Bilim Ve Teknik Canlılar Din Edebiyat Genel İnsan Ve İnsan Sağlığı Mimari Mitoloji Müzik Önemli Bölgeler Sanat Tarih Toplum Ve Toplum Yapısı Yeryüzü Ve Dünya

Turgutlu

Manisa iline ba?l? bir ilçe. Yüzölçümü 876 kilometrekare, nüfusu 63,461 dir. Yüzeyi ormanl?klarla kapl? da? yamaçlar?ndan verimli geni? oval?k alanlardan ibarettir. Tar?m, ba?l?ca geçim kayna??d?r. Merkezi 31.459 nüfuslu Turgutlu kasabas?d?r.

Rh Faktörü Nedir?

?nsanlar?n yüzde seksen be?inin kan?nda (RH) denilen bir madde mevcuttur.

T?bda,bu madde bulunanlar?n kan?na (RH pozetif),bulunmayanlar?n kan?na ise (RH Negatif) denir.

Bütün bat? ülkelerinde evlenmeye karar veren çiftler,her?eyden önce kanlar?ndaki (RH) faktörünü inceletirler.

Zira (RH pozitif) kana sahip bir erkekle (RH negatif) kan? olan bir kad?n?n evlenmesi sonucunda dünyaya gelecek çocuklar?n do?umdan sonra derhal kanlar? de?i?tirilmezse ya?ama ?anslar? çok azd?r.

(RH pozitif) kana sahip bir erke?in (RH negatif) kan? bulunan bir kad?nla evlenmesi sonucunda do?acak çocuklarda, genellikle do?umdan hemen sonra, sar?l?k,dalak ve karaci?er büyümesi ve en tehlikelisi de yayg?n ödem görülür. Çocu?un hayat? için ciddi tehlike gösteren bu durumun, giderilmesi, ancak derhal kan de?i?imi yap?lmas? ile mümkündür.

1939 y?l?na kadar kandaki (RH) faktörü bilinmedi?inden yeni do?an çocuklarda ölüm oran? çok yüksekti.

Landsteiner ve Wiener'in 1939 y?l?nda kandaki (RH) faktörünü bulmas?,yeni do?an çocuklardaki ölüm oran?n? dü?ürdü?ü gibi,kan naklinin tehlikelerini de ortadan kald?rm??t?r.



Siyasi Partiler

Hükümet idaresini yani genel bir deyimle, siyasi iktidar? ellerine almak ve devletin iç ve d?? i?lerini kendi ilkeleri ve dü?üncelerine göre yönetmek amac?yla kurulmu? olan derneklerdir. Bu amaçlar? ile siyasi partiler derneklerden ve i?çi birliklerinden ayr?l?rlar. Siyasi partiler ,bir devletin yönetimi için gerekli genel prensiplerde, o ülkenin çe?itli siyasi, ekonomik ve sosyal bünyesinin düzeltilmesinde, hemen hemen ayn? dü?üncelere ve inan??lara sahip olan kimselerin kat?lmas?yla kurulur. Bunlar?n, geni? kalk topluluklar? taraf?ndan benimsendi?i sürece de ya?ama imkan?n? bulmu?tur.

Fakat ,bu benimsenme i?i ve siyasi partilerin var olabilmesi, ancak halk egemenli?ini kabul etmi? rejimler içindir. Ancak böyle rejimlerdedir ki, siyasi partiler ya?ar ve geli?irler. Otoriter rejimlerde bu durum görülmez.

Bir ülkede, iki ya da daha çok siyasi partinin kurulmu? olmas? halinde, bunlardan ancak biri, millet oyunun verdi?i ço?unluk oran?na göre, belirli süreler için iktidara gelir ve hükümet kurar. Öbür parti ya da partiler, bu hükümet partisi nin karg?s?nda muhalefet görevini üzerlerine al?rlar. Seçimlerin meydana getirdi?i sonuçlar, baz? durumlarda, hükümet kurma i?inin yaln?z bir partiye de?il, iki ya da daha çok partide, birlikte olmas? sonucunu do?urabilir.

Bu çok partili sistemin d???nda, halk egemenli?i içinde gelmi? olsa bile, otoriter bir parti egemenli?i sa?layan çok partili rejimlerden de söz edilebilir. Ancak, bu çe?it partiler, siyasi partilerin genel anlam?na girmez.

Siyasi partiler, iç yap?lar? bak?m?ndan genel olarak ?u çe?itlere ayr?l?r : 1 - Kütle partileri: Bu çe?it partiler üye ve taraftar say?s?n? daima artt?rmak ve bunlar? fiilen kay?t defterlerine geçirmek isteyen partilerdir. Böylece, seçim zamanlar?nda, belli olan üye say?s?ndan ald?klar? kuvvetle seçimlerde büyük ço?unluk sa?lama yoluna gitmek isterler. 2 - Demokratik ve otokratik partiler: Demokratik partilerde, parti içi genel seçimler, daima demokratik usullerle olur. Her kademenin idare heyetleri samimi ve dürüst seçimlerle i?ba??na gelir. Otokratik partilerde ise parti yöneticileri, partinin bütün siyasetinde tek söz sahibi durumundad?rlar. 3 - Serbest partiler ve disiplinli partiler: Disiplinli partiler, parti taraftarlar?n?n, özel hayatlar?na var?ncaya kadar kontrol edilmesi gerekti?ine inan?rlar. Gerek seçim adaylar?, gerekse partinin davran??lar? ile ilgili konularda parti genel idaresinin verdi?i kararlar?n, mutlaka uygulanmas?n? isterler. Serbest partiler ise, genel prensipler d???nda, taraftarlar?n?, dü?ündükleri gibi hareket etmede serbest b?rak?rlar.

Siyasi partiler, içyap?lar? bak?m?ndan gösterdikleri bu çe?itlilik yan?nda, a - Devlet düzeninin kabul edilip edilmemesi bak?m?ndan kanuni ve ihtilalci partiler, b - Milli ve beynelmilel özellik göstermeleri bak?m?ndan milli partiler, beynelmilel partiler bölümlerine de ayr?labilirler.

Türkiyede siyasi parti hareketleri Bizde, partilerin kurulmas?na ba?lang?ç say?labilecek ilk siyasi te?ebbüs 1859 y?l? ba?lar?nda kurulan ve ayn? y?l?n 19 Eylülünde belli ba?l? 41 üyesinin birden yakalanmas? ile son bulan Fedailer Cemiyeti dir. Bundan sonra yine gizli olarak 1865 y?l?nda Yeni Osmanl?lar Cemiyeti kurulmu?tur. Bu Cemiyet Osmanl?-?mparatorlu?undaki mutlak?yet idaresine son vermek amac? ile kurulmu?tur. 1872 y?l?ndan sonra kendi kendine ortadan kalkm??t?r. 1889 y?l?nda, yine gizli olarak ?tihad-? Osmani Cemiyeti kurulmu?tur. Çoklukla T?p ö?rencilerinin kat?lmas? ile kurulmu? olan bu cemiyet, gittikçe büyümü?, 1894 y?l?nda, Osmanl? ?ttihat ve Terakki Cemiyeti ad?n? alm??t?r.1908 tarihinde me?rutiyetin ilan edilmesinden sonra, çe?itli siyasi te?ekküller birer birer faaliyete geçmi?lerdir. ?ttihat ve Terakki Cemiyeti, Osmanl? Ahrar F?rkai ?bad , Fedakaran? Millet F?rkai Siyasiyesi ?ttihad? Muhammedi Cemiyeti 1909 y?l?na kadar kurulmu? olan siyasi te?ekküllerdir. 1909 y?l?ndaki Hareket Ordusu bask?s? üzerine, ?ttihat ve Terakki Cemiyeti öbür partiler üzerindeki kuvvetini kabul ettirmi?tir.

