Hemen her hayvanın kendi cinsine has bir zekası vardır. Yaşama şartları, yaşadığı ortam, onun zekasının hazırlayıcı unsurlarıdır. Bir kırlangıcın yuvasını veya bir örümceğin yuvasını yapısındaki titizlik,ustalık, yukarıda söylediğimiz şey için açık bir delil değil midir?.. Bir başka kuşun havadaki manevrası, bir şahinin hücum taktiği, arıların çiçeklerin özünü toplayışı da, aynı konuda ileri sürülebilecek deliller arasındadır. Her hayvan besi maddesini temin, hayatını devam ettirmek, varlığını korumak için başka usullerden medet umar, faydalanır. Bu usulleri buluşu ve gerçekleştirmesi, o hay... Devamı »»»
Yeryüzünde bulunan bütün zehirli yılanlar, yaklaşık olarak 2000'i aşkın cinstedir. Yılanlar gerçekten ilginç, aynı ölçüde de korku verici yaratıklardır. Bu iki nedenle, insanların yılanlara ilişkin inanç ve düşünceleri çok çeşitlidir. Öyle ki , 18-20 metre boyunda yılanların yaşadığına bile inanırlar. Gerçekte, yılanların boyu asla bu uzunluğa varmaz. Bilinen en büyük yılan,boyu 9 ile 11 metre arasındaki Regal Pitonundur. Oturma odanızın boyutlarını ölçmeniz bile,bu yılanın büyüklüğü hakkında bir fikir edinmenize yetecektir . Regal Pitonu, Malaya yarımadası, Burma, Endonezya ve Filipinler'de ... Devamı »»»
İşin aslında,tabiat uzmanları,hangi kuşun daha uzun ömürlü olduğu hususunda bir fikir birliğine varmış değillerdir. Bunun sebebi,bazı vahşi kuşların hayatlarının tam manası ile incelenmemiş olmasıdır. Bazı kimselere göre, kargalar ve kuğular en uzun ömürlü kuşlardır. 100 yıl kadar yaşarlar. Papağanların da 60 yıl yaşadıkları bilinmektedir. 24 yıl yaşayan kanaryalar da mevcuttur... ... Devamı »»»
Bazı hayvanların akıl almaz ölçüde uzun süre yaşadıklarına dair nice söylentiler vardır.Bu söylentilerin çoğu abartılmıştır. Aynı konuda yanıltılara düşmemek için, aşağıda belirteceğimiz gerçekler bilimsel kayıtlardan alınmıştır. Memeli hayvanlar arasında fillerin çok uzun süre yaşadıklarına inanılır. 150, hatta 200 yıl yaşadıkları söylenir. Fakat bu husus asla ispatlanamamıştır. Ender olarak 100 yıl yaşayan fil varsa da,kayıtlara göre bir fil için ölüm yaşı 60 dır. Atlar da fillerle aynı guruba alınabilir. 50 yılı aşkın bir süre yaşayan atlar çoktur. Hipopotam (su aygırı) 41, gergedan 40, a... Devamı »»»
Afrika’nın veya Hindistan’ın, fillerin sürüler halinde yaşadığı bölgeleri, belirli bir mesafeden dürbünlerle gözlenecek olursa, öğle vakti bir fil sürüsünün gölgelik bir yere çekilmiş, ayakta gayet sakin ve hareketsiz durmakta olduklarını fark edersiniz. Bunlar istirahat mi etmektedir? Evet, işin aslı budur. Tam manası ile derin bir uykuya dalmış bulunmaktadırlar. .. Filler gündüzleri ayakta uyurlar. Sirklerde bulunan veya yakalanmış olup da,iş görmekte kullanılan filler,kısa bir zamanda, bizler gibi yatıp uyumayı öğrenirler. Vahşi filin günü, şafakla başlar. Bütün sürü, yavruları da araları... Devamı »»»
