Bugün size çe?itli hizmetleri olan bankan?z, asl?nda iki temel amaçla çal???r. Bu amaçlardan biri tasarruf sahiplerinin paralar?n? almak ve ayn? ki?iler geri isteyinceye kadar muhafaza etmektir. ?kinci amaç da belirli bir faiz ödemeyi kabul eden kimselere borç (kredi, istikraz ) vermektir.
Bir banka para üzerinde faiz esas?yla i? yapt???ndan,bankac?l???n baz? toplumlarda ho? kar??lanmad???, uygun görülmedi?i bir devir vard?. Faiz almak bu toplumlar?n insanlar? taraf?ndan ahlak kurallar?na uygunsuz bir davran?? say?l?rd?. Nitekim baz? ülkeler,vatanda?lar?n?n bankalarla i? yapmalar?n? yasaklam??t?.
Bankac?l???n tarihin kendi kadar eski oldu?u belki de sizleri ?a??rtacak bir gerçektir. Eski Babil'de, M?s?r'da, Yunanistan'da bankac?l???n oldu?u güvenilir tarih kaynaklar?ndan bilinmektedir. Gerçekte, tap?naklar paran?n biriktirildi?i yer olarak da hizmet ederdi. M. Ö. 210 y?l?nda Roma'da, sarraflarla ilgili bir buyrultu yay?nland?. Bu buyrultuya göre, siyasal tart??malar?n, devletin yönetimiyle ilgili sorunlar? içeren konu?malar?n yap?ld??? Forum ad? verilen alanda, sarraflar için özel bir kö?e ayr?lacakt?. Dolay?s?yla,"banka-bank" kelimesi bize ?talyanca'dan gelmi?tir. Orta Ça?'da, ?talyan sarraflar i?lerini caddedeki bir bank üzerinde yaparlard?. Halen parklarda,geni? ve a?açl?k caddelerin kald?r?m kenarlar?nda oturulan bu banklar,?talyanca'da "banco" kelimesiyle tan?mlan?rd?.
Günümüzdeki banka kelimesi de i?te bu "banco" sözünden do?mu?tur.
Modern bankac?l?k büyük bir ihtimalle 1587 y?l?nda Venedik'te ba?lam?? say?labilir. Söz konusu tarihte Venedik' te (Banco di Rialto) kurulmu?tu. Bu bankada tasarruf sahiplerinin paras? kabul ediliyor ve hesab? (bankada paras?) olanlar?n, gerekti?i zaman paralar?n?n kar??l???nda çek yazmalar? sistemi uygulan?yordu.
1619 y?l?nda, Banco del Giro bu bankan?nkini a?an faaliyetlerle hizmete girdi. Yat?r?lan alt?n ve gümü? kar??l???nda makbuzlar (senetler) veriyordu. Bu senetler de para yerine geçiyor,paraym?? gibi kullan?labiliyordu. 1609'da kurulan Amsterdam Bankas?,"banka paras?" olarak geçerli makbuzlar vermekteydi.
?ngiltere'de 1694 y?l?nda (Bank of England-?ngiltere Bankas?) kuruluncaya kadar, kuyumcular banker (bankac?) olarak hizmet ediyorlard?.
Birle?ik Amerika'da ilk banka,1782 de Kongre'nin özel kanunu ile Filadelfiya'da kurulan (Bank of North Amerika-Kuzey Amerika Bankas?) d?r.
Daha yak?n zamanlarda ortaya ç?kar?lan baz? tarih belgeleri.Asur'da ve Fenike'de de o ça?a göre hayli geli?mi? say?labilecek bankac?l?k yöntemlerinin varl???n? belirtmektedir. Nitekim dünya bankac?l???nda ?sviçre ile birlikte en önemli yeri,ilk s?ray? tutan Lübnan özellikle Beyrut bankac?lar? ,kendilerini Fenikelilerin mirasç?lar? sayarlar.Eski Fenike?nin bugünkü Lübnan'?n yerinde olmas?, Lübnanl?lar'in da Fenikeliler gibi ticaret ve i? hayat?nda büyük ba?ar?lar göstermeleri,bu konudaki iddialar?n? desteklemektedir.
Daha yukarda belirtti?imiz gibi, bu alandaki öncülük ve önderlik sonradan ?talya'ya geçmi?tir. ?talya tarihinde büyük yer tutan ünlü Medici ailesi, Orta Ça?'da o devirlere has bir anlay??la bankac?l?k da yapm??t?r.
Türkiye'de modern anlamda bankac?l?k kurumunun uygulamas?nda ilk ad?m, i? yapt?klar? kimseleri sömüren tefecilere kar?? bir ç?k?? olarak (Emniyet Sand???)n? kuran Mithat Pa?a taraf?ndan at?lm??t?r.
Bir kimsenin egemenli?ini tan?ma. Bu deyim, Müslümanl???n ilk zamanlar?nda, Peygamber Muhammedin elini tutarak ona inan?ld???n? ve ba?lan?ld???n? göstermek için yap?lan hareketlere denilmi?tir. Sonralar? ?slam ve Türk devletlerinde halifenin ya da hükümdar?n elini ete?ini taht?n?n kenar?n? öpmek suretiyle halifelere ve devlet ba?kanlar?na yap?lan bir tören haline gelmi?tir.
Mika saydam,ince tabakalara bölünebilen bir madendir. Ka??t kadar ince olabilen bu tabakalar sert ve çok yüksek ?s?ya da dayan?kl?d?r. Bunun için, sobalar?n küçük, göz pencerelerini kapamakta, yüksek ?s?da, ate?e yak?n yerde çal??anlar?n takt??? özel gözlüklerde kullan?l?r. Mikan?n belirgin bir özelli?i de iletken olmay???d?r. Dolay?s?yla baz? elektrik apareylerinin izolasyon (yal?tkanl?k) gereken k?s?mlar?nda da mikadan yararlan?lmaktad?r. Böylece güven sa?lanm?? olur. Ruslar pencere cam? yerine geni? ölçüde mika kullanmaktad?rlar.