1912 sonlar?nda harbiye naz?r?n?n öldürülmesinden sonra bask?larla ?ttihat ve Terakki 1918e kadar tek parti halinde faaliyette bulunmu?tur. Bu parti, Birinci Dünya Sava?? yenilgisine sebep olmu?tur.

Trakya ve Anadolunun i?gali üzerine muhtelif yerlerde Müdafa-i Hukuk ve Reddi ?lhak cemiyetleri kurulmaya ba?lam??t?r. Sonunda bütün bu cemiyetler Sivas kongresinden sonra birle?erek Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyeti ni meydana getirmi?tir.Bu cemiyet, A?ustos 1932 teki kongresinde Halk F?rkas? ad?n? alm??t?r. Halk F?rkas? içinde beliren bir hizip Kas?m 3924 te «Terakkiperver Cumhuriyet F?rkas? n? kurmu?tur. Bu f?rka, Haziran 1925 te kapat?lm??t?r. Halk Partisi 1930 a kadar tek ba??na kald?ktan sonra o y?l Fethi Bey liderli?inde kurulmu? üç ay sonra kurucular? taraf?ndan feshedilmi?tir. Halk Partisi 1945 e kadar tek parti halinde kalm??t?r. Temmuz 1945 te Milli Kalk?nma Partisi, Ocak 1946 da da «Demokrat Parti» kurulmu?tur. Bu arada daha baz? partilerin kurulmas?na devam edilmi?tir. Serbest ve tek dereceli seçim usulünün kabul edilmesiyle yap?lan 1950 seçimlerinde Demokrat Parti Büyük Millet Meclisinde ço?unlu?u sa?layarak iktidara geçmi?tir. Bir süre sonra Demokratik Partiden ayr?lan baz? kimseler Millet Partisi ni kurmu?lard?r.Demokrat Partinin iktidarda kald??? y?llarda (1950 - 1960) Millet Partisi kapat?lm??, onun yerine, Cumhuriyetçi Millet Partisi kurulmu?tur. 1955 y?l?nda, Demokrat Partinin tutumunu be?enmeyen baz? Demokrat Partili milletvekilleri, tou partiden ayr?larak Hürriyet Partisi ni kurmu?lard?r .

27 May?s 1960 tarihinde, Türk Silahl? Kuvvetleri, Demokrat Partinin bir karde? kavgas?na yol açan tutumu üzerine idareye ele almak zorunda kalm??, partinin sorumlular? yarg?lanmak üzere mahkemeye sevk edilmi?ler, bir süre sonra da Demokrat Parti, mahkeme karar? ile kapat?lm??t?r, (29 Eylül 1960), Türkiyede siyasi çal??malar? kay?t alt?na alan geçici bir süreden sonra, Milli Birlik Komitesi yönetimi zaman?nda yeniden siyasi partilerin kurulmas?na izin verilmi?, 1961 ?ubat?nda, Adalet Partisi, Yeni Türkiye Partisi, Memleketçi Partiler kurulmu?tur.

9 Temmuz 1961 tarihinde halkoyunca kabul edilen Anayasadan ve Nispi temsil olarak de?i?tirilmi? bulunan Seçim Kanunundan sonra, 15 Ekim 1961 tarihinde genel seçimler yap?lm??t?r. Adalet Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi, Yeni Türkiye Partisinin kat?ld??? bu seçimlerde, ilk iki parti çok say?da, öbür iki parti de daha az say?da milletvekili ve senatör ç?kararak B. M. Meclisini meydana getirmi?ler, ancak hiç bir parti yeteri kadar bir ço?unluk elde edememi?tir.

Matbaay? Kim ?cat Etti?

Tarih kaynaklar?, M. Ö. 5. yüzy?lda Yunanistan'da,daha sonra Roma ve Do?u uygarl?klar?nda kitapç?l???n bilindi?ini belirtmektedirler. Bu kitaplar,bir ki?i metni okurken çok say?da kölenin elle yazarak ayr? ayr? nüshalar haz?rlamas? ?eklinde ço?alt?l?yordu. Yazma kitaplar?n en eski tarihlisi ve eski M?s?r mezarlar?nda bulunan, cenaze törenlerine ili?kin yaz?lar?n yaz?ld??? papirüs M. Ö. 4. yüzy?la kadar kullan?lm??, daha sonralar? bunun yerini par?ömen alm??t?r. Manast?rlarda yayg?n ölçüde kullan?lan par?ömen çok pahal?yd?. Par?ömen üzerine yaz?lm?? kitaplar daha da pahal?ya sat?l?yor, bunlardan ancak rahipler ve varl?kl? ki?iler yararlan?yorlard?.

10. yüzy?lda, Çinliler tahtaya oyulmu? resim ve yaz?lar? ipe?e basarak ço?altma tekni?ini uygulad?lar. Sonralar? kal?p olarak pi?irilmi? kil tabakalar? kullan?ld?.Dünya tarihinde ilk gazete, 12. yüzy?lda Pekin'de ipek üzerine bas?lan bir gazeteydi. Buna kar??l?k, Avrupal?lar daha geri kalm?? durumdayd?lar. Elle yazarak ço?altma tekni?i 15. yüzy?la kadar devam etti. Okuma yazma bilenlerin artmas?, yeni bulu?lar, feodal bask?lar?n yer yer gev?eyip çözülmesi ve insanlar?n dünyaya bak??lar?nda,dünya görü?lerinde daha geni? ufuklar aç?lmas?, kitap okuyanlar?n, okumak isteyenlerin de ço?almas?na sebep oldu.

Almanya'n?n Mainz ?ehrinde dökümcülük yapan Gutenberg, 1438 y?l?nda iki Almanla bir bas?n i?leri ortakl??? kurdu?unda yukarda belirtilen gerçe?in fark?ndayd?. En büyük emeli bas?m i?ini daha kolay ve daha ucuz yapacak bir tasar?y? gerçekle?tirmekti. Akl?n? bu do?rultuda çal??t?r?rken, Çinlilerin çok eskiden beri tek tek harflerle yaz? dizdiklerini bilmiyordu. Çal??malar?n? gitgide yo?unla?t?rarak, ortakl?k etti?i iki Almanla bir bask? makinesi yapmay? ba?ard?. Önce yaz? dizimi için demirden harfler dökmü?tü. Demir harfler par?ömeni ezip deldiler. Bunun üzerine kur?un dökümlü harfler haz?rlad?. Asl?nda tahtadan bir pres olan bask? makinesinde ilk bask?y? yapt?. 1444 y?l?nda bir bas?mevi kurdu. 1446da Latince dilbilgisi konulu ilk kitab? bast?, yay?nlad?. ?lk bask? makinesi saatte ancak 60 tabaka ka??da bask? yapabiliyordu. Latince dilbilgisi kitab?n?n ard?ndan, bir takvim, bir de ?iir kitab? bast?. Ancak Gutenberg'in cad? ba?lang?çta hakk? olan ilgiyle kar??lanmad?. Alt? y?l süren bir çal??ma sonucu 1282 sayfal?k ?ncil'in sat???,borçlar?n? kar??lama?a bile yetmemi?ti.Bu borçlar dolay?s?yla,bask? makinesi ve harf kal?plar?na haciz kondu. Gutenberg y?lmam??t?. Birkaç y?ll?k bir çal??madan sonra daha küçük bir makine yapt? ama, gene ba?ar? sa?layamad?. ?cad? tam anlam?yla de?erlendirilmedi?i için bütün ömrünü s?k?nt?yla geçirdi.

Gutenberg'in hayat?n?n son y?llar?nda, Hollanda, Almanya ve Fransa'da yeni bask? makineleri yap?ld?. Tez zamanda matbaac?l?k Avrupa'ya yay?ld?. Tahta bask? makinesi 18. yüzy?la kadar kullan?ld? ve bu yüzy?l içinde, bir Frans?z demirden bask? makinesi yap?m?n? gerçekle?tirdi. Makinenin bask? h?z? da artm??t?. Art?k saatte 200 tabaka ka??t bas?yordu.

