Bilim Ve Teknik Canlılar Din Edebiyat Genel İnsan Ve İnsan Sağlığı Mimari Mitoloji Müzik Önemli Bölgeler Sanat Tarih Toplum Ve Toplum Yapısı Yeryüzü Ve Dünya

Klorofil Nedir?

Genel anlamda "canl?" olarak kabul edilen bitkilerin ortakla?a en büyük özelli?i ye?il renkleridir. Tabii bu durumun istisnalar? da vard?r ama bitkiler için esas tan?mlama unsuru "ye?il olmalar?" d?r.

Bitkilerin bu ye?illi?i bütün dünya için büyük bir önem ta??r. Çünkü bitkilerdeki ye?il renk verici öz (cevher) madde yani klorofil onlar?n topraktan ve havadan besleyici unsurlar? edinmelerini mümkün k?lar. Bitkilerin klorofil sayesinde bunu yapmalar? mümkün olamasayd?, yeryüzünde insanlar?n ve hayvanlar?n varl???, hayatiyetlerini sürdürmeleri de dü?ünülemezdi. Beslenmelerini sadece etle yapan canl?lar bile bitkilerin varl???na muhtaçt?r. Herhangi bir besin maddesinin kökenini ara?t?racak olursan?z, eninde sonunda bir bitkiyle kar??la??rs?n?z. Bitkilerin varl???n?n ya da yoklu?unun öteki canl?lar için nice büyük önem ta??d??? böylece ortaya ç?kmaktad?r.

Ba?ka türlü söylemek gerekirse, klorofil denilen bu hayat unsuru, bitkilerin insanlara ve hayvanlara yiyecek sa?lamas? bak?m?ndan bizler için de son derece de?erli, varl??? elzem bir ?eydir. Klorofil,bitkilerin yaprak hücrelerinde,genellikle sap ve çiçeklerinde de bulunur. Bitkinin canl? dokusu,klorofil sayesinde güne? ?????ndaki enerjiyi al?p,bunu inorganik ya da organik "hayat verici" kimyasal maddelere dönü?türür.Bu i?lem "fotosentez" diye adland?r?l?r. Fotosentez, Yunanca "???k" ve "bir araya getirmek, birle?tirmek" kelimelerinden olu?an bir deyimdir.

Ye?il renkte olmayan,dolay?s?yla klorofilden yoksun baz? bitkiler de vard?r. Bunlar?n nas?l ya?ad???n? herhalde merak edersiniz. Nitekim mantarlar ve fungi denilen mantar türünden bitkilerde klorofil yoktur. Bu nedenle kendi besinlerini yapamazlar. Besinlerini ba?ka yollarla sa?lamak zorundad?rlar. Sözkonusu bitkilerin "parazit-asalak" diye tan?mlanmas? da bu yüzdendir. Ba?ka türlü söylemek gerekirse,bu tür bitkiler beslenmelerini ba?ka canl?lardan sa?larlar. Onlar için parazit,asalak durumundad?rlar.

Bilimsel yöntemler uygulanarak bitkilerden al?nabilen klorofil, insanlar taraf?ndan çe?itli amaçlarla kullan?l?r. ?nsanlara büyük ölçüde yararl? olur. Bakterilerin yok edilmesinde klorofilin sa?lad??? yarar çok büyüktür. Bitkilerin "fotosentez-özümleme" i?lemi sayesinde beslenmesini sa?layan klorofil, bu bak?mdan "katalizör-h?zland?r?c?" bir madde say?labilir. Bitki havadan ald??? karbon dioksit ve topraktan ald??? su ile klorofil sayesinde karbonhidratlar?n bile?imini (sentezini) yapar. Bu i?lemde enerji sa?layan kaynak da güne? ?????d?r.

K?sa ve basit bir tan?mlamayla "organik boyay?c?,renklendirici" bir madde olan klorofil, gerçekte yeryüzündeki tüm canl?lar?n varl??? için temel bir unsur nitelik ve önemini ta??r.