Günümüzde mika sanayinin birçok dallar?nda önemli bir yer i?gal etmeye ba?lam??t?r. Bir çarpma an?nda parçalan?p, sürücü için tehlikeli bir durum yaratmamas? amac? ile otomobil camlar?n?n aras?na da mika konmaktad?r.
Dünyadaki Mika kaynaklar?n?n en zenginleri Hindistan ve Birle?ik Amerika'dad?r. Rusya'da zengin mika kaynaklar? vard?r.
De?erli ta?lar?n en seçkinlerinden biri olan elmas,bütün cisimlerin en serti ve dayan?kl? olmas?yla da tan?nm??t?r.Tarih kaynaklar? elmas?n M. Ö. 100 y?llar?nda bilindi?ini belirtmektedirler. Elmas karbon eleman?n?n kristal bir ?eklidir. Ba?ka türlü söylemek gerekirse,billur halinde saf karbondur. Yüz milyonlarca y?l önce,yer küresinin kabu?u so?uma halinin ilk dönemlerindeydi. Topra??n alt?nda eriyik halinde çok s?cak kaya kitleleri vard?. A??r? ?s?yla eriyen karbon,büyük bas?nç etkisiyle bülurla?m??,koyu renk ve biçimsiz ?eklinden ç?karak elmas halini alm??t?. Temelde, elmasla bildi?imiz maden kömürü aras?nda bir fark yoktur. Elmas?n de?eri kendine has baz? özelliklerinden (billur halinde olma, sertlik, vs...) ve maden kömürüne oranla çok az miktarda bulunmas?ndand?r.
Elmas,kuyumculuktaki "de?erli ta?" ve "endüstride kullan?lan elmas" olarak ikiye ayr?l?r. De?erli ta? olarak kullan?lan elmas?n a??rl?k ölçü birimi "k?rat" t?r. Bir k?rat, 200 miligr'a e?ittir.
Endüstride kullan?lan elmas,çok sert bir madde olmas? nedeniyle metal ve kayalar?n kesilmesinde,oyulmas?nda yararl?d?r. Petrol sondajlar?nda kayal?k yerlerde kuyu açmak için topra?a sokulan a??r, delici burgunun ba?l??? elmasla kapl? bir uç halindedir.
Karbondan elmas elde etmek için yap?lan bütün giri?imler sonuçsuz kalm??t?r.
Elmas topra??n derin kesimlerinde, "elmas tünelleri" içinde bulunur. Bunlar?n derinlikleri çok farkl?d?r. Dolay?s?yla, elmas?n bulunmas? ve ç?kar?lmas? hayli güçtür. Bugün dünyada elde edilen elmas?n %95'i, Afrika'n?n Belçika Kongosu, Gana, Angola, Tanganika, Sierra Leone gibi bölgelerinde ç?kar?lmaktad?r. Hindistan ve Güney Amerika daha sonra gelir. Tarihin çok eski ça?lar?ndan beri Hindistan'da elmas madenlerinin i?letilmi? oldu?u bilinmektedir. Hindistan'da her y?l elde edilen elmas 2000 ile 4000 k?rat aras?nda de?i?mektedir.
Güney Amerika'da elmas elde edilmesine 18. yüzy?l?n ortalar?nda ba?lanm??t?r. Elmas gerekde?erli ta? olarak, gerekse endüstride kullan?l???nda topraktan ç?kar?ld??? gibi kullan?lmaz. Topraktan ç?kar?lan her ta? temizlenir, parçalara ayr?l?r ve parlat?l?r. Elmas çok sert oldu?u için, kesimi i?inde gene elmas kullan?l?r. Elmas kesicilerin kulland??? alet, kesici a?z? elmas tozundan yap?lm?? bir testeredir. Bugün elmas üretiminin %80'i endüstride kullan?lmaktad?r. Hakiki elmas güne? ????? alt?nda aç?k mavi bir renk al?r. Endüstride kullan?lan elmas ise kahverengimsi,ya da kur?unidir.
Dünyada 100 k?rattan büyük elmaslar say?l?d?r. Bunlardan Cullinan ve Kuh-i Nur,yani Nur Da?? elmas?, ?ngiltere kraliyet ailesinin mücevherleri aras?ndad?r. De?er ve büyüklük s?ras?nda üçüncü gelen elmaslar, Haydarabat Nizam?'n?n hazinesindeydi.
Güne? sistemi d???nda bulunan ve pek uzakta oldu?u için dura?an gibi görünen gök cismi.Y?ld?zlar, görünümlerine göre ba?ka bir deyimle verdikleri tayfa göre üç gruba ayr?l?rlar:
1 - Beyaz ya da mavimsi y?ld?zlar: Bunlar en geç ve en yeni olan y?ld?zlard?r.
2 - Sar? y?ld?zlar: Orta ya?l? olarak kabul edilen y?ld?zlard?r.
3 - K?rm?z? y?ld?zlar: En eski ve en ihtiyar y?ld?zlard?r.
