Yunan mitolojisine göre Amozonlar, aralar?nda erkeklerin ya?amas?na müsade etmeyen, son derece sava?ç? bir kad?n toplulu?udur. ?yi ata binen, güzel ok atan bu kad?nlar?n Anadolu'nun kuzeydo?usunda, Karadeniz k?y?s?nda "Pont" ad? verilen bir bölgede ya?ad?klar? söylenir.
Nesillerini devam ettirebilmek için y?lda bir defa,kom?ular? "Gargarlar"la çiftle?en Amozon'lar yaln?z k?z evlatlar?n? yanlar?nda al?koyup, erkek çocuklar?n? babalar?na verirlerdi.
Amozonlar'?n rahat silah kullanabilmek için gö?üslerinin birini kestikleri iddia edilir. Çok sava?ç? olan bu toplulu?a uzun y?llar hiç kimse yana?mam??,boyun e?dirememi?tir.
Zamanla,anayurtlar?ndan ayr?larak,?zmir, Sinop ve hatta Yunanistana kadar gitmi?lerdir. Bir iddiaya göre " Smyrna-?zmir" ve "Sinoppe-Sinop" un kurucular? Amozonlard?r.
Gümü?ün madenlerden ç?kar?lmas?,çok eski zamanlardan ça??m?za ula?m??t?r. Avrupa Krallar?, gümü?e zenginliklerinin bir kayna?? diye bakarlard?. Nitekim ?spanya'da gümü? madenlerinden az gümü? elde edilme?e ba?land???nda, Amerikan?n ke?fi ?spanya Kral? için s?n?rs?z bir sevinç kayna?? olmu?tu. Çünkü Meksika ve Peru'daki madenlerden sonsuz zenginlikte gümü? sa?lanabilecekti. Peru'daki Potosi'deki gümü? madenleri, her y?l 4.000. 000 dolarl?k gümü? vererek ?spanya krallar?na tam 250 y?l gümü? sa?lam??t?r.
Kaliforniya'da alt?na hücumun ilk günlerinde,herkes, alt?n tozlar?na kar??an "kara topra?a" lanet ediyordu. Bunun gümü? filizi oldu?u sonradan, rastlant?yla anla??ld?.
Gümü?,yeryüzündeki madenlerin en yayg?n ve de?i?ik ?ekilde bulunanlar?ndan biridir. Bazen sert, kat? parçalar halinde bulunur. Norveç'te bulunan böyle parçalardan biri, bir tonun üçte iki a??r Ilg?ndayd?. Fakat genellikle filizler halinde elde edilir ve ayr??t?r?lmas? gerekir.
Filiz halindeki gümü? kükürtle kar???kt?r. Gümü? sülfür yap?s?ndad?r. Ya da bak?r, kur?un ve arsenik gibi di?er sülfitlerin bir parças? halindedir. Birle?ik Amerika'da bulunan gümü? genellikle kur?un kar???ml?d?r. Gümü? çok çe?itli kar???mlar halinde elde edildi?inden, di?er elemanlardan ayr??t?rmak için de?i?ik yöntemler uygulan?r.
Halen dünyada en çok gümü? üretimi Meksika'dad?r. Birle?ik Amerika ve Kanada zengin gümü? kaynaklar? olan di?er ülkeler aras?nda say?l?r.
Gümü? saf halinde kullan?lmak için çok yumu?akt?r.Bu yüzden ba?ka madenlerle kar??t?r?l?r. Sözgelimi, gümü? paralar?n % 90 ? gümü?,geri kalan? bak?r veya nikeldir.
?ngiliz gümü? liras?n?n kar??l??? olan "Sterling" kelimesi, gerçekten ilginç bir nedenle do?mu?tur. Asl?nda Easterling ad?ndaki kuzeyli bir Alman ailesinden gelmektedir. Bu ailenin fertleri,1215 y?l?nda ?ngiltere Kral? John ad?na para basmakla görevliydiler. Kendilerine verilen görevi o kadar iyi ve dürüst bir ?ekilde yerine getirmi?lerdi ki, ?ngiliz liras? hâlâ onlar?n ailesinden al?nan ad? ta??r.
