Ni?de ilinin merkezi olan ?ehir. Nüfusu 18.010 dur. Yüzeyi, do?u ve bat?s? yüksek da?larla çevrili, yer yer engebeli ve düzlük alanlardan ibarettir. Denizden yüksekli?i 1.250 metredir. Adana - Kayseri demiryolu üzerinde Selçuklar devrinden kalma birçok de?erli an?tlarla dolu bir ?ehrimizdir.
N??DE ?L?
?ç Anadolu Bölgesi illerimizden biri. Yüzölçümü 14.857 kilometrekare, nüfusu 324.392 dir. Kuzey ve kuzeydo?usu nu Ankara, Kayseri, Nev?ehir; güney, güneydo?usu ve do?usunu: Adana ve Kayseri illeri çevrelemektedir. ?l s?n?r lan içinde yüksek tek da?lar (Hasan da?? 3.950 m; Melendiz da??, 2535 m. Medetsiz da?? 3.595 m.), güneydo?u k?s?mlar?nda s?rada?lar uzanmaktad?r. Geni? ölçüde, tarla ürünleri, ba?c?l?k, meyvecilik, hayvanc?l?k en önemli gelir kaynakland?r.
H?z?r ve ?lyas (a.s)’?n her bahar ba?lang?c?nda bulu?tuklar?na inan?lan miladi 6 May?s, Rumi 23 Nisan’a rastlayan güne verilen isim. Söz konusu günde H?z?r ve ?lyas (a.s)’?n bulu?arak sohbet ederler ve bu günlerde vakitlerini Allah yolunda olman?n ve birlikteliklerinin verdi?i sevinçle kuvvet bulurlard?. H?z?r (a.s)’?n Allah’?n lütfu ile dola?t??? yerde ye?illikler ç?kar ve çorak yerler çiçeklere bezenirdi. ??te bu olaya dayanarak, halk zamanla bu günlerde bulu?up H?z?r ve ?lyas (a.s) ?n gelene?ini sürdürmek amac?yla özel anda ve dua günleri tertib eder olmu?lar. Ancak bu zamanla asli hüviyetinden ç?kar?larak günümüzde olan ?ekliyle h?drellez ad?n? alm??t?r. Günümüzde kullan?lan manas? ise; ?nsanlar?n k??tan kurutulu?lar?n?n bir i?areti ve bahar güne?inden faydalanma, piknik yapma, stres atma, e?lenme, ni?an, dü?ün, sünnet törenleri tertip etme, u?ursuzluklar? giderme, adak adama, dilekte bulunma gibi dü?ünceleri gerçekle?tirme amac?yla gelenekselle?en ’bahar bayram?
Çe?itli sebeplerden dolay? bir insana kan verilmesi gerekebilir. Sözgelimi sava?ta bir asker yaralanm??t?r. Fabrikada çal??an bir i?çi çok ciddi bir i? kazas? geçirmi?tir. Büyük ölçüde kan kaybetmektedir. Herhangi bir kimse bir iç kanama yüzünden ölmek üzeredir. Zay?f, kans?z bir hastaya ciddi bir ameliyat yap?lmas? gerekmektedir.
??te bütün bu durum ve olaylarda, kaybedilen kan?n verilmesi ve hastan?n dayan?kl?l???n?n güçlendirilmesi ?artt?r. Bir hastan?n damarlar?na verilecek yar?m litre kan, sözkonusu kimse için yeniden hayata geli? anlam? ta??r.
Kan verme fikri yeni bir ?ey de?ildir. Bilindi?i kadar?yla, 1654 y?l?nda Doktor Francesco Folli ad?nda bir ?talyan, canl? bir hayvandan bir ba?ka hayvana kan nakli giri?iminde bulunmu?tur. Daha sonra hayvanlardan insanlara kan verme i?ine çal???lm??sa da,bu giri?imler ba?ar?l? sonuçlar vermemi?tir.
Halen herhangi bir hayvan?n ba?ka cins bir hayvandan kan nakline olumlu tepkiler göstermedi?ini biliyoruz. Daha ötesi,ayr? cins bir hayvandan nakledilen kan zehir etkisi yapmakta, hatta ölüme sebep olmaktad?r.
I. Dünya Sava?? esnas?nda cephelerde askerlerin büyük ölçüde kan kayb?, kan nakliyle ilgili çal??malarda geli?meler kaydedilmesine zemin haz?rlam??t?r. Belirli baz? kimselerden ba?kalar?na kan naklinin iyi sonuçlar vermeyece?i kesinlikle bilinmekteydi. Böylece laboratuar yöntemleriyle kan?n guruplara ayr?lmas? sonucuna var?lm??t?r.
