Sık sık çeşitli nedenlerle işitmişsinizdir, dergilerde, kitaplarda "insan o olmaksızın yaşayamaz" diye okumuşsunuz dur. Hayatın varlığı, sürdürülmesi için oksijenin gerekli olduğu, hemen herkesin kesinlikle bildiği bir gerçektir. Oksijen olmaksızın hiçbir insan birkaç dakikadan fazla yaşayamaz. Oksijen bir elemandır.Hem de, evrende sınırsız denilebilecek kadar bol miktarda bulunan bir eleman.Yeryüzü kabuğunun yaklaşık olarak yarısı ve havanın beşte birinden fazlası oksijendir. Soluğumuzla ciğerlere alınır ve alyuvarlarla devamlı olarak vücudun bütün hücrelerine götürülür. Orada besini yakar v... Devamı »»»
Bütün canlı varlıklar hücrelerden yapılmıştır. Başka türlü söylemek gerekirse,hücrelerden meydana gelmiştir. Küçük bakteriler ve protozonlar gibi mikroskobik yapıda olanlar,yani ancak mikroskopla görülebilenler,tek hücrelidir. Buna karşılık, insanların da dahil bulunduğu öteki canlılar gurubu milyonlarca hücreden oluşan bir yapıya sahiptir. Genel olarak,bütün hücrelerin belirli ortak yönleri vardır. Temelde,bunların hepsi "protoplazma" dan oluşur. Protoplazma,belirli bir öz madde,daha doğrusu değişik maddelerin karışımıdır. Bu protoplazma bir zarla çevrelenmiştir. Hayvanlarda, zar ince ve el... Devamı »»»
Bu konuda ilk söylenmesi gereken,otomobilin icadının başka icatlara benzemediğidir. Bu farklılık, belirli bir kimsenin çıkıp da "otomobili tek başıma ben icat ettim" diyemeyeceğinden doğmaktadır. Otomobilin başlangıcından bugünkü mükemmel,gelişmiş durumuna ulaşabilmesi, değişik kişilerin fikirleri ve aşamalarla gerçekleşmiştir. Başlangıç olarak, 1769 yılında Nicholas Cugnot adındaki soylu bir Fransız'ın çalışmalarını esas alabiliriz. Bir makineyle kendiliğinden çalışan (yani insan gücünün uygulanmasına gerek göstermeyen) ilk kara taşıt aracı,söz konusu kimse tarafından tasarlanmıştı. Cugnot,t... Devamı »»»
1822 yılında Fransa'nın Dole adındaki küçük şehrinde doğan Pastör, özellikle "kuduz" a karşı açtığı savaşla, adını bilim tarihine hiç silinmeyecek altın harflerle yazmıştır. Arbois ortaokulunda ve Besançon kollejinde okumuş,sonradan Yüksek Öğretmen Okulu'na girmiştir. Bu yüksekokula giriş imtihanında 15. olduğunu öğrenen Pastör, okula daha layık bir öğrenci niteliğini kazanmak için bir yıl daha beklemiş, sonraki yıl girdiği imtihanda 4.lüğü kazanmıştır. Böylesine bir davranış bile, onun ilme,öğrenime gösterdiği titiz saygının açık seçik belirtisidir. 1848 de stajyer, 1849 yılında doktor olan... Devamı »»»
Dünyanın en değerli yeraltı ham maddelerinden biri olan petrol sadece teknoloji alanında değil, çeşitli konularda insanlığa büyük yararlar sağlamaktadır. Petrol ışık ve ısı sağlamada yararlı olur. Otomobillere, traktörlere,uçak ve gemilere hareket gücü verir. Parafin, benzin, bakım yağları, gres yağı,asfalt ve daha nice yan ürünler petrolden elde edilir. Etan, bütan, propan gibi gaz ürünler,gazyağı,motorin,Diesel mazotu,yakıt yağ,parafin mumu gibi maddeler de petrolden elde edilen yan ürünler arasında da önemli olanlardır. Petrol kelimesi, Latince "kaya yağı" deyiminden gelmektedir. Bilim a... Devamı »»»
