Bilim Ve Teknik Canlılar Din Edebiyat Genel İnsan Ve İnsan Sağlığı Mimari Mitoloji Müzik Önemli Bölgeler Sanat Tarih Toplum Ve Toplum Yapısı Yeryüzü Ve Dünya

Elmas Nedir ?

De?erli ta?lar?n en seçkinlerinden biri olan elmas,bütün cisimlerin en serti ve dayan?kl? olmas?yla da tan?nm??t?r.Tarih kaynaklar? elmas?n M. Ö. 100 y?llar?nda bilindi?ini belirtmektedirler. Elmas karbon eleman?n?n kristal bir ?eklidir. Ba?ka türlü söylemek gerekirse,billur halinde saf karbondur. Yüz milyonlarca y?l önce,yer küresinin kabu?u so?uma halinin ilk dönemlerindeydi. Topra??n alt?nda eriyik halinde çok s?cak kaya kitleleri vard?. A??r? ?s?yla eriyen karbon,büyük bas?nç etkisiyle bülurla?m??,koyu renk ve biçimsiz ?eklinden ç?karak elmas halini alm??t?. Temelde, elmasla bildi?imiz maden kömürü aras?nda bir fark yoktur. Elmas?n de?eri kendine has baz? özelliklerinden (billur halinde olma, sertlik, vs...) ve maden kömürüne oranla çok az miktarda bulunmas?ndand?r.

Elmas,kuyumculuktaki "de?erli ta?" ve "endüstride kullan?lan elmas" olarak ikiye ayr?l?r. De?erli ta? olarak kullan?lan elmas?n a??rl?k ölçü birimi "k?rat" t?r. Bir k?rat, 200 miligr'a e?ittir.

Endüstride kullan?lan elmas,çok sert bir madde olmas? nedeniyle metal ve kayalar?n kesilmesinde,oyulmas?nda yararl?d?r. Petrol sondajlar?nda kayal?k yerlerde kuyu açmak için topra?a sokulan a??r, delici burgunun ba?l??? elmasla kapl? bir uç halindedir.

Karbondan elmas elde etmek için yap?lan bütün giri?imler sonuçsuz kalm??t?r.

Elmas topra??n derin kesimlerinde, "elmas tünelleri" içinde bulunur. Bunlar?n derinlikleri çok farkl?d?r. Dolay?s?yla, elmas?n bulunmas? ve ç?kar?lmas? hayli güçtür. Bugün dünyada elde edilen elmas?n %95'i, Afrika'n?n Belçika Kongosu, Gana, Angola, Tanganika, Sierra Leone gibi bölgelerinde ç?kar?lmaktad?r. Hindistan ve Güney Amerika daha sonra gelir. Tarihin çok eski ça?lar?ndan beri Hindistan'da elmas madenlerinin i?letilmi? oldu?u bilinmektedir. Hindistan'da her y?l elde edilen elmas 2000 ile 4000 k?rat aras?nda de?i?mektedir.

Güney Amerika'da elmas elde edilmesine 18. yüzy?l?n ortalar?nda ba?lanm??t?r. Elmas gerekde?erli ta? olarak, gerekse endüstride kullan?l???nda topraktan ç?kar?ld??? gibi kullan?lmaz. Topraktan ç?kar?lan her ta? temizlenir, parçalara ayr?l?r ve parlat?l?r. Elmas çok sert oldu?u için, kesimi i?inde gene elmas kullan?l?r. Elmas kesicilerin kulland??? alet, kesici a?z? elmas tozundan yap?lm?? bir testeredir. Bugün elmas üretiminin %80'i endüstride kullan?lmaktad?r. Hakiki elmas güne? ????? alt?nda aç?k mavi bir renk al?r. Endüstride kullan?lan elmas ise kahverengimsi,ya da kur?unidir.

Dünyada 100 k?rattan büyük elmaslar say?l?d?r. Bunlardan Cullinan ve Kuh-i Nur,yani Nur Da?? elmas?, ?ngiltere kraliyet ailesinin mücevherleri aras?ndad?r. De?er ve büyüklük s?ras?nda üçüncü gelen elmaslar, Haydarabat Nizam?'n?n hazinesindeydi.

Neden böcek yemiyoruz?

