Vücudumuzda bulunan her hangi bir organ?n normal hücrelerinin, anormal bir ?ekilde ço?alma ve de?i?meleri ile hücre anar?isi haline gelerek artmas?d?r. Yunanca yengeç anlam?na gelen carcinos kelimesinden al?nm??t?r.
Bir organ, normal histoloji bak?m?ndan incelendi?inde, normal tabakalardan meydana gelmi? oldu?u görülür. Normal görünümlü bu tabakalardan birindeki hücrelerde, her hangi bir sebeple anormal bir büyüme ve ço?alma meydana gelecek olursa, bu bölümün normal olan di?er bölümlere bir tazyik yapmaya ba?lad??? görülür. Bu anormal hücre büyümesi ve de?i?mesi devam ettikçe, çevre dokuya ve organlara büyük bas?nçlar yapacak büyüklükte urlar meydana gelecek olursa, bu bölümün normal olan di?er bölümlere bir tazyik yapmaya ba?lad??? görülür. Bu anormal hücre büyümesi ve de?i?mesi devam ettikçe, çevre dokuya ve organlara büyük bas?nçlar yapacak büyüklükte urlar meydana gelir. Urun büyümesi ile d?? yüzde yaralar belirir ve kanamalar olur. Hastal?k ilerledikçe, hücrelerin artmas? ve anar?isi de artar. Bu artan hücreler lenf ya da k?l damarlar?na kadar ilerleyerek onlar?n içine girer ve oradan kan dola??m? yolu ile di?er organlara (mesela ba?lang?ç mide ise, karaci?er, beyine) giderler ve oralardaki hücre ve dokularda yeni yeni hücre anar?ileri meydana getirirler, dolay?s?yla o organlarda kanserin üremesine yol açarlar.
Kanser, vücutta her organda üreyebilir ve kan ve lenf yollar? ile s?çramalar yaparak ba?ka organlara geçebilir. Kanser, her ?rkta ve her iklimde görülen bir hastal?kt?r. Yaln?z baz? ülkelerdeki de?i?ik ?artlar kar??s?nda, daha fazla görülebilir. Bu arada, ?ngiltere de pipo içen bal?kç?larda alt dudak kanserine daha çok rastlanm??t?r. Son yap?lan incelemer, kanserin olu?umunda, mesle?in de rolü oynad???n? gösterdi?i için, baz? meslek mensuplar?nda, kanser oran?n?n fazlal??? dikkati çekmi?tir.
Kanserin kesin sebebi bilinmedi?i için olu?umu çe?itli görü?lerle aç?klanmak istenmi?tir. Bunlar?n ba?l?calar? ?unlard?r : Tahri? nazariyesi : Hirchow, süreli bir tahri?in kansere sebep oldu?unu ileri sürmü?tür. Bu görü? çe?itli deneylerle ispat edilmi?tir. Fakat, kanserin olu?umunda tahri?in tek ba??na bir sebep oldu?u kesin de?ildir.
Mikrop ve parazit nazariyesi : özellikle yara haline gelmi? kanser vakalar?nda baz? ara?t?r?c?lar taraf?ndan mikroplar bulunmu?, bunlar?n kanserin etmenleri olduklar? san?s?na var?lm??t?r. Fakat, yap?lar? ara?t?rmalarda bir sonuca var?lamam??t?r. Son y?llarda da kanserin etmeninin bir virüs oldu?u üzerinde iddialar vard?r.
Embriyon nazariyesi : Kanser hücrelerinin atipik büyümeleri incelendi?inde, bunlar?n, embriyondaki gibi bir büyüme gösterdikleri görülmü?; bu görü?le kanserin embriyolojik bir hata sonucu bulunduklar? yerde s?k???p kald?klar?, zaman? gelince de bir hücre anar?isi halinde ço?alma?a ba?layarak kanseri meydana getirdi?i ileri sürülmü?tür.
Kal?t?n? nazariyesi : Baz? bilginler, kanserin kal?t?mla ilgili oldu?unu ileri sürerler. Bunu gösteren olaylar varsa da, bunun ba?l?ca bir sebep oldu?u ileri sürülemez.
Kanser, bugün insanl??? tehdit eden en önemli hastal?klardan biridir. Bunun ba?l?ca sebebi, kanserin olu?umunun anla??lmam??, etmeninin bulunmam?? olmas?d?r. Bütün bu nazariyeler, kanser üzerine bir ???k tutmaktan öteye gidememektedirler. Fakat çok yak?n bir gelecekte, kanser hastal???n?n da, insanl???n bir derdi olmaktan ç?kaca?? muhakkakt?r.
