Osmanl? padi?ahlar?ndan Selim III. zaman?nda, Yeniçeri oca??ndan ayr? olarak meydana getirilen askeri te?kilat. Avrupadaki askeri ö?retim gere?ince yeti?tirilecek erlerden kurulmak istenen bu ordu. ?lkin Yeniçerilere ba?l? bir s?n?f olarak meydana getirilmi?, Akkada Napoleona kar?? yap?lan sava?larda ba?ar? kazanm??t?r. Fakat, bu yeni askeri te?kilat?n, kendi rahatlar?n? bozaca??n? anlayan Yeniçerilerin 1807 y?l?nda ayaklanarak Selim III. ü tahttan indirmeleri üzerine son bulmu?tur.
Sadece uykumuz gelince mi esneriz? Esneme bula??c? m?d?r? Asl?nda esnemenin ve fizyolojisinin ard?nda yatan gerçek hala tam olarak bilinememektedir.
Önceleri esneme, insan?n yorgun oldu?u zamanlarda kandaki oksijen miktar?n? art?rmak için vücudun yapt??? bir solunum sistemi refleksi olarak dü?ünülüyordu. Yap?lan deneylerin sonucunda, esnemenin, solunum olay?na k?sa bir destek verdi?i, ancak onun önemli bir fonksiyonu olmad??? tespit edilmi?tir.
Hem burnumuzla, hem de a?z?m?zla nefes alabilmemize ra?men, kapal? a??zla esnemek mümkün de?ildir. En çok ve s?k esnemenin oldu?u zaman, sabah uykudan kalkma vaktidir. Ortalama bir esneme 6 saniye sürer.
Sadece insanlar de?il, kediler, ku?lar, fareler ve birçok canl? türü de esner. Ancak farkl? türlerdeki bu davran?? biçimi, ayn? fonksiyona yönelik olabilir mi? Örne?in insanlar?n gülme olarak yapt??? yüzdeki kas hareketi di?er baz? canl?larda korkunun ifadesi olabilmektedir.
Yap?lan ara?t?rmalarda, hayvanlar?n daha çok dikkat gerektiren bir olay? kar??lama s?ras?nda esnedikleri, insanlar?n ise, tersine d?? uyanlarda azalma oldu?unda esnedikleri saptanm??t?r.
Derslerde can? s?k?lan ö?rencilerin de?il de, can? s?k?ld??? halde uyumamaya çal??anlar?n daha çok esnedikleri gözlemlenmi?tir. Bir di?er görü?e göre de, s?nava girecek bir ö?rencinin veya yar??a girecek bir atletin çok esnemesinin sebebi, organizman?n kendini sakinle?tirmesidir.
Esneme de gülme gibi bula??c?d?r. Esneyen ki?inin yüz hatlar?nda meydana gelen ?ekillenmenin, di?er insanlar üzerinde esnemeyi te?vik edici bir etki uyand?rd??? tahmin ediliyor. Yani nas?l yemek yiyen bir insan? görünce ac?k?rsak, onun gibi bir ?ey.
Esnemenin bula??c? oldu?unu ileri süren bir görü?e göre ise ilk insanlardan kalma bir davran?? olarak esnemekteyiz. ?lkel atalar?m?z ak?amlar? ate?in etraf?nda topluca otururken grubun lideri tüm di?lerini göstererek esner, oturumu kapat?r, art?k gecenin ba?lad???, herkesin sabaha kadar yatmas? ve hareket etmemesi gerekti?i sinyalini verirdi. Grubun di?er üyeleri de esneyerek görü? birli?i içinde olduklar?n? beyan ederlerdi.
Günümüzde bu i? için daha kar???k teknolojiler kullan?l?yor. Baba televizyonu uzaktan kumanda ile kapat?p koltu?undan kalk?yor. Bu nedenle günümüzde esnemenin hiçbir faydas? görülmemektedir ve önümüzdeki bir milyon y?l içinde ortadan kalkaca?? san?lmaktad?r.
17. yüzy?lda ya?am?? olan Hezarfen Ahmet Çelebi ilk uçan Türk ve çe?itli bulu?lar?yla ünlü bir bilgindir. Zaten Ahmet Çelebi'ye "Hezarfen" lakab?n?n verilmesi de, bu kelimenin "binbir ?ey bilen" anlam?na gelmesindendir.
