Eski çağlarda, insanlar günlük hayatlarındaki olay ve olguların çoğunda sihir ve büyünün etkilerine inanırlardı.İyi ürün almak,hayvan sürülerinin çoğalması,düşmanlarına karşı zafer kazanmak, salgın hastalıklardan, tabiat afetlerinden korunmak için sihir ve büyünün yardımına ,yararlılığına sarsılmaz bir inanç beslerlerdi. İlkbahar yani ekim zamanı gelip çattığında, yıldızların gökyüzünde belirli yerlerde ışıdıklarını farketmişlerdi. Buna karşılık, sonbahar yani hasad zamanı geldiğinde,aynı yıldızlar değişik yerlerde ışıldıyorlardı. Bu yüzden, ekinlerin olmasıyla yıldızlar arasında sihirli bir i... Devamı »»»
Saatin insan hayatındaki büyük rolü herkes tarafından bilinen bir gerçektir. Kolumuzda, cebimizde taşıdığımız, masamızın üzerinde bulunan,ya da duvarda asılı saat sayesinde, günün hangi zamanında bulunduğunuzu kestirir ,belirli zamanlarda yapılması gereken şeyler için davranışımızı böylece ayarlarız. Saatin bir başka görevi de,belirli iki olgu arasındaki zaman çizgisini (yani geçen zamanı) tayin etmektir. Taş devrindeki insanlar için zaman ölçüleri gayet basitti. Güneşin doğuşu ve batışı,yıldızların gökyüzünde belirip kaybolmaları, onların ilkel hayatındaki zaman ölçümü için yeterliydi. Toplu... Devamı »»»
Mıknatıs, demir ve çelikten yapılmış şeyleri çeken, serbestçe asıldığı zaman belirli doğrultuyu gösteren bir cisimdir. Gerçekte, nikel ve belirli alaşımlar üzerinde de çekici etkisini gösterir. Mıknatısın batı dillerinde karşılığı olan "magnet" kelimesi, Küçük Asya'da bir zamanlar "Magnesia" diye isimlendirilen bir çevreden gelmektedir.İlk kez, burada yaşayan insanlar belirli bazı siyah taşların demiri çektiğini farketmişlerdi. Bu siyah taşlar "magnetit" adı verilen, gerçekte tabii mıknatıs olan bir tür demir filiziydi. Daha sonraları bir ipin ucunda serbestçe asılan,ya da bir tahta parçası ... Devamı »»»
Bugün tabiatla ilgili herhangi bir soru soracak olsanız ,bunun gerçek ve bilimsel cevabını beklersiniz. Fakat eski zamanlarda insanlar bazı soruları efsanelerle cevaplandırır,tabiattaki bazı olguları gene efsanelerle açıklamaya çalışırlardı. Nitekim eski Yunanlılar da aynı şeyi yapmış, sesle ilgili yankı olayını gerçekten çok ilginç fakat masal olmaktan öteye geçmeyen bir efsaneyle açıklamaya kalkışmışlardı. Bu efsaneye göre bir zamanlar son derece güzel olan bir orman perisi varmış. Adı Echo (Eko) olan bu perinin tek kusuru çok konuşmasıymış. Öyle ki, Tanrıça Hera günün birinde onu cezalandı... Devamı »»»
Alelade su iki hidrojen atomu ile bir oksijen atomundan meydana gelmiştir. Buna karşılık, her hidrojen atomunun merkezinde normal olarak bir proton bulunduğu bilinir. Merkeze (çekirdeğe),herhangi bir elektrik yükü taşımayan atomik bir zerre olan bir nötron eklendiğini düşünelim. Bu durumda atom gene hidrojen atomudur ama ağırlığı artmıştır. Başka türlü söylemek gerekirse, suyun yapısında oksijenle birleşen hidrojen şimdi ağır hidrojendir. Ağır suyun meydana gelmesinde temel unsur olan ağır hidrojen "deuterium" diye tanımlanır. Yukarda belirtildiği gibi, oksijenle birleşerek ağır suyu meydana g... Devamı »»»