Böcek yeme fikrinin insanda olu?turdu?u tek duygu i?renme duygusudur. ?nsanlar?n g?da tüketim al??kanl?klar?n?, kalori de?erleri ve beslenme dengesi de?il, dinler, gelenekler k?sacas? kültürler belirler.

Günümüz insanlar? sadece birkaç omurgal?, yumu?akça ve kabuklular? yemesine kar??n, atalar?m?z böcek yiyici idi.

Böcekler bol miktarda protein ve ya?s?z s???r etinden daha az ya? içerirler, içlerinde bol miktarda kalsiyum, demir, çe?itli mineraller ve vitamin vard?r.

Protein içeri?i bak?m?ndan, çekirge yüzde 50-75, örümcek yüzde 64, kar?nca yüzde 24, tavuk yüzde 23, bal?k yüzde 21, s???r eti yüzde 20 ve kuzu eti yüzde 17 zengindir.

Avrupal?lar böcek yemez ama Afrika'da de?i?ik çekirge türleri ve iri kelebek t?rt?llar? yenir. Tayland'da bir tür iri su böce?i, Yeni Gine'de a?ustos böce?i, Japonya'da k?zart?lm?? yaban ar?s?, yaln?z veya di?er besin maddeleri ile veya soslarla kar??t?r?l?p yenmektedir.

Halen dünyam?zda, insan g?das? olarak 500 civar?nda böcek türü yenilmekte, bunun yüzde 40'? Meksika'da tüketilmektedir.

?nsanlar?n böcek yeme al??kanl???n? kazanamamalarm?n sebebi muhtemelen, böceklerin boyutlar?n?n küçük, dolay?s?yla tüketim için gerekli olan miktar?n temininin zor olmas?ndan kaynaklanmaktad?r.

Bundan sonra söyleyeceklerimiz, bizi dikkatli okuyan ve evlerindeki kalorifer böce?inin ekonomik de?erini anlayan okurlara;

E?er böcek yemeye karar vermi?seniz, onlar? sa?l?kl? olarak yakalamal? ve derhal i?leme koymal?s?n?z, çünkü ölü böcekler çok çabuk bozulurlar.

Karasinekler ve hamamböcekleri gibi böcekler ço?unlukla bakteri ta??rlar, bunlar? yememek gerekir. Asl?nda öyle veya böyle bütün böcekler parazit ta??d?klar?ndan, iyi bir pi?irme gerekir. Tüylü böcekler bo?az? tahri? eder, renkli böcekler ise ço?unlukla zehirlidir.

?aka bir yana, insanlar sa?l?kl? bir ?ekilde böcek yiyebilme al??kanl???na kavu?salard?, besi hayvanc?l???na ayr?lan otlaklar bugün orman olarak korunabilecekti!

Yusuf Sinan ?eyhi ( ? - 1429)

En eski Türk ?airlerinden. Kütahyada do?du?u san?lmaktad?r. Hayat? hakk?nda kesin bilgi olmamakla beraber, iyi bir ö?renim gördü?ü, Çelebi Sultan Mehmetin ve Murat II. nin sevgisini kazand??? bilinmektedir. Baz? manzumelerinde, hayat?n?n son y?llar?nda sefalet çekti?ini tahmin ettirecek sözler vard?r.

?eyhi, klasik Do?u edebiyat? çevresindeki Türk edebiyat?n?n en kuvvetli temellerini atan ?airlerdendir. ?iirlerinde Divan edebiyat?n?n hemen bütün özelliklerini bulmak mümkündür.Divan?, Harname adl? satirik bir manzumesi ve Husrev-ü ?irin adl? bir mesnevisi vard?r.

Macellan Kimdir?

Türkçe okunu?uyla Fernando Macellan,dünyan?n çevresini dola?an deniz yolunda ilk seferi tamamlayan ve bu yolu bulmas?yla dünya tarihine geçen Portekizli bir denizcinin ad?d?r.

Soylu bir aileye mensup olan Macellan 1480 y?l?nda Portekiz'in Sabrosa ?ehrinde do?mu?tu. Henüz çocuk say?lacak ya?ta, saray hizmetlerinde yeti?tirilmek amac?yla kral?n yan?na verildi. 25 ya??ndayken Portekiz donanmas?nda görev ald?. Donanman?n seferlerinden birinde,Fas'ta Araplarla çarp???rken yaraland? ve bu yaradan kalma sakatl??? hayat?n?n sonuna kadar sürdü.