Ay ????? olmayan berrak gecelerde y???nlar?, Nebülöz, Samanyolu denilen varl?klardan ileri gelen lekeler görünür. Bu lekelerden en büyü?ü Samanyolu olup Gökü ku?ak gibi bir yandan öbür yan?na kadar kaplar. Bu beyazl?klarda baz?lar? dürbünlerle incelendi?i zaman binlerce y?ld?z? bir arada toplanmas?ndan meydana geldi?i görülür. Bu beyazl?klara Y?ld?z y???n? denir. Y?ld?z y???nlar? görünen ?ekillerine göre; küresel y?ld?z y???nlar?, aç?k y?ld?z y???nlar?, ortak özel hareketli y?ld?z grubu olmak üzere üçe ayr?l?r. Küresel y?ld?z y???nlar?n?n genel ?ekilleri küre gibidir. Görünen kürenin merkezinde y?ld?zlar çok yo?un oldu?undan buras? çok parlakt?r. En iyi gözlenen y?ld?z y???nlar? bunlard?r. ?imdiye kadar 86 tane gözlenebilmi?tir. Aç?k y?ld?z y???nlar?n?n ise ?ekilleri düzgün de?ildir. Y?ld?zlar?n yo?unlu?u merkeze do?ru artar. Ortak özel hareketi olanlar?n bu gruba dahil olup olmad?klar?, özel hareketleri uzun uzad?ya incelenerek bulunur.
?ran ile Rusya aras?nda s?n?r vazifesi gören Hazar denizi, mevcut göllerin en büyü?üdür. Deniz olarak isimlendirilmesine ra?men, asl?nda tam karakteriyle bir göldür.169. 300 mil kare olup,deniz seviyesinden 31 metre a?a??dad?r.
Hazar denizini bir göl olarak kabul etmezseniz,en büyük göl, Amerika ile Kanada s?n?r?ndaki (Superior) gölüdür. 31.820 mil kare yüzeyindedir. Deniz seviyesinden 200 metre yükseklikte bulunur.
Vezüv Da??'n?n eteklerindeki Pompei-Roma ?mparatorlu?unun en büyük ?ehirlerinden biriydi. M. S. 79 y?l?nda, çoktand?r sakinle?mi? oldu?una inan?lan Vezüv yanarda?? birdenbire ate? püskürmeye ba?lad? ve 24 saat içinde, bütün Pompei yanarak yeryüzünden silindi.
?ehrin 20.000 i bulan nüfusundan kaç?p kurtulabilen kimseler, kendilerince en de?erli sayd?klar? ?eyleri de beraberlerinde götürmü?lerdi. Bu arada yakla??k olarak en az 3000 ki?inin k?zg?n lavlar,patlamalarla parçalanan ta? parçalar?, yak?c? kül tabakas? alt?nda kald???na inan?lmaktad?r.
M. Ö. 500 y?llar?nda kurulmu? olan Pompei Napoli Körfezinin yak?nlar?ndayd?. Vezüv'ün ölüm ve ate? saçan patlamalar?yla yok olmadan 159 y?l önce Romal?lar'?n eline geçmi?ti. Sekiz kap?l? büyük bir duvarla çevrilmi?ti. Lav tabakalar?yla kapl? sokaklar?nda hala araba tekerleklerinin izi görülmektedir. ?ki tiyatro yap?s?,arena,hamamlar ve tap?naklar, ?ehrin ortas?ndaki büyük meydan (forum)a bak?yordu. ?klimin, çevredeki görünümün güzelli?i, soylu ve varl?kl? Romal?lar'?n buray? bir sayfiye ?ehri gibi kullanmalar?na yol açm??t?. ?arap ve zeytinya?, çe?itli meyvalar, Pompei'nin gelirinde en büyük bölümü kapl?yordu.
Vezüv yanarda??n?n tehlikeyi gösteren belirtileri ilk kez 63 y?l?nda farkedilmi?ti ama, ?ehir halk? bu güzel yeri, evlerini, bahçelerini terketmeye yakla?mad?lar. Roma tanr?lar?n?n koruyuculu?una s???nd?lar. 79 y?l?n?n A?ustos ay?ndaki büyük patlama, Pompei'nin ve en az?ndan 3000 ki?inin sonu oldu.
Bundan sonra 1700 y?l boyunca Pompei unutulmu? olarak kald?. 18. yüzy?lda ve 19. yüzy?l ba?lar?nda baz? kaz?lar yap?ld?. 1860 y?l?nda ?talyan Giuseppe Fiorelli, Pompei kaz?lar?n?n ba??na geçti. Titiz ve özenli kaz?larla, ?ehrin büyük duvar? yava? yava? ortaya ç?kt?. Ans?z?n kaplayan k?zg?n lav tabakas?, s?cak kül ve parçalanm?? volkanik ta?lar?n örtüsü alt?ndaki ?ehir oldu?u gibi kalm??t?.Heykelle?mi? insanlar, yanarda??n ölüm örtüsüyle kapland?klar? zaman ne durumda bulunuyorlarsa, yüzy?llardan beri ayn? durumda kalm??lard?.?nce, beyaz kül,çok yüksek ?s?da suyla kar??arak, koruyucu bir kil tabakas? görevini yerine getirmi?ti. ?ehrin önündeki körfez, iki mil kadar, lavlar ve parçalanan kayalarla kaplanm??t?. Kaz?lar sonucu ortaya ç?kar?lan resimler, heykeller,aynalar,paralar,kalemler ve mürekkep hokkalar? bozulmam??t?. F?r?nlar?n ocaklar?na sürülmü? ekmekler öylece fakat kat?la?m?? toprak kal?plar halinde duruyordu. Ev e?yalar?na hiç bir ?ey olmam??t?.
Bütün bunlar?n incelenmesi sonucu, o devrin geleneklerine, Romal?lar'?n ya?ay???na, günlük hayatlar?na ili?kin ayr?nt?l? bilgiler sa?land?.
Kavramlar ve alg?lar yard?m?yla soyut ya da somut nesneler aras?ndaki ili?kiyi kavrayabilme, soyut dü?ünme, muhakeme etme ve bu zihinsel i?levleri uyumlu ?ekilde bir amaca yönelik olarak kullanabilme yetenekleri zeka olarak adland?r?lmaktad?r.
