Güne?in bat???nda gökyüzünün ald??? s?cak ve parlak k?rm?z?l?k ,en usta ressamlar?n bile f?rçalar?yla canland?rmayacaklar? güzellikte bir görünümdür. Bazen bu görünüme dalar,"güne? ne kadar k?rm?z?" deriz.
Gerçekte güne?in k?rm?z? renk almad??? hiçbir ?ekilde de?i?medi?i herkes taraf?ndan bilinir.Sadece günün belirli bir zaman?nda bu görünü?ü al?r. Ayn? anda binlerce kilometre ötede bat?dan güne?e bakan kimseler, onu hiç de bizim gördü?ümüz gibi "k?rm?z?" görmezler.Güne?in bat???ndan esinlenerek ?airlerin yapt??? "bak?r bir tepsi" ,"ate?ten bir küre ", "kocaman,ate? rengi bir çiçek" gibi benzetmeler onlar için söz konusu de?ildir.Güne? bat???n? renklendiren, güne? ?????n?n atmosferimizde ald??? mesafeden ba?ka bir ?ey de?ildir.Güne? alçald?kça,???klar?n?n atmosferde ald??? mesafe daha artar.
Burada s?ras? gelmi?ken, güne? ?????n?n bir renk dizisi kar???m? oldu?unu özellikle belirtelim. Normal olarak, bu renkler kar???m? ???k gözümüze beyazm?? gibi gelir. Fakat atmosferde hava, toz, su buhar? ve ba?ka maddelerin molekülleri vard?r. Güne? ????? bu moleküllerden geçerken, zerrecikler de?i?ik renkleri yayarlar,da??t?rlar. Yeryüzünün atmosferi, moru, maviyi ve ye?ili,k?rm?z? ve sar? renklere oranla daha çok da??t?r. Dolay?s?yla,güne? alçald?kça ???klar? daha k?rm?z? ve sar? kar???m? bir renk al?r.
I????n bu ?ekilde da??l?p yay?lmas?, gökyüzünün mavi görünmesi de aç?klar. Mor ve mavi ???klar?n dalga uzunluklar? çok k?sad?r. Atmosfer taraf?ndan,k?rm?z? ???k dalgalar?na oranla 10 kat fazla da??t?l?p yay?l?r. Yani k?rm?z? ???nlar atmosferden geçip ula?t??? halde, mavi ???k dalgalar? direk olarak gelmez, hava, su ve toz zerrecikleriyle da??l?p yay?l?rlar.
Gökyüzünü devaml? olarak mavi görmemi?, i?te bu olgunun sonucudur.
K?saca söylemek gerekirse, güne?in bat??? esnas?nda k?rm?z?la?mas? diye bir ?ey söz konusu de?ildir. Sadece güne? ???klar?yla ilgili optik bir i?lem olmaktad?r.Bu i?lem sonucu gözümüze ula?an ???nlar,batarken güne?i k?rm?z?ym?? gibi görmemize sebep olur.
Beyazit II. nin o?lu ve Yavuz Selimin karde?i. Babas?n? sa?l???nda Teke sanca??nda valilik yapm??, bir aral?k amcas? Cem gibi, M?s?ra kaçm??sa da oradan geri gönderilmi?, bir süre sonrada karde?i Yavuz Sultan Selim taraf?ndan Bursada öldürülmü?tür.?ehzade Korkut, ?iir yazm??, çe?itli eserler bestelemi?, ahlak felsefesi ile ilgili bir eser yazm??t?r.
Süleyman (M.O. XI. Yüzy?l); Davut peygamberin o?lu ve ?srailo?ullar? hükümdar?. K?rk y?l hüküm sürmü?, hükümdarl??? s?ras?ndaki ba?ar?lar? ve hak tan?rl??? ile ün salm??t?r. Baz? ?slam tarihlerine göre, Saba Melikesi Belk?s la evlenmi?tir, ?slam dinine göre Süleyman, büyük peygamberlerden biridir.
