Zaman?, y?llara aylara, günlere ay?rma yöntemi. Tarihte olup bitenleri, çe?itli tarih olaylar?n? belli bir zaman ölçüsü içinde ele alarak anlatmak, bunlar? belli bir zaman ölçüsünün meydana getirilmesi fikri, tarihin en önemli konular?ndan biri olmu?tur. ?lkel zamanlarda her toplum, kendi toplumu içinde önemi büyük olan bir ?eyi tarih için bir ölçü olarak alm?? takviminin ba?lang?c?n? devam?n?, bu ölçü içinde devam ettirmi?tir. Bu dü?ünceler ve hareketler içinde, zaman? çe?itli ?ekillerde de?erlendiren, pek çok takvimler meydana gelmi?tir .
Zamanla, bu de?i?ik ve kar???k sistemler, yerini bir iki takvim sistemine terk etmi?tir. Bugün, kullan?lmakta olan önemli takvimlerden biri, Müslümanlar?n, Peygamber Muhammedin, Medine ye hicretini ba?lang?ç olarak alan Hicri Takvim ile, ba?lang?c?, ?san?n do?umu olarak kabul edilen Miladi Takvim dir.
26 Nisan 1970 ?zmir do?umlu Ümit Say?n, ilk orta ve lise ö?renimini ?zmir’de tamamlad?. Anadolu Üniversitesi Aç?kö?retim Fakültesi ?ktisat Bölümü’ndeki e?itimini yar?m b?rakt?.
8 Eylül 1990’da Sezen Aksu’nun ?zmir’de verdi?i bir konserde sahneye f?rlay?p Sezen Aksu’yla bir ?ark? söyledi. Sezen Aksu sesinden etkilenip vokalisti olmas? için onu ?stanbul’a davet etti. Bir süre Sezen Aksu’nun evinde kald?. Sezen onu Timur Selçuk’un dershanesine klasik gitar derslerine gönderdi.
Fuat Güner’in F.T Ses Stüdyosu’nda 2 y?l ofis boyluk yapt?. Bu dönemde tan??t??? Mazhar Alanson’u idolü olarak görmeye ba?lad?. Özkan U?ur’un niye kendi ’?ark?lar?n? yapm?yorsun’ cümlesi onu harekete geçirdi. ?lk bestelerini ve sözlerini 1991’de yapmaya ba?lad?. Bu arada baz? stüdyo vokalleri ve reklam müziklerine kat?ld?. Ozan Çolako?lu’yla tan??mas? bu döneme rastlar.
1992’de Harun Kolçak ve Sezen Aksu’ya vokalistlik yapt?. ?lk söz ve bestesini Harun Kolçak’a verdi. Ozan Çolako?lu’yla iyi bir ikili olu?turdular. Ayn? y?l bestesi Ozan’a ait olan ve Deniz Arcak’? me?hur eden ’Zehir Ettin’ ve ’Vurur’ ?ark?lar?n?n sözlerini yazd?.
1993’te Ajda Pekkan’a vokalistlik yapt?. Ayn? y?l Emel Müftüo?lu, Seden Gürel Leman Sam, Hakan Peker, Burak Kut ve Erdal’a ?ark?lar verdi.
1994’te Tarkan’?n ’A Acayipsin’ albümünde ’Dön Bebe?im’ ve ’Gitme’ ?ark?lar?n? yer ald?. Ayn? albümde bestesi Ozan Çolako?lu’na ait ’Bekle’nin sözlerini yazd?. Ayn? y?l ?zel, Ye?im Salk?m, Suavi ve Tüzmen’e ?ark?lar verdi. P?nar Aylin’i me?hur eder ’Sen gidip de’ isimli ?ark? da ona aitti.
1994-95’te Tarkan’a vokalistlik yapt?. 1995’te Bendeniz’e ’Gönül Yareler ?çinde’ ?ark?s?n? verdi. Ve Ümit Say?n ilk albümünün çal??malar?na ba?lad?.
