Bilim Ve Teknik Canlılar Din Edebiyat Genel İnsan Ve İnsan Sağlığı Mimari Mitoloji Müzik Önemli Bölgeler Sanat Tarih Toplum Ve Toplum Yapısı Yeryüzü Ve Dünya

?stanbul Tüneli Ne Zaman Yap?ld??

Beyo?lu ile Galata'y? birbirine ba?layan bir yeralt? yolu niteli?indeki 626 metrelik ?stanbul Tüneli'nin yap?m?na,Henri Gavan ad?ndaki bir Frans?z mühendisin 1869 y?l?nda ald??? imtiyazla ba?lanm?? say?labilir. Tasar?y? gerçekle?tirmek için yat?r?m yapacak kimse arayan Henri Gavan ?ngilizler'le anla?m?? ve "Galata'dan Pera'ya ?stanbul Metropoliten Demiryolu" ?irketi kurulmu?tu.

Kaz? i?i 1874 y?l?nda sona ermi? ve tünel çal??maya ba?lam??t?. Bu tünel, Türkiye'deki tek metro'dur.Tünelin resmen aç?lma tarihi 1875 y?l?n?n 17 Ocak günüdür. ?lk tünel arabalar?n?n (vagonlar?n) yanlar? aç?kt?. Elektrik tertibat? olmad??? için, vagonlar gaz lambalar?yla ayd?nlat?l?rd?. Gene bu ilk dönemde yolcular?n hemen hepsi ayakta seyyahat ederlerdi.Turnikeden geçi? ücreti 10 parayd?. Yüksek Kald?r?m'? inip ç?kmak istemeyen halk tünele büyük ra?bet gösterdi.Öyle ki, tüneli 17. 000 ?ngiliz liras?na (yakla??k olarak 650.000 Türk liras? )mal eden ?ngiliz ?irketi, ilk y?l sonunda 50.000 alt?n kazanç sa?lam??t?.

Tünel uzun süre ?irketler taraf?ndan i?letildi ve 1939 y?l?nda devlete geçti. ?. E. T. T. (?stanbul Elektrik-Tramvay-Tünel) taraf?ndan i?letilmesine ba?land? Tünelin geni?li?i 6 metre 60 santimdir. Bu geni?lik üzerine iki hat dö?enmi?tir. Ayn? anda iki ba?tan (Karaköy ve Beyo?lu) hareket eden arabalar, bu raylar üzerinde gidip gelir.

Vagonlar? çeken çelik kablolar uzmanlar,görevliler taraf?ndan s?k s?k incelenmekteyse de, 1876, 1902, 1918, 1921, 1943 kablo kopmas? yüzünden ciddi kazalar olmu?tur. 1943 ten birkaç y?l sonra olan kazada vagonlar tam zaman?nda durdurulmu?, çarp??maya meydan verilmemi?tir.

Tünelin son olarak yenilenmesi yak?n tarihte yap?lm??,bu yenileme hayli zaman ald???ndan tünel uzun süre i?letmeye kapal? kalm??t?. Tünelin ?imdiki düzeni, eski haliyle k?yaslanamayacak kadar moderndir. Eskiden, tünelin Beyo?lu taraf?nda, giri?in kar??s?nda, caddenin öbür yakas?nda bulunan büyük yap?n?n zemin kat?ndaki 150 ?er beygir gücünde iki buhar makinesi, vagonlar? çekmeyi sa?layan gücü verirdi. Bu buhar makineleri çok büyük iki çarka ba?l?yd?.Makineler çal??maya ba?lad??? zaman,çarklardan biri vagonlar? yürüten çelik örme kabloyu sarar,öteki çark da kabloyu koyuverirdi.

O dönemde,tünelde günlük ortalama 225 sefer yap?l?rd?. Gene ortalama olarak hafta aras? günlerde 25.000, tatil günlerinde 40.000 yolcu ta??n?rd? (yaz mevsimlerinde). Ancak, bu say?lar?n ?imdi çok artm?? oldu?unu özellikle belirtmeliyiz. ?stanbul nüfusunun h?zla ve büyük ölçüde artmas?, tünelin ta??d??? yolcu say?s?n? da etkilemi?tir.



Amerika Nas?l Ke?fedildi?

