Türk bestecisi ?stanbul da do?mu?tur, ilkö?retimini tamamlad?ktan sonra haf?z olmu?, yaz? dersleri alm?? ve zaman?n üstatlar?nda ders görmü?tür. M?s?rl? Mustafa Faz?l Pa?an?n dairesinde musiki ö?retmeni ve idare müdürü olmu?, birlikte bir kaç y?l M?s?rda ya?am??t?r. Daha sonraki y?llarda Darü??afakada musiki ö?retmenli?i yapm?? ve özel dersler vermi?tir. Bir çok sark?lan, murabbalar?, semaileri vard?r.
Çank?r? iline ba?l? bir ilçe. Yüzölçümü 1.195 kilometrekare, nüfusu 18.803 dür. Yüzeyi, genel olarak, tatl? meyilli, hafif dalgal? yamaçlar aras?nda kalan geni? vadilerden ibarettir. Tah?l ekimi, hayvanc?l?k, ba?c?l?k, halk?n ba?l?ca geçim kayna??d?r.Merkezi 2.275 nüfuslu ?aban özü kasabas?d?r.
Dünyan?n en de?erli yeralt? ham maddelerinden biri olan petrol sadece teknoloji alan?nda de?il, çe?itli konularda insanl??a büyük yararlar sa?lamaktad?r. Petrol ???k ve ?s? sa?lamada yararl? olur. Otomobillere, traktörlere,uçak ve gemilere hareket gücü verir.
Parafin, benzin, bak?m ya?lar?, gres ya??,asfalt ve daha nice yan ürünler petrolden elde edilir. Etan, bütan, propan gibi gaz ürünler,gazya??,motorin,Diesel mazotu,yak?t ya?,parafin mumu gibi maddeler de petrolden elde edilen yan ürünler aras?nda da önemli olanlard?r.
Petrol kelimesi, Latince "kaya ya??" deyiminden gelmektedir. Bilim adamlar?, petrolün binlerce y?l önce s?cak denizlerin içinde ve çevre inde ya?ayan bitki ve hayvan kal?nt?lar?ndan olu?tu?u aç?kla maktad?rlar. Bu s?? denizler,sonradan toprak katlar?yla örtülmü?tür. Zamanla ince çamur ve kumla kaplanan bitki ve hayvan kal?nt?lar?, s?cakl?k ve bakterilerin etkisinde ya? ve gaz zerrecikleri haline gelmi?,içinde bulunduklar? "tortul kütleler" den ayr?larak ba?ka tortul kütlelere do?ru süzülmü?tür. Petrolün olu?umu hakk?nda en geçerli kuram (teori) budur. Ya? ve gaz zerreciklerinin sonradan süzüldükleri tortul kütleler, genel olarak kireçta?? ve kumta??yd?. Yani gözenekli (küçük-mesamatlar? olan) kütlelerdi. Ya?, bu gözeneklerden geçebiliyordu. Petrolün olu?umuyla ilgili bu teori "örgensel kuram" ya da "organik teori" diye tan?mlanmaktad?r.
Bilindi?i kadar?yla, petrol binlerce y?l önceleri de kullan?lmaktayd?.Çinliler ve M?s?rl?lar da dahil ,eski toplumlar?n ço?u, petrolden t?p alan?nda, ilaç olarak yararlan?rlard?. H?ristiyanl?k döneminden çok önce, Hindistan'da petrolü yakmay? biliyorlard?. Beyazlar Amerika'ya gelmeden önce, K?z?lderililer petrolü çe?itli amaçlarla kullanmaktayd?lar.
Tarih kayraklar?na göre,eski Babil'de ?ehirlerin surlar?n? kuvvetlendirmek için harç yerine asfalt uygulan?rd?. Hz.Musa annesi taraf?ndan bir sepetin içinde Nil Nehrinin sular?na terk edilmeden önce,annesi su al?p da batmas?n diye sepeti katranla kaplam??t? diye rivayet edilir. ?spanyol seyyah? Juan Cabrillo Amerika?ya gitti?i zaman, gemilerinin omurgalar?n? katranla kaplayarak onarm??t?.1849 y?l?nda Amerika?da ?i?elere konulup sat?lan petrol, y?lan sokmas? ,saç dökülmesi, romatizma gibi çe?itli ?eylere kar?? ilaç niteli?inde kullan?l?yordu.