Zekan?n farkl? tan?mlar?n?n olmas?na kar??l?k zekaya ili?kin kuramlar?n tümü zekan?n geli?tirilebilecek bir kapasite ya da potansiyel oldu?u ve biyolojik temellerinin bulundu?u noktalar?nda birle?ir. Buna göre zeka, bireyin do?u?tan sahip oldu?u, kal?t?mla ku?aktan ku?a?a geçen ve merkez sinir sisteminin i?levlerini kapsayan; deneyim, ö?renme ve çevreden kaynaklanan etkenlerle biçimlenen bir bile?imdir.
Zeka bir çok zihinsel yetene?in de?i?ik durum ve ko?ullarda kullan?lmas?n? içerir. Bu yetenekler aras?nda ba?l?calar?:
Sözel Anlay??: sözcükleri tan?ma ve anlama,
Sözel Ak?c?l?k: sözel ve yaz?l? olarak sözcük ve ifadeleri çabucak bulabilme,
Say?sal Yetenek: aritmetiksel i?lemleri çabuk ve do?ru olarak yapabilme,
Alansal ve Uzay ili?kileri: iki ve üç boyutlu görsel alg?lamay? yapabilme,
Bellek: i?itsel ve görsel olarak belleme gücü,
Alg?sal H?z: karma??k bir nesnenin ayr?nt?lar?n? görebilme, zemin ?ekil ili?kisini ay?rt edebilme, benzerlik ve farkl?l?klar? do?ru olarak alg?layabilme,
Mant?kl? dü?ünme: muhakeme yürütebilme, olarak say?labilir.
Bir ki?inin zeka seviyesi di?er ko?ullar e?it tutuldu?unda ne kadar zor i?ler ba?ard???, veya ayn? güçlükteki i?lerden ne kadar ço?unu ba?arabildi?i, veya ne kadar k?sa sürede do?ru sonuca ula?abildi?i ile belli olur.
Zekan?n Biyolojik Temelleri
Zeka ile beyin aras?da çok yak?n bir ili?ki vard?r. Zekan?n beyinde yer ald??? kabul edilir. Bir insan beyninde 10 milyardan fazla sinir hücresi bulunmakta, her bir hücre ortalama 10.000 hücre ile ba?lant? içerisinde çal??maktad?r. Nöron ad? verilen bu sinir hücrelerinde sinyaller çok karma??k elektro-kimyasal olaylar zinciriyle olu?an ve say?s? saniyede 1000 taneye kadar ç?kabilen titre?imler halinde iletilmektedir.
Beyinin ne biçimde çal??t??? henüz çözümlenebilmi? de?ildir. Belle?in i?leyi? mekanizmas?, beyin alg?lama yaparken gösterdi?i esneklik yetene?i gibi konular bilim adamlar?n? y?llarca u?ra?t?rm?? hala da ula?t?rmaktad?r.
Bir k?s?m bilim adamlar? belirli i?lerden beyinin belirli bölgelerindeki hücreleri sorumlu tutarak konuya aç?klama getirirken, ünlü nörolog Karl Pribram hologram teorisini beyinle ba?da?t?rmak üzere yapt??? çal??malarda beyinin çevresi hakk?ndaki bilgileri s?n?fland?r?lmam?? bir karma??k düzen içerisinde ald???, al?nan bu bilgilerin holografik, yani üst üste bindirilmi? dalgalar ve onlar?n giri?imleriyle olu?an modele dayal? bir biçimde kaydedildi?i ve daha sonra d??ar?dan gelen frekanslara göre bilgilerin al??k?n oldu?umuz mekan-zaman için düzenlenerek, bilinen alg? dünyas?n?n olu?tu?unu söylemektedir.
Zekan?n Ya?a Göre Geli?imi
Zeka ya?am?n ilk on y?l?nda büyük bir geli?me kaydetmektedir. Bu süre içinde en h?zl? geli?me ilk iki y?lda gerçekle?ir. Ba?lang?çta davran??? birkaç refleksten olu?an insan, iki y?l sonunda kendi ba??na yürüyebilen, konu?abilen, baz? basit problemleri çözebilen, neden sonuç ili?kisi kurabilen, basit planlamalar yapabilen, hat?rlayabilen bir ki?i hale gelir.
Sembollerle dü?ünebilme 11 ya??nda ba?lar. 12 ya?tan sonra zekan?n h?z?nda azalma olsa da geli?meye devam eder. Geli?menin en üst düzeyine 14-18 ya?lar aras?nda var?l?r. Zihinsel güç 30 ya?a kadar bu düzeyde kal?r. Daha sonraki ya?larda yeni malzeme ö?renmedeki ba?ar? yava? olarak azalmaya ba?lar, ancak ö?renilen bilgiler kaybolmaz tam tersine ya? ilerledikçe, deneyimden dolay? edinilen bilgiyi kullanmadaki beceri artar.
Zekan?n Soyaçekim ile ?lgisi
Do?u?tan gelen zekan?n de?erlendirilmesi için bilinen bir yöntem yoktur. Kal?t?mla çevre aras?ndaki ili?ki birbirinden ayr? ve uzakta yeti?tirilen ikizlerin davran?? ve ba?ar?lar?n?n incelenmesiyle bir ölçüye kadar belirlenebilir. Tek yumurta ikizlerinin kal?t?m?, birbirlerinin ayn?d?r. Do?umdan itibaren birbirlerinden farkl? çevrelerde yeti?en tek yumurta ikizlerinin ve ayn? evde yeti?en çift yumurta ikizlerinin zeka puanlar?n?n kar??la?t?r?ld??? bir ara?t?rmada, de?i?ik çevrelerde yeti?seler bile, kal?t?m? ayn? olan tek yumurta ikizlerinin zekalar?n?n, ayn? çevrede yeti?ip, kal?t?mlar? birbirinden farkl? olan çift yumurta ikizlerinin zekalar?ndan daha çok birbirlerine benzedi?i ortaya ç?km??t?r.