1451 ile 1506 y?llar? aras?nda ya?am?? olan Kristof Kolomb ?talya'n?n Cenova ?ehrinde do?mu? bir denizciydi. Bir dokumac?n?n o?luyken yapt??? ö?renim ve nas?l olup da denizcili?i seçti?i hakk?nda kesin bir ?ey bilinmiyor. Karde?i Fernando' nun sonradan yazd??? kitaba bak?lacak olursa, Kristof Kolomb Pavia Üniversitesi'ne gitmi?, orada astronomi, geometri ve co?rafya okumu?tu. Buna kar??l?k, kendi ifadesine göre 14 ya??ndayken gemicili?e ba?lam??t?. Kesinlikle bilinen, sonradan Portekizli bir kad?nla evlenip Lizbon'a yerle?en Kristof Kolomb'un gerçekten iyi bir denizci oldu?uydu. Kolomb'un kar?s?n?n babas? da eski bir denizci oldu?u için, kar??l?kl? oturup birbirlerine eski seferlerin an?lar?n? anlat?rlard?.

O ça?da dünyan?n yuvarlak oldu?u kimsenin akl?ndan geçmiyordu. Daha do?rusu, bu gerçe?i benimseyenler pek azd?.Kristof Kolomb da dünyan?n yuvarlak oldu?una inanan say?l? ki?ilerden biriydi. 1478'den sonra evlenip Lizbon'a yerle?mi? olan Kolomb bu arada portekiz dilini de ö?renmi?ti. Co?rafya kitaplar?n? inceliyor, hep bat?ya do?ru gidilirse do?uya. Asya'ya ula??laca??na inan?yordu. Ona göre, "Diaz Ümit Burnu'na kadar giderek Hindistan yolunu varaca??na, bat?ya gitseydi ergeç Hindistan'a varacakt?. Çünkü dünya yuvarlakt?"

Sonunda nicedir zihnini kurcalayan, ona oldu?u yerde rahat vermeyen büyük tasar?s?n? gerçekle?tirme?e karar verdi.Ne yap?p edip sa?layaca?? birkaç gemiyle daima bat?ya do?ru yol alacak ve eninde sonunda Hindistan'a varacakt?. Hindistan sonsuz zenginlikler, baharat, alt?n ve de?erli ta?lar, e?i benzeri bulunmaz ürünler, ipekliler kayna??yd?. Tasar?s?n? gerçekle?tirme?e karar veren 34 ya??ndaki Kristof Kolomb, bir yolunu bulup Portekiz Kral? II. Juan'a ba?vurdu. Fikrini aç?klad?. Fakat Portekiz Kral? II Juan kolay olaca?? inanc?ndayd?. Kolomb'un üzerine ?spanya'ya geçti. Sonradan dük olan Medina Celi Kontu ile konu?tu. Kont onu büyük bir içtenlikle a??rlad?. 1486 y?l?nda, tasar?s?n? Kraliçe ?sabella'ya açmas? için arac?l?k etti. Kolomb'un baz? öneri ve ?artlar? ba?lang?çta kabul edilmediyse de, uzak görü?lü birkaç saray adam? araya girdi ve Kolomb'u destekledi. Böylece, 1492 y?l?n?n 3 A?ustos günü Kolomb'un emrindeki üç gemi ?spanya'n?n Palos liman?ndan denize aç?ld?. "Santa Maria", "Pinta" ve "Nina" ad?ndaki gemilerin en büyü?ü, sancak gemisi olan 100 tonluk, 52 mürettebatl? "Santa Maria" idi. Sonu belirsiz yolculu?u herkes göze alamad??? için, 88 ki?ilik mürettebat?n ço?unlu?unu cezaevlerinden ç?kar?lm?? hükümlüler meydana getiriyordu. Gemiler 9 gün sonra Kanarya Adalar?'na ula?t?lar. 6 Eylül'de de tekrar yola ç?kt?lar.

Ba?lang?çta yolculuk iyi geçiyordu.Yelkenleri dolduran rüzgar, onlar? kesinlikle bilinmeyen hedeflerine do?ru götürüyordu. ?ki haftay? a?k?n bir zaman geçti. Hala kara görünmeyince tayfalar aras?nda h?rç?nla?maya kadar varan bir ho?nutsuzluk ba?gösterdi. Ucu buca?? olmayan bir denizde yol ald?klar? dü?üncesi tayfalar? korkuya sürüklemi?ti. Verilen emirleri yerine getirmemeye ba?lad?lar. Kolomb'u öldürüp denize atmaya ve dönmeye karar verdiler. Allahtan gemicilerin hepsi böyle dü?ünmüyorlard?. Kristof Kolomb güçlü iradesini bir kez daha ispatlad?. Tayfalara yeni vaadlerde bulundu. Yola gelmeyenleri cezaland?rd?. Üç gün içinde kara görünmezse geri döneceklerini söyledi.

