Bizleri ısırdığını söylemekle beraber, sivrisineklerin dişi olmadığını biliriz. Buna karşılık,diş yerine geçen keskin bir uzuvları mevcuttur. Dişi bir sivrisinek, kana susamışlığını, insanların derisine geçen bu keskin uzvuyla tatmin eder. Erkek sivrisineklerin çoğu ise,çiçeklerin, meyvelerin ve bitkilerin sıvımsı özlerini yaşama ortamı yapar. Dişi sivrisinekler, kuşlara, memelilere, balıklara ,kurbağalara, kaplumbağalara, hatta kelebeklere taarruz etmekten, geri kalmaz. Sıcak kanlı her yaratık, onun için bir hedeftir. Bir cins gagayı andıran ısırma azasının her iki yanındaki hissedici unsur... Devamı »»»
Belki aynı sözü siz de kim bilir kaç kez duymuşsunuzdur."Genellikle her türlü yaratığın dişisi erkeğinden daha öldürücü,hiç değilse daha tehlikelidir". Aynı söz sivrisinekler için de söylenebilir. Çünkü sadece dişi sivrisinek kan emer. Dişi sivrisineğin yapısı buna göredir. Keskin,parçalayıcı,gagamsı bir çıkıntısı ve emme borusu vardır.Bir dişi sivrisinek insanı ısırdığı zaman, kanına zehirli bir sıvı şırınga eder. Bu zehirli sıvı da belirli bir acıya ve kaşıntıya sebep olur. Sivrisineğin ısırmasından sonra ikinci derecede rahatsız edici şey, devamlı vızıltısıdır. Sivrisinek için bu vızıltı ç... Devamı »»»
Banyolarımızda ve diğer temizlik işlerinde kullandığımız sünger, aslında bir hayvan cinsinin boynuzumsu bir maddeden iskeletidir. Suyun altında, süngerin yaşadığı yerlerde, bu iskelet, canlı hücrelerin yığınlarıyla kaplanır. Küçük mesamatlardan geçip giden su,bu canlının ihtiyacı olan havayı besiyi sağlar. Bazı süngerlerin yumurtladığı bilinmektedir. Bu yumurtalar,kök salabilecek kadar gelişmeden önce, akıntılara kapılarak suda dolanırlar. İzahlardan da anlaşılacağı üzere, sünger bir bitki değil, bir hayvan gurubudur. ... Devamı »»»
Görünüşleriyle tamamen balıklara benzemelerine rağmen, balinalar ve yunus balıkları tıpkı filler, köpekler ya da kaplanlar gibi memeli hayvanlar türündendir. Vücutlarında dolaşan kan sıcaktır. Yavrularını doğurarak dünyaya getirirler ve onları emzirirler. Fakat bu hayvanların asıl balıklar gibi galsamaları yoktur. Dolayısıyla, soluk almak için sık sık su yüzüne çıkarlar. Büyüklük ve diş yapısı farkları bir yana, yunuslar balinaların hısımı sayılırlar. "Dolfin" diye tanımlanan bir tür yunus balığında başın ön tarafında şekillenen gagamsı çıkıntı öteki yunus balıklarında yoktur. ... Devamı »»»
Kuzey yarımküresindeki ülkelerde yaşayan hayvanların çoğu,kış mevsimlerinde yeteri kadar besin bulamazlar. Bunlardan bazıları yiyeceğin daha bol olduğu ülkelere göç ederler. Bazı balıklar daha derin sulara inerler.Kuşların çoğu sıcak güney ülkelere uçar. Geri kalan hayvanlar da sığınacak uygun bir yer bulur ve kış uykusuna dalar. Kış uykusuna yatan, bütün kış boyunca uyuyan bu hayvanlar sıcak kanlı hayvanlardır. Yağ halinde depo ettikleri enerji, kış boyunca onların hayatta kalmalarını sağlar. Uyku esnasında az enerji harcanacağından, depoladıkları, yağ halindeki enerji yavaş yavaş yanar ve on... Devamı »»»
Genel anlamda "canlı" olarak kabul edilen bitkilerin ortaklaşa en büyük özelliği yeşil renkleridir. Tabii bu durumun istisnaları da vardır ama bitkiler için esas tanımlama unsuru "yeşil olmaları" dır. Bitkilerin bu yeşilliği bütün dünya için büyük bir önem taşır. Çünkü bitkilerdeki yeşil renk verici öz (cevher) madde yani klorofil onların topraktan ve havadan besleyici unsurları edinmelerini mümkün kılar. Bitkilerin klorofil sayesinde bunu yapmaları mümkün olamasaydı, yeryüzünde insanların ve hayvanların varlığı, hayatiyetlerini sürdürmeleri de düşünülemezdi. Beslenmelerini sadece etle yapan ... Devamı »»»
Postundan çok kıymetli kürkler yapılan Çincilla, kemiriciler sınıfından,boyu 25 santim kadar olan küçük bir hayvandır. Daha çok Şili ve Bolivya'da And dağlarının yüksek bölgelerindeki kaya ve kovuklarda yaşar. Uzun kulakları ve çalı gibi bir kuyruğu vardır. Postu ise son dere yumuşak olup gümüşi renktedir. Çinçila'nın postundan yapılan kürkler Avrupa ve Amerika'da çok yüksek fiyata satılır. ... Devamı »»»
Kürkü çok değerli olan gelincikler familyasından bir hayvandır. Avrupa ve Amerika türü olmak üzere iki tip vizon vardır. Vizon yapı itibariyle gelinciğe benzerse de ondan biraz daha iri ve güçlüdür. Gelincik gibi yırtıcı, vahşi ve kana susamış bir hayvandır. Avlanması çok güç olduğundan kürkü çok pahalıdır. Her yıl özel şekilde yetiştirilmiş av ekipleri tarafından bir milyon kadar vizon avlanır. Vizon'un postları usta eller tarafından bir araya getirilip dikilmek suretiyle bütün kadınların gıpta ettikleri vizon kürkler yapılır. ... Devamı »»»
Karada yaşayan hayvanların en büyüğü fil'dir. Yükseklikleri 4-5 metreyi, ağırlıkları 4-5 tonu bulan filler vardır. Filler Afrika ve Asya'nın sıcak bölgelerinde yaşarlar. Eskiden çeşitli cinslerinin yaşadığı bilinen filleri, bugün bilim adamları,Afrika ve Asya fili olarak iki cinse ayırmaktadırlar. Afrika fili'nin başı vücuduna göre çok küçük kulakları ise çok büyüktür. Alnı dışarıya doğru fırlamış durumdadır. Sırtlarında hafif bir kambur vardır.Dişleri Asya fillerinden daha uzun ve daha kıymetlidir. Asya fili, vücut yapısı bakımından Afrika filinden daha küçüktür. Alnı içeriye doğru çökük d... Devamı »»»
Yeryüzünde yaşayan nayvanların sayısı bir milyondan fazladır. Bunların içinde gözle görülmeyecek kadar küçük olanlardan, boyları otuz metreyi bulan Balinalara kadar boy boy hayvan vardır. Yapılan araştırmalardan,bu bir milyonu aşkın hayvanın içinde sadece 45.000 çeşidinin vücudunda iskelet bulunduğu tespit edilmiştir. 800. 000 hayvanın ise üzeri boynuz gibi sert bir kabukla örtülüdür. 100.000 kadar hayvanda ise ne iskelet, ne de üzerlerinde boynuzumsu sert bir kabuk vardır. Bu bir milyondan fazla hayvanın yarısından çoğunda beyin teşekkül etmemiştir. Bilim adamları yıllardır dünyanın dört ... Devamı »»»