Kazanç sa?layamasa bile Gutenberg'in büyük amac? gerçekle?mi?, insanl?k için çok de?erli bulu?u yayg?n ölçüde kullan?lmaya ba?lam??t?.





Piyano nedir?

Klavyeli telli bir müzik aleti. Esas? ses titre?imlerine dayan?r. Klavye denilen tu?lara basmak suretiyle çal???r. Bir dolap yap?l???ndad?r.Üstündeki kapa?? kald?r?nca tu?lar meydana ç?kar. ?çindeki dayan?kl? bir çerçeve içinde gerili teller bulunur. Nota gam s?ras?yla kal?ndan tize do?ru s?ralanm??t?r. Her tu?a bas?ld???nda kald?raç düzeniyle o tu?a ba?l? bir tokmak harekete geçer kar??s?nda bulunan tele vurur. Tellerin bu ?ekilde titre?meleri istenen ses ve notay? verir.

Piyanonun öbür bölümleri sesi kuvvetlendiren rezonans kutusu özelli?indedir. D??? salon için gösteri?li ve möble olacak biçimde yap?l?r.

Mark Twain (1835 - 1910)

Amerikan mizah yazar?, Missouride do?mu?tur. As?l ad? Samuel Langhornte Clemenstir. On iki ya??nda iken okuldan ayr?lm?? gençli?inde büyük bir s?k?nt? çekmi?, kaptanl?k, madencilik gibi çe?itli i?lerde çal??t?ktan sonra Mark Twain takma ad? ile eserler verme?e ba?lam?? ve k?sa bir zamanda ün sa?lam??t?r.

Otobiyografi, seyahatname, hikaye ve roman türlerinde eserler vermi?tir. Amerikan mizah yazarlar? aras?nda en büyük mizah yazar? olarak kabul edilmektedir.

Ba?l?ca eserleri ?unlard?r : Tom Sawyerin Maceralar?, Miseipide Hayat.

Kepler Kimdir?

1571 y?l?nda Würtemberg yöresinde Weil yak?nlar?nda do?an Kepler, modern astronominin kurucular?ndan Alman bir astronomdur. Yoksul bir ailenin çocu?u oldu?u bilinmektedir. Çocuklu?u gerçekten yokluk yoksulluk içinde geçmi?, Adelberg ve Tübingen papaz okullar?nda paras?z yat?l? olarak okumu?tur. Tübingen'deyken,Kopernik sisteminin hareketli savunucular?ndan biri olan Maestlin, Kepler'in astronomi konusuyla ilgilenmesinde büyük ölçüde rol oynam??t?r. Sonradan Graz'da matematik ö?retmeni olan Kepler, ça??n dindar ba?nazl???na ayk?r? dü?en baz? davran??lar? nedeniyle 1600 y?l?ndan önce bu okuldaki görevinden at?lm??t?r. Sonra Prag'a giderek Brahe'nin ö?rencisi ve asistan? olmu?,1601 y?l?nda da ö?retmeninin yerine, imparator II. Rudolfun özel astronomlu?una atanm??t?r. Bir süre sonra ç?ld?ran geçimsiz,a??r? derecede sinirli bir kad?nla yapt??? ilk evlilik mutsuzlukla kapanm??t?r.

Uzun ve yo?un çal??malar?n?n sonucunda ortaya sürdü?ü Kepler Kanunu, Newton'un "Yerçekimi Kanunu'nu bulmas?nda temel dayanak olmu?tur. Kepler, güne? merkezli sistemin ate?li bir savunucusuydu. ?lk eserinde, gezegenleri güne?in çevresindeki yörüngeleri üzerinde tutan kuvveti aç?klama?a çal??m??t?r. Ö?retmeni Brahe'nin ölümünün ard?ndan, özellikle Mars (Merih) gezegeniyle ilgili say?s?z gözlemler yapm??t?. Mars'?n güne?in çevresinde tam dairemsi de?il,elips bir hareket düzeni oldu?unu ispatlayan da Keplerdir. 1609 y?l?nda "Yeni Astronomi" ad?n? ta??yan eserini yazm??t?r."Dünyan?n Uyumu" ad?ndaki eseri, üçüncü Kepler kanunu'nu aç?klar.Kepler'in her üç kanunu da deneysel çal??malar, titiz gözlemler sonucudur. Bu kanunlar? ?öylece s?ralayabiliriz :

1- Gezegenlerin yörüngelerinin cinsini bildiren kanun: Her gezegen, odaklar?ndan birinde güne? bulunan bir elips çizerek hareket eder.

2- Alanlar kanunu : Gezegenler güne?e yak?n olduklar? zaman h?zlar? artar,güne?e uzak olduklar?nda h?zlar? azal?r. 3- Gezegenlerin güne? çevresindeki devir süreleriyle, gezegen-güne? ortalama uzakl??? aras?ndaki ba??nt?y? belirleyen kanun. Kepler, 1630 y?l?nda Regensburg'da ölmü?tür. Bir gök cisminin Kepler kanunlar?na uygun olarak yapt??? hareket, astronomide "Kepler hareketi" diye tan?mlan?r. Buna göre,gök cisimlerinin h?z? çekim merkezlerine yakla?t?kça artmaktad?r. (2. Kepler kanunu ).

Friedrich Schiller (1759 - 1805)

Friedrich Schiller (1759 - 1805); Ünlü Alman ?airi. Marbachda do?mu?tur. Bir yüzba??n?n o?ludur. Hukuk ö?renimi yaparken, disiplinli bir askeri okula girmi? orada t?p ö?renimi yapm??t?r. Üniversite ö?rencisi iken edebiyata, merak sarm??t?r. Stuttgartta askeri doktor olarak çal???rken Haydutlar piyesini yazm??, onun temsili s?ras?nda. Wurtemberg dukas? taraf?ndan hapsedilmi?tir. Sebiller hapishaneden ve dukal?k topraklar?ndan kaçarak yedi - sekiz y?l geçim s?k?nt?s? çekmi?tir. Daha sonralar? Wiemar dukas?n?n himayesini kazanm?? ve bir ara tarih ö?retmeni olmu?tur. Goethe ile de tan??m?? ve onun etkisi alt?nda klasik ?iirler yazm??t?r.

Romantik tiyatronun en önemli ?airlerinden biri olan Schiller , genç ya?lar?nda manzum dram ?airi olarak tan?nm?? olgunluk ya?lar?nda tarih ve felsefe tetkikleri ile dolu eserler vermi?tir.Ba?l?ca eserleri ?unlard?r : Haydutlar, Don Carlos, Hile ve Sevgi, Maria Stuart, Wilhelm Tell, Yunanistan Tanr?lar?.

Türkiye

Türkiye; Birinci Dünya Sava??ndan sonra topraklar?n?n büyük bir ço?unlu?u kaybederek tarihe kar??m?? olan Osmanl? ?mparatorlu?unun yerine, bir milli mücadele olan Kurtulu? Sava??ndan sonra kurulan ve cumhuriyet yöneltilen devlet. Yüzölçümü 767.110 kilometrekare, nüfusu 27.754.820 dir. Ba??ehri Ankarad?r 29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyetin ilan edilmesi ile kurulmu?tur .Kurucusu ve ilk Cumhurba?kan?, Büyük Atatürktür. CO?RAFYA: Türkiye topraklar?n?n bir bölümü Avrupa da Trakya ad?n? alan bölgeden, öbür bölümü, Asyada Anadolu yar?madas?ndan meydana gelmi?tir. Trakyada bulunan topraklar?n yüzölçümü 23.485 kilometrekare, Anadolu topraklar?n?n yüzölçümü 743.643 kilometrekaredir. Türkiye nin en güneyi (Hatay ilinin güney s?n?r? 35°, 29 ve en kuzeyi (Sinop yak?nlar?nda ?nceburun) 42°, 06 kuzey enlemindedir. Greenwich ba? meridyenine göre bat?da (?mroz adas?n?n Avlaka burnu) 25°, 39 do?u boylamdan, do?uda (Kars ilinin Türkiye - ?ran - Ermenistan s?n?r?n?n birle?ti?i yer) 44° 47 do?u boylama kadar uzanmaktad?r. Genel görünü?ü ile bir dikdörtgen ?eklindedir.

