soylu ailelerden k?zlard?.
Bilindi?i gibi, eskiden a??rl?k birimi olarak kilo yerine okka kullan?l?rd?. Bugün dahi baz? Ortado?u ülkeleri ile Yunanistan??n bir k?s?m bölgelerinde, a??rl?k ölçüsü olarak okka kullan?lmaktad?r.
"Okka" sözünü birçok nedenlerle hala kulland???m?z halde, bir okkan?n kaç gram oldu?unu bilenimiz çok azd?r.
Bir okka, 1282 gramd?r. Kilonun binde birine gram dendi?i gibi, okkan?n 400 de birine "dirhem" denir.
"Okka her yerde 400 dirhem" sözü dört yüz dirhemin her yerde bir okka geldi?i gerçe?ini ortaya koymak için kullan?l?r.
Türk sahne sanatkar?, ?stanbul da do?mu?tur. Çocuklu?unda musiki ve sahne ?le ilgilenmi?, 19171 de Darülbedayiye girerek, ölümüne kadar orada çal??m??t?r. Ayr?ca çe?itli yerli filmlerde de rol alm??t?r.Halk taraf?ndan çok sevilen bir sanatkar olan Haz?m Körmükçü, özellikle taklitli rollerde büyük ba?ar? kazanm??t?r.
Bir gün, dünyan?n kendi ekseni etraf?nda bir dönü?ü tamamlad???nda geçen süredir. Bunu herkes bilir. Asl?nda tam da öyle de?ildir. Çünkü dünya kendi ekseni etraf?nda dönü?ü s?ras?nda yörüngesi üzerinde güne?in etraf?nda da döndü?ünden, güne?ten bak?ld???nda bir tam devri için geçen süre farkl? gözlemlenir.
Neyse ?imdi biz bunu kar??t?rmayal?m ve bugün bütün dünyan?n kabul etti?i zaman sistemine bakal?m;
• Bir y?l 12 ayd?r.
• Bir y?l 52 haftad?r
• Bir ay 28-31 gündür.
• Bir ay 4-5 haftad?r.
• Bir hafta 7 gündür.
• Bir gün 24 saattir.
• Bir saat 60 dakikad?r.
• Bir dakika 60 saniyedir.
• Bir saniye 100 mili saniyedir.
Görüldü?ü gibi, bir gün kaç saniyedir diye soruldu?unda bile kafadan hesaplanamayacak kadar kar???k bir bölünme. Önce gün 24'e, sonra 60'a, sonra bir daha 60'a bölünüyor. Saniyeden sonraki bölünmeler ise ondal?k sistemle gidiyor. ??te çocuklar?n zaman hesaplar?nda zorlanmalar?n?n sebebi.
Bir günde niçin 24 saat oldu?unu kimse bilmiyor. Bu rakam?n güne? saatini ilk kullanan M?s?rl?lardan kaynakland??? san?l?yor. Yere dikilen yüksek bir ta??n gölgesi sabah bat?ya, ak?am do?uya dü?üyordu ve M?s?rl?lar bu aray? alt?ya bölmü?lerdi. Do-lay?s? ile bir gün 24 bölüm oluyordu.
12 say?s? 2, 3, 4 ve 6 ile bölünebildi?inden, o zamanlar en çok kullan?lan say? birimi idi ki, bugün bile düzine ad? alt?nda say? birimi olarak kullan?lmaktad?r.
M?s?rl?lar ayr?ca 30 günlük ay ve 360 günlük y?l takvimini
uyguluyorlard?.
Bugün bir dairenin 360 dereceye bölünmesinin sebebinin de
bu oldu?u san?l?yor.
Yakla??k 3 bin y?l önce, bugün Irak olarak bilmen yerde ya?ayan, Babilliler ise 60 say?s?n? matematik sistemlerinde temel olarak alm??lard?. 2, 3, 4, 6, 12, 15, 20 ve 30 ile bölünebilen ve 360'? da bölen bu say? dakika ve saniyenin birimi olarak al?nd?. O zamanlar için onluk sistem, yani on sadece 2 ve 5'e bölünebilen zavall? bir say? idi.