?lk albümünü 1996 da Ümit Say?n ismiyle ç?kard?. Albümün aranjörlü?ünü Ozan Çolako?lu yapt?. ’Hicran’ ve ’Gülbeyaz’ bu albümün en hit ?ark?lar?yd?.
1997 de A?k?n Nur Yengi, Deniz Seki, Asya, Bengü, Gökhan Tepe’ye ?ark?lar verdi.
1998’de Zeynep Dizdar’?n ’Vazgeç Gönül’ ?ark?s?n? yapt? ve bu prodüksiyona 6 ?ark? yazd?. 1998 mart ay?nda babas?n? kaybetti.
1999’da ’Ben Tabi ki’ isimli 2.albümünü yapt?.
2000 y?l?nda Levent Yüksel’e verdi?i ?ark? onun için manas? büyük son ?ark?s?yd? ’Hayat Dedi?in’ parça. Plak ?irketi olan ?stanbul Plak’la yollar?n? ay?rd?.
2000 y?l? sanatç?n?n hayat?n?n dönemeci oldu, tek ba??na yeneiden beste yapmaya ba?lad?. Gökyüzü onun kurtar?c?s? oldu. 3 y?l sadece kendiyle ilgilendi.
2003’de Sony Music’le albüm ve publishing’le bestelerinin haklar? konusunda anla?ma imzalad?. 1999’dan 2004’e kadar albüm yapmad?. 5 y?l aradan sonra yepyeni bir anlay?? ve ruhsal yükseli?le ’Mai’ isimli albümünü haz?rlad?. 15 Haziran 2004’te piyasaya ç?kan albümünü müzikte olgunlu?a geçi?inin ilk ad?m?d?rÜmit Say?n ile ilgili arat?lanlar: ümit say?n ümit say?n mp3 ümit say?n ?ark?lar? umit sayin ümit say?n ?ark? sözleri ümit say?n indir
Bula??c? bir hastal?k. Etmeni, çoklukta toprakta, tozda, yerlerde, at gübrelerinin bulundu?u gübreliklerde ya?ar. El ya da ayaklarda bulunan herhangi bir kesik yerinden vücuda giren mikrop, aradan bir ay geçtikten sonra, etkilerini gösterme?e ba?lar. Hastada halsizlik ve titreme görülür. Çok geçmeden hastan?n vücudu kaskat? bir durum al?r. Tetanoz hastal???, çoklukla ölümle sonuçlanan tehlikeli hastal?klardan biridir.
Korunmak, mikrobun bulundu?u yerlerde yara almamak ya da yaral? olan yerlere, bu pis yerlerdeki mikroplar?n bula?mamas? ?artlar?n? yerine getirmekle olur. Her hangi bir ?üphe kar??s?nda, tetanoz serumu yapt?rmak gereklidir.
Vücudun organlar? aras?nda madde al?? veri?ine arac?l?k eden ve damarlar içinde bulunan k?rm?z? renkli s?v?. Kan hayat için gerekli maddeleri (oksijeni) akci?erlerden sindirilerek vücuda yarar bir duruma gelen besin maddelerini sindirim organlar?ndan alarak organlar ve onlar?n en küçük parçalar? olan hücrelere götürür. Hücrelerde çal??ma sonucu meydana gelen ve vücuda yaramayan art?klar? yüklenerek böbrek, deri ,akci?er organlar?na getirir ve bunlar?n vücut d???na ç?kmas?n? sa?lar.
Kan?n rengi atardamarlar içinde k?rm?z?, toplardamarlar içinde, koyu k?rm?z?d?r.
Kan, histolojik bak?mdan, hücreleri hareket eden ve esas maddesi s?v? halinde olan bir dokudur. Yeti?kin bir insanda be? litre kan bulunur (?nsan bunun yar?s?n? kaybederse hayat? tehlikeye girer. 2/3 ünü kaybederse ya?ayamaz).