Türkiye, karadan Avrupada Bulgaristan ve Yunanistanla, Asyada Suriye, Irak ,?ran ve Sovyetler Birli?i ile; denizden ise kuzeyde Karadeniz, Bat?da Ege denizi, güneyde Akdenizle çevrilmi?tir. Kara s?n?rlar?n?n uzunlu?u 2.631 (Bulgaristan 200, Yunanistan 204 Suriye 789, Irak 378, ?ran 470, Sovyetler Birli?i 590) kilometre deniz s?n?rlar?n?n uzunlu?u 5.483 kilometredir.

YÜZEY ?EK?LLER?: Türkiyenin ortalama yükseltisi 1.132 metredir. Türkiye yüzölçümünün % 53 ü ortalama olarak 1.000 - 2.500 metre yükseltidedir. Yüzölçümünün % 10 kadar? ise, yükseltisi 250 metreden daha alçak olan yerlerdir. Türkiye, ayn? zamanda çok

engebeli bir ülkedir: Kuzey ve güneyden yüksek kenar da?larla çevrelenmi? ve ortas? bas?k ve bat?dan do?uya gidildikçe yükseltisi artan bir plato görünümündedir. Bu iç platonun yükseltisi, ?ç Anadolu Bölgesinde 1.000 metre kadard?r. Fakat do?uya gidildikçe artarak 2.000 metreye eri?ir. Do?u yönünde, kenar da?lar?n da yükseltisi artar. Do?u-Bat? yönünde uzanan kuzey ve güney kenar da?lar?n?n, bat?ya yakla?t?kça yükseltileri azal?r. Büyük da? s?ralar?, Do?u Anadoluda Erzurum Erzincan aras?nda ve iç bat? Anadoluda birbirlerine yakla?arak iki dü?üm meydana getirirler. Buna kar??l?k, da? s?ralar? Do?u Anadolu platolar?nda, ?ç Anadolu ve Ege çukur ovalar?nda üç yer de birbirlerinden uzakla??rlar.

Kuzey Anadolu yüzey ?ekilleri Da?l?k bir bölge olan Kuzey Anadoluyu kaplayan da?lara Kuzey Anadolu da?lar? ad? verilir. Bu da?lar, do?udan bat?ya do?ru alçalan s?ralar meydana getirirler ve k?y? boylar?nca devam ederler. ?lk s?ra k?y?y? yak?ndan takip eder ve baz? yerlerde yamaçlar denize dalar. Bu sebeple Kuzey Anadoluda bir ?erit gibi uzanan k?y? ovalar? bulunmaz. Yaln?z büyük küçük akarsu a??zlar?nda delta ovalar? yerle?mi?tir. Bu s?rada do?uda Rize da?lar? (Kaçkar da?? 3.937 m) ortada Canik da?lar? bat?da ?sfendiyar da?lar? gibi da?lar vard?r. ?kinci s?ra da?lar aras?nda, do?udan bat?ya do?ru Mescid, Kop, Ilgaz, Köro?lu da?lar? yer al?r. Bu ikinci s?ra da?lar, yer yer ?rmaklar?n meydana getirdi?i ovalarla kesilmi? durumdad?r. Kuzey Anadolu da?lar?, yurdun iç bölümlerini deniz etkisinden uzakla?t?r?r. Geçitleri fazla de?ildir. Kuzey Anadolu da?lar? Avrupan?n genç da?lar?n?, Asyan?n genç da?lar?na ba?layan bir köprü durumundad?rlar.

Güney ve Güneydo?u Anadolu yüzey ?ekilleri: Bu bölgeler de da?l?k bölgelerdir Anadolu yu güneyden çeviren ve Do?u Anadolunun güney kenar da?lar?n? da meydana getiren da?lara, genel bir adla Toros da?lar? ad? verilir. Bu duruma göre Toroslar, bat?da Rodos adas?n?n kar??s?nda Dalaman çay?nda ba?lar ve ?ran topraklar?na kadar uzan?r. Bat?, Orta ve Güneydo?u Toroslar? olmak üzere üçe ayr?l?rlar. Bat? Toroslar, Antalya körfezinin bat?s?nda ve do?usunda yer al?rlar. Körfezi iki yandan çevirerek kuzeyde birbirlerine yakla??rlar ve birbirleriyle kar???rlar. Burada Göller Bölgesi denen engebeli bir alan meydana getirirler. Orta Toroslar, Adana ovas?n?, bat?, kuzey ve do?udan çevirirler. Güneydo?u Toroslar?, ?skenderun körfezinin güneyinden ba?larlar, Mara? yak?nlar?na sokulurlar, içbükey taraf? güneye bakan bir yay çizerek Van gölünün güneyindeki Hakkari da?lar?na var?rlar.

Bat? Anadolu Yüzey ?ekilleri: Buran?n yüzey ?ekilleri, Ege Bölgesi ve ?ç bat? Anadolu Bölgesi olmak üzere iki bölümde incelenir. Ege Bölgesi Do?u bat? do?rultusunda uzanan ve k?y?ya dikey inen da? s?ralar? ile bu s?ralar aras?nda kalan ayn? do?rultudaki oluk vadilerden ve bu vadilerin tabanlar?nda yerle?mi? olan ovalar meydana gelmi?, yükseltisi az olan bir bölgedir, iç bat? Anadolu ?çbat? Anadolu Bölgesini Ege Bölgesinden ay?ran bir e?ik durumundad?r. Burada güneydo?u-kuzeybat? do?rultusunda da? dizilerine ve düzlüklere rastlan?r.

Marmara Bölgesi yüzey ?ekilleri: Bu bölgenin yüzey ?ekilleri çe?itlidir. Anadolu yakas?nda Kuzey Anadolu da?lar?n?n kollar? uzan?r. Da? s?ralar?n?n aras?ndaki çukurluk alanlar, verimli ovalar alan?d?r. Do?u Trakya bölümün de ise, yükseltileri az tek da?lar görülür, oval?k alanlar halindedir.

?ç Anadolu yüzey ?ekilleri: ?ç Anadolu, çevresindeki yüksek bölgelere göre, ortalama yükseltisi 1.000 - 1.200 metre olan düzlükler alan?d?r. Bu düzlü?ün baz? yerleri oval?k ve çukur alanlard?r; bat? yerlerinde de yer yer tel da?lar yer al?r.

Do?u Anadolu yüzey ?ekilleri: Bu bölge, Türkiyenin en yüksek ve engebeli bölgesini içine al?r. Ortalama yükseklik. 2.000 metre civar?ndad?r. Bura da s?rada?lar, tek tek da?lar, üzerinde da?lar oturmu? yüksek yaylalar, akarsu vadilerinde yüksek ovalar gibi çok çe?itli yüzey ?ekilleri yer al?r.

KIYILAR: Türkiye, Karadeniz Ege denizi, Akdenizle çevrelenmi?tir. Kuzeybat?da Marmara denizi, büyük bir göl gibi, topraklar?m?z aras?nda bir iç denizdir. K?y?lar?m?z?n uzunluklar? ?unlard?r : Karadeniz k?y?s? 1.546 kilo metre, Marmara k?y?s? 947 kilometre Ege k?y?s? 2.377 kilometre, Akdeniz k?y?s? 1.560 kilometre. K?y?lar?n genel toplam? 6.430 kilometredir.

Karadeniz k?y?lar? : Da?lar deniz paralel olarak uzand?klar?ndan, Karadeniz k?y?lar? az girintili ç?k?nt?l?d?r. K?y?lar genel olarak yüksektir. Baz? yerlerde alçak delta ovalar? meydana gelmi?tir. K?y?lar do?uda geni? bir yay çizerek bir girinti bat?da ise bir ç?k?nt? meydana getirmektedir.