Dünyada ilk petrol, yakla??k olarak ayn? zamanda Romanya ve Amerika'da ç?kar?lm??t?r. Tabii burada modern anlamda petrol üretiminin kastedildi?ini özellikle belirtmeliyiz.
Petrol çok de?erli bir hammadde oldu?undan, zengin petrol kaynaklar?na sahip ülkeler bundan büyük kazançlar sa?larlar. Petrol stoklar? bak?m?ndan en zengin kaynaklar Orta Do?u'da,Kuveyt,Suudi Arabistan,?ran ve Irak bölgelerindedir. Bu zenginlik, Orta Do?u'daki politik çeki?meler, ç?kar kavgalar? bak?m?ndan da büyük rol oynar.
?stanbul iline ba?l? bir ilçe. Yüzölçümü 150 kilometrekare nüfusu 489990 dur. ?stanbul Bo?az?n?n Rumeli k?y?lar?ndad?r ve engebeli, dalgal? ve makilerle kapl? s?rtlarla, aralar?ndaki vadilerden ibaret bir yüzeye sahiptir. Halk?n geçimi çe?itli i?lerle olmaktad?r. Merkezi 43991 nüfuslu Sar?yer kasabas?d?r.
Bat?l?lar için Hong-Kong'dan sonra dünyan?n en esrarengiz ?ehri Siyam'in ba?kenti "Bangkok" dur. Birçok macera filmine konu olan "Bangkok" gerçekten garip bir ?ehirdir, uzakdo?udaki büyük casus ve gangster ?ebekelerinin üslendi?i Bangkok'da,hemen hemen bütün milletlere rastlan?r. Çinliler, Frans?zlar,?ngilizler,Amerikal?lar, Almanlar, Japonlar bu uzak do?u ?ehrinde içice girmi? durumda ya?arlar. Kimin hangi karanl?k i?in pe?inde oldu?u meçhuldür.
Siyam'l?lar memleketlerine "Hürriyet ülkesi" anlam?na gelen "Muang Taf" derler. Hatta son y?llarda ülkenin resmi ad? TAYLAND "Thailand" olmu?tur. Fakat buna ra?men bat?da "Thailand" gene eski ad? ile yani "Siyam" diye an?l?r.
Siyam,bir uzak do?u memleketidir. Kuzeyinde Birmanya, kuzeydo?u ve do?usunda Loas,güneyinde Kamboç,Siyam körfezi, Malaya birli?i ve bat?da Bengal körfezi ile s?n?rlanm??t?r. Nüfusu 32 milyon civar?ndad?r. Halk?n büyük bir k?sm? Budist'dir. Ülkede yedi yüz bin kadar da müslüman ya?ar.
Siyam, 1250 y?llar?nda,Kubilay Han'?n kuvvetlerinden kaçan Lao-Tai'ler taraf?ndan kurulmu?tur. Lao-Tai'ler Çin as?ll? olduklar?ndan Siyam'l?lar Çinlilere benzerler.
Siyam'in birçok kesimleri ormanl?kt?r.Bu ormanlarda fil, kaplan,pars,yaban kedisi,gergedan ve yaban mandas? gibi vah?i hayvanlar ya?ar. Ayr?ca Siyam'da 12'si zehirli olmak üzere 56 cins y?lan oldu?u tespit edilmi?tir. Siyamda, beyaz Siyam fili kutsal say?l?r ve ona dokunulmas?na müsaade edilmez.
Siyam'l?lar hürriyetlerine büyük bir titizlik gösterirler. Bu ülke tarihin hiç bir devrinde sömürge olmam??t?r. Bu konuda ?ngiliz ve Frans?zlar?n yapt??? bütün giri?imler neticesiz kalm?? ve Siyaml?lar ba??ms?zl?klar?n? korumas?n? bilmi?lerdir.
