Eski romal?lar zaman?nda, maske takm?? bir aktör bir dilsiz gibi, hiç konu?maks?z?n, anlatmak, canland?rmak istedi?i ?eyi ifade eden hareketlerle gösteriler verirdi.
18. yüzy?lda ?ngiltere'de, ?talyan as?ll? ve de?i?ik konulu oyunlarda ayn? karakterlerin görüldü?ü çok hareketli komediler "pandomim" diye isimlendiriliyordu. Arlekim, Pantalone, ne?eli ve ya?l? ?a?k?n kolumbine, onun güzel k?z?, Palyaço ve daha ba?kalar?,bu hareketli,temposu hiç dü?meyen, seyircileri kahkahalarla güldüren oyunlar?n de?i?meyen karakterleriydiler.
Modern pandomimlerde bu karakterler ortadan kayboldular.
Güvenilir kaynaklara göre, pandomim deyimi tiyatrodan daha eskidir. Nitekim eski Yunanistan'daki Dionysos ?enlikleri de esas itibar? ile pandomim niteli?inde oyunlard?. Daha yukarda de?indi?imiz gibi,eski Roma'n?n Saturnalisa törenleri de "Soytar?lar Bayram? ad? alt?nda, pandomim dizeninde oyunlarla sürüp gitmi?tir.
Sözlü tiyatroda da "pandomim" sahnelerine ve düzenine yer verilen,bu düzende bölümler kat?lan modern örnekler vard?r. Ça??m?z?n ünlü yazarlar?ndan ?onesco'nun "Sandalyeler" oyunu k?sa bir pandomimle son bulur. Samuel Beckett'in "Sözsüz Oyunu" da bir pandomim say?labilir. Daha ileri gidip, "Othello" ve "Hamlet" gibi klasik tiyatro ?aheserlerini tamamen pandomim düzeninde, sözsüz olarak canland?ran guruplar vard?r.
1 Aral?k 1943 te, Çin Büyük Britanya, Amerika Birle?ik Devletleri hükümet ba?kanlar?n?n (Chiang Kai.Shek Churchill, Roosevelt) Kahire ?ehrinde bulu?malar?. Bu konferanstan sonra, üç devlet Kahire Beyannamesi ad?n? alan bir beyanname yay?nlam??lard?r. Bu beyannamede, dü?man kuvvetlerinin kay?ts?z ?arts?z teslimi ile ilgili görü?ler aç?klanmakta ve ?kinci Dünya Sava??n?n getirdi?i meseleler üzerinde durulmaktad?r.
IPL ve FPL Teknolojilerinin Temeli
I??k herhangi bir nesneye çarpt??? zaman baz? dalga boylar? nesne taraf?ndan emilir. De?i?ik nesneler farkl? dalga boylar?n? emer. Yok etmek istedi?imiz dokuya sadece o dokunun absorbe etti?i dalga boyunu verdi?imiz zaman yaln?zca hedefledi?imiz doku yok olur. Bu seçici emilim ilkesidir. Bu da yan etkileri asgariye indirir.
Seçici Emilim Teorisinin Geli?tirilmesi
Burada hedef kitle ile emen kitle ayr?l?r. Hedef kitlenin hacmi ço?u zaman emen kitlenin hacminden daha büyüktür. En mühim faktör emen kitleye verilen enerjinin e?it da??lmas?d?r ki; o da ?s?y? (enerjiyi) hedef kitleye e?it da??tabilsin. Bu da ancak k?la uygun enerji verilip k?l?n bu enerjiyi ?s?ya çevirip foliküldeki hücrelere iletmesiyle olur. Çünkü sadece k?l? yok etmek istemiyoruz; ayn? zamanda k?l folikülünün d???ndaki hücreleri de yok etmeliyiz ki kal?c? epilasyon olsun.
Bunun için de ne fazla ne de az enerji vermek laz?md?r. Fazla enerji verildi?i taktirde k?l hemen ölür; yaln?z ?s?y? folikülün d???ndaki hücrelere iletemedi?i için kal?c? epilasyon olmaz ve yan?k olu?ma olas?l??? çok fazlad?r.
Az enerji verildi?inde k?la verilen enerji az oldu?undan gerekli enerjiyi(?s?y?) k?l folikülündeki hücrelere aktaramaz ve sonuç yine depilasyondur.
