Fransada bir nehir. Uzunlu?u 776 kilometredir. Langres yaylas?n?n Tasselor tepesinde bir noktadan ç?kar, birçok nehirler sulad?ktan sonra, çok dolambaçl? bir ak??la Man? Denizine dökülür. Gemilerin i?lemesine elveri?li bir nehirdir.
Beyo?lu ile Galata'y? birbirine ba?layan bir yeralt? yolu niteli?indeki 626 metrelik ?stanbul Tüneli'nin yap?m?na,Henri Gavan ad?ndaki bir Frans?z mühendisin 1869 y?l?nda ald??? imtiyazla ba?lanm?? say?labilir. Tasar?y? gerçekle?tirmek için yat?r?m yapacak kimse arayan Henri Gavan ?ngilizler'le anla?m?? ve "Galata'dan Pera'ya ?stanbul Metropoliten Demiryolu" ?irketi kurulmu?tu.
Kaz? i?i 1874 y?l?nda sona ermi? ve tünel çal??maya ba?lam??t?. Bu tünel, Türkiye'deki tek metro'dur.Tünelin resmen aç?lma tarihi 1875 y?l?n?n 17 Ocak günüdür. ?lk tünel arabalar?n?n (vagonlar?n) yanlar? aç?kt?. Elektrik tertibat? olmad??? için, vagonlar gaz lambalar?yla ayd?nlat?l?rd?. Gene bu ilk dönemde yolcular?n hemen hepsi ayakta seyyahat ederlerdi.Turnikeden geçi? ücreti 10 parayd?. Yüksek Kald?r?m'? inip ç?kmak istemeyen halk tünele büyük ra?bet gösterdi.Öyle ki, tüneli 17. 000 ?ngiliz liras?na (yakla??k olarak 650.000 Türk liras? )mal eden ?ngiliz ?irketi, ilk y?l sonunda 50.000 alt?n kazanç sa?lam??t?.
Tünel uzun süre ?irketler taraf?ndan i?letildi ve 1939 y?l?nda devlete geçti. ?. E. T. T. (?stanbul Elektrik-Tramvay-Tünel) taraf?ndan i?letilmesine ba?land? Tünelin geni?li?i 6 metre 60 santimdir. Bu geni?lik üzerine iki hat dö?enmi?tir. Ayn? anda iki ba?tan (Karaköy ve Beyo?lu) hareket eden arabalar, bu raylar üzerinde gidip gelir.
Vagonlar? çeken çelik kablolar uzmanlar,görevliler taraf?ndan s?k s?k incelenmekteyse de, 1876, 1902, 1918, 1921, 1943 kablo kopmas? yüzünden ciddi kazalar olmu?tur. 1943 ten birkaç y?l sonra olan kazada vagonlar tam zaman?nda durdurulmu?, çarp??maya meydan verilmemi?tir.
Tünelin son olarak yenilenmesi yak?n tarihte yap?lm??,bu yenileme hayli zaman ald???ndan tünel uzun süre i?letmeye kapal? kalm??t?. Tünelin ?imdiki düzeni, eski haliyle k?yaslanamayacak kadar moderndir. Eskiden, tünelin Beyo?lu taraf?nda, giri?in kar??s?nda, caddenin öbür yakas?nda bulunan büyük yap?n?n zemin kat?ndaki 150 ?er beygir gücünde iki buhar makinesi, vagonlar? çekmeyi sa?layan gücü verirdi. Bu buhar makineleri çok büyük iki çarka ba?l?yd?.Makineler çal??maya ba?lad??? zaman,çarklardan biri vagonlar? yürüten çelik örme kabloyu sarar,öteki çark da kabloyu koyuverirdi.
O dönemde,tünelde günlük ortalama 225 sefer yap?l?rd?. Gene ortalama olarak hafta aras? günlerde 25.000, tatil günlerinde 40.000 yolcu ta??n?rd? (yaz mevsimlerinde). Ancak, bu say?lar?n ?imdi çok artm?? oldu?unu özellikle belirtmeliyiz. ?stanbul nüfusunun h?zla ve büyük ölçüde artmas?, tünelin ta??d??? yolcu say?s?n? da etkilemi?tir.
