Bilim Ve Teknik Canlılar Din Edebiyat Genel İnsan Ve İnsan Sağlığı Mimari Mitoloji Müzik Önemli Bölgeler Sanat Tarih Toplum Ve Toplum Yapısı Yeryüzü Ve Dünya

Refik Koraltan (1891 - ?)

Türk siyaset adam? ve Büyük Millet Meclisli eski ba?kan?. Divrikte do?mu?tur. Hukuk ö?renimini tamamlad?ktan sonra bir süre Trabzon Polis Müdürlü?ü yapm??t?r. Cumhuriyetin ilam üzerine ilk Meclise Konya Milletvekili olarak girmi? ve onbe? y?l milletvekilli?in de bulunmu?tur. 1936 - 42 y?llar?nda valiliklerde bulunmu?, 1942 de yeniden milletvekili seçilmi?tir. 1945 y?l?nda, üç arkada?? ile birlikte (Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuat köprülü) Demokrat Partiyi kurmu? ve Demokrat Partinin 1950 pal?nda iktidar? ele almas? üzerine Büyük Millet Meclisi Ba?kanl???na seçilmi?tir. Bu vazifede on y?l süre ile her y?l seçilmek suretiyle kalm??, 27 May?s 1960 hareketinde Büyük Millet Meclisinin feshedilmesi üzerine bu vazifesinden indirilmi?, yarg?lanmak üzere ilkin nezaret alt?na al?nm??, sonra da Yüksek Soru?turma kuruluna tevkif edilmi? ve öbür san?klar?n da yarg?lanma yeri olan Yass?adaya gönderilmi?tir. Refik Koraltan, Yüksek adalet Divan? taraf?ndan, çe?itli suçlar ve Anayasaya ayk?r? hareket etmek suçlar? ile yarg?lanm??t?r. Anayasaya ayk?r? hareket etmek ve Anayasan?n hükümlerini yerine getirmemek, bozmak suçlar?ndan ?dam cezas?na 15 Eylül 1961 tarihinde çarpt?r?lm?? ve cezas? M.B.K. taraf?nda müebbet hapse çevrilmi?tir.1964 y?l?nda s?hhatinin elveri?li olmamas? sebebi ile ba???lanm??t?r.

?eker nedir?

Birçok meyve, sap ve köklerin öz suyundan ya da ni?astas?ndan ç?kar?lan, karbon (C), hidrojen (H) ve oksijen (O) den bile?mi? bulunan, beyaz, su da, erir mayalanabilir, tatl? maddelerin genel ad?. Kimyasal ad bak?m?ndan karbonhidratlar dand?r. Karbonhidratlara mono sakkaritler ve disakkaritler s?n?f içinde bulunanlar?, genel olarak ?ekerleri içine al?r (glikoz, levüloz, sakkaroz gibi. Bunlar da, s?ras?yla üzüm ?ekeri meyve ?ekeri, kam?? ?ekeri adlar? ile de an?l?rlar).

Bizim pratikte kulland???m?z ?eker özellikle Türkiyede, ?eker pancar?ndan elde edilen ?ekerdir. ?eker pancar?ndan ?eker, ?u yollarla elde edilmektedir:

?eker pancar? kök k?s?mlar?ndan kurtar?larak güzelce temizlendikten sonra özel makinelerde ince ince dilimlenir. Bu dilimler 80 - 90C aras?nda su ile muamele edilir. Bu takdirde ?eker eriyerek suya geçer. Kar???m? ?s?tmaktan maksat, protoplazmay? öldürtmektir. Çünkü ?eker canl? hücre çeperlerinden geçemez. Bu takdirde elde edilecek öz su miktar? beklenilenden az olur.

Bu ?ekilde elde edilen ?eker eriyi?i daha bir çok yabanc? maddeleri ihtiva eder. Bunlardan kurtarmak için kar???m kireç sütü ile muamele edilir. Organik asitlerle proteinli maddeler kalsiyum tuzu halinde çöker. ?eker ise kalsiyum sakkarat halinde çözülmü? olarak kal?r, ayr?l?r. Daha sonra kar???m içerisinde CO. gaz? gönderilir. A??r? Ca (OH)2 ve kalsiyum sakkarattaki kalsiyum, karbonat te?kili ile çökelir. Eriyikte serbest sakkaroz kal?r. Tekrar filterpreslerden süzülür. Süzüntü vakum kazanlar? içerisinde dü?ük bask? alt?nda buharla?t?r?larak koyula?t?nhr. Bu s?rada ?ekerin büyük bir k?sm? kristalle?ir. Geride kristallenmeden kalan k?s?m % 50 ?eker ihtiva eden Melas t?r. Melastan tekrar ?eker elde edildi?i gibi fermantasyona u?rat?larak alkol de elde edilebilir. Fakat büyük bir k?s?m fabrika civar?nda hayvan yemi olarak kullan?l?r.

