Parklarda ve büyük bahçelerde,geniş çimenlikleri kendiliğinden sulamak için yapılmış tesisatlar vardır. Bu tesisat, olduğu yerde durmaksızın dönen, yere yatay durumda borularla hazırlanmıştır. Devamlı olarak dönerken,bir daire biçiminde su fışkırtır. Roket atıcının çalışmasındaki temel ilke, bir bakıma bu sulama tesisatının çalışma düzenine benzetilebilir. Söz konusu sulama düzeninde, su fışkırtıcı borunun içindeki su bir yönde fışkırır. Fışkırma gücü, boruyu aksi yönde iter. Bir rokette de,çabuk (hızlı) yanan yakıt veya patlayıcı madde, bir yönde atılım yapar. Aynı zamanda, roketi aksi yönde... Devamı »»»
Bir parça kağıt alın ve her iki yönde yırtın. Böylece iki gerçeğin farkına varacaksınız. Kağıt bir yönde ötekinden daha kolay yırtılmaktadır. Yırtık kenardan kağıdın dokusundaki lifimsi uçlar belirmiştir. Bu iki nokta iki gerçeği ortaya koymaktadır : (1 ) Kağıt makinede yapılmıştır. Yoksa her yönde aynı kolaylıkla yırtılacaktı. (2) Söz konusu kağıt,çok ince,lif lif iplikçiklerin dokulaştırdığı bir yapıya sahiptir. Bu fiberler (lif lif iplikçikler), kağıdın yapısını oluşturan temel unsur selüloz zerreciklerin örgüsüdür. İnsanlar, kağıdın bulunmasından önce de üzerine yazı yazacak materyale sa... Devamı »»»
İnsanın kendini ısıtmak, yemeğini pişirebilmek için bir ateş yakma isteği,bütün çeşitleriyle kibriti bulmasında çıkış noktası olmuştur. Mağara adamı,belki de tesadüfen çaktığı taşlardan doğan kıvılcımla kuru yaprakları tutuşturmayı düşünmüştü. Ondan binlerce yıl sonra,Romalıların bu konuda pek gelişme kaydetmediklerini görüyoruz. İki taşı birbirine sürtüştürüyor ve kükürtle kaplanmış yarıklı bir tahtayı, meydana gelecek kıvılcımla tutuşturmaya çalışıyorlardı. Ortaçağ'da, çakmak taşıyla kıvılcım meydana getirme işine çelik de katıldı. Kurutulmuş yosun, mantar, kömürleştirilmiş paçavra gibi şe... Devamı »»»
Sabah erken kalktığınız vakit,güneş doğuda yükselmiş görünür. Akşamüstü de batıda alçalmıştır. Güneş gerçekten olduğu yerden hareket etmiş midir acaba? Güneşin görüldüğü yerin sabah ve akşamüstü farklı olması, bu sorunun " evet" diye cevaplandırılmasını gerektirmektedir. Fakat Polonyalı bir astronom bunun böyle olmadığını,çok kimsenin inandığı gibi güneşin dünya çevresinde dönmediğini ispat etmiştir. 1499 yılında Kopernik henüz 26 yaşındayken,Roma Üniversitesinde astronomi profesörüydü. Beş üniversitede öğrenim yapmış çok zeki ve bilgili bir gençti. Tıp ve hukuk fakültelerinden de mezun olmuş... Devamı »»»
Dünyanın uzun tarihi boyunca, kömür değişik dönemlerde oluşmuştur. Kömürün oluşmasında en büyük dönem, Amerika'da bulunan bir bölgenin adıyla "Pensilvanya Dönemi" diye isimlendirilir. Bu dönem bundan 250 milyon yıl önce başlamış ve -35 milyon yılda sona ermişti.Öteki kömürlerin çoğunun oluşma dönemleri, 1 milyon ile 100 milyon arasında değişen zamanlar öncesine rastlar. Bu dönemlerde neler olmuş ve kömür nasıl oluşmuştur hiç düşündünüz mü? Kömür toprağın derinliklerinde ve genişliği kilometrelere ulaşan düz tabakalar halinde bulunur.Bazen,öteki kaya tabakaları arasında 3. 5 metreyi aşan bir k... Devamı »»»