Bulutlarda meydana, gelen elektrik ak?m? sebebi ile bulutlar aras?nda meydana gelen elektrik ak?m?. Bulutlar, bu buharla?ma ya da ba?ka sebepler yüzünden elektrikle yüklüdürler. Bulutlar?n bu elektrik yükü, bir buluta ya da yeryüzüne atlarsa ?iddetli bir ?erare ak?m? meydana gelir. Bu ak?m s?ras?ndaki elektrik gücü çok oldu?undan, ?erare ak?m?, çok ?iddetli olur. Bu elektrik ak?m?, bulutlar aras?nda meydana gelmi?se buna ?im?ek, bulutlarla yeryüzü aras?nda meydana gelmi?se, buna y?ld?r?m ad? verilir.
S?k?yönetim; Ola?anüstü zamanlarda, memlekette güvenli?in sa?lanmas? için, Anayasan?n tan?d??? s?n?rlar içinde, orduca kurulan yönetime verilen ad. S?k?yönetim, Ba?bakanl???n teklifi sonucu, Büyük Millet Meclisinin kabul etmesi ile kurulur. Ya bütün memlekette, ya da belirli bölgelerde, belirli bir süre için kurulur. Bu süreler, gerekti?inde Büyük Millet Meclisi taraf?ndan uzat?labilir.S?k?yönetim halinde, bütün idare askeri yönetimin elinde bulunur. Her çe?it idari tedbirler almak, s?k?yönetim Komutanl???n?n yetkileri içindedir. Bu yönetim s?ras?nda, askeri mahkemelerin yetkileri, sivil ?ah?slar için de uygulanabilir.
Türkiyede S?k?yönetim : Türkiye de S?k?yönetim kurulmas?, ilkin 1876 y?l?nda ilan edilen Anayasa ile kabul edilmi?tir. Bu zamanda S?k?yönetim, hükümetin teklifi üzerine, padi?ah taraf?ndan ilan edilirdi.
?lk S?k?yönetim, 31 Mart Olay? sonucu olarak, 12 Nisan 1909 da ilan edilmi?tir. Çok kanl? kararlar? uygulayan bu S?k?yönetim, üç y?l devam ettikten sonra 15 Temmuz 1912 tarihinde son bulmu?, ancak 13 gün sonra 42 gün süren ikinci S?k?yönetim ilan edilmi?tir.
Fakat, Osmanl? ?mparatorlu?unun her taraftan büyük yenilgilere u?rad??? bu tarihlerde, Balkan Sava??n?n ba?lamas? ve seferberli?in ilan edilmesi üzerine, üçüncü S?k?yönetim 21 Eylül 1912 tarihinde ilan edilmi?tir. Bütün Birinci Dünya Sava?? boyunca devam eden bu S?k?yönetim, Türkiyedeki S?k?yönetimlerin en uzunu olmu? ve yedi y?l sürdükten sonra 11 Ekim 1919 tarihinde son bulmu?tur.
17 Mart 1920 tarihinde ilan edilen dördüncü S?k?yönetim, dü?man i?gali alt?nda bulunan ?stanbulda ilan edilmi?tir ve Osmanl? ?mparatorlu?u zaman?n?n son S?k?yönetimidir. Bu S?k?yönetim, ne yaz?k ki, yabanc?lar taraf?ndan uygulanm??t?r.
Türkiyede S?k?yönetim idarelerinin be?incisi ve Türkiye Cumhuriyetinin ilk S?k?yönetimi, ?kinci Dünya Sava?? y?llar?nda, 1941 de kurulmu?tur. Bütün sava? boyunca devam etmi? ve 22 Aral?k 1947 tarihinde son bulmu?tur. Alt?nc? S?k?yönetim, 6/7 Eylül 1955 tarihindeki olaylar üzerine ilan edilmi? ve dokuz ay sürmü?tür.