12 Ekim günü sabah?n saat 2'sinde, "Pinta" gemisindekiler ay?????nda karay? gördüler. Karaya ertesi gün ö?leye do?ru vard?lar. Kolomb tayfalar?n büyük bir k?sm?yla karaya ç?kt?. Topra?? öperek Tanr?ya ?ükretti. Ayak bast?klar? toprak parças?, asl?nda bugünkü Bahama tak?m adalar?ndan Guanahani adas?yd?. Fakat Kristof Kolomb bu gerçe?i bilmiyor, Çin ya da Japonya yak?nlar?ndaki Hindistan Adalar?'na ula?t?klar?n? san?yordu. Bu toprak parças?na,?spanya kral ve kraliçesi ad?na "San Salvador" dediler. Uzaktan belirli bir ku?ku, hatta korkuyla kendilerini gözleyen yerlileri de "Hindli" diye tan?mlad?lar. Sonradan Amerika'daki bütün yerli k?z?lderililerin "Hindli" anlam?na ?ngilizce "?ndian" diye isimlendirilmesi de bu vaizdendir.

Kristof Kolomb daha ilerilere gitmek niyetiyle yola devam etti. Fakat kaptan gemisi "Santa Maria" bir kaza sonucu batt?. Can kayb? olmad?ysa da, Haiti'de durmak zorunda kald?lar. Kolomb ilk seferinde bugünkü "Rum Key", "Long Island" "Crooked", "Küba", "Haiti" adalar?n? bulmu?tu.O zaman "Hispaniola" ad?n? verdi?i ?imdiki "Haiti" de 44 ki?i b?rakarak,4 Ocak 1493 de dönü? yolculu?una ba?lad?lar. ?ki gemi zorlu bir yolculuktan sonra,hareket liman? olan Palos'a ula?t?. Kral Fernando ve Kraliçe ?sabella, Kolomb'u Barselona'da kar??lad?lar,. Ona "Okyanus Amirali" ve "Hint Adalar? Kral Naibi" unvanlar?n? verdiler.

?kinci yolculu?a, 1493 y?l?n?n Eylül ay? içinde 17 gemi ve orada yerle?mek için kararl? hepsi de erkek 1500 ki?iyle ç?kan Kristof Kolomb bu yolculu?u da ba?ar?yla sonuçland?rd?. Sonra 1498 y?l?n?n 30 May?s günü 6 gemisiyle üçüncü bir yolculu?a ç?kt?.Güney Amerika'y? gördü. Yeni yerler ke?fetti ama hayat?n?n sonuna kadar belirli bir gerçekten habersiz ya?ad?. Yeni bir k?tay?, Amerika k?tas?n? ke?fetti?ini bilmeksizin öldü.

1502 y?l?n?n May?s ay?nda ba?layan son yolculuk, 30 Temmuz günü,bugünkü Honduras'ta sona erdi. Oradan k?y? boyunca daha güneye indi. 1503 y?l?n?n y?lba??n? Panama'da bir koyda demirledi?i gemisinde geçirdi. 1504 y?l?nda da ?spanya 'ya döndü.

20 May?s 1506 günü öldü?ünde,yeni bir k?tay? bulan kimse oldu?unu bilmeden hayata gözlerini yummu?tu. Kolomb'un buldu?u k?tan?n Hindistan'la ilgisizili?ini,yeni bir k?ta oldu?unu sonradan Amerigo Vespucci ad?ndaki ba?ka bir ?talyan denizcisi farketti ve onun ad?ndan dolay? "Amerigo" diye isimlendirilen k?ta, giderek "Amerika" olup ç?kt?.

Samih R?fat (1874 - 1983)

Samih R?fat (1874 - 1983); Türk ?air ve fikir adam?, ?stanbul da do?mu?tur. Valiliklerde ve bir süre dahiliye müste?arl???nda bulunmu?, Milli Mücadeleden sonra maarif müste?ar? olmu?, ikinci Büyük Millet Meclisine Çanakkaleden milletvekili seçilmi?tir. Türk Dil Kurumu ba?kanl??? yapm??t?r. ?iirleri ve çe?itli yaz?lar? vard?r.

Singapur

Malaya yar?madas?n?n bir adas? ve ?ehri. Yüzölçümü 534 kilometrekare, nüfusu . 1.467.000dir. Önemli bir ticaret liman?d?r. 1942 - 45 y?llar? aras?nda Japonyan?n i?galinde kalm??t?r. ?ngiltere ye aittir.

Zi?tovi Antla?mas?

1781 de ba?layan Avusturya - Osmanl? Sava?lar? sonunda imza edilen antla?ma. Dört y?l süren bir sava? s?ras?nda, Fransada büyük ihtilal ç?k?nca Avusturyal?lar, Osmanl?larla bar?? yapmak zorunda kalm??lar, 1891 de de Zi?tovi antla?mas?n? imza etmi?lerdir. Bu antla?maya göre Belgrad Osmanl?lara geçmi?, Orsova Avusturyaya b?rak?lm??t?r.

