Bilim Ve Teknik Canlılar Din Edebiyat Genel İnsan Ve İnsan Sağlığı Mimari Mitoloji Müzik Önemli Bölgeler Sanat Tarih Toplum Ve Toplum Yapısı Yeryüzü Ve Dünya

Cambazl?k nedir?

?p üstünde dans etmek ve çe?itli hünerler göstermek sanat?. Cambazl?k sanat?, metotlu ve enerjik bir çal??ma sonucu elde ed?Lebilir. Bu sanatta ilerlemi? olan her sanatç?, çal??ma metodu ve hünerler yapma kabiliyetine göre, çe?itli oyunlar oynar. Bu sebeple, ip üstünde soyunup tekrar giyinen, y?lan gibi k?vranan, çe?itli ölüm atlay??lar? yapan, bisikletle yürüyen gözü ba?l? olarak içinde bir kad?n ya da erkek bulunan el arabas? süren, v.s. cambazlara rastlanm??t?r.

Birçok milletlerde oldu?u gibi Türk halk? aras?nda da ra?bet bulan cambazl?k sanat?n?n bugün klasik hale gelmi? hünerleri, daha çok panay?r ya da bayram yerlerinde gösterilmektedir. Ço?u, küçük ?ehirlerin uygun meydanlar?nda yapt?klar? gösterilerle halk? e?lendiren gezici ip cambazlar?na memleketimizin her taraf?nda rastlanmaktad?r.

?emseddin Sami (1850 - 1904)

Türk fikir adam?. Yanyada Fra?eri kasabas?nda do?mu?tur. Ö?renimini Rumelide bir Rum okulunda yapm??, 1871 y?l?nda ?stanbul a gelerek vilayet mektupçu kalemine girmi?, bir taraftan da eserlerini yay?nlamaya ba?lam??t?r. Yazd??? makale ve piyesler, Abdülhamit taraf?ndan ?üpheli görülerek Trablusa sürülmü?, ?stanbula dönü?ünde Sabah ve Tercüman-? ?ark gazetelerinde çal??m??, Cep Kütüphanesi ad? alt?nda eserler yay?nlam??, Tefti?i Askeri Komisyonu katipi olmu?tur.

Devrinin en büyük dil bilginlerinden olan ?emseddin Sami, dilin sadele?mesi, sözlük ve gramerlerin yaz?lmas? konular?n? bilimsel bir gözle ve derli toplu anlatm??, dille yazma denemelerine giri?mi? ve büyük bir sözlük yazarak Türk irfan hayat?nda büyük hizmetler gören bir fikir adam? olmu?tur.

?emseddin Saminin dilcilik alan?ndaki en önemli eserleri Kamûs-i Fran-sevi ile Kamûs-i Türki adlar?ndaki iki sözlü?üdür. Bunlardan ba?ka üçüncü önemli eseri Kamûs-ül Alam adl? alt? ciltlik ansiklopedisidir. ?emseddin Sami, bunlardan ba?ka roman türünde eserler vermi?, tercümeler yapm??, bir tak?m faydal? küçük kitaplar ç?karm??t?r.

Dizel Motorunu Kim Buldu?

Baz? ta??t araçlar?, yol ve yap? makineleri söz konusu oldu?unda, bunlarla beraber Dizel motorunun ad? da an?l?r. Bunun nedeni, sözü edilen ta??t arac?n?n, yol veya yap? makinesinin Dizel motoruyla çal??mas?d?r. Ba?ka türlü söylemek gerekirse, Dizel motoru bu araçlar?n ve makinelerin hareketini,çal??mas?n? sa?layan güç kayna??d?r. Dizel motoru sadece ta??t araçlar?nda,yol ve yap? makinelerinde kullan?lmakla kalmaz. Kuvvet santrallerinde,büyük yolcu gemilerinde,trenleri çeken lokomotiflerde,fabrikalarda da kullan?lmaktad?r.

Dizel motoru da,asl?nda benzin motorlar? gibi içten patlamal?d?r. Söz konusu patlama,bir silindirin içindeki yak?t?n yanmas?yla olur. Patlamayla olu?an gazlar silindirin içindeki bir pistonu harekete getirir. Yani ?s? enerjisi mekanik enerjiye dönü?ür.

Yukarda de?inmi? oldu?umuz gibi, modern teknolojide Dizel motorunun uyguland??? yerler, bunlardan yararlan?lan teknik çal??ma alanlar? saymakla tükenmez.Kuvvet santrallerinde Dizel ayar?nda i? veren di?er motorlar,c?va buhar? ve gaz türbinleridir. Buna kar??l?k, c?va buhar? ve gaz türbinlerinin, a??rl?klar? çok fazla,ta??nmalar? son derece güçtür.