Kanadada bir ?ehir bir yönetim bölümünün ad?. Yönetim bölümünün nüfusu 4.056.000, ?ehrin nüfusu 164.000 dir. Fransan?n bir müstemlekesi olmu?, 1759 y?l?ndan sonra ?ngilterenin eline geçmi?tir, ikinci Dünya Sava?? y?llar?nda (1943) ?ngiltere ile Amerika Birle?ik Devletleri aras?nda yap?lan konferansla ünlüdür.
Renkli foto?raf?n icad?, 1861 y?l?nda Maxvell'in bulu?una dayan?r. Maxvell'in teorisi ?udur; Bütün renkler üç temel rengin belirli bir uyu?um içinde kar??t?r?lmas? ile elde edilir.
Halen uygulanmakta olan "Trichrome" üç renk sistemi, renkli foto?raf?n esas?n? te?kil eder.
Charles Cros ve Ducos Du Hauron adlar?ndaki iki Frans?z 1870 y?l?nda "Trichrome" teorisini esas al?p çok verimli tecrübeler yapt?lar. Fakat bütün bu çal??malar deney s?n?rlar?n? a?am?yordu.
Renkli foto?raf?n pratik hale geli?i için, 34 y?l daha beklemek gerekti. 1904 y?l?nda, Lumiere karde?ler, bugünkü anlam? ile renkli foto?raf? gerçekle?tirdiler.
Daha sonralar?, renkli foto?raf üzerindeki çal??malara büyük bir h?z verildi.
?stanbul iline ba?l? bir ilçe. Yüzölçümü 442 kilometrekare, nüfusu 33101 d?r. Yüzeyi Marmara denizine do?ru uzanan Samanl? da?lar?n?n genel olarak ormanlarla kapl? dik ve tatl? meyilli yamaçlar?ndan ibarettir. Halk?n?n ba?l?ca geçim kaynaklar? aras?nda bahçecilik, sebzecilik ,meyvecilik yer almaktad?r. Merkezi 11.318 nüfuslu Yalova kasabas?d?r.
Çok kimse için Paris'in sembolü, armas? anlam?n? ta??yan Eyfel Kulesi, Paris'te Champs de Mars'da yükselir. Yap?s? demir-çelik olup, yüksekli?i yakla??k olarak 310 metredir. Taban?n?n kaplad??? zeminden yükselen, ta??y?c?, destekleyici dört kolon, yükseldikçe içe do?ru k?vr?l?r. Yakla??k olarak 190 metre yükseklikte, tek bir kolon halini al?r.Bu düzeyde bulunan platformda bir lokanta ve bir sinema vard?r.
Halk, camla çevrelenmi? bir gözlem salonunun bulundu?u üçüncü platforma kadar kabul edilir. Buradan bak?ld???nda çevre 50 mil ötelere kadar görebilirler. Merkez asansörlerin her platforma aç?l??? bulunmaktad?r.Ayr?ca 1927 basamakl? bir merdiven de vard?r.En tepedeki dördüncü platform halka aç?k de?ildir. Burada bir radyo istasyonu çal??maktad?r.
Kule, 1889 uluslararas? Paris Sergisi dolay?s?yla Alexandre Gustave Eiffel (1832-1923) taraf?ndan yap?lm??t?r. Sergiyle ilgili öteki yap?lar kalkt?ktan sonra da yerinde b?rak?lm??t?r. O zamanki parayla bir milyon dolardan fazla paraya ç?kt??? bilinmektedir.
Washington An?t?,Büyük Ehram, Hürriyet An?t? da dahil, yeryüzündeki en yüksek yap?lardan biridir.Sadece New Yorktaki Empire State Building ve Chrysler Building gökdelenleri Eiffel Kulesi'ni geçen yükseklikte yap?lard?r.