Bir ba?ka ara?t?rmada ise, bebek iken evlat edinilen çocuklar?n zekalar?n?, üvey anne-babalar?n?n zekalar? ve ayr?ca do?al anne-babalar?n?n zekalar? ile kar??la?t?rm??lar ve bu çocuklar?n zeka puanlar?n?n do?al ana-babalar?nkine daha çok benzedi?i görülmü?tür. Bunun gibi çok say?da yap?lan ara?t?rmalar, kal?t?m?n zeka geli?mesinde önemli bir rol oynad???n? ortaya koymu?tur.
Zeka ve Çevre
Zekan?n kal?t?mla ili?kisi çok belirgindir, ancak çevrenin de zekaya önemli etkisi vard?r. Tek yumurta ikizleri birbirinden ne kadar farkl? çevrelerde yeti?irlerse aralar?ndaki zeka fark? da o denli fazla olmaktad?r.
Ana-baba evi zihinsel geli?meyi etkiledi?i istatistiklerle gösterilmi?tir. Çe?itli e?itim seviyesine sahip ailelerden gelen çocuklar?n bir arada okuduklar? okullarda yap?lan ara?t?rmalarda, yüksek e?itim düzeyli ailelerden gelen çocuklar?n di?erlerine göre daha ba?ar?l? olduklar? saptanm??t?r.
1700 ve 1910 y?llar? aras?nda ya?ayan 4421 ünlü ki?inin kökenini inceleyen bir ara?t?rma sonucunda bu ki?ilerin % 83′ünün üst tabakadan ve ancak %16’s?n?n alt tabakadan geldi?inin ortaya ç?kmas?, çevre faktörünün önceki yüzy?llarda çok daha önemli bir etken oldu?unu ortaya koymaktad?r. Her ne kadar ba?ar? ve zeka birbirinden farkl? olsa da, ba?ar?da zekan?n önemli bir pay? oldu?u göz önüne al?nacak olursa bu bize zeka hakk?nda da bilgi verir.
Zekaya çevrenin etkilerinin aras?nda çevreden etkilenen ki?ilik yap?s?, sosyo-psikolojik çevre, dil yetene?i ve güdü say?labilir. Kayg?l? ve korkak çocuklar problem çözerken yap?lan i?e dikkatlerini vermede güçlük çekerler ve dolay?s? ile zeka testlerindeki ba?ar? dü?ük olur.
Bir ba?ka etken de, ailelerinin beklentilerinden dolay? orta ve yüksek sosyo-ekonomik düzeyden gelen çocuklar?n di?erlerine göre daha güdülü olmalar? ve test s?ras?nda daha fazla gayret sarf etmeleridir.
Di?er ko?ullar e?it tutuldu?unda orta ve yüksek sosyo-ekonomik düzeyden gelen ki?ilerin zeka puanlar?, dü?ük sosyo-ekonomik düzeyden gelen ki?ilere k?yasla daha yüksek olmaktad?r. En dü?ük ile en yüksek sosyo-ekonomik düzey aras?ndaki puan fark? 20′ye kadar ç?kmaktad?r.
Zekas? yüksek ki?iler daha iyi e?itim görmekte, kazançl? meslek sahibi olarak daha yüksek bir ekonomik düzeye eri?mektedir. Sosyo-ekonomik düzeyi yüksek ailelerin çocuklar? daha fazla ö?renme olana??na sahiptir, bunlar ilerisi için daha iyi ba?lang?ç ko?ullar? elde edebilmektedir. Zeka testlerinde sözel bölümlerin bulunmas?, e?itim seviyesi yüksek ki?ilerin daha yüksek puan almas?na yard?m etmektedir. Dolay?s? ile burada hem kal?t?msal hem de yeti?me tarz?ndan gelen bir avantaj söz konusudur.
Zeka ve Ba?ar?
Üstün zekal? bir bireyin toplumda bununla orant?l? olarak ba?ar?l? olaca?? varsay?l?rsa da, kimi zaman denetlenemeyen d?? etkenler nedeniyle uzun vadeli tahminler geçersiz ç?kabilir. Zekan?n toplumsal ba?ar?ya dönü?türülebilmesini sa?layan mekanizma henüz yeterince anla??lamam??t?r. Çocukluk döneminde yap?lan ba?ar? testlerinin ayn? dönemde yap?lan IQ testleri ile benzer sonuçlar verdi?i görülürse de, ya?am?n ileri ki y?llar?nda ortaya ç?kacak davran?? kal?plar?n?n tamamen bu sonuçlarla belirlenmesi mümkün de?ildir.
Zeka Testlerinin Tarihçesi
Eski Çin ve Yunan kay?tlar?ndan elde edilen bilgiler ?????nda, 2000-2500 y?l önce bile zihinsel, ki?isel ve fiziksel farkl?l?klar? ölçmek üzere giri?imler oldu?unu anl?yoruz. Zeka testleri konusundaki sistematik ve bilimsel çal??malar ancak 19. yüzy?l?n sonlar?na do?ru ortaya ç?kmaya ba?lam??, ?ngiltere’de Fransis Galton, Almanya’da Emil Kraeplin ve Fransa’da Fred Binet bu konuda ara?t?rmalar yapm??lard?r. ?lk formal IQ testi bu yüzy?l?n ba??nda, Frans?z hükümetinin, okuldan yararlanamayacak kadar durgun zekadaki çocuklar?n yeterli zeka potansiyeli oldu?u halde gerekli çabay? göstermedikleri için ba?ar?s?z olan çocuklardan ay?rt edebilmek amac?yla Binet ve Simon’dan zeka testi geli?tirmelerini istemesi üzerine ortaya ç?km??t?r.