Bütün bunlar? belirttikten sonra,insan?n akl?nda belirli bir sorunun sivrilmesi tabii bir ?eydir. Dizel ad? nereden gelmi?tir? Bu motoru icat eden kimdir?Gerçekte,her iki sorunun cevab? ayn?d?r. Dizel motoru, 1858 y?l?nda Paris'te do?an ve Alman as?ll? bir ailenin çocu?u olan Rudolph Diesel taraf?ndan icat edilmi?tir. Dolay?s?yla, bu motor " Dizel motoru " diye tan?mlan?r.1858 ve 1870 y?llar? aras?nda Paris'te ya?ayan,burada okula giden Rudolph Diesel,1870 de Fransa ile Almanya aras?nda ç?kan sava? nedeniyle ?ngiltere'ye göç etmek zorunda kalm??t?. Sonra Münih?teki Teknik Kolej'de okudu. 21 ya??ndayken mühendis olarak bu koleji bitirdi.

Kolejdeyken,ö?retmeni termodinamik profesörü ünlü Von Linde idi. Von Linde, havay? s?v? haline dönü?türen ilk bilim adam? olarak tan?n?r. Profesör Von Linde derslerinden birinde buhar makinesinin dü?ük rand?man?ndan söz etti?i zaman, Dizel'in akl?nda daha mükemmel bir motoru gerçekle?tirmek fikri do?mu?tu. Böyle bir motorun pratik yönden daha büyük ölçüde yararlar sa?layaca??n? matematik olarak ispatlam?? , 1893 y?l?nda da bu tür bir motor yapm??t?.Motoru çal??t?rma?a kalk??t???nda, ilk patlamayla motor tahrip oldu.Fakat kompresyonla (s?k??t?rmayla) ate?lemeli motorun çal??aca??n? ispat etmi?ti.

1897 y?l?nda ba?ar?yla çal??an ilk Dizel motorunu yapt?.Dünya ölçüsünde ilgi ve hayranl?k yaratt?.Rudolph Diesel,bulu?u olan motor sayesinde büyük bir servet kazanm??t?. Gitti?i her yerde sayg?yla kar??lan?yor, onurland?r?l?yordu.

29 Eylül 1913 tarihinde, Antwerp'ten hareketle Man?'? geçecek olan (Dresden) gemisine bindi. Londra'ya gidiyordu. Y?ld?zl?,aç?k bir geceydi. Deniz alabildi?ine durgundu. Ertesi sabah (Dresden) r?ht?ma yakla?t??? zaman, Dr. Rudolph Diesel'in kayboldu?u fark edildi. Yata?? bozulmam??t?. Gece boyunca onu gören kimse yoktu. Yolcular ve gemi mürettebat? aras?nda, Rudolph Diesel'in ak?beti konusunda yararl? bilgi verebilecek bir ki?i ç?kmad?.

Bunu izleyen bir y?l boyunca, Dr. Diesel'in kaybolu?u hakk?nda çe?itli fikirler, tahminler,ihtimaller ileri sürüldü. Baz? kimseler öldü?üne inanmaktayd?lar. 1914 de Birinci Dünya Sava??'n?n patlak vermesiyle,bu büyük mucit de unutuldu.

O tarihten sonra sadece Dizel motorunun ad? an?ld?.Fakat bu motoru icat eden insan? herkes unutmu?tu.



Numeroloji Nedir?

Numeroloji (say?bilim), astroloji (y?ld?zbilim) gibi tamamlay?c? unsurlar? olan, gerekti?inde bir arada, gerekti?inde ayr? ayr? ele al?nabilen, ki?iyi ve ki?inin gelece?ini aç?klamay? hedefleyen bir sanatt?r. Astroloji gibi numeroloji’nin temelleri de antik uygarl?klara, antik dü?ünceye dayan?r ve Ortado?u’dan Bat?’ya uzan?p benzer bir süreçten geçer.

En eski ça?lardan beri, say?lar, sadece hesap için kullan?lmad?lar. Örne?in, Keldanl?lar, harflere birer say? yak??t?r?p ki?inin ad?n? kullanarak tahminlerde bulunurlard?, fal bakarlard?.

Yunanl? felsefeci ve matematikçi Pitagor, her?eyi say?lar?n ahengi ile aç?klard?. Çinliler say?lara simgesel de?erler verirler, gerek geleneksel, gerekse ça?da? kabala say?lar?n özelliklerini incelemektedir.

