1822 de Avusturya'n?n Moravia ?ehrinde do?an Mendel uzun y?llar bitkiler üzerinde çal??arak bir tak?m kesin sonuçlar elde etti. Mendel, ayr? cinsten bitkilerin tohumlar?n?n birle?tirilmesi olay?n?n ve canl?larda üreme hücrelerindeki kromozomlar?n kal?t?m? iletti?ini ortaya koydu.
Mendel'in ortaya koydu?u kesin sonuçlar?n hepsine birden "Mendel kanunu" ad? verilir.
Mendel'in en ünlü eseri"Plans Hybridizantion" dur.
Sindirim ile ilgili organlar?n bütününe verilen ad. Sindirim sistemi, a??z bo?lu?undan ba?layarak kal?n barsa??n alt ucundaki delikte (anus) son bulur. Uzun ve devaml? bir boru biçimindedir. Bu borunun d???nda, sindirim sistemi ile ilgili bezler ve di?ler yer al?r.
Sindirim borusu içinde ?u parçalar bulunur: 1 - A??z bo?lu?u, 2 - Yutak, 3 - Yemek borusu, 4 - Mide, 5 - ?nce barsak, 6 - Kal?n barsak. Sindirim borusuna ili?ik olarak a??zda di?ler le, salg?s?n? a??z bo?lu?una döken tükrük bezleri, salg?s?n? ince barsa?a döken karaci?er le pankreas vard?r. Bu arada, kanla ilgili bir organ olmakla beraber dalak da sindirim sistemi organlar? aras?nda yer al?r.
Sindirim borusunun yukar? bölümü, diyafragman?n üstünde, daha uzun olan alt bölümü ise diyafragma alt?nda kar?n ve le?en bo?lu?u içindedir.
A??z bo?lu?u: Sindirim borusunun a??zdan sonra gelen ilk parças?d?r. Bo?lu?un içinde bulunan dil ve di?ler arac?l??? ile çi?neme i?i olur ve besinler, buradan yuta?a gönderilir
Yutak, sindirim borusunun a??zdan sonra gelen ikinci parças?d?r. 13 - 14 santimetre uzunlu?unda bir borudur. A??z bo?lu?u ile birle?ti?i gibi, altta yemek borusu ile devam eder.Yemek borusu, sindirim borusunun üçüncü parças?d?r. Yutaktan sonra gelir. Yutaktan daha dar ve uzunlu?u 25 santimetre kadard?r. Bunun peristaltik hareketleri ile, a??zdan ve yutaktan gelen besinler, mideye kadar inerler.
Mide, sindirim borusunun yemek borusu ile ince ba??rsaklar aras?ndaki ?i?kin parças?d?r.Yemek borusuna aç?lan bir kap?s? ile (kardia), ince barsakla birle?en ve (pilor) denen bir kap?s? vard?r.
Osmanl? Veziri, Fatih Sultan Mehmedin ?ehzadeli?inde Manisada onun yan?nda bulunmu?, saltanata ilk geçti?inde de, Edirneye onunla birlikte geçmi?, fakat Murat II. taraf?ndan o?lunu bo? ?eylerle ilgilendiriyor diye Bal?kesire gönderilmi?tir. Fatihin tekrar padi?ah olmas? üzerine Bal?kesirden dönmü? ve ?stanbul un al?nmas?nda büyük yararl?klarda bulunmu?tur. Daha sonralar? Trabzonun fethinde, Gelibolu Valili?inde Kaptan? Deryal?kta bulunmu?, Mora ve Tesalya Valisi olmu?tur. Son zamanlar?n?, Bal?kesir Valili?i ile geçirmi?tir.