Ham ?eker kristalleri al?n?r. Üzerine su veya ?eker ?urubu püskürtülerek y?kan?r. Ve son melas k?s?mlar?ndan temizlenir. Sonra ?urup haline getirilerek kemik külü ile rengi giderildikten sonra tekrar vakum kazanlar?nda koyula?t?r?larak kal?plara dökülür. Böylece kesme ?eker elde edilmi? olur. Y?kanm?? ham ?eker santrfüje edilerek s?v? k?sm?ndan ayr?ld?ktan sonra s?cak hava ile kurutulursa toz ?eker elde edilir. Bu ?eker elde edili?i büyük ve modem fabrikalarda yap?lmaktad?r.

?eker fabrikalar?, kampanya denilen senenin bir kaç ay? zarf?nda çal???r. Çünkü topraktan sökülen pancarlar derhal istenmelidir. Stok edilirse fermantasyona u?rayarak ?eker k?sm? bozulur.

Enlem Ve Boylam Nedir?

Ekvator ku?a?? ile Kuzey Kutbu aras?nda, düzenli aralarla dünyay? çevreleyen yatay durumda seksen sekiz ku?ak dü?ünün. Daire biçimindeki bu ku?aklar Kuzey Kutbu'na yakla?t?kça daha küçülecektir. Ayn? durum Ekvator'la Güney Kutbu aras?nda da söz konusudur. Bu ku?aklar "paralel" ya da " enlem" diye tan?mlan?r.

Her enlem çizgisi, Ekvator hatt? "O-s?f?r" kabul edilerek numaraland?r?lm??t?r. Ekvator ku?a??n?n 10 derece kuzeyindeki enlem, "10° kuzey enlem" olarak belirlenir. (NOT : Bir derece, bir dairenin 360 da biridir.) Kuzey Kutbu, 90°kuzey enlem üzerindedir. Buna kar??l?k, Güney Kutbu " 90° güney enlem" üzerinde bulunur.

?imdi de Kuzey Kutbu ile Güney Kutbu do?rultusunda, Ekvator ku?a??n? düzenli aç?larla kesen hayali çizgi-ku?aklar dü?ünün. Bunlar, gene hayalf olarak Ekvator ku?a??n? 360 k?s?m, ya da dereceye bölerler. Ba?ka türlü söylemek gerekirse, bu çizgi ku?aklar?n Ekvator hatt?n? 360 dereceyle böldü?ü varsay?l?r (farz edilir). Bu çizgi ku?aklar da "meridyen" veya "boylam" diye tan?mlan?rlar.

Yeryüzündeki her ülke, ?ngiltere'de Greenwich'den geçen çizgi-ku?a??n "O-s?f?r" kabul edilmesinde fikir birli?ine varm??t?r. Bunun 10 derece do?usunda kalan boylam, "10 do?u boylam" diye tan?mlan?r. Sözkonusu boylam üzerindeki yerler de, "10° do?u boylamda" olarak belirtilir. Yerküresinde Greenwich'in do?u ve bat?s?nda kalan yar?m küreler, 180 dereceyle numaraland?r?lm?? boylamlara bölünmü?tür.

Enlem ve boylamlar?n en büyük yarar?, yerküresi üzerindeki herhangi bir yerin pozisyonunun kolayl?kla belirtilebilmesidir. Aç?k denizlerdeki gemiler de, mevkilerini bu sistemle bildirirler. Böylece, gerekli durumlarda bir geminin yeri kolayl?kla bulunabilecektir.

Sistemi daha ayr?nt?l? bir düzende kullanabilmek için her enlem ve boylam da "dakika" diye tan?mlanan 60 e?it k?sma bölünmü?tür. Dakikalar?n 60 e?it k?sma bölünen her parças? "saniye" olarak tan?mlan?r.

Enlem ve boylam daireleri, co?rafya, gemicilik, havac?l?k, meteoroloji ve daha bir çok konularda büyük yararlar sa?lamaktad?r.

Joseph Stalin (1879 - 1953)

Joseph Stalin (1879 - 1953); Rus komünist lideri, Gürcistanda do?mu?tur. Gürcü bir köylünün o?ludur. Gençli?inden itibaren, çarl?k aleyhindeki faaliyetlere kat?lm??, 1906 y?l?nda Sibiryaya sürülmü?tür. 1917 y?l?nda Rusya ya ç?kan komünist ihtilalinin liderlerinden biri olarak, ihtilale kat?lm??, Leninin ölümünden sonra, komünist partisi genel sekreteri olmu? ve Sovyet Rusyan?n tele yöneticili?ini üzerine alm??t?r. Bu y?llarda, kendisine kar?? olanlar?, tehlikesiz bir duruma getirmeyi ba?arm??, ?kinci Dünya Sava?? y?llar?nda, mare?allik unvan?n? alm??t?r. Rusyada büyük bir korku ve deh?et havas? yaratan Stalin 1953 y?l?nda ölmü?tür.

Krezus kimdir?(M.O. 543)

Eski Lidya devletinin sonuncu hükümdar?. Birçok ba?ar?lar kazanm?? ve pek zengin olan hazinesi ile ün ?alm??t?r. ?ran hükümdar? Keyhüsrev taraf?ndan yenilgiye u?rat?lm?? ve esir edilmi?tir.

Falaka nedir?

Eskiden, daya??n bir e?itim say?ld??? zamanlarda, ayak tabanlar?na dayak atmak için kullan?lan bir alet. Falaka ad?, ayn? zamanda, bu aletle at?lan daya??n da ad?d?r.