Tabi sanat?

Tabi sanat?; El ya da makine ile bas?nç yapmak, bir ya da çok renkte boya kullanmak suretiyle, ka??t, karton, par?ömen selefon, kuma?, deri, mu?amba, madeni levha gibi maddelerin üzerine, yaz?, ?ekil, harita, resim izlerini ç?karma ve bunlar? ço?altma sanat?. Bu i?lemde izini b?rakan ?ekle, bas?m kal?b?, bir yüzeye bunun izini ç?karmaya basmak bu i?lerin yap?ld??? yere de bas?mevi denir.

Yaz?n?n icat edilmesinden sonra, yap?lan çe?itli resim ve ?ekillerin ço?alt?lma i?i, insanlar? dü?ündüren konulardan biri olmu?tur. M.Ö. 4.000 y?llar?na do?ru basit ?ekillerin damgaya benzer özellikte yap?lan kal?plar? bir yumu?ak kile bas?m i?i meydana getirilmi?tir. Fakat, bas?mda as?l önemli olan ka??t üzerine bask? yap?lma i?lemi, Çinliler taraf?ndan meydana getirilmi?tir. Üzerine harfler kaz?l? a?aç bloklar? kullan?larak ka??t üzerine bas?lan ilk kitap. Çinliler taraf?ndan yap?lm?? ve 868 y?l?nda meydana getirilmi?tir. Daha sonralar?, bas?m i?inin daha dayan?kl? olabilmesi için, kal?plar?n kur?undan ve bak?rdan yap?lmas? yoluna gidilmi?tir.

Tek tek harf kal?plar?n? yan yana getirerek kelimeleri, bunlardan cümleleri, sat?rlar?, sayfalar? meydana getirmek, bu sayfalardan da, çok say?da bas?lm?? suretler ç?karmak i?i, as?l Avrupada, 1440 y?l?na do?ru Johann Gutenberg taraf?ndan icat edilmi?tir. Böylece Gutenberg, matbaac?l???n kurucusu olmu?tur.

?nsanl??a büyük faydalar sa?layan, binlerce say?da kitab?n bas?larak geni? halk tabakalar?na en yeni fikirlerin ve bilgilerin ula?abilmesi imkan?n? sa?layan matbaac?l?k böylece ba?lam?? ve bütün Avrupada, k?sa denecek bir zamanda, çok yayg?n olma özelli?i kazanm??t?r. Avrupan?n çe?itli ülkelerinde, k?sa zamanda çe?itli bas?mevleri aç?lm??, Avrupan?n medeniyet alan?ndaki ilerlemesi, böylece en büyük bir yard?mc? ile daha da h?zlanm??t?r. Türkiyede ise ilk bas?mevi, ancak 1729 y?l?nda aç?labilmi?tir.

Basmak i?leminde, en önemli i?lerden biri, harflerin meydana getirilmesi, bunlardan kelimelerin ve sat?rlar?n meydana gelmesi ile sayfa kal?plar?n?n yap?labilmesi i?lemidir.?lk zamanlarda, her harf tek tek kur?un kal?plar?n meydana getirilmesi ile ba?layan bas?m i?leri, sonraki y?llarda büyük geli?meler kazanm??t?r. Bu geli?meyi sa?layan bulu?lardan birisi, dizgi makineleri nin meydana getirilmesi olmu?tur. Dizgi makineler, harfleri, kur?un kal?plar halinde dökmek imkan?n? sa?lam??, böylece, tek tek harfleri yan yana getirerek kelimeleri meydana getirme usulü yerine, kelimelerden medyana gelmi? kurgun sat?rlardan, kolayca kitap ve gazete sayfalar? kal?plar? meydana getirebilme imkan? sa?lanm??, bas?m. i?inin en önemli unsurlar?ndan biri olan, k?sa zamanda bask? kal?plar? n? meydana getirme i?i gerçekle?mi?tir.

Bugün, bas?mevlerinde, yaz? diziminde monotip, linotip, entertip, teletip, rototip gibi dizgi makineleri kullan?lmaktad?r.