Kan verici'den al?nan kanla kendisine nakil yap?lan hasta, ya da yaral?n?n kan? ayn? guruptan olmal?d?r. Kan bankalar?, bu do?rultuda yap?lan çal??malar?n bilimsel sonucudur. Kan bankalar?ndaki depolanm?? kan alçak ?s? derecelerinde muhafaza edilir. Bankalar?n çal??mas?,bildi?imiz para üzerine i? yapan bankalar?nkine benzer. Al?nan kan depolan?r ve isteyenlere, ihtiyac? olanlara,onlar?nkiyle ayn? guruptan olmak üzere para kar??l???nda verilir.
Bugün kan bankalar?nda sadece kan depolanmamakta,"plazma" da bulundurulmaktad?r. Plazma'da kan hücreleri ayr??t?r?lm?? oldu?undan, kan verilecek ve al?nacak ya da al?nm?? olan kimse aras?nda gurup tutarl?l??? sözkonusu de?ildir Plazma, kan gurubu ne olursa olsun, acil ihtiyac? olan herhangi bir kimseye verilebilir. Ancak, kan verilme i?leminde dikkat edilecek bir ba?ka husus kan?n sa?l?kl? olmas?d?r.Bunun için, daha önceden kan verecek kimsenin kan?n?n tahlilini gerektiren titiz bir dikkat gösterilir.
Kan nakli,bilim dünyas?n?n insanl??a en büyük hizmetlerinden biri,belki de birincisidir.
Güne? asl?nda bir y?ld?z, Ay da dünyan?n uydusudur. Astrolojide bu iki gökcismi genel olarak gezegen olarak an?l?r. Yaln?z Güne? ve Ay’dan ’I??klar
1000 y?l?nda, Vikinglerin ünlü ba?bu?u K?z?l Erik'in o?lu Leif Erikson, babas?n?n i? edindi?i seferleri sürdürecek ya?a varm??t?. Leif, Bjarni Herjulfson'dan ald??? gemide otuz be? Vikingle denize aç?ld?.
Herjulfson,ayn? gemiyle 985 y?l?nda sefere ç?km??t?.Fakat bu sefere ili?kin olarak ve gidip gördü?ünden söz etti?i yerler hakk?nda yazd?klar? pek inand?r?c? de?ildir. Tarihçilerin ço?u onun iddialar?n? kabul etmemi?tir.Dolay?s?yla,Kuzey Amerika'ya ilk ayak basan Avrupal?n?n Viking Leif Erikson oldu?u kesin bir gerçek say?lmaktad?r.
Leif Erikson,ke?fetti?i topra?a "?arap Ülkesi" ad?n? verdi. Bunu,do?u sahili boyunca görmü? oldu?u, yaban üzümleriyle kapl? topraklar yüzünden verdi?i dü?ünülebilir. Erikson,bugün nice kimsenin Kod Burnu olarak bildi?i bölgenin ayr?nt?l? tarifini yapm??,kaba taslak haritas?n? çizmi?ti. Bugünkü ad?yla Massachusetts, Nantucket ve Marlha's Vineyard da,Erikson'un anlatt??? topraklar içindeydi.
Güvenilir tarihçilere göre, Vikingler sonradan Newfoundland (Yeni Bulunmu? Toprak), Novn Scotia, Maine ve Virginia bölgelerine de ayak basm??lard?r. Fakat Erikson'un takt??? "?arap Ülkesi" ad? tutarl? olmad?. Leif Erikson,bir y?l sonra yeni buldu?u topraklar?n?n haberiyle Grönland'a döndü. ?nsanl?k tarihindeki büyük ve en önemli seferlerden birini tamamlam??t?.
Denizden, karadan ve havadan, a??r silahlarla belirli bir bölgeye ya da hedefe yap?lan devaml? ve toplu ate?. Bombard?man tam bir hedefe yöneldi?i gibi, geni? bir alan? da hedef alabilir. Amaçlar?na ve tekni?ine göre de?i?ir.
Bombard?manlar topun icad?ndan öncede yap?lm??sa da, tarihte karadan ve barutla yap?lan topun ilk büyük bombard?man? Fatih Sultan Mehmetin ?stanbulu ku?att??? s?rada olmu?tur.
Bugünkü anlam?yla ilk bombard?man ,1812 de Trablus Sava??nda ?talyanlar taraf?ndan ve uçaklarla yap?lm??t?r.