Plasmalite FPL Digital’da dünyada sadece kendisinde bulunan son jenerasyonun teknolojisi, dünya patentli FPL teknolojisi vard?r. Bu sistemle enerji yo?unlu?unu istedi?imiz ???nlarda kullanabiliriz; yani di?er IPL sistemlerinden çok daha etkindir.
Floresan sayesinde zararl? mavi ve ye?il ???nlar? yararl? olan sar? ve k?rm?z? ???nlara çevirebiliriz; yani istedi?imiz dalga boyuna daha fazla enerji verebiliriz. Bu sayede tam istedi?imiz tedavi bölgesine yan etki olu?turmadan daha fazla enerji gönderebiliriz. Bu da epilasyon konusunda daha derinlerde olan k?l foliküllerinde ve sar? k?llarda daha ba?ar?l? olabilmemizi sa?lar.
Mühim olan enerji miktar? de?il enerjinin hangi dalga boyunda geldi?idir. Verilen enerjinin hedef kitle taraf?ndan emilebilmesi için hedef kitleye uygun dalga boyu ?artt?r. 600 nm alt?ndaki dalga boylar? kullan?ld??? zaman bu dalga boylar?n? emebilen kand?r; k?ldaki melanin de?ildir. Bu dalga boylar? epilasyon için uygun de?ildir ve cildi yakma riski fazlad?r.
950 nm’den yukar?da olan dalga boylar? ise ciltteki su taraf?ndan emilir ve yine epilasyon için etkin de?ildir ve cildi yakma riski fazlad?r.
Do?ru dalga boylar?ndan gelen enerji hedef kitlenin istedi?i ???nlardan olu?tu?u için hem deride yan etki olu?turmaz hem de en etkin tedaviyi yapar.
ÖZET
Patentli FPL teknolojisi sayesinde PLASMALITE hedef kitlenin ihtiyac? olan dalga boylar?ndan daha fazla enerji verebildi?i için tedavi sonuçlar? di?er IPL cihazlar?ndan daha etkin ve daha güvenlidir.
Mahmut II. nin yerine geçen Abdülmecitin, o zaman Hariciye Naz?r? bulunan Mustafa Re?it Pa?an?n te?ebbüsüyle 3 Kas?m 1839 da yay?nlad??? bir hatt?-hümayunla uygulanmas?na ba?layan yenile?me hareketine verilen ad. Abdülmecitin tahta geçi?i Osmanl? imparatorlu?unun büyük bir buhran içinde oldu?u zamanlara rastlam??t?r. M?s?r valisi bulunan Kavalal? Mehmet Ali Pa?a, Osmanl? ordular?n? bir kaç yerde yenilgiye u?ratm??t?r. Osmanl? imparatorlu?unun bu güç durumundan kurtulmas?n?, çe?itli ç?karlar?na uygun gören Bat? devletleri (?ngiltere, Fransa), Osmanl? devletinde yenile?me hareketleri yap?ld??? taktirdi yard?mdan geri kalmayacaklar?n? aç?klayarak bildirdiler. Hariciye Naz?r? bulunan Mustafa Re?it Pa?a devletin bu güç durumunu genç padi?aha anlat?r ve devleti kurtarmak için, yenile?me roketleri yapmaktan ba?ka ç?kar yol olmad???n? söylemi?tir. Bunun üzerine Aldülmecit, Tanzimat ad? alt?nda uygulanacak olan bir yenile?me hareketinin hatt-? hümayun la ilan edilmesine raz? olmu?, naz?rlar, devlet adamlar? ve ?eyhülislam taraf?ndan haz?rlanan bu metin, bir hatt-? hümayun olarak, 3 Kas?m 1839 tarihinde büyük bir törenle, bizzat Mustafa Re?it taraf?ndan okunmu?tur. Okundu?u yere nispetle ad?na, Gülhane Hatt-? Hümayunu ad? verilen bu vesikan?n ba??nda Osmanl? imparatorlu?unun zuhurundan beri Kuran hükümlerine ve ?eriat kanunlar?na riayet edildi?i cihetle devlet kuvvetlenmi? ve bütün tebaa refah?n son derecesine vas?l olmu?ken yüz elli y?ldan beri birçok kaileler ve sebepler yüzünden ?eriat hükümlerine riayet edilmedi?inden memleketin kuvvet ve mamuriyetini kaybetmi? oldu?u, halbuki devletin co?rafi durumuna ve halk?n kabiliyet ve istidatlar?na göre te?ebbüs edilirse on be? sene içerisinde memleketin arzu edilen seviyeye ç?kaca?? izah edildikten sonra bunu temin için yeni kanunlar yap?lmas?na zaruret görüldü?