Saf gümü? kat???ks?z (pür) havada kararmaz. Karard??? zaman, havada sülfür bulundu?u anla??l?r. Bu sülfür, ?ehir duman?n?n veya petrol kuyular?n?n yüzünden havaya kar??m??t?r.Gümü?, kolay i?lenebilen bir maden olarak alt?ndan sonra gelir. 31 graml?k gümü?, 45 kilometre uzunlu?unda ince bir tel haline getirilebilir. Bu da, gümü?ün ne kadar kolayl?kla i?lenebilece?inin bir delilidir.
Tarih; ?nsan toplumlar?n?n, zaman ve yer gösterilerek ve do?ru olarak kültür ve medeniyetlerini inceleyen, hayatlar?n?, çe?itli ili?kilerini anlatan bir bilim.
?nsan topluluklar?n?n ya?ay??lar? (klan, site, devlet, imparatorluk), sava?lar? (yap?lan çe?itli sava?lar, bar??lar, antla?malar) meydana getirdikleri medeniyetler (hükümet ve idare, askerlik, hukuk, din, güzel sanatlar, tar?m, ticaret v.b.) tarihi olaylar aras?nda yer al?r ve tarih biliminin konusunu meydana getirir.
Zaman ve yer gösterilerek incelenen tarih olaylar?nda, zaman ölçüsü olarak y?l, ay ve gün kullan?l?r. Olaylar?n birbirine kar??mamas?, bir olay?n ba?ka bir olaya etkisinin anla??labilmesi için bu olaylar?n zaman s?ras?na göre düzenlenmesi esast?r. Zamanla ilgili bu ?artlar içinde, yere verilen önem de büyüktür.
Tarihin meydana gelmesi, insanlar?n dünya üzerinde ya?amaya ba?lad?klar?ndan çok sonrad?r. Bu da ancak, yaz?n?n bulunmas? ile ba?lam??t?r. Yaz?n?n bulunmas?, zaman?m?zdan ancak 5 - 6.000 y?l önce oldu?una göre, tarihin ba?lamas?, insan?n a?a?? yukar? ömrü olarak kabul edilen 50.000 y?la göre pek yeni say?l?r.
Tarih, yaz?n?n bulunmas?na göre iki ana bölüme ayr?l?rlar :
1 - Tarih Öncesi Devri (Yaz?n?n bulunmas?ndan önceki devir),
2 - Tarih Devri (Yaz?n?n bulunmas?ndan günümüze kadar).
Tarih Öncesi Devri, o zamandan kalan ev e?yalar?n?n ve araçlar?n?n yap?l???na ve kullan?lan malzemeye göre bölümlere ayr?lm??t?r. Kalan e?ya ve malzemenin eskilerine topra??n alt tabakalar?nda rastlanm??t?r. Bunlar, kaba ?ekilde ta?tan yap?lm?? birtak?m silah ve araçlard?r. Topra??n üst tabakalar?na ç?k?ld?kça e?ya ve araçlar?n daha özenilerek yap?ld???, ta?tan yap?lanlar?n üzerlerinin cilaland??? görülmü?tür. Daha yeni toprak katlar?nda ise madenlerden yap?lan araçlar bulunmu?tur. Bu araçlardan eskileri bak?rdan, sonrakiler tunçtan ve en yenileri demirden yap?lm??t?r. Maden devri ite birlikte yaz? da bulunmu? oldu?undan, tarih devri bu zamanda ba?lam??t?r.
Tarih Öncesi Devri üçe ayr?l?r:
1 - Yontma ta? devri,
2 - Cilal? Ta? Devri.