De?erli ta?lar?n en seçkinlerinden biri olan elmas,bütün cisimlerin en serti ve dayan?kl? olmas?yla da tan?nm??t?r.Tarih kaynaklar? elmas?n M. Ö. 100 y?llar?nda bilindi?ini belirtmektedirler. Elmas karbon eleman?n?n kristal bir ?eklidir. Ba?ka türlü söylemek gerekirse,billur halinde saf karbondur. Yüz milyonlarca y?l önce,yer küresinin kabu?u so?uma halinin ilk dönemlerindeydi. Topra??n alt?nda eriyik halinde çok s?cak kaya kitleleri vard?. A??r? ?s?yla eriyen karbon,büyük bas?nç etkisiyle bülurla?m??,koyu renk ve biçimsiz ?eklinden ç?karak elmas halini alm??t?. Temelde, elmasla bildi?imiz maden kömürü aras?nda bir fark yoktur. Elmas?n de?eri kendine has baz? özelliklerinden (billur halinde olma, sertlik, vs...) ve maden kömürüne oranla çok az miktarda bulunmas?ndand?r.
Elmas,kuyumculuktaki "de?erli ta?" ve "endüstride kullan?lan elmas" olarak ikiye ayr?l?r. De?erli ta? olarak kullan?lan elmas?n a??rl?k ölçü birimi "k?rat" t?r. Bir k?rat, 200 miligr'a e?ittir.
Endüstride kullan?lan elmas,çok sert bir madde olmas? nedeniyle metal ve kayalar?n kesilmesinde,oyulmas?nda yararl?d?r. Petrol sondajlar?nda kayal?k yerlerde kuyu açmak için topra?a sokulan a??r, delici burgunun ba?l??? elmasla kapl? bir uç halindedir.
Karbondan elmas elde etmek için yap?lan bütün giri?imler sonuçsuz kalm??t?r.
Elmas topra??n derin kesimlerinde, "elmas tünelleri" içinde bulunur. Bunlar?n derinlikleri çok farkl?d?r. Dolay?s?yla, elmas?n bulunmas? ve ç?kar?lmas? hayli güçtür. Bugün dünyada elde edilen elmas?n %95'i, Afrika'n?n Belçika Kongosu, Gana, Angola, Tanganika, Sierra Leone gibi bölgelerinde ç?kar?lmaktad?r. Hindistan ve Güney Amerika daha sonra gelir. Tarihin çok eski ça?lar?ndan beri Hindistan'da elmas madenlerinin i?letilmi? oldu?u bilinmektedir. Hindistan'da her y?l elde edilen elmas 2000 ile 4000 k?rat aras?nda de?i?mektedir.
Güney Amerika'da elmas elde edilmesine 18. yüzy?l?n ortalar?nda ba?lanm??t?r. Elmas gerekde?erli ta? olarak, gerekse endüstride kullan?l???nda topraktan ç?kar?ld??? gibi kullan?lmaz. Topraktan ç?kar?lan her ta? temizlenir, parçalara ayr?l?r ve parlat?l?r. Elmas çok sert oldu?u için, kesimi i?inde gene elmas kullan?l?r. Elmas kesicilerin kulland??? alet, kesici a?z? elmas tozundan yap?lm?? bir testeredir. Bugün elmas üretiminin %80'i endüstride kullan?lmaktad?r. Hakiki elmas güne? ????? alt?nda aç?k mavi bir renk al?r. Endüstride kullan?lan elmas ise kahverengimsi,ya da kur?unidir.
Dünyada 100 k?rattan büyük elmaslar say?l?d?r. Bunlardan Cullinan ve Kuh-i Nur,yani Nur Da?? elmas?, ?ngiltere kraliyet ailesinin mücevherleri aras?ndad?r. De?er ve büyüklük s?ras?nda üçüncü gelen elmaslar, Haydarabat Nizam?'n?n hazinesindeydi.
1745 ile 1827 y?llar? aras?nda ya?ayan ünlü ?talyan fizik bilgini Alessandro Volta kendi ad?yla an?lan ilk elektrik pilini icat etmi?ti.
Como'da do?mu? olan Volta,daha küçük ya?tayken fizikle, özellikle elektrik konusuyla ilgilenmi?tir. Zaten fizik profesörü olmas? da çok genç ya?tad?r. Volta, daha o tarihteyken kondansatör gibi elektrik yükü toplamaya yarayan cihazlar?n yap?m?n? dü?ünüyordu.
