Bilim Ve Teknik Canlılar Din Edebiyat Genel İnsan Ve İnsan Sağlığı Mimari Mitoloji Müzik Önemli Bölgeler Sanat Tarih Toplum Ve Toplum Yapısı Yeryüzü Ve Dünya

Hamdullah Suphi Tanr?över (1886 - ?)

Türk fikir ve siyaset adam?. ?stanbul da do?mu?tur, ö?retimini Galatasaray Lisesinde tamamlam??, bir taraftan edebi yaz?lar yazarken, bir taraftan da ö?retmenliklerde bulunmu?tur. Milli Mücadele y?llar?nda milletvekili seçilmi?, Bükre? Elçili?i yapm??t?r. Emekli olduktan sonra tekrar siyasi hayata at?larak birkaç devre milletvekilli?i yapm??t?r.Bilhassa Türk Ocaklar?n?n ba?kanl???m yapt??? y?llarda, söyleyi?indeki kudretle çok ilgi çekmi?, bir hatip olarak ün salm??t?r. Nutuklar?n? Günebakan ve Da? Yolu adl? kitaplar?nda toplam??t?r.

Deniz suyu neden tuzludur?

Yirminci yüzy?l?n ba?lar?nda bilim insanlar? bu konuyu çok basit bir ?ekilde aç?kl?yorlard?. Bu aç?klamaya göre, her ne kadar nehirlerin sular? tatl? ise de içlerinde bir miktar da erimi? mineral vard?r. Yataklar?ndaki bu mineralleri ve içlerinde tuz bulunan kayalar? erozyona u?ratarak okyanuslara ta??rlar. Bu mineraller içinde en çok olan? kimya dilinde sodyum klorür (NaCl) diye adland?r?lan bildi?imiz sofra tuzudur ve bir daha karaya geri dönmez.

Bilim insanlar? bu teoriden yola ç?karak dünyan?n ya??n?n da hesap edilebilece?ine inan?yorlard?. Ancak nehirlerdeki tuz oran? ile okyanuslardaki tuz oran? mukayese edilerek yap?lan hesaplamalarda dünyan?n ya?? 300 milyon y?l ç?kt?. Dünyam?z ise gerçekte 4,5 milyar küsur ya??ndad?r.

Ayr?ca bu teoriye göre denizlerdeki tuzun her geçen y?l artmas? gerekir. Her ne kadar denizlerdeki tuz oran? bölgelere ve zamana göre de?i?iklik gösterse de içindeki belli ba?l? elementlerin yo?unluklar?n?n yüz milyonlarca y?l hemen hemen ayn? kald?klar? bilinmektedir. Öyleyse bu yüksek miktardaki tuz ba?lang?çta denizlere nereden gelmi?tir? Bilim insanlar? da tam olarak bilemiyorlar ve emin de?iller ama iyi bir tahminleri var.

Tuz iki çe?it atomdan yap?lm??t?r. Sodyum (Na) ve Klor (Cl). Bilim insanlar? Sodyum'un ilk teoride oldu?u gibi nehirler yolu ile karalardan denizlere ta??nd???n?, Klor'un ise dünya tarihinin ilk dönemlerinde, yer kabu?u ile yer merkezi aras?nda kalan katmanlardan, okyanuslar?n diplerindeki çatlaklar ve volkanlar yolu ile denize kar??t???n? ve bu ikisinin birle?erek denizin tuzunu olu?turduklar?n? tahmin ediyorlar.

Ama hala niçin denizlerin gittikçe tuzlu olmad???n?n cevab?n? alabilmi? de?iliz. Bilim insanlar? bunun aç?klamas?n? da ?öyle yap?yorlar: Tuz nehirler yolu ile denizlere ilave edilmektedir,ama ayn? zamanda denizdeki di?er kimyasallarla birle?erek, okyanus taban?ndaki kayalar taraf?ndan emilerek veya deniz suyunun çözeltisinden ayr?l?p çökelti haline gelerek bir ?ekilde deniz suyunun içinden eksilmektedir.

Yüz milyonlarca y?l, eksiltme ve ilave etme yolu ile deniz suyunun tuzluluk oran?n? hep ayn? tutan bu müthi? ayar gerçekten çok etkileyici.

Sünger Bir Bitki Midir?