17. yüzy?l?n ilk yar?s?nda ya?am?? olan Hezarfen Ahmet Çelebi'nin hayat? ayr?nt?lar?yla bilinmiyor. Bu konuda kesinlikle bilinen, hayat?n?n bir döneminin IV. Murat (1623-1640) zaman?na rastlam?? oldu?udur. Hezarfen Ahmet Çelebi daha yukarda da de?inmi? oldu?umuz gibi çe?itli bulu?lar?yla ünlü,uyan?k, gerçekten bilge bir ki?iydi. ?nsanlar?n çok eski zamanlardan beri en büyük rüyas? olan havalarda uçmak bu hayali gerçekle?tirebilmek, Ahmet Çelebi'nin de zihnini me?gul ediyordu. Bu konuda daha önceki bilginlerin dü?ünce ve çal??malar?n? da incelemi?,bunlardan ne ölçüde yararlanabilece?ini tesbit etmi?ti.
Sonunda kendi haz?rlad??? kanatlar? takarak Galata Kulesi'nin tepesine ç?km??, oradan kendini b?rak?p denizi a?m?? ve Üsküdar'da Do?anc?lar Meydan?na inmi?ti.Bu ba?ar? üzerine Hükümdar IV. Murat onu bir kese alt?nla ödüllendirmi?, fakat böyle bir adam?n tehlikeli olabilece?ini dü?ünerek Ahmet Çelebi'yi Cezair'e sürmü?tü.
Gerçek ne olursa olsun, tarihte ilk uçan Türk Hezarfen Ahmet Çelebi'dir.Ayn? zamanda dünya uçu? tarihinin de öncülerinden biri say?lmas? gerekir.Ahmet Çelebi'nin Cezair'de ne yapt???, sonunun ne oldu?u,bilimsel çal??malar?n? sürdürüp sürdürmedi?i hayat?n?n daha önceki devirleri gibi bilinmiyor. Devrin tarihi belgelerinde de bu duruma ???k tutacak kay?tlara rastlanmam??t?r. Bir söylentiye göre, IV.Murat onu Cezair'e sürmekle de yetinmemi?,sonradan Cezair'e gönderdi?i bir fermanla Hezarfen Ahmet Çelebi'nin öldürülmesini sa?lam??t?r. Ayn? kaynaklar ,IV. Murat'?n Hezarfen Ahmet Çelebi'ye kar?? böyle bir tav?r tak?nmas?n?n büyük bilgini k?skanan sözde saray çevresi bilginlerine,okumu?lar?na,onlar?n k?skançl???na ve baz? ba?naz ki?ilerin olumsuz etkilerine yormaktad?rlar. Hezarfen Ahmet Çelebi'nin kanatlar takarak kendini tepesinden koyuverdi?i Galata Kulesi'nde, onun ad?n? ve gerçekle?tirdi?i i?i belirten, ona adanm?? bir plaka vard?r.
Mardin ilinin merkezi olan ?ehir. Nüfusu 27.399 dur. ?ehir Karacada? ?n Güneydo?uya do?ru uzanan s?rtlar?nda, Mardin kalesinin Güney eteklerinde kurulmu?tur. Kurulu? tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Halife Ömer zaman?nda ?slamlar?n eline geçmi?, Yavuz Sultan Selim zaman?nda Osmanl? s?n?rlar?na kat?lm??t?r.
MARD?N ?L?
Güneydo?u Anadolu Bölgesinde bulunan illerimizden biri. Yüzölçümü 11.594 kilometrekare, nüfusu 353.887 dir. Kuzeyinde Sürt ve Diyarbak?r, Do?usunda Hakkari ve Siirt, Bat?s?nda Urfa illeri bulunmakta, Güneyini Türkiye - Suriye, s?n?r? çevirmektedir. Yüzeyi geni? düzlüklerden ve bu düzlükler içinde yer alan devams?z s?rtlardan ibarettir. ?klimi oldukça serttir. Yazlar çok s?cak, k??lar çok so?uk geçer. Ya??? k?? ve ilkbahar mevsimlerinde olur. Tah?l ekimi ve hayvanc?l?k, halk?n ba?l?ca geçim kayna??d?r.