Marmara k?y?lar? : Marmaran? Trakya bölümü düzdür. Anadolu k?y?la ise, girintili ç?k?nt?l?d?r. Burada karaya oldukça sokularak bir girinti meydana getiren ?zmit körfezi, Gemlik körfezi, Erdek ve Band?rma körfezleri vard? Burada ayn? zamanda Samanl? ve Kap da? yar?madalar? da meydana gelmi?ti Marmara denizi, ?stanbul bo?az? Karadenize Çanakkale bo?az? ile Ege denizine aç?l?r. Bu iki bo?az da, önemli deniz yollar? durumundad?r.

Ege k?y?lar?: Ege denizi k?y?lar?n girinti ve ç?k?nt?lar? pek çoktur. Burada, da?lar k?y?lara dik olarak uzanm??t?r ve zamanla çökmeler olmu?tur. Bu sebeplerle Ege denizi k?y?lar?, Anadolu yar?madas?n?n en çok girintili ç?k?nt?l? k?y?lar?n? meydana getirir. Burada, Karaburun, Bodrum ve Marmaris yar?madalar? gibi ç?k?nt?lar ve Çandarl?, ?zmir, Ku?adas?, Mandalya, Kerme körfezleri gibi girintiler yer al?r. Bu k?y?lar?n en i?lek liman?, ?zmirdir.

Akdeniz k?y?lar?: Bu k?y?lar da Karadeniz k?y?lar? gibidir. Burada da da?lar, k?y?ya paralel olarak uzand?klar?ndan girinti ve ç?k?nt?lar? fazla de?ildir. Korunurlu limanlar burada da bulunmaz. Orta Toroslar?n uzant?s?na uygun olarak Ta?eli platosu ve Teke yar?madas?, iki büyük ç?k?nt? meydana getirmektedir. Bunlar aras?nda büyük Antalya körfezi ve daha do?uda Mersin ve ?skenderun körfezi yer al?r. Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin birle?ik deltalar? önünde büyük bir k?y? ovas? görülür.

?KL?M : Türkiyenin ikliminde üç esas sebep rol oynar : a - Co?rafya konumu: Türkiye, dünya üzerinde sup tropikal bölge de bulunmaktad?r. Bu sebeple Türkiye de s?cakl?k, daha kuzeyde bulunan ülkelere göre daha fazlad?r. K??lar, genel olarak daha ?l?man, yazlar daha s?cak geçer. Yaz?n kurak kuzey rüzgarlar?n?n, k???n ya??? getiren bat? rüzgarlar?n?n etkisi çoktur, b) - Kara ve deniz da??l???: ?ki yar?m adadan meydana gelmi? olan Türkiye, genel olarak çevresindeki denizlerin büyük etkisi alt?nda kal?r. Denizler, Türkiye için bir s?cakl?k kayna??d?r. Ayn? zamanda, yar?mada olmas?n?n özelli?i,ya????n artma oran?nda da etkilidir, c) - Yüzey ?ekilleri ve yükselti: Yüzey ?ekilleri de iklimde önemli rol oynar. Kuzey ve güneyde k?y?lara paralel uzanan kenar da?lar?, deniz ikliminin daha içerlek bölgelere girmesine engel olur. Günlük ve mevsimlik s?cakl?k farklar?, k?y?larda daha az oldu?u halde, içerideki bölgelerde daha fazlad?r. Da?lar?n bu durumu, ya???a da etkilidir. ?çerdeki k?s?mlarda ya??? oran? dü?üktür. Kuzey ve güney k?y?lar?ndaki bu duruma kar??l?k Ege ve Marmara denizleri bölgelerinde durum de?i?iktir. Ege denizinde da?lar k?y?ya dik olarak uzand?klar?ndan, bu bölgelerde deniz etkisi çok içerlere kadar uzan?r. Fakat, daha içerde kalan bölgelerde, yükselti durumun. da?lar?n denize olan uzakl?k ve yak?nl?klar?na göre, iklim çe?itleri kendini gösterir.

?klim tipleri ve bölgeler : ?klimde etkili olan bu sebepler, Türkiyede de?i?ik iklim tipleri ve iklim bölgelerinin meydana gelmesi sonucunu do?urmu?tur. Türkiyede ba?l?ca üç esas iklim tipi vard?r: a - Akdeniz iklimi: Bu iklim tipi, Akdeniz k?y?lar?, Ege k?y?lar? ve Marmara Bölgesinin bir bölümünde görülür. Akdeniz ikliminde yazlar s?cak olur. Y?l?n en s?cak ay?n?n ortalamas? baz? yerlerde 28° ye kadar ula??r. K?? ?l?k geçer. En so?uk ay?n ortalamas? 5-100 aras?ndad?r. Bu duruma göre y?ll?k s?cakl?k fark?, 17-20° aras?ndad?r. Y?ll?k ya??? miktar?, ortalama derecede ve 50-80 santimetre aras?ndad?r. Yaz mevsimi hemen hemen kurak geçer. As?l ya??? mevsimi k??t?r, b - Do?u Karadeniz iklimi: Do?u ve Orta Karadeniz k?y?lar?nda görülür. Bu iklim tipinde yazlar, Akdeniz iklimine göre daha az s?cak geçer. En s?cak ay?n ortalamas? 24° yi geçmez. K??lar, Akdeniz iklimine göre, daha so?uktur. En so?uk ay?n ortalamas? 6-7° dir. Y?ll?k ya??? oran? fazlad?r. Sinop ve Samsun aras?ndaki k?y? ?eridinin d???nda ya???, hemen her yerde bir metreden fazlad?r. Ya??? oran? do?uya gidildikçe artar. Rizede 2,5 metreyi bulur. Ya???, mevsimlere göre düzenli da??lm??t?r, hemen her mevsim, e?it oranda ya??? al?r. Bununla beraber en az ya?mur baharda, en çok ya?mur sonbaharda dü?er, c- ?ç k?s?mlar?n karasal iklimi: Do?u ve Güneydo?u Anadolu ile iç anadoluda görülür. Böylece Anadolu (Trakya da buna dahildir), Deniz etkisinden oldukça az faydalanan geni? bir iklim tipini gösterir. Bu iklimde k??lar so?uk, yazlar s?cak geçer. Y?ll?k s?cakl?k fark? fazlad?r (çoklukla 20° den fazlad?r). Fakat bu karasal iklim, Anadolunun her taraf?nda ayn? de?ildir.

K?? so?uklar?, ?ç Anadolu dan kuzey do?u platolar?na gidildikçe artar.Yaz?n s?cakl?k oran? ise, Güneydo?u Anadolu yörelerinde çok artar. Türkiyenin en so?uk bölgeleri de Erzurum ve Kars platosudur. Buralarda toprak k???n süreli olarak kar ile kapl?d?r. Buralarda en ya???l? mevsim yaz, en kurak mevsim de k??t?r.

Bitki topluluklar? : Türkiye nin bitki topluluklar?, iklim tiplerine göre de?i?iklik gösterir. Akdeniz Bölgesi, ya????n az olmas? sebebiyle, orman geli?imine elveri?li bir bölge de?ildir. Bu sebeple burada ormanlar, ancak ya????n artt??? da? yamaçlar?na çekilmi? durumdad?r. Daha alçaklarda ise kurakl??a uymu?, küçük ve sert toprakl? zeytinlik ve kurakç?l me?eler bulunur. Bunlar?n d???nda bu bölge bitkilerinin tipik örne?i, maki ad? verilen bodur a?açlardan ibaret kal?r. Karadeniz Bölgesi, ormanlar?n geli?imine uygun olan bir bölgedir. Bu sebeple, ya????n çok oldu?u Karadeniz yöreleri, s?k ormanlarla kapl? yörelerdir. Bu ormanl?k yörelerin d???nda k??lar? yapraklar?n? döken a?açlar, geni? alan kaplarlar. ?ç bölümlerde bulunan bitki topluluklar? ise, step lerde bulunan bitki topluluklar?n? içine al?r. Burada, yaz ve k?? aras?ndaki s?cakl?k fark?n?n fazla olmas?, ya????n az olmas?, buna kar??l?k buharla?man?n (yazlar? s?cakl??? sebebi ile) fazla olmas?, kurakç?l, seyrek bir ot toplulu?unun meydana gelmesi sonucunu do?urmu?tur. Bunlar?n d???nda a?aç topluluklar?, ya???a daha fazla u?rayan da? yamaçlar?nda yer al?r. Bunlarda da çoklukla i?ne yaprakl? a?aç topluluklar?na rastlan?r.