Kimyasal nitelikleri dolayısıyla turnusol kağıdının mavi rengini kırmızıya dönüştüren,bileşimindeki hidrojenin yerine maden alarak tuz meydana getiren hidrojenli bileşikler, kimya dilinde "asit" diye tanımlanır. Eskiden, asitler ekşi lezette olmaları, suda çok erimeleri, alkali özelliği gösteren maddelerle işlem yapılınca onların alkali özelliklerini gidermeleri, mavi trunusol kağıdının rengini kırmızıya dönüştürmeleri gibi niteliklerle belirlenirlerdi. Ancak, şap gibi daha birkaç maddenin, asitlikle hiç ilgileri yokken aynı özellikleri taşıdığı farkedildi. Başka türlü söylemek gerekirse,yuka... Devamı »»»
Oluşma ve gelişme yönünde aşamalı (kademeli, adım adım) biçim değiştirme "evrim" diye tanımlanır. Bilimsel anlamda evrim,canlı varlıkların son "hal ve görünüş" leri doğrultusundaki biçim değiştirmelerini inceler. İnsanın kökeni, hayatın nasıl başladığı, şimdiye kadar geçirdiği değişimler hepimizin aklını kurcalayan sorular, daha doğrusu sorunlardır. Genel anlamda evrim ikiye ayrılır: 1-Hayvan ve bitkilerin devamlı şekilde, sistemli olarak biçim değiştirmeleri anlamına ORGANİK evrim. 2-Fiziksel çevrenin şekil almamış maddelerden oluşumu anlamına İNORGANİK evrim. Eski Yunan düşünürleri, Thab... Devamı »»»
Kalp normal düzeninden fazla çarpıyorsa, tıpkı vücud hararetinin yükselmesi gibi bu da bir rahatsızlık belirtisidir. Vücudun herhangi bir yerindeki bozukluğu,hastalığı gösterir. Onun için kalp çarpmalarının titiz bir dikkatle kontrolü gerekir. Kalbin çalışması elektriksel zonklamalarla kontrol edilir. Bu amaçla kullanılan aletin adı da elektrokardiografidir. Bir elektrokardiografi cihazının bağlantıları, elektriksel terminal uçlarından göğsün dış kısmına tesbit edilir. Cihaz çalıştırıldığı zaman, grafik kağıdı rulosu döner ve kalbin her çarpışının bir grafiğin çizgilerini andıran kaydı bu kağ... Devamı »»»
Maden filizi, metal niteliğindeki bir madenin elde edilebildiği bir materyal (madde, malzeme) dir. Metal niteliğindeki madenlerin çoğu, sert kayalar içinde damarlar,külçeler halinde bulunur. Bunlar bazan oksidler ve sülfatlar gibi kimyasal bileşimler yapısındadır. Bazan da aynı filizde nikel,demir ve bakır gibi iki,hatta üç metal maden bir aradadır. Bir metal kullanılır hale getirilmeden önce filizinden ayrıştırılmalıdır. Tarih öncesi insanları, körükleyerek,çok yüksek ısılı ateşlerde metali eriyik (erimiş) halinde filizinden ayrıştırmanın yolunu öğrenmişlerdi. Bu işlem " ergitmedöküm" diye i... Devamı »»»
Başlangıçta ilkel insanı dehşete yakın bir korkuya sürükleyen, sonradan sağladığı çeşitli faydalarıyla onun hizmetine giren ateş,bilimsel açıklamalardan önce uzun süre bir merak ve esrar kaynağı olmuştur.Eski Mısır'da, Eski İran'da ve Hindistan'daki toplumlar ateşe taparlardı. Eski Yunanlılar, ateşin mitolojik bir kahraman olan promele tarafından Tanrılar'ın meskeni durumundaki Olimp Dağlından çalınıp getirildiğine inanıyorlardı. Sonra sonra, yanma olayının esası bilimsel açıklamalarla ortaya kondu. Ateşin, oksijenin havada çok hızlı kimyasal bir birleşme yapmasıyla meydana geldiği anlaşıldı... Devamı »»»