Macellan daha küçük ya??nda,deniz ve denizcilikle, co?rafya bilimiyle çok ilgileniyordu.Tarihin bu döneminde,ünlü baz? denizcilerin seferleriyle,yap?lan ke?iflerle,o tarihe kadar bilinen co?rafyada de?i?iklikler olmu?tu. Macellan, Asya'n?n güneyinde tükenmez baharat ve alt?n kaynaklar?yla zengin adalar?n varl???ndan söz edildi?ini i?itmi?ti.Yeni yeni ülkeler bulan,kendi uluslar?na büyük zenginlikler kazand?ran ka?iflere özeniyor, onlar?n aras?na kat?lmak istiyordu.

Bu iste?i,zamanla bir saplant?,bir tutku niteli?ini ald?. Portekiz'den kalk?p daima bat?ya do?ru yol al?n?rsa, sonunda do?u ülkelerine var?laca??n? tasarlad?. Macellan ba?lang?çta devaml? olarak do?u yönünde gitmeyi ve bat?dan dönmeyi dü?ünmü?tü. Fakat Portekiz kral? onun bu tasar?s?na kar?? ç?kt?. Bunun üzerine çaresiz kalan Macellan ?spanya kral?na ba?vurdu. ?spanya kral? öneriyi kabul etti. Ancak ,?spanyayla Portekiz aras?nda bir anla?ma vard?. Do?uya seferler yapmak hakk? Portekiz'e tan?nm??t?. Bu nedenle, Macellan'?n bat?ya do?ru aç?lmas? gerekiyordu.

10 A?ustos 1519 tarihinde, Macellan ?spanya'n?n Sevil liman?ndan be? gemi ve 300 ki?iyle denize aç?ld?. Gemiler küçüktü. ?spanyol mürettebat,bir Portekizlinin komutas? alt?nda olmaktan ho?nut de?ildi. Bunun için, yolculuk hayli güç ?artlar alt?nda devam etti. Mürettebat ho?nutsuzlu?unu s?k s?k aç??a vurmaktan çekinmiyor,i?i ba? kald?rmaya kadar götürüyordu.

1520 y?l?n?n Ekim ay?nda,gemiler Güney Amerika k?y?lar?ndan a?a??lara inerek ?imdiki ad?yla "Macellan Bo?az?" na girdiler. 22 günlük bir yolculuktan sonra,bo?az?n öbür ç?k???ndaki okyanusa ula?t?lar. Macellan,burada sular Atlas Okyanusu'na oranla daha sakin oldu?u için,bu okyanusa "sakin" anlam?na "Pasifik" ad?n? verdi.

Bo?az'a girmeden önce bir f?rt?na esnas?nda gemilerden biri batm??,ikinci bir gemi de gecenin karanl???ndan yararlanarak gizlice kaçm??t?.Macellan'?n gemileri Pasifik Okyanusu'nda yakla??k olarak 4 ay yol ald?lar. Yiyecek tükenme?e yüztutmu?tu. Tayfalar?n ço?u hastayd?. Sonunda okyanustaki küçük adalardan birini gördükleri zaman, gemileri bir bayram havas? kaplad?. Bugünkü ad?yla Mariana Adalar?'na gelmi?lerdi. Burada karaya ç?k?l?p yiyecek ve su ikmali yap?ld?. Sonra tekrar yola ç?kt?lar. Yolculu?un ba?lang?c?ndan 1 y?l zaman geçmi?ti ki Filipin adalar?'na vard?lar.

Maeellan ve adamlar? Filipinler'de aylarca kald?lar.Adalar aras? gezintiler yaparak baharat ve alt?n toplama?a çal??t?lar. Yerlilerle iyi geçinme?e çal??mas?na ra?men, bir kabile ba?kan?na yard?m için onun dü?manlar?yla çarp??mak zorunda kald? ve bu çarp??mada yaraland?. Ertesi gün, 27 Nisan 1521 tarihinde de hayata gözlerini kapad?.