Kibriti Kim Ke?fetti?

?nsan?n kendini ?s?tmak, yeme?ini pi?irebilmek için bir ate? yakma iste?i,bütün çe?itleriyle kibriti bulmas?nda ç?k?? noktas? olmu?tur.

Ma?ara adam?,belki de tesadüfen çakt??? ta?lardan do?an k?v?lc?mla kuru yapraklar? tutu?turmay? dü?ünmü?tü. Ondan binlerce y?l sonra,Romal?lar?n bu konuda pek geli?me kaydetmediklerini görüyoruz. ?ki ta?? birbirine sürtü?türüyor ve kükürtle kaplanm?? yar?kl? bir tahtay?, meydana gelecek k?v?lc?mla tutu?turmaya çal???yorlard?.

Ortaça?'da, çakmak ta??yla k?v?lc?m meydana getirme i?ine çelik de kat?ld?. Kurutulmu? yosun, mantar, kömürle?tirilmi? paçavra gibi ?eylerden yararlanma yoluna gidildi.Bu tür maddeler kolayl?kla ate? al?yorlard?.

Modern anlamda kibrit, fosforun çok dü?ük ?s?da ate? alan bir madde oldu?unun bulunmas?yla sa?lanm??t?r san?yoruz . 1681 y?l?nda, Robert Böyle ad?nda bir ?ngiliz, çok ince bir tahta parças?na önce sülfür uygulay?p, sonra sülfür-fosfor kar???m?na bat?rd?. Kibrit öylesine kolay ve çabuk ate? al?yordu ki, bulu?u pratik kullan??lar için hiç elveri?li de?ildi.

?ngiltere'de ilk pratik kibrit John Walker ad?nda bir eczac? taraf?ndan yap?labildi. 1833 y?l?nda, Avusturya ve Almanya'da sürtmeyle yak?lan, fosforlanm?? uçlu ilk kibritler yap?ld?.Gene de çözümlenmesi gereken bir sorun vard?. Beyaz veya sar? fosfor son derece tehlikeli bir maddeydi. 1906 anla?mas?yla, kibrit yap?mc?lar?n bu maddelerle çal??malar? yasakland?

En sonunda zehirli olmayan bir k?rm?z? fosfor ortaya sürüldü. Bu tür fosfordan yararlanarak yap?lan kibritler sadece özel olarak haz?rlanm?? bir yüzeyde yan?yorlard?.l844 y?l?nda ?sveç'te piyasaya sürülen kibritler i?te bu türdü.

Kibritin ba? k?sm?na gerekli bütün kimyasal maddelerin uygulanmas? yerine, kutunun sürtme yüzeyine k?rm?z? fosfor sürülmesi cihetine gidildi. Böylece, kibritin sadece sürtme yüzeyinde yanmas? "güven" alt?na al?nm?? oluyordu.

2. Dünya Sava?? esnas?nda Pasifik tropik bölgelerinde sava?an askerler,bilinen kibritlerin rutubet yüzünden kullan?lamamas?ndan yak?n?yorlard?. Raymond Cady ad?nda biri ,kibritler için öylesine bir kaplama maddesi buldu ki,sekiz saat su içinde kalan kibritler bile kolayl?kla yan?yordu.





Sungurlu

Çorum iline ba?l? bir ilçe. Yüzölçümü 2.390 kilometrekare, nüfusu 76.382 dir. Yüzeyi, genel olarak, geni? platolardan ibarettir. Halk?n ba?l?ca geçim kayna?? hayvanc?l?k, tah?l ekimi ve ba?c?l?kt?r.Merkezi 10.619 nüfuslu Sungurlu ilçesidir.

Mant?k nedir?

