Baz? besinlerin yap?m?nda gerekli olan mayalanmay? sa?lamak için kullan?lan maddelere verilen ad. Mayalar, bitkilerin bir hücreli olan mantarlar?ndan ba?ka bir ?ey de?ildir. Örnek olarak, bir hücreli mantarlardan bira mayas?, mikroskop alt?nda incelendi?inde, bunun, yumurta biçiminde tek hücrelerden meydana geldi?i görülür. Bunlar, zincirleme tomurcuklanarak ürerler.
Mayalar, bulunduklar? ortamda, çe?itli tepkimelere yol açarlar, örnek olarak bira mayas?, kapal? yerlerde, ?ekerli suyu ayr??t?r?p alkole çevirirler. Alkollü içkiler, bu yolla elde edilir. Kapal? ?i?eler içinde dinlendirilmeye b?rak?lan meyve sular?, bira mayas?n?n etkisi ile zamanla alkol haline gelir.
Ekme?in kabarmas?, yo?urdun meydana gelmesi de maya ile olmaktad?r.Bugün maya yap?m?, bir endüstri haline gelmi?tir.
?nsanlar tarihlerinde çok uzun bir süre tuvalet kullanmad?lar. Ba?lang?çta hayvanlar nas?l yap?yorlarsa, onlar da öyle yapt?lar. ??lerini en yak?n çal?n?n dibinde veya bir ?rmak kenar?nda görebiliyorlard?. Ancak toplumlar geli?tikçe, köyler, kasabalar ortaya ç?kt?kça tuvalet ihtiyac?n? kar??lamak için daha uzak mesafelere gitme zorunlulu?u do?du. Ayr?ca aç?kta b?rak?lan at?klar?n yaratt??? kötü koku ve hastal?k tehlikeleri de insanlarda bu konuda baz? önlemler alman?n zaman?n?n geldi?i bilincini olu?turdu.
Binlerce y?l önce Sümerler, M?s?rl?lar ve Hindistan'da ya?ayanlar oturakta oturup, ihtiyaçlar?n? giderdikten sonra otura?a dü?enleri uzakta bir yerlere döküyorlard?. ?ki bin y?l önce ise Romal?lar ilk basit tuvaleti kullanmaya ba?lad?lar. At?klar oturduklar? deli?in içine dü?üyor, deli?in alt?ndan akan su onlar? uza?a ta??yordu.
Çiftçilerin, aç?k arazide çal??anlar?n ise zaten böyle bir dertleri yoktu. Tarlan?n bir kö?esine çukur kaz?yor, çukur yeterince dolunca, toprakla dolduruyor ve ba?ka bir çukur kaz?yorlard?. Geceleri ise yataklar?n?n alt?nda bir laz?ml?k bulunduruyorlard?.
Ortaça?da kale ve ?atolarda at?k bir delik vas?tas? ile binan?n etraf?ndaki su birikintisine dü?ürülüyordu. Bir yere tuvaletini yap?p, onu bir tanktan gelen su ile sürükleyip, uygun bir yere b?rakma fikri ilk olarak Kraliçe 1. Elizabeth zaman?nda, 1589 y?l?nda John Harrington'dan geldi. Ancak o zamanlar ?ngiltere'deki evlerde ne böyle bir tank? dolduracak, ne de at??? al?p götürecek su sistemi vard?.
Günümüzdekilere benzer bir tuvalet ancak iki yüzy?l sonra 1778'de ?ngiltere'de bir saat yap?mc?s? olan Alexander Cum-ming taraf?ndan tasarland? ve Joseph Bramah taraf?ndan geli?tirildi. Tuvaletlerden evlere yay?lan kötü koku ise 1849 y?l?nda Stephen Green'in 'U' ?eklinde bir boruyu tuvaletin ç?k???na monte etmesi ile son buldu. Tuvaletlerin ve günümüzde lavabolar?n da alt?nda bulunan bu 'U' ?eklindeki boruda her zaman bir miktar su kal?r ve kokunun olu?mas?n? önler. Tabii o zamanlar tuvaletler dökme demirden yap?l?yordu. Sonra düzgün yüzeylerinin temizlenme kolayl??? bak?m?ndan seramik tuvaletler üretilmeye ba?lan?ld?. 1888 y?l?nda ise tuvaletlere zinciri çekilince suyu akan klozetler ilave edildi.
