Ot yiyen hayvanlarda görülen yayg?n bir hastal?k türüdür. ?nsanlara'da kolayca bula?abilir. Deride önce küçük bir sivilce meydana gelir. Çok geçmeden büyüyerek bir ç?ban manzaras? gösterir. Buna halk aras?nda "çoban ç?ban?" da denir.
Hastal?k zaman?nda tedavi edilmezse, ç?ban yara görünümünü al?r,zamanla mikrop kana kar??arak ate?in yükselmesine sebep olur.
?arbon mikrobu, temas, solunum veya sindirim yolu ile vücuda girebilir. Temas yolu ile al?nd???nda deride ç?ban görülür. Solunum yolu ile al?nd???nda solunum yollar?nda iltihaplanmalar olur. Mikroplu etlerle vücuda girdi?inde de sindirim yollar?nda tehlikeli ihtilatlar yarat?r.
?arbonun yay?lmas? ancak ?arbon hastal??? görülen hayvanlar?n derhal imhas? ile önlenebilir.
Hemen her hayvan?n kendi cinsine has bir zekas? vard?r. Ya?ama ?artlar?, ya?ad??? ortam, onun zekas?n?n haz?rlay?c? unsurlar?d?r.
Bir k?rlang?c?n yuvas?n? veya bir örümce?in yuvas?n? yap?s?ndaki titizlik,ustal?k, yukar?da söyledi?imiz ?ey için aç?k bir delil de?il midir?.. Bir ba?ka ku?un havadaki manevras?, bir ?ahinin hücum takti?i, ar?lar?n çiçeklerin özünü toplay??? da, ayn? konuda ileri sürülebilecek deliller aras?ndad?r.
Her hayvan besi maddesini temin, hayat?n? devam ettirmek, varl???n? korumak için ba?ka usullerden medet umar, faydalan?r. Bu usulleri bulu?u ve gerçekle?tirmesi, o hayvan cinsinin,zekas?n? ortaya koyu?udur.
Ku?lar,f?rt?nas?z, durgun bir havada yüzlerce mil uçabilirler. Geyikler, kendilerini ?srarla takip eden avc?lardan korunmak için s?k fundal?kl?, a?açl?k yerleri hayat ortam? seçerler.
Bizim yapt???m?z hata hayvanlar?n zekas?n?, kendi zekam?z? ölçü tutarak k?yaslamaya kalk??mam?zd?r.?unu unutmayal?m ki, bal?klar bizden daha iyi yüzerler. Atlar bizden h?zl? ko?arlar. Aslan daha kuvvetli,zürafa daha uzun, hayvanlar?n ço?u da bizden daha yumu?ak huylu,sakin ve zarars?zd?r.
Bu bak?mdan,hangi hayvan?n daha zeki oldu?unu tayin etme?e kalk???rken, aç?k davranmal?y?z. Onun zekas?n?, kendi hayat?n?n çerçevesinde,ya?ama ?artlar?na uygun olarak ele almal?y?z.
Bilmeliyiz ki, onun için bahis konusu olan zeka,bizim zekam?zdan çok ayr? ölçülerle belirtilebilir.
Kendi standartlar?m?za en yak?n olarak "zeki? diye belirtti?imiz hayvan, maymunlard?r. Bilhassa ?empanzeler,bu cinsin içinde en ak?ll? olan hayvand?r. Ancak,burada i?ledi?imiz hata, onlar? nispeten kendimize yak?n gördü?ümüzdendir. Bir bak?ma taklit meselesi i?in içine kar??m??t?r.
?empanze,insanlara yak?nl?k gösteren,belki de kendi his dünyas?nca bir hayranl?k duyan bir hayvand?r. Ö?retilirse , hatta buna lüzum kalmaks?z?n yak?ndan ve bir zaman mü?ahede ile t?pk? bizler gibi elbise giymesini ö?renir.
Bisiklete biner,çatal ka??kla yemek yer.Kad?nlar gibi makyaj yapmaya,süslenmeye kalk???r.
Hatta garip homurtularla,kendisine söylenilenleri cevapland?rmaya te?ebbüs eder.
Kendisine birkaç tane muz birden uzat?ld???nda,en iyisini seçer. Bu arada say? saymas?n? bile ö?renen ?empanzeler mevcuttur. Bütün bu davran??lar?ndaki ana sebep,sadece taklit hissi veya mü?ahede sonucu var?lan bilgi olabilir. Kesin bir ?ey söylemek, yanl?? sonuca varmam?z? intaç edebilir.