Yedinci S?k?yönetim idaresi ise, ?stanbul Üniversitesinde, Demokrat Parti iktidar? taraf?ndan ç?kar?lan kanunlar? ve tutulan yolu protesto etmek isteyen üniversiteli gençlerin 28 Nisan 1960 tarihinde ç?kard?klar? ayaklanma üzerine ayn? gün kurulmu?, Demokrat Parti Hükümetinin, Türk Silahl? Kuvvetleri taraf?ndan iktidardan uzakla?t?r?lma tarihi olan 27 May?s 1960 tarihine kadar sürmü?tür. Ancak, bu tarihten sonra da S?k?yönetim devam etmi?, fakat bu tarihten sonra devam eden S?k?yönetim, Milli Birlik ?daresinin S?k?yönetimi olmu?tur.
Böylece bu S?k?yönetim, Milli Birlik Hükümetinin devam etti?i sürece yürürlükte kalm??, bu süre içinde Kurucu Meclis kurulmu?, yeni Anayasa halk taraf?ndan onaylanm?? ve 15 Ekim 1961 tarihinde yap?lan genel seçimlerle, yeni Türkiye Büyük Millet Meclisi aç?larak, Türkiye Cumhuriyeti yönetimi, sivil idareye devredilmi?tir. Bu durum sonucu olarak da, Türkiyedeki yedinci S?k?yönetim 30 Kas?m 1961 tarihinde son bulmu?tur.
21 May?s 1963 olaylar? sonucu olarak da Ankara, ?stanbul ve ?zmirde, sekizinci S?k?yönetim ilan edilmi?tir.Bu S?k?yönetim, iki?er ayl?k sürelerle yenilenmi?, 1964 y?l?nda uygulanmas?na son verilmi?tir.
Eski Yunan filozoflar?n?n en büyüklerinden biri olan Sokrat (Socrates) M. Ö. 470 y?l?nda Atina'da do?mu?tur.
Sokrat'?n ö?retim sisteminde görü? ve fikirlerinin kendi taraf?ndan kaleme al?nmas?,yaz?l? eserler verilmesi olmad???ndan, hakk?nda bildiklerimizi ba?ka kaynaklara borçluyuz. Bu kaynaklardan biri,onun ünlü ö?rencilerinden General Ksenophon, öteki de Sokrat'?n söylediklerini felsefi diyaloglar?na aynen alan Eflatun'dur.
Sokrat'?n hayat?n?n ilk dönemleri tam anlam?yla bilinmemektedir. Daha ötesi, baz? yorumcular, "Anabasis" yazar? Ksenophon'la Eflatun'un felsefî dialdglar?na pek güvenemeyece?i inanc?ndad?rlar. Bunlara göre, bir asker olan Ksenophon'un Sokrat'? gere?ince anlayabilmesi sözkonusu de?ildir. Eflatun'a gelince, Sokrat'a kar?? duydu?u büyük hayranl?k nedeniyle kendi fikirlerini ona mal etmi? olmas? dü?ünülebilir.
Babas? heykeltra? annesi bir ebe olan Sokrat, zaman?n temel bilgilerini gençlik ça??ndayken ö?renmi?ti.Geometri,müzik, astronomi konular?n? derinlemesine biliyordu. Beden e?itimine de ilgi gösterdi?i, askerlik hizmetlerindeki zorlu dayan?kl??? ve ba?ar?lar?yla anla??lmaktad?r.
Çok basit giyinen ve gösteri?siz,basit bir hayat? sürdüren Sokrat, günlerini Atinal? vatanda?larla, özellikle dostlar?ndan ve hayranlar?ndan olu?mu? çevrelerde yapt??? konu?malarla geçirirdi. Bu konu?malar, onun ö?retisinin, fikirlerini ve görü?lerini yayma sisteminin prati?e dökülmü? bir uygulamas?yd?.
Konu?malar?nda ortaya çok basit gibi görünen sorular atan,böylece giri? yapan Sokrat,bu sorulardan en karma??k kavramlar?n, fikirlerin çözümleme ve aç?klamalar?na var?rd?. Sokrat insanlar?n kendi istemleriyle kötü olduklar?na inanm?yordu. ?nsanlara iyili?in ve mutlulu?un ö?retilebilece?i kan?s?ndayd?.