Filipinler'den iki gemiyle ayr?lan Macellan'?n adamlar?, bugünkü Endonezya adalar?na ula?t?klar? zaman 50 ki?i kalm??lard?. Gemilerden birini de yolda terkettiler. Endonezya adalar?nda,bat?dan buralara gelmi? olan Portekizliler'l ekar??la?t?klar? zaman, dünyan?n yuvarlak oldu?u kesinlikle anla??lm??t?.

1522 y?l?n?n Eylül ay?nda Portekiz'e döndüklerinde, sadece bir gemiye s????m?? 31 ki?iydiler.



?ark?

Divan ?iirine Türkler taraf?ndan kat?lm?? bir naz?m ?ekli. Bestelenerek okunmak için yaz?l?r. Dörder m?sral?k 2-5 bendden meydana gelir. Birinci bendin 2 nci ve 4 üncü, öbür bendlerin yaln?z sonuncu m?sralar? hiç de?i?meden tekrarlan?r

?ark?n?n ilk örneklerine, Divan edebiyat?m?zda, XI. yüzy?lda rastlan?r. Bu edebiyat?m?zda ?ark? özellikle XVIII. yüzy?lda, Lale Devrinde çok geli?mi?tir. Divan edebiyat?n?n en büyük ?ark? ?airi Nedimdir. Halk edebiyat?nda da ?ark? türünde eserler veren ?airler yeti?mi?tir.

Nesir nedir?

Dil kurallar?ndan ba?ka hiç bir ölçüye ba?l? olmayan düz ve tabu anlatma yolu.

Eski nesir, sade nesir ve süslü nesir olmak üzere ba?l?ca iki koldan yürümü?tür. Sade nesir, konu?ma dilinde yaz?lan, aç?k, tabii nesirdir. Bu nesirle halkla ilgili eserler ve baz? tarihler yaz?lm??t?r. Süslü nesir ise, yabanc? kelime ve dil kurallar?yla yüklü, çe?itli söz sanatlar?yla ve kelime oyunlar?yla süslü nesirdir. Bu nesirle, ayd?n kimselere hitap eden eserler yaz?lm??t?r. Yeni nesirde, yaz? dili konu?ma dili ile birle?tirilme?e çal???lm??t?r. Yaz? dilinin konu?ma dili haline getirilmesi hareketi, 1911 de Selanikte ç?kar?lmaya ba?lanan Genç Kalemler dergisinde, Ömer Seyfettin, Ziya Gökalp gibi sanatç?lar ve fikir adamlar? taraf?ndan ileriye sürülmü? ve bu hareket, bugünkü yaz? dilinin ay?r?c? vasf? olmu?tur. Yeni nesrin ba?l?ca özellikleri ?u noktalar üzerinde toplanabilir.Konu?ma dilinde kar??l??? bulunan yabanc? kelimeler dilden at?lm??t?r.

Bütün yabanc? dil kurallar? b?rak?lm??, Türk diline Türk grameri hakim k?l?nm??t?r.

Eski nesir, çok kere, iç içe girmi? cümleciklerle uzat?lan bile?ik cümlelerle yaz?l?rd?; yeni nesir ise, çok kere, k?sa cümlelerle yaz?lmaktad?r. Eski nesirde söz hüneri göstermeye çal???l?r, cümle sonlar?nda seciler kullan?l?r, bunu sa?lamak için de doldurma sözlere yer verilirdi; yeni nesirde ise seçici kullan?lmaz, sadece dü?ünceleri anlatmaya yetecek kadar kelime kullan?l?r doldurma sözlere yer verilmez.

Mehmetçik Kimdir?

Tarih genelde tozlu sayfalar? aras?nda baz? ?eyleri gizler. Sanki ölmü?ün hikayesi olarak anlat?l?r tarih. Fakat tarih kitaplar?n?n gizleyemedi?i bir sava? vard?r ki bu sava? bir milletin varolu? mücadelesinin ad?d?r. Binlerce isimsiz kahraman tek yürekte birle?mi? zafer olmu?tu. 253 bin yürek bir milletin varolu?u için ölmü?tü. Ad? mehmetti, ad? ahmet, sat?lm??, kerim… Fakat hepsinin ortak ad? mehmetçikti. Dosta dü?mana göstermi?, hakl? olarak övgüye lay?k olmu?tu Mehmetçik Çanakkale Sava??’nda. Bir çok hikaye vard?r anlat?lan. Bir çok destan. Bunlardan bir tanesi de Üste?men Cosey’in anlatt??? hikaye. Cosey’in a?z?ndan i?te Mehmetçik;

Enerji Nedir?