Numeroloji’nin kaynaklar? adeta s?n?rs?zd?r, uygulanmas? da öyle. Konusal olarak bir ucu bat?l inançlara, bir ucu ise toplumlar?n bilinçalt?na dayan?r. Eski M?s?r’da, Mezopotamya’da, antik Yunanistan’da, ?slam öncesi Türkler’de, Araplar’da numeroloji kar??m?za ç?kmaktad?r. Eski uygarl?klar?n bilginleri ve felsefecileri say?lar?n tutkusundan kurtulamam??lard?r. Yüzy?llar geçmesine ra?men benzer bir tutkuyu, ya da aç?klama ihtiyac?n?, Bertrand Russel’den Hitehead’e kadar, ça?da? matematikçilerde ve felsefecilerde de bulmak mümkündür. Çünkü her ?eyi düzene sokmak, bir formüle ba?lamak, aç?klamak, de?erlendirmek say?larla olmaktad?r.

Mezopotamya bilginleri için say? sadece bir nicelik i?areti de?ildi. Çözüldü?ünde, yorumland???nda niceli?i a?an bir güze sahip olan, hatta kutsal say?lan, olumlu ya da olumsuz, u?urlu ya da u?ursuz bir i?aretti.

Babil’de 28 say?s? kutsal say?l?rd?; çünkü 28, hem kutsal say? olan 7′nin ba?ka bir kutsal say? olan 4 ile çarp?lmas?ndan olu?uyor, hem de ilk 7 say?n?n toplam?na e?itti:

1 + 2 + 3 + 4 + 5 + 6 + 7 = 28

Pitagor’un izleyicileri için 1 say? say?lmazd?, di?er say?lar? do?uran bir ba?lang?çt?. Bu yüzden ilk iki say?n?n (2+3) toplam?ndan elde edilen 5 ile yine bu ilk iki say?n?n çarpmas?ndan (2×3) olu?an 6′y? kutsal saymakta, fakat nedenleri aç?klanmamakta, gizli kalmaktad?r.

Ünlü felsefeci ve matematikçi Pitagor’un dü?üncesine göre say?lar a?a??daki anlamlar? kaps?yordu:

1- Özün say?s?,

2- Kar??tl?k, de?i?iklik

3- Arac?l?k, bütünlük, ba?lang?ç, orta ve son, tanr?sal güç,

4- Do?ruluk, adalet, dünya,

5- Evlilik,

6- ?ans,

7- Evrenin tümü [Tanr?sal güç (3) ile dünya (4)’ün toplam?] ya da tanr?n?n dünya ile birle?imi,

8- Sa?laml?k,

9- 3×3 ya da tüm say?lar?n özü,

10- Sonu olmayan yeni bir dizinin ba?lang?c?.

Belirli say?lar, zamanla ayr? bir anlam ve de?er kazan?rlar, kimi u?urlu say?l?r, kimi ise u?ursuz. Bu say?lar? her yerde bulabiliriz; dinsel inançlarda, mitolojide, halkbilim gelene?inde, atasözlerinde vb. Museviler için 9 (3×3) do?rulu?un simgesiydi. Çünkü o ?a?maz bir say? idi:

2 x 9 = 18 (1 + 8 = 9)

3 x 9 = 27 (2 + 7 = 9)

4 x 9 = 36 (3 + 6 = 9)

5 x 9 = 45 (4 + 5 = 9)

Çe?itli kaynaklardan, inançlardan ve dinlerden, 3′ün önemini vurgulayan, say?s?z örnekler ç?kartmak kolayd?r;

- Yunan mitolojisinde denizler tanr?s? Neptün’ün üç di?li asas?,

- Buda’n?n i?aretindeki üç alev,

- Babil’deki üçlü tanr?, Anu-Ea-Bel,

- Asur’daki benzeri üçlü tanr?, Brahma-Vi?nu-Siva,

- Hristiyan dünündeki kutsal üçlü, Baba, O?ul ve Kutsal Ruh,

- Yunanl?lar’da üç gazap tanr?ças?, üç güzellik tanr?ças? ve üç kader tanr?ças? dokuz (3×3) sanat tanr?ças? olarak adland?r?l?rd?.

Üç kadar önemli bir say?da 7′dir:

- Antiklerin gökbiliminde dünya evrenin ortas?nda durur, evrenin merkezini te?kil eder, etraf?nda ise yedi gezegen vard?r: Ay, Merkür, Venüs, Güne?, Jüpiter ve Satürn,

- Çin’de ve Japonya’da yedi de?erli nesne vard?r: Alt?n, gümü?, yakut, zümrüt, kristal, amber ve akik,

- Eski M?s?r’da yedi bilgin, tanr? Ra’n?n gözünden ç?k?p yedi atmaca ?ekline girip uçarlar,

- Eskiler için dünya yedi harikaya sahiptir.