Plastik kelimesi, Eski Yunanca'da "şekil vermeye elverişli" anlamına gelen "plastikos" kelimesinden kökenlidir. Yapımında ana ham madde olarak maden kömürü, hava, su, kireçtaşı ve tuz kullanılır. Bunların özel işlemlerle oluşturduğu fenol,benzen,kok,amonyak,oksijen, azot, argon, neon, ksenon,kalsiyum siyamit kostik ve klor gazı gibi aracı maddeler de plastik yapımında kendilerine düşen görev yerine getirirler. Bu açıklamadan anlaşılacağı gibi, plastik, çeşitli elemanların özel işlemlerle ,birbiriyle karıştırılması sonucu ortaya çıkan yapma-suni maddelere verilen genel bir isimdir. Plastik ma... Devamı »»»
Bilim,teknolojinin gelişmesi sayesinde dev adımlarla ilerlemiş bulunuyor. Modern ve çok etkili yeni yeni araştırma, gözlem ve inceleme yöntemlerinin bulunması, bu bakımdan son derece yararlı olmakta. Öyle ki, tabiatın nice şaşırtıcı, şeylerinin benzeri, hatta eşi artık laboratuarlarda gerçekleştirilebiliyor.Buna rağmen,bilim adamlarının henüz yapamadıkları bir madde var. Bu da,bütün bitkilerin ve hayvanların yaşayan temel parçası, canlılığının esası ve özü olan "protoplazma"dır. Bitki olsun hayvan olsun, bütün organizmalar hücrelerden meydana gelmiştir. Hücre sayısı insandaki gibi milyonlarca... Devamı »»»
RADAR deyimi,İngilizce (radyoyla bulma ve yerini tayin etme) kelimelerinin ilk harflerinden meydana gelmiştir. Temel ilkesi radyo kadar eskidir. Modern savaşlarda,habersiz, ani ve sinsi bir şekilde saldırıya geçen düşman uçaklarının, denizaltı gemilerinin fark edilmesi,onlara karşı korunma tedbirleri alıp savunmaya geçilmesi bakımından büyük ölçüde yararlar sağlamaktadır. 1888 yılında,Heinrich Hertz, elektromanyetik dalgaların yansıyabileceğini ileri sürmüş, bunu denemelerle ortaya koymuştu. Nikola Tesla da, radyo dalgalarının "yankı" sına ilişkin uygulamalar yaptı.Başka türlü söylemek gereki... Devamı »»»
Günümüzde,radjroaktivite nedir bilmeyen kimse olabilir ama bu deyimi işitmemiş kimsenin varlığını düşünemiyoruz. Atom bombası denemelerinin radyoaktivite yayılmasına sebep olduğunu artık herkes öğrenmiştir. İnsanlığın yüzyüze olduğu en büyük sorunlardan biri,belki de birincisi ise tehlikeli "radyoaktivite" yayılmasıdır. Bu durumda, "radyoaktivite"nin ne olduğunu,niçin tehlikeli olduğunu öğrenmek zorunluluğu kaçınılmaz bir şeydir. İşe atomla başlayalım. Her cins atom, bir bakıma" güneş sistemi'ni andıran bir yapıya sahiptir. Bu düzende,güneş yerine "nükleus-çekirdek” vardır. Güneşin çevresin... Devamı »»»
Radyum radyoaktif bir elemandır. Bu açıklamanın tam olması için, radyoaktif deyiminin ne anlama geldiğini öğrenelim. Daha önce de açıklamıştık. Elemanlar atomlardan yapılmış, meydana gelmiştir. Atomların çoğu durağandır (sabittir). Yani her geçen yıl değişmez. Fakat en ağır atomların bazıları çözüşür, başka formlara daha doğrusu yapılara dönüşürler. Bu çözülme (parçalanma) "radyoaktivite" diye tanımlanır. Her radyoaktif eleman, belirli değerde bir ışın vererek ayrışır,parçalanır. Verdiği ışınların değeri de, bilinen herhangi bir yöntem uygulanarak hızlandırılamaz, ya da yavaşlatılamaz.Bazı d... Devamı »»»