Tabi sanat?nda, bas?m kal?b? meydana geldikten sonra, bunun suretini ç?kararak k?sa zamanda pek çok suret elde edilmesini sa?layan basmak i?lemi, bask? makineleri arac?l??? ile olmaktad?r, tik bask? makineleri, tahtadan yap?lm?? el presleri idi. Bunlarda, yatak ad? verilen bölüme, bask? kal?b? konur, t?n?m?n üzerine mürekkep sürülür, üstüne de ka??t yerle?tirilirdi. Bir vida s?k??t?rmak suretiyle kapak k?sm?, bir bas?nçla a?a??ya indirilir, bask? kal?b?n?n ?ekli, ka??t üzerine ç?kar?lm?? olurdu.

Çok ilkel olan ve suretlerin çok güçlükle ç?kar?lmas?n? sa?layan bu preslerden sonra, bask? makineleri zamanla evrimle?mi?; bir saatte, bir küçük sayfan?n bir yüzünden 50 -100 tane suret meydana getirme i?i, bugün, bir saatte, çok sayfal? bir gazeteden 300,000 adet meydana getirmeye kadar büyük bir evrim kazanm??t?r.

Pedal : Küçük bir sayfa halinde haz?rlanm?? olan bir bask? kal?b?n?, küçük boyda bir ka??t üzerine ve bir seferde yaln?z ka??d?n bir yüzüne basmak imkan?n? veren bir bask? makinesidir. Bunlarda dikey durumda bas?m i?i olur. Kal?p sabit kal?r, boya merdaneleri hareket ederek kal?b?n mürekkep almas?n? sa?lar, ka??t, pedal makinesinin bas?nc? alt?nda bu kal?b?n ?eklini al?r.

Düz bask? makineleri: Sayfa kal?plar?, bunlarda yatay olarak konur. Bu Kal?plar?n bulundu?u tabla, ileri - geri muntazam hareket eder. Mürekkep merdaneleri de hareket ederek, mürekkebin çok yay?lmas?n? sa?larlar Ka??t, kazan denilen bir silindirden dolanmak suretiyle, bask? kal?plar? ile temas eder, ka??d?n bir yüzüne bask? i?i yap?lm?? olur. Bunlar, bir saatte 5.000 adet bask? yaparlar.

Rotatif: Düz bask? makinelerinin gördü?ü i?i, çok büyük bir h?zla göre makinelerdir. Bunlarda, bask? kal?plar? özel olarak, rotatif silindirlerine göre, yeniden kur?un kal?plar halinde dökülürler. Bu silindirlerin dönme h?zlar? çok oldu?undan, bobin halindeki ka??tlar?» iki yüzüne de birden bask? yapmak imkan? oldu?undan, çok sayfal? bir gazeteden, bir saatte 300.000 say? ç?kmas?n? sa?layacak büyük bir h?za sahiptirler, özellikle gazetelerin bas?m i?lerinde kullan?l?rlar.

Ofset makineleri : Düz bask? makineleri özelli?inde makinelerdir. Yaln?z kal?p olarak, kur?un kal?plar yerine, üzerine bas?lacak ?eylerin foto?raflar? çekilmi? çinko levhalar kullan?l?r.

Tifdruk bask? makineleri : Bu makinelerde kal?plar, bak?r levhalar halindedir. Bas?lacak yaz? ve resimler, bu kal?plarda, koyuluk derecelerine göre derinlikler meydana getirirler. Bu kal?plar üzerine sürülen mürekkep, keskin bir b?çak arac?l??? ile s?yr?l?r. Üzerinde koyuluk derecelerine göre mürekkep alm?? olan bu kal?p üzerinden, ka??tlar geçti?inde, bask? i?lemi meydana gelmi? olur.

Tab? sanat?nda bütün bu i?lemler, hep tek renkli bas?mlar içindir, iki, üç dört ve daha fazla renkli bas?mlar için, ayr? ayr? kal?plar?n, ayr? ayr? renkli mürekkeplerle bask?lar?n?n yap?lmas? gereklidir. Düz makinelerde bu i?lem, her renk için, ayr? ayr? yap?l?r. Rotatif tipi bask? makinelerinde ise, her rengin ayr? kal?plan yap?l?r ve renkli bas?mlar, ayn? bas?m i?i an?nda meydana gelebilir. Çok renkli resim bask?lar?nda ise, her renk için ayr? ayr? renklendirilerek yap?lm?? olan kli?elerin, üst üste bas?mlar?n?n, her renk için ayr? ayr? yap?lmas? suretiyle, çok renkli resim bask?lar? meydana getirilmi? olur.

I. Leonidas Kimdir?

Leonidas (????????), bir Sparta kral? ve II. Anaxandridas‘?n o?ullar?ndan biri.

Agiad ailesinin on yedinci ku?a??nda, M.Ö. 489 veya M.Ö. 488 y?l?nda, yar? karde?i olan ve k?z?yla evlenmi? oldu?u I. Cleomenes’in ard?ndan tahta geçmi?tir. Say?ca çok üstün Pers ordusuna kar?? az say?da askeriyle yürüttü?ü Termopile Sava?? ile ünlüdür.