AKARSULAR : Türkiyede bir çok akarsu vard?r. Bunlar da?lar?n da??l?? durumundan ve Türkiye nin genel olarak iki yar?madadan meydana gelmi? olmas?ndan oldukça k?sad?rlar. Sular da her zaman devaml? akmaz, Düzensiz bir rejim içindedirler. Akarsular?n ço?u, karlar?n eridi?i bahar aylar?nda ta?arlar. Yazlar? ise, ya????n azl???ndan ve buharla?man?n çoklu?undan sular çok azal?r, hatta küçük olan baz? akarsular, bütün bütün kurur. K??lar? kar ?eklinde ya??? alan Do?u Anadolu Bölgesi akarsular? ise, k??lar? bile sular? az olan akarsulard?r. Akarsular?n ço?unun kaynaklar? yüksektedir; buna kar??l?k boylar? da k?sa oldu?undan yava? akmak imkan?n? bulamazlar.

Türkiyenin akarsu havzalar?, akarsular?n, sular?n? bo?altt?klar? denizlere göre de?i?iktir. Bunlar aras?nda, Karadeniz, Akdeniz, Ege denizi, Marmara ve Basra körfezi havzalar? ile, sular?n? hiç bir denize bo?altmayan kapal? bir havza Türkiyenin akarsu havzalar?n? meydana getirmektedir.

Karadenize dökülen akarsular : Do?u Karadeniz Bölgesinin en önemli akar suyu Çoruhtur. Bundan ba?ka Karadeniz Bölgesinde bulunan ?rmaklar?m?z aras?nda Ye?il?rmak ve K?z?l?rmak yer al?r. K?z?l?rmak, nehirlerimizin en uzunudur. K?z?lda?dan ç?kar, Sivastan geçer, Kayseriye yakla?arak. ?ç Anadolu da büyük bir yay çizer ve büyük bir delta meydana getirerek Karadenize dökülen Sakarya, ülkemizin ikinci büyük nehridir.

Marmaraya dökülen akarsular : Bunlar Anadolu yakas?ndan gelirler. Bunlar?n içinde en önemlisi Susurluktur. Bu su, çe?itli akarsular?n da içine alarak Marmaraya dökülür.

Egeye dökülen akarsular : Bu bölgede oldukça uzun ve çok akarsu, Ege denize dökülür. Gediz, Küçük Menderes, Büyük Menderes ve daha ba?ka irili ufakl? akarsularla Trakyada bulunan Meriç, önemli akarsulard?r.

Akdenize dökülen akarsular : Bu bölge içindeki akarsular aras?nda özellikle Göksu, Ceyhan, Seyhan önemlidir. Bunlar, Toroslar?n önünden Akdenize ilerleyerek çok verimli ve geni? bir alan meydana getirirler.

Basra körfezine dökülen akarsular.Bunlar, Türkiye topraklar?ndan do?an en uzun akarsulard?r. F?rat, Karasu ve Murat nehirlerinin birle?mesinden meydana gelir. Diclede Zab. Batman ve Boton sular? al?r. Bu iki nehir de güneyde s?n?rlar?m?zdan ç?karak Irakta ?attülarap nehrini meydana getirirler ve Basra körfezine dökülürler.

Hazar denizine dökülen akarsular : Hazar denizine bir kaç akarsu dökülür ise de, bunlar?n içimde en önemlileri Aras ?rma??d?r. Bunun da en önemli kolu Arpaçay d?r.

GÖLLER?M?Z : Memleketimizde, irili ufakl? pek çok göl bulunmaktad?r. Bunlardan en büyü?ü Van gölüdür. Yüzölçümü 3.764 kilometrekaredir. Yüzeyi denizden 720 metre yüksekliktedir. Derinli?i 100 metreyi geçer. D??ar?ya su göndermez, bu sebeple suyu tuzludur. Tuzluluk oran? binde 20 kadard?r. Bu tuzlar?n büyük bir k?sm?n? da soda meydana getirir ve göl suyuna ac? bir tat verir. Bu sebeple Van gölünde bal?k ya?amaz. Ancak, akarsular?n göle döküldü?ü yerlerde bal?k görülür. Gölün sular? yaz?n kabar?r ve k???n alçal?r. Koçhisar gölü ad? alt?nda tan?nan Tuz gölü, ülkemizin ikinci büyük gölüdür. Yüzölçümü 1.620 kilometrekaredir. Kurak bir bölgede bulundu?u için derinli?i azd?r, hatta yazlar? oldukça daral?r ve çevresinde bir tuz tabakas? meydana gelir. Üçüncü büyük gölümüz, Bey?ehir gölüdür. Van ve Tuz gölüne oranla daha az yer kaplar. Çok su al?r ve fazla sular?n? Su?la gölüne ak?t?r. Biraz daha ufak olan E?ridir gölü, ortas?ndan ikiye ayr?lm?? gibidir. Sular? tatl?d?r. Burdur gölü ile Ac? gölün sular? ise tuzludur.

Bunlardan ba?ka, Marmara Bölgesinde bulunan göllerimiz vard?r, iznik gölü Ulubat ve Manyas gölleri. Sapanca gölü bu çevrenin önemli göllerindendir.

TAR?H : Birinci Dünya Sava?? yenilgisinden sonra imzalanan Sevr antla?mas? ile Osmanl? ?mparatorlu?u alt? yüz y?la varan tarihi kapatm??t?r. Türk yurdunun, dü?man sald?r?s? ile kar?? kar??ya kalmas? üzerine, Türk milleti hürriyetini ve ba??ms?zl???n? kazanmak için Milli Mücadelesine ba?lam??t?r. Büyük Atatürkün 19 May?s 1919 da Samsunda Anadolu topraklar?na ayak basmas? ile ba?layan bu mücadele, pek zor ?artlar içinde ve pek güç geçmi?, 9 Eylûl 1922 de dü?man ordular?n?n Akdenize sürülmeleri ile, Türk ordusunun ve Türk milletinin zaferi ile son bulmu?tur. Kurtulu? Sava??n?n kazan?lmas?ndan sonra Mudanya mütarekesi imza edilmi?, 24 Temmuz 1924 tarihinde imza edilen Lozan antla?mas? ile de kurtulu? Sava?? ve Türk milletini ba??ms?zl?k mücadelesi, dünya milletleri taraf?ndan kabul edilmi?tir.

Kurtulu? Sava??n? Osmanl? ?mparatorlu?u ile ilgisi olmadan Türk milleti ad?na yöneten Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti nin hukuki durumuna daha gerçek bir anlam vermek dü?üncesi ile Büyük Atatürkün önderli?ine yap?lan çal??malar sonucu da 29 Ekim1923 günü, cumhuriyet ilan edilmi?tir.Milli Mücadelenin önderli?ini yapan Büyük Mustafa Kemal, Cumhuriyetin ilan edildi?i gece, Türkiye Cumhuryetinin ilk cumhurba?kanl???na seçilmi?tir.

Cumhuriyetin ilan edilmesi ile ba?layan bu yeni mücadelede, Türk milletini daha hür daha medeni k?lmak ça?da? medeniyet seviyesine ula?t?rmak için ,yeni yeni kanunlar kabul edilmi? yeni müesseseler kurulmu? ve Atatürk Devrimleri meydana gelmi?tir.