?kinci Dünya Sava?? s?ras?nda Almanya ve Japonya' n?n yan?nda yer alan Siyam, ?ngiltere ve Amerika'ya kar?? sava? ilan ettiyse de, Amerika bu ülke ile sava?a girmek istemedi ve oradaki müttefiklerden yana olan çeteleri desteklemekle yetindi.
Siyam, ?kinci Dünya Sava?? s?ras?nda Japonlar?n himayesi ile Çin Hindi'nin baz? k?s?mlar?n? i?gal etti. Ancak bu topraklar ?kinci Dünya Sava??n?n sonunda eski sahiplerine iade edildi.
16 Ocak 1946 da hür bir ülke olarak Birle?mi? Milletlere giren Siyam, hudutlar?n? saran kan ve ate? çemberinin d???nda kalabilmek için büyük çaba harcad?.
GPRS, GSM ve TDMA a?lar? için geli?tirilmi? olan paket temelli veri ta??y?c? bir servistir. GPRS yüksek h?zlarda (Saniyede 115 kilobit) kablosuz internet ve di?er veri ileti?imine olanak sa?lar. GPRS teknolojisi, kullan?c?ya yüksek h?zl? bir eri?imin yan? s?ra, ba?lant? süresine göre de?il gerçekle?tirilen veri al??veri? miktar?na göre ücretlendirilen ucuz ileti?im olana?? da sa?lar. Bu yönüyle GPRS, “sürekli ba?lant? halinde” olma imkan?n?n gerçekle?mesi yolunda at?lm?? çok önemli bir ad?md?r.
Çocuklar?n olu?umunu anne ve babadan ald?klar? kromozomlar belirtiyorsa, her insanda bir set kromozom varsa ve de bu kromozomlar zamanla de?i?miyorsa, ayn? anne ve babadan olan çocuklar?n da birbirinin ayn? olmas? gerekmez mi? Üreme konusunda tabiat müthi? ?a??rt?c?d?r. Tabiatta çocuklar?n olu?umu ile ilgili özel bir sistem dizayn edilmi?tir.
Son y?llar?n gözde konusu DNA ile ilgili olarak gazetelerde ve dergilerde çizilen resimlerden belki dikkatinizi çekmi?tir. Kad?n veya erkek olsun her insan?n bir set kromozomu vard?r ve her kromozom birle?tikleri zaman 'X' harfini olu?turan iki parçadan ibarettir. Bu ikili DNA'n?n birbirine s?k?ca sar?lm?? iki koludur. Bir insan?n kromozomunun, bu iki yakas?ndan biri anneden, di?eri de babas?ndan gelir. Ortadan 'X' ?eklinde ba?l? bu yeni kromozomun her iki yar?s? da komple bir gen setini ta??r.
Sperm, yumurta ile birle?erek yeni bir insan?n olu?umunu sa?lar. Sperm yeni bebe?in kromozomunun bir yar?s?n? ta??r, yumurta di?erini. Esas soru ?udur: Sperm ve yumurtadaki DNA nereden gelmektedir? Babadaki her hücre, birbirinin tamamen ayn? 'X' ?eklindeki kromozomlar? ta??r. Anne için de bu ayn?d?r. Baba ile annenin kromozomlar? da kendi anne ve babalar?n?n kromozomlar?ndan gelmi?tir. Ama hangi yar?s? gelmi?tir? ??te do?an?n müthi? düzeninin ipucu da buradad?r.
Babada sperm hücreleri olu?urken, kendi anne ve babas?n?n kromozomlar?n?n birer yar?s?n? rasgele, yani bir kurala ba?l? olmadan al?r. Annenin yumurtalar?nda da ayn? ?ey olunca, do?an her çocuk dört ki?inin, yani anneanne, babaanne ve her iki dedesinin (dolay?s?yla onlar?n da ebeveynlerinin) genlerinin rasgele kar??t?r?lm?? ?eklinden olu?ur ve her çocuk farkl? fiziksel ve psikolojik özellikler gösterir.
A??z ve Di?ler
Sindirim a??zda çi?nemeyle ba?lar. Çi?neme; besinleri küçük parçalara ay?rarak yutulmalar?n? kolayla?t?r?r, a??zda sindirim için gerekli tükürük salg?lanmas?n? sa?lar, besinlerin temas yüzeylerini art?rarak tükürük ve mide suyu enzimlerinin daha etkili olmalar?n? sa?lar. Ni?astal? besinlerin sindirimi a??zda olur.