Kanserli bir organda görülen belirtiler ?unlard?r : a - Yara : Hemen bütün kanserli vakalarda yara görülür, b - A?r?: Kanserin ilk devirlerinde pek a?r? görülemezse de ileri vakalarda a?r? ba?lar, c - ?i?me: Baz? organ kanserlerinde ?i?me görülür, d - Kanama: Bazen ani ve hastay? birden öldürecek, bazen da uzun süre devam eden yava? kanamalar görülür, e - Genel durumda de?i?iklik: Kanserin bulundu?u organdaki duruma göre, insan?n genel durumunda bir de?i?iklik görülür. Hasta zay?flar, kuvvetten dü?er. Bunlardan her hangi biri, ?üpheyi uyand?racak kadar ço?ald???nda hekime ba?vurmak gerekir.
Kanserin te?hisi : Bugün için, kanser oldu?u ?üphe edilen organdan bir doku parças? alarak, bu dokuyu patoloji laboratuarlar?nda bir incelemeye tabi tutmak en emin yoldur (Biyopsi;Fakat içte bulunan organlardan böyle bir parça almak imkan? hemen yoktur (mesela karaci?erlerden biyopsi yap?lamaz). Kanser, erken te?his edilirse, hemen hemen tedavisi mümkün olan bir hastal?kt?r . Bunun için, kanserin olu?umuna hizmet eden hususlarda dikkatli olmak ve kanser oldu?u ?üphesi olacak belirtilerde derhal hekime ba?vurmak gerekir.
Dünya üzerindeki baz? yerlerin ad? an?ld???nda, bunlar belirli bir tak?m ?eylerle birlikte hat?rlan?r. Paris deyince Eyfel Kulesi'ni hat?rlar?z. Ya da bunun tersi geçerlidir, New York, ünlü "Özgürlük An?t?" ile ayn? anda akla gelir. Bu örnekler say?lamayacak kadar çoktur. Bulundu?u ?ehrin ad?yla an?lan Piza Kulesi de bu örneklerden biridir. Hemen herkes, Piza'n?n ?talya'da bir ?ehir oldu?unu ve buradaki kulenin e?ri,yana do?ru biraz yat?k oldu?unu bilir. Oysa ?ehrin büyük ve gerçekten ?anl? tarihini bilenler pek azd?r.
Bu arada,tabii kulenin kendinin de bir ünü vard?r. Söz konusu kule tamamen beyaz mermerden yap?lm??t?r. Duvarlar? tabanda yakla??k olarak 4 metre kal?nl?ktad?r.Kule sekiz katl?d?r ve yüksekli?i 60 metreye yak?nd?r. Ba?ka türlü söylemek gerekirse,kulenin yüksekli?i 15 katl? modern bir yap?n?n yüksekli?ine e?it say?labilir.
Duvar?n iç taraf?nda 300 basamakl? bir merdiven vard?r. Merdiven ta tepeye ula??r. Tepeye kadar ç?kmay? göze alanlar, ?ehrin ve çevrenin son derece güzel görünümünü uzunuzun seyretmekten kendilerini alamazlar. Öyle ki, 9 kilometre mesafedeki deniz bile görülebilmektedir kulenin tepesinden.
Tam tepe noktas?nda,kule yakla??k olarak 5 metre yana yat?kt?r. Yani kulenin tepesi, dikey durumundan a?a?? yukar? 5 metre d??a kaym??t?r. Kulenin tepesinde durup da a?a??ya bir ta? atacak olursan?z, bu ta? kulenin alt?nda duvardan 5 metre kadar öteye dü?ecektir.
Kulenin niçin e?ri oldu?una gelince, bunun cevab?n? gerçekte kimse bilmemektedir. Muhakkak olan ?ey, kulenin böyle e?ri yap?lmad??? gerçe?idir. Yak?ndaki bir katedrale çan kulesi olarak 1174 y?l?nda yap?m?na ba?lanan kule,ancak 1350 y?l?nda tamamlanm??t?r.
Kulenin temeli kumlu toprak içindedir. Bu durum, e?rili?i izah için ileri sürülen görü?lerden birinin esas?d?r. Baz? kimselere göre, kulenin ilk üç kat?n?n yap?m? tamamland???nda kumlu toprakta iyi oturmayan temel kaym?? ve kulenin e?ri bir durum almas?na ra?men in?aata devam edilmi?tir. Tabii kulenin e?rilmesi birdenbire, fark edilir ?ekilde olmam??t?r.
