XIII. yüzy?l Türk edebiyat?n?n en büyük ?airi. Hayat? hakk?nda pek az bilgi vard?r. Sakarya çevresinde Sar? köy de do?du?u, medresede okudu?u, felsefe, tefsir gibi bilgilerle Arapça ve Farsça ö?rendi?i san?lmaktad?r. Ad? etraf?nda meydana getirilen menk?belerden anla??ld???na göre, ilk zamanlarda çiftçilikle u?ra?m??, tarikata girmi?, Sakarya çevresinde oturan ?eyh Tabduk Emreye k?rk y?l hizmet etmi?, odun ta??m??, ?eyhlerinin tarikat?n? yaymak için uzun gezilere ç?km??t?r. Ya?ad??? y?llar hakk?nda da kesin bilgi yoktur.Yazma bir kitapta 1320 y?l?nda 82 ya??nda öldü?ü kaydedilmektedir. Yunus ad?na Anadoluda de?i?ik yerlerde dokuz mezar bulunmaktad?r. Sar? köydeki mezar?n as?l mezar oldu?u san?lmaktad?r. Türk Edebiyat?n?n yeti?tirdi?i en büyük ?airlerden ve Türk Tasavvuf Edebiyat?n?n en ünlü ?airlerinden olan Yunus Emre, tasavvuf konusunda lirik ?iirler yazm?? ve tasavvuf kültürünü konu?ma diline ve halk anlay???na indirmekte büyük bir ba?ar? göstermi?tir. ?iirlerini genel olarak hece vezninde ve dörtlüklerle yazm??t?r.
Divan?, yeni Türk harfleri ile bas?lm??t?r.
Amerikan kovboy filmlerinde, atlar?n geceleri kamplarda veya gündüz barlar?n önünde daima ayakta, binilmeye haz?r vaziyette durduklar?n? seyrederiz. Do?rudur, atlar nadiren yatarlar, genellikle hasta olduklar? veya do?um yapacaklar? zaman.
Atlar günlerce, hatta haftalarca yere yatmadan ayakta durabilirler ve yol gidebilirler. Ayakta dururken dizlerini kilitlemeleri ve uyumalar? mümkündür. Siz bunu denerseniz, beyninizin üstüne dü?meniz kesindir.
Bilim insanlar?, atlar?n ayakta iken daha rahat olduklar?n? ve daha az enerji sarf ettiklerini söylüyorlar. Çünkü at?n vücudu bir hayli büyüktür ve yatarken nefes almas?nda iç organlar? kimi güçlüklere yol açar.
Bundan 2000 y?l? a?k?n bir süre önce, eski Yunanistan Via Siraküze ?ehrinde bir bilim adam?,herkese aç?k genel bir hamamda suyla dolu banyo küvetine girmi?ti. Arkas?na yaslan?p da, suyun banyo küvetinin yanlar?ndan d??ar? akt???n? görünce akl?nda parlak bir fikir k?v?lc?mland?.
-Evreka,evreka,diye ba??rarak küvetten f?rlad?.Bir hamam havlusuna sar?nd? ve do?ru evine ko?tu.
Bilim tarihine geçen bu banyo olay?ndaki adam, “evreka, evreka”yani “buldum,buldum” diye sokaklarda ko?an ünlü Yunan bilgini, Ar?imet’ten ba?kas? de?ildi.
Ar?imet’in küvetteki suyu gözlerken fark?na vard??? gerçek, bu olguyla buldu?u ?ey,uzun süreden beri üzerinde çal??t???, cevap arad??? bir sorunla ilgiliydi. Yunan Kral? Hiero , saray kuyumcusuna yeni bir taç haz?rlamas?n? emretmi?ti . Bunu yapmas? için de belirli miktarda alt?n verilmi?ti. Kral, kuyumcunun alt?n?n bir k?sm?n? çald???ndan ve onun yerine daha ucuz olan gümü? kulland???ndan ?üpheleniyordu. Saray bilgini Ar?imet’ten de gerçe?i ortaya ç?karmas?n? istemi?ti.