Mide
Ters çevrilmi? L ?eklindedir. Ortalama kapasitesi 1 - 1,5 lt.’dir. Bo?ken duvarlar? birbiri ile birle?mi? haldedir. Dolma s?ras?nda mide iç bas?nc? artmaz. Zira çeperler gerilir.
Mide, besinlerin, zaman içinde en iyi biçimde da??t?lmas?nda ve bunlar?n en iyi biçimde mekanik ve kimyasal haz?rlanmas?nda önemli rol oynar. Mide suyu; 3 ayr? fazla salg?lanarak olu?ur.
Sinirsel Faz: Besin mideye inmeden, görme, koklama ve lokman?n a??za konmas? ile ba?lar ve 1,5 saat sürer.
Gastrik Faz: Genellikle proteinli maddelerin mideye inmesiyle ba?lar.
?ntestinal Faz: Genellikle ya?lar onikiparmak ba??rsa??na geçince oradan yap?lan uyar?larla ba?lar.
Mide bir depo rolü oynar. Besinler mideye dü?er ve tabakalar halinde dizilirler. Bu duru? s?ras?nda besinler mide salg?s?n?n etkisiyle kimyasal de?i?ikli?e u?rarlar ve kimus denilen s?v? haline gelirler. ?yi çi?nenmi? ve küçük parçalara ayr?lm?? besinler midede daha kolay s?v? hale gelirler ve mide her 20 saniyede bir ritmik olarak bu s?v?n?n 2 - 3 mlt.’sini mide kap?s?ndan onikiparmak ba??rsa??na bo?alt?r.
Mide kap?s?, midenin ortalama her 5 kas?lmas?nda bir kez aç?l?r. Midenin bo?alma zaman? ortalama 3 - 4 saattir. Koyu bir k?vam, mide bo?al?m?n? yava?lat?r. So?uk bir yemek, s?cak bir yeme?e oranla daha fazla bo?alt?l?r. Mide kap?s?ndan, ?ekerler en h?zl?, ya?lar ise en yava? bo?alt?l?rlar.
Midede karbonhidratlar daha kolay s?v? hale gelir ve proteinlerden daha çabuk bo?alt?l?rlar. Proteinler, midede belli bir kademeye kadar parçalan?rlar. Ya?lar ise midede en uzun süre kalan besinlerdir. Besinlerin emilimi ba??rsaklarda olur. Midede, çok az miktarda alkol ve baz? ilaçlar emilir.
?nce Ba??rsaklar
2 k?s?mda incelenir:
Onikiparmak Ba??rsa??: Mideden ba?lar. Ortalama 25 - 30 cm. boyda, 3 - 4 cm. çap?ndad?r.
Bo?ba??rsak - K?vr?m Ba??rsak: Onikiparmak ba??rsa??ndan itibaren ba?lar. Ortalama 6,5 m. boyunda ve 4 cm. çap?nda, gittikçe daralan bir boru sistemidir. Mükozas?nda geni? k?vr?mlar vard?r.
?nce ba??rsa??n sindirim ve emilim gibi 2 önemli görevi vard?r:
Sindirim: Ba??rsak sindiriminde en büyük rolü ince ba??rsaklar oynar. Ba??rsak sindiriminin %90′? burada; safra, pankreas salg?s? ve kendi salg?s?n?n etkileri ile; kendi yapt??? itici ve pandül hareketlerle gerçekle?ir ve mideden gelen kimusun sindirim i?lemi tamamlan?r.
Bu hareketler; ba??rsak içeri?inin salg?larla temas?n? kolayla?t?ran kar??t?rma hareketleri ve ba??rsak içeri?inin, kal?n ba??rsa?a do?ru ilerlemesini sa?layan sa??nma hareketleridir. Kimus’un onikiparmak ba??rsa??n? geçi?i h?zl?d?r, ortalama 15 dakikada gerçekle?ir. ?nce ba??rsakta bu ilerlemenin süresi 4 - 5 saattir.