Binet, çocuklar?n hangi ya?larda hangi becerilere sahip olduklar?n? inceleyerek ilk test maddelerini olu?turdu ve bu test maddelerini çocuklar üzerinde denedi. Her ya? için, o ya?taki çocuklar?n %60′?n?n ba?ard??? maddeler, o ya? için test maddesi olarak belirlendi. Bu ölçüme göre bir çocuk, kendi ya??tlar?n?n yapabildiklerini yapabiliyorsa normal zekal?, daha küçüklerin yapabildiklerini yapabiliyorsa geri zekal?, kendinden büyük zekal?lar?n maddelerini yapabiliyorsa ileri zekal? olarak de?erlendirildi. Böylece 1908 y?l?nda Binet-Simon ad? alt?nda ilk zeka testi ortaya ç?kt?. Bu test daha sonra çe?itli tarihlerde ve en son olarak ta 1986 tarihinde yenilendi. Bunlardan 1937 tarihindeki yenileme, Stanford üniversitesinde yap?lm??t?, ve testin bu tarihten sonraki ad? Stanford-Binet oldu. 1986 tarihinde geli?tirilen test Stanford-Binet Sürüm 4 olarak an?lmaktad?r.
Zeka tesleri konusunda Terman, Cattell, Spearman, Stern, Thorndike, Thrustone ve Wechsler bilinen di?er önemli isimlerdir
Günümüzde en yayg?n olarak kullan?lan Binet ve Wechler testlerinde ö?renme, soyutlama ve yeni durumlara uyum gösterme kapasitesini ölçülmeye çal???lmakta ve sonuç, zeka ya??n?n kronolojik ya?a oran? olan zeka bölümü (Intelligence Quotient- IQ) olarak elde edilmektedir.
Çe?itli Zeka Alanlar?
Günümüzde en yayg?n testler olan Stanford-Binet ve WAIS-R testlerinde zeka ölçümü için Binet’in geli?tirdi?i yöntem kullan?lmas?na kar??n, zekan?n ne oldu?unun tan?mlanmas?nda eksiklikler bulunmaktad?r. Binet ekolünde zeka, ki?inin test sonuçlar?nda ald??? derece ile ölçülmektedir. Bu zekay? ölçmek için pratik bir yakla??md?r ve ki?ilerin performanslar?n? anlamaya yöneliktir, ancak bu testler zekan?n do?as?n? anlamak için fazla ipucu vermezler. Ara?t?rmac?lar zekan?n do?as?n? anlamak üzere de çal??maktad?rlar. En çok sorulan sorulardan biri zekan?n tek bir faktörden mi yoksa bir kaç bile?enin bir araya gelmesiyle mi olu?tu?udur. ?lk psikologlar, zekan?n ve genel bir g-faktörü olarak adland?r?lan genel bir mental faktörden olu?tu?unu varsay?yorlard?. Bu faktörün, zekan?n her bir yöndeki performans?n? etkiledi?ini varsayarak, zeka testinin bu g-faktörünü ölçmeye yönelik oldu?unu kabul ediyorlard?. Daha sonraki ara?t?rmac?lar ak?c? zeka ve kristalize zeka olmak üzere zekan?n iki çe?idi bulundu?unu öne sürdüler. Ak?c? zeka, yeni problemleri ve durumlar? ba?ar?yla ele alabilme yetene?ini, kristalize zeka ise bilginin saklanmas?, beceriler, ak??kan zekan?n kullan?lmas? ve tecrübelerden elde edinilen stratejileri kapsamaktad?r.
Di?er bir k?s?m bilim adam? ise zekan?n daha çok bölümlerden olu?tu?unu ileri sürmü?tür. Örne?in, Howard Gardner belirli alanlarda ola?and??? ba?ar?lar sergileyen insanlar?n yeteneklerini inceleyerek yedi de?i?ik zeka alan? oldu?unu savunmu?tur. A?a??da aç?klanan bu zeka alanlar?n?n her biri di?erinden ba??ms?z olmas?na kar??n, herhangi bir aktivite bu zeka alanlar?ndan bir kaç?n?n ayn? anda aktif hale geçirilmesiyle olu?maktad?r:
1. Müziksel Zeka: müzik ile ilgili ?eylerdeki beceri
2. Bedensel Kinestetik Zeka: tüm bedenin veya çe?itli bölümlerinin bir problemin çözümünde, bir üretim veya gösteri s?ras?nda kullan?lmas? ile ilgili becerilerdir; dans etme, atletizm, aktörlük, operatörlük gibi beceriler buna örnek gösterilebilir
3. Mant?k-matematik zekas?: problem çözme ve bilisel dü?ünmedeki beceriler
4. Dilsel Zeka: Bir dilin kullan?m? ve o dilde eserler üretme ile ilgili beceriler
5. Uzaysal-Konum Zeka: Mimarlar?n, ressamlar?n, heykelt?ra?lar?n veya uzay-konum durumlar?n? anlamadaki becerileri
6. Ki?iler Aras? Ileti?im: Di?er ki?ilerle etkile?imde di?erinin ruh halini, isteklerini, niyetlerini anlamadaki beceriler
7. Içeyönelik Zeka: bir ki?inin iç dünyas?ndaki yönelimlerini anlamas?, duygular?na eri?ebilmesi becerisidir
Gardner’in her bir zeka alan?n? aç?klamak üzere verdi?i örnekler aras?nda Yehudi Menuhin, T.S. Elliot, Anne Sullivan, Virginia Wolf gibi ünlüler yer almaktad?r.