Mitolojide, dinsel inançlarda, bat?l inançlarda ve halkbiliminde, k?tadan k?taya ve uygarl?ktan uygarl??a, say?lara bir önem, bir de?er ve matematiksel i?levlerini a?an bir anlam tan?nd?. Say?lar simgesel bir boyut kazanarak, gerek do?ay? gerekse insan?, giderek evreni ve evreni ?ekillendiren gücü aç?klayabilecek nitelikte bir bilgi, ölçü ve yöntem arac? say?ld?.

Kaynak;

http://www.yorumcu.com/fortune/num/

Filler Uyumak ?çin Yatarlar M??

Afrika?n?n veya Hindistan??n, fillerin sürüler halinde ya?ad??? bölgeleri, belirli bir mesafeden dürbünlerle gözlenecek olursa, ö?le vakti bir fil sürüsünün gölgelik bir yere çekilmi?, ayakta gayet sakin ve hareketsiz durmakta olduklar?n? fark edersiniz. Bunlar istirahat mi etmektedir? Evet, i?in asl? budur. Tam manas? ile derin bir uykuya dalm?? bulunmaktad?rlar. ..

Filler gündüzleri ayakta uyurlar. Sirklerde bulunan veya yakalanm?? olup da,i? görmekte kullan?lan filler,k?sa bir zamanda, bizler gibi yat?p uyumay? ö?renirler.

Vah?i filin günü, ?afakla ba?lar. Bütün sürü, yavrular? da aralar?na alarak, s?k???k bir düzende ilerler.Bütün geceyi taze a?aç fidanlar?n?,kökleri, gürbüz çimenleri, ye?illikleri yemekle geçirirler. Yap?lar?, onlar?n herhangi bir hayvandan çekinmesine veya korkmas?na meydan vermez,bu yüzden de rahatt?rlar.

S?ras?nda bir at kadar h?zl? yol al?r. Bir tepeye t?rmanmak bak?m?ndan da gayet marifetlidirler. ?ster inan?n, isterseniz inanmay?n. Yüzebilirler de...

Do?uda, fil, i? görmek bak?m?ndan gayet de?erli bir hayvand?r. ?yi bir fil, 2000 dolara kadar sat?l?r. Ta??d??? büyük kütükler,demir borular,yap?m?na yard?m etti?i yollar, söktü?ü a?açlar dü?ünülecek olursa,bu para hiç de fazla bir ?ey say?lmaz.

Uçak nedir?

Kanatlar?n?n alt?na havan?n yapt??? bas?nç dolay?s?yla havada tutunabilmek temeline dayanan uçucu ta??t. 1903 y?l?nda Amerikal? Wright karde?ler taraf?ndan icat edilmi?tir. Uçaklarda esas olan, h?zdan faydalan?larak havan?n direncini artt?rmak, uça??n kendi a??rl???n? da bu dirençten a?a?? dü?ürmektir. Böylece havas? direncinden kurtulabilen çe?itli a??rl?ktaki bu dev kütle havan?n istenilen yüksekliklerine ç?kabilme imkan kazanm?? olur.

Bir uçakta ,ba?l?ca ?u bölümler bulunur.

1- Motor.

2 - Pilot ve yolcu yerleri.

3 - Kanatlar, dümen ve ini? tak?m?.

Motor ,ar? benzinle i?leyen yak?t?n patlama gücünü hareket enerjisi haline getiren bir makinedir. Baz? uçaklar çift motorlu, dört motorlu gibi, Motör motörlerinin say???na göre adland?r?l?r ve ba?l?ca iki k?s?mdan ibarettir: a) Makine b) Pervane, Makine, ben deposundan gelen yak?t? hareket ene si haline çevirir. Bu enerji pervan döndürme?e yarar. Pervane de?i?ik say?da olan kanatlar?, döndükçe havay? geriye do?ru itecek ?ekilde yap?lm??t?r. Bu itme gücü ile kanatlara çarpan hava ak?m?, kanatlar?, dolay?s? ile uça?? havaya kald?r?r. Yeni yap?lm?? olan uçaklarda pervane bulunmamaktad?r. Bunlar tepkili uçak ad? ile an?l?r. Tepkili uçak motorlar?nda, yeni kovanlarda birdenbire yanan bol miktarda yak?t, ans?z?n gaza çevrilir havaya kar??arak uça?? ileri f?rlat?r. Bu, birdenbire yanan yak?t?n verdi?i tepki gücünden pervaneli uçaklar?nkinden pek çoktur.