Besinlerin en ?iddetli kar??t?r?ld??? ve emilimin en iyi oldu?u yer k?vr?m ba??rsakt?r. Burada sa??nma hareketleri çok s?k de?ildir. Bu, besinlerin bu k?s?mda uzun süre beklemesini sa?lar.
Emilim: Besinlerin emilimi, hemen hemen yaln?z ba??rsaklarda ve öncelikle ince ba??rsa??n yukar? bölümünde gerçekle?ir. Emilim miktar?, emilen ögeye göre de?i?ir. Ancak mide; tam bir emilim için gerekli ba?lang?ç olan iyi bir sindirim sa?layam?yorsa emilim düzensizlikleri olabilir.
Besinlerin mukoza ile temas?n?, kar??t?rma hareketleri ço?alt?r. Emilim h?z?, bo?ba??rsaktan k?vr?m ba??rsa?a do?ru giderek azal?r.
Karbonhidratlar?n emilimi çok önemlidir. Bu emilim özellikle onikiparmak ba??rsa?? ve bo?ba??rsak düzeyinde yap?l?r. Proteinlerin emilimi bo?ba??rsakta gerçekle?ir. Bu emilim ancak; proteinler aminoasitlerce parçalanm??larsa yap?labilir.
Lipitlerin emilimi onikiparmak ba??rsa??n?n sonu ile bo?ba??rsa??n ba?lang?c?nda gerçekle?ir. Su ve elektrolitlerin emilimi birbirine kar??t iki olay?n sonucudur. Ba??rsak bo?lu?undan kana do?ru ak?? ve kandan ba??rsa?a do?ru ak??. Bu emilim bütün ba??rsak boyunca gerçekle?ir. D??k?n?n su miktar?n? sa? kal?n ba??rsak düzenler.
Ortalama olarak günde 500 gr. karbonhidrat, 100 gr.ya?, 50 - 100 gr. amino asit, 50 - 100 gr. çe?itli iyonlar ve 8 - 10 lt. su emilir. Ya?da eriyen vitaminler lipitler gibi emilirler ve lenfyoluna geçerler. Suda eriyen vitaminler ise h?zl? ?ekilde emilirler. Günde ortalama 600 - 900 ml. izotonik kimus, ince ba??rsaktan kal?n ba??rsa?a geçer.
Kal?n Ba??rsak
Sindirim kanal?n?n ince ba??rsak ile göden ba??rsa?? aras?ndaki bölümüdür. Kal?n ba??rsak, oldukça hacimli, birçok parçaya bölünmü? bir borudur.
Ortalama 130 - 160 cm. uzunlu?unda ve 6 - 8 cm. çap?ndad?r. Görevi; ince ba??rsaklarda emilenemeyen maddelerden ibaret kimusu konsantre edip d??ar?ya atmakt?r. Bu konsantrasyonda su ve elektrolit emilimi önemli rol oynar.
Kal?n ba??rsak mükozas?, ince ba??rsak mükozas?ndan farkl?d?r. Epitelin yüzeyi düzdür. Kal?n ba??rsak hareketleri ince ba??rsa?a göre daha zay?f ve yava?t?r. Kar??t?r?c? ve bo?alt?c? hareketler vard?r. Bo?alt?c? hareketler günde ancak birkaç defa meydana gelir.
Kal?n ba??rsakta enzim olu?maz, enzimden yoksun bir müküs salg?s? vard?r. Bu, hiçbir sindirim enziminin etkili olmad??? selülozu parçalar.
Kal?n ba??rsak, daha çok suyun geri emiliminde rol oynar. Bu emilim oldukça önemlidir. Günde 500-1500 mlt. aras?nda de?i?ir. Kal?n ba??rsakta ayr?ca; inorganik tuzlar, bir miktar glikoz, k?sa zincirli ya? asitleri emilir.
