Armand Suly Prudhomme (1867 - 1907); Frans?z ?airi. Pariste do?mu?tur. Gençli?inde Creusot fabrikas?nda memurluk ederek fen adam? olmak istemi?,fakat sonradan hukuk ö?renimi yaparak edebiyatla me?gul olmu?tur. 1881 de Frans?z Akademisine üye olmu?, 1901 de Nobel Edebiyat Arma?an?n? kazanm??t?r.?iirlerinde ince duygu ve dü?ünce tahlillerine yer vermi?, Parnassien ak?m?n?n beli ba?l? temsilcilerinden biri olmu?tur.Ba?l?ca eserleri ?unlard?r: Les Stances, Solitudes, La Justice Les Epaves.
Bilimsel çal??malar, yeryüzünde hayat?n ba?lang?c?n?n 1.000.000.000 ( bir milyar ) y?l önceye kadar uzand???n? belirtmektedir. Ancak hayat?n ne ?ekilde ba?lad??? her ?eye ra?men kesinlikle bilinmiyor.
Baz? çevrelere göre,bir gökta??, ya da parçalanan bir gezegenden dü?en zerreler hayat?n ba?lang?c?nda temel olmu?tur. Di?er baz? bilginler ise,hayat?n do?rudan do?ruya dünya
üzerinde ba?lad???n? ileri sürmektedirler. Bunlara göre, dünyan?n zamanla so?umas? esnas?nda çe?itli kimyasal bile?imler ortaya ç?km??t?r. Protoplazma da bunlar?n bir k?sm?ndan meydana gelmi?tir. Sözkonusu görü?, virüslerin kar???k atom moleküllerinden meydana geldi?inin ke?fine dayanmaktad?r. 1930 y?l?nda Amerika'da Dr. William Stanley'in yapt??? bu çok önemli ke?if, tütün virüsünün billurla?m?? (kristalize) proteinden ibaret oldu?u gerçe?ini ortaya koymu?tur.Kimyasal bir molekül olan bu protein, cans?z maddelerde görülmemi? bir ço?alabilme özelli?ine sahiptir.
Bu do?rultudaki çal??malar?n geli?mesi sonucu, günümüzde yapay hücreler bile meydana getirilebilmektedir. Hücre , bütün canl?lar?n temel ta??d?r. Baz? yapay hücreler,tek hücreli amipler gibi hareket edebilmektedir. Ayn? yapay hücrelerin, t?pk? canl? hücreler gibi baz? ?artlarda (zehirlenince, havas?z kal?nca) öldükleri de bir gerçektir. Ancak, bunlar?n gerçek anlam?yla canl? olduklar? söylenemez.
Bütün canl?lar peltemsi bir madde protoplazmadan meydana gelmi?tir. Canl?lardaki protoplazma da hücreler halinde düzenlenmi?tir. Bitki ve hayvan hücrelerinin çe?itli biçimlerde olmas?na ra?men ortak yönleri çoktur. Protoplazma, dolay?s?yla hücre yap?s?ndaki ortak özellik, hepsinde karbon, hidrojen, oksijen, azot, fosfor, kükürt, klor, kalsiyum, magnezyum, potasyum, sodyum,demir gibi asal elemanlar?n bulunmas?d?r. Ayr?ca, miktarlar? çok daha az olmak üzere iyot,flüor, silikon,bak?r,boron ve manganez elemanlar?n?n varl??? da bilinmektedir. Bilimsel deneylere dayanan çal??malar, protoplazman?n yap?s?nda k?rk iki çe?it eleman oldu?unu ortaya koymu?tur.
Böylece yukarda isimlerini verdi?imiz elemanlar, hayati canl?l??? meydana getirmek için çe?itli bile?imler yap?s?ndad?r.