Ünlü bilim adam? Galileo (Galile), do?du?u ?ehir olan Piza'da bu kuleye ç?kar ve dü?en bo?lu?a at?lan kitlelerin h?z?yla ilgili baz? denemeler yaparm??.
Co?rafya kitaplar?, Eskimolar?n Grönland'dan Labrador'a, Bering Denizine kadar uzanan kuzey topraklar?nda ya?ayan, bu ortam?n iklim ?artlar?na al??k?n kimseler oldu?unu belirtir. Büyük bir yüzölçümünü kaplayan bu çevrede sa?l?kl? bir nüfus say?m? yap?lmas?n?n güçlü?üne ra?men, Eskimolar'?n toplam nüfusunun 100.000'i bile bulmad??? bir gerçektir. Eskimo nüfusunun ço?unlu?u Grönland'da ve Alaska'n?n kuzey kesimlerinde ya?amaktad?r. Geri kalanlar, çok geni? bir alana dü?ük bir nüfus oran?yla yay?lm??lard?r.
Eskimo kavminin asl?yla ilgili görü?ler çe?itlidir. Bunlar?n k?z?lderili soyundan geldi?ini söyleyenler gibi, çok eskiden Asya'dan göç ettiklerini ileri sürenler de vard?r. Yüz yap?lar? Mo?ol karakteristikleri ta??rsa da, etnoloji (?rklar konusu uzmanlar?) bilginleri Eskimolar'? kuzey kavimlerinden saymaktad?rlar.
"Çi? et yiyenler" anlam?na gelen Eskimo ad? k?z?lderililer taraf?ndan verilmi?tir. Grönland ve Labrador'da ya??yan Eskimolar'da beyaz kan oran? daha fazlad?r. Çünkü beyazlarla daha yak?n ili?kileri olmu?tur. Eskimolar'?n fiziksel özellikleri, yüz hatlar?n?n Mo?ollar? and?rmas? (elmac?k kemikleri ç?k?k, al?n dar,dudaklar etli, gözkapaklar? ?i? ve dolay?s?yla gözler k?s?k gibi), ayaklar?n?n küçüklü?ü, boylar?n?n k?sal???d?r.
Eskimolar,çevreyle ve iklim ?artlar?yla belirli ölçüde uyum sa?layabilmekten öteye geçmemi? çok ilkel ?artlar içinde ya?arlar. Giyimleri ve ayakkab?lar? hayvan derisindendir. Besinlerinin temelini bal?k ve fok eti te?kil eder. Kandillerinde fok ya?? yakarak ayd?nlan?rlar. Süt, taze et, sebze ve meyva onlar için bilinmeyen besin maddeleri aras?nda say?labilir. Bir yerden bir yere gitmeleri,e?ya ta??malar?,o çevreye has köpekler taraf?ndan çekilen k?zaklarlad?r. Yaz aylar?nda deniz ve nehir k?y?lar?na göç ederler. Bu süre, hayvan derilerinden yap?lm?? çad?rlarda ya?arlar.
Eskimolar'?n dili, Aleut dilleri gurubunun bir koludur. Konu?malar? genizdendir. Sözlükleri pek zengin say?lmaz. Eskimo dininde temel,her ?eyi yöneten tabiat kuvvetleridir. Yasaklar, bo? inançlar say?lmayacak kadar çoktur. Son zamanlarda, Eskimolar aras?nda Hristiyan dinini kabul edenlerin say?s? hayli artm??t?r. Geri kalm?? Eskimo topluluklar?nda "angakok" ad? verilen bir cins ?aman vard?r. Angakok,eski Orta Asya Türk topluluklar?ndaki "?aman" kar??l??? olup, doktorluktan büyücülü?e,hatta yönetime kadar her ?eye kar???r.
Eskimolar uysal ,bar??ç? ,dürüst ve ne?eli insanlard?r. Burunlar?n? birbirine sürterek selamla??r,çocuklar?n? çok severler. Yiyecek ve bar?nak onlar?n gözünde herkesin mal?d?r. Ya?l?lar?na kar?? sayg?lar? büyüktür. Konuk a??rlamaktan büyük zevk duyarlar. Bir Eskimo'nun konu?una kar?? sevgi, sayg? ve iyi niyetlerini aç??a vurmas?nda en büyük i?aret, ona kar?s?n? sunmakt?r.