Saniyenin bölümleri ise o devirlerde ölçülemiyordu, ölçüle-bilmeye ba?land???nda ise dünya ondal?k sisteme geçmi?ti ve bu esas al?nd?.
Müzik dünyas?, yeni bir grupla tan???yor. Peyk’in temelleri, oldukça eskiye, 1991’lere kadar uzan?yor. ?rfan Al?? (Vokal) ve Serdal Ersoy’un (Gitar) ?stanbul Üniversitesi Kampüsü’nde bir araya gelmesiyle, grubun temelleri at?ld?. ?kiliye, 1995 y?l?nda Ertan Çal??kan (Davul), Özgür Ulusoy (Keman, klavye) ve 2006’da Bar?? Tokgöz’ün (Bas) kat?l?m?yla grup, bugünkü kadrosunu olu?turmu? oldu.
?lk albüm, y?llar?n eme?i süzülerek ortaya konmu? özenli bir çal??ma. ?ark?lar?n sözleri, solist ?rfan Al??’a ait. Ticari kayg?lar?n ötesinde, müzi?in özgürlük oldu?una inanan grup, albümün prodüksiyonuna da imza atm??. ?ark?lar?n melodik alt yap?s?nda, rock, blues ve reggae’nin yan? s?ra arabesk ö?elere, ince keman ve piyano sololara da rastlamak mümkün.
Peyk’in ilk klibi, Deniz Ensari ve Betül Akzambaklar taraf?ndan ’Sulu?aka
Tarih'de yenilgeye u?rad??? halde önünde hürmetle e?ilinen ve ?erefi bir kat daha artan ender kumandanlardan biri de Kartacal? Anibaldir.
Arkas? Roma donanmas? ile çevrili bulunan Anibal,hiç bir yerden ikmal ve destek görmeden tam 16 y?l say?ca çok üstün durumda bulunan Roma ordular?na kar?? koymu?, Kuzey ?talya'n?n karl? da?lar?nda hem dü?manla, hem de tabiatla sava?a mecbur kalm??t?r.
M. Ö. 219-201 de cereyan eden ?kinci Pön Sava??nda yenik dü?tü?ü zaman dü?manlar? dahi bu büyük kumandan'in önünde e?ilmek mecburiyetini hissetmi?lerdir.
Anibal,ilk sava?a M. Ö. 238 y?l?nda ve henüz 9 ya??nda iken babas?n?n yan?nda girmi?ti.Romal?'lara kar?? içinde sönmek bilmeyen bir kin ate?i yan?yordu. 29 ya??ndayken Kartaca ordular?n?n kumandan? oldu. O s?rada ?spanya Kartacal?lar?n elinde bulunuyordu. Küçük karde?ini ?spanya'y? muhafazaya memur eden Anibal, ordular? ile ?talya'ya ç?kt?. K?sa zamanda kazand??? birbirinden parlak zaferler ona bütün Avrupa'da eri?ilmez bir ün sa?lam??t?. Kartaca ordusu hiç bir kar?? koyma görmeden Alp da?lar?n? a?arak Kuzey ?talya'ya ula?t?.
M. Ö. 217 de Apenin'leri a?m??, Roma ordusunu peri?an ederek da??tm??t?. Art?k önüne ç?kacak hiç bir kuvvet yoktu. Kartaca ordusu kendi ülkesinde ilerler gibi heryeri i?gal ederek Adriyatik sahillerinde Apulia'ya kadar uzanm??t?.
Bundan bir y?l sonra Roma biraz kendini toplay?nca Pautas ve Varro kumandas?ndaki 50 bin ki?ilik bir ordu ile Anibal a hücum etti. Fakat netice de?i?medi. Roma ordusu Anibal'in kar??s?nda bir defa daha peri?an oldu.
Bu son yenilgi Roma'l?lara çok a??r gelmi?ti. Art?k derlenip toparlanman?n ve Anibal'i ?talya'n?n d???na sürmenin zaman?n?n geldi?ine karar verdiler. Fakat bu kolay i? de?ildi. Türlü entrikalarla Kartaca kuvvetlerini zay?flatma yoluna gidilmi?, ikmal yollar? kesilmi?, Anibal adeta ?talya'da muhasara edilmi?ti.
