Bilim Ve Teknik Canlılar Din Edebiyat Genel İnsan Ve İnsan Sağlığı Mimari Mitoloji Müzik Önemli Bölgeler Sanat Tarih Toplum Ve Toplum Yapısı Yeryüzü Ve Dünya

Placebo Kimdir?

1994 y?l?nda vokalist-gitarist Brian Molko ve bas gitarist Stefan Odsal taraf?ndan kurulan ?ngiliz rock grubu. 1996 y?l?nda davulcu Steve Hewitt’in kat?l?m?yla grup bugünkü kadrosuna kavu?tu.

1996 y?l?nda Carolina Plak ?irketi’nden piyasaya ç?kan Placebo adl? ilk albümle, özellikle ?ngiltede’de ünlendiler. ’Nancy Boy

En Büyük Hayvan Hangisidir?

Karada ya?ayan hayvanlar?n en büyü?ü fil'dir. Yükseklikleri 4-5 metreyi, a??rl?klar? 4-5 tonu bulan filler vard?r.

Filler Afrika ve Asya'n?n s?cak bölgelerinde ya?arlar. Eskiden çe?itli cinslerinin ya?ad??? bilinen filleri, bugün bilim adamlar?,Afrika ve Asya fili olarak iki cinse ay?rmaktad?rlar.

Afrika fili'nin ba?? vücuduna göre çok küçük kulaklar? ise çok büyüktür. Aln? d??ar?ya do?ru f?rlam?? durumdad?r. S?rtlar?nda hafif bir kambur vard?r.Di?leri Asya fillerinden daha uzun ve daha k?ymetlidir.

Asya fili, vücut yap?s? bak?m?ndan Afrika filinden daha küçüktür. Aln? içeriye do?ru çökük durumdad?r. Kulaklar? ve di?leri küçüktür. Bunlar?n beyaz olanlar?na "siyam fili " de denir.

Beyaz filler Siyam'da kutsal say?l?r. Avlanmalar? veya herhangi bir i?te kullan?lmalar? yasakt?r.

Filler genellikle büyük sürüler halinde ya?arlar. ??in en ilginç taraf?,bunlar?n aile yap?lar?d?r. Bir fil ailesi,bir erkek 11 ve sekiz di?i filden meydana gelir.Aileler birle?erek sürüleri olu?tururlar.

Bu arada tek ba?lar?na ya?ayan fillerinde bulundu?una de?inelim. Baz? filler aileden ve sürüden ayr?larak tek ba?lar?na ya?arlar. Bunlar avc?lar ve civar sakinleri için büyük bir tehlike te?kil eder. Zira tek ba??na ya?ayan fil,sürü halinde ya?ayan fillerin aksine,öfkeli ve çok sald?rgand?r. Zaman zaman insanlara da hücum eder.

Filler genellikle sulak ormanlarda ve batakl?k k?y?larda ya?arlar. Suyu çok sevdikleri için kurak bölgelerden ho?lanmazlar. Gündüzlerini ormanlar?n kuytu kö?elerinde geçiren filler, karanl???n çökmesi ile sürüler halinde kar?nlar?n? doyurmaya ç?karlar. Genellikle taze ot yerler.

Fillerin ömrü 60-70 y?l kadard?r. Ancak daha uzun ömürlü olanlar? da görülmü?tür.Yeni do?an fil bir metre boyunda olur. 16 ya??nda tam geli?mi? duruma gelir.

Asya ve Afrikada tuzaklar kurularak yakalanan filler çe?itli a??r i?lerde kullan?l?r.Genellikle a??r yüklerin ta??nmas?nda fillerden çok istifade edilir. Ayr?ca ta??t arac? olarak da kullan?l?rlar. Vah?i fillerin ehlile?tirilmesi özel bir bilgi ve tecrübe i?idir.

Son y?llarda fil neslinin azald???n? dikkate alan Asya ve Afrika ülkeleri fil avc?l???n? yasaklam??t?r.