Pilot ve yolcu yerleri uçakla gövdelerini meydana getirmektedir. Pilot uça?? yönetenlere verilen add?r. Pilotun, uça?? yönetti?i bölümde, uça??n hava bas?nc?n?, çe?itli istasyonlarla temas sa?lamaya gerektirecek düzenekler vard?r. Uça?? yukar? kald?racak a?a?? indirecek çe?itli yönlere sevk edecek düzenekler de bu bölümde bulunur. Bu bölüm pilot kamaras? s?nda pilottan ba?ka makinist ve telsizci de bulunur. Uça??n ön bölümünde olan ve gidi? yönünü bütün çevresi ile görme?e yarayan pilot kamaras?, bir kap? ile yolcular?n bulundu?u yolcu kamara s?na aç?l?r. Yolcu kamaralar?nda gerekti?inde 100 ki?iden fazla yolcuyu alabilecek dev uçaklar yap?lm??t?r.

Kanatlar, uça??n iki taraf?nda uzanan bölümlerdir. Uçak, bunlar?n arac?l??? ile yükselebilir. Kanatlar?n arka bölümlerinde dar ?ekilde düzenlenmi? bir k?s?m, dümen vazifesini görecek ?ekilde ayarlanm??t?r. Bunlar, kanat dümen leridir. Eski uçaklar, tek katl?, çift kanatlar? ihtiva ederlerdi. Bugünkü uçaklar ise, iki tarafta birer kanat olmak üzere tek katl? kanatlardan yap?lmaktad?r. Bugünün uçaklar?nda kanatlar biraz kal?n ve içleri bo?tur. Bu bo?luklarda benzin depolar? bulunur. Motörler de kanatlar üzerine yerle?tirilmi?tir. Dümen, uça??n arkas?nda bulunmaktad?r, türlü türlüdür : a - Yatay dümen, b - Dikey dümen. Yatay dümen, a?a?? yukar? oynat?larak kanat dümenleriyle birlikte uça??n a?a?? - yukar? yönelmesini sa?lar. Dikey dümen, sa?a sola döndürülerek uça??n bu yönlerde dönmesini sa?lar.

?ni? tak?m?, kara uçaklar?nda, gövdesine gizlenen, ancak uçak inece?i zaman meydana ç?kar?lan ön ve arka tekerleklerdir. Deniz uçaklar?nda bu tekerlekler yerine k?zaklar tak?lm??t?r.Uçaklar bir de gördükleri i?e göre çe?itlenir: 1 - Sivil uçaklar, 2 - Askeri uçaklar.Sivil uçaklar, genel olarak yolcu ve ta??t uçaklar?d?r.

Askeri uçaklar ise sava? halinde memleket savunmas?na yarayan sava? araçlar?d?r. Avc? uçaklar?, bomba uçaklar? , ta??t uçaklar? gözcü uçaklar?, diye yapt?klar? i?e göre adland?r?l?rlar.

Radyasyon nedir?

Teknolojideki çok h?zl? geli?meler sonucu üretilen çe?itli elektronik cihazlar?n (TV, radyo, bilgisayar ve röntgen, tomografi vb. t?bbi cihazlar) yayg?nla?mas? ile meydana gelen radyasyonun elektromanyetik kirlili?e yol açt??? anla??lm??t?r.

Radyasyon, elektromanyetik dalgalar veya parçac?klar biçimindeki enerji emisyonu (yay?m?) ya da aktar?m?d?r. Bilindi?i gibi maddenin temel yap?s?n? atomlar meydana getirir. Atom ise, proton ve nötronlardan olu?an bir çekirdek ile bunun çevresinde dönmekte olan elektronlardan olu?maktad?r.

Herhangi bir maddenin atom çekirde?indeki nötronlar?n say?s?, proton say?s?na göre oldukça fazla ise; bu tür maddeler karars?z bir yap? göstermekte ve çekirde?indeki nötronlar alfa, beta, gama gibi çe?itli ???nlar yaymak suretiyle parçalanmaktad?rlar. Çevresine bu ?ekilde ???n saçarak parçalanan maddelere “radyoaktif madde”, çevreye yay?lan alfa, beta ve gama gibi ???nlara ise “radyasyon” ad? verilmektedir..

Radyasyonun Zararlar?

X ???nlar?, ultraviyole ???nlar, görülebilen ???nlar, k?z?l ötesi ???nlar, mikro dalgalar, radyo dalgalar? ve manyetik alanlar, elektromanyetik spektrumun parçalar?d?r. Elektromanyetik parçalar?, frekans ve dalga boylar? ile tan?mlan?r. Ultraviyole ve X ???nlar? çok yüksek frekanslarda oldu?undan, elektromanyetik parçalar kimyasal ba?lar? k?rabilecek enerjiye sahiptir. Bu ba?lar?n k?r?lmas? iyonla?ma diye tan?mlan?r.

?yonla?abilen elektromanyetik radyasyonlar?, hücrenin genetik materyali olan DNA’y? parçalayabilecek kadar enerji ta??maktad?r. DNA’n?n zarar görmesi ise hücreleri öldürmektedir. Bunun sonucunda doku zarar görür. DNA’da çok az bir zedelenme, kansere yol açabilecek kal?c? de?i?ikliklere sebep olur.

