Tarot’un gerçek tarihçesi, t?pk? kartlar?n anlamlar? gibi hemen hemen gizlidir. Bu konuda pek çok aç?klama getirilmeye çal???lsa da, kesin bir bilgi yoktur. Kartlar?n çizimine M.S. 618 tarihinde Çin’de egemen olan Tang hanedan? zaman?ndaki paralar?n örnek al?nd??? zannedilmektedir.
Kartlar yüzy?llar boyu de?i?ik kültürlerde pek çok ?ekle bürünmü?sede, sembolik figürleri de?i?memi?tir.
Dünyay? dola?an Çingeneler sayesinde, Tarotun böylesine yayg?n hale gelmesinin sa?land??? dü?ünülmektedir. Asl?nda Avrupa’da 1550 y?l?na kadar çingeneler belli bir nufüsa eri?ememi?lerdi . Oysa Tarot bir as?r kadar evvel Avrupa’n?n hemen hemen tüm ülkelerinde bilinmekteydi. Böyle dü?ünülecek olursa Tarot’la Çingeneler aras?ndaki ili?ki zay?flamakta fakat iki as?rl?k zaman dilimi içinde Tarot’un yay?lmas? Çingenelerin Avrupa’da görülmeleriyle ayn? zamana denk gelmektedir.
Ba?ka bir aç?klamaya göre ise M.S. 710 y?l?nda ?spanya’ya giren ve 1492′ye kadar burada kalan Araplar?n bu kartlar? Avrupa’ya getirdi?i ?eklindedir. ?spanya’n?n Müslümanlardan Hristiyanlara geçmesi ile sadece bir ?ehirde binlerce kitap Hristiyan alemine devrolmu?tur. Buna ra?men Araplar?n ünlü Binbir gece masallar?’nda Tarot’a rastlanmamas? bu olas?l???da ortadan kald?rmaktad?r.
Bu konuda her ne dü?ünülürse dü?ünülsün, insanlar her zaman gelece?i merak etmi?tir. Gelece?i ö?renmek için her zaman çe?itli yöntemler geli?tirmi? ve zaman zaman bu yöntemlerden yararlanmaya çal??m??t?r. Bu yöntemlerin en tan?nm??? olan Tarot yüzy?llard?r ba?ar?l? sonuçlar vermi?tir. Tarot’tan istenilen fayday? sa?lamak için en önemli ad?m kartlar?n anlamlar?na inanmakt?r. Ya?ad?klar?m?z? ve gelece?i hiç birimiz de?i?tiremeyiz. Fakat kartlara verdi?imiz enerji sayesinde, dan??t???m?z sorulara alaca??m?z cevaplarla merak ettiklerimizi yan?tlayabilir ve yönümüzü çizebiliriz.
Tarot destesi Büyük Arkana (22 kart) ve Küçük Arkana (56 kart) olarak ikiye ayr?l?r.
Büyük arkana özel ve anlaml? durumlar? tan?mlamaktad?r. Romen rakkamlar?yla 0 ve 1-21 olarak numaraland?r?lm??lard?r. Bu destede, Deli, Büyücü, Ba?rahibe, ?mparotiçe, ?mparator, Ba?rahip, A??klar, Sava? Arabas?, Kuvvet, Münzevi, Kader Çark?, Adalet, As?lm?? Adam, Ölüm, Denge, ?eytan , Y?k?lan Kule, Y?ld?z, Ay, Güne?, Uyan?? ve Dünya kartlar? bulunmaktad?r.
Bu kartlar hayattaki derslerin manevi anlamlar?n? gösterir. Kartlar ayr?ca, psikolojik karakterin, maneviyet ya da ruhumuzun farkl? k?s?mlar?n?n tasvirleridir.
Küçük Arkana ise 56 karttan olu?maktad?r. 10 kart Asalar, 10 kart K?l?çlar, 10 kart Kupalar, 10 T?ls?mlar ve geriye kalan 16 kart ise Sarayl? Kartlar?’d?r. Küçük Arkana günlük ya?am?m?zdaki ko?ullar? ve olaylar? anlat?r.
