Bilim Ve Teknik Canlılar Din Edebiyat Genel İnsan Ve İnsan Sağlığı Mimari Mitoloji Müzik Önemli Bölgeler Sanat Tarih Toplum Ve Toplum Yapısı Yeryüzü Ve Dünya

?ngilizce'de hindiye neden Turkey deniliyor?

Özellikle ABD'de H?ristiyanlar?n ?ükran günlerinin önemli bir sembolü olan hindi asl?nda Amerika k?tas?n?n yerlisidir. Vah?i hindi cinsleri Kristof Kolomb k?tay? ke?fetmeden de önce Kuzey Amerika'da ya??yordu. Hatta Avrupa'dan Güney Amerika'ya ilk gelenler Azteklerin bir cins hindi ?rk?n? ehlile?tirdikle-rini görmü?lerdi.

Amerikan hindileri Avrupa'ya 1519 y?l?nda ?spanyollar taraf?ndan getirilmi?, daha sonra bütün Avrupa'da yay?l?p 1541 y?l?nda ?ngiltere'ye ula?m??lard?. Hayvanca??z? gören ?ngilizlerin kafalar? kar??m??, o zamanlar Türk topraklar? olan Bat? Afrika'dan Portekizli tüccarlar?n getirdikleri Afrika hindisi veya yine Türkiye üzerinden getirilen Hint tavu?u sanm??lard?. Sonunda her iki ?rk?n farkl? oldu?u anla??lm??t?, ama bu Amerikan kökenli ku?un ad? 17. yüzy?lda Amerika'ya göç eden ?ngiliz göçmenler sayesinde Amerika'da 'Turkey' olarak yerle?ti.

Tabii bu Türkiye'nin isminin niçin ?ngilizce'de hindi anlam?nda kullan?ld???n?n resmi aç?klamas?. Bunun yan?nda uydurulmu? ba?ka tezler de var. Bunlardan biri Kolomb'un ilk yolculu?una kat?lan bir Portekiz Yahudi'si Jose de Torres'in hindiyi görünce, ?branice 'büyük ku?' anlam?nda 'Tukki tukki' diye ba??rmas?, di?eri de sürekli bat?ya do?ru giderek Hindistan'a ula?may? hedefleyen Kolomb'un Amerika'ya vard???nda buray? Hindistan ve hindiyi de Hint tavus ku?u sanarak onu 'Tuka' diye adland?rmas? ve zamanla bu kelimenin Turkey olarak telaffuz

edilmesidir.

Durun daha tezler bitmedi. Bir ba?ka tezde de, K?z?lderililer hindiye 'F?rke' dediklerinden bu sözcü?ün ?ngilizce'deki telafu-zu ile 'turkey'ye dönü?tü?ü ileri sürülüyor. Daha ba?ka hindi tezleri de var. Örne?in hindilerin korkunca ç?kard?klar? seslerin insanlar taraf?ndan turk - turk -turk (törk) diye taklit edilmesiyle zamanla onlara Turkey denilmesine neden oldu?u bile iddia ediliyor. Bunda al?n?p gücenecek bir ?ey yok. Türkçe'de de hindi kelimesi Hindistan anlam?na çok yak?nd?r. Ayr?ca bizde de bir 'M?s?r' örne?i var.

Hindiler ba?lang?çta renkli tüyleri nedeni ile kümeslerde süshayvan? olarak yeti?tirilmi?ler, et kalitelerinin fark?na ise 1935'den sonra var?lm??t?r. Erkek hindiler 130 santim boya ve 10 kilo a??rl??a ula?abilirlerken di?iler neredeyse yar? a??rl?ktad?rlar. Vah?i hindiler akarsu ve göl kenarlar?nda ya?amay? tercih ederler ve tehlike an?nda 400 metre mesafeye uçabilirler.

Bu arada marketlerde niçin hiç hindi yumurtas? sat?lm?yor, dikkatinizi çekti mi? Günümüzde tavuklar y?lda ortalama 250'den fazla yumurtlayabiliyorlarken, hindiler 100 - 120 adet yumurtlarlar ve yumurtalar? 4 -5 kez daha a??rd?r. Daha ziyade yeni hindileri üretmekte kullan?l?rlar.

Anestezi Nedir?

Genel anlamda anestezi,ameliyat,ya da herhangi bir cerrah? müdahale öncesi, insan ve hayvanlar?n vücudunun bütününde veya belirli bir kesimindeki duyunun (hissin) yok edilmesi demektir.

Bunlar?n d???nda bir de kendili?inden, baz? nedenler dolay?s?yla olan anestezi hali varsa da, konumuzun d???nda kalmaktad?r. Özel ve belirli bir amaçla uygulanan anestezi iki çe?ittir :

1 - Genel anestezi:Bu tür anestezide,hastan?n ac?,a?r? duymamas? için uygulanan ?ey, vücudun bütünündeki duyuyu geçici bir süre için yok eder. Kullan?lan anestezi maddesi, sinir sisteminin bütününü etkiler. Halk aras?nda bu tür anestezi "uyutma" diye tan?mlan?r.

2 - Lokal (yerel-mevziî) anestezi: Vücudun sadece müdahale edilecek bölgesinde geçici bir duyusuzluk (hissizlik) yarat?r. O bölgede ac? duyulmas? önlenmi? olur.