Eninde sonunda söyleyebilece?imiz ?udur ki:Kendi ölçülerimizi esas tutarsak, en zeki hayvan ?empanzedir...
Mahmut II. nin yerine geçen Abdülmecitin, o zaman Hariciye Naz?r? bulunan Mustafa Re?it Pa?an?n te?ebbüsüyle 3 Kas?m 1839 da yay?nlad??? bir hatt?-hümayunla uygulanmas?na ba?layan yenile?me hareketine verilen ad. Abdülmecitin tahta geçi?i Osmanl? imparatorlu?unun büyük bir buhran içinde oldu?u zamanlara rastlam??t?r. M?s?r valisi bulunan Kavalal? Mehmet Ali Pa?a, Osmanl? ordular?n? bir kaç yerde yenilgiye u?ratm??t?r. Osmanl? imparatorlu?unun bu güç durumundan kurtulmas?n?, çe?itli ç?karlar?na uygun gören Bat? devletleri (?ngiltere, Fransa), Osmanl? devletinde yenile?me hareketleri yap?ld??? taktirdi yard?mdan geri kalmayacaklar?n? aç?klayarak bildirdiler. Hariciye Naz?r? bulunan Mustafa Re?it Pa?a devletin bu güç durumunu genç padi?aha anlat?r ve devleti kurtarmak için, yenile?me roketleri yapmaktan ba?ka ç?kar yol olmad???n? söylemi?tir. Bunun üzerine Aldülmecit, Tanzimat ad? alt?nda uygulanacak olan bir yenile?me hareketinin hatt-? hümayun la ilan edilmesine raz? olmu?, naz?rlar, devlet adamlar? ve ?eyhülislam taraf?ndan haz?rlanan bu metin, bir hatt-? hümayun olarak, 3 Kas?m 1839 tarihinde büyük bir törenle, bizzat Mustafa Re?it taraf?ndan okunmu?tur. Okundu?u yere nispetle ad?na, Gülhane Hatt-? Hümayunu ad? verilen bu vesikan?n ba??nda Osmanl? imparatorlu?unun zuhurundan beri Kuran hükümlerine ve ?eriat kanunlar?na riayet edildi?i cihetle devlet kuvvetlenmi? ve bütün tebaa refah?n son derecesine vas?l olmu?ken yüz elli y?ldan beri birçok kaileler ve sebepler yüzünden ?eriat hükümlerine riayet edilmedi?inden memleketin kuvvet ve mamuriyetini kaybetmi? oldu?u, halbuki devletin co?rafi durumuna ve halk?n kabiliyet ve istidatlar?na göre te?ebbüs edilirse on be? sene içerisinde memleketin arzu edilen seviyeye ç?kaca?? izah edildikten sonra bunu temin için yeni kanunlar yap?lmas?na zaruret görüldü?ü ve bu kanunlar?n ba?l?ca; can emniyeti, ?rz, namus ve mal mahfuziyeti, halktan al?nacak verginin muayyen olmas? ve askerlik müddetinin mahdut bulunmas? gibi esaslara dayanmas? laz?m gelece?i tespit ediliyor. Gülhane Hatt?, bundan sonra bu esaslardan her birinin önemini ve bunlar?n tatbikine neden zaruret bulundu?unu ayr? ayr? belirterek bundan böyle bir mahkemenin hükmü olmad?kça gizli veya aleni hiç bir kimsenin idam ve teslim edilmesini, hiç bir kimsenin ?rz ve namusuna dokunulmamas?n?, herkesin mal?na serbestçe tasarruf etmesini, kimsenin mal?n?n müsadere edilmemesini, bütün tebaan?n ayn? haklardan istifade etmelerini emrettikten sonra yeni yap?lacak kanunlar Meclis-i Ahkam-? Adliyede yap?laca??ndan bu meclisin azas?n?n ço?alt?lmas?na lüzum gösteriyor ve burada yap?lan kanunlar?n tasdik edilmek üzere kendisine arz edilmesini istiyor. Hatt-? hümayun, bu kanunlar?n hükümlerine riayet edece?ine padi?ah?n yemin edece?ini, vükela ve vezirlere de yemin ettirece?ini beyan ettikten sonra bir ceza kanunu vücuda getirilmesini henüz maa?lar? tahsis edilmemi? memuriyetler varsa hemen onlara maa? ba?lanmas?n?, rü?vet al?nmas?n?n menedilmesini tesbit ettikten sonra keyfiyat-? me?ruha usul-i atikay? bütün tasvir ve tevcit demek olaca??ndan i?bu irade-i ?ahanemiz Dersaadet ve bilcümle memalilk-i mahrusam?z ahalisine ilan ve i?aa olunaca?? misullu düvel-i mütahabbe dahi bu usulün in?aallahü taala ilelebet ba?kas?na ?ahit olmak üzere Dersaadetimizde mukim bilcümle süferaya dahi resmen bildirilisin. Hemen Rabb?m?z Taala Hazretleri cümlemizi muvaffak buyursun ve bu kavanin-i müessesenin hilaf?na hareket edenler Allahü Taala Hazretlerinin lanetine mazhar olsunlar ve ilelebet felah bulmas?nlar; amin bedduas?yla sona ermektedir.