Bunlar? da ?u ?ekilde s?ralayabiliriz:
1-Karbonhidratlar
2-Ya?lar
3-Proteinler
4-Tuzlar
5-Su
6-Enzimler
?ngiliz ?airi, Londrada do?mu?tur. Sonradan at kiralay?c?s? olan bir seyisin o?ludur. Okul s?ralar?nda iken kendini ?iire vermi?, 1817 y?l?nda yay?nlad??? ?iirler adl? ilk kitab?ndan sonra, bütün zaman?n? ?iire vermi?tir. Bu sebeple hekimlik mesle?ini b?rakm??, çok k?sa olan hayat?nda, ?ngiliz ?iirinin ?ekilce ve özellikçe en güzel örnekleri olan ?iirlerini yazm??t?r.
Osmanl? hükümdar? I. Murad,babas? Orhan Bey zaman?nda kurulmu? olan piyade ve süvari te?kilat?na dokunmadan,do?rudan do?ruya kendi emri kumandas? alt?nda olacak yeni bir ordu kurmak gere?ini duydu.
Yeniçeri, cebeci ve sipahi ad? verilen kap?kulu ocaklar?n?, kurdurdu. Bunlara daha sonralar? topçu, toparabac?,humbarac?, la??mc? ve sakalar da kat?ld?. Bu yeni ordunun mensuplar?na kap?kulu ad? verildi.
Bütün vücudumuz, bir k?sm? gözle görülebilen, büyük bir k?sm? da ancak dikkatli bak?nca fark edilen k?l ve tüylerle kapl?d?r. Bu tüy ve k?llar?n dibinde 'sebum' ad? verilen ya? bezleri vard?r. Bunlar?n ç?kard??? ya?, su geçirmez keratin bir tabaka olu?turur ve suyun derimizden içeri girmesini önleyerek derimizi yumu?ak tutar.
Belki de en çok kullan?lan yerler olmalar? nedeni ile vücudumuzda sadece parmak uçlar?m?z ve tabanlar?m?zda k?l veya tüy yoktur. Dolay?s? ile koruyucu keratin tabaka da yoktur. Ayr?ca parmaklar?m?z?n uçlar? ve ayaklar?m?z?n tabanlar? kal?n bir deri tabakas? ile kaplanm??t?r.
Parmaklar?m?z?n uçlar? ve tabanlar?m?z suyun alt?nda belli bir süre kal?p iyice ?slan?rsa, osmos denilen daha sulu bir maddenin daha koyu bir maddenin içine giri?i sonucunda derimizin alt?na su girer ve bu su burada kendine yer bulmak ister. Ancak buradaki kal?n derimizin genle?erek bu suya ay?rabilece?i fazla yeri olmad??? için, aynen yaz?n çok s?cak havalarda yollardaki asfaltlarda oldu?u gibi e?ilir, bükülür yani büzü?ür.
K?? aylar?nda güne? ???nlar? çok güçlü olmad??? için, bulutlar?n bulunduklar? yüksekliklerde hava s?cakl??? çok dü?ük olunca, yükselen su buhar?, sublime denilen ?ekilde s?v? hale geçmeden, bu a?amay? atlayarak do?rudan buz kristali haline dönü?ür. 0.1 milimetre çap?ndaki buz kristalleri birbirlerine yap??arak kar tanelerini olu?tururlar.
E?er bulut ile yer aras?ndaki hava s?caksa bu kar taneleri yere dü?ene kadar ya?mur tanesi haline dönü?ebilirler, ama so?uk-sa yere kadar kar tanesi olarak inmeyi ba?arabilirler. Hafiflikleri nedeniyle yere o kadar yava? inerler ki 3000 metreden inmeleri 2 saat alabilir. Bazen bulutun alt?ndaki s?cakl?k öyledir ki, bir k?sm? kar, bir k?sm? ya?mur damlas? halinde dü?erler, biz buna 'sulu sepken' diyoruz. Yani ya?mur veya kar ya?mas?n? belirleyen ana unsur, bulut ile yer aras?ndaki hava s?cakl???d?r.