Bundan sonra Birinci Dünya Sava??nda uçaklarla geni? çapta olmamakla beraber, bombard?manlar yap?lm??t?r. Fakat ?kinci Dünya Sava??nda geni? çapta uçakla yap?lan bombard?manlar, bu sava??n sonucuna etki yapan ba?l?ca sebeplerden biri olmu?tur.
Ünlü ?ranl? ?air. ?iraz da do?mu?tur. As?l ad? Muslihiddin Sadidir. Hayat? hakk?nda kesin bilgi olmamakla beraber on iki y?ll?k çocukluk devresinden sonra otuz y?l?n? okumakla otuz y?l?n? gezi ve askerlikle, otuz y?l?n? da bir kö?eye çekilip ibadetle geçirdi?i söylenmektedir. ?ran edebiyat?n?n en büyük ?airlerinden biridir. Bostan ve Gülistan adl? eserleri, divanlar? ve kasideleri ?iirdeki kudretinin parlak örnekleridir. Naz?m da oldu?u kadar nesirde de üstün ba?ar? göstermi?tir.
Tarihte hiç bir kad?n Messalina kadar kötü bir ad b?rakm??t?r.Göz koydu?u her erke?i odas?na alarak, arzular?na kar?? koyanlar? ise gözünü k?rpmadan öldürten tarihin bu güzel ve me?um kad?n?n utanç verici a?k hayat?na ait hikayeler günümüze kadar gelmi?tir.
Roma ?mparatoru Claudius"un karde? çocu?u, "Valerius Messala Barbatus"un k?z? olan Valeria Messalina, milattan 15 y?l önce do?du. Genç k?zl?k ça??na girdi?inde gerçekten Roma'n?n say?l? güzellerinden biriydi. Bu güzellik imparator Claudius'un gözünden kaçmam??t?. Asl?nda Messalina'da Claudius'u elde edebilmek için bütün zekas?n? ve güzelli?ini kullanmaktan geri kalm?yordu. Claudius'la evlenmesi Roma'ya hükmetmesi demekti.
Claudius,o zamana kadar dört defa evlenmi?ti. Fakat bu Messalinay? etkilemiyordu.Kendine güveniyor ,evlenince Claudius'u avucunun içine alaca??na inan?yordu.Çok geçmeden hayalleri gerçek oldu ve Roma ?mparatoru ile evlendi.Art?k hudutsuz bir kuvvet ve kudrete sahipti.
Ba?lang?çta,normal bir evlilik hayat? ya?ad?.Hatta Claudius'dan iki çocu?u da oldu. Fakat seneler ilerleyince hayat?n? tek bir erkekle tüketmemeye karar verdi. Ba?lang?çta, sarayda gözüne kestirdi?i bir iki erkekle ili?ki kurdu. Fakat bu da onu tatmin etmedi. Art?k her gece bir sevgili de?i?tiriyor, sarayda utanç verici sefahat alemleri düzenliyordu. ?mparator Clauidus'u susturmak,zarars?z k?lmak için de bir yol bulmu?tu. Adamlar? vas?tas? ile Roma'n?n en güzel k?zlar?n? toplatt?r?p saraya getirtiyor ve her gece bunlardan birini kocas?na sunuyordu.
Messalina,adeta saray?n tek hakimi haline gelmi?, ?mparator gölgede kalm??t?. Art?k onun arzular?na kar?? gelmeye imkan yoktu. Göz koydu?u erkekler,onun bu arzusunu reddettikleri taktirde sonlar?n?n ne olaca??n? biliyor ve emirlerine itirazs?z uymak mecburiyetini duyuyorlard?. Buna ra?men pek ço?u sabaha kar?? Messalina'n?n odas?ndan ç?k?nca ölümün so?uk elini enselerinde duymaktan kurtulam?yordu. S?r ç?kaca??ndan ?üphelendi?i her sevgilisini, daha yata??ndaki s?cakl?k so?umadan ölüme itiyordu.
Gün geldi, Messalina bir i?areti ile odas?na gelen erkeklerden de b?kt?. Art?k daha yeni, daha de?i?ik maceralar ar?yordu. Çok geçmeden buna da çare buldu.Geceleri k?yafet de?i?tirip Roma'n?n en adi batakhanelerine gitmeye, oralarda gözüne kestirdi?i erkeklerle ucuz han odalar?nda sabahlamaya ba?lad?.