?nsan vücudu gibi, canl? bir organizman?n, kendini bula??c? haftal?klara kar?? savunmak ve onlara bask?n gelmek için yararland??? bir kuvvet vard?r. Bu direnme kuvveti "ba????kl?k" diye isimlendirilir. Bula??c? hastal?klara kar?? korunmada esas, vücudun bu tür bir ba????kl?k kazanmas?n? sa?lamak, buna yard?m etmektir. Virüslerin sebep oldu?u hastal?klarda, ba????kl?k hastal??? bir kez geçirmekle kazan?l?r. Ba?ka türlü söylemek gerekirse hastal??? geçiren bir kimse o hastal??a kar?? art?k "ba????kl?k" kazanm?? durumdad?r. K?zam?k, suçiçe?i, vs. gibi hastal?klar bu tür hastal?klar aras?nda say?labilir. Bunlardan birini geçiren,bir daha ayn? hastal??a tutulmayacakt?r.
Ancak,baz? hastal?klar?n mikroplar? vücuda tekrar tekrar sald?r?da bulunabilir. Bu hastal?klara kar?? suni (yapay) olarak ba????kl?k sa?lamak için, vücuda sözkonusu hastal???n zay?flat?lm??, etkisiz hale getirilmi? virüsü verilir. ??te baz? hastal?klara kar?? ba????kl?k sa?lamak için o hastal???n zay?flat?lm?? mikrobuyla haz?rlanan ve vücuda uygulanan t?bbi madde "a??" diye isimlendirilir. Belirli bir hastal???n virüsüyle haz?rlanm?? a?? yap?lan kimse,hissedilmeyecek kadar hafif ölçüde o hastal???n etkisinde kal?r. Bunu kolayl?kla yener. Art?k a??ya göre belirli bir süre için o hastal??a kar?? ba????kl?k kazanm??t?r. T?pta bilimsel yöntemlerle a??y? ilk uygulayan kimse Edward Jenner (1749-1823) ad?nda bir ?ngiliz doktorudur. Fakat Edward Jenner'den çok önce, Türkler'in çiçek hastal???na kar?? korunmak için baz? yöntemler uygulad??? bilinmektedir. Bu yöntemler de rastlant? sonucu bulunmu?tur. Bir zamanlar çiçek hastal???ndan yüzlerce ki?inin ölmesine ra?men, Edirne çevresindeki köylülere hemen hemen hiç bir ?ey olmad??? dikkati çekmi?ti. Bunun nedeni, ineklerin de çiçek hastal???na benzer bir hastal??a tutulmalar?yd?. Hasta ineklerin memelerinin çevresi cerahatli sivilcelerle kaplan?yor ve süt sa?anlar,ellerindeki çatlaklardan bu hastal???n ölmü? mikroplar?n? alarak ba????kl?k kazan?yorlard?.
Daha yukarda da de?inmi? oldu?umuz gibi, zay?flat?lm??, etkisiz hale getirilmi? virüsle haz?rlanan madde "a??" diye isimlendirilir. A??n?n yap?s?nda, zarars?z k?l?nm?? hasta organizmalar vard?r. Bunlar, vücutta "antikor" denilen maddeyi meydana getirmek suretiyle ba????kl?k yarat?r. Antikorlar, virüsleri nötr (etkisiz) hale getirirler. A??n?n görevi, vücudu bunlar? meydana getirmek için uyarmakt?r.
A??,baz? hayvanlara hastal?k mikroplar?n? vermek ve sonradan bu virüsleri tecrit etmekle haz?rlan?r. Sözkonusu i?lem, virüs son derece zay?f, etkisiz dü?ünceye kadar devam ettirilir. Öyle ki,bu virüs insana verildi?i zaman art?k hastal?k meydana getirecek durumda de?ildir. Sadece o hastal??a kar?? vücudu uyaracak,ba????kl?k sa?layacakt?r.
Osmanl? ?mparatorluk saray?nda iç örgütlenme ve burada bulunan ?imdiki üniversite seviyesindeki yüksek okul "Enderun" diye isimlendirilirdi.
"Oda" olarak isimlendirilen 7 bölüm, "Enderun" un bütününü meydana getirirdi. Bu odalar? ?öylece s?ralayabiliriz :
1 - Küçük Oda
2 - Büyük Oda
3 - Do?anc? Odas?