Bir miktar kan, bir süre sallanmadan bir yerde b?rak?lsa ya da santrifüje edilse, iki k?sma ayr?ld??? görülür.
a - S?v? halinde kalan ve san renkte olan serum k?sm?. b - içindeki kat? k?s?mlar?n?n kab?n di binde topland??? p?ht? k?sm?. Kan? inceledi?imiz zaman, içinde, hareket eden kan hücrelerini görürüz. Bunlar, alyuvarlar, akyuvarlar ad?n? al?rlar. Bir milimetreküp kanda be? milyon alyuvar, 7-10.000 akyuvar bulunur. Kan?n içinde, kan yuvarlar?ndan ba?ka, plaket denen küçük lameller vard?r. Damarlar zedelenirse bu plaketler kütle halinde yaralanan damar duvar?n? t?kamaya ve kan akmas?n? önleme?e sava??rlar. Kan plazmas? denen kan?n s?v? halindeki k?sm?nda ise ?unlar vard?r: 1 - Su, 2 - Kan albüminleri denen serin, globulin, 3 - Fibrinojen (kan damardan ç?k?nca fibrin haline geçerek p?ht?la?maya sebep olur), 4 - Vücûda yarayacak ?ekilde sindirilmi? ve kana geçmi? maddelerden ya?, glikoz 5 - Tuzlar, 6 - Organik art?klar (Üre, kolesterol).
Dilimize "bulutsu" diye çevrilen nebulalar,y?ld?zlar?n aras?nda görülen, bulut gibi sabit gök cisimleridir Bunlar parlak, ya da karanl?k olabilir. Genellikle, içinde y?ld?z bulunmayan ???kl? gaz kümeleridir. Da??n?k ???nlar?,göze tek noktadan gelen y?ld?z ???nlar? gibi kuvvetle çarpmad??? için silik görülürler. Dolay?s?yla, teleskopsuz, ç?plak gözle görülebilen 5000 y?ld?za kar??l?k, ancak 4 nebula ç?plak gözle görülebilir.
Bunlardan ikisi gökyüzünün güney yar?mküresinde,öteki ikisi de kuzey yar?mküresindedir. Nebulalar da asl?nda y?ld?zlar gibi say?s?zd?r. Sadece Samanyolu'nda yüzlerce nebulan?n varl??? kesinlikle bilinmektedir. Bunlara "Galaktik Nebulalar", ya da "Samanyolu Bulutsular?" ad? verilir. Nebula deyimi, Latince "pus" kar??l??? "nebulae" kelimesinden gelmektedir. Baz? nebulalar ötekilere oranla daha parlak, hiç de?ilse daha ???kl? görünürler. Bunun nedeni, içlerinde parlak, ???kl? y?ld?zlar?n bulunmas?ndand?r. Nitekim Orion Tak?m Y?ld?z?'n?n parlak bir nebulas? vard?r. Bu nebula ç?plak gözle aç?k seçik farkedilebilir.
"Samanyolu D??? Bulutsular" diye isimlendirilir. Samanyolu d??? bulutsular'?n ortalama parlakl???, yakla??k olarak güne?in parlakl???ndan 800 milyon kez daha güçlüdür. I??klar?n?n zay?f görünmesi, ???nlar?n a?t??? yolun akl?m?z?n almayaca?? kadar uzak olmas?ndand?r.Sözgelimi Ay'?n ????? dünyaya 1/3 saniyede gelir. Buna kar??l?k, bize en yak?n Samanyolu d??? bulutsu olan Magellan nebulas?'n?n ???klar? ancak 200.000 y?lda ula??r. Teleskoplarla gözlenebilen en uzak Samanyolu d??? nebula ise 2 milyar ???k y?l? uzaktad?r.
