Elinizi bir mum alevine dokundurduğunuz zaman, şöyle bir irkilir, hemen geri çekersiniz. Bu arada elinizi geri çekmeyi düşünmezsiniz bile, otomatik bir hareketle bunu kendiliğinden yaparsınız. Bu otomatik, kendinden hareket bir " refleks hareket" olarak tanımlanır. Refleks hareketinde,sinir uyarımı özel bir yoldandır. Bu yol "refleks arkı" diye isimlendirilir. Sıcak sobaya dokunma olayında, uyarı deriden,sıcak sobayla temas ettiği noktadan gelmiş ve omurilikte ulaşacağı yere kadar duyusal bir sinir örgüsüyle taşınmıştır. Uyarı burada yeni bir uyarı oluşturur. Bu uyarı da,omurilikten kol kasla... Devamı »»»
Üç çeşit renk körlüğü vardır. Bunlardan bir kısmı, bizim normal olarak gördüğümüz kırmızı ve yeşil renkleri görmezler. Bir kısmı ise sarı ve mavi renkleri görmezler, bütün olarak renk körlüğüne müptela kimseler ise,bunlar derecesinde yaygın değildir. Bu derdin kurbanları, genel olarak hiç bir rengi görmezler. Onlar için dünya,açıklı koyulu gölgelerden, koyu grilerden,sinemadaki siyah beyazı andıran şekillerden, çizgilerden ibarettir.. . ... Devamı »»»
Üst çene kemiğinde ve alnın sağlı sollu iki yanında bulunan kemik boşluklarına, sinüs (cep) denir.Sinüzlerin iltihaplanmasına ise sinüzit adı verilir. Sinüsler, gayet ufak deliklerle burun boşluğuna açılır. Sinüzlerin iltihaplanması ile şişme olur ve delikler tıkanır. Bu durum şiddetli baş ağrılarına yol açar.Bazen bu ağrılar dayanılmaz hal alır. Zaman zaman burundan koyu,kokulu ve cerahatli akıntı gelir. Sinüzit,basit bir hastalık gibi görünürse de tehlikeli ihtilatlara yol açabilir. Antibiyotikler,burun damlaları ile netice alınmayan vakalarda cerrahi müdahaleye başvurulur. ... Devamı »»»
Uyku hastalığına tutulan kimselerin, günlerce ,haftalarca, hatta aylarca uyku halinde kaldığını belki duymuşsunuzdur.Böyle bir durumda beslenme, vücut için gerekli hareketlilik olmayacağından, hasta bir süre sonra güç ve dayanıklılığını kaybedecek,ölüm hali gelip çatacaktır. Bazı tropik bölgelerde,özellikle Afrika'nın belirli kesimlerinde gerçek bir tehlike niteliği taşıyan uyku hastalığı sadece insanlarda değil, hayvanlarda da görülür. Uyku hastalığını,böceklerin çift kanatlılar sınıfından "Çeçe sineği" aşılar. Karasinekten biraz büyükçe olan Çeçe sineğinin bulunduğu çevrede,at, sığır,inek ... Devamı »»»
Tabiattaki bir kısım bitkilerden sağlanarak özel işlemlerle hazırlanan veya sentetik olarak elde edilen belirli bazı maddeler, sinir sistemi üzerinde olumsuz ve giderek şiddetlenen etkiler gösterirler. Duyuları azaltır,güç süz kılar, ya da tamamen yok ederler. Gösterdikleri etkinin şiddetlenmesine paralel olarak, bunlara karşı duyulan ihtiyaç da artar. Zamanla bir alışkanlık halini alır. İşte bu tür maddelerin hepsi birden "uyuşturucu madde" diye genel bir tanımlamanın sınırlarına girer. Bazı kimseler haklı olarak alkollü içkileri ve tütünü de bunların arasına katmaktaysa da,biz daha titiz bi... Devamı »»»