Daha yukarda da de?indi?imiz gibi, ö?retim sistemi "dialog"lara,kar??l?k konu?maya dayan?yordu.Atina'n?n zeytinlik, defne a?açlar?yla gölgeli bahçelerinde, meydanlarda, sokaklarda yap?lan gezintiler esnas?nda bir yandan da "kar??l?kl? konu?malar" halindeki derslerini verirdi.
?nsanlar?n koydu?u kanunlara tanr?lar?n kanunlar?ndan daha çok önem ve de?er veren Sokrat, ac?l? sonu gelip çatt??? zaman da bu tutumundan dönmedi. Aç?k fikirlili?i,dobra dobra konu?mas?,ba?nazl??a kar?? ve ç?karc?l?ktan uzak olu?u ona çok dü?man kazand?rm??t?. Bunlar?n aras?nda önemli, etkili ki?iler de vard?. Bunlar, Sokrat'? tanr?lara kar?? gelmekle, gençlere yanl??, zararl? fikirler a??lamakla suçlad?lar.
Sokrat duru?mas? esnas?nda tutumunu de?i?tirmedi, aç?k sözlülü?ünü sürdürdü. Kendini suçlayanlar? gülünç durumlara dü?ürdü. Ölüm hükmü verildi?i zaman da,kaç?p kurtulmas? için önerilen planlar? kabul etmedi. Ac?l? dostlar?n? bizzat teselli etti, yüreklendirdi. Kendine sunulan bald?ran otu zehirini cesaretle içti.
Hindistanda hüküm sürmü? olan Türk - Mo?ol ?mparatorlu?u hükümdarlar?ndan biri. Timur soyundan gelen hükümdarlar?n sonuncusudur. Alemgir II. nin o?ludur. Babas?na ba? kald?rm?? ve onun ölümü üzerine 1759 da tahta ç?km??t?r. ?ngilizlerle yap?lan sava?larda yenilgiye u?ram?? ve ?ngilizlere s???nm??t?r. Hükümdar ad?n? muhafaza ederek ?ngilizlerden maa? alm??t?r.
Telkin yoluyla bu i?e elveri?li biri üzerinde elde edilen uykuya benzer iradesizlik ve uyu?ukluk hali. Hipnotizm, psikoloji, laboratuarlar?nda, bu i?e elveri?li ve sinir sistemleri bak?m?ndan bu deneylerde olumlu sonuçlar verecek kimseler üzerinde uygulan?r. Bu kimselere medyum ad? verilir. Medyumun iradesi, bu telkini yapan, yani bir çe?it uykuya dald?ran kimseye ba?l?d?r. Psikoloji laboratuarlar?nda, bilimsel ara?t?rmalar için ba?vurulan bir çal??ma oldu?u gibi, ço?u aile toplant?lar?nda bir e?lence konusu olmak üzere de yap?la gelmektedir.
Hatay iline ba?l? bir ilçe. Yüzölçümü 438 kilometrekare, nüfusu 19.513 tür. Yüzeyi genel olarak sert ve dik meyilli da? yamaçlardan ve bu da? kitleleri aras?nda kalan hafif dalgal? alanlardan ibarettir. Halk?n ba?l?ca geçim kayna?? tah?l ekimi ve meyveciliktir.
Binlerce y?ll?k varl??? boyunca, insan hastal?klar?n nedenini bilmeksizin ya?am??t?r. ?lkel insanlar?n bu konuda kendilerine has "izahlar?" ve "inançlar?" vard?. Bunlardan en yayg?n?, hastal?klar?n insan?n vücudundaki kötü ruhlar yüzünden oldu?uydu.
1865 y?l?na var?ncaya kadar, insanlar hastal?klar?n mikroplardan oldu?unu bilmeksizin ya?ayageldiler.Ancak 1865 y?l?nda, Frans?z bilim adam? Louis Pasteur,bugün bildi?imiz mikroplara ili?kin temel kuram?n? ortaya koydu.
Bugün, insanl???n en büyük, en amans?z dü?man?n?n mikroplar oldu?unu biliyoruz.Bu küçük,tek hücreli organizmalar öylesine küçüktür ki, mikroskopla bak?lmaks?z?n görülemez. Daha ötesi, mikroskopla bile görülmeyecek kadar küçük olanlar? vard?r.