ü ve bu kanunlar?n ba?l?ca; can emniyeti, ?rz, namus ve mal mahfuziyeti, halktan al?nacak verginin muayyen olmas? ve askerlik müddetinin mahdut bulunmas? gibi esaslara dayanmas? laz?m gelece?i tespit ediliyor. Gülhane Hatt?, bundan sonra bu esaslardan her birinin önemini ve bunlar?n tatbikine neden zaruret bulundu?unu ayr? ayr? belirterek bundan böyle bir mahkemenin hükmü olmad?kça gizli veya aleni hiç bir kimsenin idam ve teslim edilmesini, hiç bir kimsenin ?rz ve namusuna dokunulmamas?n?, herkesin mal?na serbestçe tasarruf etmesini, kimsenin mal?n?n müsadere edilmemesini, bütün tebaan?n ayn? haklardan istifade etmelerini emrettikten sonra yeni yap?lacak kanunlar Meclis-i Ahkam-? Adliyede yap?laca??ndan bu meclisin azas?n?n ço?alt?lmas?na lüzum gösteriyor ve burada yap?lan kanunlar?n tasdik edilmek üzere kendisine arz edilmesini istiyor. Hatt-? hümayun, bu kanunlar?n hükümlerine riayet edece?ine padi?ah?n yemin edece?ini, vükela ve vezirlere de yemin ettirece?ini beyan ettikten sonra bir ceza kanunu vücuda getirilmesini henüz maa?lar? tahsis edilmemi? memuriyetler varsa hemen onlara maa? ba?lanmas?n?, rü?vet al?nmas?n?n menedilmesini tesbit ettikten sonra keyfiyat-? me?ruha usul-i atikay? bütün tasvir ve tevcit demek olaca??ndan i?bu irade-i ?ahanemiz Dersaadet ve bilcümle memalilk-i mahrusam?z ahalisine ilan ve i?aa olunaca?? misullu düvel-i mütahabbe dahi bu usulün in?aallahü taala ilelebet ba?kas?na ?ahit olmak üzere Dersaadetimizde mukim bilcümle süferaya dahi resmen bildirilisin. Hemen Rabb?m?z Taala Hazretleri cümlemizi muvaffak buyursun ve bu kavanin-i müessesenin hilaf?na hareket edenler Allahü Taala Hazretlerinin lanetine mazhar olsunlar ve ilelebet felah bulmas?nlar; amin bedduas?yla sona ermektedir.
Tanzimat Hatt?, hükümdar?n bundan böyle kimseyi bir mahkeme hükmü olmadan öldürmeyece?ini ve zehirlenmeyece?ini kimsenin mal?n? elinden almayaca??n?, bütün vatanda?lar? ayn? haklardan istifada ettirece?ini, halka zarar? dokunan iltizam usulünü kald?raca??n?, askerlik vazifesini mahdut bir zaman için yapt?raca??n? aleni ve resmi olarak taahhüt alt?na alm?? olmas? bak?m?ndan tarihi önemi yüksek bir siyasi belgedir.
Bu devirde garp medeniyetine, garp usullerine temayül arzular? belirmi? ve idari ve içtimai yenilikler vücuda getirilmi? bilhassa edebiyat alan?nda önemli ad?mlar at?larak edebiyat?m?za yeni neviler getirilmi?tir. Bununla beraber, dahili ve harici birtak?m amiller, Tanzimattan beklenen neticelerin elde edilmesine engel olmu?tur.
Denize dal?p gözlerimizi açt???m?zda etraf? bulan?k görürüz ama deniz gözlü?ünü tak?nca her ?ey netle?ir. Anla??l?yor ki, gözümüzün önünde deniz gözlü?ünün içindeki hava olmad?kça, suyun içinde görme i?levinde bir aksama olmaktad?r.