Ar?imet.madenlerin de?i?ik a??rl?klar? oldu?unu biliyordu. Küçük bir alt?n küpü,boyutlar? ayn? olan gümü? bir küpten daha a??rd?. Alt?ndan tac? eritip boyutlar? belirli bir tüp kal?b?na dökebilir ve bunun a??rl???n? ayn? boyutlarda gümü? bir küpün a??rl???yla k?yaslayabilirdi. Fakat bu durumda taç bozulacakt?. Onun için ba?ka bir çare bulmas? gerekiyordu.
Banyo yaparken fark?na vard??? gerçek ?uydu Küvete girdi?i zaman,küvette bulunan suyun seviyesi yükselmi?ti. Ba?ka türlü söylemek gerekirse, vücudunun a??rl??? (kitlesi),belirli miktarda bir su kitlesinin yerini alm??t?.
Bunun üzerine hemen evine ko?up baz? deneyler yapt?.Çok geçmeden, de?i?ik maddelerin ayn? miktar suyun yerini almad???n? gördü. Alt?n gümü?ten a??r oldu?u için, saf alt?ndan yap?lm?? bir küp, saf gümü?ten yap?lm?? bir küpten daha küçüktü. Ar?imet, alt?n küpün gümü? küpten daha az suyun yerini ald???n? gördü.
Tac?n yap?s?nda gümü? olup olmad???n? bulmak için bu ilkeden yararlanmay? dü?ündü. Bir su kab?na, tac?n a??rl???na e?it miktarda alt?n,ba?ka bir kaba gene tac?n a??rl???na e?it miktarda gümü?,üçüncü bir kaba da tac?n kendini koydu.Yapt??? deneyde, tac?n alt?ndan daha fazla ve gümü?ten daha az su kitlesiyle yer de?i?tirdi?ini ortaya y?kard?.
Bu sonuca göre, taç s?rf alt?n veya s?rf gümü?ten yap?lmam??t?. Bunlar?n kar???m?ndan yap?lm??t?. Ar?imet’in bulu?uyla, kral?n kuyumcusu sadece i?inden de?il hayat?ndan da oldu.
Ar?imet böylelikle kral?n derdini halletmi?ti ama,deneylerine son vermedi. Kat? maddelerin bünyesine ili?kin en önemli bilgileri,bir kapta yer de?i?tirdikleri su miktar?n? ölçerek, bundan vard??? sonuçlarla ortaya koydu. “Ar?imet Kanunu” diye tan?mlanan bu ilke,aradan yirmi yüzy?ldan fazla zaman geçmi? olmas?na ra?men bilim adamlar? taraf?ndan yap?lan baz? hesaplamalarda hala güvenle uygulanmaktad?r.
C) ça?daki filozoflar?n ve matematikçilerin ço?u,dü?üncelerini kuramsal (teorik) olarak ortaya koymakla yetinirlerdi. Bunlar?n do?rulu?unu ispatlamak çabas?na giri?mezlerdi.Ar?imet, çal??malar?n? ve vard??? sonuçlar?n do?rulu?unu deneyle re dayand?r?yordu.
Ar?imet’in,çok büyük a??rl?klar? çok küçük bir çabayla hareket ettirebilen bir makine yapt??? da ona ili?kin söylentiler aras?ndad?r. Söylentiye göre, Ar?imet bu makinenin kasnaklar?ndan geçirilen,bir ucu yüklü bir gemiye ba?l? bir zincirin öteki ucunu Kral Hiero’ya uzatm??t?. Kral Hiero da zinciri çekmi? ve büyük bir ?a?k?nl?kla koca geminin hareket etti?ini görmü?tü.