3 - Maden Devri (Bak?r, Tunç, Demir)
?nsan topluluklar?n?n ya?ay??lar?nda görülen önemli de?i?ikliklere göre, tarih devri de birtak?m bölümlere ayr?lm??t?r. Bu ay?rma daha ziyade ö?retimde bir kolayl?k sa?lamak içindir. Çünkü tarih olaylar? bir yerde bitip di?er bir yerde ba?lamaz; durmadan birbirlerini takip eder ve biri di?erinin sebebi veya neticesi olur. Di?er taraftan yeni bir ç???r aç?lmas?na sebep olan önemli bir olay?n, di?er k?talarda ya?ayan insanlara tesiri olmayabilir. Mesela Ortaça??n ba?? say?lan Bat? Roma imparatorlu?umun ortadan kalkmas? olay?. Hint ve Çinde ya?ayan insanlar üzerinde hiç de önemli bir de?i?iklik yapmam??t?r. Bununla beraber, son zamanlarda medeniyet çok ilerlemi? oldu?undan, herhangi bir ülkede meydana gelen önemli bir olay bütün insanlar? tesiri alt?nda b?rakmaktad?r. Frans?z ihtilali, dünya üzerinde geni? ölçüde hürriyet ve demokrasi fikrinin geli?mesine ve yay?lmas?na sebep olmu?tur, ikinci Dünya Sava??n?n siyasi ve ekonomik bak?mdan her memlekette etkisi görülmü?tür.
Tarih Devri dörde ay?r?r :
1 - ilkça? : Yaz?n?n bulunmas?ndan (M. Ö. 4000-3000) Bat? Roma ?mparatorlu?u nun y?k?l??? tarihi olan M.Ö. 476 senesine kadar devam eder.
2 - Ortaça? : ?lkça??n sonundan ?stanbul un Türkler taraf?ndan fethi tarihi olan M.S. 1453 y?l?na kadar sürer.
3 - Yeniça? : Ortaça??n bitiminden Fransa ?htilalinin ba?lang?c? olan M.S. 1789 y?l?na kadar devam eder.
4 - Yak?nça? : Fransa ihtilalinden bugüne kadar gelir.
Stendhal (1783 - 1842); Frans?z romanc?s?. Grenobleda do?mu?tur. As?l ad? Henri Beyledir. ?yi bir ö?renim görmü?, gençli?inde Napoleon ordusuna girerek ?talya, Almanya, Avusturya ve Moskovaya gitmi?tir. Bir süre sonra askerlikten ayr?larak Milano ve Triestede konsolosluk etmi?tir.
Psikolojik ve realist roman ç???r?n?n en önemli yazarlar?ndan olan Stendhal, eserlerini pürüzsüz bir üslûpla yazm??t?r. Eserlerin de hassasiyet ve heyecan bulunmakla beraber derin tahliller de bulunmaktad?r. Ya?ad??? y?llarda pek takdir edilmemi?, ancak XIX. yüzy?l?n ikinci yar?s?nda büyük bir ün salm??t?r.
Roman, hikaye, seyahatname, deneme türlerinde, eser vermi? olan Stendhalin ba?l?ca eserleri ?unlard?r; K?rm?z? ve Siyah, Parma Manast?r?, ?talya Hikayeleri.
Kaptan? derya Barboros Hayrettin Pa?a,Akdenizi bir Türk gölü haline getiren, ad?n? bütün dünya'n?n sayg? ile and??? büyük bir Türk amiralidir.
Barboros, 1473'de Midilli adas?nda do?mu?tur. Babas? Eceova'l? sipahizade Yakup Bey, Midilli'nin fethine i?tirak etmi?, sonrada bir tak?m sipahilerle oraya yerle?erek toprakla u?ra?maya ba?lam??t?.