Tanzimat Hatt?, hükümdar?n bundan böyle kimseyi bir mahkeme hükmü olmadan öldürmeyece?ini ve zehirlenmeyece?ini kimsenin mal?n? elinden almayaca??n?, bütün vatanda?lar? ayn? haklardan istifada ettirece?ini, halka zarar? dokunan iltizam usulünü kald?raca??n?, askerlik vazifesini mahdut bir zaman için yapt?raca??n? aleni ve resmi olarak taahhüt alt?na alm?? olmas? bak?m?ndan tarihi önemi yüksek bir siyasi belgedir.
Bu devirde garp medeniyetine, garp usullerine temayül arzular? belirmi? ve idari ve içtimai yenilikler vücuda getirilmi? bilhassa edebiyat alan?nda önemli ad?mlar at?larak edebiyat?m?za yeni neviler getirilmi?tir. Bununla beraber, dahili ve harici birtak?m amiller, Tanzimattan beklenen neticelerin elde edilmesine engel olmu?tur.
?ngiliz bilgini. Woolsthope ?ehrinde do?mu?tur. Cambridge Üniversitesinde matematik ö?renimi görmü?tür. Genç ya?lar?ndan itibaren kendini bilim hayat?na vermi?, yerçekimi ile ilgili kanunlar? ke?fetmi?tir. Bundan ba?ka ?????n yap?s?n? ara?t?rarak, beyaz ?????n çe?itli renklerdeki ???nlar?n birle?mesinden ortaya ç?kt???n? dü?ünmü?tür. Newton ,ayn? zamanda yeni bir teleskop da icat etmi? ve gök cisimlerini incelemi?tir.
Newton, bulu?lar?yla insanl??a önemli hizmetleri dokunan büyük bilim adamlar?ndan biridir.
Sindirim ile ilgili organlar?n bütününe verilen ad. Sindirim sistemi, a??z bo?lu?undan ba?layarak kal?n barsa??n alt ucundaki delikte (anus) son bulur. Uzun ve devaml? bir boru biçimindedir. Bu borunun d???nda, sindirim sistemi ile ilgili bezler ve di?ler yer al?r.
Sindirim borusu içinde ?u parçalar bulunur: 1 - A??z bo?lu?u, 2 - Yutak, 3 - Yemek borusu, 4 - Mide, 5 - ?nce barsak, 6 - Kal?n barsak. Sindirim borusuna ili?ik olarak a??zda di?ler le, salg?s?n? a??z bo?lu?una döken tükrük bezleri, salg?s?n? ince barsa?a döken karaci?er le pankreas vard?r. Bu arada, kanla ilgili bir organ olmakla beraber dalak da sindirim sistemi organlar? aras?nda yer al?r.
Sindirim borusunun yukar? bölümü, diyafragman?n üstünde, daha uzun olan alt bölümü ise diyafragma alt?nda kar?n ve le?en bo?lu?u içindedir.
A??z bo?lu?u: Sindirim borusunun a??zdan sonra gelen ilk parças?d?r. Bo?lu?un içinde bulunan dil ve di?ler arac?l??? ile çi?neme i?i olur ve besinler, buradan yuta?a gönderilir
Yutak, sindirim borusunun a??zdan sonra gelen ikinci parças?d?r. 13 - 14 santimetre uzunlu?unda bir borudur. A??z bo?lu?u ile birle?ti?i gibi, altta yemek borusu ile devam eder.Yemek borusu, sindirim borusunun üçüncü parças?d?r. Yutaktan sonra gelir. Yutaktan daha dar ve uzunlu?u 25 santimetre kadard?r. Bunun peristaltik hareketleri ile, a??zdan ve yutaktan gelen besinler, mideye kadar inerler.