Anestezide ana amaç,ac?n?n kontrol alt?na al?nmas?d?r. ?nsanlar,çok eski tarihlerden beri bu alanda baz? uygulamalar yapm??lard?r. M. S. birinci yüzy?lda yaz?lm?? olan bir t?p kitab?nda, "uyutucu" baz? ilaçlardan söz edilmi?tir. Do?u'da ayn? uygulaman?n bu tarihten önce de yap?ld???n? güvenilir kaynaklardan biliyoruz. Belirli baz? otlar,gazlar,ya?lar,hatta hipnotizma (ipnotizma),geçmi?te yayg?n ölçüde anestezi uygulamalar? olarak kullan?lm??t?r.

Modern anestetikler (kloroform,nitrik asiteter ve etileni kullan?lmadan önce bütün ameliyatlar hastaya dayan?lmaz ac? verir,dolay?s?yla ameliyat?n iyile?tirici etkisine kar?? bir dayan?ks?zl??a sebep olurdu. Modern cerrahî, ancak ac?n?n azalt?lmas?,hastan?n sükûn ve dayan?kl?l???n?n sa?lanabilme-sinden sonra yüksek oranda ba?ar?l? sonuçlar vermi?tir.

Daha yukarda de?inmi? oldu?umuz gibi, anestetik maddelerin ço?u gazd?r. Bunu koklayarak soluyan hasta, geçici bir süre için bilincini kaybeder. Ba?ka türlü söylemek gerekirse kendinden geçer. Ayr?ca, kan dola??m?na enjekte edilen (i?neyle verilen) anestetik maddeler de vard?r. Özellikle "lokal -yerel" anestezi, ameliyat edilecek uzuva ve çevresine bu bölgedeki duyuyu geçici bir süre için öldürecek ilaçlar?n enjeksiyonuyla yap?l?r.

Lokal-yerel anestetik olan kullan?lan ilaçlar?n en önemlileri, kokain, novakain, morfin gibi maddelerdir. Bir hastaya anestezi uygulanmas?nda dikkat edilecek en önemli husus, hastan?n vücudunun (kalbinin, ci?erlerinin, sinir sisteminin, vs.) durumunu, tepkilerini önceden kontrol etmektir.

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birli?i

Avrupan?n do?u ve kuzeyinde, Asyan?n kuzeyinde, çok geni? topraklar üzerinde yer alm?? federasyon halinde bir Cumhuriyet. 15 Sovyet Sosyalist Cumhuriyetinin birle?mesinden meydana gelmi?tir. Rusya, Ukrayna, Beyaz Rusya, Ermenistan, Azerbeycan, Türkmenistan Özbekistan, Kazakistan, K?rg?z, Gürcistan, Tacikistan, Estonya, Litvanya, Letonya, Modavya, Bat?da Polonya ve Balt?k denizinden do?uda Büyük Okyanus k?y?lar?na kadar uzan?r. Kuzeyde hemen hemen bütün Kuzey Buz denizi k?y?lar?na sahiptir. Güneyde, do?udan bat?ya do?ru, Çin, Afganistan, ?ran, Türkiye, Romanya Çekoslovakya, Polonya ile s?n?rl?d?r. Kuzeyde Finlandiya ile kom?ulu?u vard?r. Bütün bu geni? topraklar üzerindeki yüzölçümü 22,403,000 kilometrekareye ula??r. Nüfusu 214.000.000 dir. Ba??ehri Moskova ?ehridir. Komünist Partisinin yönetiminde bir cumhuriyettir.

Co?rafya : Sovyetler Birli?i, bu geni? topraklar içinde, Tabiat ?artlar? bak?m?ndan, birbirinden farkl? yöreleri s?n?rlar? içine al?r.

A) Avrupa topraklar? : Bu bölümün ba?l?ca özelli?i, çok geni? elmas?na ra?men yüzey ?ekilleri bak?m?ndan sadeli?idir. Do?u Avrupa, akar sular ile hafifçe yar?lm?? alçak bir düzlük halindedir. Yükseklikler 300 metreyi nadiren a?ar. Kaynaklar k?s?mlar? çok bas?k ve alçak oldu?undan bunlar?n birbirine birle?tirilmesi veya birinden di?erine geçmesi zor de?ildir. Nehirlerin sular? da bol oldu?u ?çin ula??m yolu olarak oynad?klar? rol çok büyüktür Fakat bütün bu nehirler k?? mevsimi boyunca donarlar.Ukrayna n?n ba?l?ca nehri olan Dnieper Karadeniz e, ona paralel olan Don ise Azak denizine dökülür. Peçora ve Lvina ise Kuzey Buz denizine giderler.

Avrupa topraklar?n?n do?usunda 2.500 kilometre uzunlukta olan Ural Da?lan Do?u Avrupa düzlüklerini do?udan çevreler.