Kanatlar?n?n alt?na havan?n yapt??? bas?nç dolay?s?yla havada tutunabilmek temeline dayanan uçucu ta??t. 1903 y?l?nda Amerikal? Wright karde?ler taraf?ndan icat edilmi?tir. Uçaklarda esas olan, h?zdan faydalan?larak havan?n direncini artt?rmak, uça??n kendi a??rl???n? da bu dirençten a?a?? dü?ürmektir. Böylece havas? direncinden kurtulabilen çe?itli a??rl?ktaki bu dev kütle havan?n istenilen yüksekliklerine ç?kabilme imkan kazanm?? olur.
Bir uçakta ,ba?l?ca ?u bölümler bulunur.
1- Motor.
2 - Pilot ve yolcu yerleri.
3 - Kanatlar, dümen ve ini? tak?m?.
Motor ,ar? benzinle i?leyen yak?t?n patlama gücünü hareket enerjisi haline getiren bir makinedir. Baz? uçaklar çift motorlu, dört motorlu gibi, Motör motörlerinin say???na göre adland?r?l?r ve ba?l?ca iki k?s?mdan ibarettir: a) Makine b) Pervane, Makine, ben deposundan gelen yak?t? hareket ene si haline çevirir. Bu enerji pervan döndürme?e yarar. Pervane de?i?ik say?da olan kanatlar?, döndükçe havay? geriye do?ru itecek ?ekilde yap?lm??t?r. Bu itme gücü ile kanatlara çarpan hava ak?m?, kanatlar?, dolay?s? ile uça?? havaya kald?r?r. Yeni yap?lm?? olan uçaklarda pervane bulunmamaktad?r. Bunlar tepkili uçak ad? ile an?l?r. Tepkili uçak motorlar?nda, yeni kovanlarda birdenbire yanan bol miktarda yak?t, ans?z?n gaza çevrilir havaya kar??arak uça?? ileri f?rlat?r. Bu, birdenbire yanan yak?t?n verdi?i tepki gücünden pervaneli uçaklar?nkinden pek çoktur.
Pilot ve yolcu yerleri uçakla gövdelerini meydana getirmektedir. Pilot uça?? yönetenlere verilen add?r. Pilotun, uça?? yönetti?i bölümde, uça??n hava bas?nc?n?, çe?itli istasyonlarla temas sa?lamaya gerektirecek düzenekler vard?r. Uça?? yukar? kald?racak a?a?? indirecek çe?itli yönlere sevk edecek düzenekler de bu bölümde bulunur. Bu bölüm pilot kamaras? s?nda pilottan ba?ka makinist ve telsizci de bulunur. Uça??n ön bölümünde olan ve gidi? yönünü bütün çevresi ile görme?e yarayan pilot kamaras?, bir kap? ile yolcular?n bulundu?u yolcu kamara s?na aç?l?r. Yolcu kamaralar?nda gerekti?inde 100 ki?iden fazla yolcuyu alabilecek dev uçaklar yap?lm??t?r.
Kanatlar, uça??n iki taraf?nda uzanan bölümlerdir. Uçak, bunlar?n arac?l??? ile yükselebilir. Kanatlar?n arka bölümlerinde dar ?ekilde düzenlenmi? bir k?s?m, dümen vazifesini görecek ?ekilde ayarlanm??t?r. Bunlar, kanat dümen leridir. Eski uçaklar, tek katl?, çift kanatlar? ihtiva ederlerdi. Bugünkü uçaklar ise, iki tarafta birer kanat olmak üzere tek katl? kanatlardan yap?lmaktad?r. Bugünün uçaklar?nda kanatlar biraz kal?n ve içleri bo?tur. Bu bo?luklarda benzin depolar? bulunur. Motörler de kanatlar üzerine yerle?tirilmi?tir. Dümen, uça??n arkas?nda bulunmaktad?r, türlü türlüdür : a - Yatay dümen, b - Dikey dümen. Yatay dümen, a?a?? yukar? oynat?larak kanat dümenleriyle birlikte uça??n a?a?? - yukar? yönelmesini sa?lar. Dikey dümen, sa?a sola döndürülerek uça??n bu yönlerde dönmesini sa?lar.
?ni? tak?m?, kara uçaklar?nda, gövdesine gizlenen, ancak uçak inece?i zaman meydana ç?kar?lan ön ve arka tekerleklerdir. Deniz uçaklar?nda bu tekerlekler yerine k?zaklar tak?lm??t?r.Uçaklar bir de gördükleri i?e göre çe?itlenir: 1 - Sivil uçaklar, 2 - Askeri uçaklar.Sivil uçaklar, genel olarak yolcu ve ta??t uçaklar?d?r.