Banyolar?m?zda ve di?er temizlik i?lerinde kulland???m?z sünger, asl?nda bir hayvan cinsinin boynuzumsu bir maddeden iskeletidir. Suyun alt?nda, süngerin ya?ad??? yerlerde, bu iskelet, canl? hücrelerin y???nlar?yla kaplan?r. Küçük mesamatlardan geçip giden su,bu canl?n?n ihtiyac? olan havay? besiyi sa?lar.

Baz? süngerlerin yumurtlad??? bilinmektedir. Bu yumurtalar,kök salabilecek kadar geli?meden önce, ak?nt?lara kap?larak suda dolan?rlar.

?zahlardan da anla??laca?? üzere, sünger bir bitki de?il, bir hayvan gurubudur.

Zebra

Yaban e?ek türü. Attan küçük, derisi koyu sar? ya da siyah renklidir. Ancak tüylerin üzerinde yukardan a?a??ya siyah yol ?eritleri vard?r. Afrika n?n geni? otluklar?nda ya?ayan bir hayvand?r. Kalabal?k sürüler halinde gezerler ve ot yiyerek beslenirler. Ko?ular? h?zl?d?r, y?rt?c? hayvanlardan kolayca kaçabilirler.

Savur

Mardin iline ba?l? bir ilçe. Yüzölçümü 944 kilometrekare, nüfusu 29.992 dir. Yüzeyi, Dicle nehrinin meydana getirdi?i pek çok vadi ve bu vadiler aras?nda kalan platolardan ibarettir. Halk?n?m ba?l?ca geçim kayna?? hayvanc?l?kt?r.Merkezi 3.379 nüfuslu Savur kasabas?d?r.

Sinema nedir?

Bir ???k kayna??ndan ç?kan ???nlar?, üzerinde resimler bulunan bir film ?eridinden geçirecek, gerçekte oldu?u gibi hareketli görüntüler meydana getirme i?i ve bu ?ekilde meydana gelmi? olan görüntü.

Bir projeksiyon makinesi özelli?inde olan sinema makinesinde, film üzerinde bulunan resimler, saniyede en az on oniki, ortalama olarak onalt? defa de?i?tirmek suretiyle, bu hareketi görüntülerin meydana gelmesini sa?lam?? olur.

Bu hareketli görüntü, gözün aldanmas?ndan meydana gelen bir görüntüdür. Saniyede ortalama olarak, ayn? ekran üzerinde 16 defa de?i?en ve hareketlerinin birer devam? özelli?inde olmak kayd? ile çekilmi? filimler, sinema makinesinden geçerek, sahnede bulunan bir perde üzerine aksettiklerinde, ayr? ayr? olan bu resimlerin ayr?l???, göz taraf?ndan fark edilmez: böylece, perdede, gerçekte oldu?u gibi hareket eden görüntüler meydana gelmi? olur.

Lumiere karde?ler, ilk defa, hareket halinde film çeken makineyi yapm??lar ve 1896 y?l?nda bu bulu?lar?n?, ilk defa olarak halka göstermi?lerdir. ?lkel bir sinema görüntüsü veren bu bulu?tan sonra, sinema, bir hayli geli?meler kazanm??: 1903 y?l?nda, ilk defa konusu olan bir film yap?lm??, bundan sonra olan geli?melerle, bu görüntülere ses verilmi?, renkli olan görüntüler elde edilmi? ve bugünkü evrimle?mi? sinemaya ula??lm??t?r.

Bugün sinema, en önemli bir dinleme, bilgiyi ve görgüyü artt?rma, çe?itli konular? olan olaylar?, gerçekteki gibi, istenildi?inde görebilme imkanlar?n? sa?layan resim, müzik, tiyatro gibi güzel sanat kollar?n?n hepsini birden kapsayan önemli bulu?lardan biridir.

Tufan nedir?

Din kitaplar?na göre Nuh Peygamber zaman?nda ya?an ve bütün dünyay? sular alt?nda b?rakan büyük ya?murlar k?rk gün k?rk gece sürmü?, bütün dünya 150 gün sular alt?nda kalm??, bütün insanlar, hayvanlar ölmü?, yaln?z Tanr?n?n emriyle Nuh Peygamberin yapt?rd??? büyük gemide daha önceden birer çift olarak yerle?tirilen hayvanlar kalm??t?r. Tufan bitince bunlar gemiden ç?kar?lm??lar ve üreyerek insanlar? ve hayvanlar? yeniden meydana getirmi?lerdir.

Sofizm

Felsefede bir dü?ünce sistemi. Bir k?yas halinde ileri sürülen ve yanl??l??? ustal?kla gizlenip do?ru oldu?u kabul ettirilmek istenen delillere dayan?r.