Alessandro Volta'n?n icat etti?i pil,Galvani'nin daha önceki kurba?a deneyine dayanan bir ilkeden do?mu?tur diyebiliriz. 1800 y?l?nda, asitli bir s?v?yla ?slat?lm?? kuma? ve karton parçalar?yla yal?tkan hale getirdi?i bak?r ve çinko levhalar?nda, en ba?taki bak?r levhay? en sondaki çinko levhaya madeni bir telle ba?lam?? ve böylece ilk pili yapm??t?.
Sonradan Volta'n?n ad?ndan dolay? Volta pili diye an?lan bu elektrik ak?m? kayna??,bir bak?ma pil yap?s?ndaki bataryalar?n ilk ?eklidir.O ara imparator olan Napoleon Volta'yi Paris'e ça??rm?? ve ona kont'luk vermi?ti. Volta pillerinde ço?unlukla çinko ve bak?r plakalar kullan?l?r. Bunlar?n elektro motor kuvveti (e.m.k.) l volt kadard?r.
1801 y?l?nda Bonapart taraf?ndan ödenek ba?lanan ve ?talya Krall???n?n kontu ve senatörü unvan? verilen Alessandro Volta, 1819 y?l?nda do?du?u ?ehire çekilmi?, orada bilim dünyas?ndan uzakta ya?am??t?r.
Volta pili ve bundan temellenen di?er pil türlerinin belirgin özelli?i,belirli bir süre için elektrik ak?m? sa?lamakta kaynak olmalar?d?r. Sonra ömürlerini tamamlay?p kullan?lmaz olurlar. Bu pillerin çal??mas?nda temel ilke, sülfirik asit içine dald?r?lm?? iki ayr? tür metal plaka aras?nda küçük bir voltaj (gerilim) meydana gelmesidir. Daha yukarda de?indi?imiz gibi,bu metal plaklar bak?r ve çinkodur. 1 volttan daha fazla voltaj sa?layabilmek için, çinko ve bak?r plakalar aras?nda aside bat?r?lm??,asit emdirilmi? kuma? parçalar? s?k?ca istiflenir. Böylece, her pilin birbiri üstüne istifiylede, birbirinin voltaj? di?erine kat?lm?? olur.
?lk elektrik pilinin mucidi Alessandro Volta'n?n devrin di?er ünlü bilim adamlar? Lavoisier ve Laplace gibi kimselerle de i?birli?i yapm?? oldu?u konular vard?r.
Org ya da organ denilen müzik aleti hariç, piyanonun en karma??k müzik aleti oldu?unu acaba biliyor musunuz? Gerçekte,piyano ad? "yumu?ak-kuvvetli "anlam?na "pianoforte" deyiminden gelmektedir. Bu da,piyanonun ne kadar de?i?ik tonlarda ses verebilen bir müzik aleti oldu?unu belirtmek için dü?ünülmü?tür.
Piyano böylesine karma??k bir müzik aleti olmas?na ra?men, ilk ?ekli "monokord tek kiri?" diye adland?r?lan son derece ilkel bir kutu yap?s?ndayd?. Bu kutuda sadece bir tel geriliydi ve skala'n?n aral?klar? kutunun üzerinde i?aretlenmi? bulunuyordu. Eski kudsal kitaplarda da böyle bir müzik aletinin bahsi geçmektedir.
M. S. 1000 y?llar?nda,Guido d'Arezzo ad?nda bir ?talyan bu müzik kutusunun üzerine uygulanmak için sürgülü bir köprü icat etti. Köprünün varl???ndan yararlanarak ba?ka teller ve anahtarlar ekledi. 16. yüzy?lda.sözkonusu müzik aleti yayg?n ölçüde kullan?lmaktayd?.
Sonradan bu müzik aletinden geli?tirilen en zevkli,en ho?a giden enstrüman "klavye" olmu?tur. Klavye'de ses, tellerin titre?imleriyle elde ediliyordu. Teller gergin yaylar durumundayd? ve bunlar?n üzerindeki düzle?tirilmi? pirinç bir pimle bas?nç uygulan?lmaktayd?. Bu müzik aletinde çalan?n iste?ine ba?l? olarak ses tonunu güçlendirmek ya da dü?ürmek (azaltmak) imkan? vard?.