Gözümüzün d??bükey ?eklindeki d?? yüzeyi sadece bir mercek görevi görür. Bu mercek olmadan gözümüz ????? al?p, arka taraftaki retina tabakas?na odaklayamaz. Yani gözümüzün d??? bir görme eleman?ndan ziyade, görüntünün ince ayar?n? yapan basit bir mercektir.
I??k, havadan suya veya bir prizman?n içinden geçerken oldu?u gibi, farkl? yo?unluktaki cisimlerden geçerken k?r?l?r. Bunu biliyoruz. Gözümüzün yo?unlu?u ve d??bükeyli?i öyle ayar
lanm??t?r ki, gelen ???k k?r?lma sonucunda gözümüzün arkas?ndaki retinada odakla??r.
I????n sudaki h?z?, gözümüzü geçerkenki h?z? ile yakla??k ayn?d?r. Ancak suyun yo?unlu?u farkl? oldu?undan buradan gelen ???k, havadan gelecek ????a göre yo?unlu?u ayarlanm?? gözümüzde tam k?nlamaz, görüntü retinada tam odakla?amaz ve suyun alt?nda cisimleri flu görürüz.
E?er su ile gözümüz aras?na bir cam koyar ve arkas?nda havan?n bulundu?u bir bo?luk b?rak?rsak, sudan havaya geçen ???k oradan gözümüze gelerek normal olarak k?r?l?r ve görüntü de retina da net olarak odakla??r.
Sultan Az?z tahttan indirilmi? ve öldürülmü?tü. Sultan'?n kay?nbiraderi ve ayn? zamanda da yaveri olan Çerkez Hasan Bey,bu olay? bir türlü hazmedememi?ti. Üstelik yeni padi?ah onu Ba?data göndermek istiyordu. Oysa, Sultan Aziz'in intikam?n? almadan ?stanbul'dan ayr?lmak niyetinde de?ildi.
Sultan Aziz'in gerçek katilinin Serasker Hüseyin Avni Pa?a oldu?unu biliyor ve onu öldürmek için f?rsat kolluyordu. Ancak karekteri tertipli i?lere müsait de?ildi. Dobra ve birazda deli dolu, gözü kara bir adamd?. Beklemeye tahammülü yoktu. "Ne olacaksa hemen olmal?,kay?nbiraderimin intikam? al?nmal?" diyordu.
Etraf?ndaki dostlar? onu bu ç?lg?nca fikrinden vazgeçirmek için bo?una u?ra??yorlard?. Ok yaydan ç?km??t? bir defa.
15 Haziran I876 tarihinde, vani Sultan Aziz katledildikten bir kaç gün sonra, toplant? halinde bulunan naz?rlar meclisini bast?. ?imdi, Sultan Aziz'in katili Serasker Hüseyin Avni Pa?a ve yardakç?lar? kar??s?ndayd? i?te.Hiç dü?ünmeden Hüseyin Avni Pa?ay? ve ona yard?mc? oldu?una inand??? bir kaç ki?iyi öldürdü.
Hadise Bab?ali'de ve sarayda bir anda panik havas? yaratm??t?. Fakat bu uzun sürmedi. Çerkez Hasan Bey hemen yakaland? ve Beyaz?t'da as?larak idam edildi.
Hadise çabuk sona ermi?,ama bu vak'a Saray? uzun y?llar etkilemi?ti.
Filmlerde görmü?sünüzdür. Asl?nda kulaklara zarar verebilecek kadar yüksek olan silah sesi, silah?n ucuna tak?lan boru gibi çok basit bir madeni parça ile neredeyse i?itilemeyecek kadar, çok dü?ük bir seviyeye indirilebilmektedir.
Gerçekten de susturucular silah?n sesini çok aza indirirler ve de çok basit bir prensibe göre çal???rlar. Bir balon dü?ünün, bu balonu i?ne ile patlatt???n?zda yüksek bir ses ç?kar. Alt taraf? balonun içindeki bas?nçl? havay? bo?altm??s?n?zd?r. Halbuki balonun a?z?n? çok az açarak bas?nçl? havan?n yava?ça bo?almas?n? sa?larsan?z, çok az bir ses ç?kar.