Belirli baz? ?ekiller bize gerçekte olduklar?ndan ba?ka türlü görünürler. Cisimleri oldu?undan büyük yada küçük,do?ru çizgileri e?riymi? gibi görürüz. Bu durum "göz aldanmas?" diye tan?mlan?r. Ancak,burada gözün gerçekten aldanmas?, yanl?? görmesi sözkonusu de?ildir. Göz görüntüyü hiç bozmaks?z?n görür, beyne öylece iletir. Fakat beyin o cismi, o ?ekli oldu?u gibi de?il,nas?l olmas?n? kabulleniyor, nas?l uygun buluyorsa öylece ifade eder. Burada, görülen ?eyin daha önce görülmü? olan benzerlerinin ve görülü? ?eklinin etkisi vard?r. Dümdüz, uzun bir yola bakt???m?z zaman,yol çok ilerde daral?yormu? gibi görünür. A?açlar, telgraf direkleri,yap?lar, kendilerinden uzakla?t?kça küçülüyormu? gibi görünürler. Ayn? büyüklükte,fakat biri beyaz,öteki koyu renk iki yap?ya bakt???m?zda,beyaz yap?y? daha büyükmü? gibi görürüz. Uzunlamas?na çizgili elbise giyen bir kimse, enlemesine çizgili kuma?tan bir elbise giydi?i zamandan daha zay?f ve uzun boyluymu? gibi görünür. Bunlar?n hepsi göz aldanmas?d?r. Gerçekte göz her ?eyi oldu?u gibi görmektedir. Ancak ,beyin "izlenimler-intibalar" halindeki bu aldanmay? do?urur .Sözgelimi, tepedeki dolunay uzaktaki görünü?ünden daha küçüktür. Her iki durumda foto?raf? çekilecek olursa, büyüklüklerinin hiç farketmedi?i aç??a ç?kacakt?r. Burada,beyin bilinçalt? bir müdahaleyle yan?lmaya sebep olmu?tur.
Tepesi sivri direklerin küt ba?l? direklerden daha yüksek, dikey çizgili duvar ka??tlar?n?n tavan? oldu?undan yüksek, yatay çizgili duvar ka??tlar?n?n ise daha alçak göstermesi hep ayn? müdahalenin, yani beyin taraf?ndan müdahale edilmi? izlenimlerin sonucudur. Göz aldanmas?n?n de?i?ik bir ?ekli, güne?in ortal??? yak?p kavurdu?u kum çöllerindeki serap dav?d?r. Ancak,burada fiziksel bir olay da i?e kar??m??t?r. Serap?n foto?raf? çekilebilir ve bunun ???k k?r?lmas?ndan meydana geldi?i görülür. Büyüteçler ve düz aynalarda gördü?ümüz görüntüler bir bak?ma göz aldanmas? diye kabul edilebilir.Çünkü görüntüler, gerçekte görüldükleri yerde de?ildir.
Bütün bunlardan kolayca anla??laca?? gibi, göz aldanmalar? tamamen normaldir. Gözünde hiç bozukluk olmayan kimseler de göz aldanmalar?na u?rayabilir. Bundan endi?elenmek için bir sebep yoktur. Derinlik boyutu, göz aldanmalar?nda en büyük rolü oynayan etkendir. Ressanilar, göz aldanmas?ndan büyük ölçüde yararlan?rlar. Perspektif,yani e?yay?, cisimleri sabit bir noktaya göre uzakl?klar?n?,duru? farklar?n? belirtecek, canland?racak düzenle resmetmek, bizden uzakla?an ?eylerin küçük görünmesi halini en aç?k ?ekilde verir. Göz aldanmas? da bir bak?ma bu yöntemle yak?ndan ilgilidir.
Bizleri ?s?rd???n? söylemekle beraber, sivrisineklerin di?i olmad???n? biliriz. Buna kar??l?k,di? yerine geçen keskin bir uzuvlar? mevcuttur.
Di?i bir sivrisinek, kana susam??l???n?, insanlar?n derisine geçen bu keskin uzvuyla tatmin eder. Erkek sivrisineklerin ço?u ise,çiçeklerin, meyvelerin ve bitkilerin s?v?ms? özlerini ya?ama ortam? yapar.
Di?i sivrisinekler, ku?lara, memelilere, bal?klara ,kurba?alara, kaplumba?alara, hatta kelebeklere taarruz etmekten, geri kalmaz. S?cak kanl? her yarat?k, onun için bir hedeftir. Bir cins gagay? and?ran ?s?rma azas?n?n her iki yan?ndaki hissedici unsurlarla deri üzerinde delece?i yeri seçer. Daha ziyade nispeten yumu?ak ve hassas yerleri seçece?i tabiidir.