Yehudi Menuhin San Fransisco Orkestras?n?n konser salonuna gizlice sokuldu?unda 3 ya??ndaym??. Orada Louis Persinger’in violin çal???ndan çok etkilenen Menuhin, ya? gününde bir violin al?nmas? ve Louis Persinger’in hocas? olmas? için inatla direnmi?. Her ikisini de elde eden Menuhin, 10 ya??na geldi?inde uluslararas? üne sahip bir yorumcu olmu?tu.
T.S. Eliot 10 ya??ndayken, Fireside ad?nda bir magazini tek ba??na ç?karm??, üç günlük bir k?? tatili s?ras?nda derginin 8 say?s?n? haz?rlam??t?.
Anne Sullivan sa??r ve kör Helen Keller’in e?itimine ba?lad???nda bu i?, di?er ki?ilerin y?llarca vaktini alacak zorluktayd?. Bu i?e giri?mesinden daha iki hafta sonra büyük ilerleme kaydetti, bu süre içerisinde vah?i bir yarat?k narin bir çocu?a dönü?mü?tü.
Virginia Wolf “A sketch of the Past” adl? eserinde, kendi iç ya?am?na bak???n iyi bir örne?ini sergilemekte, bu eserinde çocuklu?undan kalan ve olgunla?mas?na ra?men hala ?ok etkisinden kurtulamad??? bir çok özel an?s?na yönelip, onlara kar?? tepkilerini ba?ar?l? bir biçimde aç?klamaktad?r.
Zeka Testlerinin Ele?trisi
Zeka testleri konusundaki en önemli tart??malardan biri zekay? olu?turan zihinsel yeteneklerin tan?mlanmas? ve IQ’nun bu yetenekleri yeterince yans?t?p yans?tamayaca?? üzerinde yo?unla?m??, testin haz?rlanmas? ve standartla?t?r?lmas?nda kültürel önyarg?lar?n olabilece?i ileri sürülmü?tür. Sosyoekonomik düzeyi yüksek çocuklar?n test sonuçlar?n?n da daha yüksek ç?kt??? saptanm??t?r. Sosyo- ekonomik durum, ö?renim olanaklar?, hatta testin uyguland??? ko?ullar?n bile test sonuçlar?n? etkileyebilece?i dü?ünülür. ?yi e?itim görmü? ki?ilerin kelime bilgisi daha fazlad?r, bütün zeka testleri sözel
Bundan yüz y?l kadar önce,dürüst olmayan baz? gemi sahipleri, gemilerine ta??yabilece?inden fazla yük yükler ve yüksek paralar kar??l??? sigorta ettirirlerdi. Gemi bat?ncada, sigortadan ald?klar? parayla kazançl? ç?karlard?. Yüzen tabuttan farks?z bu tür gemilerde nice denizci can vermi?ti.
1876 y?l?nda, ?ngiltere Parlamentosu üyelerinden Samuel Plimsoll bir kanun tasar?s? önerdi. Her geminin teknesinde bir güvenlik çizgisi (Plimsol çizgisi)bulunacak ve gemi, bu çizgi su alt?nda kalmayacak ?ekilde yüklenecekti.
Eroin morfin maddesinden üretilmektedir. Do?al olarak afyon bitkisinin kozala??nda mevcut olan bir uyu?turucudur. Eroin afyonun içinde bulunan alkaloidlerden bir tanesidir. Baz morfinin asetik asit ile birlikte ?s?t?lmas? ve di?er kimyasal i?lemlerden sonra olu?ur. Sokaklardaki eroin genellikle saf de?ildir ve beyazdan koyu kahverengi bir renge kadar çe?itli yo?unluklarda de?i?ebilir. Bu de?i?iklikler tipik olarak üretim safhas?nda meydana gelen kirliliklerden ve/veya içine kar??t?r?lan di?er maddelerden dolay?d?r.
Eroin; Güney Amerika, Güneydo?u ve Güneybat? Asya, ve Meksika’da üretilmektedir.
BULUNAB?L?RL?K & KULLANIM
Eroin burundan çekilebilir, sigara gibi içilebilir veya enjekte edilebilir. Sigara yasal ve çok kullan?r bir madde oldu?u için, eroin genellikle ilk tuzak olarak insanlara bu yöntemle sunulur. Ülkemizin jeopolitik konumu sebebiyle, eroin yakalamalar? çok olmakla birlikte, yakalanan miktar ile kullan?m aras?nda bir illiyet ba?? yoktur.
ETK?LER?
Eroin ve di?er afyon bazl? uyu?turucular vücut hareketlerini yava?latan özelliktedir. Kullan?c?lar s?cakl?k, rahatlama, ve kopma hisleri uyand?rd???n? belirtirler. Fiziksel ve duygusal a?r?lar azalmakla birlikte bunlara “a?r?lar?n ertelenmesi” demek daha do?rudur. Bu etkiler çok çabuk ortaya ç?kar ve al?nan eroinin miktar?na ve al?? ?ekline göre birkaç saat sürebilir. ?lk kullan?mlar bulant? ve kusma ile sonuçlanabilir fakat bu tepkiler sürekli kullan?mla giderek azal?r.
KULLANIM ??ARETLER?