Saltanat?n kald?r?lmas?na ra?men (1 Kas?m 1922), ?stanbulda halife oldu?u halde bir hükümdar gibi hareket etmekten çekinmeyen Abdülmecit Efendinin hareketleri kar??s?nda, 3 Mart 1924 tarihinde halifeli?in kald?r?lmas?na karar verilmi? ve Osmanl? hanedan? s?n?r d??? edilmi?tir. Ayn? gün Büyük Millet Meclisinde kabul edilen bir kanun da gericili?in ve irtican?n bir kayna?? durumunda olan medreseler kapanm?? tek bir ö?retimin uygulanmas? kabul edilmi?tir.

Bu y?llar içinde Do?u Anadoluda yap?lmakta olan devrimler aleyhine bir ayaklanma ba? göstermi?, 11 ?ubat 1925 tarihinde ?eyh Saitin ba?kald?rmas? ile meydana gelen bu hareket, genç cumhuriyet kuvvetlerinin ba?ar?s? ile son bulmu?tur.

Atatürk bir taraftan memleketin çe?itli dertleri ile didi?irken, bir taraftan da devrimlerini uygulamak yolundaki çal??malar?na devam etmi?tir.

25 Kas?m 1925 ten itibaren medeni k?yafet kabul edilmi?, 30 Kas?m 1925 kabul edilen bir kanunla tekke ve ziyaretler kapat?lm??, 26 Aral?k dan itibaren de milletleraras? saat ve takvim bizde de uygulanmas?na ba?lanm??t?r, 17 ?ubat 1926 tarihinde kabul edilen Medeni Kanun ile Türk vatanda?lar?n?n medeni Türk toplumundaki durumu, Bat? medeniyetindeki gibi belirli ve medeni bir ?ekil alm??t?r .

24 May?s 1928 de milletleraras? rakamlar kabul edilmi?, 3 Kas?m 1928 den itibaren de Latin alfabesinin uygulanmas?na geçilmi?tir. Bundan sonra yap?lan devrim hareketleri ile Türkiye Cumhuriyeti Bat? anlam?na bir cumhuriyet olma özelli?i kazanm??t?r.

Türk Milletini ça?da? medeniyet seviyesine ula?t?rmak yolunda devam eden bu çabalar?n yan? s?ra, yurtta sulh, cihanda sulh anlay??? içinde anla?malar?na güvenilir bir devlet olmam?z yolundaki çal??malar devam etmi?tir. 9 ?ubat 1934 de imza edilen Balkan antla?mas?, Bo?azlar konusunda yeni kararlar?n kabul edildi?ini gösteren Montrö antla?mas?, 10 Temmuz 1937 de imza edilen Sadabad Pakt?, Hatay?n bar?? yollar? içinde anavatana kat?lmas? bu çal??malar?n örnekleridir.

15 y?la varan Cumhurba?kanl??? zaman?nda Büyük Atatürk, yap?lan bütün tedavilere ra?men, yakaland??? hastal?ktan kurtulamam?? ve 10 Kas?m 1938 günü, ebediyen aram?zdan ayr?lm??t?r.

11 Aral?k 1938 de Büyük Millet Meclisi, ?smet ?nönünü ?kinci Cumhurba?kanl???na seçmi?tir. ?smet ?nönünün Cumhurba?kanl???n?n ilk y?llar?, bütün dünyada, ?kinci Dünya Sava??n?n ç?k?? ve ?iddetle devam edi? y?llar?na rastlar. ?smet ?nönü, bu büyük sava??, hür ve demokratik milletler saf?nda geçirmemiz ve büyük sava? tehlikesini yurdumuza s?çratmamam?z için durmadan didinmi?, böylece Türkiye, ?kinci Dünya Sava??n?, sava?a kat?lmadan geçirmi?tir.

1945 y?l?nda Dünya Sava??n?n son bulmas? üzerine, Türkiye, bir taraftan Miletler Cemiyetinin yerine daha büyük bir küvetle kurulmakta olan Birle?mi? Milletlere üye olmu?, bir taraftan da, ülkemizdeki tek partili demokrasiye son vermek ve ülkeyi, çok partili rejim içinde ve demokratik bir düzende yönetebilmek için, bu hayat?n gereklerini yerine getirme?e ba?lam??t?r. Bu sebeple, 1945 y?l?ndan itibaren, Cumhuriyet Halk Partisinden ba?ka siyasi partilerin kurulmas?na müsaade edilmi?, bu yolla kurulan partiler, yap?lan seçimlere kat?lm??lard?r. 14 May?s 1950 tarihinde yap?lan genel seçimlerde, Cumhuriyet Halk Partisi, Büyük Millet Meclisindeki ço?unlu?u, yeni kurulmu? olan Demokrat Partiye devretmi?, bu sebeple de iktidar, Cumhuriyet Halk Partisinden, Demokrat Partiye geçmi?tir. Türkiyenin üçüncü Cumhurba?kanl???na, Demokrat Partinin lideri olan Celal Bayar getirilmi?tir.

Demokrat Parti iktidar?, ilk y?llar?nda ülkede yeni bir düzen kurma?a çal??m?? ve yap?lan 1954, 1957 seçimlerinde Büyük Millet Meclisinde ço?unlu?u muhafaza ederek, iktidarda kalmas?n? bilmi?tir. Ancak, özellikle 1957 y?l?ndan sonra, Demokrat Parti yöneticilerinin, ülkede tak?nma?a ba?lad?klar? tav?r, plans?z ve hesaps?z para harcamalar?n çe?itli suiistimallerin sonucu meydana gelen büyük ekonomik kriz, Türkiyede çok iyi niyetlerle ba?lam?? bulunan demokratik düzen içinde ya?ama çabas?na gölgeler indirme?e ba?lam??t?r. Bu sebeple, Demokrat Parti iktidar?na kar?? muhalefet artm??, buna kar??l?k, Demokrat Parti yöneticileri taraf?ndan ç?kar?lan yeni kanunlarla, çe?itli demokratik ve bilimsel müesseseler, kay?tlar alt?nda al?nma?a ba?lam??t?r.

??te bu sonu gelmez gidi?in bir sonucu olarak, 27 May?s 1960 günü, Türk Silahl? Kuvvetleri, memlekette bir karde? kavgas?na meydan vermemek için, Demokrat Parti iktidar?na son vermi?, Türkiyeyi, normal hukuk düzeni kurulmas? ?artlan haz?rlanana kadar, Milli Birlik Komitesi kanal? ile yöneltme?e ba?lam??t?r. Bir taraftan da, on y?ll?k iktidarlar? s?ras?nda, Demokrat Parti yöneticileri ve Demokrat Parti ad?na çal??m?? olanlar, yapt?klar? bütün kanunsuz i?lerinin Türk yarg? heyeti kar??s?nda hesaplar?n? verebilmek için, Yüksek Adalet Divan? kurulmu? ve bu büyük siyasi davalara, Yass? ada da bak?lm??t?r. Demokrat Parti yöneticileri, Türk kanunlar? kar??s?nda suç olan bu fiilleri sonucu, çe?itli cezalara çarpt?r?lm??lard?r. Beri taraftan, Milli Birlik Komitesi yeni bir Anayasa düzenlenmesi için gerekli olan her ?eyi yapm??, bu yeni anayasam?z, 9 Temmuz 1961 tarihinde halkoyuna sunularak kabul edilmi?, 15 Ekim 1961 de yap?lan genel seçimlerden sonra da, Milli Birlik idaresi fiilen son bularak, Türkiyede yeniden, demokratik düzene önem veren, kanunlar? ve anayasay? ön planda tutan bir hükümet kurulmu?tur.

Over-clock nedir?

Bilgisayar sisteminin herhangi bir parças?n?n, üretim yap?lan firma taraf?ndan belirlenen h?z?ndan daha yüksek bir h?zda çal??t?r?lmas?na overclock denir. Overclock i?lemcilerde ve ekran kartlar?nda yap?l?r.