Eskimo topluluklar?nda kad?nlar ikinci plandad?r.Çocuk bak?m?, elbiselerin dikimi kad?nlar?n i?idir. Eskimo kad?nlar? , diki? için Ren geyi?inin bel kemi?inin yan taraf?ndan ç?kar?lan uzun, sivri uçlu ve sertle?mi? sinirleri iplik yerine kullan?rlar. Çocuklar?, belirli bir ya?a kadar kad?nlar?n s?rt?ndaki deri torbalar içinde ta??n?r.
Kulübeleri kardan yap?lm?? ve sonra sertle?meye b?rak?lm??t?r. Müzi?e çok merakl? olan Eskimolar'?n kasabalar? küçüktür. 200 evi geçen kasaba enderdir. Kavga, h?rs?zl?k gibi ?eyler Eskimo topluluklar?nda hiç görülmez.
Dünyan?n kendi çevresinde dönü?ü de, Güne?in çevresinde dönü?ü de, ayr? ayr? birer zaman ölçüsü olarak al?nm??t?r. Dünyan?n Güne? çevresinde dönmesi ile tamamlanan süreye y?l ad? verilir. Dünyan?n kendi çevresinde dönü?üne de gün ad? verilir. Y?l 365 güne, bir gün 24 saate, bir saat 60 dakikaya, bir dakika 60 saniyeye bölünmü?tür. Bir y?l 365 güne bölündü?ü gibi, 12 aya da bölünmü?tür. Aylar da de?i?ik olmak üzere 30 - 31 er gün vard?r. Bir y?lda da ekvator ve kutup bölgeleri hariç dörder mevsim vard?r (K??, Sonbahar, ilkbahar, Yaz). Ayr?ca, aylar haftalara bölünmü?tür. Her haftada 7 gün vard?r.
Belirli yüz ölçümünde bir araziniz varsa ve yabanc?lar?n bu araziye girmelerini önlemek istiyorsan?z,bunun çevresine bir duvar çekme?i dü?ünmez misiniz?
Eski Çin'de de,yabanc?lar?n giri?lerini kontrol,özellikle istilac?lar? önlemek amac?yla, ?ehirlerin çevresine böyle bir duvar çekilirdi.
?sa'dan önce 221 y?l?nda,Çin tarihinin büyük imparatorlar?ndan biri, Çinin ayr? bölgelerini tek bir ülke olarak,birim imparatorlu?un s?n?rlar? içinde kalmacas?na birle?tirdi.Bu imparatorun ad? Shih Huang Ti'ydi. Fakat imparatorlu?un kuzeyinde,gözün alabildi?ine uzan?p giden çöllük bölgede sava?ç?, ak?nc? topluluklar vard?r .?mparator Shih Huang Ti, bunlar?n yeni imparatorluk için tehlikeli olabileceklerini dü?ündü. Çinin kuzey kesimlerini bunlara kar?? koruyacak, ak?nc?lar? durduracak uzun ve çok yüksek bir duvar?n yap?lmas?n? önerdi.
Gerçekten akl?n almayaca?? ölçüde bir proje olan bu duvar 15 salda tamamland?.Sonradan yer yer uzatmalar yap?ld?. Çe?itli nedenlerle zarar gören,y?k?lan yerler birkaç kez onar?ld?. Her ?eye ra?men, o zamandan beri öylece durmaktad?r.
?mparator bu duvar? yapt?rmakla dü?üncesini gerçekle?tirebilmi? miydi acaba? Tarih bunun cevab?n? "hay?r? diye veriyor. Ak?nc?lar?, Çini istila etmeyi dü?ünenleri durdurabilmek için bu duvar yeterli de?ildi. Üstelik, duvar?n baz? yerlerinde zaman zaman onar?m gerekiyordu. Mo?ollar da bu gedikleri kollayarak Çin içine ak?nlardan geri kalm?yorlard? Daha ötesi, Çinliler de duvar?n içinde ya?amakla yetinmiyorlard?. Pirinç ekmek için duvar d???na ç?kmalar? ?artt?.
Ne olursa olsun,büyük Çin ?eddi o günden bu yana Çin ve Mo?ol kültürleri aras?nda keskin bir çizgi,ayr?l?k belirten bir s?n?r niteli?ini sürdürmektedir.
Büyük Çin ?eddi dünya üzerindeki en uzun duvard?r. Bütünüyle 1500 mil uzunlu?u a?ar. Bir savunma duvar? olmas? nedeniyle,bo?azlar?,aç?kl?klar? örtecek, yüksek tepelerin yamaçlar?na yaslanacak ?ekilde tasarlanm??t?r. Yüksekli?i 4.5 metre ile 10 metre aras?nda de?i?ir. Ta?,toprak ve özel yap?da tu?ladan örülmü?tür. Duvar boyunca üzerinde yakla??k olarak 4 metre geni?li?inde bir yol vard?r.