4 - Seferli Odas?
5 - Kiler Odas?
6 - Hazine Odas?
7 - Has Oda
Galata Saray?, Edirne Saray?, ?brahimpa?a Saray?,?skender Çelebi Saray? gibi resmi okullardan, Büyük ve Küçük Odalar denilen s?n?flara zeki,yetenekleriyle ö?retmenlerinin taktirini kazanm??, yak?n ilgilerine hedef olan ö?renciler al?n?r, burada özel bir e?itim görür ve gelece?in devlet memurlar? olarak yeti?tirilirdi. Enderun'a al?nan ö?renciler aras?nda,büyük devlet adamlar?ndan baz?lar?n?n çocuklar? da bulunurdu. Ancak, bunlar?n al?nmalar? için padi?ah?n emri gerekliydi.
Enderunda Türk, Arap, Acem dilleri,edebiyatlar?,dini bilgiler, askerlik sanat?n?n incelikleri ö?retilirdi. Yetene?i olanlar, güzel sanat ö?renimi için ayr?l?rd?. 16. yüzy?lda Küçük ve Büyük odalarda 160 ö?renci oldu?u halde, daha sonralar? ö?renci say?s? 400 ü bulmu?tu. 1675 y?l?nda kald?r?lan "Do?anc? Ko?u?u" yerine,daha yüksek seviyede ö?renciler için 1635 y?l?nda kurulmu? olan "Seferli Ko?u?u" ndan yararlan?l?yordu. 17. yüzy?l sonlar?na do?ru, bu s?n?fta 100 ü a?k?n ö?renci oldu?u bilinmektedir. Bu ö?rencilerin en k?demsizi "subay" derecesindeydi. Bunlar?n ba??nda "Saray Kethüdas?" ve 12 subay vard?.
"Kiler Odas?" daha yüksek seviyede olup, Fatih taraf?ndan kurulmu?tu. Bu s?n?f?n yönetim ve düzeninden "Kilerciba??" sorumluydu. "Hazine Odas?" daha yüksek seviyedeydi. Bu ko?u? da Fatih taraf?ndan kurulmu?tu ve "Hazinedarba??" diye tan?mlanan komutan rütbece "sancakbeyi" ne e?itti.
Hazinedarba??,yakla??k olarak 2000 i?çinin çal??t??? saray atölyelerinden de sorumluydu. Maiyetinde yüksek rütbeli 5 subay vard?. Hazinedarba??'n?n ve maiyetindekilerin en büyük görevi, 2 daire halinde 4 salonu kaplayan Enderun hazinelerini korumakt?.
Hazinedarba??,gündeli?i ?imdiki 600 Türk liras?na yakla??k bir maa? al?rd?. Saray hizmetinden ayr?ld??? an "beylerbeyi" atan?rd?. O tarihin "beylerbeyi", ?imdinin orgeneral rütbesine e?itti.
Enderun'un en yüksek kademesi "Has Oda" örgütüydü. "Has Oda", Fatih döneminde 32 subayla kurulmu?,Yavuz Sultan Selim zaman?nda subay say?s? 40 a ç?kar?lm??t?.
Bu örgütün en yüksek subay? olan Hasodaba??'n?, rütbe s?ras?yla Silahtar, Çuhadar ve Rikaptar'd?.Hasodaba??, ayn? zamanda bütün Enderun örgütünün de ba?? durumundayd?.
Hünkar Müezzini,S?r katibi (?imdiki özel kalem müdürü) Sar?kç?ba??,ba?çuhadar (hükümdar?n ayakkab?lar?yla ilgilenirdi ),kahveciba??,berberba??, tüfekçiba?? ve t?rnakç?ba?? (her Per?embe günü hünkar?n t?rnaklar?n? keserdi),Has Odan?n di?er önemli ki?ileriydi.