Asalardan olu?an kartlar; ba?ar?, savunma, mücadele etme ve rekabeti anlatmaktad?r. Kupalar; sevgi al??veri?ini ve sevdi?imiz birini çevreleyen olaylar? gösteren hayat?n duygusal yönleriyle ilgilidir. Bu kartlarda hayat?m?z?n ini?, ç?k??lar?n?, ili?kileri, a?k? ve aileyi görürüz. K?l?çlarda ise problemnler ve güçlükler ana temalard?r. T?ls?mlar ise bize hayat?n pratik, gerçekçi maddesel yönünü göstermektedir.
Sözlük anlam? olmayan milletleraras? bir deyim. Bir devletin, k?y?lar?ndaki deniz ticaretini kendi vatanda?lar?n?m kendi bayra??n? ta??yan gemilerde yapma hakk?n? ba???lamas?.Bu hak, ilkin XVI. yüzy?lda ?ngiltere taraf?ndan kullan?lm??t?r. Bu yüzy?lda ?ngiltere, kendi k?y?lar?nda yük ve yolcu ta??ma hakk?n?, yaln?z kendi vatanda?lar?na ve ?ngiliz bayra??n? ta??yan gemilerde yapma hakk?n? tan?m??, ba?ka gemiler ve kimseler için bu hakk? tan?mam??t?r.
Osmanl? ?mparatorlu?u, uzun yüzy?llar böyle bir hakka önem vermemi?, kendi k?y?lar?nda, ba?ka bayrak ta??yan gemilerin ticaret yapabilmelerini, yük ve yolcu ta??yabilmelerini kabul etmi?tir. Kapitülasyonlarla kabotaj imtiyaz?, Türk gemilerinden tamamen al?nm??t?r. Ancak, 1923 y?l?nda imzalanan Lozan Antla?mas? ile, kabotaj imtiyaz? yabanc? gemiler için kald?r?lm??, 1 Temmuz 1926 gününden itibaren de Türk k?y?lar?ndaki kabotaj imtiyaz?, Türk gemilerine tan?nm??t?r. Bugün bizde Deniz Bayram? olarak kutlan?r.
Anakartlar hakk?nda konu?urken hep chipset (yongaseti) kavram?ndan bahsederiz. Bir yongaseti North Bridge (Kuzey Köprüsü) ve South Bridge (Güney Köprüsü) denen iki yongadan olu?ur.
Tipik bir Nortbridge yongas? temel olarak i?lemciden, bellekten ve AGP veriyolundan sorumludur ve bunlar?n kontrolüyle bunlar aras?ndaki veri aktar?m?n? sa?lar. Ancak Northbridge ve Southbridge özellikleri üreticiye ve yongasetine göre farkl?l?k gösterebilir ve bu genellemenin d???na ç?kabilir. Örne?in AMD`nin Hammer serisi i?lemcilerinde bellek kontrolcüsü i?lemciye entegre olaca??ndan bu i?lemciyi destekleyen Northbridge yongalar?nda bellek kontrolcüsü bulunmayacak. Northbridge yongas? fonksiyonlar?ndan dolay? i?lemciye, bellek ve AGP slotlar?na yak?n olmal?d?r (sinyalin geçti?i fiziksel yollar ne kadar k?sa olursa sinyal o kadar temiz ve hatas?z olur) ve bu yüzden de anakart?n üst k?sm?na yerle?tirilir. Zaten ad?ndaki ’North’ kelimesi de buradan gelmektedir.
Southbridge yongas? ise giri? ? ç?k?? birimlerinden, güç yönetiminden, PCI veriyolundan ve USB ile anakarta entegre özelliklerden (ses ve ethernet gibi) sorumludur. Ad?ndaki ’South’ kelimesinin de yine anakarttaki pozisyonundan geldi?ini kolayca tahmin edebilirsiniz.