Mikrop veya mikroorganizma diye tan?mlanan bu küçük dü?manlar, bitkisel ya da hayvansal yap?l? olabilir. Hayvansal yap?dakiler "protozoa",bitki formunda olanlar da "bakteri" diye gurupland?r?l?r. Üçüncü bir gurup mikrop vard?r ki, bunlara genelleme halinde "elenemeyen virüs" ad? verilir. Böylece isimlendirilmelerinin nedeni, en mükemmel, en küçük cisimcikleri bile tutacak nitelikte filtrelerden geçebilecek kadar küçük yap?l? olmalar?d?r.
Mikroplu her hastal?k, özel bir mikrobun sonucudur.Belirli bir hastal???n mikrobu ba?ka hastal??a sebep ve kaynak olamaz.Sözgelimi k?z?l hastal???n?n mikrobu s?tma yapmaz. Müthi? hastal?klara sebep olan mikroplar?n yak?n? say?labilecek nice mikrop da insanlar için son derece yararl?d?r.
Mikrobik hastal?klar?n ço?unda, vücut direnme ve kar?? koyma gücüyle bu mikroplar? yok edebilir. Bu durumda hasta kurtulacakt?r.Baz? mikrobik hastal?klarda ise,bu mikroplar?n sald?r?s?na bir kez u?rayan vücut ba????kl?k kazan?r. Kurtulduktan sonra ikinci kez ayn? hastal??a tutulmaz.
Bunun d???nda, bir de baz? hayvanlarda tabiattan ba????kl?klard?r. ?nekler ve daha nice hayvan verem mikrobuna kar?? korunmas?zken, e?ekler bu hastal??a kar?? ba????kt?r.
Mikroplara kar?? en etkili savunma yolu "a??" d?r.
Kelebe?in asla bir ?ey yemedi?ini belki duymu?sunuzdur.Bu söz,sadece baz? kelebekler için geçerlidir. Bir t?rt?l?n nas?l kelebek oldu?unun hikayesi, sonradan kelebe?in hiç bir ?ey yemeyi?inin nedenini yeterince aç?klayabilir san?yoruz.
Di?i kelebek hayat? süresinde, 100 ile birkaç bin aras?nda yumurta yumurtlar. Yumurtalar?m yak?n?nda b?rakt??? bitki konusunda son derece titizdir. Bu bitki, onun soyunun devam? bak?m?ndan yararl? olacakt?r. Belirli bir çevrede böyle bir bitkiden sadece bir tek olmas? bile di?i kelebe?e yeter.Yumurtalar?n? oraya, o bitkinin yak?n?na b?rak?r.
Yumurtalar aç?ld??? zaman, küçük, solucana benzeyen ,"t?rt?l larvas?" diye tan?mlanan hayvanc?klar ç?kar. Ba?lang?çta, bunlar beslenerek büyürler. Birkaç kez deri (k?l?f-gömlek) de?i?tirirler. Bu arada hiç durmaks?z?n yerler. Çünkü ald?klar? besin sadece büyümelerini sa?lamakla kalmayacak ,kelebek olduklar? zaman varl?klar?n? sürdürebilmeleri için depo da edilecektir. Zamanla, al?nan besin sayesinde kanatlar, bacaklar, emme borular? olu?ur. T?rt?l,kelebek haline gelir.
Belirli bir zaman gelip çatt???nda, t?rt?l de?i?me an?n?n da geldi?ini sezinler. Bu sezinleme,bir nevi içgüdüyle olur. As?l?p sarkaca?? bir koza örer. Ba? a?a?? as?l?r ve t?rt?l derisinden s?yr?l?p bir "krizalid" halini al?r.Krizalid,ipekten bir dü?me izlenimi veren kozaya, vücudunun nihayetindeki keskin bir uçla as?l?d?r.
Krizalid haftalarca veya aylarca uykuda kalabilir. Bu süre, içten bir de?i?im geçirmektedir. Zaman? gelince,art?k tam anlam?yla yeti?kin bir böcek olup ç?km??t?r. Krizalid kabu?undan ç?k?nca bir kelebek görünü?ündedir ama, ba?lang?çta hemen uçamaz. Kanatlar?n?n kuruyup yay?lmas?, güçlenmesi için oturup saatlerce bekler. Uçu?a haz?r olup olmad???n? anlamak amac?yla ,kanatlar?n? hafif hafif öne arkaya hareket ettirir. Ba?ka türlü söylemek gerekirse,uçu? kontrolü yapan bir uçak durumundad?r. Sonra ilk uçu? için kanatlar?n? açarak havalan?r.