B) Asya topraklar?: Sovyetler Birli?inin çok geni? bir alana yay?lan Asya topraklar? tabiat ?artlar? bak?m?ndan farkl? baz? bölgelere ayr?labilir :1 - Bat? Sibirya: Ural da?lar? ile Yenisey nehri aras?nda kalan çok geni? fakat yeknesak bir ovad?r. Yükselti çok azd?r. Büyük bir k?sm? ormanlar ve batakl?klar ile kapl? olan bu ovada Obi nehri ve kollar? akar. 2 - Do?u Sibirya : Yenisey nehrinden Bering denizine kadar uzan?r. Kuzey k?sm? tundralar ile kapl? alçak bir ovad?r. Fakat güneye do?ru yüksek alanlardan meydana gelen engebeli bir bölge halini al?r. Yenisey, Lena ve Kolima gibi büyük akar sular güneyden kuzeye akarlar. 3 - Bat? Türkkistan: Sular?n? d??ar?ya göndermeyen geni? ve kurak stepler ve çöller bölgesidir. Güneyinde ?ran ve Hindiku? da?lan, do?usunda ise Pamir platosu ve Tanr? da?lan yükselir.Pamirden do?an Amuderya ile Tanr? da?lar?ndan inen Siriderya bu kurak bölgelerin ba?l?ca akar sular?d?r. Yerle?me ve tar?m bu akarsulardan faydalan?larak yap?lan sulamaya dayan?r. 4 - Kafkasya: Da?l?k bir bölgedir. Orta k?sm?nda Kafkas da?lan yüksek ve a??lmas? çok zor olan sürekli bir engel halinde uzan?r. Sovyetler Birli?i hem tar?m hem de bir endüstri memleketidir. Tar?m ekonomik çal??malar?n en mühim kolunu meydana getirir. Tar?m alanlar? belli bölgelerde toplanm??t?r.

Tarih : Rusyan?n tarihi, Dokuzuncu As?rda ?skandinav as?ldan ya?mac?lar?n istilas?yla ba?lar. Bu ya?mac?lar, Slavlara sava?ç? örf ve Metlerini a??lam??lard?r. Ruslar Bizansl? misyonerler etkisiyle Yunan Katolikli?ini kabul etmi?lerdir. Moskova prensleri ve bilhassa müthi? ?van yava? yava? topraklar?n? ço?altmaya ve bir milletin temellerini kurmaya muvaffak olmu?lard?r. 1613 te iktidara geçen Romanoflarla bu monar?i kuvvetlenmi? ve millet birle?ik bir hale gelmi?tir, tik çarlar?n en parla?? Deli Pet-ro olmu?tur. Onsekizinci yüzy?lda Rusya güneyde hemen aral?ks?z olarak Türklerle sava?m??t?r. ?kinci Katerina devrinde, Polonyan?n ilk payla??lmas? meydana gelmi?, bunu da ikinci ve üçüncü parçalanmalar takip etmi?tir. Azak ?kinci Katerina zaman?nda zapt edilmi?tir. 1812 de Napoleon Rusyay? istila etmi?tir. Fakat Moskova yang?n?n?n ertesi günü deh?etli so?uktan Frans?z ordusunun ricat zorunda kal???, Birinci Aleksandr? Mukaddes ?ttifak?n ?efli?ine geçirmi?tir. O zamandan itibaren çarlar Türkiye zarar?na topraklar?n? gitgide geni?letmeye ve Avrupa diplomasisinin gayretlerine ra?men ?stanbula yakla?maya çal??m??lard?r. Nihayet K?r?m sava?? Birinci Nikolay? durdurmu? ve ?kinci Aleksandr? 1865 Paris Antla?mas?n? kabul zorunda b?rakm??t?r.

?ç kar???kl?klar Rusyan?n mukadderat?n? de?i?tirmi?tir. ?kinci Nikolan?n bilhassa 1906 ile 1914 aras?ndaki istibdad? kendini kuvvetle hissettirmi? ve çarl??a kar?? olan hareketi günden güne artt?rm??t?r. Çe?itli sebeplerle mart 1917 ihtilali do?mu?tur. Bu ihtilal çar?n müstebit idaresi yerine me?ruti idare getirmi?tir. Fakat bu me?rutiyet bol?evikli?e yol açmaktan ba?ka bir ?ey yapmam??t?r. Lenin ve Troçki diktatörlü?ü 1917 sonbahar?nda ba?lam?? ve önce felaket toplam??t?r. Böylece peri?an Rus ordular? tam bir hezimete u?ram??, Avusturya -Alman k?talar? Rigay? zapt etmi?, Do?u cephesinde Birinci Dünya Sava??na son veren Brest - Litovsk Antla?mas? (3 mart 1918) imzalanm??t?r. Bu antla?ma Ukraynan?n Balt?k devletlerinin, Finlandan?n, Asyadaki bir k?s?m Rusyadan ayr?lmas?n? do?urmu?tur. Bütün bunlar?n neticesinde de Çarl?k Rusyas?n?n yerine geçen Sovyetler Birli?i meydana gelmi?tir.

Fatih Nas?l Ölmü?tür?

Yedinci Osmanl? hükümdar? olup 1430 ile 1481 y?llar? aras?nda ya?ayan, ba?ta ?stanbul ?ehri bulunmak üzere 200 ?ehir, 2 imparatorluk ve 14 ülkeyi Osmanl? Devleti'nin s?n?rlar? içine katarak "Fatih" unvan?n? alan II. Mehmet'in ölümüne ili?kin çe?itli söylentiler vard?r. Fatih Sultan Mehmet 1481 y?l?n?n 3 May?s günü Gebze yak?nlar?nda ans?z?n öldü?ü zaman yeni bir seferin ba??nda bulunuyordu. Baz? tarihi kaynaklar Fatih'in hastalanarak öldü?ünü belirtiyorsa da, buna kar?? ç?kanlar say?ca çokluktad?r. Görü? ve aç?klamalar? da daha a??r basmaktad?r.