Roma ?mparatoru Sezar M. Ö. 47 de ?skenderiye'ye geldi?inde, ?ehrin ünlü zenginlerinden biri, ona haber gönderdi.Dile?i bu muzaffer kumandana paha biçilmez bir hediye vermekti. Sezar bu teklifi kabul etti. Kap?lar aç?ld? ve salona iki kölenin ta??d??? silindir ?eklinde sar?lm?? bir hal? getirilip, kondu. Sezar hal?n?n aç?lmas?n? emretti. Köleler hal?y? uçlar?ndan tutup yuvarlay?nca içinden gencecik bir k?z ç?kt?. Bu M?s?r hükümdar? Kleopatra'yd?.
Kleopatra, daha o an Sezar'? büyülemi?ti. Çok geçmeden de Sezar Kleopatra'ya deli gibi a??k oldu. Kleopatra, Lagos hanedan?ndan XI. Ptolemaios'un üç k?z?n?n ortancas? ve en güzelidir. Babas? 28 y?ll?k saltanattan sonra M.Ö. 51 de ölünce,yerine büyük o?lu XII. Ptolemaios hükümdar oldu. O s?rada XII. Ptolemaios henüz on ya??ndayd?. K?zkarde?i Kleopatra ise on sekizine yeni girmi?ti.Genç ve güzeldi. Hepsinden mühimi de, M?s?r'a hükmetmek ihtiras? ile tutu?uyordu. Bunun için tek çare vard?. Hükümdar olan on ya??ndaki karde?i XII. Ptolemaios ile evlenmek. Çok geçmeden bu arzusuna da kavu?tu.Karde?i ile evlenerek M?s?r'?n hakimi oldu.
XII. Ptolemaios bu evlilikten dört y?l sonra öldürüldü. Bunun üzerine Kleopatra, o s?rada onbir ya??nda bulunan küçük karde?i XIII. Ptolemaios'la evlendi. Böylece M?s?r üzerindeki hakimiyeti bir kat daha artm?? oluyordu.
O s?rada, Roma ordular? bütün orta do?uya deh?et sal?yordu. Kleopatra memleketini Roma ordular?n?n zulmünden kurtarman?n tek çaresini, o ordular?n ba??nda bulunan Sezar'? avcunun içine almakta buluyordu. M. Ö. 47 de Sezar ?skenderiye'ye geldi?inde, Kleopatra bütün zekas?n? ve güzelli?ini kullanarak onu elde etti. Sezar M?s?r'da tam bir y?l kald? ve Kleopatra'dan bir erkek çocu?u oldu. Daha sonra Sezar onu Roma'ya götürdü. Romal?'lar Kleopatra'dan hiç ho?lanmad?lar. Ama, bu hislerini aç??a vurmak cesaretini de hiç bir zaman gösteremediler. Kleopatra'rnn keskin zekas?, tesir kabiliyeti, entrika çevirmekteki hüneri, herkesçe biliniyor,bu yüzden de ondan çekiniliyordu.
M.Ö.44 de Sezar bir suikaste kurban gidince, Kleopatra tekrar vatan?na, M?s?r'a döndü . Üç y?l M?s?r'?n tek hakimi olarak ya?ad?.
M.Ö.41 de Roma ordular? tekrar M?s?r için tehlike olmaya ba?lad?. Bu s?rada Roma'n?n ba??nda Antonius bulunuyordu. Antonius, Tarsus'a gelince Kleopatra'da oraya gitti. Art?k onsekiz ya??nda de?ildi ama, güzelli?inden hiç bir ?ey kaybetmemi?ti. Üstelik y?llar?n verdi?i tecrübe ile zekas? daha da bilenmi?ti.
Antonius da Sezar gibi,bu güzel kad?n?n kar??s?nda dize gelmekten kurtulamad?. Kleopatra'y? gördü?ü anda ona a??k oldu. Bu a?k tam on bir y?l aral?ks?z devam etti. Kleopatra'n?n Antoinis'dan bir k?z? oldu. Onun da ad?n? Kleopatra koydular.
Bu s?rada Roma'da büyük de?i?iklikler olmu?, kuvvet Oktavianus'un eline geçmi?tir. Oktavianus, iki büyük Roma kumandan?n? avuçlar?n?n içine alan Kleopatra'ya kar?? büyük bir kin duymaktayd?. Bütün amac?, Antonius ve Kleopatra'n?n ordular?n? yenip M?s?r'? i?gal etmekti.
