Ekvator ku?a?? ile Kuzey Kutbu aras?nda, düzenli aralarla dünyay? çevreleyen yatay durumda seksen sekiz ku?ak dü?ünün. Daire biçimindeki bu ku?aklar Kuzey Kutbu'na yakla?t?kça daha küçülecektir. Ayn? durum Ekvator'la Güney Kutbu aras?nda da söz konusudur. Bu ku?aklar "paralel" ya da " enlem" diye tan?mlan?r.
Her enlem çizgisi, Ekvator hatt? "O-s?f?r" kabul edilerek numaraland?r?lm??t?r. Ekvator ku?a??n?n 10 derece kuzeyindeki enlem, "10° kuzey enlem" olarak belirlenir. (NOT : Bir derece, bir dairenin 360 da biridir.) Kuzey Kutbu, 90°kuzey enlem üzerindedir. Buna kar??l?k, Güney Kutbu " 90° güney enlem" üzerinde bulunur.
?imdi de Kuzey Kutbu ile Güney Kutbu do?rultusunda, Ekvator ku?a??n? düzenli aç?larla kesen hayali çizgi-ku?aklar dü?ünün. Bunlar, gene hayalf olarak Ekvator ku?a??n? 360 k?s?m, ya da dereceye bölerler. Ba?ka türlü söylemek gerekirse, bu çizgi ku?aklar?n Ekvator hatt?n? 360 dereceyle böldü?ü varsay?l?r (farz edilir). Bu çizgi ku?aklar da "meridyen" veya "boylam" diye tan?mlan?rlar.
Yeryüzündeki her ülke, ?ngiltere'de Greenwich'den geçen çizgi-ku?a??n "O-s?f?r" kabul edilmesinde fikir birli?ine varm??t?r. Bunun 10 derece do?usunda kalan boylam, "10 do?u boylam" diye tan?mlan?r. Sözkonusu boylam üzerindeki yerler de, "10° do?u boylamda" olarak belirtilir. Yerküresinde Greenwich'in do?u ve bat?s?nda kalan yar?m küreler, 180 dereceyle numaraland?r?lm?? boylamlara bölünmü?tür.
Enlem ve boylamlar?n en büyük yarar?, yerküresi üzerindeki herhangi bir yerin pozisyonunun kolayl?kla belirtilebilmesidir. Aç?k denizlerdeki gemiler de, mevkilerini bu sistemle bildirirler. Böylece, gerekli durumlarda bir geminin yeri kolayl?kla bulunabilecektir.
Sistemi daha ayr?nt?l? bir düzende kullanabilmek için her enlem ve boylam da "dakika" diye tan?mlanan 60 e?it k?sma bölünmü?tür. Dakikalar?n 60 e?it k?sma bölünen her parças? "saniye" olarak tan?mlan?r.
Enlem ve boylam daireleri, co?rafya, gemicilik, havac?l?k, meteoroloji ve daha bir çok konularda büyük yararlar sa?lamaktad?r.
Güney Amerika'da ya?ayan "Ku? yiyen örümcek" dünyan?n en büyük örümce?idir. Bacaklar?n?n çevresel aç?kl??? da dahil, bunlar?n çap? 25 santimetreyi bulur. Belirli bir büyüklü?ü a?an bütün örümceklerde zehir kesecikleri vard?r. Fakat bunlardan tehlikeli olanlar say?l?d?r. Asl?nda, sinekleri ve zararl? böcekleri yok ettikleri için yararl?d?rlar.
Bilindi?i gibi, 'ring' kelimesi, ?ngilizce'de daire, halka anlam?ndad?r. Parma?a tak?lan yüzü?e bile bu nedenle 'ring' denilir. Asl?nda geçmi?te profesyonel boksta, boksörler grup halinde, kasabadan, kasabaya dola??r, oradaki yerli boksörlerle maç
yaparlard?.
Boks yap?lacak alana seyirciler daire ?eklinde yerle?tirilir, en
önde oturanlara alan? çevreleyen ip tutturularak, ba?kalar?n?n boks yap?lacak yere girmeleri önlenirdi. Ayr?ca sahnedeki boksöre meydan okuyan biri kafas?n? bu ipe çarparak dövü?mek iste?ini belirtirdi.