Bu çevrelere göre, M?s?r, daha kuvvetli bir tahminle ?talya seferinin ba??nda bulunan Fatih Sultan Mehmet Venedikliler taraf?ndan görevlendirilen bir alça??n zehiriyle ölmü?tür.Fatih'in ölüm haberinin ak?ama do?ru ?stanbul'da duyuldu?unda baz? karga?al??a yol açmas?, Venedikliler'in zehirleterek öldürdü?ü yolundaki kuvvetli söylentileri büsbütün peki?tirmektedir. Gene güvenilir tarih kaynaklar?na göre, Fatih 2 May?s günü askeri denetlemi? ve ileri gelen komutanlar?yla bir toplant? düzenlemi?tir. Bu durumda, hemen ertesi gün ölmesiyle sonuçlanacak kadar a??r bir hastal???n sözkonusu olamayaca?? tabii bir ?eydir.

Neden müzikten ho?lan?yoruz?

Müzik nedir? Düz biçimde konu?arak söylenebilecek bir ?eyin de?i?ik ses dalgalar? ile söylenmesinden niçin ho?lan?r?z? Müzik niçin keyif veya tam aksi hüzün duygusu verebiliyor?

Müzik asl?nda ses dalgalar?n?n, belirli kurallar içinde bir düzene sokulmas?d?r. Bilindi?i gibi, ses dalgalar halinde yay?l?r. Bir saniye içindeki dalga say?s? sesin karakterini tespit eder. Saniyede 260 dalga yapan, yani titre?en ses 'Do' notas?d?r.

Bu ?ekilde 7 temel nota olu?ur. Do-Re-Mi-Fa-Sol-La-Si. Son notadan sonra, Do'nün titre?im say?s?n?n bir kat? kadar titre?imde daha ince bir Do gelir ki, bu iki Do aras?na bir oktav denir. ??te bu oktav, gam, akort denilen matematiksel diziler, bir çe?it dizilerek müzik olu?turulur. Ancak tüm bunlar bize, bu matematiksel diziden bihaber, Afrika yerlilerinin, da? ba??ndaki çoban?n enfes müzi?ini aç?klayamaz.

Asl?nda kültürün müzik ve bundan al?nan zevk üzerinde do?rudan ilgisi vard?r. Do?u müzi?inde yukar?da belirtilen matematik dizilerdeki perdelerin aras?nda kar???k gezinilme, Afrika'da ba? döndürücü ritimler, Avrupa'da ise notalar?n ideal düzeni öne ç?kar. Ancak bunlar da, de?i?ik müzik türlerine ilgi duyan bizlerin ve müzi?in ho?lan?lma nedenini aç?klamaya yetmez.

Müzik ve dil yetenekleri birçok yönden birbirine benzemektedir. Bilimciler insanlar?n müzik yetene?i kazanmalar?n?n, konu?maya ba?lamalar? ile ayn? zamanlara denk dü?tü?ünü ileri sürüyorlar. Konu?ma yetene?i ?üphesiz daha iyi bir ileti?im veya?ama ?ans? avantaj?n? getirmi?tir ama müzi?in hangi ihtiyac? kar??lad??? hala meçhul.

Bebekler anlaml? kelimelere benzer sesler ç?karmaya ba?larken ayn? zamanda ?ark? söyler gibi m?r?ldanmaya da ba?larlar. Uzun ve kar???k cümleler kurmay? becerdikçe, daha uzun ve kar???k ?ark?lar? söyleme yetenekleri de artar. Ancak beynin konu?maya kumanda eden k?sm?nda hasar olan hastalar?n konu?amamala-nna ra?men müzik yeteneklerinin devam etti?i de görülmü?tür.

Son zamanlarda, beynimizde müzi?i alg?layan bir al?c? bulunabilece?i tezi ileri sürülmektedir. E?er bir gün bu al?c? bulunsa bile, bunun niçin beynimize konuldu?unun sebebi yine anla??la-mayacakt?r.

Ö?retilme yoluyla bir çe?it dans yapabilen veya dans olarak alg?lanamayacak hareketleri olan canl?lar? saymazsak, do?ada müzik ve ritim duygusu sadece insanda vard?r. Bu özelli?in nedeni ise hala tam olarak aç?klanam?yor.

Aikido nedir?

“Aikido’yu takip edecek ve bu yolda yürüyecek insanlara sesleniyorum; Aikido ba?kalar?n? do?ru yola getirmek de?ildir; o kendimizi do?ru yola getirmektir.”

-Morihei Ueshiba (Aikido’nun kurucusu).