Zihnimizin do?ruyu bulma ve bilme için yapt??? i?lemlerin dayand??? kurallar? gösteren bilim. Mant?k, insan dü?ünü?ünü konu olarak ele ald??? için insan? inceleyen psikoloji bilimi ile ilgilidir. Ancak, Psikoloji, ilkel ya da medeni, hasta ya da sa?lam her türlü insan?n ruhundaki normal, anormal her türlü olay? inceler. Mant?k ise, ancak, olgun, sa?lam ve mükemmel insan?n, nas?l dü?ünürse do?ru dü?ünmü? olaca??n? ortaya koyar.

Kutuplardaki hayvanlar nas?l ya??yorlar?

Bütün memelilerin vücutlar?n?n ?s? derecesi 35 - 38 derece aral???ndad?r. Uçabilenlerde bu birkaç derece daha yüksektir, insan ?s?ya kar?? çok hassast?r. Hava s?cakl??? 30 derece olunca denize girer de, 5 derecede üzerine palto giyer. Oysa hayvanlar?n giysileri yoktur. Köpekler eksi 40 derecede kutuplarda k?zak çeker, buzlu sularda bal?klar ç?r?lç?plak yüzerler.

Asl?nda ?s?dan etkilenmek sadece insana mahsus de?ildir. Güne?in bulut arkas?na girmesi ile havadaki iki derecelik ?s? dü?ü?ü uçan sine?i zor yürür hale getirebilir. Ö?len güne?inde z?p z?p z?playan çekirge, sabah serinli?inde hareketleri a??rla?t??m-dan çok rahat yakalanabilir.

Kendi vücut ?s?s?ndan çok daha dü?ük ?s? ko?ullar?nda ya?ayabilmek için canl?lar?n iki silah? vard?r. Biri vücut ?s?lar?n? ayarlamalar?, di?eri de kürk denilen vücut örtüleridir. Kutup bölgesinde ya?ayan bir canl?, tropik bölgede ya?ayana nazaran on kat daha fazla ?s? meydana getirmek veya vücut örtüsü on kat daha fazla koruyucu olmak zorundad?r.

Çok so?uk iklimlerde ya?ayan hayvanlar?n ya?am nedenleri ara?t?r?l?rken hep kürkleri üzerinde durulmu?tur. Halbuki burada ya?ayan hayvanlar?n kürkleri ile ?l?man bölgelerde ya?ayan hemcinslerinin kürkleri aras?nda çok ciddi bir fark yoktur. Üstelik domuzlar hiç kürkleri olmamas?na ra?men deri alt? ya? tabakalar? sayesinde vücut ?s?lar?ndan 20 derece daha dü?ük ?s? ortamlar?ndan hiç etkilenmezler.

Zaten dünyam?zda üzeri tamamen kürkle kapl? hiçbir hayvan yoktur. Ço?unun ayak ve burun gibi k?s?mlar? görevlerini yapabilmek için aç?kta b?rak?lm??t?r. Ancak buralarda vücuda s?cak kan ileten atar damarlar k?lcal damarlar vas?tas? ile deriye daha yak?n olan toplar damarlar? ?s?t?rlar. Bu sayede buzun üstünde yürüyen bu tür hayvanlar?n ayaklan ü?ümez. Ama bu da, hayvan?n tüm vücudunun ü?ümeden bu so?uk ortamda nas?l ya?ayabildi?ini aç?klayamaz.

Kutuplarda, buzlu sularda ya?ayan bal?klar?n, s?f?r ve s?f?r alt? derecedeki ortamda donmamalar?n?n s?rr?n?n, bu bal?klar?n derilerindeki buz kristallerinin donma derecesini dü?üren bir protein oldu?u tespit edilmi?, hatta genetik mühendisleri laboratuar ortam?nda bu proteini üreten geni yaratmay? ba?arm??lard?r.

Bilim insanlar? bu örnekten yararlanarak, meyve a?açlar?n? dondan, uçak kanatlar?n? ve yollar? buzdan kurtarabileceklerini dü?ündüler ama henüz geni? çapl? üretimi zor görülmektedir. Ne yaz?k ki, s?cak kanl? hayvanlar?n kendilerini çok so?uk ortama nas?l adapte ettiklerinin s?rr? hala tam çözülmü? de?il.