Eski Yunanl?lar,bütün maddelerin atomlardan olu?tu?una inan?rlard?. Gerçekte, Yunanca as?ll? "atom" kelimesi "bölünemez" anlam?na geliyordu. Yunanl?lara göre, herhangi bir madde ne kadar bölünürse bölünsün (NOT:burada, bölünmekle "parçalanmak",daha ufak parçalara ayr??mak kastedilmektedir), sonunda hiç bölünemeyecek bir zerresi ortaya ç?kacakt?.Bu en ufak ve daha öteye bölünemez zerre de "atom"du.
Yunanl?lar?n bu inanc?na ra?men, atomu onlar?n ke?fetti?ini söyleyemeyiz. Her ?eyden önce, Yunanl?lar?n bu konudaki inanc? bilimsel olmaktan uzakt?. Bilimsel deney ve gözlemlere dayanm?yor,onlarla desteklenmiyordu.
Bildi?imiz anlamda atom,bilimsel gözlemler, kuramlar sonucu ö?renilmi?tir. 19. yüzy?l?n ba?lang?c?na kadar, maddenin ve cevherinin (özünün)yap?s? hakk?nda sadece filozoflar?n ö?retileri vard?. Sonra John Dalton ad?nda bir ?ngiliz kimyac? ve matematikçi,ilk kez bilimsel atom kuram?ndan (teorisinden) söz etti. Y?l 1803 de
John Dalton dikkatli bir deneyciydi.Çe?itli gazlardan ald??? örnekleri tartt? ve a??rl?klar?n?n farkl? oldu?unu gördü. Gazlar?n da, kat? cisimler ve s?v?lar gibi inan?lmaz küçüklükte zerreciklerden olu?tu?unu ke?fetti. Bu küçük zerrecikleri "atom" diye adland?rd?. Dalton de?i?ik elemanlar?n atomlar?n?n de?i?ik özelliklerde ve farkl? a??rl?klara sahip oldu?unu aç?klad??? zaman, atomla ilgili aç?klama ve çal??malar bilimsel bir nitelik kazanm?? say?l?rd?.
Buna ra?men,bir atomun tam anlam?yla ne oldu?u ve fonksiyonlar? hâlâ gere?ince aç?klanmam??t?. Hemen hemen yüz y?l sonra,Ernest Rutherford ad?ndaki ba?ka bir ?ngiliz,güne? sistemine benzer, onunla k?yaslanabilecek bir tan?mlama yapt?. Merkezde pozitif elektrik yüklü bir çekirdek (nükleus) ve bunun çevresinde yer alm?? olan negatif elektrik yüklü elektronlara ili?kin aç?klamalarda bulundu.
Bugün,bilim adamlar? atomun elektronlar,protonlar,nötronlar,positronlar,nötrinonlar,mesonlar ve hiperonlardan meydana geldi?ine inanmaktad?rlar. Gerçekte, atomun göbe?inde 20 den fazla ayr? zerrecik bulmu?lard?r. Gene de,atomun her ?eyi izah edebilecek,buna yard?mc? olacak bir tek tam resminin bulunmad???n? özellikle belirtelim.
Rüzgar?n sürtme kuvveti, suyun buharla?ma ve yo?unla?mas? ile bulutlarla meydana gelen elektrik yüklerinin, bulutla toprak aras?nda meydana gelen gerilim sonucu olarak bulutlarla toprak aras?nda meydana gelen elektron atlamas? olay?na verilen ad.
Büyük bir elektrik gerilimi halinde meydana gelen y?ld?r?m, yeryüzüne indi?i zaman, büyük zararlara sebep olabilecek bir özellik ta??r. A?açlar, hayvan ve insanlar ve çe?itli canl?lar, y?ld?r?m çarpmas?na u?rad?klar?nda, bu yüksek elektrik gerilimi sonucu olarak yanarlar, yok olurlar.