Aikido Morihei Ueshiba (1883-1969) taraf?ndan kurulmu?tur. Geli?imi 1920′li y?llardan hayat?n?n sonuna kadar sürmü?tür. Ortaya ç?k??? geçen yüzy?lda oldu?u için Budo’nun modern bir yorumu olarak da görülebilir. Bu-do (Bu:sava?, sava?ç?,; do ise yol anlam?na gelmektedir) Japonca’da sava? sanatlar? için kullan?l?r ve sava? yolu, sava?ç?n?n yolu anlam?na gelir. Budo’nun sava?ç? için “yol” olarak görülmesinden dolay? Japonya’dan dünyaya yay?lm?? pek çok sava? sanat? sonunda “do” ifadesini ta??r (karate-do, ju-do, teakwan-do, ken-do). Aikido da uyum (ai) ve enerji (ki) yolu (do) olarak Türkçe’ye çevrilebilir.

Aikido’nun di?er ülkere yay?l??? daha Ueshiba (O’Sensei- Büyük ö?retmen) hayattayken ba?lam??t?r. ?lk kez 1951 y?l?nda Fransa’ya, sonra 1953 y?l?nda A.B.D.’ye, 1955′de ?ngiltere ve ?rlanda’ya, 1965′de de Almanya ve Avusturalya’ya götürülmü?tür. Daha sonra dünyaya yay?l?m? h?zlanm?? ve pek çok ülkede Aikido dersleri verilmeye ba?lanm??t?r. Türkiye’de ise resmi olarak 1982 y?l?nda ba?lam??t?r.

Budo Samurai ve di?er Japon sav?ç?lar?n?n kulland??? beceri ve teknikleri kullan?r. Aikido’da teknikler silahs?z oldu?u gibi yan? s?ra tahta k?l?ç (bokken), sopa (jo) ve tahta b?çak (tanto) ile de yap?labilir.

Patlam?? m?s?r nas?l patl?yor?

Patlam?? m?s?r?n hikayesi be? bin y?l evveline, Amerika k?tas?na kadar uzan?yor. Amerika yerlileri g?da için kullan?lacak m?s?r ile içi daha sulu olan patlayabilir m?s?rlar?n aras?ndaki fark? biliyorlard?.

Kolomb k?taya ayak bast???nda yerlilerin m?s?r kültürünü gördü, ama as?l ilgi 1510'lu y?llarda Güney Amerika'da terör estiren Hernanda Cortes'in Aztek'lerin dini ayinlerde ipe dizilmi? patlam?? m?s?rlar? yediklerini görmesi ile ba?lad?. Üstelik yerliler m?s?r? bir çe?it ?i?e geçirerek, tekrar tekrar ?s?tarak veya k?zg?n kuma gömerek de?i?ik ?ekillerde patlatarak yiyorlard?.

Amerika k?tas?n?n ke?finden sonra Avrupa'ya getirilen ürünlerin içinde en ünlüleri patlam?? m?s?r ve tütündü. Birincisine çok fazla ya? ve tuz ilave etmezseniz, kesinlikle ikincisinden daha sa?l?kl?d?r. Ancak tüm m?s?r taneleri patlamaz. Patlayan m?s?r?n gizemini yaratan iki faktör vard?r: M?s?r tanesinin içinin çok güzel bir ?s? geçi? özelli?i ve müthi? bir mekanik mukavemete, yani sa?laml??a sahip kabu?u.

M?s?ra dikkatli bak?ld???nda, etraf?nda kal?n ve su geçirmez bir kabuk oldu?u görülür. Bunun alt?nda iki tabaka daha vard?r. Tanenin bu iç k?s?mlar?ndaki moleküllerin s?ralan?? biçimi, normal m?s?r tanelerine göre daha düzenlidir. Bu sayede ?s? normal tanelere oranla neredeyse iki misli h?zla içine yay?labilir.

Kal?n kabuk ?s?t?ld???nda, tanenin içi de süratle ?s?n?r ve içindeki su, bas?nçl? bir su buhar? olu?turur. Is?nma süresince gittikçe artan bu bas?nç, sonunda kal?n kabu?un adeta infilak ederek y?rt?lmas?na yol açar. Tane ilk boyutundan yakla??k 30 misli büyür, içi d???na gelir, yani tanenin içindeki yumu?ak k?s?m d??ar? ç?karak yenilebilir k?sm? olu?turur. Bu özelli?i tabiatta ba?ka hiçbir ?eyde göremezsiniz. Belki biraz ekme?in olu?umunu buna benzetebiliriz.

Bir m?s?r tanesinin ideal bir ?ekilde patlayabilmesi için, içinde en az yüzde 14 oran?nda su olmas? gerekir. Bunun alt?ndaki oranlarda yine patlar ama k?smen aç?l?r, istenen sonuç al?namaz. M?s?r?n içersindeki su oran?n? art?rmak için, kapal? bir ortamda üzerine su serpi?tirilmesi ve beklemeye b?rak?lmas?n?n faydal? olaca?? söylenir ama bu i?lem m?s?r?n içindeki su oran?n? en fazla yüzde l artt?r?r. Bir m?s?r? i?neyle delerseniz, bir f?r?nda veya güne? alt?nda bekletirseniz, 150 derecenin alt?nda ?s?t?rsan?z, yukar?da bahsedilen suyun buharla?mas?, bas?nç ve infilak?n hiçbiri gerçekle?mez.

Usame Bin Ladin Kimdir?