As?l ad? H?z?r olan Barboros'un ?shak ve Oruç adlar?nda iki a?abeyi ve ?lyas isminde bir de karde?i vard?.Babalar?n?n ölümünden sonra, ?shak baba topra?? ile u?ra?maya koyuldu; H?z?r, Oruç ve ?lyas ise denizcili?e ba?lad?lar.
Oruç Reis i? sahas? olarak kendine M?s?r dolaylar?n? seçmi?ti. H?z?r ile ?lyas'sa gemileri ile Selanik dolaylar?na gidip geliyor, ticaretle u?ra??yorlard?. O s?ralarda üç karde? de kendi hallerinde,kendi i?lerinden ba?ka bir ?ey dü?ünmeyen birer i?adam? idi. Belki de, Rodos ?övalyeleri gemilerine hücum etmeseydi, Dünya Barboros ad?n? hiç duymayacakt?.
Günün birinde, H?z?r ile ?lyas'?n sahip olduklar? ticaret gemisine Rodos ?övalyeleri hücum etti. Daha gençli?inin bahar?n? tamamlamam?? olan ?lyas öldürüldü. H?z?r'? da yakalay?p Rodos zindanlar?na att?lar.
Bu olay genç H?z?r'?n hayat?n?n ak???n? de?i?tirdi. Rodos ?övalyelerine kar?? içinde sönmez bir kin ate?i yanmaya ba?lad?. Zindandaki günlerini esaret hayat?ndan kurtulup Rodos ?övalyeleri ile mücadeleye giri?ece?i günleri dü?ünmekle geçirmeye ba?lad?.
Günün birinde onu zindandan ç?kar?p, bir korsan gemisine forsa olarak verdiler. H?z?r için bu bulunmaz bir f?rsat oldu. Bir yolunu bulup kaçarak tekrar Midilli'ye döndü. Hiç vakit kaybetmeden yeni bir gemi yapt?rd?. Fakat bu defa yapt?rd??? gemi öncekine benzemiyordu. Bu, yelkeninden dümenine kadar kinle,intikam h?rs? ile örülmü? bir korsan gemisiydi.
Bu tarihten sonra H?z?r Reis'i, a?abeyi Oruç Reis'le birlikte Akdeniz'de korsanl?k yaparken görüyoruz. ?ki karde?in isimleri k?sa zamanda Akdeniz limanlar?na yay?lm??t?. Cebre adas?n? kendilerine üs yapm??, Akdenizdeki gemiler için korkulu bir rüya haline gelmi?lerdi.
Akdenizde seyreden Ceneviz,Venedik, Frans?z ve ?spanyol gemilerini hallaç pamu?u gibi at?yor, elde ettikleri ganimetlerle yeni gemiler yapt?r?yorlard?.
Çok geçmeden Akdenizin en güçlü korsan filosuna sanip olmu?lard?. Nihayet, 1516'da Cezayir kalesini fethederek burada küçük bir devlet kurdular.
Art?k, Akdeniz adeta onlar?n kontrolü alt?na girmi?ti. Yaln?z Anadolu karasular?na girmemeye, Osmanl? gemilerinden, uzak durmaya büyük dikkat gösteriyorlard?. Avrupa, H?z?r Reis'e,k?z?l sakal?ndan dolay? Barboros ad?n? vermi?ti. Barboros ad? Ceneviz, Venedik ve ?spanyol gemicileri için korku kelimesi ile ayn? anlama gelmeye ba?lam??t?.
O s?ralarda Yavuz Sultan Selim M?s?r? zaptederek ?stanbul'a dönmü?tü. Barboros, Yavuz Sultan Selim'e haber göndererek Cezair'in Osmanl? ?mparatorlu?u hudutlar? içine al?narak bir eyalet haline getirilmesini teklif etti. Bu teklif Yavuz taraf?ndan memnuniyetle kar??land? ve Barboros'a, "Beylerbeyi"payesi verilerek,emrine 2000 yeniçeri ve pek çok sava? malzemesi gönderildi.