Tavus

Tavukgillerden bir ku?. Güzel ve renk renk tüylü, uzun kuyruklu keskin ba??r??l?, çirkin ayakl?, birçok ülkelerde süs ku?u olarak beslenen bir ku?tur. Boynu uzun, ba?? küçük ve sorguçludur. Bütün güzelli?i, renk renk olan kuyru?undad?r. Bu kuyru?unun aç?lm?? ?ekli ile heybetli bir görünü? arz eder.

Robot Nedir?

Ya?ad???m?z modern ve uygar ça?da, "robot" kelimesi bir umut ve yar?na güven hissiyle beraber,hala belirli ölçüde bir korku da vermektedir. Umut ve güven hissi ,t?pk? insanlar gibi çal??acak, böylece insanlar?n hayat?n? daha rahat ve mutlu k?labilecek makinelerin yap?laca?? dü?üncesinden do?maktad?r.Korku ise,güçlü,çok geli?mi? yap?da teknik üstünlüklere sahip robotlar?n,günün birinde dünyay? ele geçirmeleri, insanlar? kendilerine köle yapabilecekleri nedeniyledir.

Ansiklopedilerin ve sözlüklerin ço?u,robot kelimesini bir insan?n yapt?klar?n? yapabilen,bu i?leri kendinden umabilece?iniz makine kar??l???yla aç?klamaktad?r. Çal??abilecek kendine verilen i?leri yapacak ve bir insan gibi dü?ünen, hareket eden bir makine yapmak fikri yeni de?ildir. 1768 y?l?nda, Woligang von Kempelen ad?ndaki bir Alman,otomatik bir satranç oyuncusu yapt???n? aç?klam??t?. Bu makine-adam,bir masan?n ba??nda oturtulmu? büyük boy,kurgulu bir manken görünü?ündeydi. Otomatik hareketlerle, Avrupa'n?n en iyi, en usta satranç oyuncular?na kar?? oyunlar ç?kar?yordu.

Sonradan, Kempelen'in bir düzenbaz oldu?u anla??ld?.Masan?n iç taraf?nda,çok iyi satranç bilen bir cüce vard?.Sözde kukla-satranç oyuncusunun yerine asl?nda bu cüce oynuyor, özel kollar ve levyelerle satranç ta?lar?n? hareket ettiriyordu.

Oysa günümüzde bu robot-satrançç? fikri gerçekle?tirilmi?tir. Öyle ki,bunlar usta oyuncular? yenmekte, sonra da "ilginç bir oyun oynad?k, te?ekkür ederim. Bir dahaki oyunda, sizin galip gelece?inizi umar?m "yaz?l? bir mesaj bile vermektedirler. Yapma varl?k anlam?na kullan?lan "robot" kelimesi, Çek dilindeki "robotnick" deyiminden gelmektedir. Eski ça?larda, kölelere ,tutsaklara bu isim verilirdi.Modern dillere ,1922 y?l?nda Çek yazar? Çapek'in (Rossum'un Evrensel Robotlar?) ad?n? ta??yan piyesiyle geçmi?tir. Karel Çapek'in piyesinde, bütün i?ler insana benzeyen makineler-robotlar-taraf?ndan yap?lmaktad?r. Rossum, çok say?da bu makine-adamlardan imal eder Yeryüzünde her ?ey yoluna girmi?tir. Günün birinde, robot yap?mc?s?, daha üstün, insanlar gibi duyan, duygular? olan robotlar yapmak dü?üncesine kap?l?r. Bu dü?üncesini gerçekle?tirdi?i zaman, robotlar insanlara kar?? ayaklan?r,dünya üzerinde egemenli?i ele geçirir ve bütün insan soyunu yok ederler. Görüldü?ü gibi, robotlara kar?? duyulan korku bu dü?ünceden kaynaklanmaktad?r.

Karel Çapek'in piyesinden beri, robotlar hayal-bilim turu

romanlar?n ço?unda ana karakter durumundad?r. Günümüzde, robotlar art?k hayal ürünü, s?rf ka??t üzerinde yaz?yla yarat?lan tipler,kahramanlar olmaktan ç?km??t?r. Fabrikalar? çal??t?ran, çe?itli dillerden çeviriler yapan, hesaplamalar ya da tahminler yapan, roketlerin yolunu, hareketlerini düzenleyen ve kontrol eden robotlar vard?r.