Bir di?er örnek de ?arap ?i?eleridir. Köpüklü ?arap veya ?ampanya ?i?elerinin mantarlar? ç?kart?ld???nda çok yüksek bir ses ç?kmas?na ra?men, normal bir ?arab?n mantar? ç?kart?ld???nda az bir ses ç?kar. Çünkü ?ampanya ?i?esinde mantar?n arkas?nda s?k??t?r?lm?? bas?nçl? gaz bulunmaktad?r.
Her iki örnekte de görüldü?ü gibi, kapal? bir yerde s?k??t?r?lm?? bir gaz aniden küçük bir delikten sal?n?verirse, ortaya bir patlama sesi ç?kmaktad?r. Gaz?n bas?nc? fonksiyonel olarak size gerekli oldu?u için, bu sesi azaltman?n tek yolu bo?alan gaz?n tek bir delikten de?il de, daha büyük bir delikten bo?almas?n?
sa?lamakt?r. ??te silah susturucular?n?n arkas?nda yatan temel fikir budur.
Kur?unu silahtan atabilmek için, kur?unun arkas?ndaki barut ate?lenir. Ate?lenen barut çok yüksek bas?nçl? ve hacimli bir s?cak gaz ortaya ç?kar?r. Bu gaz?n bas?nc? kur?unu namluya do?ru iter.
Kur?un mermiden ç?kt???nda, bir ?i?enin mantar?n?n çekilip ç?kar?ld???nda olu?an sese benzer bir olay olur. Kur?unun arkas?ndaki yakla??k santimetrekarede 200 kilogram olan bas?nç, ?ampanyan?n mantar?n?n patlat?lmas?nda oldu?u gibi, kur?unun mermiyi terk etmesiyle birlikte yüksek bir ses ç?kmas?na yol açar.
Namlunun ucuna vidalanan ve üzerinde delikler bulunan susturucunun hacmi, namludan 20-30 kat daha fazlad?r. Kur?unun arkas?ndaki s?k??t?r?lm??, bas?nçl? s?cak gaz an?nda buraya bo?al?r ve bas?nc? yakla??k santimetrekarede 15 kilograma kadar dü?er. Kur?un da namludan ç?karken arkas?nda ?ampanya örne?inde oldu?u gibi bas?nçl? gaz olmad???ndan, normal bir ?arap ?i?esi mantar? ç?kar?l?yormu? gibi, çok az bir ses ç?kar?r.
Y?ld?z yo?un ve ???k saçan bir plazma küresidir. Biraraya toplanan y?ld?zlar?n olu?turdu?u gökadalar görünür evrenin hakimidir. Gün????? dahil olmak üzere Dünya üzerindeki erkenin (enerji) ço?unun kayna??, bize en yak?n y?ld?z olan Güne?tir. Di?er y?ld?zlar, Güne?’in ????? alt?nda kalmad?klar? zaman yani geceleri gökyüzünde görünürler. Y?ld?zlar?n parlamas?n?n nedeni çekirdeklerinde meydana gelen çekirdek kayna?mas? (füzyon) tepkimelerinde aç??a ç?kan erkenin y?ld?z?n içinden geçtikten sonra d?? uzaya ???n?m (radyasyon) ile yay?lmas?d?r. Y?ld?zlar olmasayd?, ne ya?am ne de ö?elerin (element) büyük bir k?sm? varolabilirdi.
Gökbilimciler bir y?ld?z?n tayf?n?, parlakl???n? ve uzaydaki hareketini gözlemleyerek o y?ld?z?n kütlesi, ya??, kimyasal bile?imi ve bunun gibi birçok özelli?ini belirleyebilirler. Bir y?ld?z?n toplam kütlesi, y?ld?z?n geli?iminin ve sonunun ana belirleyicisidir. Bir y?ld?z?n geli?im süreci içinde bulundu?u a?amaya göre çap?, dönü?ü, hareketi ve s?cakl??? belirlenir. S?cakl?k ve parlakl?k durumuna göre i?aretlendikleri Hertzsprung-Russell diyagram? (H-R diyagram?), y?ld?zlar?n güncel ya??n? ve geli?im sürecindeki a?amas?n? belirlemek için kullan?l?r.