Barboros art?k Akdeniz'in tek hakimi olmu?tu .Kanuni Sultan Süleyman zaman?nda heybetli donanmas? ile ?stanbul'a gelip sultan'?n huzuruna ç?kt?. Kanuni Sultan Süleyman, bu büyük denizciyi ?an?na yak???r ?ekilde kar??lay?p a??rlad? ve ona, Osmanl? ?mparatorlu?una hay?rl? olmas? dile?i ile "Hayrettin" ad?n? verdi. Böylece o günden sonra H?z?r Reisin ad? Kaptan? Derya Barboros Hayrettin Pa?a oldu.
Barboros Kaptan? Deryal?k görevini aral?ks?z olarak 13 y?l sürdürdü. ?talyan'lar?n ünlü Amirali yenilmez diye bilinen Andrea Dorya'y? Preveze'de yenmesi ile ?öhreti bütün Dünya'ya yay?ld?.
28 Eylül 1546 da öldü?ü zaman dost ve dü?man bütün denizciler ba?lar?n? önlerine e?erek,denizlerin bu büyük evlad?n?n matemini tutmu?lard?.
Barboros'un cenazesi ?stanbul'da Be?ikta?'ta topra?a verildi. Ad?na bir Türbe yap?ld?.
Kanuni Süleyman,I. (1494 - 1666); Onuncu Osmanl? padi?ah?. Yavuz Sultan Selimin o?ludur. ?ehzadeli?inde Manisa Valili?inde bulunmu?, babas?n?n ölümü üzerinde, 26 ya??nda iken 1520 tarihinde tahta ç?km??t?r. Kuvvetli bir devletin hükümdar? olan Süleyman I. saltanat?n?n ilk yar?s?nda ?amda ba? kald?ran Canbürdi Gazaliyi yenilgiye u?ratm?? bu ba?ar?s?ndan sonra Macaristan üzerine yürüyerek, Balkanlar?n en önemli ?ehirlerinden biri olan Belgrad? Osmanl? s?n?rlar?na katm??t?r. (1522), Osmanl? ordular?n? zaferden zafere ko?turan Süleyman I. ayn? y?l Rodosu da ?övalyelerin elinden kurtarm??, Mohaçta verdi?i büyük ve ?anl? bir meydan muharebesinden sonra Budini alm??, Macaristan?, Osmanl? ?mparatorlu?unun bir yönetim bölümü haline getirmi?tir, 1529 y?l?nda, Avrupa ortalar?na kadar ilerleyerek Viyanay? ku?atm??; beri taraftan da, Asyaya dönerek Da??stan ve Ba?dat? Osmanl? s?n?rlar? içine alm??t?r. (1535). Bu ba?ar?lar? ile, Muhte?em san? ba?ar?lar kazanabilecek kudrette olmas?n? da sa?lam??t?r. Bu devrede yeti?mi? olan büyük Türk denizcileri Barbaros
Hayrettin Pa?a, Oruç Reis, Turgut Reis, Piyale Pa?a, Sinan Pa?a, Salih Reis, Murat Reis, ?eydi Ali Reisler donanmas?n? zaferden zafere ko?turmay? ba?arm??lar; K?z?ldenizde. Umman denizinde, Hint Okyanusunda zaferden zafere ko?mu?lard?r. Trablus, Cezayir, bu devrede Osmanl? s?n?rlar?na kat?lm??t?r. Sultan Süleyman, böylece, 46 y?ll?k saltanat? s?ras?nda, Viyana önlerinden Basra körfezine, Hazar denizinden Cezayire kadar yay?lan büyük ve devrinin en büyük imparatorlu?unu yaratan büyük bir hükümdar olmu?tur. Son seferi olan Zigetvar seferine ç?kt???nda, hastalanm?? ve 72 ya??nda iken ölmü?tür.