Genel kan?n?n aksine kar ya?mas? havay? ?s?tmaz, aksine ?s?nan hava kar?n ya?mas?na sebep olur. Çok so?uk havan?n içine su alma kapasitesi daha azd?r. ?çine alamad??? su ya 'don' ?eklinde yeryüzünde kal?r ya da 'k?ra??' olu?ur. Bu ?artlarda kar kesinlikle olu?amaz. Hava 3 derece gibi biraz ?s?n?nca, su buhar? yeryüzünden yükselebilir, çok yüksekliklerdeki so?uk hava tabakalar?na ula?abilir ve kar ya???? meydana gelebilir. Biz de sanki kar ya?d??? için hava ?s?nm?? gibi alg?lar?z.
Kar tanesinin olu?umu hakikaten bir tabiat mucizesidir. Gerçi baz? kayak merkezlerinde, kar ya???? yetersiz oldu?u zamanlarda suni kar üretiliyor ama bu görüldü?ü kadar kolay de?il. Do?al kar tanelerinin ortas?nda çekirdek olarak toz parçac?klar?n?n oldu?unu biliyoruz. E?er bunlar olmazsa saf su -40 derecede bile kristalle?emiyor.
?lk olarak 1975 y?l?nda Berkeley, California Üniversitesinden Prof. Steve Lindow 'snomax' denilen bir proteini toz parçac?klar? yerine kullanarak suni kar üretmeyi ba?ard?. Bu madde sayesinde daha hafif ve kuru kar tanelerinin üretilmesi sa?land? ve Norveç'te yap?lan 1994 k?? olimpiyatlar?nda çok yayg?n olarak kullan?ld?.
Kar kristalleri alt?gen bir ?ekil içindedirler. Her bir koldan 3 ve 12'li kollar ç?kar. Bu dizili?in sebebinin oksijen atomlar?n?n dizili? ?ekli oldu?u san?l?yor.
Dolu ya???? daha ziyade ?l?man iklimlerde ve bahar aylar?nda görülür. Is?nan hava ile yükselen su buhar?, hava ak?mlar? ile daha da yükselerek 12.000 metre civar?nda -50 derece hava s?cakl???nda buz kristallerine dönü?ür. Buradaki güçlü hava ak?mlar? ile bu buz kristalleri de birle?erek buz tanelerini olu?turur.
Bu buz taneleri a??rl?klar? nedeni ile o kadar h?zl? dü?erler ki bulut ile yer aras?ndaki s?cakl?k ne olursa olsun eriyecek zaman bulamazlar. Çap? 5 milimetreden büyük dolular halinde yeryüzüne ula??rlar. Asl?nda tüm bu ?artlar?n olu?mas? çok enderdir ve bu nedenle dolu ya???? hem çok az görülür, hem de çok k?sa sürer.
Günümüzde bilim dünyas?n?n en büyük amac?, insan?n bar?? ve bolluk içinde ya?amas?n? gerçekle?tirebilmek için atomdan enerji sa?lamakt?r. Bu dü?üncenin uygulama alan?na konmas?, insanl???n dü?ünce tarihinde gerçek anlam?yla dev ölçüde bir devrim demektir.
Ünlü bilim adam? Albert Einstein (Ayn?tayn), maddeyi enerji terimleriyle de?erlendiren bir kuram (teori) ortaya koyan ilk bilgindir.Ba?ka türlü söylemek gerekirse, maddenin enerjiye dönü?ebilece?ini göstermi?tir. Bu durumda madde ikinci planda kalm??, fizik dünyas?nda en önemli ?ey enerji olmu?tur.
?imdi de geni? anlam?yla enerjinin ne demek oldu?unu görelim. Enerji,bir cisimde,bir maddede bulunan i? yapabilme yetene?i, ortaya i? ç?karma gücüdür. Bir insanda, bir makinede, yüksek bir yerden akan suda her an için belirli bir i? yapabilme gücü, dolay?s?yla belirli miktarda enerji vard?r. Söz geli?i bir otomobili ele alal?m. Otomobilin motorunun çal??mas? için kuvvet kullan?lmal?d?r. Bu nedenle bir kuvvetin sa?lanmas? gerekir. Kuvveti meydana getirecek ?ey enerjidir. Buradaki enerji nereden mi gelir ? Otomobilin deposuna doldurulan yak?t (benzin),motorun çal??mas? için gerekli enerjiyi verir. Silindirin içinde yanan benzin,belirli bir kuvveti i?ba?? yapar. Bu kuvvet de, motorun bütününü çal??t?ran di?lileri, tekerlekleri harekete getirir. Sonunda enerji bir i? yapm??,otomobili yürütmü?tür.