Enderun örgütü 1833 y?l?nda II. Mahmut taraf?ndan kald?r?lm??t?r. Enderun'da ö?retime çok özen gösterildi?inden,bu örgütten gerek siyasi ilimler, gerekse güzel sanatlar alan?nda gerçekten de?erli ki?iler yeti?mi?tir.
1451 ile 1506 y?llar? aras?nda ya?am?? olan Kristof Kolomb ?talya'n?n Cenova ?ehrinde do?mu? bir denizciydi. Bir dokumac?n?n o?luyken yapt??? ö?renim ve nas?l olup da denizcili?i seçti?i hakk?nda kesin bir ?ey bilinmiyor. Karde?i Fernando' nun sonradan yazd??? kitaba bak?lacak olursa, Kristof Kolomb Pavia Üniversitesi'ne gitmi?, orada astronomi, geometri ve co?rafya okumu?tu. Buna kar??l?k, kendi ifadesine göre 14 ya??ndayken gemicili?e ba?lam??t?. Kesinlikle bilinen, sonradan Portekizli bir kad?nla evlenip Lizbon'a yerle?en Kristof Kolomb'un gerçekten iyi bir denizci oldu?uydu. Kolomb'un kar?s?n?n babas? da eski bir denizci oldu?u için, kar??l?kl? oturup birbirlerine eski seferlerin an?lar?n? anlat?rlard?.
O ça?da dünyan?n yuvarlak oldu?u kimsenin akl?ndan geçmiyordu. Daha do?rusu, bu gerçe?i benimseyenler pek azd?.Kristof Kolomb da dünyan?n yuvarlak oldu?una inanan say?l? ki?ilerden biriydi. 1478'den sonra evlenip Lizbon'a yerle?mi? olan Kolomb bu arada portekiz dilini de ö?renmi?ti. Co?rafya kitaplar?n? inceliyor, hep bat?ya do?ru gidilirse do?uya. Asya'ya ula??laca??na inan?yordu. Ona göre, "Diaz Ümit Burnu'na kadar giderek Hindistan yolunu varaca??na, bat?ya gitseydi ergeç Hindistan'a varacakt?. Çünkü dünya yuvarlakt?"
Sonunda nicedir zihnini kurcalayan, ona oldu?u yerde rahat vermeyen büyük tasar?s?n? gerçekle?tirme?e karar verdi.Ne yap?p edip sa?layaca?? birkaç gemiyle daima bat?ya do?ru yol alacak ve eninde sonunda Hindistan'a varacakt?. Hindistan sonsuz zenginlikler, baharat, alt?n ve de?erli ta?lar, e?i benzeri bulunmaz ürünler, ipekliler kayna??yd?. Tasar?s?n? gerçekle?tirme?e karar veren 34 ya??ndaki Kristof Kolomb, bir yolunu bulup Portekiz Kral? II. Juan'a ba?vurdu. Fikrini aç?klad?. Fakat Portekiz Kral? II Juan kolay olaca?? inanc?ndayd?. Kolomb'un üzerine ?spanya'ya geçti. Sonradan dük olan Medina Celi Kontu ile konu?tu. Kont onu büyük bir içtenlikle a??rlad?. 1486 y?l?nda, tasar?s?n? Kraliçe ?sabella'ya açmas? için arac?l?k etti. Kolomb'un baz? öneri ve ?artlar? ba?lang?çta kabul edilmediyse de, uzak görü?lü birkaç saray adam? araya girdi ve Kolomb'u destekledi. Böylece, 1492 y?l?n?n 3 A?ustos günü Kolomb'un emrindeki üç gemi ?spanya'n?n Palos liman?ndan denize aç?ld?. "Santa Maria", "Pinta" ve "Nina" ad?ndaki gemilerin en büyü?ü, sancak gemisi olan 100 tonluk, 52 mürettebatl? "Santa Maria" idi. Sonu belirsiz yolculu?u herkes göze alamad??? için, 88 ki?ilik mürettebat?n ço?unlu?unu cezaevlerinden ç?kar?lm?? hükümlüler meydana getiriyordu. Gemiler 9 gün sonra Kanarya Adalar?'na ula?t?lar. 6 Eylül'de de tekrar yola ç?kt?lar.