Yünlü giyeceklerimizin ba? dü?man? güvenin hayat hikayesi de, hemen hemen kelebe?inkinin e?idir. Kelebeklerin çok çe?itli oldu?unu herkes bilir ama, türlerinin çe?itlili?i bak?m?ndan güveler onlar? da geçerler. Aradaki temel fark,kelebe?in süslü, zarars?z, göz ok?ay?c? olmas?na kar??l?k ,güvenin ancak naftalin ve benzeri maddeler sayesinde ba? edilebilen zararl? bir yarat?k olmas?d?r.
Popüler etiketler
[ kar? ] [ a k ] [ üre ] [ ato ] [ insanlar ] [ har ] [ rsa ] [ rmak ] [ sonuç ] [ zar ] [ devam ] [ ikl ] [ ker ] [ fazl ] [ gün ] [ büyü ] [ nüfusu ] [ car ] [ çim ] [ arlar ] [ tel ] [ nüfus ] [ a?ar ] [ gece ] [ çük ] [ kas ] [ kon ] [ bar ] [ yer ] [ eli ] [ süre ] [ kaz ] [ a r ] [ nak ] [ kan ] [ ten ] [ elik ] [ lir ] [ ren ] [ kad ] [ ter ] [ ali ] [ ben ] [ mede ] [ kir ] [ syra ] [ am?n ] [ ted ] [ ölçü ] [ oda ] [ ilk ] [ dere ] [ ad? ] [ halk ] [ lara ] [ olo ] [ tan ] [ k s ] [ m s ] [ dük ] [ çevre ] [ oku ] [ a il ] [ genel ] [ mac ] [ tak ] [ dini ] [ bun ] [ nedir ] [ nya ] [ meri ] [ r b ] [ yün ] [ ret ] [ dem ] [ tyr ] [ yaz? ] [ çin ] [ lan ] [ eser ] [ lun ] [ düny ] [ lam ] [ düzen ] [ sind ] [ sonu ] [ bat ] [ para ] [ s?ra ] [ ller ] [ far ] [ ylk ] [ ila ] [ tin ] [ do?ru ] [ rad ] [ lle ] [ hava ] [ erk ] [ edi ] [ mil ] [ yrk ] [ top ] [ reti ] [ dren ] [ katy ] [ e?in ] [ n m ] [ ta? ] [ inci ] [ e ya ] [ kül ] [ bulu ] [ nedi ] [ cad ] [ ulu ] [ yun ] [ eva ] [ irin ] [ dana ] [ nar ] [ hayat ] [ hat ] [ k?m ] [ olur ] [ ili ] [ al? ] [ sis ] [ ?am ] [ kul ] [ ylan ] [ ney ] [ sa? ] [ aman ] [ sav ] [ ata ] [ kuru ] [ ram ] [ en son ] [ mer ] [ nüm ] [ a i ] [ rum ] [ let ] [ türk ] [ lak ] [ ehir ] [ sava ] [ ile ] [ s?r ] [ k?l ] [ ince ] [ avu ] [ metre ] [ nlar ] [ aç? ] [ meydan ] [ kim ] [ yaz ] [ neden ] [ alt ] [ kary ] [ ada ] [ ilgi ] [ duru ] [ nem ] [ lis ] [ bul ] [ ünlü ] [ tas ] [ y?llar ] [ yeni ] [ emin ] [ rler ] [ ekil ] [ çeki ] [ çe?it ] [ faz ] [ ang ] [ kar ] [ ime ] [ ekim ] [ linde ] [ hal ] [ t?r ] [ tarihi ] [ u?ur ] [ asa ] [ utu ] [ ak?n ] [ yay ] [ a?k ] [ t a ] [ d?n ] [ hayvan ] [ kler ] [ kis ] [ deri ] [ eki ] [ sab ]