Fizik biliminin iki önemli unsurundan biri enerji,öteki de kütle'dir. Bu iki unsuru birbirinden tam olarak ay?rmak, ayr? dü?ünmek sözkonusu de?ildir. Enerji türlerini mekanik enerji, kimyasal enerji, elektrik enerjisi, atom enerjisi diye sayabiliriz. Bütün enerji ?ekilleri asl?nda iki genel bölümde toplan?r. Bunlar :
1) Potansiyel Enerji
2) Kinetik Enerji bölümleridir. Potansiyel enerji,bir cismin bulundu?u yer, ya da durumu dolay?s?yla edindi?i enerji miktar?d?r. Yukarda de?indi?imiz petrol (benzin-akaryak?t) örne?inde, moleküller elektriksel kuvvetle bir arada tutulmaktad?r. Enerji bu moleküllerde depolanm??t?r. Buradaki enerji "potansiyel" enerjidir. Benzin patlamayla ate?lendi?i zaman, potansiyel enerji kullan?lm?? olur. Yüksek bir yerden akan suda, bir oku koyuvermek için gerilmi? yayda,bir saatin zembere?inde de potansiyel enerji vard?r.
Kinetik enerji, cisimlerde hareket halinde olmalar?ndan dolay? bulunan enerjidir.
Yüksekten akan su bir de?irmenin çark?na çarpt???nda, gerilen yay serbest b?rak?l?p oku f?rlatt???nda, saatin zembere?i di?lileri harekete geçirdi?i zaman, daha yukarda belirtilen cisimlerdeki potansiyel enerji, kinetik enerjiye dönü?mü? demektir.
Kimyasal de?i?meler yoluyla da birçok enerji ?ekilleri elde edilebilir. Baz? maddeler oksijenle birle?erek yanar, bu yanmayla ???k ve ?s? verirler. Buradaki "yanma" olay? kimyasal bir de?i?medir. Yanmayla meydana gelen ?s? ve ???ksa birer enerji kayna??d?r. T?pk? bunun gibi, fiziksel de?i?meler de enerji elde edilmesine yararl? olur. Ses fiziksel de?i?me nitelikli bir enerji kayna??d?r. Akarsu gücü ise mekanik enerji türlerinden biridir.
Potansiyel enerji ile kinetik enerji aras?ndaki ili?ki ?öylece belirtilebilir. Hareket halindeki bir cismin kitlesinden ve h?z?ndan meydana gelen enerji "kinetik" enerjidir.Cisim dü?mekle potansiyel enerji kaybeder ve kinetik enerji kazanm?? olur. Fakat kazan?lan enerji miktar? daima kaybedilen miktara e?ittir. Gerçekte,yeryüzündeki enerji miktar? daima ayn? kal?r. Yeni enerji yaratamay?z ve mevcut enerji miktar?ndan bir k?sm?n? yok edemeyiz.Dü?meyle,akan suyla,kömürle, atomla ne yaparsak yapal?m, enerjinin sadece bir ?ekilden ba?ka bir ?ekilde dönü?mesi sözkonusudur. Yoksa kullan?lan enerji kaybolup gitmi? de?ildir.