Seyirci miktar? art?nca bu usulü uygulamak zorla?t?. Yere dikilen kaz?klara ip ba?lanarak boks yeri belirlenmeye ba?land?. Tabii ki bu i? için en uygun ?ekil kare idi.
Boks yap?lan yerlerin dünyan?n her yan?nda kare olmas?na ra?men "ring" diye adland?r?lmas?n?n hikayesi i?te bu!
Il?man iklim bölgelerinde yeti?en bir bitki ve onun çok lezzetli meyvesi. Meyveler, tek ve iri çekirdekli, ço?u zaman elma büyüklü?ünde olur ve etlidir. ?nce bir kabu?u vard?r. Kabuklar?n?n üstü hafif tüylüdür. Eti çekirde?ine yap???k olan ve olmayan çe?itleri vard?r. Taze meyve olarak yendi?i gibi, komposto ve reçeli yap?larak da yenir.
Osmanl?larla ?ranl?lar aras?nda May?s 1639 tarihinde imza edilen bir antla?ma. Bu antla?ma ile 1623 tarihinden itibaren devam etmekte olan Osmanl? ?ran sava?lar?na son verilmi?tir. Murat IV. ün ba?ar?l? seferlerinden sonra imza edilen bu antla?ma ile do?u s?n?rlar? kesin olarak belli oluyor ve bu bölgelerde bar???n kurulmas? için gerekenleri her iki devlet yapmay? kabul ediyordu.
Bilinenin aksine bütün bumeranglar geri gelmezler. F?rlatana geri dönebilen bumeranglar sadece Avustralya yerlileri Aborijinler taraf?ndan spor olarak veya ku? sürülerini avlamakta kullan?l?rlar. Aborijinlerin tarih öncesi zamandan beri bumeranglar? kulland?klar? biliniyor.
Bumerang?n ?ngilizce'de 'boomerang' olan ismi de Aborijinlerin kulland??? isimden türemi?tir. Asl?nda bugün Avustralya'da kullan?lan ve bu k?taya özgü isimlerin ço?unun kökeni Aborijinlerden kaynaklan?r. Örne?in Avustralya'y? ilk ke?fedenler kangurular? görünce çok ?a??rm?? ve Aborijinlere bunlar?n isimlerini sormu?lar, onlar da 'kanguru' cevab?n? verince, bu acayip hayvana kanguru ismini vermi?lerdir. Halbuki kanguru Aborijin lisan?nda 'bilmiyorum' demektir.
Bumerang ?eklinde ancak geri dönme özelli?i olmayan benzerlerinin Aborijinler gibi M?s?r'da, güney Hindistan'da, Endonezya'da (Borneo) ve Amerika'da yerliler taraf?ndan tarihin ilk ça?lar?ndan itibaren kullan?ld??? biliniyor. Bu tipler daha uzun ve a??rd?rlar. Av hayvanlar?n? öldürmede kullan?l?rlar. Sava?larda çok a??r yaralanmalara ve ölümlere sebep olurlar. Hatta baz?lar?n?n ucu tesiri artt?rmak için kanca ?eklinde yap?l?r.
Aborijinlerin yapt?klar? geri dönebilen bumeranglar ise hafif ve ince olup toplam uzunluklar? 50 - 75 santimetre, a??rl?klar? da 350 gram civar?ndad?r. Bumerang?n iki kolunun ucu yap?l?rken veya yap?ld?ktan sonra kül ile ?s?t?larak birbirinin aksi istikamete k?vr?l?r.
Bumerang yere paralel veya biraz a?a?? do?ru at?l?rsa biraz sonra yükseli?e geçerek, 15 metre yüksekli?e kadar t?rman?r.
E?er bir ucu yere çarpacak ?ekilde at?l?rsa, yere çarpan bir mermi gibi müthi? bir h?zla dönerek yükselir, 45 metrelik bir daire veya elips çizerek yörüngesini tamamlar, f?rlatan?n yak?n?na dü?er.
Bumerang?n nas?l geri döndü?ü günümüzün bilim insanlar? taraf?ndan tam anla??lm?? de?ildir. Dönü?ün aerodinamik kald?rma gücü ile üç eksende yapt??? cayroskobik dönü?ün birle?iminin yaratt??? san?lmaktad?r. Geri dönebilen bumeranglar?n, di?erlerinin uçu? ?ekillerinin gözlemlenerek veya tamamen tesadüf sonucunda geli?tirildi?i san?l?yor.