Günümüzde bilim dünyas?n?n en büyük amac?, insan?n bar?? ve bolluk içinde ya?amas?n? gerçekle?tirebilmek için atomdan enerji sa?lamakt?r. Bu dü?üncenin uygulama alan?na konmas?, insanl???n dü?ünce tarihinde gerçek anlam?yla dev ölçüde bir devrim demektir.

Ünlü bilim adam? Albert Einstein (Ayn?tayn), maddeyi enerji terimleriyle de?erlendiren bir kuram (teori) ortaya koyan ilk bilgindir.Ba?ka türlü söylemek gerekirse, maddenin enerjiye dönü?ebilece?ini göstermi?tir. Bu durumda madde ikinci planda kalm??, fizik dünyas?nda en önemli ?ey enerji olmu?tur.

?imdi de geni? anlam?yla enerjinin ne demek oldu?unu görelim. Enerji,bir cisimde,bir maddede bulunan i? yapabilme yetene?i, ortaya i? ç?karma gücüdür. Bir insanda, bir makinede, yüksek bir yerden akan suda her an için belirli bir i? yapabilme gücü, dolay?s?yla belirli miktarda enerji vard?r. Söz geli?i bir otomobili ele alal?m. Otomobilin motorunun çal??mas? için kuvvet kullan?lmal?d?r. Bu nedenle bir kuvvetin sa?lanmas? gerekir. Kuvveti meydana getirecek ?ey enerjidir. Buradaki enerji nereden mi gelir ? Otomobilin deposuna doldurulan yak?t (benzin),motorun çal??mas? için gerekli enerjiyi verir. Silindirin içinde yanan benzin,belirli bir kuvveti i?ba?? yapar. Bu kuvvet de, motorun bütününü çal??t?ran di?lileri, tekerlekleri harekete getirir. Sonunda enerji bir i? yapm??,otomobili yürütmü?tür.

Fizik biliminin iki önemli unsurundan biri enerji,öteki de kütle'dir. Bu iki unsuru birbirinden tam olarak ay?rmak, ayr? dü?ünmek sözkonusu de?ildir. Enerji türlerini mekanik enerji, kimyasal enerji, elektrik enerjisi, atom enerjisi diye sayabiliriz. Bütün enerji ?ekilleri asl?nda iki genel bölümde toplan?r. Bunlar :

1) Potansiyel Enerji

2) Kinetik Enerji bölümleridir. Potansiyel enerji,bir cismin bulundu?u yer, ya da durumu dolay?s?yla edindi?i enerji miktar?d?r. Yukarda de?indi?imiz petrol (benzin-akaryak?t) örne?inde, moleküller elektriksel kuvvetle bir arada tutulmaktad?r. Enerji bu moleküllerde depolanm??t?r. Buradaki enerji "potansiyel" enerjidir. Benzin patlamayla ate?lendi?i zaman, potansiyel enerji kullan?lm?? olur. Yüksek bir yerden akan suda, bir oku koyuvermek için gerilmi? yayda,bir saatin zembere?inde de potansiyel enerji vard?r.

Kinetik enerji, cisimlerde hareket halinde olmalar?ndan dolay? bulunan enerjidir.

Yüksekten akan su bir de?irmenin çark?na çarpt???nda, gerilen yay serbest b?rak?l?p oku f?rlatt???nda, saatin zembere?i di?lileri harekete geçirdi?i zaman, daha yukarda belirtilen cisimlerdeki potansiyel enerji, kinetik enerjiye dönü?mü? demektir.

Kimyasal de?i?meler yoluyla da birçok enerji ?ekilleri elde edilebilir. Baz? maddeler oksijenle birle?erek yanar, bu yanmayla ???k ve ?s? verirler. Buradaki "yanma" olay? kimyasal bir de?i?medir. Yanmayla meydana gelen ?s? ve ???ksa birer enerji kayna??d?r. T?pk? bunun gibi, fiziksel de?i?meler de enerji elde edilmesine yararl? olur. Ses fiziksel de?i?me nitelikli bir enerji kayna??d?r. Akarsu gücü ise mekanik enerji türlerinden biridir.