Yedinci Osmanl? hükümdar? olup 1430 ile 1481 y?llar? aras?nda ya?ayan, ba?ta ?stanbul ?ehri bulunmak üzere 200 ?ehir, 2 imparatorluk ve 14 ülkeyi Osmanl? Devleti'nin s?n?rlar? içine katarak "Fatih" unvan?n? alan II. Mehmet'in ölümüne ili?kin çe?itli söylentiler vard?r. Fatih Sultan Mehmet 1481 y?l?n?n 3 May?s günü Gebze yak?nlar?nda ans?z?n öldü?ü zaman yeni bir seferin ba??nda bulunuyordu. Baz? tarihi kaynaklar Fatih'in hastalanarak öldü?ünü belirtiyorsa da, buna kar?? ç?kanlar say?ca çokluktad?r. Görü? ve aç?klamalar? da daha a??r basmaktad?r.
Bu çevrelere göre, M?s?r, daha kuvvetli bir tahminle ?talya seferinin ba??nda bulunan Fatih Sultan Mehmet Venedikliler taraf?ndan görevlendirilen bir alça??n zehiriyle ölmü?tür.Fatih'in ölüm haberinin ak?ama do?ru ?stanbul'da duyuldu?unda baz? karga?al??a yol açmas?, Venedikliler'in zehirleterek öldürdü?ü yolundaki kuvvetli söylentileri büsbütün peki?tirmektedir. Gene güvenilir tarih kaynaklar?na göre, Fatih 2 May?s günü askeri denetlemi? ve ileri gelen komutanlar?yla bir toplant? düzenlemi?tir. Bu durumda, hemen ertesi gün ölmesiyle sonuçlanacak kadar a??r bir hastal???n sözkonusu olamayaca?? tabii bir ?eydir.
Türk roman ve hikaye yazar?. ?stanbul da do?mu?tur. Ö?renimini ?zmir rü?tiyesinde tamamlam??, bir süre Frans?zca ö?renebilmek için ?zmirdeki mechitariste rahip okuluna devam etmi?tir. Ö?rencili?i s?ralar?nda Nevruz adl? bir dergi ç?karm??a okulu bitirince bir taraftan Osmanl? Bankas?nda memurluk, ?zmir rü?tiyesinde Frans?zca ö?retmenli?i yapm??t?r. Bu s?ralarda Hizmet adl? bir gazete ç?km?? ve ?stanbula (1893) giderek idaresinde memur olmu?tur. Bir ara Darülfünun Edebiyat Fakültesinde Bat? edebiyat? okutmu?, 1909 da Mehmet V. hükümdarl??? s?ras?nda Mabeyin ba? tipli?ine getirilmi?, buradan ayr?l?nca, daha memurluk hayat?na dönmemi?tir,
?stanbula geldikten sonra Recaizade Mahmut Ekremin, tavsiyesi ile Servet-i fünun dergisinde hikaye, makale, roman yay?nlama?a ba?lam??, böylece, Edebiyat-? Cedide toplulu?una kat?lm??t?r. Halid Ziya U?akl?gil, Edebiyat-? Cedide toplulu?unun en önemli roman ve hikaye yazar?d?r. Küçük ya??nda iken Frans?z oku da ald??? Bat? kültürünün, realist ve süralist Frans?z romanc?lar?n?n etkisi t?nda kalm??. Türk edebiyat?nda real ak?m?n?n ba?ar?l? örneklerini verimi Eserleri ile Türk nesir dilinde bir ç???r açm?? ,belli kurallar içinde cümle kurulu?lar?n? ve noktalama i?aretlerini türkçeye sokmu?tur. Halid Ziya, ayn? zamanda ilk yazd??? eserlerindeki dili eski görmü?; bunlar?n yeni bas?mlar?n? bugünkü dile çevrilmi? ?ekliyle bast?rm?? yeni eserlerini de sade bir dille yazm??t?r.
1867 y?l?n?n 7 Kas?m günü Polonya'da Marja Sklodowska' da do?mu? olan Madan Küri (Marie Curie), 1895 y?l?nda ah?ab dermeçatma laboratuar?nda çal???rken,ne o,ne de bir ba?kas? radyum'un ad?n? bile duymu? de?ildi. Madam Küri, genç, mesle?inde gerçekten parlak fakat yoksul bir Frans?z bilim adam? Pierre Curie,(Küri) ile evlenmi? bir kimyagerdi. Paris'te küçük bir apartman dairesinde ya??yorlard?. Marie kocas?yla birlikte laboratuarda çal???yor pnun iletkenlikle ilgili denemelerine yard?m ediyordu.