Askeri uçaklar ise sava? halinde memleket savunmas?na yarayan sava? araçlar?d?r. Avc? uçaklar?, bomba uçaklar? , ta??t uçaklar? gözcü uçaklar?, diye yapt?klar? i?e göre adland?r?l?rlar.
Bu konuda ilk söylenmesi gereken,otomobilin icad?n?n ba?ka icatlara benzemedi?idir. Bu farkl?l?k, belirli bir kimsenin ç?k?p da "otomobili tek ba??ma ben icat ettim" diyemeyece?inden do?maktad?r. Otomobilin ba?lang?c?ndan bugünkü mükemmel,geli?mi? durumuna ula?abilmesi, de?i?ik ki?ilerin fikirleri ve a?amalarla gerçekle?mi?tir.
Ba?lang?ç olarak, 1769 y?l?nda Nicholas Cugnot ad?ndaki soylu bir Frans?z'?n çal??malar?n? esas alabiliriz. Bir makineyle kendili?inden çal??an (yani insan gücünün uygulanmas?na gerek göstermeyen) ilk kara ta??t arac?,söz konusu kimse taraf?ndan tasarlanm??t?. Cugnot,tasar?s?n? üç tekerlekli ,çok büyük bir buhar kazan?ndan sa?lanan güçle çal??an buhar makineli bir araba ?eklinde gerçekle?tirdi. Bu vas?ta saatte yakla??k olarak 4. 5 kilometre yol alabiliyordu. Her 20 kilometrede bir kazan?n doldurulmas? gerekiyordu.
1789 y?l?nda, Oliver Evans ad?nda bir Amerikal?, kendili?inden hareketli ilk ta??t arac? için ilk Birle?ik Amerika patentini ald?. Bu araç dört tekerlekliydi. Arka taraf?ndaki pedall? tekerlekler, hem karada hem de suda hareket edebilmesini sa?l?yordu. A??rl??? ise 21 tondu.
Bunu izleyen 80 y?l boyunca, ba?ka mucitler de ayn? do?rultudaki çal??malar?n? sürdürdüler. Gerçekle?tirilen tasar?lar?n ço?u buharl?yd?. Ayr?ca birkaç tane de elektrikle çal??an model yap?lm??t?. Bunlarda büyük akümülatörler vard?.
Daha sonra, 1880 y?l?nda, otomobilin bugünkü halini almas?nda esas olan iki icat ortaya kondu. Söz konusu icatlardan biri içten patlamal? motordu. Öteki icat ise pnömatik, ya da havayla dolu tekerlekti.
Benzinle çal??an ilk otomobil,1887 y?l?nda Gottlieb Daimler ad?ndaki bir Alman taraf?ndan yola sürüldü. Birle?ik Amerika'da, Frank ve Charles Duryea ad?nda iki karde? 1892 ve 1893 y?llar?nda benzinle çal??an Amerikan otomobillerini yapt?lar. ?ki karde?in yapt?klar? otomobiller "ats?z araba" diye isimlendirilmi?ti. Gerçekte, bunlar? izleyen bütün ilk dönem Amerikan otomobilleri hemen hemen birbirinin benzeriydi. Kimse tamamen farkl? bir modelde otomobil tasarlamak gere?ini duymam??t?. Bütün yapt?klar?, de?i?ik zaman aralar?yla bir transmisyon kay??? eklemek veya arka tekerleklere hareket sa?lay?c? zincir düzeni uygulamakt?. Ancak sa?laml?k ve rahatl?klar?na da dikkat gösterilmesi sonucu, otomobiller daha güvenilir ta??t arac? olmak, daha iyi yol yapabilmek niteliklerini kazand?lar.