Ba?lang?çta yolculuk iyi geçiyordu.Yelkenleri dolduran rüzgar, onlar? kesinlikle bilinmeyen hedeflerine do?ru götürüyordu. ?ki haftay? a?k?n bir zaman geçti. Hala kara görünmeyince tayfalar aras?nda h?rç?nla?maya kadar varan bir ho?nutsuzluk ba?gösterdi. Ucu buca?? olmayan bir denizde yol ald?klar? dü?üncesi tayfalar? korkuya sürüklemi?ti. Verilen emirleri yerine getirmemeye ba?lad?lar. Kolomb'u öldürüp denize atmaya ve dönmeye karar verdiler. Allahtan gemicilerin hepsi böyle dü?ünmüyorlard?. Kristof Kolomb güçlü iradesini bir kez daha ispatlad?. Tayfalara yeni vaadlerde bulundu. Yola gelmeyenleri cezaland?rd?. Üç gün içinde kara görünmezse geri döneceklerini söyledi.
12 Ekim günü sabah?n saat 2'sinde, "Pinta" gemisindekiler ay?????nda karay? gördüler. Karaya ertesi gün ö?leye do?ru vard?lar. Kolomb tayfalar?n büyük bir k?sm?yla karaya ç?kt?. Topra?? öperek Tanr?ya ?ükretti. Ayak bast?klar? toprak parças?, asl?nda bugünkü Bahama tak?m adalar?ndan Guanahani adas?yd?. Fakat Kristof Kolomb bu gerçe?i bilmiyor, Çin ya da Japonya yak?nlar?ndaki Hindistan Adalar?'na ula?t?klar?n? san?yordu. Bu toprak parças?na,?spanya kral ve kraliçesi ad?na "San Salvador" dediler. Uzaktan belirli bir ku?ku, hatta korkuyla kendilerini gözleyen yerlileri de "Hindli" diye tan?mlad?lar. Sonradan Amerika'daki bütün yerli k?z?lderililerin "Hindli" anlam?na ?ngilizce "?ndian" diye isimlendirilmesi de bu vaizdendir.
Kristof Kolomb daha ilerilere gitmek niyetiyle yola devam etti. Fakat kaptan gemisi "Santa Maria" bir kaza sonucu batt?. Can kayb? olmad?ysa da, Haiti'de durmak zorunda kald?lar. Kolomb ilk seferinde bugünkü "Rum Key", "Long Island" "Crooked", "Küba", "Haiti" adalar?n? bulmu?tu.O zaman "Hispaniola" ad?n? verdi?i ?imdiki "Haiti" de 44 ki?i b?rakarak,4 Ocak 1493 de dönü? yolculu?una ba?lad?lar. ?ki gemi zorlu bir yolculuktan sonra,hareket liman? olan Palos'a ula?t?. Kral Fernando ve Kraliçe ?sabella, Kolomb'u Barselona'da kar??lad?lar,. Ona "Okyanus Amirali" ve "Hint Adalar? Kral Naibi" unvanlar?n? verdiler.
?kinci yolculu?a, 1493 y?l?n?n Eylül ay? içinde 17 gemi ve orada yerle?mek için kararl? hepsi de erkek 1500 ki?iyle ç?kan Kristof Kolomb bu yolculu?u da ba?ar?yla sonuçland?rd?. Sonra 1498 y?l?n?n 30 May?s günü 6 gemisiyle üçüncü bir yolculu?a ç?kt?.Güney Amerika'y? gördü. Yeni yerler ke?fetti ama hayat?n?n sonuna kadar belirli bir gerçekten habersiz ya?ad?. Yeni bir k?tay?, Amerika k?tas?n? ke?fetti?ini bilmeksizin öldü.