Sokrates (M.O. 470 - 399)

Sokrates (M.O. 470 - 399); Ünlü Yunan filozofu. Atinada do?mu?tur. Bir heykelt?ra??n o?ludur.?lkin babas? gibi heykel yap?m? ile ilgilenmi?, daha sonra çe?itli i?ler görmü?, uzun y?llar askerlik yapm??t?r. Fakat gösteri?siz bir ki?i oldu?u, paraya, rahata önem vermedi?i için, her türlü zorlu?a hiç çekinmeden katlanm?? hayat? boyunca da, do?ru bilmedi?i i?ler yapmaktansa, ölümü tercih etmi?tir. Bu karakter düzeni içinde, zaman?n?n önemli filozoflar?ndan biri olmu?; geleneksel Tanr?lar? kabul etmekle beraber evreni, bir tek büyük kuvvetin düzene koydu?una inanmam??t?r. Gerek kendi dü?üncelerini, aç?klamak gerekse do?ru yolu bilmeyenlere do?ru yolu göstermek için, en küçük ayr?nt?lar? ile her konu ile ilgilenmekten y?lmam??t?r. Kendi ahlak anlay???nda, her kötülü?ün bilgisizlikten geldi?ine hiç kimsenin isteyerek kötülük yapmad???na inan?rd?. Zaman?n?n dü?ünceleri ile ba?da?amayan bu davran??lar? yüzünden Sokrates, çevresinde hem çok sevilmi? ve sayg? duyulan bir kimse olmu? hem de dü?man? çok olan bir ki?i olman?n önüne geçememi?tir. Sonunda, Sokrates, Tanr?lara inanmamakla, Atina geçli?inin akl?n? çelmekle suçland?r?ld? ve ölüm cezas?na çarpt?r?ld?. Kald??? hapishaneden kaçmas? mümkün iken, kaçmam?? ve bald?ran zehrini içmek suretiyle ölmü?tür.Sokrates, kendinden önce tabiatç? filozoflar gibi, maddi dünyay? incelemekle de?il, insan ahlak?n? incelemekle u?ra?m??t?r. Felsefesini Kendini bil cümlesinde özetler.

Washington Konferans?

Kuzey Afrika cephesinin tasfiyesi üzerine al?nacak yeni tedbirleri görü?mek üzere 12-26 May?s 1943 günlerinde toplanan bu konferans Roosevelt ile Churchill aras?nda olmu?tur. Buna ?ifre ad? dolay?s?yla Trident Konferans? da denir. Al?nan kararlar?n esaslar? ?öyledir:

?talya’n?n saf d??? k?l?nmas? için bu memleketin i?gali. Bu i?gal gerçekle?tirilirse, Almanya’n?n bütün Balkanlardaki durumu zay?flayacak, Almanya’n?n Balkanlara yeni kuvvet göndermek zorunda kalmas? dolay?s?yla Rusya üzerindeki bask?s? hafifleyecek ve ayn? zamanda, durumunu daima ?talya’ya göre ayarlayan Türkiye’nin sava?a kat?lmas? da mümkün olacakt?r ki böyle bir durumda, Romanya petrollerinin bombard?man? için Türk hava alanlar?n?n kullan?lmas? sa?lanacakt?.

?kinci Cephenin Fransa’da aç?lmas? i?i 1944 ilkbahar?nda tamamlanacakt?r.

Sava? sonras? düzeni için Churchill taraf?ndan ileri sürülen ?u fikirler kabul edilmi?tir: Bar??? koruma sorumlulu?u Birle?ik Amerika, ?ngiltere, Sovyet Rusya ve Çin’e verilecekti. Bu dört devletin te?kil etti?i Dünya Konseyi’ne ba?l? olmak üzere, Avrupa, Amerika ve Uzakdo?u Bölge Konseyleri kurulacakt?r. Avrupa’da bir konfederasyon kurulacak ve bu, Tuna, Balkan ve ?skandinav federasyonlar?n? ihtiva edecektir. Türkiye, Balkan Federasyonu’na dahil olacakt?r. ?ngiltere ile Rusya aras?nda da kuvvetli bir Fransa bulunacak ve ayr?ca, Polonya ile Çekoslovakya Sovyetlerle iyi geçineceklerdir.