Mide, sindirim borusunun yemek borusu ile ince ba??rsaklar aras?ndaki ?i?kin parças?d?r.Yemek borusuna aç?lan bir kap?s? ile (kardia), ince barsakla birle?en ve (pilor) denen bir kap?s? vard?r.
1978 Samsun do?umlu Yunus Özyavuz, müzik ya?ant?s?na Samsun’daki yerel bir radyoda DJ’lik yaparak ba?lad?. 1997 senesinde üniversite e?itimi için ?stanbul’a gelen Özyavuz, 1998 senesinde kendi olu?turdu?u müzik stüdyosu ’Kuvvetmira
Serbest Cumhuriyet F?rkas?; 12 A?ustos 1930 tarihinde Fethi Bey (Okyar) taraf?ndan kurulan ve 18 Aral?k 1930 tarihinde kendi kendini fesheden siyasi parti. Serbest Cumhuriyet F?rkas? Türkiye Cumhuriyeti rejimi içinde, çok partili rejimin ikinci defa kurulmas? te?ebbüsünü ifade eder (Birinci Terakkiperver Cumhuriyet F?rkas?d?r) Türkiye Cumhuriyeti Cumhurba?kan? Gazi Mustafa Kemal Pa?a (Atatürk) ile eski Ba?bakanlardan Paris büyükelçisi Ali Fethi Bey (Okyar) aras?nda yaz?lan mektuplardan sonra resmen kurulmu?tur. K?sa bir zamanda Cumhuriyet Halk Partisine kar?? bir muhalefet partisi olarak büyük geli?me kazanan serbest Cumhuriyet F?rkas? kurulu?undaki Cumhuriyet ve Devrimleri benimseyen amaçlar?na ra?men gericilik taraftarlar?n?n kat?ld??? bir siyasi kurulu? haline gelmi?; kurulu?una izin verildi?i halde, bu davran?? kar??s?nda Atatürkün de Serbest Cumhuriyet F?rkas?na kar?? bir tav?r tak?nmas?n? do?urmu?, kurulu?undan pek k?sa bir süre sonra kendi kendini feshetmi?tir.
Görüntünün a?tabaka (retina) üzerine dü?meyi?i iki nedenledir :
1) Göz merce?inin esnekli?i azalm??t?r, ya da ço?alm??t?r.
2) Göz küresi ya k?sad?r,ya da uzun.
Miyopluk hali göz küresinin normalden uzun olmas? veya göz merce?inin fazla ?i?kinli?i yüzünden do?ar. Miyop gözde, cisimlerin görüntüleri a?tabakan?n üzerine dü?mez, önünde kal?r. Baz? çevreler miyoplu?un ?rsi oldu?unu, kal?t?mla geçti?ini söylemektedirler. Hatta Almanlar aras?nda miyoplu?un çok yayg?n olu?u böylece izah edilmi?tir.
Miyoplu?un en belli ba?l? nedeni,belirli mesleklerin, i?lerin gere?i baz? ?eylere çok yak?ndan bakmak zorunlu?udur. Kuyumcular, saatçiler,musahhihler (gazetelerde dizgi yanl??lar?n? düzeltmekle görevliler),çok okuyup yazanlar,vs bunlar?n aras?nda say?labilir.
Bir ?eye devaml? olarak yak?ndan bak?lmas? halinde göz kaslar? gerilip yorulacakt?r. Kaslar?n kuvveti giderek azalacakt?r. Gözler bu duruma gelince,yak?na ve uza?a göre gerekli uyumu yapamaz. Miyoplu?un ba?lang?c?nda normal okuma mesafesi olan 30 santimden okunabiliyorken, daha uzaktaki cisimler pek iyi seçilemez. Gözlerin dinlenmemesi, ayn? i?in sürdürülmesi, gözlük kullan?lmamas? sonucu miyopluk gitgide artar. Art?k okunacak ?ey iyice göze yakla?t?r?lmal?d?r. Uzaktaki cisimler hiç seçilemez. Ya??n ilerlemesiyle miyopluk da geli?ir.