Overclock yap?lan parçada önceye nazaran daha fazla ?s? ortaya ç?kaca?? için, overclock yap?lan parçada bozulma ya da sistemde bozulmalar olabilir. Mesela fazla ?s?nma sonucunda i?lemci ya kilitlenir ya da kendili?inden reset yapar hatta i?lemcinizi ya da anakart?n?z?n bozulma ihtimali de vard?r . Bundan dolay? sistemin önceki halinden daha fazla so?utulmaya ihtiyac? vard?r. Bu so?utma kasa içerisine yerle?tirilen ikinci bir fan ile giderilebilir.

Ayr?ca overclock sonucu bozulan parçalar kesinlikle garanti kapsam? içerisinde de?ildir (Ayn? durum virüslerden dolay? bozulan sistemler için de geçerlidir ).

E?er overclock i?lemcide yap?lacaksa i?lemcinin overclok’a elveri?li olmas? gereklidir. Bunu deneme-yan?lma metoduyla ö?renirsiniz. E?er elinizdeki i?lemci bir üst h?zda çal??m?yorsa overclock olmuyor demektir.

Overclock anakart üzerinde bulunan jumperlar (anakarta göre switch de olabilir) ile baz? anakartlarda ise BIOS ayarlar? ile yap?l?r. Jumper ayarlar? anakart ile beraber verilen kitapç?kta yazar ve ayr?ca bu ayarlar anakart üzerinde de aç?klamas?z bir halde yaz?l? bulunmaktad?r.

Anakart?n?z jumper’l?da olsa, makinan?n içini açmadan de?i?tirmenize izin veren SoftFSB ve denedi?iniz de?erlerin do?rulu?unu ve CPU tipini anlamak içinde WcpuId gibi yard?mc? programlar? kullanabilirsiniz. Günümüzde CPU’lar?n h?z? iki de?i?ken vas?tas? ile ayarlan?yor. Bunlardan biri bus frekans? (Front Side Bus-veri yolu h?z?) ve bu frekans? çarpacak bir oran (Ratio) Bu de?i?kenler günümüzde hemen hemen her anakartta, FSB için 66,75,83,100,103,112,133 …… ve Ratio için x2.5 , x3 , x3.5 , x4 , x4.5 , x5 …… ?eklide. Tabi anakartlar?n markalar?na göre bu frekans ve çarpan sabitleri çe?itlilik gösterir. Baz? anakarlar ara frekanslar? ve daha büyük çarp?m oranlar?n? desteklemektedirler. FSB ve Ratio’daki de?i?iklikler makinan?z?n CPU h?z?n? , FSB frekans?n? , PCI Bus frekans?n?, AGP Bus frekans?n? k?saca makinan?zdaki hemen hemen tüm frekans de?erlerini etkiler. Günümüzde ki anakartlarda bu sabit çarp?m oran?na kilit konulmaktad?r. Yani i?lemcide overclock sadece bus h?z?n? de?i?tirme vas?tas?yla yap?l?r. Örne?in 600MHz h?z?ndaki bir i?lemci 6X100 (FSB)=600MHz olarak tan?t?l?r.

Jumper ayarlar? ile ilgili genelle?tirilmi? bilgiler

Jumper ayarlar? anakart ile anakarta ba?l? di?er donan?mlar?n uyumlu olmas?n? sa?layan ayarlard?r. Jumper ayarlar? ile i?lemci h?z? anakart h?z?na ayarlan?r, i?lemci müsaadesine göre overclock yap?labilir, onboard anakartlarda ses veya ekran kart? on/off yap?labilir, bios pili s?f?rlanabilir (böylece bilgisayar ?ifreleri iptal edilmi? olur).

Jumper ayarlar? anakarttan anakarta de?i?iklik göstermektedir. Ama genel olarak CMOS piline en yak?n olan jumper bios pilini s?f?rlama jumper?d?r. Bios pilinin hemen yan?nda CLEAR CMOS veya CLR CMOS yazar ve devam?nda bios pilini s?f?rlayan jumper ad? verilir. Ayr?ca jumper hangi konuma al?nd???nda bios pili s?f?rlanaca?? da belirtilir. ??lemci yuvas?n?n yan?nda i?lemci çarpan ve i?lemci h?z ayar? için jumperlar (anakarta göre dip-switch da olabilir) bulunur. Ayr?ca anakartlara göre AGP için, onboard anakartlarda onboard olan parçalar (ses kart?, ekran kart?, SCSI kart?,…) için, bilgisayar?n klavyeden aç?labilmesi için de jumper ayarlar? kullan?l?r.Jumper ayarlar? anakart kitapç???nda ve anakart üzerinde(anakart üzerinde k?saltmalarla) yazmaktad?r.

Popüler etiketler

[ ller ] [ ang ] [ çevre ] [ dük ] [ e?in ] [ dini ] [ van ] [ al? ] [ dere ] [ veri ] [ baz ] [ oku ] [ am? ] [ e e ] [ asa ] [ gün ] [ n r ] [ para ] [ emi ] [ ist ] [ oda ] [ kler ] [ do?ru ] [ kar ] [ aman ] [ bel ] [ has ] [ söz ] [ k y ] [ kuru ] [ üre ] [ nar ] [ can ] [ a k ] [ far ] [ kol ] [ ans ] [ k?l ] [ m s ] [ par ] [ genel ] [ göz ] [ kala ] [ ark ] [ yrk ] [ e in ] [ e ya ] [ a?k ] [ çin ] [ madde ] [ her ] [ a a ] [ a i ] [ ay? ] [ ate ] [ ?s? ] [ yay ] [ inç ] [ lir ] [ katy ] [ rat ] [ let ] [ tan ] [ tel ] [ i il ] [ nedir ] [ alt?n ] [ erçek ] [ ser ] [ ç?? ] [ da y ] [ rad ] [ eti ] [ elm ] [ ben ] [ lama ] [ rak ] [ a r ] [ lis ] [ sel ] [ maya ] [ lara ] [ rmak ] [ çim ] [ ???n ] [ ak?m ] [ kap ] [ zaman ] [ r ya ] [ adlar ] [ ram ] [ gen ] [ arm ] [ kary ] [ boy ] [ kad ] [ k m ] [ am?n ] [ ?ekil ] [ ili ] [ ince ] [ cad ] [ rum ] [ kas ] [ pan ] [ bar ] [ alar ] [ ylan ] [ b?t ] [ u?ur ] [ fazl ] [ tarih ] [ kim ] [ düzen ] [ bit ] [ sind ] [ lek ] [ sis ] [ car ] [ hare ] [ gece ] [ etin ] [ kan ] [ yyllar ] [ ylk ] [ a??n ] [ sar ] [ areket ] [ dren ] [ nlar ] [ lun ] [ çük ] [ eva ] [ ya? ] [ alan ] [ kilometre ] [ kara ] [ bat ] [ tik ] [ tre ] [ ta? ] [ lan ] [ bal ] [ ünlü ] [ ki?i ] [ ikl ] [ tas ] [ ren ] [ kare ] [ linde ] [ çel ] [ sab ] [ nüfusu ] [ meri ] [ led ] [ rmi ] [ ted ] [ k sa ] [ kazan ] [ dana ] [ rik ] [ insanlar ] [ hayvan ] [ amy ] [ güç ] [ nya ] [ atl ] [ asi ] [ çal??ma ] [ dün ] [ kaza ] [ nce ] [ ahi ] [ bun ] [ zar ] [ eki ] [ k?m ] [ arl ] [ alma ] [ bur ] [ mil ] [ aras ] [ rsa ] [ eri ] [ ele ] [ nsan ] [ düny ] [ kul ] [ yaz ] [ teri ] [ elik ] [ yun ] [ ray ] [ t?r ] [ eli ] [ hayat ] [ ölüm ] [ ali ] [ ça? ] [ a?? ]