Sosyal Antropoloji

?nsan?n fiziksel varl??? yan?nda, toplumsal ve dü?ünsel varl??? da sözkonusudur. “?nsanbilim” ba?l???yla yola ç?kan antropoloji, insan?n bu konumuyla da ilgilenmekte ve bu alandaki çal??malar?, antropolojinin “Sosyal Antropoloji” dal? yürütmektedir. Sosyal Antropoloji alan?ndaki ara?t?rmalar, di?er sosyal bilimlerle etkile?im ve i?birli?i içindedir. Sosyoloji, psikoloji, etno?rafya ve felsefe ile sosyal antropoloji ortak paydalar? olan “insan”da bulu?maktad?rlar.

Sosyal antropoloji çal??ma konular?ndan dolay? kimi zaman kültürel antropoloji diye de adland?r?lmaktad?r. Çünkü çok genel bir söyleyi?le, sosyal antropoloji, insan?n do?al ve toplumsal çevresiyle olan etkile?imini ve bu etkile?im sonucunda ortaya koydu?u ürünleri yani insan topluluklar?n?n “kültür”lerini inceleme konusu seçmi?tir. Kültür, çok farkl? tan?mlar? yap?labilen bir kavramd?r ancak bir insan toplulu?unun bireylerinin dü?ünce, inanç ve ya?ama biçimleri, yapt?klar? aletler ve davran?? biçimleri ço?unlukla kültürün göstergeleri olarak kabul edilmektedir. Bir toplulukta, bireylerin ölmelerine kar??n kültür sürer gider.Di?er yandan da de?er yarg?lar? ve anlay??lar de?i?tikçe, kültür de de?i?ime u?rar ve bu süreç böylece sürer gider. Bugün ayn? ülkede ya?ayan bizler kültürümüzü varederken, dünya üzerindeki di?er insan topluluklar? da bizimkinden çok ayr? olabilen kendi kültürlerini bizimle ayn? anda ya?amaktad?rlar.

Günümüzden çok önceleri, tarihöncesi devirlerde ya?am?? topluluklar?n yaratt??? “Tarihöncesi kültürler”e gelinirse; bu çok uzun dönemi tan?mam?za yard?m edebilecek yaz?l? belgeler yoktur. Elimizdeki temel bilgi kaynaklar?, sadece, insanlar?n yapt?klar? aletler, ya?ad?klar? ve ölülerini gömdükleri yerlerde bulunan her türlü kal?nt?d?r. Bunlar da ancak büyük bir bütünün çok küçük parçalar?d?r.Buna ra?men bugün, bu çok gizemli ve uzun öykünün, insan?n varolu? öyküsünün genel hatlar?n? çizebilmek mümkün olmaktad?r.

?nsan?ms? diye adland?r?lan türlerin b?rakt??? en eski kal?nt?lar, çok basit aletlerdir. Tarihöncesinde ta? alet yap?m?nda olas?l?kla üç önemli a?ama vard?r. ?lki, elde olan?n yaln?zca kullan?lmas?d?r ve belki de bu a?amay? çok eskiden insan ve gerçek maymunlar?n ortak atalar? ya?am??lard?. Kenya’da bulunan bir Ramapithecus fosilinin yan?nda ele geçen ucu k?r?lm?? çak?l ta??, 14 milyon y?l önce maymunumsu bir yarat???n, bu ilk a?amay? temsil eden aleti kullanm?? olabilece?ini  gösteriyor.

?kinci a?ama olan biçimlendirme yani gerekti?inde rastgele alet yapabilmektir. Büyük bir olas?l?kla çok uzun sürmeyen ve ilk a?amayla k?smen ça?da? olarak ortaya ç?kan bu a?amaya ili?kin kal?nt?lar 3 ile 2 milyon y?l önceye tarihlenmektedir.