Bir süre sonra, Romal?lar Siraküze ?ehrini ku?atm??lard?. Yunanl?lar, Roma gemilerine kar?? Ar?imet’in bu makinesinden yararland?lar. Büyük kancalar?n?, k?skaç görünü?ündeki kollar?n? denize do?ru indiren ve Roma gemilerini böylece kavray?p havaya kald?ran makine,onlar? kayal?klar?n üzerine atarak parçalanmalar?n? sa?l?yordu. Ar?imet’in bir ba?ka uygulamas? da,dev büyüteçlerle Roma gemilerinin üzerine güne? ?????n? dü?ürmesi ve gemileri yakmas?yd?.Bilim tarihinde ölümsüz yeri olan Ar?imet, matematik ve geometri konusunda çok de?erli eserler yazm??t?r.
?sa’dan önce 212 y?l?nda Romal?lar nihayet Siraküze ?ehrine girmi?ler, Roma ordusunun komutan? Marcellus,bu büyük bilim adam?na dokunulmamas?n? emretmi?ti. Pazar yerinde topra?a çizdi?i bir daireyle ilgili hesaplar yapan büyük bilim adam? sarho? bir Romal? asker taraf?ndan öldürüldü.
Tarih kaynaklar?, M. Ö. 5. yüzy?lda Yunanistan'da,daha sonra Roma ve Do?u uygarl?klar?nda kitapç?l???n bilindi?ini belirtmektedirler. Bu kitaplar,bir ki?i metni okurken çok say?da kölenin elle yazarak ayr? ayr? nüshalar haz?rlamas? ?eklinde ço?alt?l?yordu. Yazma kitaplar?n en eski tarihlisi ve eski M?s?r mezarlar?nda bulunan, cenaze törenlerine ili?kin yaz?lar?n yaz?ld??? papirüs M. Ö. 4. yüzy?la kadar kullan?lm??, daha sonralar? bunun yerini par?ömen alm??t?r. Manast?rlarda yayg?n ölçüde kullan?lan par?ömen çok pahal?yd?. Par?ömen üzerine yaz?lm?? kitaplar daha da pahal?ya sat?l?yor, bunlardan ancak rahipler ve varl?kl? ki?iler yararlan?yorlard?.
10. yüzy?lda, Çinliler tahtaya oyulmu? resim ve yaz?lar? ipe?e basarak ço?altma tekni?ini uygulad?lar. Sonralar? kal?p olarak pi?irilmi? kil tabakalar? kullan?ld?.Dünya tarihinde ilk gazete, 12. yüzy?lda Pekin'de ipek üzerine bas?lan bir gazeteydi. Buna kar??l?k, Avrupal?lar daha geri kalm?? durumdayd?lar. Elle yazarak ço?altma tekni?i 15. yüzy?la kadar devam etti. Okuma yazma bilenlerin artmas?, yeni bulu?lar, feodal bask?lar?n yer yer gev?eyip çözülmesi ve insanlar?n dünyaya bak??lar?nda,dünya görü?lerinde daha geni? ufuklar aç?lmas?, kitap okuyanlar?n, okumak isteyenlerin de ço?almas?na sebep oldu.
Almanya'n?n Mainz ?ehrinde dökümcülük yapan Gutenberg, 1438 y?l?nda iki Almanla bir bas?n i?leri ortakl??? kurdu?unda yukarda belirtilen gerçe?in fark?ndayd?. En büyük emeli bas?m i?ini daha kolay ve daha ucuz yapacak bir tasar?y? gerçekle?tirmekti. Akl?n? bu do?rultuda çal??t?r?rken, Çinlilerin çok eskiden beri tek tek harflerle yaz? dizdiklerini bilmiyordu. Çal??malar?n? gitgide yo?unla?t?rarak, ortakl?k etti?i iki Almanla bir bask? makinesi yapmay? ba?ard?. Önce yaz? dizimi için demirden harfler dökmü?tü. Demir harfler par?ömeni ezip deldiler. Bunun üzerine kur?un dökümlü harfler haz?rlad?. Asl?nda tahtadan bir pres olan bask? makinesinde ilk bask?y? yapt?. 1444 y?l?nda bir bas?mevi kurdu. 1446da Latince dilbilgisi konulu ilk kitab? bast?, yay?nlad?. ?lk bask? makinesi saatte ancak 60 tabaka ka??da bask? yapabiliyordu. Latince dilbilgisi kitab?n?n ard?ndan, bir takvim, bir de ?iir kitab? bast?. Ancak Gutenberg'in cad? ba?lang?çta hakk? olan ilgiyle kar??lanmad?. Alt? y?l süren bir çal??ma sonucu 1282 sayfal?k ?ncil'in sat???,borçlar?n? kar??lama?a bile yetmemi?ti.Bu borçlar dolay?s?yla,bask? makinesi ve harf kal?plar?na haciz kondu. Gutenberg y?lmam??t?. Birkaç y?ll?k bir çal??madan sonra daha küçük bir makine yapt? ama, gene ba?ar? sa?layamad?. ?cad? tam anlam?yla de?erlendirilmedi?i için bütün ömrünü s?k?nt?yla geçirdi.