Aborijinlerin bumerangla ku? avlamalar? ise ilginç. Bumerang?, ku? sürülerinin uçu? yüksekli?inin üzerine f?rlat?yorlar. Bumerang?n yerdeki gölgesini gören ku?lar arkalar?nda y?rt?c? bir ku? oldu?unu san?yorlar. Kaçmak için dal??a geçiyorlar ve sonunda a?açlar aras?na gerilmi? a?lara tak?l?yorlar.
Bumerang f?rlatma, tarihte kaydedilmi? en eski sporlardan biridir. Günümüzde ba?ta ABD'de olmak üzere baz? ülkelerde, hedefe yak?nl?k, mesafe, h?z ve yakalama kategorilerinde spor olarak hala yap?l?yor.
Tarih kaynaklar?,çe?itli begeler ,o ça?dan günümüze kadar ula?an eserler,yap?lar ve kal?nt? niteli?inde ?eyler,Eski M?s?r'da gerçek anlam?yla büyük, çok geli?mi? ve parlak bir uygarl?k oldu?unu ortaya koymaktad?r. Eski M?s?r ekonomisi tar?m ve hayvanc?l??a dayanmaktayd?. Ülkede demir madeni olmamas?na ra?men, yeteri kadar bak?r ç?kar?l?yordu. M?s?rl?lar kalayla bak?r? kar??t?r?p tunç yapmay? ö?renmi?lerdi.Çe?itli silahlar?n,kaplar?n,süsleme levhalar?n?n yap?m?nda bu tunç kullan?l?yordu. Eski M?s?r endüstrisinin en geli?mi? dallar?ndan biri de cam i?leri ve çömlekçilikti. Ülkede bol miktarda bulunan papirüsten ka??t, sandal tipi ayakkab?lar, halat yap?m?nda yararlan?lmaktayd?. Yap? ve mühendislik konusunda, Eski M?s?rl?lar Eski Yunan ve Roma'dan öndeydiler. Kanallar, su depolar?, büyük saraylar, görünü?ü ?imdi bile insan? ?a??rtan tap?naklar yap?yorlard?. Eski M?s?r bizlere ayk?r? gelecek baz? gelenek ve törelerin varl???na ra?men toplum hayat?nda da çok ileri düzeydeydi. Kad?n?n toplum hayat?ndaki yeri ve durumu çok önemliydi. Günümüze kadar ula?an an?tlardaki kabartmalardan, baz? duvar resimlerinden,Eski M?s?r toplumunda kad?nlar?n serbest,ba?naz dü?üncelerle k?s?tlanmam?? bir hayat ya?ad?klar? anla??lmaktad?r. Çok tanr?l? bir dine sahip olan M?s?rl?lar'?n en büyük tanr?s?"Güne?" ti. Bu tanr?ya "Ra" ad?n? vermi?lerdi. Ayr?ca,inek,timsah,atmaca,çakal,y?lan gibi baz? hayvanlar? da "tanr?lar" düzeyinde kudsalla?t?rm??lard?.
Bilim adamlar?n?n ço?u rahipler ad?nda ç?kard?.Ehramlar?n yap?m?nda gösterilen ba?ar?, Eski M?s?r'da matemati?in geli?mi? bir bilim dal? oldu?unu ispatlamaktad?r.Bilimsel baz? çevreler, geometrinin kayna?? olarak da Eski M?s?r'? gösterir. Öyle ki, M?s?rl?lar karenin,dairenin yüzölçümünü bulmakla kalmam??, kübün, silindirin,kürenin de hacmini hesaplam??lard?. T?p fazla geli?memi? oldu?u halde,bitkilerden yap?lan ilaçlar adeta bir endüstri niteli?indeydi. M. Ö. 2000 y?llar?nda bile,kavanozlar içindeki papirüs tomarlar?n?n etiketlenerek raflara s?raland??? kitapl?klar vard?. Harp, flüt, simbal,davul,trampet ve çe?itli borular gibi müzik aletleriyle yap?lan Eski M?s?r müzi?i gerçekten geli?mi? bir sanat koluydu. Basit fakat canl?,çarp?c? renklerle yap?lan duvar resimleri özellikle 12. ve 19. Hanedanlar devrinde yayg?nla?m??, doru?a ula?m??t?.Daha yukarda da de?inmi? oldu?umuz gibi, Eski M?s?r mimarisi Ehramlar, Karnak Tap?na??, Luksor Tap?na??, kayalara oyulmu? mezarlar, Kefren Tap?na??, Seti Tap?na?? gibi dev eserler vermi?tir. Bu tap?naklar?n sadece boyutlar? de?il,sanat de?erleri de yüksektir. ?çleri kabartma ve oyma resimler,duvar yaz?lar?yla süslüdür. Birbirini izleyen alt? firavun zaman?nda yap?lan Karnak Tap?na?? bunlar?n en büyü?ü olup, içinde 86. 000 heykel bulunmaktayd?.