M.Ö. 480 y?l?nda, ephorlar Leonidas’la birlikte 300 kraliyet korumas?n? ve 700 müttefik askerini Thermopylae geçidine, geçidi Xerxes komutanl???ndaki Pers ordusuna kar?? korumak için göndermi?lerdir. Günümüzdeki bir hikayeye göre, Leonidas çok az bir gücü yan?nda götürmü?tür. Çünkü bile bile ölüme gitti?ini dü?ünüyordur (bir kahin Sparta’n?n kurtulu?unun sadece krallardan birinin ölümüyle gerçekle?ece?ini söylemi?tir). Aksine, görünü?e göre ephorlar bu plana Carneia festivali ve Yunan güçlerini Korint giri?inde yo?unla?t?rma politikalar? nedenlerinden ötürü isteksiz bir ?ekilde destek ç?km??lard?r.

Birkaç anekdot, Leonidas ve Spartal?lar’?n eski ça?larda bile cesaretleriyle ünlü olduklar?n? gösterir. Sava??n ilk gününde, Xerxes Yunanl?lar’a silahlar?n? b?rakmalar?n? söyledi?inde, Leonidas ?öyle cevap vermi?ti: Molon Labe (”Gel de al”). Üçüncü gün ise, Leonidas adamlar?na güzel bir kahvalt? etmelerini, çünkü ak?am yeme?ini Hades’te yiyeceklerini söyledi.

?lk iki gün boyunca Leonidas’?n adamlar? Persliler’in önden gelen sald?r?lar?n? durdurdular, fakat Malisli Ephialtes Pers generali Hydasnes’i da? patikas? üzerinden Yunanl?lar’?n arkas?na ç?kart?nca, Leonidas ordusunu ikiye böldü. Kendisi 300 Spartal?, 700 Thespiaeli ve 400 Thebesli asker ile geçitte kalmaya devam etti.

Belki de Hydarnes’in ordusunun çevresini sarmay? dü?ünüyordu: e?er öyle ise, bu hareketi ba?ar?s?zl?kla sonuçland?, ve az say?daki Yunan ordusu iki taraftan sald?r?larak, teslim olan Thebesliler hariç, yok edildi. Bir ba?ka teoriye göre Leonidas geri kalan ordusunu, Persliler’e kar?? ba?ka sava?larda sava?abilmeleri için, evlerine geri gönderdi. Geride kalan askerler ise, Persli atl?lar?n geri çekilen askerleri yok etmemesi için geçidi savunmaya devam etti.

Leonidas sava? s?ras?nda öldürüldü ve Spartal?lar ölü vücudunu alabilmek için çabalad?lar. Ancak kar??lar?ndaki ordunun say?ca büyüklü?üne bak?l?nca da anla??ld??? gibi, kral?n vücudu Persliler taraf?ndan ele geçirildi. Herodot der ki, Leonidas’?n kafas? Xerxes’in emriyle kesilmi? ve kalan vücudu da çarm?ha gerilmi?tir.

Leonidas onurlu bir ?ekilde, Spartal?lar’a pek özgü olmayan feryatlarla ve yas tutularak gömülmü?tür (Spartal?lar normalde sava?ta gerçekle?en ölümü en ?anl? ölüm olarak görürlerdi ve üzüntülerini d??a vurmazlard?, fakat Delphi’deki kahin bu ?ekilde gömülmeyi, Sparta’y? korumak için Sparta kral?n?n kayb? kehanetiyle birlikte emretmi?tir). A?a??daki yaz?t? içeren oymal? bir aslan an?t?, Leonidas’?n öldü?ü yere, onun ve adamlar?n?n kay?plar?n?n an?s?na yap?lm??t?r:







Git, Spartal?lar’a söyle, buradan geçen yabanc?,



Burada, kanunlar?na itaat eden bizler, yat?yoruz. ?? Thermopylae’deki kitabe (Simonides’in ?iiri)







Leonidas’?n stratejisini yarg?layabilmek için yeterli bilgi olmasa da, onun kahramanl??? ve kendini adam??l??? günümüze kadar gelmi? ve Leonidas, kendi zaman?n?n yan? s?ra, zaman?m?zda da e?siz bir yere sahip olmu?tur.