Art?k Anibal için çekilmekten ba?ka çare yoktu. M. Ö. 202 y?l?nda büyük kay?plar vererek ?talya'dan çekilmi? M.Ö. 201 y?l?nda da Afrika'da Zama'da Romal?'lara boyun e?mek mecburiyetinde kalm??t?.
Romal?'lar büyük bir hayranl?k duyduklar? bu kahraman kumandana dokunmad?lar. Hatta onun devletinin ba??nda kalmas?na r?za gösterdiler. Fakat Anibal bu yenilgiyi kabul edecek yarat?l??da de?ildi. Kartaca'y? gizli gizli yeni bir sava?a haz?rlamaya ba?lad?. Bu sefer Roma'y? yok etmeye kararl?yd?. Fakat çok geçmeden Romal?'lar Kartaca'n?n haz?rl???n? ö?rendiler. Anibal gafil avlanmamak için kaçmay? uygun buldu. Fakat Roma Kuvvetleri onu Bitkinya'da s?k??t?r?nca her?eyin bitti?ini anlad? ve M.Ö.183'de kendini zehirliyerek intihar etti.
Ancak mikroskopla görülebilen tek hücreli canl?lara verilen ad. Mikroplar, tek hücreli bitkisel ve hayvansal varl?klard?r. Besinlerini kolayl?kla bula?mad?klar?ndan, de?i?en hayat ?artlar?na kolayl?kla kar?? koyamad?klar?ndan canl?lar? sömürerek ya?arlar.
Mikroplar, genel olarak iki grupa ayr?l?rlar :
a - Bitkisel mikroplar (Bakteriler),
b - Hayvansal mikroplar (Asalak bir hücreli hayvanlar, amip gibi).
Bakteri genel ad?n? alan bitkisel mikroplar, ?ekillerine göre gruplara ayr?ld?klar? gibi gördükleri i?e göre de çe?itlenirler: a - Faydal? bakteriler (Süt, ?arap, peynir, hamur mayas?), b - Zararl? bakteriler (Hastal?k yapan bakteriler; verem, tifo bakterileri gibi) c- Zarars?z bakteriler (Toprakta, havada ya?ayan çe?itli çürüme, parçalanma ayr??maya sebep olan bakteriler).
Hastal?k (yapan mikroplar, bir canl?n?n vücuduna çe?itli yollardan (sindirim yolu, solunum yolu, deride aç?lan yara ve bereler yolu) girerek ço?al?rlar (bulu?ma) ya oldu?u yerde kal?rlar ya da kana kar??arak bütün vücuda yay?l?rlar ve hastal??? meydana getirirler.
"Ses duvar?" deyiminin,uçaklar belirli h?zlarla uçtu?u zaman var olan bir ?art?,bir durumu tan?mlamak için kullan?lmas? gerçekte yanl??t?r. Böyle bir tan?mlama,uça??n ses h?z?yla uçtu?u zaman kar??la?t??? bir duvar? dü?ündürecektir. Oysa böyle bir ?ey söz konusu de?ildir.
Durumu aç?klamak için,bir uça??n normal s?radan bir h?zla uçtu?unu dü?ünelim. Uçak ileriye do?ru hareket ettikçe, uça??n ön k?s?mlar? bir bas?nç dalgas? gönderir.
Bas?nç dalgas?,uça??n ileriye do?ru hareketinin hava zerreciklerine etkisinin sonucudur. Ses h?z?yla uça??n önünde giden bu bas?nç dalgas?, normal h?zda yol alan uçaktan daha süratle hareket eder. ?lerdeki hava zerreciklerini etkiler ve havan?n, gelen uça??n kanat yüzeylerinde yumu?ak, engellemesiz,akarcas?na hareketini sa?lar.?imdide ,uça??n ses h?z?yla yol ald???n? varsayal?m.Bu durumda,ilerdeki hava önceden gelen bir bas?nç dalgas?yla etkilenmeyecektir. Gerek uçak, gerekse bas?nç dalgas? ayn? h?zla (ses h?z?nda) hareket etmektedir.Bu nedenle ,kanat?n önünde bas?nç dalgas? olu?ur.