Falaka, ayak tabanlar? ç?plak hale getirildikten sonra, falakaya tutulacak kimsenin, ayaklar?n? hareket ettirememesi için, lastik veya kay??tan yap?lm?? bir düzenekle, ayak tabanlar?na burmay? sa?layan kal?nca bir sopadan ibarettir. Yere s?rt üstü yat?r?lan falaka yiyecek kimsenin ayaklar?, yukar? kald?r?larak iki ki?i taraf?ndan tutulur, üçüncü bir kimse de, sopa ile ayak tabanlar?na vururdu.

Sindirim sistemi

A??z ve Di?ler

Sindirim a??zda çi?nemeyle ba?lar. Çi?neme; besinleri küçük parçalara ay?rarak yutulmalar?n? kolayla?t?r?r, a??zda sindirim için gerekli tükürük salg?lanmas?n? sa?lar, besinlerin temas yüzeylerini art?rarak tükürük ve mide suyu enzimlerinin daha etkili olmalar?n? sa?lar. Ni?astal? besinlerin sindirimi a??zda olur.

Mide

Ters çevrilmi? L ?eklindedir. Ortalama kapasitesi 1 - 1,5 lt.’dir. Bo?ken duvarlar? birbiri ile birle?mi? haldedir. Dolma s?ras?nda mide iç bas?nc? artmaz. Zira çeperler gerilir.

Mide, besinlerin, zaman içinde en iyi biçimde da??t?lmas?nda ve bunlar?n en iyi biçimde mekanik ve kimyasal haz?rlanmas?nda önemli rol oynar. Mide suyu; 3 ayr? fazla salg?lanarak olu?ur.

Sinirsel Faz: Besin mideye inmeden, görme, koklama ve lokman?n a??za konmas? ile ba?lar ve 1,5 saat sürer.

Gastrik Faz: Genellikle proteinli maddelerin mideye inmesiyle ba?lar.

?ntestinal Faz: Genellikle ya?lar onikiparmak ba??rsa??na geçince oradan yap?lan uyar?larla ba?lar.

Mide bir depo rolü oynar. Besinler mideye dü?er ve tabakalar halinde dizilirler. Bu duru? s?ras?nda besinler mide salg?s?n?n etkisiyle kimyasal de?i?ikli?e u?rarlar ve kimus denilen s?v? haline gelirler. ?yi çi?nenmi? ve küçük parçalara ayr?lm?? besinler midede daha kolay s?v? hale gelirler ve mide her 20 saniyede bir ritmik olarak bu s?v?n?n 2 - 3 mlt.’sini mide kap?s?ndan onikiparmak ba??rsa??na bo?alt?r.

Mide kap?s?, midenin ortalama her 5 kas?lmas?nda bir kez aç?l?r. Midenin bo?alma zaman? ortalama 3 - 4 saattir. Koyu bir k?vam, mide bo?al?m?n? yava?lat?r. So?uk bir yemek, s?cak bir yeme?e oranla daha fazla bo?alt?l?r. Mide kap?s?ndan, ?ekerler en h?zl?, ya?lar ise en yava? bo?alt?l?rlar.

Midede karbonhidratlar daha kolay s?v? hale gelir ve proteinlerden daha çabuk bo?alt?l?rlar. Proteinler, midede belli bir kademeye kadar parçalan?rlar. Ya?lar ise midede en uzun süre kalan besinlerdir. Besinlerin emilimi ba??rsaklarda olur. Midede, çok az miktarda alkol ve baz? ilaçlar emilir.

?nce Ba??rsaklar

2 k?s?mda incelenir:

Onikiparmak Ba??rsa??: Mideden ba?lar. Ortalama 25 - 30 cm. boyda, 3 - 4 cm. çap?ndad?r.

Bo?ba??rsak - K?vr?m Ba??rsak: Onikiparmak ba??rsa??ndan itibaren ba?lar. Ortalama 6,5 m. boyunda ve 4 cm. çap?nda, gittikçe daralan bir boru sistemidir. Mükozas?nda geni? k?vr?mlar vard?r.

?nce ba??rsa??n sindirim ve emilim gibi 2 önemli görevi vard?r:

Sindirim: Ba??rsak sindiriminde en büyük rolü ince ba??rsaklar oynar. Ba??rsak sindiriminin %90′? burada; safra, pankreas salg?s? ve kendi salg?s?n?n etkileri ile; kendi yapt??? itici ve pandül hareketlerle gerçekle?ir ve mideden gelen kimusun sindirim i?lemi tamamlan?r.

Bu hareketler; ba??rsak içeri?inin salg?larla temas?n? kolayla?t?ran kar??t?rma hareketleri ve ba??rsak içeri?inin, kal?n ba??rsa?a do?ru ilerlemesini sa?layan sa??nma hareketleridir. Kimus’un onikiparmak ba??rsa??n? geçi?i h?zl?d?r, ortalama 15 dakikada gerçekle?ir. ?nce ba??rsakta bu ilerlemenin süresi 4 - 5 saattir.