Yeryüzünden y?ld?r?m çeken yerler, bulunduklar? yüzeyden yüksek durumda olan bölgeler olduklar? için, ?ss?z bölgelerde bulunan a?açlar, insan ve hayvanlar, yüksek binalar, y?ld?r?m çarpmas?na u?rarlar. Bu gibi yerlerde bulunan binalar?, muhtemel y?ld?r?m çarpmalar?ndan koruyabilmek için, paratoner ad? verilen, bu yüksek yerlerin elektrik alma özelli?ini, madensel çubuklarla topra?a verebilen düzenekler yap?l?r.
Bir zamanlar bir kuyruklu y?ld?z?n görünü?ü insanlar?n korkuyla titremelerine,deh?ete kap?lmalar?na sebep olurdu. ?nsanlar, kuyruklu y?ld?zlar?n öldürücü salg?n hastal?klar,sava?lar,insanl???n bütünü için büyük ölçüde tehlikeler konusunda u?ursuz bir belirti, kötü bir kehanet niteli?i ta??d???na inan?rlard?.
Bugün,bir kuyruklu y?ld?z?n ne oldu?una ili?kin bilimsel temellere dayanan bir bilgimiz var. Gene de onlarla ilgili tüm sorular? cevapland?rabilmi? de?iliz. Bir kuyruklu y?ld?z ilk göründü?ü zaman küçük, çok küçük bir ???k noktas? halindedir. Oysa bu ???k noktas?n?n çap? binlerce mil olabilir.
I??kl? nokta,kuyruklu y?ld?z?n "ba??" veya "nükleuz"udur. Bilim adamlar?na göre,bu ???kl? nokta,gazlarla bile?ki halinde kat?,kitlesel maddeciklerin kümelenmesinden olu?mu?tur. Ancak,bu maddenin nereden, hangi kaynaktan geldi?i halen bir esrard?r.
Kuyruklu y?ld?z güne?e yakla?t??? zaman, genellikle arkas?nda bir kuyruk belirir. Kuyruk, çok ince gazlar? ve çok küçük zerrecikleri kapsayan bir yap?dad?r. Bu çok küçük madde zerrecikleri,kuyruklu y?ld?z güne?in etkisi alt?na girdi?i zaman ba??ndan kopu?mu?, yay?lm??t?r. "Nükleuz"un çevresinde üçüncü bir kesim vard?r. Söz konusu kesim "koma" diye adland?r?l?r. Koma'n?n parlak bulutumsu bir görünümü olup, çap? bazen 150.000 mili bulur,hatta a?ar.
Kuyruklu y?ld?zlar?n kuyruklar? biçim ve boyut bak?m?ndan çok de?i?iktir. Baz?lar? k?sa ve enli,baz?lar? ise uzun ve incedir. Genellikle,uzunluklar? en az?ndan 5.000.000 mildir.Buna kar??l?k, baz? kuyruklu y?ld?zlar?n hiç kuyru?u yoktur. Bazen de kuyruk 100.000.000 mil uzunlu?undad?r.
Kuyruk büyüdükçe, kuyruklu y?ld?z h?z kazan?r. Güne?e yakla??rken ba? k?sm? önde olarak hareket halindedir. Sonra garip bir ?ey olur. Güne?ten uzakla?an kuyruklu y?ld?z?n kuyruk k?sm? öndedir. Ba?? da onu izler. Bunun nedeni, güne?ten yay?lan ?????n bas?nc?d?r. Bu bas?nç,çok küçük zerrecikleri, kuyruklu y?ld?z?n "ba?" k?sm?ndan iter,uzakla?t?r?r ve kuyruk yap?s?nda topla?malar?na sebep olur.
Bunun sonucu olarak, kuyruklu y?ld?z güne?ten uzakla??rken kuyruk kesimi öndedir. Güne?ten uzakla?mas?yla,kuyruklu y?ld?z derece derece h?z?n? kaybeder. Sürati azal?r, sonra görülmez olur. Kuyruklu y?ld?zlar bazen y?llarca görülebilir de. Fakat içlerinden ço?unun görülmesiyle gözden kaybolmas? k?sa zamana s??ar.