Üçüncü a?ama  tekbiçimcilik (standardizasyon) dönemidir. Bu dönemde insans?lar belli bir i? için belli bir tür alet yapma al??kanl??? edindiler. 2 milyon y?l öncesinde ba?lad??? dü?ünülen ve Homo Habilis türü ile denk dü?en evrim basama??nda, birkaç farkl? yerde birden birbirine çok benzer alet yapma al??kanl?klar? saptanm??t?r. ?nsan?ms?dan Homo Sapiens Sapiens yani modern, günümüz insan?na ula?ana kadarki çizgide bu e?ilim sürmü? ve birbirinden ba??ms?z insan topluluklar? taraf?ndan farkl? yerlerde, ço?u kez de farkl? zaman dilimlerinde olmak üzere, ayn? i? için ayn? tür alet yap?m al??kanl??? paleoantropologlar taraf?ndan saptanm??t?r. Ayr? bir a?amay? temsil eden her bir alet yap?m  gelene?i ayr? bir isimle adland?r?lmaktad?r (Olduvai, Acheul , Mouster  ve di?erleri).

En eski ta? aletler, bir ana ta? parçadan ba?ka bir ta? ya da tahta parças? ile küçük parçalar (yongalar) kopartma ve daha sonra bu yongalar?n kenarlar?n? yine ta? parçalar? ile düzeltme ya da keskinle?tirme tekni?ine dayan?r. Bu aletleri bitki kökü kaz?mak ya da hayvan postu temizlemek gibi i?lerde kullanan insanlar, zamanla, aletleri geli?tikçe toplay?c?l???n yan?nda avc?l??a geçmi?ler ve buzullar?n izin verdi?i ölçüde bol av hayvan? bulabilecekleri yerlerde kamplar kurmaya ba?lam??lard?r. Bir sonraki a?amada yine ta?tan el baltalar?, kaz?y?c?lar ve dilgilerin yan?nda hayvan kemiklerinden ve çakmakta??ndan benzer aletler de yeral?r. Ayr?ca insanlar aç?khavan?n yan?nda ma?aralarda da ya?amaya ba?lam??lard?r. Avrupa’da ?spanya ve Fransa’da incelenen baz? “Eski Ta? Devri” (Paleolitik Dönem) ma?aralar?nda tabana gömülü insan iskeletleri bulunmu?tur. Bu da insan? insan yapan kimi geleneklerin en eski örneklerinden birini olu?turmaktad?r.

En eski ta? aletler Afrika’da ele geçmi?ken, daha geli?kin olanlar?na Afrika’n?n yan?s?ra Çin’de, Java Adas?’nda ve Avrupa’da da rastlanm??t?r. Tüm “Eski Ta? Devri” (Paleolitik Dönem) boyunca dört kez tekrarlanan buzul ve buzularas? devrelerin getirdi?i iklim ko?ullar? ve gittikçe artan insan nüfusun yaratt??? toplayacak ya da avlayacak besin kayna?? k?tl??? insanlar? göç etmeye ve belki de daha önce yerle?ilmemi? yeni bölgelerde ya?amaya zorlam?? olmal?d?r. Homo Erectus a?amas?na varan bu hareketli insan art?k i?neler, süs ve giyim e?yalar? da kullan?yordu.

“Eski Ta? Devri” (Paleolitik Dönem)’in günümüze en yak?n olan son döneminde (Üst Paleolitik) insanlar, biraz daha önceki zamanlarda ba?lam?? olan ölü gömme ve av ba?ar?s?n? art?rma ayinlerini geli?tirerek sürdürdüler. Bu ayinlere M.Ö. 30 000 y?llar?nda, Avrupa’da ilk örneklerine rastlanan kad?n figürinleri e?lik etmeye ba?lad?. Ta?, fildi?inden yontulan ya da balç?ktan yap?lan, cinsel özellikleri ?srarla vurgulanan (iri kalçalar, büyük gö?üsler) küçük kad?n heykelleri din olu?umunun ilk i?aretleri say?labilir ve kad?n?n üremeyle ilgili i?levinden dolay? avdaki verimi art?rmak için kulland?klar? söylenebilir.

Ayr?ca, bu dönem insanlar? ma?ara duvarlar?na, kaya yüzeylerine, avlad?klar? hayvanlar?n resimlerini çizdiler, kaz?d?lar; bunun avlar?n? art?raca??n? dü?ündüler.