Ba?ar?ya ula?t?rd??? ?mparatorlu?un ihti?am? kar??s?nda, kendisine Muhte?em san? verilen Süleyman I. bütün hükümdarl??? s?ras?nda, memleketin yönetimi ve te?kilat? için meydana getirdi?i kanunlar sebebi ile, Kanuni lakab? ile de an?l?r.
Birçok meyve, sap ve köklerin öz suyundan ya da ni?astas?ndan ç?kar?lan, karbon (C), hidrojen (H) ve oksijen (O) den bile?mi? bulunan, beyaz, su da, erir mayalanabilir, tatl? maddelerin genel ad?. Kimyasal ad bak?m?ndan karbonhidratlar dand?r. Karbonhidratlara mono sakkaritler ve disakkaritler s?n?f içinde bulunanlar?, genel olarak ?ekerleri içine al?r (glikoz, levüloz, sakkaroz gibi. Bunlar da, s?ras?yla üzüm ?ekeri meyve ?ekeri, kam?? ?ekeri adlar? ile de an?l?rlar).
Bizim pratikte kulland???m?z ?eker özellikle Türkiyede, ?eker pancar?ndan elde edilen ?ekerdir. ?eker pancar?ndan ?eker, ?u yollarla elde edilmektedir:
?eker pancar? kök k?s?mlar?ndan kurtar?larak güzelce temizlendikten sonra özel makinelerde ince ince dilimlenir. Bu dilimler 80 - 90C aras?nda su ile muamele edilir. Bu takdirde ?eker eriyerek suya geçer. Kar???m? ?s?tmaktan maksat, protoplazmay? öldürtmektir. Çünkü ?eker canl? hücre çeperlerinden geçemez. Bu takdirde elde edilecek öz su miktar? beklenilenden az olur.
Bu ?ekilde elde edilen ?eker eriyi?i daha bir çok yabanc? maddeleri ihtiva eder. Bunlardan kurtarmak için kar???m kireç sütü ile muamele edilir. Organik asitlerle proteinli maddeler kalsiyum tuzu halinde çöker. ?eker ise kalsiyum sakkarat halinde çözülmü? olarak kal?r, ayr?l?r. Daha sonra kar???m içerisinde CO. gaz? gönderilir. A??r? Ca (OH)2 ve kalsiyum sakkarattaki kalsiyum, karbonat te?kili ile çökelir. Eriyikte serbest sakkaroz kal?r. Tekrar filterpreslerden süzülür. Süzüntü vakum kazanlar? içerisinde dü?ük bask? alt?nda buharla?t?r?larak koyula?t?nhr. Bu s?rada ?ekerin büyük bir k?sm? kristalle?ir. Geride kristallenmeden kalan k?s?m % 50 ?eker ihtiva eden Melas t?r. Melastan tekrar ?eker elde edildi?i gibi fermantasyona u?rat?larak alkol de elde edilebilir. Fakat büyük bir k?s?m fabrika civar?nda hayvan yemi olarak kullan?l?r.
Ham ?eker kristalleri al?n?r. Üzerine su veya ?eker ?urubu püskürtülerek y?kan?r. Ve son melas k?s?mlar?ndan temizlenir. Sonra ?urup haline getirilerek kemik külü ile rengi giderildikten sonra tekrar vakum kazanlar?nda koyula?t?r?larak kal?plara dökülür. Böylece kesme ?eker elde edilmi? olur. Y?kanm?? ham ?eker santrfüje edilerek s?v? k?sm?ndan ayr?ld?ktan sonra s?cak hava ile kurutulursa toz ?eker elde edilir. Bu ?eker elde edili?i büyük ve modem fabrikalarda yap?lmaktad?r.
?eker fabrikalar?, kampanya denilen senenin bir kaç ay? zarf?nda çal???r. Çünkü topraktan sökülen pancarlar derhal istenmelidir. Stok edilirse fermantasyona u?rayarak ?eker k?sm? bozulur.