Kuyruklu y?ld?zlar güne?in çevresinde birbirini izleyen turlar yaparlar. Ancak, bir tek hareketin yap?lmas? için uzun bir süreye ihtiyaç vard?r. Nitekim Halley kuyruklu y?ld?z? bu seferini 75 y?lda tamamlam??t?r.
Halen astronomlar?n listesinde 1000 kuyruklu y?ld?z kay?tl?d?r. Öte yandan,güne? sistemimizde gözle seçilip görülmeyen yüz binlerce kuyruklu y?ld?z bulunabilece?i de ileri sürülmektedir.
Popüler etiketler
[ nlar ] [ da y ] [ çil ] [ deniz ] [ ans ] [ s?ra ] [ emel ] [ tak ] [ car ] [ rat ] [ can ] [ nedi ] [ elik ] [ nar ] [ üre ] [ ahi ] [ çe?it ] [ ada ] [ bit ] [ kala ] [ yer ] [ ya? ] [ bas ] [ kary ] [ araf ] [ ekim ] [ da? ] [ hayvan ] [ top ] [ a?? ] [ k ta ] [ u?ur ] [ arlar ] [ al? ] [ tarihi ] [ kle ] [ ay? ] [ mer ] [ imi ] [ iline ] [ kat? ] [ nce ] [ avr ] [ tin ] [ nüfusu ] [ kul ] [ yyllar ] [ hava ] [ çel ] [ oyun ] [ ati ] [ hat ] [ e ya ] [ iler ] [ yaz ] [ hareket ] [ dren ] [ yün ] [ bur ] [ mil ] [ yun ] [ kol ] [ far ] [ önce ] [ ç?? ] [ ak? ] [ sab ] [ den ] [ e?in ] [ söz ] [ alar ] [ ?an ] [ a r ] [ ist ] [ ney ] [ am?n ] [ dünya ] [ kon ] [ as? ] [ kar? ] [ i il ] [ ile ] [ bat ] [ kilometre ] [ lir ] [ a a ] [ n r ] [ ret ] [ lym ] [ say? ] [ n m ] [ arl ] [ süre ] [ a??n ] [ erik ] [ nüm ] [ akü ] [ ölçü ] [ k?s ] [ mac ] [ anan ] [ kuru ] [ rsa ] [ amy ] [ çin ] [ reti ] [ sa? ] [ nüfus ] [ has ] [ rad ] [ sind ] [ k s ] [ kis ] [ e il ] [ a?ar ] [ y?l ] [ kazan ] [ ata ] [ insan ] [ kil ] [ k sa ] [ lun ] [ e e ] [ altyn ] [ rmi ] [ ordu ] [ e in ] [ kler ] [ ylk ] [ ça? ] [ ulu ] [ faz ] [ çeki ] [ gün ] [ ele ] [ erk ] [ ad? ] [ metre ] [ teri ] [ an? ] [ yay ] [ güne ] [ devam ] [ ak?n ] [ aml ] [ kad ] [ her ] [ dük ] [ d?n ] [ k?m ] [ avu ] [ ki?i ] [ koy ] [ kta ] [ bar ] [ lle ] [ ayy ] [ alan ] [ kara ] [ hal ] [ ?s? ] [ t?r ] [ emin ] [ ark ] [ rum ] [ tay ] [ din ] [ dam ] [ van ] [ asi ] [ oru ] [ sis ] [ nya ] [ elm ] [ ali ] [ irin ] [ bun ] [ fazl ] [ zaman ] [ dil ] [ dana ] [ alma ] [ ter ] [ hare ] [ kaza ] [ eri ] [ güç ] [ yrk ] [ byt ] [ yaz? ] [ ara ] [ sal ] [ mu? ] [ etin ] [ bak ] [ lis ] [ emi ] [ ikl ] [ ker ] [ man ]