Gutenberg'in hayat?n?n son y?llar?nda, Hollanda, Almanya ve Fransa'da yeni bask? makineleri yap?ld?. Tez zamanda matbaac?l?k Avrupa'ya yay?ld?. Tahta bask? makinesi 18. yüzy?la kadar kullan?ld? ve bu yüzy?l içinde, bir Frans?z demirden bask? makinesi yap?m?n? gerçekle?tirdi. Makinenin bask? h?z? da artm??t?. Art?k saatte 200 tabaka ka??t bas?yordu.
Kazanç sa?layamasa bile Gutenberg'in büyük amac? gerçekle?mi?, insanl?k için çok de?erli bulu?u yayg?n ölçüde kullan?lmaya ba?lam??t?.
Bat?l?lar için Hong-Kong'dan sonra dünyan?n en esrarengiz ?ehri Siyam'in ba?kenti "Bangkok" dur. Birçok macera filmine konu olan "Bangkok" gerçekten garip bir ?ehirdir, uzakdo?udaki büyük casus ve gangster ?ebekelerinin üslendi?i Bangkok'da,hemen hemen bütün milletlere rastlan?r. Çinliler, Frans?zlar,?ngilizler,Amerikal?lar, Almanlar, Japonlar bu uzak do?u ?ehrinde içice girmi? durumda ya?arlar. Kimin hangi karanl?k i?in pe?inde oldu?u meçhuldür.
Siyam'l?lar memleketlerine "Hürriyet ülkesi" anlam?na gelen "Muang Taf" derler. Hatta son y?llarda ülkenin resmi ad? TAYLAND "Thailand" olmu?tur. Fakat buna ra?men bat?da "Thailand" gene eski ad? ile yani "Siyam" diye an?l?r.
Siyam,bir uzak do?u memleketidir. Kuzeyinde Birmanya, kuzeydo?u ve do?usunda Loas,güneyinde Kamboç,Siyam körfezi, Malaya birli?i ve bat?da Bengal körfezi ile s?n?rlanm??t?r. Nüfusu 32 milyon civar?ndad?r. Halk?n büyük bir k?sm? Budist'dir. Ülkede yedi yüz bin kadar da müslüman ya?ar.
Siyam, 1250 y?llar?nda,Kubilay Han'?n kuvvetlerinden kaçan Lao-Tai'ler taraf?ndan kurulmu?tur. Lao-Tai'ler Çin as?ll? olduklar?ndan Siyam'l?lar Çinlilere benzerler.
Siyam'in birçok kesimleri ormanl?kt?r.Bu ormanlarda fil, kaplan,pars,yaban kedisi,gergedan ve yaban mandas? gibi vah?i hayvanlar ya?ar. Ayr?ca Siyam'da 12'si zehirli olmak üzere 56 cins y?lan oldu?u tespit edilmi?tir. Siyamda, beyaz Siyam fili kutsal say?l?r ve ona dokunulmas?na müsaade edilmez.
Siyam'l?lar hürriyetlerine büyük bir titizlik gösterirler. Bu ülke tarihin hiç bir devrinde sömürge olmam??t?r. Bu konuda ?ngiliz ve Frans?zlar?n yapt??? bütün giri?imler neticesiz kalm?? ve Siyaml?lar ba??ms?zl?klar?n? korumas?n? bilmi?lerdir.