Bas?nç Nedir?

Herhangi bir kuvvetin, ona engel olan bir yüzey üzerine yapt??? zorlama ve yüzey birimine dü?en kuvvete verilen ad. Bir yüzey üzerine etki yapan bir kuvvetin, o yüzeye tatbik etti?i bas?nç, o kuvvetten ba?ka, bu kuvvetin dayand??? yüzeye ba?l?d?r. Herhangi bir kuvvetin bas?mc?ndan önemli bir sonuç elde edilmek istenirse, bas?nc?n, çok küçük bir yüzey üzerine yap?lmas? gerekir. B?çaklar?n rahatça istenen ?eyleri kesmeleri, tatbik edilen kuvvetin fazlal???ndan çok, etki alt?nda b?rak?lan yüzeyin azl???ndan ileri gelir. Bu sebeple o bölgede büyük bir bas?nç meydana gelir.

Bir yüzeyin (S yüzeyi) kar??la?t??? bas?nç (P bas?nc?), o yüzeye uygulanan kuvvetin (F kuvveti), yüzeye bölümüne e?ittir: P = F/S

Uygulanan kuvvet (F kuvveti) sabit kald???na göre, P bas?nc?, S yüzeyinin büyük ya da küçük olmas?na göre de?i?ir, artar ya da eksilir.

Bas?nç birimi (C.G.S.) sisteminde bar’idir. Bir bari, bir dinlik bir kuvvet taraf?ndan bir santimetrekarelik bir yüzeye uygulanan bas?nçt?r. Bar?, çok küçük bir bas?nç birimi oldu?undan, bunun yerine bir milyon bariye e?it olan bar kullan?lmaktad?r. Çok kullan?lan bir bas?nç birimi de atmosferdir.

Mustafa Zihni Pa?a (1838 - 1911)

Osmanl? Veziri, ?do?mu?tur. Maliye mektupçu kaleminde memurluk hayat?na ba?lam??, 1884 y?l?nda Maliye naz?r? olmu?tur. Bu tarihten sonra Evkaf, Ticaret ve Maliye naz?rl?klar?nda bulunmu?, Selanik, Bursa ve Halep Valisi olmu?tur. 1908 devriminden sonra ?ûra-y? Devlet Ba?kan? ve Ayan üyesi olmu?tur.

Atom Bombas? Nas?l Yap?ld? ?

6 A?ustos 1945 tarihinde yerel saatle 08.15'te Hiro?ima üzerine,üç gün sonra da 9 A?ustos'ta Nagasaki ?ehrine at?larak 100. 000 den fazla insan?n ölmesine yol açan, 2. Dünya Sava??n? kesin bir ?ekilde sonuçland?ran atom bombalar?n?n yap?lmas?yla ilgili çal??malar?n tarihi hayli eskilere kadar uzan?r.

1896 y?l?nda Henri Becquerel ad?ndaki bir Frans?z bilim adam?,baz? atomlar?n ayr?l?p da??lmas? sonucu meydana gelen radyoaktiviteyi ke?fetmi?ti. Ayn? ç?k?? noktas?na dayanarak deneysel çal??malar yapan Marie ve Pierre Curie,radyum ve polonyum ad?n? ta??yan radyoaktif iki eleman buldular.

Einstein (Ayn?tayn)'?n 1905 y?l?nda ortaya koydu?u bir formül, atomlar?n çekirde?indeki dev enerjiyi bilimsel bir gerçeklikle aç?klam?? oldu. Bilginlerin bu alandaki çal??malar? büsbütün yo?unla?t?. 1938 y?l?nda, Hahn ve Strassmann ad?nda iki Alman bilgini,uzun çal??malar sonucu uranyum atomunu parçalamay? basard?lar. Aradan geçen zaman içinde 2. Dünya Sava?? patlak vermi?ti. Gerek Müttefikler,gerekse Almanya