Robotlar?n ço?u, resimli romanlarda, filmlerde gördü?ümüz gibi de?i?ik metallerden yap?lm??,bir bak?ma insan? and?ran görünü?te de?ildir. Bunlar?n biçim ve yap?lar?nda,kullan?lacaklar? i?e uygunluk esas tutulur. Bir bak?ma,çama??r,bula??k makinelerini, otomatik kahve pi?iricileri, elektrik ocaklar?n? ve benzerlerini de robot olarak sayabiliriz.

?nsanlar için tehlikeli olan i?leri yapan robotlar da mevcuttur. Bu tür robotlar?n en ünlüsü, uzaktan kontrolle çal??an, "Mobot" ad?ndaki makinedir. Mobotun kollar? yakla??k olarak iki metredir. Çelik di?li k?skaçlar halinde elleri,körüklü dirsekleri ve kaplama, oynak yerleri olan omuzlar? vard?r. ?ki göz yerine iki televizyon kameras? (al?c? cihaz) monte edilmi?tir. Kollar? ve gözleri hariç, Mobot tekerlekler üzerinde büyük, metal bir sand?k görünü?ündedir. Mobot'a, yüzü a?k?n kumanda kanal?nda çal??an kontrol kablolar? ba?l?d?r.









Popüler etiketler

[ sla ] [ as? ] [ kilometre ] [ ini ] [ hayvan ] [ a??n ] [ med ] [ lan ] [ bur ] [ kan ] [ t?r ] [ çel ] [ iler ] [ atl ] [ rmak ] [ top ] [ a il ] [ ire ] [ ili ] [ rak ] [ anan ] [ eki ] [ insan ] [ gün ] [ ata ] [ an? ] [ a i ] [ ehir ] [ kler ] [ ça? ] [ düny ] [ pan ] [ aman ] [ ?s? ] [ orta ] [ aç? ] [ altyn ] [ ret ] [ lke ] [ hare ] [ veri ] [ yaz? ] [ yrk ] [ nedi ] [ has ] [ ran ] [ hareket ] [ katy ] [ emin ] [ ebe ] [ tas ] [ kle ] [ yün ] [ türk ] [ sal ] [ van ] [ her ] [ eser ] [ rat ] [ i il ] [ k?l ] [ sav ] [ y?llar ] [ olo ] [ ren ] [ ast ] [ ak?m ] [ can ] [ boy ] [ da y ] [ utu ] [ çeki ] [ aml ] [ iline ] [ am? ] [ çim ] [ dere ] [ ller ] [ t a ] [ sel ] [ dün ] [ e in ] [ k y ] [ maya ] [ ine ] [ nedir ] [ akl ] [ dük ] [ rum ] [ ordu ] [ kim ] [ man ] [ har ] [ duru ] [ zaman ] [ ten ] [ amy ] [ sab ] [ r b ] [ alma ] [ ?kta ] [ nem ] [ ali ] [ ama ] [ ki?i ] [ etin ] [ gece ] [ am?n ] [ oyun ] [ do?ru ] [ edi ] [ faz ] [ inci ] [ sis ] [ koy ] [ eva ] [ nce ] [ ütü ] [ kat? ] [ kare ] [ lym ] [ eski ] [ linde ] [ yazy ] [ ekim ] [ m s ] [ nlar ] [ erk ] [ sava ] [ güne ] [ dem ] [ ni? ] [ irin ] [ lara ] [ para ] [ dren ] [ tel ] [ nak ] [ a?ar ] [ ince ] [ y?l ] [ ate ] [ ayna ] [ kaza ] [ e ya ] [ ya? ] [ s?r ] [ r ya ] [ yay ] [ hat ] [ düzen ] [ kil ] [ alan ] [ lir ] [ mer ] [ ilgi ] [ e e ] [ nar ] [ rler ] [ sar ] [ bilin ] [ tin ] [ da? ] [ ay? ] [ art ] [ ney ] [ yaz ] [ adlar ] [ süre ] [ bel ] [ dam ] [ sava? ] [ güç ] [ far ] [ göz ] [ anlam ] [ ykta ] [ büyü ] [ en son ] [ etki ] [ çe?it ] [ ilk ] [ syra ] [ göster ] [ ylk ] [ ylan ] [ tik ] [ dü?ün ] [ hava ] [ kol ] [ oda ] [ ?an ] [ lam ] [ sonuç ] [ oku ] [ erçek ] [ bas ] [ kat ] [ sonu ] [ let ]