?kinci Dünya Sava?? s?ras?nda Almanya ve Japonya' n?n yan?nda yer alan Siyam, ?ngiltere ve Amerika'ya kar?? sava? ilan ettiyse de, Amerika bu ülke ile sava?a girmek istemedi ve oradaki müttefiklerden yana olan çeteleri desteklemekle yetindi.
Siyam, ?kinci Dünya Sava?? s?ras?nda Japonlar?n himayesi ile Çin Hindi'nin baz? k?s?mlar?n? i?gal etti. Ancak bu topraklar ?kinci Dünya Sava??n?n sonunda eski sahiplerine iade edildi.
16 Ocak 1946 da hür bir ülke olarak Birle?mi? Milletlere giren Siyam, hudutlar?n? saran kan ve ate? çemberinin d???nda kalabilmek için büyük çaba harcad?.
Dünyan?n felaketi olarak gösterilen küresel ?s?nma insan sa?l???n? da etkiliyor. Depresyona neden olan küresel ?s?nma eski salg?n hastal?klar? da hortlatacak gibi görünüyor.
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nden Prof.Dr.Günhan Erdem, a??r? s?cakl???n insanlar ile hayvanlar?n davran??lar?nda de?i?ikliklere neden olaca??n? belirtiyor.
S?cakl???n artmas?yla uykusuz kalan insanlarda huzursuzluk ve depresyonun ortaya ç?kabilece?ini vurgulayan Erdem, ”Huzursuzluk ve depresif yans?malar vücudun ba????kl?k sisteminde bozulmalara neden olur” dedi.
Erdem, s?cakl?k düzey ve döneminin uzamas?na ba?l? olarak ekolojik ?artlar?n da de?i?ece?ini, bakterilerin üreme, ya?ama ve daha geni? alanlara yay?labilecekleri uyar?s?nda bulundu.
Salg?n hastal?k tehlikesi!
Küresel ?s?nma nedeniyle tatl? su kaynaklar? azalma tehlikesiyle kar?? kar??ya. Bu durum geni? çapl? enfeksiyonlar?n ortaya ç?kmas?na neden olacak.
Enfeksiyonlar?n geni?lemesi ile sürelerinin uzamas?n?n bakteri ve virüslerin ilaçlara olan direnç mekanizmalar?n? de?i?tirebilece?ini ifade eden Erdem, ”Kullan?lan antibiyotikler belki etkisiz kalabilir. Küresel
?s?nman?n sonuçlar? çok daha tehlikeli boyutlara ula?abilir” diye konu?tu.
Prof. Dr. Erdem, bu nedenle yeni antibiyotik bulma aray???n?n ortaya ç?kabilece?ine, ?s?nman?n etkisiyle çevre kirlili?inin ?imdikinden daha fazla artabilece?ini, bunun da kolera ve tifo gibi hastal?klar?n nedeni olabilece?i uyar?s?nda bulundu.
Asyan?n Do?usunda, Çinin bir bölümünü meydana getiren ülke. Yüzölçümü 801.600 kilometrekare, nüfusu 58 milyondur. Büyük Okyanusa k?y?lar? olan bu bölgede ya?amaya, tar?ma ve ticarete daha elveri?li tabiat ?artlar? yer al?r. Pasifikten gelen yaz musonlar? yeter derecede ya??? sa?lar. ?klim az karasal d?r. Toprak ürünleri aras?nda tah?l, pamuk, keten, kenevir, tütün önemlidir. Endüstri bak?m?ndan iki dünya sava?? aras?nda çok geli?mi?tir.
1980 Edirne do?umlu Cem Adrian, müzik hayat?na küçük ya?ta yapt??? bestelerle girdi. Yugoslav kökenli bir ailenin çocu?u olan Adrian, 18 ya??nda radyoda program yapmaya ba?lad?. Alt? y?l süren radyo programc?l??? s?ras?nda kendi imkanlar?yla yakla??k 250 ?ark? besteleyen sanatç?, bu s?rada tiyatro ve foto?rafç?l?k ile de ilgilendi.