Urfa ilinin merkezi olan ?ehir, Nüfusu 59.910 dur. ?ehir Harran ovas?n?n Kuzeydo?usunda Germu? da?lar? ,bat? ve güneyinde Cudi da??n?n s?rtlar? bulunmaktad?r. Verimli ve geni? bir ovas? kuzeybat? kenar?nda kurulmu?tur. Da?lar ç?plakt?r. Tar?m ba?l?ca geçim kayna??n? meydana getirir.
URFA ?L?
Güneydo?u Anadolu Bölgesinde bulunan illerimizden biri, Yüzölçümü 20715 kilometrekare, nüfusu 401,919 dur. Kuzeyinde ve do?usunda Diyarbak?r, bat?s?nda Ad?yaman ve Gaziantep, güneyinde Suriye s?n?r? bulunmaktad?r. Yüzeyi, genel olarak geni? ve düz ovalarla ve pek hafif meyilli yamaçlar? olan da?larla kapl?d?r. Güney bölümleri ise, tamam?yla oval?k alanlardan meydana gelmi?tir. Geni? ölçüde tar?m ve hayvanc?l?k ba?l?ca geçim kaynaklar?n? meydana getirmektedir.
Tat vermek ya da koku?mas?n? geciktirmek için yemeklere konan, toz halde ve beyaz renkte madensel bir madde. Kimyasal yap?s? bile?ik bir tuzdur. Sodyum ve klorun birle?mesinden meydana gelmi?tir (Na Cl).
Tabiatta çok rastlanan bir maddedir. Deniz suyunda baz? göl sular?nda, eriyik halde, toprak alt?nda ta?, kaya ya da maden halinde bulunur. Bundan ba?ka bütün canl?lar?n ya?amas?nda gereken önemli maddelerden biridir. Kanda, iç dokularda bulunur. Bitkiler için de, belirli bir dereceyi a?mamak ?art?yla, gereklidir. Baz? topraklar için. tuz de?erli bir gübre olur. Tuz a?ç?l?kta oldu?u kadar, konserve, salamura i?lerinde tur?uculukta leke, boya deri sanayinde de kullan?l?r. Porselen ve cam üzerindeki çay lekelerini ç?karmakta, badanada kirecin ç?kmamas?n? önlemekte, baz? hallerde kusturucu, Nitrat darjan zehirlenmelerinde panzehir olarak kullan?l?r. Yorgun vücut ve organlar ?l?k tuzlu su ile banyo edilirse çabuk dinlenir ve yorgunlu?un verebilece?i zararlar giderilmi? olur. Çok s?cak su banyolar? ayak ve bacaklardaki neuralji a?r?lar?na iyi gelir.
Tuz madeni kal?n katlar halinde toprak alt?nda bulunur. Bunlardan kuyu ve galeriler aç?lmak suretiyle iri kaya parçalar? halinde ç?kar?l?r. Tuzlu göllerden, deniz suyundan tuz elde etmek için, sular? aç?lan kanallarla yayvan havuzlara al?n?r. Oradan güne?in alt?nda kuruma?a b?rak?l?r. Su bu?u olup uçunca geride tuz. ve e?er varsa, di?er eriyikler kal?r. Bu tuz kaba, çokluk, esmer renktedir; birle?mi?lerden de billurlar iridir. ?çinde ba?ka madde ya da çamur vard?r. Bunlar? atmak tuzu temizlemek için ham tuz dökülür, eritilir. Eriyik üzerindeki k?s?m dibine çöküp tortular süzülüp at?l?r. Tekrar tekrar kaynatma ve süzmelerle temiz tuz eriyi?i koyula?t?r?r. Yandan korunmaya b?rak?l?rken, di?er taraftan santrfüjlü süzgeçlerde kat?larla s?v?lar birbirinden ayr?l?r. Sonra kalburdan geçirilir.