Maden i?letme yataklar?nda, do?al su kaynaklar? içerisinde ve toprakta; gerek insan faaliyetleri sonucu, gerekse do?al olarak bulunan radyoaktif maddeler besin zincirine (bitkilere) girerek, oradan da hayvan ve insanlara geçmek suretiyle ölümle sonuçlanan çe?itli hastal?klara sebep olmaktad?r.

Radyoaktif kirleticiler özellikle insan, hayvan ve bitki sa?l???na olumsuz etkiler yaparak çevreyi ve ekolojik dengeyi bozmaktad?r. Ayr?ca radyasyon, canl?larda genetik de?i?ikliklere de yol açmaktad?r. Radyasyonun etkisi; cins, ya? ve organa göre de?i?mektedir. Çocuklar ve büyüme ça??ndaki gençler ile özellikle göz en fazla etkilenen organ olup; görme zay?fl???, katarakt ve göz uyumunun yava?lamas?na sebep olmaktad?r. Deri ise, radyasyona kar?? daha dayan?kl?d?r.

Radyasyonun zararlar? genellikle zamanla ortaya ç?kan bir etki olup, ani etki ancak atom bombalar?n?n yol açt??? ölümler ve yüksek radyasyondaki yanmalar ?eklinde kendini göstermektedir.

Geçmi?te yap?lan nükleer silah denemelerinden dolay? radyoaktif maddelerle yüklenmi? toz bulutlar?, atmosferin yüksek tabakalar?na ve stratosfere yerle?erek, radyoaktif ya???lar halinde yava? yava? yeryüzüne inmekte ve çevrenin, özellikle yüzeysel sular?n kirlenmesine sebep olmaktad?r. 1960′l? y?llarda en yüksek seviyeye ç?km?? olan radyoaktif ya???larda, nükleer silah denemelerinin havada yap?lmas?n?n yasaklanmas? sonucu, 1970′li y?llardan sonra azalma görülmü?tür.

Çevre sorunlar? s?n?r tan?maks?z?n artmakta ve çe?itli kirleticiler kilometrelerce uzaklara ta??narak etki gösterebilmektedir. Örne?in; Çernobil kazas? nedeni ile yay?lan radyoaktif at?klar?n, toprak ürünlerinde yol açt??? kirlilik bilinmektedir. Çernobil reaktöründe olu?an kazada, do?rudan etki sonucu 30′dan fazla insan hayat?n? kaybetmi?, yüzlerce ki?i yaralanm??, sakatlanm?? ve hastalanm??t?r. Binlerce insan ise belirtileri sonradan ç?kacak olan genetik etkilerle, nesilden nesile geçebilecek kal?c? izler ta??maktad?r. Çernobil’deki kaza sebebiyle atmosfere kar??an radyoaktif maddelerin, atmosferik hareketlerle: uzaklara ta??nmas?yla, dü?tükleri yerlerde radyasyona sebep olmu?tur. Bu olaydan en çok ülkemizin Çernobil’e yak?n olan Karadeniz Bölgesi’nin etkilendi?i tespit edilmi?tir.

Rock nedir?

Rock bir ya?am felsefesidir. Saç uzat?p rockç? tak?lmak de?ildir. Özgür olmak, özgün olmakt?r.

Rock müzik, bünyesinde bir çok müzik türünü bar?nd?ran bir tür olarak rock and roll’ dan, and roll’un ç?kar?lmas?yla 1960 lar?n ba??nda olu?tu. Rock müzi?i olu?turan bu müzikal alt türler de, kendi içlerinde alt türlere ayr?lm??lard?r. Bu sebepten dolay? rock müzi?in tarihini anlat?rken, ba?lang?ç noktas? olarak rock’n roll dan yola ç?karsak büyük bir hata yapm?? oluruz. Çünkü; rock müzi?ini de içine alan pop müzik türleri bir çok müzikal alt türlerin sentezinden meydana gelmi?tir.

Köro?lu (? - 1650)

Bir halk hikayesinin kahraman? olan ünlü haydut. Bolu çevresinde bir Beyin atlar?na bakan bir çoban?n o?lu oldu?u söylenir. Babas?n?n Bey taraf?ndan, i?kenceler içinde kör edilmesi üzerine, Bolulu Beyden intikam almak için da?lara ç?km?? ve haydutluk etmi?tir. Haydutluklar? s?ras?ndaki kahramanl?klar? ile ünlüdür. Köro?lunun ayn? zamanda bir ?air oldu?u da bilinmektedir.