D??k?n?n su miktar?n? kal?n ba??rsak düzenler. D??k?; safra pigmentleri, sindirilmemi? besin parçalar?, kal?n ba??rsak müküsü, ölü ba??rsak hücresi art?klar?ndan olu?ur. Kal?n ba??rsaktan günlük at?lan feçes miktar? 200 - 400 gr. d?r. Bunun %70′i su, %30′u kat? maddedir. Al?nan besin maddelerinin kolondan at?lma süreleri genellikle 10 - 90 saattir. Baryum için ise 24 - 48 saattir.
Göden Ba??rsa??
Ba??rsak sisteminin son parças?d?r. ?ki k?s?mdan olu?ur:
Üst bölüm: Le?en parças?
Alt bölüm: Makat kanal?.
Le?en parças? ortalama; 5 cm. çap?nda ve 10-12 cm. uzunluktad?r. Makat kanal? bir silindir biçimindedir, k?sa ve dard?r. 2 cm. geni?likte ve 2 cm. uzunluktad?r. Göden ba??rsa??n?n toplam boyu 12 - 15 cm. dir.
Normalde göden ba??rsa?? bo?tur. D??k?lar, sol kal?n ba??rsakta birikir. Sol kal?n ba??rsak dolunca güçlü bir sa??nma dalgas?, d??k? kütlesini göden ba??rsa??na geçirir. D??k?lama s?ras?nda, göden ba??rsa?? kas?larak d??k? kütlesini makata do?ru iter.
Karaci?er
Ya?am?n devam? için gerekli birçok fizyolojik olay?n merkezidir. ?ç organlar?m?z?n en büyü?üdür. K?rm?z?-kahverengidir. Oldukça sert k?vaml?d?r, kolay y?rt?labilir. 1,5 kg. a??rl???ndad?r. Ayr?ca 800-900 gr. kan depolar. Üzerinde safra kesesi bulunur.
Ba?l?ca görevleri:
Bir iç salg? bezidir: Salg?lad??? maddeyi kana verir.
Bir d?? salg? bezidir. Hücreleri taraf?ndan salg?lad??? safray? (ya?lar?n sindirimine yarar), safrakesesinde toplar ve oradan sindirim borusuna döker.
Karaci?er, gerçek bir kimya fabrikas?’d?r. Bütün metabolizmalar?n kumanda merkezidir. Karbonhidratlar, glikoz arac?l??? ile insan bedenini olu?turan hücrelerin ba?l?ca enerji kayna??d?r. Örne?in beyin hücreleri, yaln?zca glikozla beslenebilirler. Hücrelere yeterli miktarda glikozu götüren kand?r.
Karaci?er; kan glikoz düzeyinin düzenlenmesinde önemli rol oynar. Kan?n glikoz düzeyi sabit olmal?d?r. Normalde 1 gr/lt. (%90-110 mg.)’d?r. Kan ?ekeri dü?erse kana glikoz verir. Oruç gibi hallerde d??ar?dan olmad??? zaman karaci?er, ?ekeri; ya glikojen depolar?ndan alacak ya da ba?ka maddelerden ?eker yapacakt?r. Kan ?ekeri yükselirse bir bölümünü al?r ve depo eder.
Di?er bir ifadeyle karaci?er, kandaki ?ekeri sabit tutar. Bu görevini ya ba??rsaktan gelen ?eker fazlas?n? glikojen halinde depo ederek ya da bu glikojeni glikoz haline getirip, gerekti?inde kana geri vererek yerine getirir. Sindirilmi? ?ekerlerin ço?unlu?u ekmek, sebzeler, tatl?lar ve di?er ?ekerlemelerdir.
Protein metabolizmas?na ba?l? olarak amonyak sorunu ortaya ç?kar. Besinlerin sindirimi ve proteinlerin y?k?m?, kanda amonyak belirmesine yolaçar. Bu madde, özellikle sinir hücreleri için bir çe?it zehirdir. Karaci?er, kanda dola?an bu amonya?? yakalar, ba?ka moleküllerle birle?tirerek böbrekten at?lan üre haline getirir.
Ya?lar?n sindirimine yarayan safra; tuzlardan olu?ur. Safra, karaci?erin parçalad??? veya bile?ik yapt??? maddeleri de kapsar. Böylece karaci?er, art?k maddelerini safra ile sindirim sistemine vermi? olur.