Üreticilerin yonga setlerini iki parça halinde tasarlamalar? anakart tasar?m?nda esneklik sa?lar. Örne?in USB 2.0 deste?i olmayan bir yongasetine bu deste?i eklemek için bütün yongasetini ba?tan tasarlamak yerine sadece Southbridge yongas?nda de?i?iklik yapmak çok daha kolayd?r. Ayr?ca de?i?ik özelliklerdeki Soutbridge yongalar? kullan?larak de?i?ik kullan?c? gruplar?na hitap etmek mümkün olur ve böylece kullanmayaca??n?z özellikler için bo?una para vermek zorunda kalmazs?n?z.
Bu yaz? pclabs.gen.tr‘den al?nm??t?r.
Mikroplar? inceleyen "Mikrobiyoloji" biliminin bir koludur. Bakterilerle u?ra??r.
Bilindi?i gibi bakteriler,ancak mikroskopla görülebilen ufak ve tek hücreli canl?lard?r. ?lk bulunan bakteriler ince çubuk ?eklinde oldu?undan bunlara eski Yunancada çubuk anlam?na gelen "Bakteria" ad? verilmi?tir.
Bakteriyoloji ilmi mikroskobun icad?ndan sonra do?mu? bu ilim dal?n?n temelini ise Luis Pasteur atm??t?r. 1863 de Davaine'in bakterilerle hastal?klar aras?ndaki ili?kiyi ispatlamas?,bu ilim dal?n?n önemini artt?rarak t?bb?n en büyük yard?mc?s? haline getirmi?tir.
Bir tak?m bakteriler,insan ya?am? için son derece gereklidir. Ancak insan sa?l???n? ve ya?am?m tehtit eden zararl? bakteriler bulundu?unu da unutmamak laz?md?r.
?nsanlar?n yüzde 10'nun,allerjik bir bünyeye sahip oldu?u dü?ünülecek olursa, allerji'nin ne büyük bir dert oldu?u kolayca ortaya ç?kar.
T?b'da allerji normal insanlar için zarars?z olan de?i?ik maddelere kar??,baz? kimselerin gösterdi?i a??r? duyarl?l?k olarak tan?mlan?r.
Allerjiye sebep olan maddeler saymakla bitmeyecek kadar çoktur. Örne?in: çe?itli yiyecekler,evcil hayvanlar, plastik veya lastik e?yalar, madenler, de?i?en hava ?artlar? allerjiye, sebep olan ?eylerin sadece bir k?sm?d?r. Hatta duygusal nedenlerin de allerjiye sebep oldu?u bir gerçektir.
Allerji kal?t?m yolu ile geçer. Allerjisi olan?n, anne veya babas?nda yoksa bile,dedelerinde allerji oldu?u yap?lan tetkiklerden anla??lm??t?r.
Her bünyenin allerji duydu?u ?ey de?i?iktir. Örne?in: kimi ku?tüyüne kar?? duyarl?d?r,kimi yumurtaya veya bal??a.
Allerjiye sebep olar? ?eylerin çoklu?u gibi, allerji çe?itleri de çoktur. Bunlardan en çok rastlananlar?, saman nezlesi , ekzema,ürtiker,çe?itli deri hastal?klar? ast?m ve migrendir.
Baz? hallerde allerjiye hangi maddenin sebep oldu?unu bulmak çok güçtür.
Allerjik bünyeye sahip olanlar?n hangi maddeye kar?? a??r? duyarl?l?k gösterdiklerini,deneylerle bulup o maddeden mümkün oldu?u kadar uzak durmalar? laz?md?r.