“Eski Ta? Devri” (Paleolitik Dönem)in sonlar?nda son buzullar erimeye ba?lad? ve ormanlar?, tundralar? istila etti. Bu durumda hem av hayvan? sürüleri hem insanlar da?l?k ma?aralar? b?rak?p deniz ve nehir k?y?lar?na, ormanlar içindeki aç?kl?k alanlara da??ld?lar. Paleolitik dönemden hemen sonra yer alan bu döneme “Orta Ta? Devri” (Mezolitik Dönem) denir ancak; kimi bilimciler bunu da çok k?sa süren bir geçi? dönemi oldu?u için Paleolitik Döneme dahil ederler. Daha sonra bu dönem yerini “Yeni Ta? Devri” (Neolitik Dönem)e b?rak?r. Bu dönemde do?al olarak yeti?en besinler yeterli olmay?nca insanlar kendileri besin yeti?tirmeye ve bunun gerektirdi?i yerle?ik ya?am biçimine geçtiler. Böylece toplumsal ya?am ve günümüz uygarl???na do?ru h?zl? bir geli?im ba?lam??t?r.

Hatice Bilgiç

Kaynakça;

1.Arsebük, Güven, ?nsan ve Evrim, Ege Yay?nlar?, ?kinci Bask?, Ekim 1995, ?stanbul.

2.Saran, Nephan, Antropoloji, ?nk?lap Kitabevi, 1989, ?stanbul.

3.Braidwood, R.J., Tarih Öncesi ?nsan, Arkeoloji ve Sanat Yay?nlar?

5.Alekseyev, V.P., ?nsan Türünün Kökeni ve Geli?imi

6. Güvenç, Bozkurt, ?nsan ve Kültür, Remzi Kitabevi, 1991, ?stanbul.

7. Childe, Gordon, Tarihte Neler Oldu, Alan Yay?nlar?, 1990, ?stanbul.

8. Teber, Serol, Davran??lar?m?z?n Kökeni, Say Yay?nlar?, 1993, ?stanbul.

9. Büyük Larousse Ansiklopedisi, Cilt 8, sf: 3924.

10. Arsebük, Güven, “?nsan” “Evrim” “Alet”

11.Tudge, Colin, New Scientist, 20 May?s 1995; ?nsan Irk?n?n Soya?ac?

12. Focus Dergisi, Say? 9, Eylül 1995.

13. Tübitak Bilim ve Teknik Dergisi, Temmuz 1994, sf: 22-29.

14. Tübitak Bilim ve Teknik Dergisi, Eylül 1994, sf: 68.

Karlofça Antla?mas?

Osmanl? ?mparatorlu?u ile Avusturya, Venedik ve Lehistan devletleri aras?nda 1699 y?l?nda imzalanan antla?ma. Karlofça antla?mas?, ikinci Viyana ku?atmas?n?n ba?ar?s?zl?kla sonuçlanmas?ndan sonra Osmanl? ?mparatorlu?u için ba?layan gerileme devrinin ilk vesikas?d?r. Çünkü bu ku?at?lman?n sonundaki bozgunu takip eden y?llarda Avusturya, Venedik, Lehistan ve Rusya Osmanl? ?mparatorlu?u aleyhinde Mukaddes ?ttifak ad? verilen bir askeri birlik meydana getirmi?ler ve Osmanl?lara kar?? devaml? sava?lar açm??lard?r. Osmanl? ?mparatorlu?u, bu bile?meye kar?? on alt? y?l devaml? olarak kar?? durmu?, sonunda bir antla?ma yapmak zorunda kalm??t?r.

Yugoslavyan?n Yunan nehri üzerinde bir küçük kasabas? olan Karlofçada toplanan ve alt? ay süren müzakereler sonunda bu devletlerle Karlofça antla?mas? imza edilmi?tir. (Rusya ?le antla?ma daha sonra ?stanbulda imzalanm??t?r.) Bu antla?ma ile Transilvanya ve Macaristan Avusturyaya, Podolya ile Ukraynan?n bat? bölümü Lehistana Dalmaçya, Mora kaleleri, Eyin, ve Ayamora adalar? Venedike Azak kalesi de Ruslara b?rak?lm??t?r. Bu arada Avusturya ve Lehistan, Osmanl?lara ödedikleri vergiyi de bu antla?ma gere?ince ödemeyeceklerdi.

Anibal Kimdir?

Tarih'de yenilgeye u?rad??? halde önünde hürmetle e?ilinen ve ?erefi bir kat daha artan ender kumandanlardan biri de Kartacal? Anibaldir.