2003 senesinde Serkan ve Efkan Erdal’in olu?turdu?u ’Mystika
Seyrani (1807 - 1867); Türk halk ?airi. Everekte do?mu?tur. Aruz ve hece vezinleriyle çe?itli ?iirler yazm??, fakat daha çok hece ile yazd?klar?nda ba?ar? kazanm??t?r.
Isparta iline ba?l? bir ilçe. Yüzölçümü 1.275 kilometrekare, nüfusu 46.263 dür. Yüzeyi, genel olarak geni? düzlük alanlardan ibarettir. Tah?l ekimi , hayvanc?l?k, meyvecilik, el dokumac?l??? halk?n ba?l?ca geçim kayna??d?r. Merkezi 10.378 nüfuslu Yalvaç kasabas?d?r.
Popüler etiketler
[ lir ] [ sonuç ] [ mal ] [ tyr ] [ yay ] [ arda ] [ bit ] [ tor ] [ mar ] [ türk ] [ a?ar ] [ akl ] [ lle ] [ ay? ] [ ki?i ] [ ben ] [ ker ] [ ter ] [ ya? ] [ ince ] [ dini ] [ yazy ] [ kazan ] [ y?l ] [ rum ] [ nar ] [ emin ] [ mer ] [ elik ] [ tarihi ] [ insan ] [ ak?m ] [ mil ] [ bak ] [ duru ] [ rad ] [ yrk ] [ d?n ] [ ak? ] [ ebe ] [ has ] [ syra ] [ yer ] [ can ] [ devam ] [ dün ] [ kar? ] [ inci ] [ adlar ] [ oyun ] [ i il ] [ tas ] [ ç?? ] [ lak ] [ u?ur ] [ ire ] [ avr ] [ kul ] [ alt ] [ sav ] [ alt?n ] [ kil ] [ ilgi ] [ mik ] [ arl ] [ sava ] [ cad ] [ güne ] [ lara ] [ man ] [ eti ] [ asa ] [ neden ] [ gece ] [ nlar ] [ göz ] [ aç? ] [ sa? ] [ önce ] [ ak?n ] [ sab ] [ eser ] [ ikl ] [ ykta ] [ ba? ] [ ehir ] [ r ya ] [ har ] [ aras ] [ den ] [ par ] [ a r ] [ hayat ] [ arm ] [ k?l ] [ araf ] [ as? ] [ ütü ] [ ylan ] [ bul ] [ kaza ] [ mu? ] [ hayvan ] [ eski ] [ bal ] [ ?am ] [ ser ] [ nedi ] [ iline ] [ koy ] [ aman ] [ dem ] [ yaz ] [ k ta ] [ kle ] [ mac ] [ sel ] [ rik ] [ hareket ] [ k?m ] [ bar ] [ am?n ] [ areket ] [ hal ] [ ama ] [ ta? ] [ zaman ] [ bel ] [ bur ] [ kuru ] [ kas ] [ kül ] [ bun ] [ çim ] [ olur ] [ ime ] [ rmi ] [ çe?it ] [ k s ] [ dü?ün ] [ ilk ] [ ar? ] [ tel ] [ kar ] [ tik ] [ amy ] [ etki ] [ anan ] [ kta ] [ ret ] [ kim ] [ k m ] [ çeki ] [ katy ] [ a i ] [ ist ] [ büyü ] [ akü ] [ kat ] [ al? ] [ dere ] [ ark ] [ çel ] [ lek ] [ kol ] [ asi ] [ inç ] [ rak ] [ nce ] [ rol ] [ emi ] [ ted ] [ ylk ] [ altyn ] [ dünya ] [ yeni ] [ metre ] [ tan ] [ dam ] [ k?s ] [ utu ] [ alan ] [ ?ekil ] [ dil ] [ yyllar ] [ k sa ] [ tak ] [ imi ] [ n m ] [ deri ] [ ang ] [ alar ] [ kare ] [ lym ] [ say ] [ nil ] [ göster ] [ tin ] [ ile ] [ alma ]