M.Ö. 31 y?l?nda Kleopatra ile Antonius'un birle?ik donanmas?n? ?yonya denizinde, Aktium'da bozguna u?ratt?.Bu durum Kleopatra'da bir ?ok tesiri yapt?. Oktavianus'un kendisine besledi?i dü?manca hisleri biliyor ve bu amans?z dü?mamn?n günün birinde ?skenderiye kap?lar?na dayanaca??ndan korkuyordu.
Çok geçmeden Kleopatra'n?n korktu?u ba??na geldi. Oktavianus'un kuvvetleri ?skenderiye kap?lar?na dayanm??t?.Kleopatra bu güçlü kuvvete kar?? koymalar?n?n mümkün olmad???n? biliyordu. Art?k kurtulu? ümidi kalmam??t?. Antonius'da sava?? yak?ndan izlemi? ve neticenin yenilgileri ile bitece?ini anlam??t?. Oktavianus'un tutsa?? olmak ve bir zamanlar hakimi bulundu?u Roma'ya bir tutsak olarak götürülmektense ölümü tercih etti. K?l?c?n? karn?na bat?rarak hayat?na kendi eli ile son verdi.
Oktavianus, saray?n kap?s?na geldi?inde Kleopatra en güzel
giyisileri ile taht?nda oturuyordu. Kap?lar zorlan?rken küçük bir sepetin içinde saklad??? zehirli y?lan? ç?kar?p gö?süne bast?rd?. Oktavianus, içeri girdi?inde Kleopatray? muhte?em güzelli?i ile taht?nda oturur durumda buldu.Bir iki ad?m ilerledi ve o zaman güzel dü?man?n?n ölmü? oldu?unu anlad?. Öldü?ü zaman Kleopatra 39 ya??ndayd?.
“Scene”, programc? (coder), grafiker, müzisyen, “swapper”, “cover designer” vb. nitelikteki bilgisayar kullan?c?lar?n?n ve bu kullan?c?lar?n bir araya gelerek olu?turduklar? gruplar?n bütününe denir. Her platformun (Atari, Amstrad, Spectrum, Sinclair, Commodore, Amiga, PC vb.) kendine ait bir “scene”i vard?r. Örnek “Commodore 64 Scene”i, “Spectrum Scene”i, “PC Scene”i gibi.
Bu “scene”ler çe?itli alt gruplara ayr?l?rlar. Mesela Türkiye’deki Commodore 64cülerin olu?turdu?u “scene”e ?ngilizce “Turkish C64 Scene” denir.
“Scene” kesinlikle ticari kayg? içermez. Tamamen e?lence ve rekabet ortamd?r. “Scene” “i?” de?il, “hobi”dir. “Scene”i olu?turan ve bir arada tutan unsurlar; gruplararas? ileti?im organlar? (eskiden mektuptu, ?imdi internet ve web sayfalar?), partiler ve disk magazinleridir.
Scene hakk?nda daha geni? bilgi için lütfen bir önceki parti için haz?rlanm?? siteyi ziyaret ediniz.
Bu yaz? fazlamesai.net‘den al?nm??t?r.
Geceleri gökyüzünde gördü?ümüz y?ld?zlar?n birço?u bizim güne?imizden de büyüktürler ama o kadar uzaktad?rlar ki, ancak birer nokta olarak gözükürler. Gezegenlerin y?ld?zlardan farklar?, güne? sistemimiz içinde bizimle beraber güne?in etraf?nda dönüyor olmalar?d?r. Bu nedenle çok uzak olan y?ld?zlar gökyüzünde 'sabit' dururken, gezegenler sürekli yer de?i?tirirler. Bu gezegenler güne?e yak?nl?k s?ras? ile Merkür, Venüs, dünyam?z, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün ve Plüto'dur.Güne? sistemimizde bile mesafeler o kadar büyüktür ki, dünyam?za 8 dakikada gelen güne? ?????, Neptün'e ancak 4 saatte ula??r. Zaten güne? sistemimizde bulunmalar?na ra?men Neptün ve Plüto teleskop kullanmadan dünyam?zdan görülemezler. Güne? Neptün'e o kadar uzakt?r ki, bu gezegenden bak?ld???nda görünümü parlak bir y?ld?zdan farks?zd?r. Güne? ???klar?n?n dünyam?za gelmek için 8 dakikada ald??? bu yolu, saatte 1000 kilometre h?zla giden modern bir jet uça?? ancak 17 y?l civar?nda gidebilirdi.