Bizde tuvaletler için hela, kenef, ayakyolu, WC., 00, yüznu-mara gibi birçok isim kullan?l?r. 'WC.' ?ngilizce ismindeki 'Wa-ter Closet'in ba? harfleridir. Yüznumaran?n hikayesi ise de?i?ik. Eskiden Fransa'da otellerde tuvaletler koridorlar?n uçlarmdayd?. Odalar?n her birine birer numara verirken, tuvaletlere numaras?z demi?ler ve '00' diye i?aretlemi?lerdi. Frans?zca'daki 'numaras?z' kelimesi ile ' 100 numara' kelimesi hemen hemen ayn? telaffuz edildi?inden, bizde Frans?zcas? biraz k?t birinin tercüme hatas? sonucu'yüznumara'olarak yerle?mi?tir.
Beriberi yeteri kadar (Bl) vitamini alamayanlarda görülen öldürücü bir hastal?kt?r.
Tah?l tanelerinin kabu?unda, sütte, baz? sebzelerin köklerinde ve mayalarda bulunur. S?ca?a çok duyarl? bulunan (Bl) vitamini konserve yap?m? s?ras?nda yok olur. Bu yüzden g?das?n? ço?unlukla konserve yiyecekle sa?layan uygar ülkelerde zaman zaman beriberi hastal???na rastlan?r.
Vitaminlerin mevcudiyeti ke?fedilinceye kadar, bu hastal???n nedeni bilinmiyor ve bu yüzden de hastal??a tutulanlar?n ço?u kurtulam?yordu.
Beriberi hastal???n?n "polinevrit" ve "ödemli" olmak üzere iki ?ekli vard?r. "Polinevrit" ?eklinde, önce bacaklarda a?r?l? bir halsizlik duyulur, hastal?k tedavi edilmezse belden a?a??k?s?mda felç görülür. "Ödemli" ?eklinde ise, kalp yetersizli?i belirtileri ile birlikte, vücutta ödemler ve vücut s?v? keselerinde su toplanmas? görülür. Tedavide geç kal?nd??? taktirde vücutta dola??m güçlü?ü ba?lar ve hastal?k ölümle sonuçlan?r.
?lk yudumla birlikte, alkol a??z ve yemek borusu ile temas ettikten sonra, ciddi miktarda kana kar??t??? ilk durak olan mideye gelir. Ancak alkolün kana kar??mas? en çok ince ba??rsaklarda olur.
Büyük bir k?sm? ince ba??rsaklarda kana geçen alkol, derhal merkezi sinir sistemimizi etkilemeye ba?lar. Birkaç dakika sonra beyne geçerek sinir hücrelerini etkiler ve mesaj iletimini yava?lat?r.
?çmeye devam edilirse, beyindeki görme, denge, konu?ma ve muhakeme ile ilgili sinir merkezleri etkilenmeye ba?larlar. Bu arada alkolün bask?lay?c? etkilerini yenebilmek için, kalp kas? zorlan?r ve nab?z artar.
Biraz daha içilirse ?uur kayb? meydana gelebilir. Daha da devam edilirse, alkolün kandaki oran? alkol zehirlenmesi seviyesine ula??r, solunum yetmezli?i nedeni ile ölüm kaç?n?lmaz olur.
Alkol oldukça yava? yak?l?r. 100 gram saf alkolün vücutça yak?lmas? yakla??k 10 saat sürer.
Karaci?erde yak?lan her bir gram alkol için 7.1 kilokalori aç??a ç?kar. Yap?lan ara?t?rmalara göre ABD'de insanlar genel olarak kalori ihtiyac?n?n yüzde l O'unu alkolden kar??lamaktad?r. Alkoliklerde bu oran yüzde 50 olup ciddi beslenme bozukluklar? görülür.
Alkol karaci?er yetmezli?i yan?nda, kalp hastal??? ve kanser riskini de art?r?r. Beyinde hücre kayb?na yol açar, uzun sürede beyin hücrelerindeki dejenerasyon artar, psikiyatrik bozukluklar ba?lar.