Arkas? Roma donanmas? ile çevrili bulunan Anibal,hiç bir yerden ikmal ve destek görmeden tam 16 y?l say?ca çok üstün durumda bulunan Roma ordular?na kar?? koymu?, Kuzey ?talya'n?n karl? da?lar?nda hem dü?manla, hem de tabiatla sava?a mecbur kalm??t?r.

M. Ö. 219-201 de cereyan eden ?kinci Pön Sava??nda yenik dü?tü?ü zaman dü?manlar? dahi bu büyük kumandan'in önünde e?ilmek mecburiyetini hissetmi?lerdir.

Anibal,ilk sava?a M. Ö. 238 y?l?nda ve henüz 9 ya??nda iken babas?n?n yan?nda girmi?ti.Romal?'lara kar?? içinde sönmek bilmeyen bir kin ate?i yan?yordu. 29 ya??ndayken Kartaca ordular?n?n kumandan? oldu. O s?rada ?spanya Kartacal?lar?n elinde bulunuyordu. Küçük karde?ini ?spanya'y? muhafazaya memur eden Anibal, ordular? ile ?talya'ya ç?kt?. K?sa zamanda kazand??? birbirinden parlak zaferler ona bütün Avrupa'da eri?ilmez bir ün sa?lam??t?. Kartaca ordusu hiç bir kar?? koyma görmeden Alp da?lar?n? a?arak Kuzey ?talya'ya ula?t?.

M. Ö. 217 de Apenin'leri a?m??, Roma ordusunu peri?an ederek da??tm??t?. Art?k önüne ç?kacak hiç bir kuvvet yoktu. Kartaca ordusu kendi ülkesinde ilerler gibi heryeri i?gal ederek Adriyatik sahillerinde Apulia'ya kadar uzanm??t?.

Bundan bir y?l sonra Roma biraz kendini toplay?nca Pautas ve Varro kumandas?ndaki 50 bin ki?ilik bir ordu ile Anibal a hücum etti. Fakat netice de?i?medi. Roma ordusu Anibal'in kar??s?nda bir defa daha peri?an oldu.

Bu son yenilgi Roma'l?lara çok a??r gelmi?ti. Art?k derlenip toparlanman?n ve Anibal'i ?talya'n?n d???na sürmenin zaman?n?n geldi?ine karar verdiler. Fakat bu kolay i? de?ildi. Türlü entrikalarla Kartaca kuvvetlerini zay?flatma yoluna gidilmi?, ikmal yollar? kesilmi?, Anibal adeta ?talya'da muhasara edilmi?ti.

Art?k Anibal için çekilmekten ba?ka çare yoktu. M. Ö. 202 y?l?nda büyük kay?plar vererek ?talya'dan çekilmi? M.Ö. 201 y?l?nda da Afrika'da Zama'da Romal?'lara boyun e?mek mecburiyetinde kalm??t?.

Romal?'lar büyük bir hayranl?k duyduklar? bu kahraman kumandana dokunmad?lar. Hatta onun devletinin ba??nda kalmas?na r?za gösterdiler. Fakat Anibal bu yenilgiyi kabul edecek yarat?l??da de?ildi. Kartaca'y? gizli gizli yeni bir sava?a haz?rlamaya ba?lad?. Bu sefer Roma'y? yok etmeye kararl?yd?. Fakat çok geçmeden Romal?'lar Kartaca'n?n haz?rl???n? ö?rendiler. Anibal gafil avlanmamak için kaçmay? uygun buldu. Fakat Roma Kuvvetleri onu Bitkinya'da s?k??t?r?nca her?eyin bitti?ini anlad? ve M.Ö.183'de kendini zehirliyerek intihar etti.

Su

Hidrojen ve Oksijen elementlerinin birle?mesinden meydana gelen bir madde. Ayr? oldu?u zaman saydam, renksiz, tats?z bir s?v?d?r. 6 metre derinlikten sonraki su katmanlar? hafif mavi renklidir. 760 milimetre c?va bas?nc?ndan ve 100° C de kaynar, s?f?r derecede donar. Bu noktalar, termometre derecelenmesinden sabit noktalar olarak al?nm??t?r. Yo?unlu?u, s?cakl??a ba?l?d?r. + 4° C de birdir. Su donarken, hacmi geni?ledi?inden yo?unlu?u (buzun), s?v? haline göre daha azd?r.