Güne? sistemimizin d???ndaki mesafeler ise inan?lmaz. Örne?in, Andromeda galaksisinin ????? dünyaya 2.2 milyon y?lda ula?maktad?r. Yani biz bu galaksiyi bu kadar y?l evvelki hali ile görüyoruz. ?imdi ne yap?yorlar acaba?
Ays?z berrak bir gecede gökyüzünde gözle görülebilen y?ld?z say?s? 7000'dir. Küçük bir teleskopla 25 milyon y?ld?z görülebilir. Ama örne?in ABD'deki Mount Palomar gözlem evindeki teleskopla tüm gökyüzü taranabilse 2 milyar y?ld?z görülebilir. Halbuki sadece Samanyolu galaksisinde 100 milyar y?ld?z oldu?u tahmin edilmektedir.Y?ld?zlar?n göz k?rp?yormu? gibi ???klar?n?n k?rp??mas?n?n sebebi, çok uzaktan geliyor olmalar? ve atmosferimizdir. Yeryüzünde nispeten ?l?nan hava devaml? olarak yükselme meylin-dedir. Bu durum gece de devam eder. Y?ld?zlar?n zay?f ???klar? bu yükselen hava dalgas? içinde k?r?l?rlar. Bazen gözümüze tam olarak ula?amazlar, yani kesik kesik gelirler.
Bu evimizdeki s?cak radyatörün veya bir ate?in ya da yaz?n çok s?cak yollar?n üzerindeki yükselen havan?n arkas?ndaki ?ekillerin görüntüsünü dalgaland?rmas?na benzer. Gerçi görülebilir gezegenlerden gelen ???klar da yükselen hava dalgalar? ile k?r?l?r ama onlar?n ???klar? daha güçlü olduklar?ndan gözümüze ula?mada kesinti olmaz ve göz k?rpmazlar.
?ngiliz Milletler Toplulu?u içinde ba??ms?z bir devlet. Okyanusyada birbirinden çok bo?az?yla ayr?lan iki adad?r. Yüzölçümü 284.480 kilometrekare nüfusu 2.414.064 tür. Ba??ehri Wellingtondur. Güzel ormanlar? ve otlaklar? olan bol miktarda tah?l yeti?tirilen, alt?n, gümü?, bak?r ve kömür madenleri bak?m?ndan zengin olan bir ülkedir. Hayvan yeti?tiricili?i büyük bir endüstri haline gelmi?tir.
1962 de Hollandal?lar taraf?ndan ke?fedilmi?, 1840 tarihinden itibaren de ?ngilterenin bir sömürgesi haline gelmi?tir. 1956 y?l?ndan itibaren ,?ngiliz Milletler Toplulu?u içinde ba??ms?z bir devlet olmu?tur.
Trafik denetlemelerinde yap?lan alkol testinden a?za at?lacak bir ?ekerle veya sak?zla kurtulmak mümkün de?ildir. Alkol ald???m?zda veya sar?msak, so?an benzeri keskin kokulu yiyecekleri yedi?imizde nefesimiz kokar. ?stedi?imiz kadar a?z?m?z? y?kayal?m, di?lerimizi f?rçalayal?m, ?eker yiyelim veya sak?z çi?neyelim, fark etmez bu kokuyu tam olarak gideremeyiz.
Bu kokular?n nedenleri a?za veya bo?aza bula?an alkol, a??zda di?lerin aras?nda kalan yiyecekler de?ildir. Onlar a?z?n y?kanmas? ile giderilebilir. Bu kokular mideden de gelmez, çünkü yiyecek gitmedi?i zamanlarda yemek borusunun ucu hep kapal?d?r. Tüm bu alkol ve kokulu yiyeceklerin molekülleri midedeki haz?m s?ras?nda mide duvar?ndan geçerek kana kar???r. Böylece akci?erlere ula?arak nefesle beraber çevreye yay?l?rlar.
Trafik denetlemelerinde yap?lan alkol testlerinde, nefesteki dolay?s?yla kandaki alkol miktar? ölçülür. Cihaza üflemeyle d??ar? verilen havan?n 2.000 santimetreküpü kanda bulunan alkol miktar?n? gösterir. Bu oran, al?nan alkol miktar?n?n ki?inin a??rl???na bölünmesi ve erkeklerde 0.7, kad?nlarda ise 0.6 katsay?s?n?n çarp?lmas? ile hesaplanabilir.