1957′de 54 çocuklu bir baban?n o?lu olarak do?an Usame bin Ladin’in kökü Güney Yemen’de Hadramut. Babas? Muhammed 1930′da geldi?i Suudi Arabistan’da h?zla yükseldi ve zamanla Ortado?u’nun en büyük müteahhitlerinden biri oldu. 1968′de kaza sonucu öldü?ünde miras? 11 milyar dolard?. O?ullar? hep Suud prensleriyle birlikte büyümü? ve okumu?tu.

Genç ya?ta Müslüman Karde?ler te?kilat?n?n fikirlerinden etkilenen Usame bin Ladin, 1979 Aral?k ay?nda, arkada??, Suudi Gizli Servisi ?efi Prens Turki bin Faysal taraf?ndan Pakistan Pe?aver’e yolland?. Buradaki kamplarda, ba?ta Arap ülkeleri olmak üzere dünyan?n dört bir taraf?ndaki ?slamc? gençler birer profesyonel sava?ç?ya çevriliyordu. Be? ülkenin birlikte üstlendi?i bu projenin sorumlulu?u Pakistan Gizli Servisi ISI’deydi, yürütücüsüyse Filistin as?ll? Abdullah Azzam’d?.

Azzam’a asistanl?k yapan Usame bin Ladin, bizzat sava?t?, hatta Celalabad yak?nlar?nda yaraland?. 1986′da kendi kamplar?n? kurdu. Serveti, cömertli?i, sade ya?ant?s?, karizmas?, sava?taki cesareti nedeniyle efsanele?ti. Kurumsalla?mas?n?n temelini 1988′e do?ru gönüllüler hakk?nda bilgileri içeren bir veritaban? kurarak att?. Bu bilgisayar kay?tlar?ndan hareketle ‘El Kayda’ adl? bir yap?lanma ortaya ç?kt?. Suud rejimi, cihad? her yere yaymak isteyen bu ki?iden korkmaya ba?lad? ve 1989′da pasaportuna el konuldu.

Haziran 1990′da Saddam Kuveyt’e girince Usame bin Ladin, Suudi s?n?rlar?n?n korunmas? görevinin kendisi ve taban?na verilmesini istedi. Kral Fahd Amerikan askerlerini ça??r?nca çok öfkelendi; önce Pakistan’a, ard?ndan Afganistan ve nihayet Sudan’a gitti. Art?k Pakistan’da istenmeyen ve kendilerine yer arayan binlerce ‘cihadc?’y? Sudan ve Yemen’e yerle?tirdi, onlara birçok ülkede i? buldu

ABD’ye kar?? ilk cepheyi Somali’de açan ve 1994′te Suud vatanda?l???ndan ç?kar?lan Usame bin Ladin, uzun bir süredir, iktidar? almalar?na epey yard?mc? oldu?u Taliban’?n himayesinde Afganistan’da ya??yor. ABD’nin, yakalanmas? için 5 milyon dolar ödül koydu?u Usame bin Ladin, hiçbir eylemi aç?kça üstlenmi? de?il, ama hiçbirini k?nam?? da de?il. Zaten Usame bin Ladin’in ad? yap?landan çok, yap?laca?? iddia edilen eylemlerle an?l?yor.

LAD?N’?N ÜNLÜ FETVASI:

‘S?V?L YA DA ASKER AMER?KALILARI VURMAK HER MÜSLÜMAN’A FARZDIR’

23 ?ubat 1998′de Londra’da Arapça yay?nlanan El Kudüs el Arabi gazetesinde ?eyh Usame bin Muhammed Bin Ladin, M?s?r Cihad örgütü lideri Ayman el Zevahiri, M?s?r ?slami Cihad örgütü lideri Ebu Yasir Rifa’i Ahmed Taha, Pakistan Cemiyet-ül Ulema yöneticisi ?eyh Mir Hamza ve Banglade? Cihad Hareketi lideri Fazlul Rahman’?n, ‘Dünya ?slam Cephesi’ ad? alt?nda kaleme alm?? olduklar? fetva yay?nland?. ‘Haçl?lara ve Yahudilere kar?? cihad’ ça?r?s? yapan fetvan?n önemli bölümleri ?öyle:

“Yedi y?ld?r ABD, ?slam’?n en mukaddes topraklar?n?n bulundu?u Arap Yar?madas?’n? i?gal ediyor, zenginliklerini sömürüyor, yöneticileri elinde oynat?yor, halk?n? tehdit ediyor, kom?ular? terörize ediyor ve buradaki üslerini kom?u Müslüman ülkelere sald?r? amac?yla kullan?yor.

Amerikal?lar yaln?zca ekonomik ve dini nedenlerle Müslümanlara sava? açm?? de?iller, ayn? zamanda küçük Yahudi devletine hizmet ediyor ve Kudüs’ün i?gali ile orada Müslümanlar?n katlini de gizlemeye çal???yorlar.

Amerikal?lar?n i?ledi?i tüm bu suç ve günahlar Allah’a, onun Peygamberine ve Müslümanlara kar?? aç?k bir sava? ilan?d?r. Ve ?slam tarihi boyunca ulema, dü?man?n Müslüman ülkeleri yok etmeye çal??mas? durumunda cihad?n ki?isel bir farz oldu?unda birle?mi?lerdir.