Miyoplu?un tedavisinde en iyi yöntem, daha ba?lang?ç ta gözlük kullan?lmas?d?r. Bu durumda hiç de?ilse miyoplu?un artmas?, geli?mesi önenmi olur. Kullan?lacak gözlük, miyoplu?un derecesiyle ilgilidir. Bunu da göz doktoru belirtir. Tedavide ikinci yöntem yak?ndan bakmay? gerektiren i?leri b?rakmak,hiç olmazsa bir süre ara vermek,gözün dinlenmesini sa?lamakt?r. Bir miyop, gözlük kullansa bile, belirli zaman aralar?yla (6 ayda veya y?lda bir kez) göz doktoruna muayene olmal?d?r. Al?nan tedbirlere, uygulanan tedaviye ra?men miyopluk artm??sa, gözlü?ün derecesi de ona göre de?i?ecektir.
Özellikle ilerlemi? miyoplarda gözlük kullanmamak göz sa?l??? için daha zararl? durumlara yol açabilir. Göz doktoru taraf?ndan ve ileri gözlük devaml? olarak kullan?lmal?d?r. Daha yukarda miyoplu?un soyaçekimle ilgisine de?inmi?tik. Bu nedenle, miyop anne ve babadan olmu? çocuklar için daha titiz bir dikkatle davranmak ?artt?r. Kötü ???kta okuyup yazmak , gözlerin yorulmas?nda en olumsuz etkenlerden biridir.
Akyuvarlar?n (beyaz küreciklerin)ço?u alyuvarlardan büyüktür. Buna kar??l?k, kandaki akyuvar say?s? alyuvara oranla azd?r. Yakla??k olarak,her 800 alyuvara kar??l?k bir akyuvar vard?r. Akyuvarlar belirli bir biçime,?ekle sahip de?ildir. ?ekil de?i?tirerek hareket ederler.
Herhangi bir yoldan vücuda girmi? zararl? bir bakterinin sebep oldu?u hastal?kla sava?mak, daha do?rusu hastal???n öncüsü bakteriyi yok etmek, akyuvar?n görevidir.
Bir bakteriyi ortadan kald?rmak için, akyuvar bakteriye do?ru hareket eder. Onu kaplar. Bu kaplama bir nevi yutmakt?r. Bakteri akyuvar?n içine girdi?i an sindirilir.
Büyük say?da zararl? bakteri kan? kaplad???nda,vücut otomatikman akyuvar say?s?n? artt?r?r. Bu akyuvarlar,kemik iç yap?s?ndaki ilik taraf?ndan üretilir. Belirli bir süre sonra, kan bakterileri yok edecek ölçüde (say?da)akyuvara sahip olacakt?r.
Cryokinezi, zihin gücüyle so?uklu?u kontrol etme yetene?idir. Do?ru bildi?imiz bir yanl?? da, cryokinetiklerin sadece buz olu?turmas?d?r. Halbuki onlar so?uklu?u kontrol edebildiklerinden gaz? so?utarak s?v? hale getirebilirler. So?utma i?lemi, ortamdaki moleküllerin h?z?n?n azalt?lmas?yla gerçekle?ir. Moleküllerin h?z? artt?kça ortam daha s?cak olurken, aksi durumda daha so?uk olur.
Cryokinetiklerin daima ak?llar?nda tutmalar? gereken ?ey maddenin hal de?i?imi evreleridir. Kat?-S?v?-Gaz
Cryokinezi tekniklerini uygulamaya ba?lamadan önce bu i?in ne denli tehlikeli olabilece?ini akl?n?za iyice yerle?tirin. Kontrol edilemeyen yetenekler kronik hatta ölümcül hastal?klara bile yol açabilir. Kontrol alg?lamayla ba?lar!!!
Cryokinezi çal??malar? ba?lang?ç olarak a?a??da verilmi?tir.
1. A?ama
So?uman?n moleküllerin h?z?n?n azalarak olu?tu?unu akl?n?zdan ç?karmay?n. Yapt???n?z imajinasyonlarda bunu kullan?n. Birinci a?ama olarak vücut ?s?n?z? kullanacaks?n?z. Elinize bir termometre al?n ve vücut ?s?n?z?n dü?erek, so?uklu?un parmak uçlar?n?zdan termometreye akt???n? hissedin. Bu al??t?rmay? s?k s?k yap?n ve çal??malar?n?z not edin.