Karaci?er, ya?lar?n ve proteinlerin metabolizmas?nda da önemli rol oynar. Protein sentezi yap?lmad???nda aminoasitler kullan?lamaz ve kandaki, sidikteki miktarlar? artar. Kan hücreleri; karaci?erde tahrip edilir ve yenilenir.
Demiri tespit edip depo eder, yeni alyuvarlar yap?m?nda kullan?m?n? sa?lar. K vitaminini etkisiyle, kan?n p?ht?la?mas?na yard?mc? olur. D vitamini, cinsellik hormonlar?, kortizon gibi bile?iklerin metabolizmalar? da karaci?er taraf?ndan yönetilir. Karaci?er yaralar? her zaman vahim, ekseri öldürücüdür. Daima ameliyat gerektirir.
?ltihapl? Hastal?klar: Bir mikroptan veya zehirlenmelerden ileri gelir. Bunlar?n genel belirtisi sar?l?kt?r.
Müzmin ?ltihapl? Hastal?klar: Genellikle alkolden veya zehirlenmelerden ileri gelir. Bazen kendili?inden ortaya ç?kan sirozlard?r.
Urlu Hastal?klar: Do?rudan karaci?erde olu?an kanser.
Görev Yetmezli?i: Karaci?erin bütün fonksiyonlar?n? veya bir k?s?m fonksiyonunu yerine getirememesidir.
Baz? yiyecekler, karaci?erin iyi çal??mas?na yard?m ederler:
Brokoli, lahana, karnabahar, k?rm?z? turp, sarm?sakikuru taneliler, so?an, yumurta ve sülfürce zengin yiyecekler, bulgur, kuru taneliler, folik asitçe zengin koyu ye?il yaprakl? sebzeler, B12 vitaminince zengin hayvan ürünleri, ya?s?z yiyecekler.
Böbrekler
Omurgan?n iki yan?nda fasulye biçimindedirler. K?rm?z? renktedir. Böbrek, bir temizleyici süzgeç ve özellikle de seçici, düzenleyici bir organd?r. Organizman?n d??ar? atmas? veya saklamas? gerekenleri seçer. Art?klar, zehirler ve fazla maddeler sidikle d??ar? at?l?r.
Yararl?, gerekli ya da vazgeçilmez ö?eler tutulup, yeniden organizma dola??m?na kat?l?r. Böylece böbrek, günde yakla??k 180 lt. su ve 600 gr. tuzu kandan ay?rd?ktan sonra yeniden geri emer.
Glikoz, normalde bütünüyle geri emilir. Sa?l?kl? ki?ide sidi?e glikoz geçmez. Sodyum klorür, kalsiyum ve fosfatlar %90 geri emilir.
Böbrek, di?er organlarla, özellikle akci?erle birlikte kan?n asit-alkali dengesinin korunmas?na katk?da bulunur. Kan?n PH de?eri 7,30 - 7,45 aras?nda oynar. 7,00′nin alt?nda ve 7,80′in üzerinde ya?am olanaks?zd?r.
Protein sentezi yap?lmad???nda, aminoasitler kullan?lamaz ve kandaki, sidikteki miktarlar? artar. (kan protein düzeyi normalde %7 - 8 mg. d?r.)
Böbrek, kan bas?nc?n? düzenleyen ba?l?ca sistemlerden biridir. Süzme i?lemini, yumac?k yerine getirir. Kan ortalama dakikada 4 lt. (günde 3760 lt.) kan? organizmaya da??t?r. Böbre?e, günde 1700 lt. den çok kan gelir (dakikada 1,2 lt.). Bunun %10′unundan ço?u yumac?k taraf?ndan süzülür. Yumac?klar?n en fazla temizleme yetene?i, günlük 180 lt. dir. Sonuçta 1 - 1,5 lt. sidik ortaya ç?kar.
??eme iste?i, sidik torbas?ndaki sidi?in bas?nc?yla uyan?r. Bu istek, genellikle 300 mlt. den sonra kendini gösterir. Erkek, bulbokavernöz kas?n?n kas?lmas?yla sidik ç?karmay? istemli olarak durdurabilir. Kad?nda bu kas bulunmad???ndan sidik ç?karma aniden kesilir.