Yeryüzünün dörtte üçü, ortalama derinli?i 5,5 kilometre olan su ile kapl?d?r. Kutuplar bölgesi, buzlarla kapl?d?r. Atmosfer içinde de bulunur orada su buhar? bulunur. Yiyeceklerin %60 ?, meyvelerin % 95 i, insan vücudunun % 70 i sudur.

Buhar halinde olabilece?i gibi, kar, dolu, ya?mur biçimlerini de al?r.

Kanun nedir?

Ya?ama organ? taraf?ndan, belirli ?ekillere uyularak düzenlenen ve yürürlü?e girmesinden itibaren toplum için uyulmas? gerekli ve zorunlu olan genel, soyut ve devaml? kurallar? ihtiva eden tasarruf.

Kanunlar, ilgili olduklar? i?lerin özelli?ine göre çe?itli adlar al?rsa da genel bak?mdan ?u bölümlere ayr?l?rlar:

1 - Anayasa kanunlar? : Bu kanunlar, devletin ?eklini, yürütme, ya?ama ve yarg? erklerinin durumunu bildiren, ç?kar?lacak öbür kanunlar?n da uyulmas? gereken bir kanundur.

2 - Mali Kanunlar : Mali hukukla ilgili kanunlard?r. Vergi, Barem, Muhasebe-i Umumiye, Emeklilik Kanunlar? gibi.

3 - ?dare Kanunlar? : Kaza çal??mas? d???nda kalan kamu hizmetlerini düzenleyen kanunlard?r. Te?kilat kanunlar? gibi

4 - Medeni Kanunlar : Ki?iler aras?ndaki kar??l?k ili?kileri düzenleyen kanunlard?r. Medeni Kanun, Ticaret Kanunu gibi.

5 - Genel kanunlar : Geni? bir sosyal ili?ikler alan?nda kalan hukuki vakalar? hükmü alt?na alan kanunlar. Medeni Kanun Ceza Kanunu gibi.

6 - Özel kanunlar : Dar bir sosyal ili?iklik alan?nda kalan hukuki vak?alar? hükmü alt?na alan kanunlar : Belediye ve Vergi resimleri hakk?nda kanun, ihtira Berat? Kanunu. Askeri Ceza Kanunu gibi.

7 - Sava? kanunlar? : Sava??n devam etti?i süre içinde, çarp??anlar?n uymas? gereken kurallar? içinde toplayan devletleraras? kanunlar.

8 - Emniyet ve asayi? kanunlar? : Irz, mal, can ve hürriyetin korunmas?, yabanc?lar?n memlekette uymalar? gerekli hukuki durumlar?n? gösteren kanunlar : Pasaport Kanunu, Ecnebilerle ilgili kanunlar gibi.

9 - Belirli süreli kanunlar: Belirli bir uygulamay? güden kanunlard?r.

10 - Ola?anüstü kanunlar : Ancak ola?anüstü durumlarda uygulanmas? gerekli kanunlard?r. S?k? Yönetim Kanunu, istiklal Mahkemeleri Kanunu gibi.

11 - Geçici kanunlar : Baz? ülkelerde, devlet ba?kanlar? taraf?ndan geçici bir süre için ç?kar?lan kanunlard?r. Bizim anayasam?zda böyle geçici kanunlar yoktur.

Emile Zola (1840 - 1902)

Frans?z romanc?s?, Pariste do?mu?tur. Gençli?inde bir hayli s?k?nt? çekmi? baz? ufak memurluklarda bulunmu?, gazete ve dergilerde siyasi ve edebi tenkitler yazm??t?r. Yazd??? romanlar? ile k?sa zamanda ün kazanm??t?r. Bir aral?k siyasi meselelerle de ilgilenme?e ba?lam??, Dreyfus davas? s?ras?nda haks?z yere mahkûm olan bar yahudi yüzba??n?n savunmas?n? üzerine alm??t?r. Bundan dolay? bir y?l hapse mahkûm olmu?, ?ngiltereye kaçmak zorunda kalm??t?r. Bir kaç y?l sonra Parise döndü?ünde bir hürriyet kahraman? gibi kar??lanm??, evinde mangal kömürü vurmas?ndan ölmü?tür. Natüralizm ad? verilen edebiyat okulunun kurucusu olan Emile Zola, tasvir etti?i sahneleri göz önünde canland?rmakta üstün bir ba?ar? göstermi?tir.