2. A?ama
E?er birinci a?amada ba?ar?l? olduysan?z daha zor olan bu a?amaya geçebilirsiniz. ?imdi bo? bir odaya geçin. Odada rüzgar olu?turacak her ?eyi kapat?n. Termometreyi yak?n?zda bir yere koyun ve odadaki hava moleküllerini h?z?n?n azalarak so?umaya ba?lad???n? hayal edin. Bunu bütün benli?inizle isteyin. 20 dakika bu al??t?rmay? yapt?ktan sonra havan?n ne kadar so?udu?una bak?n. Is?y? daha a?a??lara çekene kadar bunu yap?n.
Bütün kinetik yeteneklerde oldu?u gibi cryokinezinin de geli?ebilmesi, yeteneklerin daha iyi su yüzüne ç?kabilmesi için dikkat edilmesi gereken bir tak?m ?eyler vard?r. Bunlar: ruh dinginli?i, düzenli uyku, dengeli beslenme, yani fiziksel bedenin sa?l?kl? olmas?.
Kolay gelsin.
Yazar : Ali KOÇ
Bu yaz? psisik.com‘dan al?nm??t?r.
Popüler etiketler
[ a il ] [ bal ] [ bun ] [ ten ] [ sis ] [ rad ] [ amy ] [ ylan ] [ sava ] [ üre ] [ çil ] [ ran ] [ en son ] [ mil ] [ arm ] [ bat ] [ say ] [ ray ] [ car ] [ çin ] [ çal??ma ] [ ime ] [ akü ] [ kuru ] [ ?kta ] [ sal ] [ men ] [ baz ] [ hal ] [ arlar ] [ do?ru ] [ ince ] [ kas ] [ sar ] [ rmi ] [ has ] [ rum ] [ meydan ] [ eli ] [ e ya ] [ bit ] [ ist ] [ nüfusu ] [ k s ] [ dev ] [ den ] [ ç?? ] [ kul ] [ hare ] [ eser ] [ lle ] [ tel ] [ di? ] [ cad ] [ maya ] [ alma ] [ aman ] [ veri ] [ ilgi ] [ yaz? ] [ ker ] [ t?r ] [ ki?i ] [ e?in ] [ nüm ] [ dana ] [ ser ] [ eski ] [ kala ] [ din ] [ süre ] [ etki ] [ i il ] [ ak?m ] [ asi ] [ lan ] [ ar? ] [ insan ] [ ter ] [ kazan ] [ ati ] [ yyllar ] [ önce ] [ har ] [ anlam ] [ ylk ] [ dünya ] [ ilk ] [ evre ] [ türk ] [ olur ] [ sab ] [ a i ] [ meri ] [ ini ] [ hayvan ] [ lek ] [ sla ] [ erik ] [ ney ] [ k sa ] [ mar ] [ her ] [ ba? ] [ par ] [ ?rk ] [ ak?n ] [ ça? ] [ da? ] [ metr ] [ yaz ] [ göz ] [ katy ] [ nsan ] [ a?k ] [ bak ] [ ans ] [ ben ] [ byt ] [ lun ] [ hayat ] [ bas ] [ söz ] [ çeki ] [ led ] [ a?? ] [ an? ] [ sa? ] [ boy ] [ devam ] [ ak? ] [ d?n ] [ bili ] [ say? ] [ art ] [ çe?it ] [ tor ] [ bil ] [ ???n ] [ güne ] [ k m ] [ koy ] [ ine ] [ erk ] [ ?an ] [ deniz ] [ u?ur ] [ neden ] [ 821 ] [ lym ] [ ayy ] [ aml ] [ kon ] [ ara ] [ ni? ] [ ekil ] [ oru ] [ ram ] [ van ] [ hava ] [ t a ] [ ya? ] [ halk ] [ mer ] [ yay ] [ adlar ] [ emi ] [ ali ] [ erçek ] [ imi ] [ ast ] [ tan ] [ kan ] [ e il ] [ s?ra ] [ kar ] [ areket ] [ arda ] [ ura ] [ tik ] [ a a ] [ kir ] [ da y ] [ lke ] [ k y ] [ k?l ] [ kis ] [ nar ] [ duru ] [ mede ] [ n r ] [ nce ] [ al? ] [ dere ] [ bulu ] [ eki ] [ gece ] [ arl ] [ faz ] [ ünlü ]