Onlar?n dostu Henri Becquerel ad?ndaki bir ba?ka bilim adam?, o yak?nlarda uranyum ad? verilen bir metalle ilgili bir bulu? yapm??t?. Becquerel'in bulu?u, uranyumun gözle görülmeyen esrarengiz ???nlar ya da bir cins enerji yaymas?yla ilgiliydi.
Henri Becquerel tamamen rastlant? eseri olarak, bir parça uranyumu poz verilmemi?,???k geçirmeyen siyah ka??tla kapl? bir foto?raf levhas?n?n (eski makinelerde foto?raf ka??d? yerine bunlar kullan?l?rd?) üzerinde unutulmu? ve ertesi sabah foto?raf levhas?n?n ???k alm??cas?na bozuldu?unu görmü?tü. Uranyumun siyah ka??ttan geçen bir ???n yayd??? besbelliydi.
Becquerel ayn? ?eyi bir kez de pekblend'le denedi. Sert ve siyah bir eleman olan, ayn? zamanda "piçblend" diye bilinen maddenin, foto?raf levhas? üzerinde uranyumdan daha güçlü ,bir etki yapm?? oldu?unu gördü. Pekblend'in içinde (bile?iminde) uranyumdan ba?ka bir eleman daha olmal?yd?. Fikir ve görü?lerini, dostlar? olan Küri ailesiyle de tart??t?. Kar?-koca bu olayla son derece ilgilenmi?lerdi. Alelade ???k ???nlar?n?n geçemedi?i cisimlerden geçen bu esrarengiz ???nlar acaba ne olabilirdi? Bunlar?n kayna?? neydi? Ba?ka elemanlarda da bu yay?m gücü var m?yd??
Madam Küri, bilim dünyas?nda bilinen bütün elemanlarla deneyler yapt?. Sadece Uranyum ve torium'da bu radyasyon eyleminin bulundu?unu aç??a ç?kard?. Bu maddeleri "radyoaktif" diye isimlendirdi. Fakat Becquerel bildi?inden ?a?m?yordu. Ona göre pekblend'in bile?iminde bilinmeyen bir eleman daha vard?. Madam Küri bunu ne yap?p edip bulmal?yd?. Art?k Fizik Okulunda ö?retim üyesi olan Pierre de kar?s?na yard?m ediyordu.Her ?eyden önce, çal??acak daha iyi bir laboratuar ve yeteri kadar pekblend bulmalar? gerekiyordu. Fizik Okulu'nun direktörü onlara çal??acak bir yer sa?lad? ama, pekblend'i nereden bulacaklard??Pekblend son derece pahal? bir maddeydi. Sonunda, Avusturya hükümetinin elinde tonlarca pekblend bulundu?unu ö?rendiler. Uranyumu ayr??t?r?lm?? oldu?undan, Avusturya hükümeti bu pekblend'e de?ersiz gözüyle bak?yordu. Sadece nakliye paras?n? ödeyerek diledikleri kadar pekblend sa?lad?lar.
Çal??malar?n?n ilk k???,kötü hayat ?artlar? nedeniyle Madam Küri zatürre oldu. Fakat çabuk iyile?ti. Ertesi y?l ilk k?z? ?rene do?du. Her ?eye ra?men çal??malar?n? devam ettirdi. 1898 y?l?nda Pierre Curie ö?retim üyeli?ini b?rakt?. Sekiz y?l omuz omuza, tam bir anla?ma ve i?birli?i içinde yo?un çal??malar?n? sürdürdüler. O y?l?n Temmuz ay?nda, uzun ve zorlu çal??malar? ba?ar?yla sonuçland?. Pekblen'de bir de?il, iki yeni radyoaktif eleman daha bulundu?unu aç?klad?lar.