Besinlerin en ?iddetli kar??t?r?ld??? ve emilimin en iyi oldu?u yer k?vr?m ba??rsakt?r. Burada sa??nma hareketleri çok s?k de?ildir. Bu, besinlerin bu k?s?mda uzun süre beklemesini sa?lar.

Emilim: Besinlerin emilimi, hemen hemen yaln?z ba??rsaklarda ve öncelikle ince ba??rsa??n yukar? bölümünde gerçekle?ir. Emilim miktar?, emilen ögeye göre de?i?ir. Ancak mide; tam bir emilim için gerekli ba?lang?ç olan iyi bir sindirim sa?layam?yorsa emilim düzensizlikleri olabilir.

Besinlerin mukoza ile temas?n?, kar??t?rma hareketleri ço?alt?r. Emilim h?z?, bo?ba??rsaktan k?vr?m ba??rsa?a do?ru giderek azal?r.

Karbonhidratlar?n emilimi çok önemlidir. Bu emilim özellikle onikiparmak ba??rsa?? ve bo?ba??rsak düzeyinde yap?l?r. Proteinlerin emilimi bo?ba??rsakta gerçekle?ir. Bu emilim ancak; proteinler aminoasitlerce parçalanm??larsa yap?labilir.

Lipitlerin emilimi onikiparmak ba??rsa??n?n sonu ile bo?ba??rsa??n ba?lang?c?nda gerçekle?ir. Su ve elektrolitlerin emilimi birbirine kar??t iki olay?n sonucudur. Ba??rsak bo?lu?undan kana do?ru ak?? ve kandan ba??rsa?a do?ru ak??. Bu emilim bütün ba??rsak boyunca gerçekle?ir. D??k?n?n su miktar?n? sa? kal?n ba??rsak düzenler.

Ortalama olarak günde 500 gr. karbonhidrat, 100 gr.ya?, 50 - 100 gr. amino asit, 50 - 100 gr. çe?itli iyonlar ve 8 - 10 lt. su emilir. Ya?da eriyen vitaminler lipitler gibi emilirler ve lenfyoluna geçerler. Suda eriyen vitaminler ise h?zl? ?ekilde emilirler. Günde ortalama 600 - 900 ml. izotonik kimus, ince ba??rsaktan kal?n ba??rsa?a geçer.

Kal?n Ba??rsak

Sindirim kanal?n?n ince ba??rsak ile göden ba??rsa?? aras?ndaki bölümüdür. Kal?n ba??rsak, oldukça hacimli, birçok parçaya bölünmü? bir borudur.

Ortalama 130 - 160 cm. uzunlu?unda ve 6 - 8 cm. çap?ndad?r. Görevi; ince ba??rsaklarda emilenemeyen maddelerden ibaret kimusu konsantre edip d??ar?ya atmakt?r. Bu konsantrasyonda su ve elektrolit emilimi önemli rol oynar.

Kal?n ba??rsak mükozas?, ince ba??rsak mükozas?ndan farkl?d?r. Epitelin yüzeyi düzdür. Kal?n ba??rsak hareketleri ince ba??rsa?a göre daha zay?f ve yava?t?r. Kar??t?r?c? ve bo?alt?c? hareketler vard?r. Bo?alt?c? hareketler günde ancak birkaç defa meydana gelir.

Kal?n ba??rsakta enzim olu?maz, enzimden yoksun bir müküs salg?s? vard?r. Bu, hiçbir sindirim enziminin etkili olmad??? selülozu parçalar.

Kal?n ba??rsak, daha çok suyun geri emiliminde rol oynar. Bu emilim oldukça önemlidir. Günde 500-1500 mlt. aras?nda de?i?ir. Kal?n ba??rsakta ayr?ca; inorganik tuzlar, bir miktar glikoz, k?sa zincirli ya? asitleri emilir.

D??k?n?n su miktar?n? kal?n ba??rsak düzenler. D??k?; safra pigmentleri, sindirilmemi? besin parçalar?, kal?n ba??rsak müküsü, ölü ba??rsak hücresi art?klar?ndan olu?ur. Kal?n ba??rsaktan günlük at?lan feçes miktar? 200 - 400 gr. d?r. Bunun %70′i su, %30′u kat? maddedir. Al?nan besin maddelerinin kolondan at?lma süreleri genellikle 10 - 90 saattir. Baryum için ise 24 - 48 saattir.

Göden Ba??rsa??

Ba??rsak sisteminin son parças?d?r. ?ki k?s?mdan olu?ur:

Üst bölüm: Le?en parças?

Alt bölüm: Makat kanal?.

Le?en parças? ortalama; 5 cm. çap?nda ve 10-12 cm. uzunluktad?r. Makat kanal? bir silindir biçimindedir, k?sa ve dard?r. 2 cm. geni?likte ve 2 cm. uzunluktad?r. Göden ba??rsa??n?n toplam boyu 12 - 15 cm. dir.

Normalde göden ba??rsa?? bo?tur. D??k?lar, sol kal?n ba??rsakta birikir. Sol kal?n ba??rsak dolunca güçlü bir sa??nma dalgas?, d??k? kütlesini göden ba??rsa??na geçirir. D??k?lama s?ras?nda, göden ba??rsa?? kas?larak d??k? kütlesini makata do?ru iter.