Pek çok eser yazm?? olan Zola, eserlerini ?kinci imparatorluk Devrinde Bir Ailenin Tabii ve ?çtimai Tarihi genel ba?l??? alt?nda yay?nlam??t?r.Bu genel ba?l?k alt?nda 20 ciltlik bir roman serisi meydana getirmi?tir. Bunlar?n ba?l?calar? ?unlard?r:Meyhane, Germinal, Toprak, Nana, Adalet, Hakikat.

Popüler etiketler

[ b?t ] [ yeni ] [ boy ] [ kis ] [ ter ] [ etin ] [ nak ] [ ?an ] [ metr ] [ eki ] [ am? ] [ sel ] [ yaz? ] [ ili ] [ alt?n ] [ tas ] [ en son ] [ bul ] [ hare ] [ ele ] [ çük ] [ alma ] [ ?ekil ] [ anlam ] [ kala ] [ iler ] [ rad ] [ sis ] [ din ] [ tre ] [ altyn ] [ dren ] [ ller ] [ ata ] [ den ] [ gece ] [ cad ] [ yer ] [ alan ] [ oyun ] [ maya ] [ mer ] [ faz ] [ k m ] [ dü?ün ] [ para ] [ a a ] [ bil ] [ lara ] [ kol ] [ lam ] [ nüfusu ] [ lun ] [ nedir ] [ alar ] [ ya? ] [ ura ] [ ölüm ] [ hayat ] [ emel ] [ kir ] [ lama ] [ sind ] [ ad? ] [ koy ] [ eski ] [ far ] [ m s ] [ söz ] [ türk ] [ ay? ] [ kilometre ] [ çil ] [ hat ] [ men ] [ e ya ] [ k?s ] [ emin ] [ ted ] [ ker ] [ kaza ] [ as? ] [ lek ] [ sal ] [ oda ] [ bak ] [ kare ] [ sava ] [ med ] [ y?l ] [ imi ] [ n m ] [ teri ] [ lis ] [ ali ] [ gün ] [ kazan ] [ ulu ] [ areket ] [ ünlü ] [ alt ] [ a??n ] [ ?kta ] [ göz ] [ lak ] [ çe?it ] [ göster ] [ r b ] [ oru ] [ pan ] [ mik ] [ ire ] [ do?ru ] [ ten ] [ rol ] [ duru ] [ rmi ] [ sava? ] [ ç?? ] [ avu ] [ k?m ] [ rik ] [ ang ] [ nya ] [ ebe ] [ ney ] [ ece ] [ har ] [ kary ] [ aras ] [ arm ] [ a k ] [ ret ] [ ehir ] [ arl ] [ nil ] [ i il ] [ ilk ] [ kat ] [ rmak ] [ kil ] [ arlar ] [ fazl ] [ ykta ] [ akü ] [ dil ] [ ordu ] [ dana ] [ eri ] [ çevre ] [ nsan ] [ sonuç ] [ katy ] [ erk ] [ baz ] [ da? ] [ 821 ] [ say ] [ ütü ] [ ate ] [ byt ] [ a?? ] [ k?l ] [ kara ] [ mac ] [ yazy ] [ ayy ] [ ben ] [ mil ] [ nem ] [ lir ] [ mar ] [ ran ] [ dem ] [ am?n ] [ aç? ] [ dünya ] [ ati ] [ adlar ] [ tik ] [ inç ] [ yön ] [ ama ] [ reti ] [ ast ] [ gen ] [ ren ] [ eva ] [ n r ] [ ato ] [ çeki ] [ tor ] [ asa ] [ k ta ] [ bel ] [ ak?n ] [ iline ] [ ilgi ] [ meri ] [ ada ]