Ama alkolün en büyük etkisi, sa?l??? bozmas?n?n yan?nda, aileleri ve arkada?l?klar? parçalamas?, hapishane ve hastaneleri doldurmas?d?r.
Haydi, ?erefinize!
Esas? ruhçulu?a dayanan eski bir Türk dininin ad?. Eski Türkler, dünyan?n ruhlarla dolu oldu?una ve insanlar?n ya?ay?? ve hareketlerinde bunlar?n etkisi oldu?una inan?rlard?. Ruhlarla insanlar aras?ndaki ilgileri, bu inan??a göre ?amanlar sa?larlard?.
Türk Dil Kurumunun sözlü?ünde “?ki veya daha çok ?ey aras?nda konum, biçim ve belirli bir eksene göre ölçü uygunlu?u, bak???m” diye geçen simetri aslen frans?zcadan gelmektedir.
Kimyada ise simetri, bir molekülün bir eksen veya düzlem referans al?narak yap?lan üç boyutlu aç?sal hareket sonucunda tekrar ilk halini almas? özelli?idir.
?lk adlar? önce ?Running Red’ olan ?skoç grup Travis, Chris ve Jeff Martyn karde?ler taraf?ndan kuruldu. Chris ve Jeff Martyn’in okul arkada?? Andy Dunlop’un gitara, Neil Primrose’un davula geçmesiyle kadrosunu olu?turan grup, vokale bayan bir vokalist geçirerek ilk konserini ?Glass Onion’ ismi alt?nda gerçekle?tirdi. 1991 senesinde yeni vokalist aray??lar?na ba?layan Glass Onion, kadrosuna 1991 y?l?nda Fran Healy’i dahil etti. 1993 y?l?nda ’The Glass Onion
Organizmaya girdi?inde, organik maddeleri ile fizyolojik çal??may? bozan ve çoklukla ölüme sebep olan cisimlere verilen ad.Zehirler, etkileri bak?m?ndan üçe ayr?l?rlar. 1 - Organik dokuyu eriten ya da bozan zehirler, 2 - Sinirler üzerine etki yapan zehirler, 3 - Gaz zehirler.
Birinci grup zehirler yak?c? ve eritici özellikte olan zehirlerdir. Süblime, zaçya??, kezzap, bunlara örnek olarak gösterilebilir.
?kinci grup zehirler aras?nda, çe?itli organik maddeler yer al?r. (Y?lan zehirleri baz? bitkilerdeki zehirler, tütünden elde edilen nikotin, afyondan elde edilen afyon, morfin, kokain, eroin gibi maddeler bald?ran ve çay?rotu gibi bitkilerden elde edilen belladon ya??, bu maddelere örnek olarak gösterilebilir.)
Bu zehirler az oranda al?nd?klar?nda ilkin sinirleri ve beyni uyu?tururlar, dalg?nl?k ve bayg?nl?k yaparlar, zamanla felç ve ölüm meydana getirirler.
Üçüncü grup zehirler aras?nda klorbrom, nitrojen buharlar?, karbon monoksit, havagaz? gibi gaz zehirleri yer al?r. Bunlar solunum yolu ile al?n?rlar, kana kar??arak alyuvarlar?n kimyasal düzenini bozarlar ve zehirlenmelere sebep olurlar.
Büyük Türk denizcilerinden. Soyca Türk olan bir aileden gelmedir. Çe?itli deniz sava?lar?na kat?lm??, ?nebaht? deniz sava??nda, Türk donanmas? yanarken dü?man gemilerini yakmay? ba?arm?? ve ba?ar? ile kurtulabilmi?tir. Bu ba?ar?s? sebebi ile, Uluç ad?, K?l?çolarak de?i?tirilmi?tir. Sokullu Mehmet Pa?an?n da yard?m?yla bir y?l içinde yeni bir donanma mey dana getirmi?.?spanyollara ve Venediklilere kar?? bir çok deniz zaferleri kazanm??t?r.