has?mlar?ndan daha önce davranarak atom bombas?n? gerçekle?tirmek çabas? içindeydi. Amerika Hükümeti bu konudaki çal??malar? 1939 y?l?nda büsbütün h?zland?rd?. Ayn? y?l içinde Ba?kan Franklin D. Rosevelt'le görü?en bilim adamlar?, bir atom bombas?n?n yap?m? tasar?s?n? aç?klad?lar. Ertesi y?l bu konudaki çal??malar için büyük ölçüde ödenek ayr?lm??t?. Öte yanda, Almanlar da h?zl? bir çal??mayla ayn? hedefe ula?mak çabas? içindeydiler.

Uranyumun U-235 isotopu ve atomlar?n "zincirleme parçalanmas?" i?lemi için gerekli "kritik kütle" diye tan?mlanan miktar?n bir araya getirilebilmesi, Amerika Birle?ik Devletleri'nin 5 y?l sonra ilk atom bombas?n? gerçekle?tirmesini sa?lad?. 1945 y?l?n?n 16 Temmuz günü, Amerika'n?n New Mexi-co (Yeni Meksika eyaletindeki Alamogordo hava üssü yak?nlar?nda patlatt??? ilk atom bombas?yla 16 kilometre ötede bulunan da?lar ayd?nland?. Ate?ten bir top 12. 000 metreye kadar yükseldi. Ard?ndan mantar biçimi bir duman sütunu olu?tu. Bomban?n üzerinde patlat?ld??? çelik kule eriyip yok olmu?tu.

Atom bombas?n?n patlamas? esnas?nda meydana gelen ?s?, uranyum eleman?n? bas?nc? çok yüksek bir gaz haline dönü?türür. Patlama an?nda, kütlenin iç yap?s?ndaki ?s? 100.000. 000 (yüz milyon dereceyi) bulur. Ard?ndan,bunlar? tutan maden ceket parçalan?r.

Amerika'dan sonra 1949 y?l?nda Ruslar, 1952'de de ?ngilizler ilk atom bombalar?n? patlatt?lar. Böylece,dünya tarihinin en korkunç ve en etkili silah? do?mu?tu.

Süvey? Kanal?

K?z?ldenizle Akdenizi birle?tiren kanal. Frans?z mühendisi Ferdinand de Lessepsin te?ebbüsüyle 1869 y?l?nda aç?lm??t?r. Kanal?n Portsaitten Süvey? ?ehrine kadar olan uzunlu?u 168 kilometredir. Geni?li?i, su yüzünde 80 ? 135 metre, su dibinde 45 ? 100 metredir. Derinli?i 11 ? 12 metreye ula??r. Süvey? kanal?n?n XIX. yüzy?l?n sonlar?nda i?letmeye aç?lmas? ile Hint Okyanusu ve Büyük Okyanus yolu, Avrupa ya çok yakla?m??t?r. Bu yolla ?ngiltere ile Hindistan aras?ndaki deniz yolu, yar? yar?ya k?salm??t?r. Süvey? kanal?n?n, deniz yolunda sa?lad??? bu büyük fayda sonucu, dünyan?n siyasal, ekonomik alanlar?nda önemli geli?meler olmu?tur. Milletleraras? hukuka göre yöneltilmekte olan kanal, 1958 y?l?nda M?s?r Ba?kan? Abdülnas?r taraf?ndan millile?tirilmi?tir.

Falb nedir?