Son zamanlarda Allerji için yeni baz? ilaçlar bulunmu?tur.Bunlardan en etkili olanlar?,antihistaminiklerdir. Ancak, antihistaminikler,isersemlik,durgunluk gibi tesirler gösterdi?inden, mutlaka bir doktor kontrolü alt?nda kullan?lmal?d?r. Allerjilerin en s?k?nt? vereni ast?md?r. Yak?n tarihe kadar ast?ma sebep olan maddenin ne oldu?u bilinmiyordu. 1967 y?l?nda ast?ma (Dermaphagoides pteronyssinus ) ad? verilen çok küçük bir böcekle,bu böce?in d??k?lar?n?n sebep oldu?u ortaya konmu?tur. Evlerimizdeki tozlar?n içinde ya?ayan ve gözle görülmeyecek kadar küyük olan bu böcekler solunum yolu ile ci?erlere kadar ula?makta ve çiçek tozlar?n?n sebep oldu?u saman nezlesi gibi, ci?erlerde bir ba????kl?k yaratmaktad?r.
Me?e a?ac?na insanlar?n ruhani bir de?er vermesi çok eskilere dayan?r. A?ac?n yüksekli?i ve sa?laml??? nedeni ile baz? güçlere sahip oldu?una inan?l?yordu. Tahtaya vurma inanc? dünyan?n apayr? iki yerinde birbirinden ba??ms?z olarak geli?ti. Önce milattan önce 2000'li y?llarda Kuzey Amerika yerlilerinde, sonra da Ege'de Helen uygarl???nda.
Her iki kültür de me?e a?ac?na çok s?k y?ld?r?m dü?tü?ünü gözlemlemi?ti. Amerika yerlileri me?enin, Tanr?n?n y?ld?r?mla yeryüzüne inip üzerinde oturdu?u yer oldu?una, Helenler ise Y?ld?r?m Tanr?s? oldu?una inanm??lard?.
Kuzey Amerika yerlileri bu bat?l inanc? bir ad?m daha ileri götürdüler. Bu a?ac?n köküne vurarak, ileride ba?lar?na gelebilecek tehlikelere ve ?ans?zl?klara kar?? Tanr? ile temasa geçtiklerine inan?yorlar ve ondan kendilerini korumas?n? istiyorlard?.
Ortaça?da ise H?ristiyan din adamlar? bu inanc? kendi devirlerine ta??d?lar. Onlara göre bu inan???n temelinde Hz. ?sa'n?n tahta bir çarm?hta öldürülmesi yat?yordu. Hatta Avrupa'n?n her katedralinde orijinal tahta haç?n küçük bir parças?n?n bulundu?una inan?l?yordu. Bu tahtaya vurmak ise "Tanr?m dua ve isteklerimi gerçekle?tir" anlam?na geliyordu.
Bu arada di?er kültürlerde inan??taki tahta ayn? kald? ama cinsi biraz de?i?ti. Amerika yerlileri ve Helen medeniyetinin a?ac? me?e iken, M?s?rl?lar incir a?ac?n?, Almanlar di?buda?? tercih ettiler. Hollandal?lar ise a?ac?n cinsine önem vermediler. Boyas?z ve cilas?z olmas? onlar için yeterliydi.
Amerikal?lar?n tahtaya vurma inanc?n?n kökeni ne gariptir ki Amerikan yerlilerine dayanm?yor. Romal?lar devrinde Avrupa'da iyice yayg?nla?an eski Helen inanc?n?n bir parças? olarak Amerikal?lar tahtaya vuruyorlar.
Ba??m?za gelebilecek kötü ?eyleri savu?turmak için tahtaya vurma inanc? hala devam ediyor ama uygulama alan? çok darald?. Her taraf plastik ve laminat dolu. Si/ en iyisi yan?n?zda daima bir küçük tahta parças? bulundurun. Me?e a?ac?ndan olursa daha da iyi olur!
Belirli yüz ölçümünde bir araziniz varsa ve yabanc?lar?n bu araziye girmelerini önlemek istiyorsan?z,bunun çevresine bir duvar çekme?i dü?ünmez misiniz?
Eski Çin'de de,yabanc?lar?n giri?lerini kontrol,özellikle istilac?lar? önlemek amac?yla, ?ehirlerin çevresine böyle bir duvar çekilirdi.