Leonidas’?n ya?am? Frank Miller’?n 1998 y?l?nda yay?nlad??? “300″ adl? çizgi roman?nda çarp?c? bir ?ekilde anlat?lm??t?r.Miller Thermopylae’i “Sin City” adl? çizgi romanlar?ndan uyarlad??? filminde de “Dwight McCarthy” adl? karakter üzerinde Leonidas’a gönderme yaparak göstermi?tir Hikaye ayr?ca Steven Pressfield’?n “Gates of Fire” (Ate? Geçidi) adl? roman?nda da anlat?lm??t?r.

Bu yazi wikipedia dan al?nm??t?r.

Thomas Wilson (1856 - 1924)

Amerika Birle?ik Devletlerinin 27.cumhurba?kan?. 1879 da Princeton Üniversitesini bitirmi?, ö?rencilik y?llar?ndan itibaren politika hayat? ile ilgilenmi?tir. Virginia Üniversitesinde hukuk ö?renim görmü? bir süre avukatl?k etmi?, Hopkins Üniversitesinde idari bilimler ve tarih ö?renimi de görmü?tür. 1885 - 1900 aras?nda Princeton Üniversitesinde ö?retmenlik ve rektörlük etmi?tir. 1912 de A.B.D. nin cumhurba?kanl???na seçilmi?tir. Birinci Dünya Sava??na kat?lmay? önledi?i için 1916 da ikinci defa ba?kan olmu?tur. Fakat 1917 de sava?a kat?lmak zorunlulu?u belirmi?tir. Bar???n sa?lanmas? için 14 maddelik bir statü haz?rlam??, fakat dü?ündü?ünde ba?ar?ya ula?amam??t?r. Yaln?z Milletler Cemiyeti nin kurulmas?n? sa?lam??t?r.

Atletler neden saat yönünün aksine ko?uyor?

Sa? elini kullanan insanlar, ayakla yap?lan hareketlerde de, sa? bacaklar?n? öncelikle kullan?rlar. Bu nedenle de sa? bacaklar? daha güçlüdür.

Sola kavis çizerek ko?tuklar?nda, sa? ayak d??ar?da kal?r. Özellikle k?sa mesafe ko?ular?nda, pistin kö?elerinde ko?ucular hafif içe meylederek ko?tuklar? için sa? aya?a daha çok yük biner ve ko?ucu bu kuvvetli aya?? ile sola do?ru daha rahat ko?ar.

?nsanlar?n ço?u sa? ellerini kullan?rlar. Erkeklerin sadece yüzde 5'i, kad?nlar?n ise yüzde 3'ü solakt?r. Ço?unlu?un rahat? dü?ünüldü?ü için de atletler pistte saat yönünün aksi yönde ko?arlar. Tabii bu durumda ve özellikle 400 metre ko?ular?nda solaklar?n ?ans? biraz azalm?? oluyor.

Macaristan

Orta Avrupada bir ülke. Kuzeyinde Çekoslovakya, Do?usunda Romanya ve Rusya, Bat?s?nda Avusturya, güneyinde Yugoslavya bulunmaktad?r. Yüzölçümü 93.011 kilometrekare, yüzölçümü 10.050.000 Ba??ehri Budape?tedir.

Co?rafya: Macaristan, Bat? ve Kuzeyinde bulunan tepelik yerlerin d???nda, ovalardan meydana gelmi?tir. Hemen her tarafta sadelik ve birlik görülür. Alplerin Do?u kenarlar?, Karpatlar ve Yugoslavyadaki da?lar aras?ndaki geni? ovalar Macaristanda kal?r. Bu ovalarda Tuna ile önemli kollar?ndan biri olan Tisza akar. Ovalar Do?uda Romanya s?n?r?ndan Tunaya kadar kesintisiz uzan?rlar. Bütün bu geni? ovalar stepler halindedir ve zengin bir tar?m alan?d?r. Macaristan bir tar?m ülkesidir. Macar ovas?n?n her taraf?nda özellikle Tisza nehrinin Do?usunda bu?day üretimi, Orta Avrupada en ba?ta gelir. Endüstri bitkilerinden ?eker pancar?yla tütün yeti?tirilir. Bu iki bitkinin ba?l?ca ekim alan? ovan?n Bat? k?s?mlar?d?r. Macaristanda ba?lar da geni? yer kaplar. Bunlar Madra ve Bakoni da?lar?n?n eteklerini örter. Ba?c?l??a ba?l? olarak ?arapç?l?k da geli?mi?tir. Nüfusunun büyük ço?unlu?u köylerde ya?ar. Büyük ?ehirleri azd?r. Bununla beraber ba??ehri Budape?teden ba?ka öbür iki büyük ?ehri Segedin ve Debrecin büyük tah?l ve hayvan pazarlar?d?r.