Karaci?er

Ya?am?n devam? için gerekli birçok fizyolojik olay?n merkezidir. ?ç organlar?m?z?n en büyü?üdür. K?rm?z?-kahverengidir. Oldukça sert k?vaml?d?r, kolay y?rt?labilir. 1,5 kg. a??rl???ndad?r. Ayr?ca 800-900 gr. kan depolar. Üzerinde safra kesesi bulunur.

Ba?l?ca görevleri:

Bir iç salg? bezidir: Salg?lad??? maddeyi kana verir.

Bir d?? salg? bezidir. Hücreleri taraf?ndan salg?lad??? safray? (ya?lar?n sindirimine yarar), safrakesesinde toplar ve oradan sindirim borusuna döker.

Karaci?er, gerçek bir kimya fabrikas?’d?r. Bütün metabolizmalar?n kumanda merkezidir. Karbonhidratlar, glikoz arac?l??? ile insan bedenini olu?turan hücrelerin ba?l?ca enerji kayna??d?r. Örne?in beyin hücreleri, yaln?zca glikozla beslenebilirler. Hücrelere yeterli miktarda glikozu götüren kand?r.

Karaci?er; kan glikoz düzeyinin düzenlenmesinde önemli rol oynar. Kan?n glikoz düzeyi sabit olmal?d?r. Normalde 1 gr/lt. (%90-110 mg.)’d?r. Kan ?ekeri dü?erse kana glikoz verir. Oruç gibi hallerde d??ar?dan olmad??? zaman karaci?er, ?ekeri; ya glikojen depolar?ndan alacak ya da ba?ka maddelerden ?eker yapacakt?r. Kan ?ekeri yükselirse bir bölümünü al?r ve depo eder.

Di?er bir ifadeyle karaci?er, kandaki ?ekeri sabit tutar. Bu görevini ya ba??rsaktan gelen ?eker fazlas?n? glikojen halinde depo ederek ya da bu glikojeni glikoz haline getirip, gerekti?inde kana geri vererek yerine getirir. Sindirilmi? ?ekerlerin ço?unlu?u ekmek, sebzeler, tatl?lar ve di?er ?ekerlemelerdir.

Protein metabolizmas?na ba?l? olarak amonyak sorunu ortaya ç?kar. Besinlerin sindirimi ve proteinlerin y?k?m?, kanda amonyak belirmesine yolaçar. Bu madde, özellikle sinir hücreleri için bir çe?it zehirdir. Karaci?er, kanda dola?an bu amonya?? yakalar, ba?ka moleküllerle birle?tirerek böbrekten at?lan üre haline getirir.

Ya?lar?n sindirimine yarayan safra; tuzlardan olu?ur. Safra, karaci?erin parçalad??? veya bile?ik yapt??? maddeleri de kapsar. Böylece karaci?er, art?k maddelerini safra ile sindirim sistemine vermi? olur.

Karaci?er, ya?lar?n ve proteinlerin metabolizmas?nda da önemli rol oynar. Protein sentezi yap?lmad???nda aminoasitler kullan?lamaz ve kandaki, sidikteki miktarlar? artar. Kan hücreleri; karaci?erde tahrip edilir ve yenilenir.

Demiri tespit edip depo eder, yeni alyuvarlar yap?m?nda kullan?m?n? sa?lar. K vitaminini etkisiyle, kan?n p?ht?la?mas?na yard?mc? olur. D vitamini, cinsellik hormonlar?, kortizon gibi bile?iklerin metabolizmalar? da karaci?er taraf?ndan yönetilir. Karaci?er yaralar? her zaman vahim, ekseri öldürücüdür. Daima ameliyat gerektirir.

?ltihapl? Hastal?klar: Bir mikroptan veya zehirlenmelerden ileri gelir. Bunlar?n genel belirtisi sar?l?kt?r.

Müzmin ?ltihapl? Hastal?klar: Genellikle alkolden veya zehirlenmelerden ileri gelir. Bazen kendili?inden ortaya ç?kan sirozlard?r.

Urlu Hastal?klar: Do?rudan karaci?erde olu?an kanser.

Görev Yetmezli?i: Karaci?erin bütün fonksiyonlar?n? veya bir k?s?m fonksiyonunu yerine getirememesidir.

Baz? yiyecekler, karaci?erin iyi çal??mas?na yard?m ederler:

Brokoli, lahana, karnabahar, k?rm?z? turp, sarm?sakikuru taneliler, so?an, yumurta ve sülfürce zengin yiyecekler, bulgur, kuru taneliler, folik asitçe zengin koyu ye?il yaprakl? sebzeler, B12 vitaminince zengin hayvan ürünleri, ya?s?z yiyecekler.

Böbrekler

Omurgan?n iki yan?nda fasulye biçimindedirler. K?rm?z? renktedir. Böbrek, bir temizleyici süzgeç ve özellikle de seçici, düzenleyici bir organd?r. Organizman?n d??ar? atmas? veya saklamas? gerekenleri seçer. Art?klar, zehirler ve fazla maddeler sidikle d??ar? at?l?r.