Bat?l?lar için Hong-Kong'dan sonra dünyan?n en esrarengiz ?ehri Siyam'in ba?kenti "Bangkok" dur. Birçok macera filmine konu olan "Bangkok" gerçekten garip bir ?ehirdir, uzakdo?udaki büyük casus ve gangster ?ebekelerinin üslendi?i Bangkok'da,hemen hemen bütün milletlere rastlan?r. Çinliler, Frans?zlar,?ngilizler,Amerikal?lar, Almanlar, Japonlar bu uzak do?u ?ehrinde içice girmi? durumda ya?arlar. Kimin hangi karanl?k i?in pe?inde oldu?u meçhuldür.
Siyam'l?lar memleketlerine "Hürriyet ülkesi" anlam?na gelen "Muang Taf" derler. Hatta son y?llarda ülkenin resmi ad? TAYLAND "Thailand" olmu?tur. Fakat buna ra?men bat?da "Thailand" gene eski ad? ile yani "Siyam" diye an?l?r.
Siyam,bir uzak do?u memleketidir. Kuzeyinde Birmanya, kuzeydo?u ve do?usunda Loas,güneyinde Kamboç,Siyam körfezi, Malaya birli?i ve bat?da Bengal körfezi ile s?n?rlanm??t?r. Nüfusu 32 milyon civar?ndad?r. Halk?n büyük bir k?sm? Budist'dir. Ülkede yedi yüz bin kadar da müslüman ya?ar.
Siyam, 1250 y?llar?nda,Kubilay Han'?n kuvvetlerinden kaçan Lao-Tai'ler taraf?ndan kurulmu?tur. Lao-Tai'ler Çin as?ll? olduklar?ndan Siyam'l?lar Çinlilere benzerler.
Siyam'in birçok kesimleri ormanl?kt?r.Bu ormanlarda fil, kaplan,pars,yaban kedisi,gergedan ve yaban mandas? gibi vah?i hayvanlar ya?ar. Ayr?ca Siyam'da 12'si zehirli olmak üzere 56 cins y?lan oldu?u tespit edilmi?tir. Siyamda, beyaz Siyam fili kutsal say?l?r ve ona dokunulmas?na müsaade edilmez.
Siyam'l?lar hürriyetlerine büyük bir titizlik gösterirler. Bu ülke tarihin hiç bir devrinde sömürge olmam??t?r. Bu konuda ?ngiliz ve Frans?zlar?n yapt??? bütün giri?imler neticesiz kalm?? ve Siyaml?lar ba??ms?zl?klar?n? korumas?n? bilmi?lerdir.
?kinci Dünya Sava?? s?ras?nda Almanya ve Japonya' n?n yan?nda yer alan Siyam, ?ngiltere ve Amerika'ya kar?? sava? ilan ettiyse de, Amerika bu ülke ile sava?a girmek istemedi ve oradaki müttefiklerden yana olan çeteleri desteklemekle yetindi.
Siyam, ?kinci Dünya Sava?? s?ras?nda Japonlar?n himayesi ile Çin Hindi'nin baz? k?s?mlar?n? i?gal etti. Ancak bu topraklar ?kinci Dünya Sava??n?n sonunda eski sahiplerine iade edildi.
16 Ocak 1946 da hür bir ülke olarak Birle?mi? Milletlere giren Siyam, hudutlar?n? saran kan ve ate? çemberinin d???nda kalabilmek için büyük çaba harcad?.
Müslümanl?k sa?lam temeller üzerinde giderek yayg?nla??rken, do?udaki kaynaklar Müslüman Türk devletlerin ve di?er Müslüman ülkelerin zenginliklerinin, dolay?s?yla uygarl?k ve güçlerinin de gitgide artmas?nda önemli rol oynuyordu Böylece ll.yüzy?l'a kadar gelinmi?ti.