?sa'dan önce 221 y?l?nda,Çin tarihinin büyük imparatorlar?ndan biri, Çinin ayr? bölgelerini tek bir ülke olarak,birim imparatorlu?un s?n?rlar? içinde kalmacas?na birle?tirdi.Bu imparatorun ad? Shih Huang Ti'ydi. Fakat imparatorlu?un kuzeyinde,gözün alabildi?ine uzan?p giden çöllük bölgede sava?ç?, ak?nc? topluluklar vard?r .?mparator Shih Huang Ti, bunlar?n yeni imparatorluk için tehlikeli olabileceklerini dü?ündü. Çinin kuzey kesimlerini bunlara kar?? koruyacak, ak?nc?lar? durduracak uzun ve çok yüksek bir duvar?n yap?lmas?n? önerdi.
Gerçekten akl?n almayaca?? ölçüde bir proje olan bu duvar 15 salda tamamland?.Sonradan yer yer uzatmalar yap?ld?. Çe?itli nedenlerle zarar gören,y?k?lan yerler birkaç kez onar?ld?. Her ?eye ra?men, o zamandan beri öylece durmaktad?r.
?mparator bu duvar? yapt?rmakla dü?üncesini gerçekle?tirebilmi? miydi acaba? Tarih bunun cevab?n? "hay?r? diye veriyor. Ak?nc?lar?, Çini istila etmeyi dü?ünenleri durdurabilmek için bu duvar yeterli de?ildi. Üstelik, duvar?n baz? yerlerinde zaman zaman onar?m gerekiyordu. Mo?ollar da bu gedikleri kollayarak Çin içine ak?nlardan geri kalm?yorlard? Daha ötesi, Çinliler de duvar?n içinde ya?amakla yetinmiyorlard?. Pirinç ekmek için duvar d???na ç?kmalar? ?artt?.
Ne olursa olsun,büyük Çin ?eddi o günden bu yana Çin ve Mo?ol kültürleri aras?nda keskin bir çizgi,ayr?l?k belirten bir s?n?r niteli?ini sürdürmektedir.
Büyük Çin ?eddi dünya üzerindeki en uzun duvard?r. Bütünüyle 1500 mil uzunlu?u a?ar. Bir savunma duvar? olmas? nedeniyle,bo?azlar?,aç?kl?klar? örtecek, yüksek tepelerin yamaçlar?na yaslanacak ?ekilde tasarlanm??t?r. Yüksekli?i 4.5 metre ile 10 metre aras?nda de?i?ir. Ta?,toprak ve özel yap?da tu?ladan örülmü?tür. Duvar boyunca üzerinde yakla??k olarak 4 metre geni?li?inde bir yol vard?r.
Serbest Cumhuriyet F?rkas?; 12 A?ustos 1930 tarihinde Fethi Bey (Okyar) taraf?ndan kurulan ve 18 Aral?k 1930 tarihinde kendi kendini fesheden siyasi parti. Serbest Cumhuriyet F?rkas? Türkiye Cumhuriyeti rejimi içinde, çok partili rejimin ikinci defa kurulmas? te?ebbüsünü ifade eder (Birinci Terakkiperver Cumhuriyet F?rkas?d?r) Türkiye Cumhuriyeti Cumhurba?kan? Gazi Mustafa Kemal Pa?a (Atatürk) ile eski Ba?bakanlardan Paris büyükelçisi Ali Fethi Bey (Okyar) aras?nda yaz?lan mektuplardan sonra resmen kurulmu?tur. K?sa bir zamanda Cumhuriyet Halk Partisine kar?? bir muhalefet partisi olarak büyük geli?me kazanan serbest Cumhuriyet F?rkas? kurulu?undaki Cumhuriyet ve Devrimleri benimseyen amaçlar?na ra?men gericilik taraftarlar?n?n kat?ld??? bir siyasi kurulu? haline gelmi?; kurulu?una izin verildi?i halde, bu davran?? kar??s?nda Atatürkün de Serbest Cumhuriyet F?rkas?na kar?? bir tav?r tak?nmas?n? do?urmu?, kurulu?undan pek k?sa bir süre sonra kendi kendini feshetmi?tir.