Madam Küri,bunlardan birini Polonya'n?n onuruna "polonium" diye,ötekini de "radyum" diye isimlendirdi. Radyum, uranyumdan bir milyon kez daha radyoaktifti. Sadece 1 gram?n?n bedeli 10. 000 ?ngiliz liras?n? geçiyordu.Son derece de?erli ve ender bir metalik eleman olan radyum'u bulu?u dolay?s?yla, Be cquerel ve Küri ailesi Nobel Arma?an? ald?lar.
Günümüzde kanser tedavisinde ve çok önemli di?er baz? uygulamalarda kullan?lan radyumun bulunmas? için, Küri ailesi 8 ton pekblend'i ayr??t?rmak zorunda kalm??lard?.
Popüler etiketler
[ hare ] [ ?s? ] [ avr ] [ iler ] [ dünya ] [ deniz ] [ tyr ] [ din ] [ ila ] [ insanlar ] [ kilometre ] [ ali ] [ lan ] [ ata ] [ ang ] [ rler ] [ tarih ] [ yun ] [ kad ] [ sal ] [ akl ] [ oru ] [ tay ] [ nüfusu ] [ ben ] [ ine ] [ r ya ] [ koy ] [ kara ] [ sonuç ] [ ato ] [ e?in ] [ nil ] [ nedi ] [ let ] [ lle ] [ sa? ] [ yazy ] [ iline ] [ tan ] [ hayvan ] [ k s ] [ çil ] [ lke ] [ oyun ] [ anlam ] [ önce ] [ akü ] [ ar? ] [ kir ] [ yyllar ] [ kaz ] [ utu ] [ yön ] [ imi ] [ nem ] [ yaz ] [ sav ] [ bili ] [ nüm ] [ amy ] [ ???n ] [ tik ] [ an? ] [ ölçü ] [ devam ] [ den ] [ ylan ] [ emi ] [ türk ] [ kle ] [ güç ] [ hava ] [ gen ] [ reti ] [ mik ] [ ?rk ] [ meri ] [ kim ] [ ayna ] [ ak? ] [ dem ] [ para ] [ lara ] [ veri ] [ ince ] [ led ] [ mer ] [ eri ] [ a a ] [ ada ] [ çe?it ] [ ki?i ] [ a?ar ] [ altyn ] [ rsa ] [ arl ] [ eser ] [ dam ] [ göz ] [ dana ] [ kas ] [ rmak ] [ kül ] [ i il ] [ nar ] [ kol ] [ sis ] [ dil ] [ ime ] [ lek ] [ göster ] [ erk ] [ ret ] [ faz ] [ ati ] [ t a ] [ bur ] [ nedir ] [ gün ] [ bas ] [ etki ] [ asi ] [ y?l ] [ ?ekil ] [ par ] [ tin ] [ kazan ] [ nya ] [ halk ] [ ikl ] [ ulu ] [ dük ] [ kul ] [ hayat ] [ k?m ] [ ordu ] [ k y ] [ am?n ] [ kala ] [ kil ] [ olur ] [ bilin ] [ m s ] [ dini ] [ kon ] [ hal ] [ ate ] [ sar ] [ bun ] [ baz ] [ tak ] [ bil ] [ ta? ] [ lak ] [ ekim ] [ t?r ] [ çeki ] [ mil ] [ lama ] [ dren ] [ duru ] [ bat ] [ çin ] [ ?am ] [ her ] [ kar? ] [ ara ] [ ker ] [ söz ] [ cad? ] [ van ] [ y?llar ] [ ?kta ] [ dü?ün ] [ ser ] [ b?t ] [ a?k ] [ anan ] [ say? ] [ e il ] [ genel ] [ atl ] [ art ] [ evre ] [ rik ] [ ç?? ] [ ini ] [ ahi ] [ kat ] [ dere ] [ men ] [ a?? ] [ ak?n ] [ emin ] [ ay? ] [ tor ] [ çevre ] [ düzen ] [ inci ]