Bundan hareketle ve Allah’?n emrine uygun olarak tüm Müslümanlar için geçerli olmak üzere ?u fetvay? ç?kartm?? bulunuyoruz: El Aksa Camii ve Mekke’yi i?galden kurtarmak ve ordular?n? ?slam topraklar?ndan söküp atmak için, -ister sivil, ister asker olsunlar-Amerikal?lar? ve onlar?n müttefiklerini, hangi ülkede mümkünse orada öldürmek, her Müslüman için farzd?r.

Biz Allah’?n r?zas?yla, Allah’a inanan ve onun taraf?ndan ödüllendirilmek isteyen her Müslüman?, ele geçirdikleri her yerde ve her zaman Amerikal?lar? öldürmeye ve paralar?na el koymaya ça??r?yoruz. Ayn? zamanda Müslüman alimleri, liderleri, gençleri ve askerleri, ABD ?eytan?n?n ordular?na ve ?eytan?n i?birlikçilerine sald?r?lar düzenlemeye; bunlar?n arkalar?ndaki güçleri ortaya ç?karmaya ve onlara unutamayacaklar? bir ders vermeye ça??r?yoruz.”

USAME B?N LAD?N’?N KRONOLOJ?S?

Aral?k 1992: Yemen’deki ABD’li askerleri hedef alan otel bombalama olaylar?.

1993: Somali’de Bat?l? güçlere kar?? Aidid’e destek verip Mogadi?u’da 18 Amerikal?’n?n öldürülmesi.

?ubat 1993: New York’ta Dünya Ticaret Merkezi’nin bombalanmas?.

Ocak 1995: Filipinler’de Papa’ya suikast giri?imi.

1995: Cezayirli Silahl? ?slami Grubun (GIA) Fransa’ya kar?? yürüttü?ü sava?.

Haziran 1995: Etiopya’n?n ba?kenti Adis Ababa’da M?s?r Devlet Ba?kan? Hüsnü Mübarek’e yönelik suikast giri?imi.

Kas?m 1995: Suudi Arabistan’?n ba?kenti Riyad’da be? ABD’li askerin ölümüne yol açan kamyonla bombalama olay?.

Kas?m 1995: 17 ki?inin öldü?ü Pakistan’daki M?s?r Büyükelçili?i’nin bombalanmas?

Haziran 1996: Suudi Arabistan’?n Hobar kentinde 19 Amerikan askerinin ölümüne yol açan patlama.

23 A?ustos 1996: ‘Kafirleri kutsal topraklardan kovun’ ça?r?s?yla ABD’ye cihad ilan etti

?ubat 1998: M?s?r, Banglade? ve Pakistanl? birkaç küçük grupla birlikte ‘Yahudilere ve Haçl?lara’ kar?? Uluslararas? ?slami Cephe’yi kurdu. Kurulu? bildirgesinde “Her Müslümana, dünyan?n her kö?esinde, sivil veya asker Amerikal? öldürmek farzd?r” dendi.

7 A?ustos 1998: Amerikan askerlerinin Kutsal Topraklar’a giri?inin sekizinci y?ldönümünde Kenya ve Tanzanya’daki ABD büyükelçilikleri havaya uçuruldu ve toplam 257 ki?i öldü, 5 bin 500 ki?i yaraland?.

20 A?ustos 1998: ABD misilleme olarak Sudan’da bir fabrikay? ve Afganistan’daki e?itim kamplar?n? bombalad?. Usame bin Ladin’in yakalanmas? için 5 milyon dolar ödül kondu.

12 Ekim 2000: Yemen’in Aden liman?nda USS Cole destroyerine yönelik intihar sald?r?s?nda 17 Amerikan denizcisi öldü.

11 Eylül 2001 ?kiz kulelerin bombalanmas?.

Samanyolu Nedir?

Güne? sisteminde alm?? oldu?umuz yerden bak?nca,gökyüzünü çizen uçuk beyaz ve enli bir band (?erit) görürüz. Bu "Samanyolu" dur. Bulutsuz bir gece, özellikle ?ehir d??? aç?kl?k yerlerden bak?ld???nda, bu uçuk beyaz ???lt?l? band?n gerçekten ilginç, güzel bir görünümü vard?r. "Samanyolu" güçlü ve modern bir teleskopun da gösterdi?i gibi birbirine çok yak?n, say?s?z y?ld?zdan olu?mu?tur. Sözkonusu y?ld?zlar birbirlerine o kadar yak?nd?r ki,hep bir arada ???kl? bir bulut izlenimi verirler. Ba?ka türlü söylenecek olursa, Samanyolu, Güne? Sisteminin içinde bulundu?u uçsuz bucaks?z bir y?ld?zlar kümesidir. Yakla??k olarak 200.000.00.000 y?ld?zdan meydana gelmi?tir. Hayli bas?k bir helezon biçiminde olmas?na ra?men, bizim taraf?m?zdan bir ?erit halinde görülür. Güne? Sistemi'miz bu helezondisk'in kenar?na yak?n bir yerdedir. Samanyolu'nun orta kesimindeki y?ld?zlar?n yo?unlu?u d?? kesimlere oranla daha fazlad?r. En k?zg?n ve en parlak y?ld?zlar orta kesimde bulunur. Geli?mi? teknik araçlarla görülebilen y?ld?zlar 30.000.000.000 den fazlad?r. Galaksi'nin (Sistemin) boyutlar? baz? yerlerde bir uçtan bir uca 100. 000 ile 200. 000 ???k y?l? aras?ndad?r. Orta kesimdeki kal?nl?k 10.000 ile 20.000 ???k y?l? aras?nda de?i?ir. Güne?imiz merkezden 35.000 ile 50. 000 aras?nda ???k y?l? mesafede yer alm??t?r.