Güzel kokulu bir bitki. Gölgelik sulak yerlerde yeti?ir. Yapraklar? bile?ik, çiçekleri de bile?ik, ?emsiye biçimindedir. Küçük, ince dilimli ye?il yapraklar?, tat vermek için yemeklere kat?l?r. Kökünden, meyvelerinden da ho? kokulu bir ya? ç?kar?l?r.
Baz? kaynaklara göre "meh-i ter" yani "yeni do?mu? ay" anlam?na gelen ve Farsça'dan bozma bir kelime olan "mehter", Osmanl?lar devrinde "askeri m?z?ka" ya verilen isimdir. Buna kar??l?k,daha güvenilir kaynaklarda, kelimenin asl?n?n "büyük" anlam?na "Meh" ve büyükleme, yüceltme edat? "ter" den olu?tu?unda fikir birli?i etmektedirler.
Yukarda de?inmi? oldu?umuz gibi, Osmanl?lar devrinde askeri m?z?kaya "Mehter Tak?m?",bunun fertlerine"Mehter", örgütün bütününe de "Mehterhane" ad? verilirdi. Eski Türk devletlerinin hepsinde esas oldu?u üzere,Osmanl? Devletinde de,askeri m?z?ka "ba??ms?zl?k" belirtilerinden say?l?rd?. Ayn? gelenek, Müslümanl??? kabul eden Türkler'den Abbasîler'e, onlardan da ba?ka ?slam devletlerine geçmi?tir.
Selçuklu devletlerinde,atabeyler, ?ehzadeler ad?na mehter çald?rmak hakk?na sahipti.
Yeniçeriler'in bir s?n?f? taraf?ndan yönetilen Mehter örgütü.IL Mahmut'un 1826 tarihinde Yeniçeriler'i ortadan kald?r-mas?yla birlikte tarihe kar??m??, bunun yerine Avrupa tarz? askerf bando kurulmu?tu. Daha sonra, Ahmet Muhtar Pa?a, Mehterhane*yi yeniden kurmak girisiminde bulundu. Fakat bu giri?im geçici oldu. Ancak 1953 y?l?nda ?stanbul'un Türkler taraf?ndan al?nmas?n?n 500. y?ldönümünde Mehter Tak?m? yeniden kuruldu.
Osmanl? ?mparatorlu?u döneminde Mehter örgütü büyük, bir önem ta??rd?. ?stanbul'da 300 ki?ilik bir Mehterhane vard?. Önceleri say?s? s?n?rl? müzik aletlerinden kurulu Mehter Tak?m? sonradan geni?letildi.
Fatih devrinden sonra, Mehterhaneler'de 8 zilden(zil çalan), l zilzenba??, 8 nekkare çalan,bir nekkarezenba??, 8 boruzen(boru çalan), l boruzenba??, 8 tabl?zen, l tabl?zenba?? ve maiyetinde 9 çavu? bulunan l iço?lanba?? düzeni esast?.
Mehter Tak?m?, zamanla sadece saraya ve orduya ait olmaktan ç?kt?. Her vezirin dairesinde bir mehterhane bulundurmak "gelenek" halini ald?.
Vezir mehter tak?mlar?,ikindi ve yats? namazlar? k?l?nd?ktan sonra,günde iki kez çalarlard?. Bunun d???nda, her ikindi vakti vezir'e dilekçe verilmesi törerinde de mehter tak?m? görev al?rd?. ?ço?lanba??:
"Vak-i sürür ve safa mehterba??,hey heeey," diye ba??r?r,elinde zurnas?yla mehterba?? vezir odas?n?n önüne gelip temenna ederdi. ?ço?lanba?? da tekrar:
"Esbab-? hacat ve arzuhal sahipleri var m??" diye ba??r?r, dilekçe vermek isteyenlerin dilekçeleri ellerinden al?narak vezir'e sunulurdu.