Bu katsay?lar aras?ndaki fark?n nedeni, ayn? vücut ölçüleri ve ya? oranlar?na sahip bir kad?n ve erkek üzerinde yap?lan deneylerde, her ne kadar alkolün yüzde 20'si midede, yüzde 80'i ince ba??rsaklarda kana kar??sa da, kad?nlarda alkolün midede daha az parçalanarak kana kar???m oran?n?n yüzde 30 daha fazla olmas?, kad?nlar?n daha çabuk sarho? olmalar? ve sarho?lu?un daha uzun sürmesinin gözlemlenmesidir.
Bir kadeh sek rak? veya iki bardak ?arap kanda 40 gram alkol bulunmas? anlam?na gelir. Böyle bir doz 75 kilo a??rl???ndaki erkekte 40((75XO,7)=0.76 gr/litre sonucunu verir ki, trafikteki yasal limiti a?ar.
Bu miktarda alkolü 60 kilo a??rl???ndaki bir kad?n ald???nda suçlu olur, çünkü hesaba göre kan?nda 40( (60X0,6)=1.1 grAitre alkol ç?kar.
?nsanlarda bir litre kandaki alkol oran? 0,5 gram? geçtikten sonra refleksler yava?lar, sürücü bilincine hakim olamaz. Bu da ciddi kazalara yol açar.
Popüler etiketler
[ maya ] [ araf ] [ bak ] [ arl ] [ kara ] [ deniz ] [ kad ] [ önce ] [ hayat ] [ ilk ] [ erik ] [ ykta ] [ ki?i ] [ sind ] [ elm ] [ yeni ] [ tor ] [ ehir ] [ byt ] [ anlam ] [ ?rk ] [ kuru ] [ türk ] [ alma ] [ çel ] [ k?s ] [ art ] [ car ] [ ret ] [ sis ] [ ebe ] [ çim ] [ sava ] [ aman ] [ ter ] [ e il ] [ rsa ] [ yazy ] [ zaman ] [ ütü ] [ d?n ] [ üre ] [ yeri ] [ yrk ] [ r ya ] [ 821 ] [ e e ] [ utu ] [ nil ] [ al? ] [ dini ] [ a r ] [ ölüm ] [ ak? ] [ para ] [ insanlar ] [ yyllar ] [ t a ] [ çil ] [ asa ] [ k ta ] [ nak ] [ dev ] [ rmak ] [ m s ] [ ati ] [ bulu ] [ ni? ] [ olo ] [ rad ] [ mac ] [ atl ] [ ren ] [ e?e ] [ orta ] [ ney ] [ tas ] [ ylk ] [ kap ] [ sab ] [ ram ] [ ikl ] [ nce ] [ çük ] [ rmi ] [ bil ] [ bar ] [ k y ] [ da y ] [ ada ] [ kta ] [ asi ] [ kler ] [ kazan ] [ zar ] [ den ] [ rik ] [ ray ] [ avr ] [ dünya ] [ led ] [ tak ] [ dren ] [ mer ] [ nsan ] [ dem ] [ ?an ] [ ark ] [ linde ] [ tik ] [ kaz ] [ yaz ] [ i il ] [ ura ] [ ahi ] [ metre ] [ çal??ma ] [ aras ] [ süre ] [ kar ] [ am?n ] [ ünlü ] [ ine ] [ duru ] [ tre ] [ lis ] [ çeki ] [ tarihi ] [ çevre ] [ emin ] [ k sa ] [ dana ] [ has ] [ say ] [ yay ] [ e?in ] [ ile ] [ tin ] [ söz ] [ sonuç ] [ kare ] [ hareket ] [ ece ] [ edi ] [ ???n ] [ tan ] [ sa? ] [ eri ] [ far ] [ do?ru ] [ ta? ] [ par ] [ u?ur ] [ eki ] [ ten ] [ rol ] [ metr ] [ genel ] [ fazl ] [ ato ] [ güç ] [ bun ] [ ya? ] [ kon ] [ alan ] [ ata ] [ yaz? ] [ mede ] [ ini ] [ göster ] [ erk ] [ kis ] [ ast ] [ lak ] [ veri ] [ halk ] [ olur ] [ alar ] [ van ] [ eski ] [ ?s? ] [ kat? ] [ lama ] [ kary ] [ oda ] [ elik ] [ göz ] [ say? ] [ avu ] [ syra ] [ devam ] [ ker ] [ ele ] [ arm ] [ en son ] [ ila ] [ ran ] [ ayy ] [ top ] [ ama ]