Alevilik

Hz. Muhammed'in amcas?n?n o?lu ve damad? Dördüncü Halife Ali'yi öbür sahabelerden ve di?er üç halifeden üstün tutan mezhep "Alevilik",bu mezhebe ba?l? olanlar da Aleviler diye adland?r?l?r. Kelime sözlük anlam?yla "Ali'ye mensup" demektir. Hz. Ali'yi daha sa?l???ndayken en üstün sahabe olarak kabul edenlere de Alevi denmi?tir. Kufeli komutan Maliki Ester bunlardan biridir. Alevilere ?ran'da "Göranlar" denir.

?maml???n Ali'ye do?rudan do?ruya Allah ve Peygamber taraf?ndan verildi?ini kabul edip buna inananlara "?ia-i Aleviye" ad? verilmi?tir. Mezhep sonradan birçok kollara ayr?lm??t?r. Yemen'deki Zeydiye mezhebi ve Suriye'deki Mütvali'ler buna örnek olarak gösterilebilir. ?slamda ilk ayr?l?k hareketi olan Alevilik,tarih boyunca ?öyle bir düzenle süregelmi?tir: a) Ali'nin Allah ve Mehdi oldu?una inanan ilk Aleviler. Bu inan?? ilk önce San'al? bir yahudi olan ?bni Sebe'nin telkiniyle ba?lam??, Hz. Ali, ?bni Sebe'yi yan?ndan sürmü?,kendine tanr?l?k yak??t?ranlar? da Kufe'de ate?e att?rm??t?r. b) Ayr? Alevi kollar?n? bir araya toplayan ve inançlar?nda islaml??a ayk?r? unsurlar bulundu?u için ?mam Carüssatlik taraf?ndan reddedilen, lanetlenen Ebu Mansurül ?sl? ve Ebul Hattab Muhammedül Esedi'nin telkinleriyle meydana ç?kan ?smailfye.?smailîlere 'Yedi ?mam Mezhebi'mensuplar? da denir. Horasan'dan Türkistan'a, Yemen'e, Endülüs'e kadar yay?lm??lard?r. M?s?r'da Fat?mi halifeli?i bunlar taraf?ndan kurulmu?tur.

c) Yeni Alevilik hareketi. Mustans?r-? Alevi'nin,ünlü ?ranl? ?air Nas?r? Husrev'i Maveraünnehir'e, Hasan Sabbah'? da ?ran'a göndermesiyle,bunlar?n oradaki propaganda ve eylemleriyle yay?lm?? olan yeni Alevilik hareketi 'Dâvet-i Cedide',yani 'Yeni Ça?r?' diye de bilinir. Alevilik en geni? yay?lma alan?n? ?ran'da bulmu?tur. Anadolu'da K?z?lba?l?k, Tahtac?l?k deyimleri Alevilikle e?anlaml?d?r. K?z?lba? deyimi, ?ah ?smail Safevi erlerinin k?rm?z? ba?l?k giymelerinden gelmektedir. Alevilik ?slam tarihinde birçok ihtilal ve sava??n olu?unda etkin bir faktör rolü oynam??t?r. Anadolu'daki Alevilik Bat?nilik'le etkilenmemi?, Yesevilik,Kalenderilik,Hayderilik gibi Türk tarikatlar? ve Huruflik'le etkilenmi?tir.

Muharrem ay?nda dört hafta yas tutulur. Her Cuma günü, kad?nlar?n da kat?ld??? Görgü ayini veya Ayini Cem yap?l?r. Bu ayinlerin küçükleri 'dernek' diye isimlendirilir.

Alevilikte on iki hizmet vard?r. Bunlar ?öylece say?labilir: Mür?itlik,pirlik,halifelik, zakirlik,hizmetleri adam?na göre da??tmakla görevli cemiyet bas?c?l?k, meydan? aç?p dedenin önüne seccade yayan, muhasip kavline girenlere rehberlik eden nakip,ayinden önceki meclise kat?lan dede ve büyüklere hizmet eden,kurban? meydana getiren, yeme?i payla?t?ran hadim, çeragc?l?k, gözcülük, tarikatç?l?k, sakal?k,ferra?l?k.

Dedeler taraf?ndan yönetilen köy örgenlerine "ocaklar" , pirler taraf?ndan yönetilen ocaklar birli?ine de "mür?it yuvalar?" ad? verilir. Alevilik, "her ?eye malik ola ve hiç bir ?eye malik olmaya" ilkesiyle toplumcu bir görü?e dayan?r. Mezhebin töresel disiplini, "eline,beline,diline sahip olmak" ?eklinde özetlenebilir.