Macaristan, tah?l, ya?, ?arap, tar?m araçlar? satar. Dokuma, ka??t, kimya maddeleri, yak?t al?r.



Tarih: Macarlar, IX. yüzy?lda Otiiden gelerek Macaristan ovas?nda bir devlet kurmu?lard?r. XVI. yüzy?l?n ba?lar?nda Avusturyaya ba?l? bir bölge olmu?, Osmanl?lardan gelen tehlike azal?nca tekrar ba??ms?z olmu?tur. 1868 y?l?nda yeniden Avusturya ile birle?erek Avusturya - Macaristan ?mparatorlu?unun meydana gel me?ini sa?lam??. Birinci Dünya Sava??ndan sonra yeniden Avusturyadan ayr?lm??t?r. ?kinci Dünya Sava??n?n ilk y?llar?nda Almanlarla birlik olmu?, fakat 1944 te Almanlara kar?? dönmü?tür. ?kinci Dünya Sava??n?n bitiminden sonra (1945) Sovyetler Birli?inin i?galine geçmi?, 1946 dan itibaren de, Komünist Partinin yönetiminde ve Sovyetler Birli?ine ba?l?, Demirperde ülkelerinden biri olmu?tur. 1956 y?l?nda, binlerce Macar gencinin ölmesine yol açan önemli bir kurtulu? ayaklanmas? olmu?, fakat bu ayaklanma Sovyetlerin kar?? koymas? ile bast?r?lm??t?r.

Popüler etiketler

[ ad? ] [ sonuç ] [ güç ] [ kad ] [ lak ] [ tin ] [ ulu ] [ cad? ] [ ?an ] [ car ] [ e e ] [ rat ] [ kare ] [ kol ] [ ini ] [ dem ] [ yün ] [ med ] [ bas ] [ deniz ] [ sav ] [ kir ] [ ölüm ] [ ylk ] [ sis ] [ cad ] [ nem ] [ lama ] [ dren ] [ rmak ] [ u?ur ] [ ?kta ] [ metre ] [ genel ] [ nsan ] [ sonu ] [ eki ] [ nya ] [ lir ] [ asi ] [ aç? ] [ tarihi ] [ ang ] [ ata ] [ yaz? ] [ di? ] [ n m ] [ gece ] [ hayat ] [ meydan ] [ üre ] [ ara ] [ kar ] [ sar ] [ mer ] [ alt?n ] [ rsa ] [ duru ] [ kara ] [ ay? ] [ meri ] [ alma ] [ aras ] [ an? ] [ dü?ün ] [ maya ] [ ba? ] [ dev ] [ katy ] [ nüfus ] [ hareket ] [ bulu ] [ kas ] [ ast ] [ tik ] [ ter ] [ ça? ] [ a il ] [ tarih ] [ kat? ] [ evre ] [ mar ] [ alar ] [ çevre ] [ düzen ] [ bil ] [ inci ] [ kon ] [ göster ] [ güne ] [ sab ] [ can ] [ bur ] [ aml ] [ ünlü ] [ har ] [ b?t ] [ din ] [ ayna ] [ dere ] [ edi ] [ ama ] [ syra ] [ nar ] [ yay ] [ çim ] [ s?r ] [ kle ] [ hare ] [ kil ] [ kan ] [ düny ] [ lek ] [ rum ] [ e ya ] [ a?k ] [ metr ] [ lan ] [ lis ] [ ist ] [ ece ] [ sla ] [ sa? ] [ mil ] [ kta ] [ hava ] [ ince ] [ çil ] [ e in ] [ çük ] [ lara ] [ k m ] [ nlar ] [ en son ] [ ni? ] [ lun ] [ kar? ] [ hayvan ] [ ekil ] [ a k ] [ iler ] [ ans ] [ halk ] [ k?s ] [ lam ] [ ordu ] [ göz ] [ elik ] [ ?ekil ] [ a i ] [ nüm ] [ rler ] [ rmi ] [ çin ] [ arlar ] [ arda ] [ reti ] [ tre ] [ erçek ] [ ???n ] [ süre ] [ dün ] [ k s ] [ r ya ] [ bul ] [ boy ] [ bak ] [ ç?? ] [ da? ] [ önce ] [ lke ] [ ada ] [ eva ] [ far ] [ insan ] [ yeri ] [ y?llar ] [ am?n ] [ ak?n ] [ eski ] [ dük ] [ nce ] [ ?s? ] [ yrk ] [ devam ] [ teri ] [ erk ] [ adlar ] [ den ] [ amy ] [ bun ] [ nedir ] [ k ta ] [ men ] [ yazy ] [ dünya ] [ mu? ] [ tyr ] [ nil ] [ çel ]