Gene buna yak?n ba?ka bir müzik aleti daha yap?lm?? olup ,bu alet dikdörtgen biçimindeydi.Dört oktavl? bir anahtar düzeniyle çal?n?yordu. 17. yüzy?lda ba?ka bir müzik aleti yayg?nla?t?. Sözkonusu müzik aleti klavye'den daha büyüktü. Genellikle iki dizi anahtar düzeni vard?. Biçim itibar? ile büyük bir piyanoyu and?r?yordu.
En sonunda, 1709 y?l?nda Bartolommeo Christofori bildi?imiz piyanonun ilk örne?ini yapt?. Tellerin vurmayla -tu?lara basarak ses vermesi, bunu daha önceki örneklerden ay?r?yordu. Tu?larla ses verme düzeni,önceki örneklerin en büyük sak?ncas? olan sürtünme sesinin bertaraf edilmesini sa?lam??t?.
Bestelerinde piyanonun en yayg?n ölçüde kullan?lmas?na zemin haz?rlayan besteci Beethoven'dir.
?nsanlar?n saadeti için, herkesin ihtiyac?na göre her türlü mala ortak olmas? gerekti?i fikrini güdenlerin mesle?i. Komünizm, istihsal vas?talar?n?n birlikte kullan?lmas?n? savunan kollektivizm den daha ileri olarak, servetin bölünmesinde de beraberlik fikrini kabul eder. Komünizm, Rus Bol?eviklerinin elinde türlü geli?imler göstermi?, sonunda Sovyetler Birli?inin dünyay? tek bir devlet haline getirebilme ihtiras?nda bir alet haline gelerek hür dünya milletleri için bir tehlike durumuna girmi?tir.
H?zla geli?en teknoloji sayesinde bilgiye ula??m imkan? kolayla?m??, bilginin ula??labilir olmas? bilgi teknolojisinin h?zla geli?mesine olanak tan?m??t?r. Bilgisayar teknolojileri bilginin ço?almas?n?, geli?tirilmesini, payla??lmas?n? ve kolay iletimini sa?layan en büyük teknolojidir.
Ancak bunun bu kadar kolay olmas? herkes taraf?ndan kabul edilebilir görünmemektedir. Bunun sonucu matbaa ile yani seri üretim için gerçekle?tirilen yüksek hacimli kopyalama teknolojisi ile bilgiyi üretenin haklar?n?n korunmas? için telif sistemi ortaya ç?km??t?r. Telif sistemi ba?ka bir deyi?le kopyalama hakk? yaz?l?m ürünlerinin sahipleri oldu?unu belirtir ki, bu sahiplerin ço?u söz konusu yaz?l?mlar?n potansiyel faydalar?n? kamuoyu aleyhinde k?s?tlamay? dü?ünmekte ve kulland???m?z yaz?l?mlar? kopyalama ve de?i?tirme hakk?n?n sadece kendilerine ait olmas?n? istemektedirler.
Kitap, dergi, ses kasetleri ve video görüntülerindeki telif haklar?n?n yan? s?ra patentler, ticari markalar, co?rafi i?aretler ve endüstriyel tasar?mlar entelektüel mülkiyet haklar? çerçevesinde de?erlendirilmektedir. ’Entelektüel mülkiyet haklar?” elektronik bilgi yönetimindeki en kapsaml? ve zor konulardan biridir. Son y?llarda giderek yayg?n olarak kullan?lan elektronik dergiler, web sayfalar?, elektronik tart??ma listeleri gibi elektronik bilgi kaynaklar?n?n telif hakk? çerçevesinde de?erlendirilmesi konuyu daha da çetrefille?mektedir. Çünkü telif haklar?yla ilgili payda? say?s? artmaktad?r. Kullan?c?lar (okuyucu, izleyici, dinleyici, vd.), yazarlar (yazar, müzisyen, yap?mc?, yaz?l?m geli?tirici, vs.), telif hakk? yasalar?n?n uygulanmas?ndan sorumlu idari ve adli makamlar, haklar?n toplanmas?ndan sorumlu kurulu?lar, politika belirleyen ulusal ve uluslararas? kurulu?lar bu payda?lardan baz?lar?d?r.