11. yüzy?lda Avrupa ortalama çizgi alt? say?labilecek bir geri durumdayd?. Ekonomik düzeyi dü?üktü. Daha ötesi, ekonomik bak?mdan Do?u'ya muhtaçt?. Alt?n, gümü? gibi madenler iyiden iyiye azalm??t?. Deniz ticareti, endüstri ürünleri için gerekli ham madde kaynaklar? Müslümanlar'in elindeydi. Akdeniz ve Hint Okyanusu ticareti de gene Müslüman devletlerin bayra??n?n egemenli?i alt?ndayd?. Orta Asya'da kurulan büyük Selçuk Devleti tez zamanda s?n?rlar?n? geni?letmi?, Akdeniz ve Marmara k?y?lar?na kadar yay?lm??t?. Yak?n Do?u, Do?u Arap ülkeleri Türk egemenli?i alt?na girdiler. 1071 y?l?nda Do?u Anadolu'da (Malazgirt) Bizans ordusunu yenilgiye u?ratan Türkler, 20 y?l sonra ?znik'e ula?m??, Üsküdar önlerine varm??lard?.
Bizans'?n tehlikeye dü?mesi,yokluk yoksullukla bunalan Avrupa'y?,Hristiyanl?k dünyas?n? büsbütün tela?a dü?ürdü.Üstelik, Hristiyan dünyas?n?n kutsal ?ehri Kudüs de Türkler'in eline geçmi?ti.
Böylece,ekonomik nedenler ve dinsel kökenli k??k?rtmalar birbirine eklendi. A?z? iyi laf eden Piyer Lermit ad?nda bir ke?i?,bir e?e?in s?nt?nda,elinde büyük bir haçla bütün Avrupa'y? dola?t?. Çevresine toplananlar? co?turacak dini konu?malar yapt?. Bu arada, ?sa'n?n do?du?u topraklar? Türkler'in elinden kurtaracak kimseleri, dini bütün Hristiyanlar? bekleyen s?n?rs?z zenginlikleri, cennetten farks?z topraklar? anlatmay? da ihmal etmedi. Öte yandan, Papa II. Urban da Hristiyanlar aras?nda birlik sa?lama?a çal???yor, böylece Piyer Lermit'in çabalar?n? destekliyordu.Krallar, prensler, soylu ki?iler, ?övalyeler, açlar, büyük ?ehirlerin yoksullar?, yal?nayak, ba?? ç?plak köylüler yola dü?tüler. Düzenli birlikler, düzensiz kalabal?klar halinde ?stanbul'a do?ru ilerleme?e koyuldular. Geçtikleri yerleri çekirge sürüleri gibi darmaduman ederek,soyarak ?stanbul'a kadar geldiler. Bizans ?mparatoru onlar?n varl???n? tehlikeli görerek derhal Anadolu yakas?na geçmelerini sa?lad?.Haçl?lar daha ?znik'e varmadan Selçuklular taraf?ndan yokedildiler.1096 y?l?ndaki ilk Haçl? seferinin böylece yenilgiyle sonuçlanmas?, Avrupa'n?n, Hristiyanl?k dünyas?n?n kinini ve h?rs?n? büsbütün biledi. Bu kez daha düzenli davrand?lar. 600. 000 ki?ilik bir Haçl?lar Ordusu kuruldu. 1096 ile 1270 y?llar? aras?nda Hristiyanlar taraf?ndan Orta Do?u'ya yap?lan 8 Haçl? seferinin en güçlüsü buydu. Bizans üzerinden Anadolu'ya geçen Haçl? ordusu, ?znik'i elegeçirdi. Fakat Selçuklu Sultan? I. K?l?ç Arslan bunun öcünü almakta gecikmedi.
Eski?ehir yöresinde Haçl? ordusuyla çetin bir sava? yapt?. Onlar? Anadolu'dan sürüp ç?kar?ncaya kadar y?pratt?. K?yas?ya h?rpalad?. Haçl?lar peri?an oldular ama, içlerinden 50. bin ki?i Kudüs'e kadar gidebildi. ?ehri elegeçirdiler, 1099 y?l?nda Kudüs Krall???'n? kurdular.