Eroin kullanan ki?i uyu?uk görünür ve dalar, kusar, ka??n?r veya göz bebekleri toplu i?ne ba?? gibi küçülür. Ayr?ca; i?tah?n kapanmas?, uyku bozuklu?u, a??r nefes alma, cinsel isteksizlik ve kab?zl?k vard?r. Yoksunluk çeken eroin ba??ml?lar? genellikle ho? olmayan, ü?ütmeye benzer bulgulardan yak?n?rlar. Kusabilir, a??r? terler, mide kramplar? geçirir, tüm vücutlar? a?r?r, diyare olur, burun akmas?, s?cak-so?uk k?zarmalar, depresyon ve rahats?zl?k geçirirler. Eroin yoksunlu?u, de?i?ebilmekle beraber, son kullan?mdan sekiz saat sonra ortaya ç?kar ve üç gün ile bir hafta aras? sürebilir. Yoksunluk ikinci ve üçüncü günde zirveye ula??r.
R?SKLER?
Enjeksiyon çok miktarda eroinin kan sistemine birden kar??mas?n? sa?layarak ölümcül a??r? doz riskinin en çok oldu?u kullan?md?r. Burundan çekilmesi de a??r? dozla sonuçlanabilir, özellikle al???k olmayan bir kimse yüksek miktarda kuvvetli bir eroini veya alkol gibi ba?ka uyu?turucu maddeleri kar??t?rarak al?rsa ölüm gerçekle?ebilir. Eroinden meydana gelen a??r? dozun belirtileri; a??r ve az nefes alma, k?vranma, koma, ve ölüm olarak listelenebilir.
Pis ve kullan?lm?? enjektörlerin kullan?m? HIV, Hepatit B ve C gibi ölümcül enfeksiyon hastal?klar?n yay?lmas?na sebep olmaktad?r. Uyu?turucular? enjekte etmek veya enjektör payla?mak di?er ciddi hatta ölümcül hastal?klar?n veya enfeksiyonlara sebep olabilir. Bunlardan baz?lar? endokartis, embolizma ya da kangren, botulizma, tetanoz, ve deri yiyen bakteri olarak nitelendirilebilirler. Son olarak enjeksiyon, apselere (ac?l? bir cilt yaras?) ve takip edici olarak kan zehirlenmesine sebep olabilir.
Baz? ki?iler, eroini burundan çekmenin ya da sigara gibi içmenin, ba??ml?l??a sebep vermeyece?i inanc?yla özenebilirler. Fakat birkaç kullan?m bile tolerans ve ba??ml?l?kla sonuçlan?r. Baz? ba??ml?lar eroini sadece yoksunluk krizleri ya?amamak için kullanmaya devam ederler.
Eroin yasa d??? bir maddedir ve bulundurmak veya satmaktan hüküm giymek çok ciddi kriminal cezalarla sonuçlanabilir.
ERO?N?N sebep oldu?u riskleri ortadan kald?rman?n en iyi yolu hiç kullanmamakt?r.
Popüler etiketler
[ eski ] [ ini ] [ ali ] [ eri ] [ ütü ] [ tan ] [ ykta ] [ imi ] [ mer ] [ ?ekil ] [ ahi ] [ nya ] [ aras ] [ gün ] [ ç?? ] [ t?r ] [ kuru ] [ nüfusu ] [ düzen ] [ a?? ] [ dük ] [ a?ar ] [ med ] [ far ] [ hat ] [ n m ] [ cad ] [ hava ] [ kara ] [ nil ] [ ray ] [ akl ] [ insanlar ] [ aml ] [ faz ] [ k sa ] [ ben ] [ ?rk ] [ ölçü ] [ kta ] [ mede ] [ sonu ] [ katy ] [ nüm ] [ önce ] [ linde ] [ bulu ] [ adlar ] [ elm ] [ can ] [ s?r ] [ tik ] [ sava ] [ k?m ] [ bul ] [ pan ] [ e ya ] [ yay ] [ yün ] [ kle ] [ a a ] [ dev ] [ göz ] [ düny ] [ avr ] [ ece ] [ avu ] [ ?kta ] [ ylk ] [ ang ] [ arm ] [ rak ] [ bun ] [ nce ] [ çevre ] [ hareket ] [ çük ] [ syra ] [ amy ] [ erk ] [ yazy ] [ ?s? ] [ ayy ] [ kap ] [ deniz ] [ göster ] [ dem ] [ ça? ] [ yrk ] [ oda ] [ lek ] [ ter ] [ çal??ma ] [ ikl ] [ as? ] [ deri ] [ edi ] [ ller ] [ ince ] [ duru ] [ hare ] [ nedi ] [ kon ] [ gece ] [ kil ] [ led ] [ aman ] [ ted ] [ sind ] [ asa ] [ kat? ] [ altyn ] [ ?am ] [ ram ] [ m s ] [ genel ] [ ime ] [ ba? ] [ sonuç ] [ ya? ] [ an? ] [ e?e ] [ y?llar ] [ eva ] [ a?k ] [ ayna ] [ dil ] [ iler ] [ nak ] [ lan ] [ yun ] [ tas ] [ top ] [ insan ] [ erik ] [ zar ] [ b?t ] [ say ] [ üre ] [ maya ] [ da? ] [ d?n ] [ akü ] [ am? ] [ neden ] [ anan ] [ k y ] [ emi ] [ emel ] [ ta? ] [ lak ] [ ylan ] [ ate ] [ bal ] [ ney ] [ ret ] [ çil ] [ s?ra ] [ teri ] [ nlar ] [ nem ] [ man ] [ ast ] [ t a ] [ zaman ] [ kas ] [ dün ] [ sla ] [ devam ] [ mu? ] [ güne ] [ emin ] [ kar ] [ ark ] [ byt ] [ baz ] [ dünya ] [ lke ] [ elik ] [ alan ] [ hayat ] [ büyü ] [ ay? ] [ ünlü ] [ sa? ] [ çel ] [ kan ] [ atl ] [ kilometre ] [ di? ] [ süre ] [ kim ] [ rsa ] [ kol ] [ tel ] [ arlar ] [ tre ] [ am?n ] [ ama ] [ i il ]