Fabl içinde bir ders ya da ö?üt bulunan bir öyküdür. Yazar genellikle bu dersi öykünün sonunda, ”Gülme kom?una, gelir ba??na,” gibi bir cümleyle özetler. Fabllar?n kahramanlar? genellikle havyanlard?r. Ama bu hayvanlar insanlar gibi dü?ünür , konu?ur ve t?pk? insanlar gibi davran?r. Dünyan?n en ünlü fabl yazarlar? Ezop ve Jean de La Fontaine’dir (Jan de La Fonten okunur). Ezop’un fabllar? ?Ö 3oo ‘de derlenerek yaz?ya geçirilmi?tir. La Fontaine 17. yüzy?lda ya?am?? bir Frans?z yazard?r. ?lk fabl kitab?n? 1668′de yay?mlam??, toplam 12 fabl kitab? yazm??t?r. La Fontaine’in fabllar? ?iir biçimindedir. La Fontaine, Ezop ve ba?ka yazarlardan esinlenmi?, ama bu öyküleri kendine özgü bir biçimde anlatm??t?r. Fabl sevilen bir öykü türüdür. Eski ça?lardan günümüze de?in birçok yazar bu tür öyküler yazm??t?r . ABD’li J ames Thurber ve ?ngiliz George Orwell ça?da? fabl yazarlar?d?r.

Popüler etiketler

[ lara ] [ kle ] [ ikl ] [ lym ] [ din ] [ kan ] [ inç ] [ hat ] [ ahi ] [ kta ] [ da? ] [ y?llar ] [ bil ] [ sis ] [ anan ] [ cad ] [ ate ] [ ile ] [ far ] [ let ] [ a i ] [ sla ] [ tarih ] [ t?r ] [ madde ] [ i il ] [ al? ] [ meri ] [ a il ] [ led ] [ irin ] [ nüm ] [ anlam ] [ aç? ] [ man ] [ arl ] [ kim ] [ mu? ] [ ölüm ] [ ?ekil ] [ pan ] [ n m ] [ k m ] [ neden ] [ amy ] [ lun ] [ mal ] [ areket ] [ ker ] [ e il ] [ erçek ] [ söz ] [ maya ] [ ki?i ] [ kare ] [ kara ] [ önce ] [ s?r ] [ 821 ] [ k s ] [ evre ] [ kar? ] [ düny ] [ devam ] [ fazl ] [ nar ] [ zar ] [ ted ] [ teri ] [ boy ] [ ilk ] [ en son ] [ sonuç ] [ lak ] [ tan ] [ iline ] [ hayvan ] [ car ] [ metr ] [ tak ] [ nedi ] [ men ] [ göz ] [ a?ar ] [ kap ] [ ordu ] [ sa? ] [ ele ] [ baz ] [ ret ] [ lama ] [ bilin ] [ sar ] [ çil ] [ ni? ] [ çük ] [ nsan ] [ ren ] [ mik ] [ gece ] [ lam ] [ dü?ün ] [ lek ] [ lir ] [ hava ] [ dren ] [ ?s? ] [ bun ] [ dün ] [ ulu ] [ güne ] [ linde ] [ ç?? ] [ atl ] [ tik ] [ top ] [ akü ] [ duru ] [ kar ] [ ali ] [ imi ] [ med ] [ t a ] [ eva ] [ meydan ] [ elm ] [ metre ] [ çim ] [ ama ] [ k?m ] [ emel ] [ oyun ] [ kaz ] [ kazan ] [ ati ] [ bulu ] [ ta? ] [ oku ] [ aml ] [ ?rk ] [ ehir ] [ dev ] [ bul ] [ a r ] [ e ya ] [ as? ] [ genel ] [ ist ] [ hareket ] [ hayat ] [ nak ] [ zaman ] [ bat ] [ orta ] [ elik ] [ e e ] [ ili ] [ akl ] [ kül ] [ insan ] [ a?k ] [ ans ] [ e?e ] [ ?am ] [ her ] [ k sa ] [ di? ] [ bit ] [ lis ] [ sel ] [ ak?m ] [ am?n ] [ çal??ma ] [ k?s ] [ kon ] [ nedir ] [ can ] [ a k ] [ ak?n ] [ tor ] [ alan ] [ deniz ] [ kala ] [ rmak ] [ ran ] [ nlar ] [ s?ra ] [ ?kta ] [ olo ] [ tay ] [ gen ] [ u?ur ] [ göster ] [ çeki ] [ rler ] [ tel ] [ yaz? ] [ aman ] [ art ] [ yazy ]