Büyük Rus romanc?s?. Asil bir ailedendir. Bir süre üniversiteye devam etmi?, fakat kendi kendini yeti?tirmi?tir. ?lkin ba??bo? bir hayat ya?am??, sonralar? Kafkasyada olan a?abeysinin yan?na giderek asker olmu?tur. Edebiyata bu s?ralarda ba?lam??t?r. Bir süre Avrupay? gezmi?, sonradan do?um yeri olan Yasnaya Polyanada yerle?erek kendini tamamen edebiyata vermi?. Hayat?n?n son y?llar?nda kar?s? ile anla?amayarak evini terk etmi? ve meçhul bir yere giderken trende zatürreeye yakalayarak bir istasyon odas?nda ölmü?tür.Eserlerinin hemen hepsinde büyük bir fikir ve sanat adam?n?n elinden ç?km?? oldu?unu sezdiren bir dü?ünce ve hayal zenginli?i vard?r.
Modern dünya yazarlar?ndan olan Tolstoyun ba?l?ca eserleri ?unlard?r: Harp ve Sulh, Anna Karanina, Ölümden Sonra Dirilme, Ya?ayan Ölü, Karanl???n Kudreti
Popüler etiketler
[ kilometre ] [ eva ] [ lan ] [ kül ] [ ime ] [ dana ] [ ütü ] [ ted ] [ sel ] [ orta ] [ yun ] [ dünya ] [ e in ] [ aç? ] [ par ] [ alma ] [ y?llar ] [ top ] [ duru ] [ meri ] [ söz ] [ avu ] [ yer ] [ sav ] [ ylk ] [ sar ] [ düzen ] [ nedi ] [ arlar ] [ t?r ] [ sis ] [ ren ] [ b?t ] [ nce ] [ kol ] [ ran ] [ tas ] [ a?ar ] [ halk ] [ nak ] [ har ] [ a r ] [ let ] [ bar ] [ meydan ] [ rmak ] [ rmi ] [ bur ] [ ?kta ] [ da? ] [ bal ] [ iline ] [ ire ] [ yaz? ] [ tor ] [ nüfusu ] [ erik ] [ ray ] [ tay ] [ tak ] [ lym ] [ din ] [ ate ] [ sonu ] [ rak ] [ lke ] [ rsa ] [ eki ] [ kil ] [ kler ] [ bel ] [ bak ] [ kap ] [ ilgi ] [ dün ] [ ayy ] [ fazl ] [ r ya ] [ k m ] [ ni? ] [ türk ] [ her ] [ nar ] [ güne ] [ reti ] [ bas ] [ kta ] [ çin ] [ para ] [ van ] [ ak?n ] [ utu ] [ say? ] [ ece ] [ dü?ün ] [ e il ] [ rik ] [ lir ] [ an? ] [ emin ] [ erk ] [ ki?i ] [ dam ] [ mede ] [ has ] [ kle ] [ linde ] [ nsan ] [ den ] [ emi ] [ önce ] [ atl ] [ arda ] [ asa ] [ yazy ] [ far ] [ mac ] [ am? ] [ lun ] [ 821 ] [ genel ] [ sab ] [ gün ] [ inci ] [ sla ] [ çil ] [ ykta ] [ ince ] [ ak?m ] [ maya ] [ ali ] [ ebe ] [ dük ] [ ba? ] [ anlam ] [ çel ] [ byt ] [ insanlar ] [ alt ] [ gece ] [ oda ] [ tan ] [ tyr ] [ bil ] [ zar ] [ k?m ] [ do?ru ] [ yün ] [ k sa ] [ çük ] [ ilk ] [ ?am ] [ mar ] [ a k ] [ yaz ] [ ama ] [ kir ] [ boy ] [ eri ] [ ayna ] [ nil ] [ elik ] [ med ] [ car ] [ e?in ] [ a a ] [ led ] [ say ] [ ile ] [ çe?it ] [ tin ] [ neden ] [ ato ] [ a?? ] [ ura ] [ çim ] [ man ] [ can ] [ aras ] [ bun ] [ sonuç ] [ güç ] [ ta? ] [ lam ] [ n m ] [ nüfus ] [ nya ] [ ata ] [ tarih ] [ ret ] [ kaz ] [ alan ] [ arl ] [ mal ] [ d?n ] [ kim ] [ akl ] [ kul ] [ aml ] [ ser ]