Ankara iline ba?l? bir ilçe. Yüzölçümü 1.673 kilometrekare, nüfusu 29.659 dur. ?lçenin yüzeyi yer yer hafif e?ilimli da?l?k alanlardan, Sakarya nehrinin meydana getirdi?i vadilerden ibarettir. Tar?ma elveri?li bölgeleri oldukça fazlad?r. Ba? ve bahçe tar?m? dar vadilerde yap?lmaktad?r. Nall?han, topraklar?nda yeti?en çe?itli ürünler bak?m?ndan Ankara ilçelerinin ba?l?calar?ndan biridir. Tah?l, pamuk, afyon ekimi önemlidir. Meyvecilik ve hayvanc?l?k oldukça geli?mi?tir.
Merkezi 3.366 nüfuslu Nall?han kasabas?d?r.
Popüler etiketler
[ r ya ] [ d?n ] [ bil ] [ mu? ] [ insanlar ] [ ekil ] [ avu ] [ atl ] [ ser ] [ car ] [ yay ] [ nüfusu ] [ çil ] [ k y ] [ ine ] [ mede ] [ akü ] [ am?n ] [ yeri ] [ ?kta ] [ hare ] [ amy ] [ men ] [ meydan ] [ evre ] [ süre ] [ erik ] [ kad ] [ ak?n ] [ adlar ] [ meri ] [ bal ] [ nya ] [ nak ] [ kim ] [ kap ] [ kar ] [ eki ] [ e in ] [ bas ] [ aman ] [ ter ] [ kta ] [ bili ] [ ker ] [ kilometre ] [ çeki ] [ oku ] [ sal ] [ oru ] [ ykta ] [ sonu ] [ göz ] [ reti ] [ kül ] [ ölüm ] [ rik ] [ ten ] [ her ] [ b?t ] [ metr ] [ inç ] [ hayat ] [ sava ] [ par ] [ dren ] [ ney ] [ çel ] [ s?ra ] [ yer ] [ am? ] [ çe?it ] [ ilk ] [ e e ] [ lak ] [ iler ] [ ???n ] [ ime ] [ lam ] [ k m ] [ mik ] [ man ] [ avr ] [ ar? ] [ has ] [ nlar ] [ lara ] [ emin ] [ kat? ] [ ikl ] [ nedir ] [ a a ] [ ulu ] [ nüfus ] [ ay? ] [ yaz? ] [ çim ] [ kat ] [ güç ] [ utu ] [ k?s ] [ ki?i ] [ da? ] [ bilin ] [ u?ur ] [ çin ] [ s?r ] [ edi ] [ madde ] [ ili ] [ rat ] [ araf ] [ kle ] [ bun ] [ art ] [ anan ] [ arm ] [ n r ] [ nar ] [ dük ] [ kuru ] [ dana ] [ asi ] [ tin ] [ ayna ] [ para ] [ a?ar ] [ faz ] [ dü?ün ] [ akl ] [ göster ] [ bit ] [ led ] [ nsan ] [ etki ] [ insan ] [ van ] [ sar ] [ irin ] [ k s ] [ lis ] [ tel ] [ yaz ] [ lke ] [ iline ] [ gen ] [ lun ] [ aç? ] [ düny ] [ kil ] [ rum ] [ let ] [ nem ] [ ilgi ] [ ölçü ] [ ura ] [ imi ] [ eser ] [ ara ] [ veri ] [ kler ] [ aml ] [ arda ] [ maya ] [ kar? ] [ ang ] [ türk ] [ arl ] [ etin ] [ katy ] [ dem ] [ ylan ] [ nil ] [ linde ] [ a i ] [ ça? ] [ tre ] [ alar ] [ sind ] [ eva ] [ dünya ] [ 821 ] [ bat ] [ yrk ] [ rak ] [ lek ] [ dil ] [ da y ] [ hava ] [ deri ] [ deniz ] [ yün ] [ e il ] [ zar ] [ rad ] [ hal ] [ e?e ] [ ata ] [ büyü ] [ kaza ]