"Vita" kelimesinin anlamı "hayat" demektir. Vitaminler ise hayatı devamlı kılmak, sürdürmek için gereken özler (cevherler) dir. Bu özler bitkiler veya hayvanlar tarafından , meydana getirilmiş olabilir. Esas olan, bunların küçük ve yeterli miktarlarla vücuda sağlanması, canlılık, hayatiyet durumunun böylece sürdürülmesidir. 19. yüzyılın sonlarına kadar, "skorpit" denilen garip ve tehlikeli bir hastalık uzun seferler yapan gemicilerin sağlık durumunu tehlikeye düşürüyor,hatta ölümlerine sebep oluyordu. 18. yüzyılın sonlarında,yaş ve taze meyvelerin,belirli sebzelerin yenmesiyle bu hastalığın ö... Devamı »»»
Yorgunluk bir nevi "zehirlenme" sayılabilir. Çalışmaktan yorulan adale "laktik asid" meydana getirir. Yorgun bir adaledeki laktik asidi giderebilirsek,o adale derhal çalışabilecek duruma gelecektir. Günlük hayatımız boyunca, yorulan adalelerimizin meydana getirdiği laktik asidle "kendimizi zehirleriz". Bundan başka adalelerin çalışmaları esnasında vücudun oluşturduğu başka "yorgunluk toksinleri" daha vardır. Kan dolaşımı esnasında bu yorgunluk toksinleri vücudun her tarafına taşınır. Dolayısıyla sadece adalelerde yorgunluk hissetmekle kalmaz,bütün vücudumuzla yoruluruz. Bu yorgunlukda en büy... Devamı »»»
İnsan vücudu gibi, canlı bir organizmanın, kendini bulaşıcı haftalıklara karşı savunmak ve onlara baskın gelmek için yararlandığı bir kuvvet vardır. Bu direnme kuvveti "bağışıklık" diye isimlendirilir. Bulaşıcı hastalıklara karşı korunmada esas, vücudun bu tür bir bağışıklık kazanmasını sağlamak, buna yardım etmektir. Virüslerin sebep olduğu hastalıklarda, bağışıklık hastalığı bir kez geçirmekle kazanılır. Başka türlü söylemek gerekirse hastalığı geçiren bir kimse o hastalığa karşı artık "bağışıklık" kazanmış durumdadır. Kızamık, suçiçeği, vs. gibi hastalıklar bu tür hastalıklar arasında sayıl... Devamı »»»
Etkili tedavi yöntemleri uygulanıncaya, tam anlamıyla kontrol altına alınıncaya kadar,her yıl dünyanın çeşitli bölgelerinde malarya yüzünden binlerce, onbinlerce insan ölürdü. Bu hastalık özellikle tropik bölgelerdeki ülkelerde yaygındı. Ansızın bütün vücudu titreten bir ürpermeyle beliren malarya nöbetlerinde sonradan ateş yükselir. Hasta son derece halsiz düşer. Hastalığın tedavisinde en etkin ilaç kinindir. Sör Ronald Ross,1898 yılında,malarya hastalığına belirli bir cins sivrisineğin ısırmasının sebep olduğunu bulmuştur. Hastalık bizde "sıtma" diye bilinir. ... Devamı »»»
Çok yaygın ölçüde rastlanan bir göz hastalığı olan astigmatizmin üç cinsi vardır: 1- Göz merceği ışık eksenine dik olmaz. Merceğin yukarı ucu dışa ve öne doğru eğiktir. 2- Görme ekseni ile göz ekseni arasında 3-7 derecelik bir açı vardır. 3- Kornea tabakasının eğikliği her yönde aynı derecede değildir. Astigmatı olan kimse,yatay ve dikey çizgileri aynı netlikte göremez. Bu da, yukarda belirtildiği gibi göz merceği yüzeylerinin her tarafta eşit derecede yassılaşmayıp, görüntünün şeklini bozmasının sonucudur. Astigmattık, miyop veya hipermetrop gibi çok önemli bir göz bozukluğu değildir. Mu... Devamı »»»