Potansiyel enerji ile kinetik enerji aras?ndaki ili?ki ?öylece belirtilebilir. Hareket halindeki bir cismin kitlesinden ve h?z?ndan meydana gelen enerji "kinetik" enerjidir.Cisim dü?mekle potansiyel enerji kaybeder ve kinetik enerji kazanm?? olur. Fakat kazan?lan enerji miktar? daima kaybedilen miktara e?ittir. Gerçekte,yeryüzündeki enerji miktar? daima ayn? kal?r. Yeni enerji yaratamay?z ve mevcut enerji miktar?ndan bir k?sm?n? yok edemeyiz.Dü?meyle,akan suyla,kömürle, atomla ne yaparsak yapal?m, enerjinin sadece bir ?ekilden ba?ka bir ?ekilde dönü?mesi sözkonusudur. Yoksa kullan?lan enerji kaybolup gitmi? de?ildir.

Papirüs Nedir?

Papirüs, Nil k?y?lar?nda yeti?en,bir çenektiler türünden bir bitkidir. Eski M?s?rl?lar,bu bitkinin sap?n?n zarlar?n? uzun ?eritler halinde kesip,nemlendirir,sonra bask?ya koyup cilalayarak ka??t yerine kullan?rlard?.

Papirüsün üzerine yaz? yaz?labilecek duruma getirilmesi çok güç oldu?undan,bir papirüs sayfas? üzerine yaz?lan yaz?lar silinmek suretiyle be? on defa kullan?l?rd?.

M?s?rda yap?lan kaz?larda eski ça?lara ait binlerce Papirüs yapra?? bulunmu? ve bunlar tarihe ???k tutmu?tur.

Papirüse yaz?lm?? bir çok tarihi vesika bugün Dünyan?n muhtelif müzelerinde saklanmaktad?r.



Metro Nedir?

Büyük ?ehirlerdeki yo?un trafik s?k???kl??? bak?m?ndan kolayl?k sa?lamak amac?yla yeralt?nda çal??an elektrikli trenler "metro" diye isimlendirilir. Kolayca anla??laca?? gibi, metrolar?n çal??mas?nda esas yeryüzündeki trafik yo?unlu?unu azaltmak,bunun bir bölümünü yeralt?na çekmektir. New York, Londra, Paris, Moskova gibi büyük ve kalabal?k ?ehirlerdeki metrolar, yeralt?nda kesi?en tüneller,geçitler,paralel çal??an hatlarla gerçekten ak?l almayacak kadar karma??k, fakat o ölçüde de düzenli bir örgü halindedir.

Metronun tarihi boyunca geri gidecek olursak, bu tür ilk yeralt? treninin 1863 y?l?nda Londra'da çal??maya ba?lad???n? ö?reniriz. Ancak o tarihte çal??an metronun tam anlam?yla ilkel oldu?unu özellikle belirtelim. Londra'da 1863 y?l?nda çal??an metro, buharl? makinesi dolay?s?yla duman?n kolay ç?kaça?? menfezler bulunmas? için yeryüzüne yak?n bir derinlikte i?liyordu. 1890 y?l?nda bunlar?n yerine elektrikli trenlerin kullan?lmas?na ba?land?. Elektrikli trenler, yap?lar?n temelleri, gaz ve elektrik ana borular?yla sak?ncal? bir ili?kiye meydan kalmamas?n? sa?layacak kadar derinde çal??maktayd?. O zamandan bugüne Londra metrosu büyük ölçüde geli?mi?, teknolojinin ve son bulu?lar?n uyguland??? bir metro örgüsü olmu?tur.

Dünyan?n en büyük yeralt? trafik örgüsü olan New York metrosu ilk kez 1904 y?l?nda aç?lm??t?. Elektrikli yeralt? trenleri, ça?da? uygarl?k düzeyinde ve bugünkü büyük ?ehirlerin a??r, yo?un trafik yükü aç?s?ndan, en güvenilir, en h?zl? ula??m sistemidir. Büyük metro örgülerine sahip ?ehirlerde, metro istasyonlar?na ini? ve ç?k?? "hareket eden" merdivenlerledir. Otomatik çal??an, kendili?inden hareketli merdivenler, yolcular?n metro istasyonlar?ndaki platformalara inmelerini sa?lar. Bo?alan metrolardan yolcular? yeryüzüne ç?kar?r.