Sonuç bir ?ok dalga karakteri ta??r.Uça??n kanad?nda zorlamadan farks?z,büyük bir sürtünme yapar. Uçak ses h?z?yla veya daha yüksek h?zda uçarken bu ?ok dalgalar?n?n ve sürtünmenin bir "engel" meydana getirmesi beklenirse de, uçak mühendislerinin önceden haz?rl?kl? olmalar? ,tasarlad?klar? özel projeler sayesinde bu engel bertaraf edilmi?tir.Yani ses duvar?n?n gerçek bir engel niteli?i ta??mas?na meydan verilmez.
Uçak "ses duvar?"n? a?arken duyulan yüksek tonda "patlama", yukarda aç?klanan ?ok dalgas?n?n sonucudur.
Popüler etiketler
[ oda ] [ 821 ] [ kala ] [ deri ] [ mede ] [ sava ] [ akü ] [ kilometre ] [ reti ] [ kary ] [ ordu ] [ cad ] [ gün ] [ mik ] [ y?llar ] [ a?? ] [ kara ] [ ilk ] [ ba? ] [ tel ] [ cad? ] [ t?r ] [ kuru ] [ nar ] [ an? ] [ ten ] [ ili ] [ nsan ] [ art ] [ k m ] [ kare ] [ oku ] [ ted ] [ alar ] [ r ya ] [ çal??ma ] [ man ] [ sar ] [ ekim ] [ para ] [ kad ] [ k s ] [ yön ] [ do?ru ] [ bun ] [ ast ] [ pan ] [ da? ] [ emel ] [ ben ] [ yrk ] [ meri ] [ ince ] [ kon ] [ avu ] [ linde ] [ çe?it ] [ ren ] [ hal ] [ e e ] [ dana ] [ ele ] [ tor ] [ lak ] [ neden ] [ far ] [ ist ] [ baz ] [ elm ] [ altyn ] [ bar ] [ lle ] [ ?kta ] [ di? ] [ ret ] [ güne ] [ en son ] [ e in ] [ tak ] [ bit ] [ çük ] [ yay ] [ alma ] [ a k ] [ mac ] [ avr ] [ deniz ] [ ller ] [ ölçü ] [ bas ] [ a i ] [ din ] [ teri ] [ ?am ] [ zar ] [ dil ] [ kar? ] [ metre ] [ yyllar ] [ ehir ] [ bili ] [ alt?n ] [ anlam ] [ hare ] [ arm ] [ kler ] [ ram ] [ ya? ] [ eti ] [ eli ] [ asi ] [ hayvan ] [ arda ] [ her ] [ elik ] [ hayat ] [ iler ] [ madde ] [ ?an ] [ s?ra ] [ ykta ] [ rol ] [ dem ] [ sav ] [ nem ] [ dam ] [ e il ] [ say ] [ gen ] [ dün ] [ arlar ] [ ta? ] [ aç? ] [ n r ] [ e?in ] [ nüm ] [ yaz? ] [ bul ] [ ebe ] [ ray ] [ zaman ] [ as? ] [ ölüm ] [ yun ] [ k?m ] [ insanlar ] [ ali ] [ anan ] [ ada ] [ söz ] [ d?n ] [ kazan ] [ devam ] [ nil ] [ çeki ] [ ine ] [ ker ] [ kul ] [ car ] [ iline ] [ lara ] [ ter ] [ metr ] [ s?r ] [ ser ] [ güç ] [ dev ] [ ark ] [ bur ] [ ?rk ] [ boy ] [ lam ] [ ylk ] [ önce ] [ ünlü ] [ sal ] [ akl ] [ eva ] [ rum ] [ a?k ] [ imi ] [ ekil ] [ aras ] [ çil ] [ ç?? ] [ ran ] [ yeni ] [ am?n ] [ kol ] [ çin ] [ çim ] [ rak ] [ çevre ] [ ylan ] [ da y ] [ fazl ] [ mal ] [ kis ] [ oru ] [ kta ]