Sonradan Selahaddin Eyyubi'nin H?tt?n Sava?? sonucu Kudüs'ü geri almas? üzerine, 3. Haçl? seferi düzenlendi. Alman ?mparatoru Frederik Barbaros, Fransa Kral? Filip Ogüst ve ?ngiltere Kral? Arslan Yürekli Ri?ar da bu sefere kat?ld?lar. Ancak bütün çabalar? sadece Akka'y? elegeçirmelerinden ba?ka sonuç vermedi. Çaresizlikle geri döndüler.Tekrar düzenlenen 4. Haçl? seferi ?stanbul üzerine oldu. ?ehri zapteden Haçl? Ordusu burada bir Latin ?mparatorlu?u kurdu. 1204 ile 1261 y?llar? aras?nda süren bu Latin ?mparatorlar?n?n 57 y?ll?k çabas? sonunda y?k?ld?. Ard?ndan yap?lan 5. ve 6. Haçl? seferleri önemsizdi. 7. ve 8. Haçl? seferlerinde de bir sonuç sa?lanamad?.
Bütün bu seferler,Hristiyan halk? k??k?rtan din çevrelerinin itibarlar?n? kaybetmesiyle sonuçland?. Fakat Türkler ve Müslüman ülkelerle yak?n temasa geçen Avrupal?lar çok ?eyler ö?rendiler. Barut, pusula ve daha nice ?eyler Do?u'dan Bat?'ya da geçmi? oldu. Haçl? seferleriyle din çevrelerinin itibarlar?n? kaybetmesi,daha sonralar? Reformun gerçekle?mesi bak?m?ndan büyük rol oynad?. Feodal yönetimler zay?flad?,temelden sars?ld? ve y?k?ld?. Güçlü krall?klar kuruldu. Haçl? seferleri Avrupa'ya bu bak?mlardan yaram?? ve Türkler'in Avrupa'ya geçmesini,o yönde ilerlemesini 200 y?l ertelemi?ti.
Gerçi ?imdi elektrikler kesilince otomatik olarak devreye giren lambalar, hatta jeneratörler var ama mum hayat?m?z boyunca evimizin demirba?? olmu?tur. Onu o kadar hayat?m?z?n ola?an bir parças? olarak alg?lam???zd?r ki, fitiline bir kibrit çakt???m?zda onun nas?l yand???n?, yand?kça kat? k?sm?n?n nereye gitti?ini dü?ünmeyiz bile.
Tarihi çok eskiye uzanan mum ?????n?n adeta büyülü bir gücü vard?r. ?nsanda romantik duygular uyand?rd??? gibi, tüm dinlerde ruhani bir yeri de vard?r. Ayin ve adaklar?n vazgeçilmez malzemesidir. Mum tarihin ilk icatlar?ndan biridir. M?s?r'da ve Girit adas?nda milattan 3000 y?l önceden kalma mumlar bulunmu?tur ama en yayg?n kullan??? ortaça?da Avrupa'da olmu?tur. Tarihi bu kadar eski olup da günümüzde de popülaritesini yitirmeyen ve çok yayg?n olarak kullan?lan ba?ka hiçbir ?ey yoktur.
Asl?nda mumun yap?s? çok basittir ama yanma mekanizmas? o kadar basit de?ildir. Mumun yap?s?nda iki ana eleman vard?r. Birincisi yak?t görevini gören, bir çe?it balmumu, ikincisi de emici özelli?i olan bir çe?it sicim, yani fitil. Fitilin emici özelli?i çok önemlidir. Çünkü mumun yanma s?rr? burada gizlidir. Bu özellik gaz lambalar?n?n fitillerinde de vard?r ve onlar da ayn? prensiple çal???rlar.
Elinize herhangi bir sicim al?p ucundan su dolu bir kaba dald?rd???n?zda suyun sicim taraf?ndan emildi?ini ve suyun sicim boyunca yukar? ç?kt???n? renginin koyula?mas?ndan anlayabilirsiniz. ??te fitil de mumun üst k?sm?nda alevden dolay? eriyen balmumunu emerek üst k?sm?na ta??r ve bu bölgede yanman?n devam?n? sa?lar, yani burada as?l yanan ve ????? veren fitil de?il balmumunun kendisidir.