Metro sistemlerinde bütün trafik kontrollar? otomatiktir. Metro arabalar?n?n (vagonlar?n) kap?lar?,trenler istasyonlara ula?t?klar? zaman bas?nçl? havayla otomatik olarak, kendili?inden aç?l?p kapan?r. Her ?ey t?k?r t?k?r, hiç aksamaks?z?n çal??an bir saat düzeniyledir.Her hat,belirli bir zamanda ancak bir tren taraf?ndan kullan?labilecek bir düzenle belirtilm??t?r.

?stanbul'da "Tünel" ad?yla bilinen metro 17 Ocak 1875 tarihinde törenle i?letme aç?lm??t?r. Bu metro 626 metre mesafeli iki istasyon aras?nda çal???r. Karaköy'den binenleri Tünel'in üstba??na ç?kar?r.Beyo?lu taraf?ndan gelenlerde ayn? yoldan Karaköy'e inerler.

Popüler etiketler

[ nil ] [ madde ] [ kis ] [ bulu ] [ kat ] [ ekim ] [ ine ] [ yay ] [ metr ] [ rmi ] [ söz ] [ k s ] [ ayna ] [ ker ] [ led ] [ kul ] [ sel ] [ yaz? ] [ nya ] [ erik ] [ rmak ] [ art ] [ bit ] [ eski ] [ çevre ] [ tik ] [ t?r ] [ dev ] [ bat ] [ sava? ] [ rol ] [ tyr ] [ kare ] [ sav ] [ altyn ] [ s?r ] [ lam ] [ hava ] [ avu ] [ sla ] [ devam ] [ nar ] [ dil ] [ ire ] [ eser ] [ inci ] [ y?l ] [ rler ] [ a??n ] [ güne ] [ dün ] [ bun ] [ nce ] [ üre ] [ a r ] [ kol ] [ ç?? ] [ aç? ] [ b?t ] [ neden ] [ deniz ] [ sab ] [ ret ] [ lak ] [ ?am ] [ hareket ] [ ted ] [ fazl ] [ eva ] [ zar ] [ etki ] [ has ] [ k y ] [ lama ] [ duru ] [ say ] [ ad? ] [ u?ur ] [ hal ] [ par ] [ iler ] [ gen ] [ çin ] [ eli ] [ aras ] [ çim ] [ e ya ] [ e?in ] [ mal ] [ düzen ] [ erk ] [ ütü ] [ sis ] [ bas ] [ d?n ] [ syra ] [ ???n ] [ hayvan ] [ a?? ] [ da? ] [ kil ] [ ekil ] [ ar? ] [ bal ] [ n m ] [ lan ] [ ?an ] [ çük ] [ oyun ] [ car ] [ kad ] [ yeri ] [ r ya ] [ çe?it ] [ nedi ] [ ?kta ] [ ben ] [ kim ] [ yün ] [ ato ] [ k m ] [ ça? ] [ her ] [ ayy ] [ göz ] [ ykta ] [ lek ] [ iline ] [ etin ] [ kala ] [ al? ] [ aml ] [ can ] [ nüfus ] [ med ] [ eki ] [ halk ] [ en son ] [ k ta ] [ zaman ] [ ama ] [ edi ] [ cad ] [ e e ] [ kazan ] [ yazy ] [ van ] [ ay? ] [ ele ] [ çil ] [ rsa ] [ ak?n ] [ ura ] [ kar ] [ kle ] [ ate ] [ m s ] [ dük ] [ yrk ] [ ni? ] [ ada ] [ do?ru ] [ den ] [ kon ] [ kaz ] [ sar ] [ bul ] [ genel ] [ dü?ün ] [ rat ] [ ila ] [ arlar ] [ gün ] [ türk ] [ ast ] [ ilk ] [ lke ] [ hayat ] [ tak ] [ tel ] [ sind ] [ mil ] [ ahi ] [ e in ] [ nedir ] [ yyllar ] [ kara ] [ n r ] [ as? ] [ baz ] [ k?m ] [ ebe ] [ süre ] [ atl ] [ ylk ] [ evre ] [ çeki ] [ rak ] [ a a ] [ koy ]