Mehter tak?m?,duru? halindeki çalmalar?nda yar?may ?eklinde dizilirdi. Davul,zurna ve zil çalanlar ayakta dururlar, nekkare çalanlar ba?da? kurup yere otururlard?.Mehter susunca,"gülbank" yani hep bir a??zdan dua ba?lard?:
"Eli kan, k?l?c? kan, sinesi üryan, ci?eri püryan, ?ehadet meydan?nda Allah yoluna revan, gaza-y? ?ühedayacemal-i hak görünür ?yan (ayan), kahr?m?z, gazab?m?z dü?mana ziyan, yarahman."
Popüler etiketler
[ dren ] [ rat ] [ bili ] [ ya? ] [ a k ] [ hayvan ] [ iline ] [ dük ] [ oda ] [ etki ] [ ali ] [ ile ] [ dini ] [ kir ] [ top ] [ u?ur ] [ di? ] [ gün ] [ hare ] [ alma ] [ tik ] [ cad ] [ amy ] [ orta ] [ k y ] [ lke ] [ eli ] [ a il ] [ man ] [ aml ] [ dil ] [ çeki ] [ mar ] [ maya ] [ kap ] [ akü ] [ kara ] [ emi ] [ pan ] [ syra ] [ rler ] [ ini ] [ ylan ] [ mu? ] [ s?r ] [ nlar ] [ k?l ] [ y?l ] [ yay ] [ ilk ] [ her ] [ ker ] [ lek ] [ oku ] [ i il ] [ lir ] [ erk ] [ ast ] [ can ] [ a?ar ] [ bulu ] [ ad? ] [ kül ] [ am?n ] [ lara ] [ ray ] [ arda ] [ düzen ] [ bar ] [ e ya ] [ kis ] [ ki?i ] [ ikl ] [ ece ] [ mac ] [ zaman ] [ adlar ] [ ?rk ] [ al? ] [ tay ] [ baz ] [ dü?ün ] [ rik ] [ yer ] [ yaz? ] [ göster ] [ nak ] [ ak?m ] [ bat ] [ meri ] [ har ] [ ren ] [ etin ] [ teri ] [ sonu ] [ imi ] [ ykta ] [ ist ] [ kuru ] [ e?e ] [ an? ] [ reti ] [ tre ] [ n r ] [ k?m ] [ kare ] [ 821 ] [ ???n ] [ eti ] [ ser ] [ rum ] [ göz ] [ dev ] [ madde ] [ kilometre ] [ sla ] [ ura ] [ par ] [ alt ] [ araf ] [ has ] [ yön ] [ let ] [ ben ] [ ila ] [ eri ] [ tak ] [ kat ] [ kle ] [ aç? ] [ yun ] [ ebe ] [ arm ] [ aras ] [ avr ] [ ayna ] [ ince ] [ yrk ] [ mik ] [ elik ] [ bul ] [ bal ] [ lis ] [ r ya ] [ sava? ] [ süre ] [ med ] [ deri ] [ ekim ] [ lym ] [ ata ] [ mil ] [ akl ] [ linde ] [ ang ] [ kala ] [ am? ] [ sava ] [ rmi ] [ boy ] [ areket ] [ rad ] [ kler ] [ edi ] [ zar ] [ a?? ] [ ar? ] [ a?k ] [ nem ] [ anan ] [ hat ] [ altyn ] [ dam ] [ t a ] [ kazan ] [ çil ] [ bel ] [ e e ] [ ire ] [ t?r ] [ e?in ] [ devam ] [ sal ] [ üre ] [ nil ] [ atl ] [ yeri ] [ genel ] [ olo ] [ rol ] [ inci ] [ dün ] [ alar ] [ oyun ] [ ney ] [ çel ] [ sar ] [ asa ] [ lama ] [ e il ]