İnsanlar yılana karşı daima dehşet ölçüsüne varan bir korku duymuşlardır. Yılanların görünüşü, sinsi, sessiz, beklenmedik bir hızla saldırgan hareketleri, yılan sokmasından nice kimsenin ölmesi, insanların bu korkusunda en büyük kaynaktır. Kayıtlarla bilindiği kadarıyla 2000 den fazla yılan türü vardır. Bunlar toprağın üzerinde, toprağın içinde,suda ve ağaçlarda yaşarlar. Bazı adalar ve kutup bölgeleri hariç ,dünyanın hemen her bölgesinde yılan bulunmaktadır. Zehirli yılanlar,köklerinde zehir torbacıkları bulunan,en tepede açıklıkları olan özel yapıda dişlere sahiptir. Bu dişler üst çenededi... Devamı »»»
Bu soruyla hayvanların birbirleriyle haberleşip haberleşmediklerini,işaretler ya da çeşitli seslerle belirli mesajlar verip vermediklerini kastediyorsak, cevap "EVET" olacaktır. Fakat birbirleriyle konuşup konuşmadıkları söz konusuysa bunun cevabı kocaman bir HAYIR'dır. İnsanlar arasında bile bütün haberleşme, bağlantı sadece kelimeler aracılığıyla değildir. Kızgınlığımızı, sinirlendiğimizi belirtmek için bazı ifadeler vardır. Kaşlarımız çatılır.Yüzümüzün çizgileri gerilir. Herhangi bir şey karşısında kayıtsızlığımızı belirtmek için omuz silkip geçeriz. Başımızı "evet" ya da "hayır" anlamları... Devamı »»»
Bir kedi veya köpek besliyorsanız ,zamanla ona adeta bir insanmış gibi bağlanabilirsiniz. Daha ötesi,bazen onu gerçek bir "insan"mış gibi hissedersiniz. Böyle hissetmenizin sebebi, onun çeşitli ve değişik yollardan bazı şeyleri ifade edebilmesidir. Ağlamak,gülmek gibi insanlara has şeyleri, değişik bir şekilde onda da görmenizdendir. Aslında böyle bir durum söz konusu değildir. Ağlamak ve gülmek,belirli hissi durumları ifade için insanlara has davranışlardır. Hayvanlarda böyle bir şey yoktur. Bazı durumlarda hayvanların da sızlandığını,bununla ilgili,bunu açıklayan sesler çıkardığını biliriz.... Devamı »»»
Piranha, Venezüella'nın orta kesimlerinden kuzey Arjantin'e kadar olan bölgedeki büyük Güney Amerika nehirlerinde yaşayan kıyıcı,son derece tehlikeli bir balıktır. Aslında, Gharacin (Şarakin) diye isimlendirilen tatlı su balığı ailesindendir. 45 santime kadar büyüyebilir ama ,genellikle 32-35 santim arasındadır. Piranha balığının başı büyük, dişleri ustura ağzı keskinliğindedir. Üst çenede testere ağzı görünüşündeki dişler, ağız kapandığı zaman alt çenedeki dişlerin aralıklarına oturur. Dişlerin keskin yüzleri birbirine karşıdır. Böylece,her çift diş küçük birer makas gibi kesme, parçalama gö... Devamı »»»
Bu garip hareketin sırrı, sineğin ayağındaki yer çekimine karşı koyucu hassanın kendisindedir. Bir mikroskop altında inceleyecek olursanız,sineğin ayağının altında yastığımsı,kıllı iki çıkıntının varlığı fark edilir. Bir teoriye göre, sinek, bu çıkıntıyla bastığı yüzeydeki hava basıncını çekmektedir. Fakat havasız bir şişenin içinde de aynı şeyden faydalanması, daha başka bir izah yolunun varolduğunu göstermektedir. Bahis konusu yastıklardaki kıllar, yapışıcı kavanozlar vazifesi görmektedir. Sineği, başaşağı tutmaya yetecek güçte yapışkan bir sıvı çıkarmakta ve sinek orada bulunduğu müddetçe... Devamı »»»