Yararl?, gerekli ya da vazgeçilmez ö?eler tutulup, yeniden organizma dola??m?na kat?l?r. Böylece böbrek, günde yakla??k 180 lt. su ve 600 gr. tuzu kandan ay?rd?ktan sonra yeniden geri emer.

Glikoz, normalde bütünüyle geri emilir. Sa?l?kl? ki?ide sidi?e glikoz geçmez. Sodyum klorür, kalsiyum ve fosfatlar %90 geri emilir.

Böbrek, di?er organlarla, özellikle akci?erle birlikte kan?n asit-alkali dengesinin korunmas?na katk?da bulunur. Kan?n PH de?eri 7,30 - 7,45 aras?nda oynar. 7,00′nin alt?nda ve 7,80′in üzerinde ya?am olanaks?zd?r.

Protein sentezi yap?lmad???nda, aminoasitler kullan?lamaz ve kandaki, sidikteki miktarlar? artar. (kan protein düzeyi normalde %7 - 8 mg. d?r.)

Böbrek, kan bas?nc?n? düzenleyen ba?l?ca sistemlerden biridir. Süzme i?lemini, yumac?k yerine getirir. Kan ortalama dakikada 4 lt. (günde 3760 lt.) kan? organizmaya da??t?r. Böbre?e, günde 1700 lt. den çok kan gelir (dakikada 1,2 lt.). Bunun %10′unundan ço?u yumac?k taraf?ndan süzülür. Yumac?klar?n en fazla temizleme yetene?i, günlük 180 lt. dir. Sonuçta 1 - 1,5 lt. sidik ortaya ç?kar.

??eme iste?i, sidik torbas?ndaki sidi?in bas?nc?yla uyan?r. Bu istek, genellikle 300 mlt. den sonra kendini gösterir. Erkek, bulbokavernöz kas?n?n kas?lmas?yla sidik ç?karmay? istemli olarak durdurabilir. Kad?nda bu kas bulunmad???ndan sidik ç?karma aniden kesilir.

Menopoz Nedir?

T?b dilinde Menopoz denilen ya? dönümü kad?nlarda adetten kesilme ile ba?lar. Genellikle 45-50 ya?lar?nda vuku bulur.

Bu devrede kad?n?n ruhsal ve bedensel yap?s?nda baz? dengesizlikler meydana ç?kar. O zamana kadar gayet uysal tan?nan bir kad?n?n birden bire sinirli ve h?rç?n oldu?u görülür. Ayr?ca bir tak?m bedeni rahats?zl?klardan da ?ikayet etmeye ba?lar.

Bir kad?n ve dolay?s? ile bir aile için en kritik bir devre olarak say?labilir. Bu devrede erke?in e?ine kar?? anlay??l? davranmas? ve onun gösterece?i a??r? hassasiyeti tabii kar??lamas? gerekir.

A??r? ruhi veya bedeni ?ikayetler ortaya ç?kacak olursa bu devrenin bir doktorun devaml? kontrolünde geçi?tirilmesi gerekir.







Eskimolar Nas?l Ya?ar?

Co?rafya kitaplar?, Eskimolar?n Grönland'dan Labrador'a, Bering Denizine kadar uzanan kuzey topraklar?nda ya?ayan, bu ortam?n iklim ?artlar?na al??k?n kimseler oldu?unu belirtir. Büyük bir yüzölçümünü kaplayan bu çevrede sa?l?kl? bir nüfus say?m? yap?lmas?n?n güçlü?üne ra?men, Eskimolar'?n toplam nüfusunun 100.000'i bile bulmad??? bir gerçektir. Eskimo nüfusunun ço?unlu?u Grönland'da ve Alaska'n?n kuzey kesimlerinde ya?amaktad?r. Geri kalanlar, çok geni? bir alana dü?ük bir nüfus oran?yla yay?lm??lard?r.

Eskimo kavminin asl?yla ilgili görü?ler çe?itlidir. Bunlar?n k?z?lderili soyundan geldi?ini söyleyenler gibi, çok eskiden Asya'dan göç ettiklerini ileri sürenler de vard?r. Yüz yap?lar? Mo?ol karakteristikleri ta??rsa da, etnoloji (?rklar konusu uzmanlar?) bilginleri Eskimolar'? kuzey kavimlerinden saymaktad?rlar.

"Çi? et yiyenler" anlam?na gelen Eskimo ad? k?z?lderililer taraf?ndan verilmi?tir. Grönland ve Labrador'da ya??yan Eskimolar'da beyaz kan oran? daha fazlad?r. Çünkü beyazlarla daha yak?n ili?kileri olmu?tur. Eskimolar'?n fiziksel özellikleri, yüz hatlar?n?n Mo?ollar? and?rmas? (elmac?k kemikleri ç?k?k, al?n dar,dudaklar etli, gözkapaklar? ?i? ve dolay?s?yla gözler k?s?k gibi), ayaklar?n?n küçüklü?ü, boylar?n?n k?sal???d?r.