Atmosferin bütün şartları "hava durumu" diye tanımlanır. Sıcak-soğuk,kuru-yağışlı,güneşli-bulutlu, rüzgarlı veya durgun, ne olursa olsun, "hava durumu" söz konusudur. Hava durumu günden güne değişir ve bu değişimlerin bir yıl içindeki topluca etkileri "mevsim"leri oluşturur. Havadaki değişikliklere sebep olan nedenler çeşitli ve gerçekten çok karmaşıktır. Fakat bu konuda en büyük, en önemli etken "güneş" tir. Güneşin sıcaklığı suyu buharlaştırır ve havayı ısıtır. Böylece, gökyüzünde su buharını taşıyan sıcak hava akımları yükselir. Havanın soğumasıyla, havadaki su buharı yağmura,daha şiddetli... Devamı »»»
Mika saydam,ince tabakalara bölünebilen bir madendir. Kağıt kadar ince olabilen bu tabakalar sert ve çok yüksek ısıya da dayanıklıdır. Bunun için, sobaların küçük, göz pencerelerini kapamakta, yüksek ısıda, ateşe yakın yerde çalışanların taktığı özel gözlüklerde kullanılır. Mikanın belirgin bir özelliği de iletken olmayışıdır. Dolayısıyla bazı elektrik apareylerinin izolasyon (yalıtkanlık) gereken kısımlarında da mikadan yararlanılmaktadır. Böylece güven sağlanmış olur. Ruslar pencere camı yerine geniş ölçüde mika kullanmaktadırlar. Günümüzde mika sanayinin birçok dallarında önemli bir yer iş... Devamı »»»
Binlerce yıllık varlığı boyunca, insan hastalıkların nedenini bilmeksizin yaşamıştır. İlkel insanların bu konuda kendilerine has "izahları" ve "inançları" vardı. Bunlardan en yaygını, hastalıkların insanın vücudundaki kötü ruhlar yüzünden olduğuydu. 1865 yılına varıncaya kadar, insanlar hastalıkların mikroplardan olduğunu bilmeksizin yaşayageldiler.Ancak 1865 yılında, Fransız bilim adamı Louis Pasteur,bugün bildiğimiz mikroplara ilişkin temel kuramını ortaya koydu. Bugün, insanlığın en büyük, en amansız düşmanının mikroplar olduğunu biliyoruz.Bu küçük,tek hücreli organizmalar öylesine küçükt... Devamı »»»
"Mikroskop" deyimi, Yunanca "mikro" ve "skop" kelimelerinden meydana gelmiş bileşik bir kelimedir."Mikro-küçük" "skop"ise "bakıcı,gözleyici” anlamına gelir.Deyimi bütünüyle ele aldığımız zaman, "küçük şeylere bakıcı/ küçük şeyleri gören" anlamı ortaya çıkacaktır. Gerçekten de,bir mikroskop,gözle (çıplak gözle) görülemeyecek kadar küçük şeylerin gözlenip incelenmesi,görülebilmesi amacıyla kullanılır. Normal olarak, herhangi bir obje (nesne/cisim)göze yaklaştıkça, yakın getirildikçe büyür. Fakat 25-30 santimden fazla yaklaştığında artık netliğini kaybetmeğe başlar.Buna" odak dışı" olma denilir.... Devamı »»»
Bilindiği gibi, eskiden ağırlık birimi olarak kilo yerine okka kullanılırdı. Bugün dahi bazı Ortadoğu ülkeleri ile Yunanistan’ın bir kısım bölgelerinde, ağırlık ölçüsü olarak okka kullanılmaktadır. "Okka" sözünü birçok nedenlerle hala kullandığımız halde, bir okkanın kaç gram olduğunu bilenimiz çok azdır. Bir okka, 1282 gramdır. Kilonun binde birine gram dendiği gibi, okkanın 400 de birine "dirhem" denir. "Okka her yerde 400 dirhem" sözü dört yüz dirhemin her yerde bir okka geldiği gerçeğini ortaya koymak için kullanılır. ... Devamı »»»