1502 y?l?n?n May?s ay?nda ba?layan son yolculuk, 30 Temmuz günü,bugünkü Honduras'ta sona erdi. Oradan k?y? boyunca daha güneye indi. 1503 y?l?n?n y?lba??n? Panama'da bir koyda demirledi?i gemisinde geçirdi. 1504 y?l?nda da ?spanya 'ya döndü.
20 May?s 1506 günü öldü?ünde,yeni bir k?tay? bulan kimse oldu?unu bilmeden hayata gözlerini yummu?tu. Kolomb'un buldu?u k?tan?n Hindistan'la ilgisizili?ini,yeni bir k?ta oldu?unu sonradan Amerigo Vespucci ad?ndaki ba?ka bir ?talyan denizcisi farketti ve onun ad?ndan dolay? "Amerigo" diye isimlendirilen k?ta, giderek "Amerika" olup ç?kt?.
Popüler etiketler
[ bit ] [ ahi ] [ para ] [ t a ] [ ?am ] [ ans ] [ alar ] [ dük ] [ ki?i ] [ eva ] [ ekil ] [ imi ] [ lek ] [ alma ] [ ser ] [ kis ] [ arlar ] [ tarih ] [ e e ] [ çim ] [ ta? ] [ ikl ] [ ran ] [ ney ] [ k?s ] [ katy ] [ ebe ] [ aml ] [ kat ] [ n r ] [ sel ] [ mik ] [ atl ] [ par ] [ lam ] [ ölçü ] [ al? ] [ veri ] [ kat? ] [ çel ] [ altyn ] [ yaz ] [ güç ] [ ay? ] [ ?rk ] [ lak ] [ d?n ] [ do?ru ] [ ince ] [ inci ] [ çevre ] [ sonuç ] [ bas ] [ ark ] [ a il ] [ dren ] [ ang ] [ linde ] [ u?ur ] [ edi ] [ anan ] [ nüfusu ] [ tarihi ] [ güne ] [ oru ] [ sava? ] [ ünlü ] [ kala ] [ eser ] [ ece ] [ yay ] [ neden ] [ mar ] [ nya ] [ ini ] [ as? ] [ türk ] [ yön ] [ 821 ] [ irin ] [ a r ] [ ?s? ] [ am?n ] [ cad ] [ aç? ] [ k m ] [ bil ] [ lun ] [ byt ] [ tyr ] [ genel ] [ ine ] [ y?llar ] [ nüfus ] [ rol ] [ e ya ] [ a i ] [ yyllar ] [ halk ] [ önce ] [ kül ] [ gen ] [ etki ] [ dere ] [ dev ] [ ten ] [ madde ] [ kazan ] [ eki ] [ ad? ] [ far ] [ k y ] [ kap ] [ kuru ] [ n m ] [ say? ] [ yun ] [ kad ] [ ekim ] [ eski ] [ rmi ] [ let ] [ ?kta ] [ m s ] [ asa ] [ i il ] [ ???n ] [ k ta ] [ top ] [ meydan ] [ ulu ] [ rad ] [ ret ] [ cad? ] [ t?r ] [ deri ] [ ak?n ] [ rler ] [ düzen ] [ akl ] [ devam ] [ rmak ] [ dü?ün ] [ k?m ] [ kar? ] [ kara ] [ düny ] [ sar ] [ çin ] [ sal ] [ alt ] [ her ] [ kon ] [ ller ] [ ura ] [ ati ] [ sa? ] [ man ] [ yazy ] [ ast ] [ tas ] [ sind ] [ akü ] [ a a ] [ med ] [ ray ] [ lis ] [ söz ] [ mal ] [ yün ] [ tin ] [ men ] [ yaz? ] [ bat ] [ ker ] [ am? ] [ ak? ] [ y?l ] [ çal??ma ] [ rsa ] [ ütü ] [ avu ] [ hayat ] [ hava ] [ e?in ] [ ayy ] [ dil ] [ nsan ] [ hayvan ] [ emin ] [ kas ] [ ila ] [ zar ] [ ar? ] [ e?e ] [ en son ] [ kir ] [ tay ] [ olur ] [ an? ]