Art?k saray dedikodudan çalkalan?yor, herkes bu gidi?e "dur" demenin zaman? geldi?ine inan?yordu.
Bu s?rada Messalina hayat?n?n en büyük ç?lg?nl???n? yapt? ve güzelli?i dillere destan olan genç "Silius"la evlendi. ?mparator'u bu evlili?i s?rf "kötü ruhlar? uzakla?t?rmak" için yapt???na inand?rmay? ba?ard?.
Bu evlilik, ?mparator Claudius'a yak?n olan ç?kar çevrelerini iyice huzursuz etmi?ti. Messalina ile evlenmekle Silius hem büyük bir servete,hem de büyük bir kuvvete sahip oluyordu. Messalina'n?n zekas?, genç ve atak Silius'un cesareti ile birle?ince,?mparator Claudius'un gelece?inin tehlikeye girece?ine ?üphe yoktu.
Bunu dü?ünen Pallas ve Nursissus ile iki fedai, durumu bütün aç?kl??? ile ?mparator'a anlatt?lar. Gerçekleri ö?renen Claudius bir hayli sars?ld?. Messalina'yi her?eye ra?men seviyordu. Fakat öbür tarafta da kendi hayat? sözkonusu idi. Bu i?e burada son vermek ve Messalinay? feda etmekten ba?ka çare yoktu.
Durumu ö?renen Silius kurtulu?u intiharda buldu. Fakat Messalina onun kadar cesur de?ildi. Üstelik hayat?, özellikle tatl? hayat? çok seviyordu. Zekas? ve güzelli?i ile Claudius'u bir defa daha yenece?inden de emindi. Biraz göz ya??, biraz pi?manl?k gösterisi ?mparator'un onu affetmesine yeterdi. Ama dü?ündü?ünü tatbik edecek zaman bulamad?. Saray?n güçlü ç?kar çevreleri çoktan onun ölüm emrini imzalam??lard?.Tarihin bu güzel,fakat zalim kad?n?, bir daha Claudius'u göremeden öldürüldü.
Y?ll?k trafik kapasitesi 75 milyon tonu bulan Panama Kanal?, Süvey? ve Balt?k Denizi'ndeki Kuzey-Do?u Kanal?yla birlikte dünyan?n 3 büyük kanal?ndan biridir.
Panama Kanal?n?n geni?li?i en dar yerinde 91,en geni? k?sm?nda da 300 metredir. Kanal?n uzunlu?u yakla??k olarak 81 1/2 kilometredir. Bu kanal sayesinde, gemilerin Atlas Okyanusu ve Büyük Okyanustan birbirine geçebilmeleri 8000 mil k?salt?lm??t?r.
Panama Kanal?, Süvey? Kanal? gibi iki denizi do?rudan do?ruya birle?tiren bir kanal durumunda de?ildir. Kanal kesiminde oldukça geni? bir yer kaplayan Gatun Gölünün yüzeyi her iki okyanustan da yüksektir. Bunun için, her iki okyanustan gelen gemiler, kanal?n kademeli olarak birbirinden yüksek yap?lm?? havuzlar?nda gölün yüzeyine kadar yükseltilirler. Yolun önemli bir k?sm?n? göl kesiminde geçerler, sonra ç?kacaklar? okyanus taraf?nda gene kademeli olarak, havuzlar arac?l???yla okyanus seviyesine indirilirler. Kanal?n yap?m? s?ras?nda toprak 100 metre derinli?e kadar kaz?lm?? ve sadece bir defada 20 ton dinamit kullan?larak tepeleri atmak gerekmi?tir.
Amerika Birle?ik Devletleri'nin bat?ya do?ru yay?lmas? s?ras?nda, iki okyanus aras?nda daha kolay ve kestirme bir geçit dü?ünülmü?tü. Panama Demiryolu Ortakl???'n?n nice güçlüklerle ba? ederek yapt?rd??? Panama demiryolu da bu devreye rastlar.
Buna kar??l?k, Frans?zlar da kendi ç?karlar?n? hesaplayarak 1879 y?l?nda burada bir kanal yap?m?n? dü?ünmeye ba?lam??lard?. Süvey? Kanal?'n? açan Ferdinand de Lesseps i?in ba??na getirilerek, 1879 y?l?nda "Okyanuslararas? Panama Kanal? Kumpanyas?" kuruldu. 1881 y?l?n?n 1 ?ubat günü,ilk olarak topra??n kaz?lmas?na giri?ildi. Ancak, De Lesseps bu kanal çevresiyle ilgili incelemelerinde fazla titiz davranmam??t?.