Y?ld?z geli?iminin ilk halkas?, hidrojen, bir miktar helyum ve çok az miktarda daha a??r ö?elerden olu?an ve içe do?ru çökmeye ba?layan bir madde bulutudur. Y?ld?z çekirde?i yeteri kadar yo?unla?t?ktan sonra içinde bulunan hidrojenin bir k?sm? sürekli olarak nükleer çekirdek kayna?mas? tepkimesiyle helyuma çevrilir. Y?ld?z?n geri kalan k?sm?, aç??a ç?kan erkeyi, ???n?m ve ?s?yay?m (konveksiyon) birle?imiyle çekirdekten uza?a ta??r. Bu süreçler y?ld?z?n kendi içine do?ru çökmesini engeller ve erke, y?ld?z yüzeyinde bir y?ld?z rüzgar? yaratarak d?? uzaya do?ru ???n?m yoluyla yay?l?r.[1]
Çekirdekteki hidrojen yak?t? bittikten sonra, en az?ndan Güne?’in kütlesinin be?te ikisi kadar bir kütleye sahip olan y?ld?z[2] geni?leyerek, daha a??r olan ö?eler çekirdekte ya da çekirde?in etraf?nda kabuk halinde kayna?arak k?rm?z? dev haline gelir. Daha sonra maddenin bir k?sm? y?ld?zlararas? ortama sal?narak, a??r ö?elerin daha yo?un olaca?? yeni bir y?ld?z nesli yaratacak ?ekle dönü?ür. [3]
?ki ya da daha fazla y?ld?zdan olu?an sistemlerde birbirine kütleçekim gücüyle ba?lanm?? ve genellikle birbirinin çevresinde düzenli yörüngelerde dönen y?ld?zlar bulunur. Birbirine çok yak?n bir yörünge izleyen y?ld?zlar?n kütleçekimgücü ile etkile?imlerinin evrimsel geli?imlerinde önemli etkisi vard?r.
Benzin,ham petrolün dam?t?lmas?yla elde edilir. Renksiz, kendine has kokusu olan, uçucu bir s?v?d?r. Temelde karbonlu bir hidrojen bile?i?idir. Çok çabuk yanar. Havayla patlay?c? bir kar???m meydana getirir. Ya?lar?, kauçu?u ve ba?ka organik maddeleri eritir. Suda erimez. Çabuk yand??? için motorlarda akaryak?t olarak kullan?l?r.
Hafif benzin, orta benzin ve a??r benzin olmak üzere üç tür benzin vard?r. Teknoloji ça??n?n uygulamalar?,motorlu ta??t araçlar?n?n giderek h?zla artmas?, benzine kar?? duyulan ihtiyac?n da artmas?na yol açm??t?r.
Benzin elde edilmesindeki uygulamalar ?öylece s?ralanabilir :
1 -Petrolün a??r ya?lar? yüksek s?cakl?k derecesinde ?s?t?l?p ayr??t?r?l?r. Birle?ik Amerika'da bu yöntemden yararlan?lmaktad?r.
2 -Ta?kömür tozu ve a??r ya?lardan yap?lm?? bir hamur, kal?n çelik duvarlar? olan kaplarda 150 atmosfer bas?nç alt?nda ve 460 derecede hidrojen ile i?lem görür. Benzinin bu yoldan elde edilmesi sentetiktir. Güvenilir kaynaklar, dünyadaki motorlar?n yüzde doksan?nda yak?t olarak benzin kullan?ld??? gerçe?ini belirtmektedirler. Son zamanlarda, az yer tutan,kolayl?kla ta??nan kat? benzin yap?m?n?n yollar? aranm??t?r. Bir zamanlar benzin gaz ya??na kar??t?r?l?rd?. Ancak benzinin kolay patlamas?, dikkatsizlik halinde büyük tehlikeler yaratmas? nedeniyle bu uygulama terkedilmi?tir.
Benzinin kimyasal özelliklerini ?öylece belirtebiliriz:
Formülü : C8 Nj8
Yo?unlu?u: 0,695-0,770
Kaynama Noktas? :50
Özgül A??rl??? : 0. 70 - 0. 75
Benzin ya?lar? eritti?i için,evlerde ve di?er çevrelerde ve e?yalar?n?n temizlenmesinde de kullan?l?r. Su gibi berrak olmas?na ra?men,belli belirsiz biraz daha k?vaml? bir s?v?d?r.