Eskimolar,çevreyle ve iklim ?artlar?yla belirli ölçüde uyum sa?layabilmekten öteye geçmemi? çok ilkel ?artlar içinde ya?arlar. Giyimleri ve ayakkab?lar? hayvan derisindendir. Besinlerinin temelini bal?k ve fok eti te?kil eder. Kandillerinde fok ya?? yakarak ayd?nlan?rlar. Süt, taze et, sebze ve meyva onlar için bilinmeyen besin maddeleri aras?nda say?labilir. Bir yerden bir yere gitmeleri,e?ya ta??malar?,o çevreye has köpekler taraf?ndan çekilen k?zaklarlad?r. Yaz aylar?nda deniz ve nehir k?y?lar?na göç ederler. Bu süre, hayvan derilerinden yap?lm?? çad?rlarda ya?arlar.

Eskimolar'?n dili, Aleut dilleri gurubunun bir koludur. Konu?malar? genizdendir. Sözlükleri pek zengin say?lmaz. Eskimo dininde temel,her ?eyi yöneten tabiat kuvvetleridir. Yasaklar, bo? inançlar say?lmayacak kadar çoktur. Son zamanlarda, Eskimolar aras?nda Hristiyan dinini kabul edenlerin say?s? hayli artm??t?r. Geri kalm?? Eskimo topluluklar?nda "angakok" ad? verilen bir cins ?aman vard?r. Angakok,eski Orta Asya Türk topluluklar?ndaki "?aman" kar??l??? olup, doktorluktan büyücülü?e,hatta yönetime kadar her ?eye kar???r.

Eskimolar uysal ,bar??ç? ,dürüst ve ne?eli insanlard?r. Burunlar?n? birbirine sürterek selamla??r,çocuklar?n? çok severler. Yiyecek ve bar?nak onlar?n gözünde herkesin mal?d?r. Ya?l?lar?na kar?? sayg?lar? büyüktür. Konuk a??rlamaktan büyük zevk duyarlar. Bir Eskimo'nun konu?una kar?? sevgi, sayg? ve iyi niyetlerini aç??a vurmas?nda en büyük i?aret, ona kar?s?n? sunmakt?r.

Eskimo topluluklar?nda kad?nlar ikinci plandad?r.Çocuk bak?m?, elbiselerin dikimi kad?nlar?n i?idir. Eskimo kad?nlar? , diki? için Ren geyi?inin bel kemi?inin yan taraf?ndan ç?kar?lan uzun, sivri uçlu ve sertle?mi? sinirleri iplik yerine kullan?rlar. Çocuklar?, belirli bir ya?a kadar kad?nlar?n s?rt?ndaki deri torbalar içinde ta??n?r.

Kulübeleri kardan yap?lm?? ve sonra sertle?meye b?rak?lm??t?r. Müzi?e çok merakl? olan Eskimolar'?n kasabalar? küçüktür. 200 evi geçen kasaba enderdir. Kavga, h?rs?zl?k gibi ?eyler Eskimo topluluklar?nda hiç görülmez.

Aç?k Kaynak Kodlu Yaz?l?m (Open Source Software) Nedir?

H?zla geli?en teknoloji sayesinde bilgiye ula??m imkan? kolayla?m??, bilginin ula??labilir olmas? bilgi teknolojisinin h?zla geli?mesine olanak tan?m??t?r. Bilgisayar teknolojileri bilginin ço?almas?n?, geli?tirilmesini, payla??lmas?n? ve kolay iletimini sa?layan en büyük teknolojidir.

Ancak bunun bu kadar kolay olmas? herkes taraf?ndan kabul edilebilir görünmemektedir. Bunun sonucu matbaa ile yani seri üretim için gerçekle?tirilen yüksek hacimli kopyalama teknolojisi ile bilgiyi üretenin haklar?n?n korunmas? için telif sistemi ortaya ç?km??t?r. Telif sistemi ba?ka bir deyi?le kopyalama hakk? yaz?l?m ürünlerinin sahipleri oldu?unu belirtir ki, bu sahiplerin ço?u söz konusu yaz?l?mlar?n potansiyel faydalar?n? kamuoyu aleyhinde k?s?tlamay? dü?ünmekte ve kulland???m?z yaz?l?mlar? kopyalama ve de?i?tirme hakk?n?n sadece kendilerine ait olmas?n? istemektedirler.

Kitap, dergi, ses kasetleri ve video görüntülerindeki telif haklar?n?n yan? s?ra patentler, ticari markalar, co?rafi i?aretler ve endüstriyel tasar?mlar entelektüel mülkiyet haklar? çerçevesinde de?erlendirilmektedir. ’Entelektüel mülkiyet haklar?” elektronik bilgi yönetimindeki en kapsaml? ve zor konulardan biridir. Son y?llarda giderek yayg?n olarak kullan?lan elektronik dergiler, web sayfalar?, elektronik tart??ma listeleri gibi elektronik bilgi kaynaklar?n?n telif hakk? çerçevesinde de?erlendirilmesi konuyu daha da çetrefille?mektedir. Çünkü telif haklar?yla ilgili payda? say?s? artmaktad?r. Kullan?c?lar (okuyucu, izleyici, dinleyici, vd.), yazarlar (yazar, müzisyen, yap?mc?, yaz?l?m geli?tirici, vs.), telif hakk? yasalar?n?n uygulanmas?ndan sorumlu idari ve adli makamlar, haklar?n toplanmas?ndan sorumlu kurulu?lar, politika belirleyen ulusal ve uluslararas? kurulu?lar bu payda?lardan baz?lar?d?r.