Baz? yerlerde yükseklik farklar? 80 metreyi buluyordu . ?ki kanal?n (yani Süvey? Kanal? ile Panama Kanal?'n?n) jeolojik yap?lar? farkl?yd?. Süvey? Kanal? genellikle kuru bir kum yüzeyinde aç?lm??t?. Panama bölgesi ise küçük nehirler, dereler ve batakl?klarla kapl?yd?. Ya?mur mevsiminde büyük ta?malar oluyor, yap?m a??r gidiyor, masraf giderek kabar?yordu. Kumpanya 800 milyon frankla i?e ba?lam??ken. 8 y?lda 1. 5 milyar frank harcam??t?. Oysa dört yüz bine yak?n hisse sahibine kanal?n 7 y?lda tamamlanaca?? vaat edilmi?ti. Ferdinand de Lesseps'in yan?lt?lar?, kumpanyan?n durmas?na yol açt?.
1894 y?l?nda yeniden kurulan ortakl?k,bu kez Amerika Birle?ik Devletleri'nin de i?birli?ini kabul etti. Fakat politik ve mali güçlükler sonucu, Fransa,buradaki haklar?n? Amerika Birle?ik Devletleri'ne satmak zorunda kald?.
Amerika, kanal?n aç?lmas? giri?imine 1904 y?l?nda ba?lad? ve 10 y?l içinde i?i sonuçland?rd?.
Halen "Kanal Bölgesi" diye an?lan ve kanal boyunca uzanan, 16 km. geni?li?indeki toprak ?erit Amerika Birle?ik Devletleri'ne aittir. Bölge tamamen Amerikan yönetimindedir. Nüfusu 45. 000 olup, ba?kenti Balboa'd?r.
Kanal?n nice zorluklarla tamamland???n? belirtmek için ,ba?lang?çta her 1000 i?çiden 176 s?n?n, malarya (zehirli s?tma) ve sar? humma yüzünden öldü?ünü söyleyebiliriz. Goethals ad?ndaki New York'lu mühendisin yönetimi alt?nda yap?lan çal??malarda, sonradan bu oran 1000 ki?ide 25'e kadar dü?ürebilmi?ti.
Metal bir e?ya,bir alet,çivi ya da bahçe makas? bir süre ya?mur alt?nda kalacak olursa, bunlar?n madeni k?s?mlar? k?z?l?ms? esmer renkte bir tabakayla kaplan?r. Ancak, bu tabakan?n sözkonusu madene göre de?i?ik renklerde olaca??n? da özellikle belirtelim. Demirin pas? koyu tonda,esmerimsi k?z?ld?r. Bak?r?n pas? ise küf renginin koyusu ve daha canl? tonda ye?il olur.
Madenler aras?nda en çabuk paslanan demirdir. Düzenli zaman aralar?yla,devaml? olarak koruyucu boyayla boyanmayan köprü korkuluklar?n?n paslanmas? demirin bu özellili?i yüzündendir.
Madenlerin paslanmas?, gerçekte oksitlenmelerinden ba?ka bir ?ey de?ildir.Havadaki subuhar? ile oksijen ve karbon dioksit, demirin yukarda belirtildi?i gibi çabuk paslanmas?na sebep olur."Pas" diye isimlendirilen esmerimsi k?z?l tozlu tabaka asl?nda demir oksittir. Ba?ka türlü söylemek gerekirse, paslanma olay?nda, havadan al?nan oksijenle bir çe?it yanma sözkonusudur. Yani metal oksijen alarak içinden içinden hafifçe yanm?? ve oksitlenmi?tir. Ancak bu i?lem kuru havada olmaz. Rutubet ve ?slakl?k oksitlenme i?lemine yard?m eder, bu olay? h?zland?r?r.
Pas tabakas?yla kaplanan demir, havayla daha az temasta olaca?? için,sonraki paslanma i?lemi yava?lar. Fakat uzun süre aç?kta, nemli havada kalan demirde pas içe i?leyecek , sonunda demirin çürümesine sebep olacakt?r.