Bu ilkelerden sapanlar ve ayr?lanlar,"dü?kün etmek" diye belirlenen bir cezayla cezaland?r?l?rlar. H?rs?zlara ocak cezalar? verilir. Sakallar?,b?y?klar? kesilir. Katiller için k?sas uygulan?r. Yalanc?n?n, s?r aç??a vuran?n dili da?lan?r. Suçluya 40 gün selam verilmez. Hayvanlar? sürüden ç?kar?l?r. Türkiye'de ya?ayan Alevilerin say?s? kesinlikle bilinmemektedir. Edirne, K?rklareli, Eski?ehir, Sivas, Çorum, Erzincan, Antalya ve Hatay illerinde alevi köyleri vard?r. Alevilerin ve eski ?aman Türklerinin aras?nda büyük inanç benzerlikleri oldu?u bilinmektedir. Orman ve kay?n a?ac?n?n kutsal say? ?mas?, ayinde etrafa rak? veya su serpilmesi, görgü ayinlerinde nefes ve deyi?lerin okunmas?,saz çal?nmas?,kurban edilen hayvandan kalan art?klar?n toplan?p gömülmesi, bu inanç benzerliklerinin örnekleridir.

Alevilerin büyük tan?d?klar? yedi ?air, Nesimi, Fuzuli, Hatai (?ah ?smail Safevi),Pir Sultan Abdal,Kul Himmet, Yemini ve Virani'dir.

Günlük namaz rekatlar? 17 olan Aleviler, sadece farzlar? k?larlar. Bekta?iler gibi, Aleviler de Nevruz'u Hz. Ali'nin do?du?u gün kabul ederler.

Popüler etiketler

[ ilgi ] [ k m ] [ kat ] [ da? ] [ sel ] [ kazan ] [ çevre ] [ aç? ] [ ak?m ] [ yeri ] [ utu ] [ s?r ] [ göz ] [ eri ] [ erik ] [ rat ] [ mil ] [ k sa ] [ syra ] [ tin ] [ sav ] [ kaza ] [ ykta ] [ lam ] [ dünya ] [ say ] [ etin ] [ ret ] [ elm ] [ düzen ] [ ta? ] [ nce ] [ kara ] [ bit ] [ areket ] [ kan ] [ emi ] [ ordu ] [ ad? ] [ e in ] [ neden ] [ nlar ] [ ata ] [ asa ] [ akl ] [ ütü ] [ sa? ] [ a r ] [ aras ] [ en son ] [ bulu ] [ a il ] [ ist ] [ tan ] [ inç ] [ ylan ] [ bil ] [ araf ] [ bur ] [ alar ] [ e il ] [ para ] [ hareket ] [ eva ] [ olo ] [ oru ] [ çin ] [ çal??ma ] [ van ] [ k?m ] [ orta ] [ ast ] [ veri ] [ imi ] [ rmak ] [ inci ] [ deniz ] [ mu? ] [ dü?ün ] [ rol ] [ ekil ] [ kaz ] [ mik ] [ par ] [ emel ] [ kle ] [ as? ] [ iline ] [ insan ] [ kare ] [ r ya ] [ bak ] [ ???n ] [ ray ] [ tas ] [ ?kta ] [ irin ] [ emin ] [ olur ] [ gece ] [ a i ] [ ram ] [ kta ] [ nüfusu ] [ nya ] [ d?n ] [ erçek ] [ ça? ] [ kary ] [ güç ] [ lek ] [ ran ] [ rum ] [ edi ] [ kul ] [ man ] [ meydan ] [ hava ] [ çil ] [ evre ] [ nak ] [ arlar ] [ ulu ] [ ince ] [ tarih ] [ say? ] [ rmi ] [ reti ] [ art ] [ sind ] [ ?an ] [ alma ] [ ter ] [ ten ] [ men ] [ cad ] [ anan ] [ bilin ] [ zaman ] [ rsa ] [ oyun ] [ dün ] [ önce ] [ kar ] [ eti ] [ bili ] [ baz ] [ k s ] [ ans ] [ m s ] [ güne ] [ her ] [ ak? ] [ kat? ] [ nil ] [ ay? ] [ ker ] [ çel ] [ insanlar ] [ arm ] [ deri ] [ anlam ] [ k?l ] [ kler ] [ ura ] [ nar ] [ da y ] [ elik ] [ ark ] [ kim ] [ byt ] [ ile ] [ amy ] [ ya? ] [ eli ] [ din ] [ a?ar ] [ led ] [ nedir ] [ car ] [ let ] [ sar ] [ e?e ] [ lama ] [ gen ] [ yön ] [ tyr ] [ a?? ] [ ?s? ] [ mede ] [ k ta ] [ al? ] [ dev ] [ mal ] [ can ] [ 821 ] [ duru ] [ s?ra ] [ süre ] [ r b ]