Bilgisayar teknolojilerinde telif hakk? olay? özgür yaz?l?m kavram? ile bir boyut kazand?rm??t?r. Richard M. Stallman, 1970′li y?llarda MIT (Massachusetts Institute of Technology)’nin Yapay Zeka laboratuvarlar?nda serbest yaz?l?m? bir ya?am ?ekli olarak benimsemi? bir grupla beraber 1980′li y?llar?n ba??na kadar yaz?l?m geli?tirici olarak çal??m??t?r. 1984 y?l?nda tamamen özgür yaz?l?mlar?n meydana getirdi?i bir i?letim sistemi ve i?letim sisteminin araçlar?n?n geli?tirilmesi çal??mas? böylece ba?lam?? ve çal??man?n ad?na GNU verilmi?tir. GNU’nun aç?l?m?, ‘GNU is Not Unix’tir.

¼br /> Yani GNU, ‘GNU, Unix de?ildir’ anlam?na gelmekte olan özyinelemeli (rekürsif) bir kelimedir [3].Yaz?lan özgür yaz?l?mlar?n bir ?emsiye alt?nda toplanmas? için 1985 y?l?nda yine Stallman taraf?ndan FSF (Free Software Foundation) kurulmu? ve GNU yaz?l?mlar? korumak üzere GPL (General Public Licence) ad? verilen yaz?l?m lisans? ortaya ç?km??t?r. GPL lisans? ile lisanslanan özgür yaz?l?mlar?n amaçlar? özgürlüklerini korumay? amaçlamaktad?r. ’Özgür yaz?l?m’ özgürlükleri korumaya yönelik bir ak?m?n ad?d?r. ?ngilizce’deki ’free’ sözcü?ünün çift anlaml? olmas?ndan dolay? baz? yanl?? anlamalar olmaktad?r. Özgür yaz?l?m ücretsiz

Kaynak belirtilmedi.

Popüler etiketler

[ kaz ] [ lle ] [ far ] [ n r ] [ kir ] [ kar? ] [ ehir ] [ lam ] [ a?k ] [ i il ] [ rmi ] [ man ] [ çel ] [ yazy ] [ alt?n ] [ alan ] [ aras ] [ r ya ] [ tas ] [ ulu ] [ lun ] [ eski ] [ u?ur ] [ çe?it ] [ rum ] [ da y ] [ anlam ] [ syra ] [ düny ] [ ini ] [ kta ] [ ?rk ] [ zar ] [ çin ] [ am?n ] [ areket ] [ ekim ] [ a k ] [ k?l ] [ k s ] [ sab ] [ ben ] [ ans ] [ e il ] [ oku ] [ par ] [ lis ] [ bal ] [ erik ] [ bak ] [ b?t ] [ mac ] [ asa ] [ lara ] [ ller ] [ çal??ma ] [ ted ] [ insan ] [ çevre ] [ tel ] [ rak ] [ dük ] [ kul ] [ nüfusu ] [ ara ] [ arm ] [ emi ] [ med ] [ genel ] [ en son ] [ e?in ] [ ato ] [ ney ] [ tik ] [ bel ] [ linde ] [ nüfus ] [ ele ] [ e e ] [ sal ] [ fazl ] [ lke ] [ etin ] [ sava ] [ sind ] [ gün ] [ alt ] [ nsan ] [ ?am ] [ aç? ] [ kuru ] [ van ] [ erk ] [ ?an ] [ top ] [ ati ] [ bili ] [ a?ar ] [ ki?i ] [ atl ] [ a a ] [ dev ] [ cad? ] [ lak ] [ ak?n ] [ yün ] [ ay? ] [ tak ] [ çük ] [ adlar ] [ çim ] [ dün ] [ rsa ] [ ta? ] [ dren ] [ iler ] [ kazan ] [ sava? ] [ baz ] [ ren ] [ sonuç ] [ tarihi ] [ kilometre ] [ ad? ] [ dünya ] [ orta ] [ sonu ] [ tarih ] [ nlar ] [ as? ] [ olur ] [ rol ] [ amy ] [ ylk ] [ a r ] [ ak?m ] [ hayvan ] [ kol ] [ ark ] [ faz ] [ nil ] [ bur ] [ led ] [ mar ] [ güne ] [ kat? ] [ dem ] [ avr ] [ s?ra ] [ ast ] [ e ya ] [ mu? ] [ irin ] [ göz ] [ nce ] [ rik ] [ hare ] [ eva ] [ ilgi ] [ arl ] [ mik ] [ yeni ] [ yön ] [ y?l ] [ ang ] [ avu ] [ nak ] [ y?llar ] [ büyü ] [ ni? ] [ ada ] [ metr ] [ gece ] [ ece ] [ etki ] [ eli ] [ bil ] [ di? ] [ men ] [ ahi ] [ m s ] [ bun ] [ aml ] [ yaz? ] [ mil ] [ koy ] [ bul ] [ tay ] [ türk ] [ veri ] [ a?? ] [ alma ] [ ar? ] [ nedir ] [ üre ] [ can ] [ kara ] [ duru ] [ sar ] [ inci ]