Paslanman?n sonucu a??nma (korozyon) olay?d?r. Bunu önlemek için çe?itli tedbirler uygulanabilir. Sözkonusu tedbirlerde temel ilke madenle havan?n temas?n? önlemektir. Madeni ya?lamak, galvanize etmek (çinkoyla kaplamak), koruyucu boyalarla boyamak, paslanmay? önlemek için ilk akla gelen tedbirler aras?nda say?labilir. Daha etkili tedbirler, paslanmas? önlenecek madenin,havaya kar?? dayan?kl? bir madenle kaplanmas?d?r. Elektriksel i?lemlerle yap?lan bu tür kaplamalar?n nikelaj ve kromaj gibi örneklerini hepimiz biliriz. Nikelaj kaplamada,paslanmas? ihtimali olan maden elektrik yard?m?yla nikel kaplanm??t?r. Kromaj kaplamada ise kaplama kromla yap?lm??t?r.
Pas gidermek için etkin uygulama benzin kullan?lmas?d?r. Pas benzinde erir ve alt?ndan madenin kendi ç?kar.
Otomobillerde,bisikletlerde,havan?n temas?yla paslanabilecek maden k?s?mlar?n korunmas? için yayg?n ölçüde kromaj i?lemi uygulanmaktad?r. Alet ve makinelerde ise koruyucu tedbir ya?la kaplamad?r.
Paslanma olay? ,kimyada "elektrik pili", yada "galvaniz pil" kuramlar?yla da aç?klanmaktad?r. Olu?an pasla yani demir oksitle, demir k?s?m aras?nda elektriksel de?erler de?i?imi bir gerilim fark? do?urur. Bu gerilim fark?ndan da o kesimde bir elektrik ak?m? meydana gelir.
Popüler etiketler
[ kis ] [ sava ] [ rmi ] [ ece ] [ elik ] [ med ] [ lis ] [ ime ] [ dil ] [ ted ] [ ayy ] [ lke ] [ dük ] [ anlam ] [ zar ] [ ker ] [ kazan ] [ hare ] [ olur ] [ gece ] [ sis ] [ ylk ] [ rler ] [ s?ra ] [ aml ] [ tyr ] [ aç? ] [ y?llar ] [ ütü ] [ rsa ] [ tarih ] [ ast ] [ nak ] [ rad ] [ kol ] [ ç?? ] [ bal ] [ cad? ] [ ila ] [ sab ] [ bilin ] [ yyllar ] [ mede ] [ lak ] [ faz ] [ a?? ] [ maya ] [ m s ] [ e?in ] [ ebe ] [ byt ] [ say? ] [ nedi ] [ rol ] [ a k ] [ lam ] [ akl ] [ lan ] [ ada ] [ olo ] [ mik ] [ kta ] [ ele ] [ düzen ] [ alma ] [ edi ] [ kilometre ] [ duru ] [ metr ] [ eli ] [ tel ] [ lun ] [ eti ] [ deniz ] [ van ] [ çük ] [ kle ] [ alan ] [ evre ] [ ara ] [ am?n ] [ kul ] [ mal ] [ areket ] [ k?l ] [ kil ] [ ?rk ] [ t a ] [ rmak ] [ linde ] [ k m ] [ nüfusu ] [ güç ] [ dü?ün ] [ göz ] [ ak? ] [ car ] [ al? ] [ di? ] [ dana ] [ adlar ] [ ser ] [ ?kta ] [ katy ] [ yun ] [ dere ] [ alt?n ] [ tarihi ] [ lama ] [ neden ] [ halk ] [ eri ] [ önce ] [ yün ] [ d?n ] [ a?ar ] [ e?e ] [ süre ] [ araf ] [ eki ] [ nya ] [ sav ] [ ark ] [ kala ] [ art ] [ ça? ] [ insan ] [ dam ] [ bat ] [ har ] [ yaz? ] [ mar ] [ rik ] [ türk ] [ yay ] [ sla ] [ bit ] [ da? ] [ inç ] [ erçek ] [ par ] [ utu ] [ eski ] [ n m ] [ söz ] [ yaz ] [ ay? ] [ üre ] [ asi ] [ ter ] [ ar? ] [ ta? ] [ tre ] [ ist ] [ a?k ] [ ünlü ] [ güne ] [ a a ] [ kara ] [ nedir ] [ yön ] [ boy ] [ nil ] [ ak?n ] [ sar ] [ lir ] [ ayna ] [ lek ] [ ali ] [ ata ] [ tin ] [ amy ] [ ?an ] [ kler ] [ ren ] [ ulu ] [ rat ] [ din ] [ ran ] [ arda ] [ den ] [ r b ] [ kir ] [ say ] [ inci ] [ alt ] [ genel ] [ her ] [ etin ] [ eva ] [ iler ] [ tak ] [ e il ] [ do?ru ] [ am? ] [ kar ] [ çim ] [ yeri ] [ as? ] [ sonuç ]