Çok geçmeden, bir zamanlar?n "ats?z arabalar?"n?n zay?f, dayan?ks?z yap?lar?n?n otomobiller için uygun dü?medi?i anla??ld?. Yava? yava?, bugün bildi?imiz otomobil modellerine yakla?an örnekler görülme?e ba?lad?. Motor oturacak yerin alt?ndan ön tarafa al?nd?. Dayan?kl?, sa?lam lastik tekerlekler gerçekle?tirildi. En sonunda, daha kuvvetli iskelet yap? için, çelik kullan?ld?. Böylece,bir zamanlar?n büyük rüyas?-modern-otomobil bir gerçek oldu
Bisikleti tarihin en eski devirlerindeki ilkel örneklerine kadar izleyecek olursak,belki de binlerce y?l önceye, eski M?s?rl?lar zaman?na dönmemiz gerekecektir. Eski M?s?rl?lar?n iki tekerlekli ilkel bir ta??t arac? yapm?? oldu?u tarih kaynaklar?nda belirtilmi?tir. Ayn? kaynaklara göre,bu araç binen kimsenin ayaklar?yla harekete geçiriliyordu.
Ancak bildi?imiz anlamda bisikletin ba?lang?ç tarihi 1817 y?l? olarak kabul edilebilir. Bu tarihte Baron von Drais ad?nda bir Alman,kendi ad?ndan esinlenerek "drazin" ad?n? verdi?i bir makine yapm??t?. Drazin'in iki tekerle?i tahtadan bir çubukla ba?lant?l?yd?. Makineye binen kimse a??rl???n?n bir k?sm?n? önündeki tahta bir dayana?a yasl?yor ve s?ras?yla ayaklar?ndan birini topra?a sürterek bu ilkel arac? hareket ettiriyordu. Ön tekerle?e ekseninden ba?lant?l? bir kol da direksiyon görevini yerine getirmekteydi. Makine çok pahal?ya ç?kt???ndan, "züppelerin at?" diye isimlendirildi. ?ngiltere Kral? IV.George'un büyük zevklerinden biri bu ilkel araca binmekti. Bu araçta pedal olmad??? için binip dola?mak son derece yorucuydu. Ayn? araç 1818 y?l?nda Paris'te de belirli çevrelerde yayg?nla?t?.
1839-1840 y?llar?nda, Kirkpatrick Macmillan ad?nda bir ?skoçyal? bu ilkel arac? esas olarak al?p baz? eklemeler yapt? ve belirli ölçüde geli?tirdi. Macmillan,arka tekerle?in aksine bir cins pedal görevini yapacak olan bir kol eklemi?ti. Bu kol,küçük çocuklar?n günümüzde bindikleri pedal? otomobillerdeki pedallar? and?r?yordu.
1865'de Lallement ad?nda bir Frans?z ön tekerle?e pedallar ekledi. Bu model 20 y?l kadar yayg?n ölçüde tutuldu.Ön tekerle?in büyük olmas? daha h?zl? bir devir sa?l?yordu. Baz? modellerde tekerlekler mübala?al? bir ölçüde büyük oldu?undan bunlar?n üzerinde denge sa?layabilmek gerçekten güçtü. Demir tekerlekler ve a??r tahta yap? dolay?s?yla, bu ilkel bisikletler "kemik sarsan" diye isimlendirilmekteydi. Burada, bisiklet deyiminin ilk kez 1865 y?l?nda kullan?lm?? oldu?unu da özellikle belirtelim. 1868 y?l?nda, tel çubukla hafif metal tekerlekler ve dolgu lastikler kullan?lmaya ba?land?. H.J.Lawson ad?nda bir ?ngiliz, 1874 y?l?nda,arka tekerle?in zincirle hareketini sa?lad?. 1885'de, "Rover Emniyetli Bisikletler" i piyasaya sürdü. Bu modelde tekerlekler e?it büyüklükteydi.Binen kimsenin oturaca?? yer (sele),arka tekerle?e biraz daha yak?nd?. 1888 y?l?nda Doktor Dunlop pnömatik (hava bas?lan) lasti?i buldu. Böylece tekerleklerin hareketi daha düzen kazand? ve bisikletin modernle?mesi,bugünkü haline ula?mas? yolunda bir ad?m daha at?lm?? oldu.
Mu?la iline ba?l? bir ilçe. Yüzölçümü 1.315 kilometrekare, nüfusu 33.386 d?r. Yüzeyi geni?çe bir ova ile bu ovay? çevreleyen dik meyilli yamaç ve s?rtlardan ibarettir. Halk?n ba?l?ca geçim kayna?? m?s?r, tütün ekimidir.Merkezi 3.176 nüfuslu Yata?an kasabas?d?r.