Kat? benzin yap?m? için sürdürülen bütün deneyler, henüz pratik bak?mdan büyük ölçüde yarar sa?layacak sonuçlara varamam??t?r. Bu nedenle,benzin elde edilmesinde temel madde olan ham petrol üretiminin artt?r?lmas?, yeni yeni petrol kaynaklar?n?n bulunmas? için çal??malar yap?lmaktad?r.
Yeni kaynaklar?n bulunmamas? halinde, tüketimin de giderek artmas? yüzünden, dünya belkide pek yak?nda büyük bir benzin yoklu?u tehlikesiyle yüzyüze gelecektir.
Ordu iline ba?l? bir ilçe. Yüzölçümü 754 kilometrekare, nüfusu 67.735 dir. Yüzeyi yer yer ç?plak çoklukla ormanlarla kapl? ve Karadenize bakan da? s?rtlar?ndan ibarettir. F?nd?k ve tah?l ekimi, ba?l?ca gelir kayna??d?r.Merkezi 9.234 nüfuslu Ünye kasabas?d?r.
Popüler etiketler
[ dev ] [ kad ] [ ime ] [ ney ] [ en son ] [ nem ] [ ütü ] [ hayat ] [ kilometre ] [ para ] [ eki ] [ iler ] [ reti ] [ ara ] [ sonuç ] [ orta ] [ kler ] [ utu ] [ ni? ] [ ata ] [ yeni ] [ göster ] [ arm ] [ kis ] [ deniz ] [ a?? ] [ araf ] [ amy ] [ ince ] [ eti ] [ arda ] [ da? ] [ ???n ] [ ller ] [ a i ] [ gece ] [ elik ] [ insan ] [ akü ] [ mik ] [ hareket ] [ eva ] [ meydan ] [ ker ] [ göz ] [ ak?n ] [ ben ] [ bit ] [ kul ] [ say ] [ e?in ] [ kap ] [ ted ] [ anan ] [ dana ] [ tarihi ] [ yer ] [ eser ] [ meri ] [ lama ] [ u?ur ] [ emi ] [ a r ] [ bil ] [ etin ] [ y?llar ] [ e ya ] [ üre ] [ ebe ] [ bar ] [ aç? ] [ ram ] [ hat ] [ lle ] [ ren ] [ kta ] [ oyun ] [ adlar ] [ sind ] [ yaz ] [ ter ] [ çal??ma ] [ ak? ] [ bulu ] [ kas ] [ ylan ] [ har ] [ cad ] [ ili ] [ ini ] [ ekil ] [ zar ] [ top ] [ ?s? ] [ rmi ] [ pan ] [ ayna ] [ kir ] [ men ] [ ad? ] [ emel ] [ cad? ] [ yeri ] [ kar? ] [ nedi ] [ tak ] [ ans ] [ anlam ] [ n m ] [ far ] [ ang ] [ çevre ] [ t?r ] [ iline ] [ hayvan ] [ düny ] [ ölüm ] [ olo ] [ kar ] [ dük ] [ yyllar ] [ nya ] [ nak ] [ k s ] [ man ] [ mac ] [ eski ] [ byt ] [ ikl ] [ din ] [ gen ] [ kat? ] [ ?kta ] [ metre ] [ k m ] [ neden ] [ kaz ] [ i il ] [ erik ] [ maya ] [ as? ] [ rol ] [ rak ] [ eri ] [ sar ] [ ?rk ] [ emin ] [ rik ] [ nce ] [ ran ] [ teri ] [ kan ] [ ser ] [ fazl ] [ madde ] [ hal ] [ an? ] [ inci ] [ k?s ] [ ahi ] [ med ] [ genel ] [ kil ] [ halk ] [ tas ] [ deri ] [ olur ] [ ila ] [ yün ] [ nedir ] [ yay ] [ mar ] [ dü?ün ] [ tel ] [ ist ] [ b?t ] [ ?an ] [ faz ] [ koy ] [ bilin ] [ atl ] [ rat ] [ arlar ] [ yrk ] [ ünlü ] [ am? ] [ hava ] [ ykta ] [ oru ] [ söz ] [ e?e ] [ mil ] [ r ya ] [ s?r ] [ sab ] [ k?l ] [ mer ] [ büyü ] [ k?m ] [ a?ar ]