Hükümetle yurtta? aras?ndaki sorunlar? inceleyen Bölge ?dare Mahkemeleri’ni denetler. Hükümetin gücünü kötüye kullanmas?n? ve yurtta??na haks?zl?k yapmas?n? önler.
Osmanl? hükümdar? I. Murad,babas? Orhan Bey zaman?nda kurulmu? olan piyade ve süvari te?kilat?na dokunmadan,do?rudan do?ruya kendi emri kumandas? alt?nda olacak yeni bir ordu kurmak gere?ini duydu.
Yeniçeri, cebeci ve sipahi ad? verilen kap?kulu ocaklar?n?, kurdurdu. Bunlara daha sonralar? topçu, toparabac?,humbarac?, la??mc? ve sakalar da kat?ld?. Bu yeni ordunun mensuplar?na kap?kulu ad? verildi.
Popüler etiketler
[ am?n ] [ eski ] [ ekim ] [ mer ] [ avr ] [ kaz ] [ dini ] [ a k ] [ nedi ] [ mede ] [ ele ] [ tor ] [ r b ] [ imi ] [ tel ] [ ayy ] [ linde ] [ ten ] [ yaz ] [ ine ] [ kon ] [ büyü ] [ oku ] [ nüfusu ] [ yyllar ] [ rmak ] [ ali ] [ tarih ] [ mu? ] [ rler ] [ car ] [ ney ] [ süre ] [ türk ] [ rad ] [ sind ] [ aml ] [ ted ] [ alt?n ] [ lir ] [ nar ] [ oda ] [ k m ] [ 821 ] [ teri ] [ kilometre ] [ erçek ] [ ahi ] [ kar? ] [ ray ] [ yeni ] [ a?ar ] [ amy ] [ man ] [ ütü ] [ alt ] [ kol ] [ deri ] [ avu ] [ k s ] [ bur ] [ n m ] [ ire ] [ am? ] [ an? ] [ ad? ] [ r ya ] [ insan ] [ ikl ] [ syra ] [ ast ] [ aç? ] [ med ] [ tin ] [ nya ] [ kil ] [ kazan ] [ ak?n ] [ lym ] [ do?ru ] [ nüfus ] [ nak ] [ her ] [ bul ] [ akl ] [ sava? ] [ eri ] [ para ] [ k y ] [ anan ] [ alan ] [ da y ] [ kala ] [ a il ] [ ykta ] [ ate ] [ oru ] [ ???n ] [ par ] [ inç ] [ zar ] [ ?rk ] [ e?in ] [ aras ] [ emi ] [ hal ] [ k sa ] [ oyun ] [ sa? ] [ eva ] [ has ] [ kul ] [ ller ] [ iline ] [ e il ] [ dem ] [ far ] [ katy ] [ ben ] [ rsa ] [ çe?it ] [ elik ] [ mik ] [ hayvan ] [ alma ] [ ura ] [ kle ] [ reti ] [ evre ] [ den ] [ lek ] [ ya? ] [ ini ] [ yaz? ] [ kan ] [ top ] [ gece ] [ mac ] [ koy ] [ orta ] [ bar ] [ e?e ] [ gen ] [ lak ] [ hayat ] [ çük ] [ kül ] [ söz ] [ halk ] [ rol ] [ e ya ] [ ylan ] [ dil ] [ yrk ] [ düny ] [ ?ekil ] [ ak?m ] [ rat ] [ ter ] [ nsan ] [ kas ] [ iler ] [ e e ] [ devam ] [ etki ] [ bulu ] [ nedir ] [ tre ] [ ser ] [ a??n ] [ bak ] [ kaza ] [ u?ur ] [ mal ] [ ulu ] [ veri ] [ s?r ] [ a?k ] [ yer ] [ anlam ] [ akü ] [ utu ] [ güç ] [ let ] [ bas ] [ ret ] [ altyn ] [ ?s? ] [ tas ] [ b?t ] [ maya ] [ ayna ] [ m s ] [ sal ] [ kis ] [ emel ] [ faz ] [ lama ] [ asa ] [ asi ]