Parafin balmumlar? ham petrolden yap?l?r, yani koyu bir hidrokarbon olup iyi bir yan?c?d?rlar. Çakma?? çak?p fitili tutu?turunca, mumun en üst tabakas?n?n da erimesine ve dolay?s?yla mekanizman?n çal??maya ba?lamas?na sebep olursunuz. Fitil, bu erimi? balmumunu yukar? aleve do?ru ta??r, balmumu alevin s?cakl???nda buharla??r ve tutu?ur. Yanan ?ey asl?nda mumun kat? k?sm? oldu?undan mum tümüyle yan?p bitti?inde geriye pek bir ?ey kalmaz.
Mum yapmada en çok ar? balmumu, benzin üretiminde petrolden ç?kan bir yan ürün olan parafin veya bitkisel ve hayvansal ya?lardan yap?lan 'stearin' kullan?l?r. Günümüzde en fazla kullan?lan mumlar bunlar?n kar???m? ile elde ediliyor. Mumlar çekme yöntemi ile, dökülerek veya pres edilerek yap?l?yor. Her ?ey tamamland?ktan sonra boya banyolar?na sokulurlar ve en sonunda da parlakl?k kazand?rmak için so?uk suya dald?r?l?rlar.
Popüler etiketler
[ dam ] [ en son ] [ elm ] [ edi ] [ m s ] [ bur ] [ bel ] [ ayy ] [ çeki ] [ ak? ] [ sonuç ] [ çal??ma ] [ ekil ] [ ünlü ] [ ime ] [ dü?ün ] [ s?r ] [ kler ] [ hat ] [ ece ] [ a?? ] [ orta ] [ ar? ] [ türk ] [ erk ] [ ren ] [ van ] [ t?r ] [ katy ] [ atl ] [ ak?m ] [ ince ] [ önce ] [ teri ] [ koy ] [ mil ] [ ta? ] [ kis ] [ dere ] [ rler ] [ yaz? ] [ deniz ] [ mal ] [ cad ] [ ölüm ] [ men ] [ inci ] [ kil ] [ ali ] [ yay ] [ mu? ] [ olo ] [ hayvan ] [ nüfusu ] [ lun ] [ say ] [ genel ] [ k ta ] [ can ] [ lam ] [ arl ] [ madde ] [ nem ] [ ilk ] [ metre ] [ hal ] [ neden ] [ kar? ] [ ilgi ] [ hava ] [ tyr ] [ an? ] [ lym ] [ a a ] [ k m ] [ oyun ] [ hareket ] [ da? ] [ say? ] [ ba? ] [ nil ] [ üre ] [ irin ] [ bat ] [ yrk ] [ iler ] [ asa ] [ e il ] [ ehir ] [ sel ] [ ark ] [ tan ] [ kar ] [ asi ] [ kilometre ] [ dana ] [ ulu ] [ aman ] [ tay ] [ ine ] [ ykta ] [ rad ] [ ebe ] [ insanlar ] [ byt ] [ yeri ] [ kat? ] [ kary ] [ a?ar ] [ k?l ] [ alt?n ] [ has ] [ lke ] [ e in ] [ ili ] [ ate ] [ büyü ] [ mar ] [ 821 ] [ reti ] [ gece ] [ ter ] [ linde ] [ da y ] [ faz ] [ iline ] [ sava? ] [ aç? ] [ yaz ] [ bun ] [ altyn ] [ veri ] [ akl ] [ duru ] [ ini ] [ do?ru ] [ ller ] [ emel ] [ olur ] [ nce ] [ nüm ] [ e?in ] [ eva ] [ r ya ] [ sis ] [ lan ] [ cad? ] [ k y ] [ sla ] [ göz ] [ bak ] [ tre ] [ ire ] [ hare ] [ ordu ] [ kta ] [ rat ] [ ans ] [ kuru ] [ lara ] [ den ] [ lak ] [ çel ] [ ???n ] [ art ] [ alma ] [ kad ] [ dev ] [ kol ] [ let ] [ ile ] [ elik ] [ eti ] [ bar ] [ kul ] [ alan ] [ erik ] [ ekim ] [ areket ] [ anan ] [ man ] [ ölçü ] [ araf ] [ sind ] [ din ] [ erçek ] [ ray ] [ çin ] [ fazl ] [ t a ] [ ten ] [ nedi ] [ akü ] [ e?e ] [ yyllar ] [ tor ] [ kat ] [ kan ] [ sav ] [ emin ]