Bütün sistem hareket halindedir. Bütün y?ld?zlar merkezin çevresinde dönmektedir. Güne?imiz, merkezin çevresindeki tam bir dönü?ünü 250.000.000 y?lda tamamlamaktad?r.

Asl?nda helezon biçimindeki Samanyolu'nun birkaç önemli kolu vard?r. Bunlardan en önemlileri Perseus, Orion, Sagittarius kollar?d?r. Samanyolu'nun merkezinden 35.000 ile 50.000 aras? ???k y?l? mesafede bulunan Güne?, Orion kolunun bir ucundad?r.

Güne?in bulundu?u kesimde Samanyolu'nun dönü? h?z? saniyede 200 ile 300 kilometre aras?ndad?r. Samanyolu'nun dönü? h?z?ndan yararlanarak yap?lan hesaplar sonucu yo?unlu?u da bulunmu?tur. Yap?lan hesaplara göre, bu yo?unluk Güne?'inkinden

160.000.000.000 kat fazlad?r.

Bulutsuz ve karanl?k bir geçe Samanyolu'na bakt???m?z zaman, bu ???kl? bandda yer yer aç?kl?klar, deli?imsi bo?luklar görürüz. Bunlar delik (ya da bo?luk)de?il, so?uk y?ld?z kitlelerinin karanl?k bulutlar?d?r.



Tav?an

Kemirgen memelilerden bir hayvan .Kulaklar? uzun, ön ayaklar? arka ayaklar?ndan k?sa, çak h?zl? ko?an, ürkek bir hayvand?r. Eti lezzetlidir. Bir k?r hayvan?d?r ve kedi büyüklü?ündedir. Avc?lar?n, en çok avlad?klar? hayvanlardan biridir.

Popüler etiketler

[ k m ] [ yeni ] [ rak ] [ ak? ] [ oyun ] [ ker ] [ süre ] [ ted ] [ ada ] [ bul ] [ çe?it ] [ a?ar ] [ tor ] [ nüfusu ] [ bat ] [ kon ] [ çeki ] [ gece ] [ nya ] [ ast ] [ ba? ] [ iline ] [ say ] [ yay ] [ sava ] [ ram ] [ say? ] [ kan ] [ nüfus ] [ büyü ] [ a?k ] [ amy ] [ ata ] [ din ] [ lama ] [ fazl ] [ rad ] [ söz ] [ kul ] [ cad? ] [ ?ekil ] [ tay ] [ a r ] [ bun ] [ al? ] [ bit ] [ arlar ] [ nüm ] [ tas ] [ dil ] [ ordu ] [ ayna ] [ türk ] [ ini ] [ eki ] [ aman ] [ ilgi ] [ çil ] [ para ] [ kat? ] [ lir ] [ yer ] [ aç? ] [ ki?i ] [ dam ] [ çim ] [ dem ] [ insanlar ] [ rum ] [ ece ] [ tel ] [ linde ] [ yaz? ] [ yaz ] [ kil ] [ ünlü ] [ olo ] [ mil ] [ dini ] [ önce ] [ adlar ] [ ter ] [ hareket ] [ da? ] [ let ] [ mac ] [ yun ] [ yrk ] [ lym ] [ har ] [ emin ] [ hare ] [ zar ] [ çal??ma ] [ di? ] [ syra ] [ byt ] [ ar? ] [ tan ] [ kül ] [ eti ] [ ölçü ] [ s?r ] [ teri ] [ t a ] [ deri ] [ ?kta ] [ maya ] [ ekil ] [ den ] [ has ] [ ret ] [ ulu ] [ sa? ] [ dere ] [ ütü ] [ reti ] [ mede ] [ ran ] [ aml ] [ ince ] [ e?e ] [ k sa ] [ ehir ] [ çük ] [ a??n ] [ hayat ] [ car ] [ erçek ] [ i il ] [ kara ] [ ak?n ] [ çel ] [ ekim ] [ bili ] [ nsan ] [ far ] [ ark ] [ alma ] [ e il ] [ as? ] [ neden ] [ e ya ] [ cad ] [ tarihi ] [ çevre ] [ ?s? ] [ eski ] [ genel ] [ eli ] [ nedir ] [ kas ] [ duru ] [ anlam ] [ ist ] [ ?am ] [ yyllar ] [ koy ] [ nedi ] [ elik ] [ par ] [ eva ] [ en son ] [ kar ] [ arl ] [ yeri ] [ e?in ] [ ?an ] [ sav ] [ akl ] [ hava ] [ metr ] [ göster ] [ mer ] [ halk ] [ led ] [ u?ur ] [ m s ] [ kaz ] [ dana ] [ nak ] [ lke ] [ üre ] [ asi ] [ inç ] [ kta ] [ kazan ] [ kare ] [ sla ] [ ati ] [ kaza ] [ rik ] [ lis ] [ ayy ] [ rmi ] [ ato ] [ art ] [ kat ] [ avr ] [ areket ]