Orta Amerikada bir devlet. Yüzölçümü 148.000 kilometrekare, nüfusu 1.500.000 dir. Cumhuriyetle yönetilir. Ba??ehri Managuad?r. Kuzeyde Honduras, güneyde Kosta Rika, bat?da Büyük Okyanus, do?uda Karayip Denizi ile s?n?rl?d?r.Orta Amerika devletleri aras?nda yüzeyi en az olan devlettir. Ülkenin do?u bölümü ekvator iklimi içindedir. Bat?ya gidildikçe da?l?k alanlar artar. Halk?n önemli bir bölümü tar?mla u?ra??r. Pamuk, muz, tropik bitkileri ba?l?ca gelir kayna??d?r.
1979 Brooklyn do?umlu Aaliyah Dana Haughton, müzisyen bir aileden geliyor. ?lk sahne performans?n? 10 ya??ndayken ?Star Search’ adl? televizyon program?nda ya?ayan Aaliyah, bu ?ov sonras? birkaç televizyon ?ovunda daha yer ald?. Dans e?itimi alan genç ?ark?c?, 1993 senesinde amcas?na ait olan Blackground Records ile anla?arak 1994 senesinde ’Age Ain’t Nothing But A Number
Popüler etiketler
[ k y ] [ çal??ma ] [ mede ] [ lama ] [ ça? ] [ avr ] [ e?e ] [ dü?ün ] [ halk ] [ pan ] [ dil ] [ bel ] [ ney ] [ kap ] [ ret ] [ rat ] [ yay ] [ avu ] [ sab ] [ yün ] [ ???n ] [ ak?m ] [ ulu ] [ koy ] [ ikl ] [ çük ] [ madde ] [ kir ] [ sel ] [ r b ] [ dün ] [ amy ] [ olur ] [ dini ] [ cad ] [ i il ] [ nedi ] [ eski ] [ oda ] [ ali ] [ sa? ] [ üre ] [ çel ] [ da y ] [ bal ] [ ama ] [ kuru ] [ ?kta ] [ s?ra ] [ bat ] [ ütü ] [ emin ] [ n r ] [ tarih ] [ ki?i ] [ tik ] [ k ta ] [ ller ] [ t a ] [ nlar ] [ ilk ] [ ura ] [ nil ] [ kala ] [ düny ] [ a?? ] [ a k ] [ say ] [ mu? ] [ sava ] [ a r ] [ ire ] [ dana ] [ ya? ] [ adlar ] [ lis ] [ s?r ] [ art ] [ dev ] [ mal ] [ meri ] [ aman ] [ ç?? ] [ utu ] [ ak?n ] [ r ya ] [ man ] [ ince ] [ mer ] [ nce ] [ irin ] [ den ] [ am? ] [ boy ] [ gece ] [ ?am ] [ nya ] [ ece ] [ ram ] [ kil ] [ bur ] [ bar ] [ meydan ] [ eli ] [ göz ] [ rmi ] [ türk ] [ a i ] [ çe?it ] [ byt ] [ tas ] [ y?llar ] [ ni? ] [ erik ] [ ang ] [ dere ] [ ren ] [ alma ] [ evre ] [ t?r ] [ en son ] [ rum ] [ lle ] [ sla ] [ as? ] [ çil ] [ oku ] [ hare ] [ cad? ] [ kim ] [ güç ] [ ans ] [ kare ] [ kle ] [ far ] [ ran ] [ a il ] [ oyun ] [ ordu ] [ yrk ] [ metre ] [ yön ] [ dünya ] [ di? ] [ maya ] [ ayy ] [ alt?n ] [ sav ] [ emel ] [ nsan ] [ can ] [ hareket ] [ baz ] [ ünlü ] [ devam ] [ para ] [ ila ] [ ahi ] [ lam ] [ 821 ] [ k s ] [ yeni ] [ ad? ] [ lara ] [ tel ] [ lir ] [ ili ] [ elm ] [ al? ] [ etki ] [ tan ] [ kara ] [ mac ] [ alan ] [ zar ] [ an? ] [ y?l ] [ sind ] [ kaza ] [ faz ] [ orta ] [ k sa ] [ insan ] [ m s ] [ kaz ] [ sonu ] [ deniz ] [ ile ] [ e il ] [ ebe ] [ ölüm ] [ mil ] [ eser ] [ rmak ] [ kat ] [ ini ] [ teri ] [ nüfus ] [ ylan ] [ ati ]