Bilgisayar teknolojilerinde telif hakk? olay? özgür yaz?l?m kavram? ile bir boyut kazand?rm??t?r. Richard M. Stallman, 1970′li y?llarda MIT (Massachusetts Institute of Technology)’nin Yapay Zeka laboratuvarlar?nda serbest yaz?l?m? bir ya?am ?ekli olarak benimsemi? bir grupla beraber 1980′li y?llar?n ba??na kadar yaz?l?m geli?tirici olarak çal??m??t?r. 1984 y?l?nda tamamen özgür yaz?l?mlar?n meydana getirdi?i bir i?letim sistemi ve i?letim sisteminin araçlar?n?n geli?tirilmesi çal??mas? böylece ba?lam?? ve çal??man?n ad?na GNU verilmi?tir. GNU’nun aç?l?m?, ‘GNU is Not Unix’tir.
¼br /> Yani GNU, ‘GNU, Unix de?ildir’ anlam?na gelmekte olan özyinelemeli (rekürsif) bir kelimedir [3].Yaz?lan özgür yaz?l?mlar?n bir ?emsiye alt?nda toplanmas? için 1985 y?l?nda yine Stallman taraf?ndan FSF (Free Software Foundation) kurulmu? ve GNU yaz?l?mlar? korumak üzere GPL (General Public Licence) ad? verilen yaz?l?m lisans? ortaya ç?km??t?r. GPL lisans? ile lisanslanan özgür yaz?l?mlar?n amaçlar? özgürlüklerini korumay? amaçlamaktad?r. ’Özgür yaz?l?m’ özgürlükleri korumaya yönelik bir ak?m?n ad?d?r. ?ngilizce’deki ’free’ sözcü?ünün çift anlaml? olmas?ndan dolay? baz? yanl?? anlamalar olmaktad?r. Özgür yaz?l?m ücretsiz
Kaynak belirtilmedi.
Hayvanlarda embriyonun bütün organlar? belirdikten ve kan dola??m? ba?lad?ktan sonra ald??? ad. (?nsanda, embriyonun üçüncü ay?ndan itibaren geçen devre). Omurgal?lar?n ço?unda embriyo ve cenin devresinin ana dokular? d???nda geçmesine kar??l?k, memeli hayvanlarda bu devre ana dokular? içinde geçer. Böylece cenin, d?? hayatla ba?da?mak gücünü kazan?ncaya kadar ana rahminde kalm?? olur.
Yerin, cisimleri kendine do?ru çekme gücüne verilen ad. Bu güç sonucu olarak yeryüzünde bulunan canl? cans?z her varl???n bir a??rl??? meydana gelmekte ve cisimler ,yerin merkezini hedef alan bir yönde durabilme imkan?n? sa?lamaktad?rlar.
Popüler etiketler
[ tarih ] [ ker ] [ ama ] [ kas ] [ pan ] [ mac ] [ yeri ] [ b?t ] [ kar? ] [ ato ] [ araf ] [ mal ] [ kül ] [ mik ] [ bur ] [ kad ] [ e ya ] [ tin ] [ e il ] [ ada ] [ boy ] [ çe?it ] [ irin ] [ önce ] [ en son ] [ göz ] [ dük ] [ ylk ] [ kir ] [ nüfus ] [ veri ] [ ikl ] [ nil ] [ ele ] [ mer ] [ kler ] [ olo ] [ ölüm ] [ rmi ] [ ate ] [ k y ] [ dam ] [ par ] [ nüfusu ] [ yön ] [ e e ] [ top ] [ oda ] [ sal ] [ ak?n ] [ s?ra ] [ yer ] [ eti ] [ e?e ] [ bulu ] [ hal ] [ da y ] [ med ] [ güç ] [ ak?m ] [ ila ] [ türk ] [ van ] [ u?ur ] [ car ] [ tik ] [ sonuç ] [ ekil ] [ ast ] [ a?k ] [ nedi ] [ am?n ] [ k ta ] [ avu ] [ kis ] [ tak ] [ sonu ] [ rmak ] [ reti ] [ lara ] [ bal ] [ emel ] [ ime ] [ genel ] [ ang ] [ lek ] [ den ] [ asi ] [ dünya ] [ y?llar ] [ etki ] [ eli ] [ altyn ] [ eki ] [ linde ] [ t a ] [ dere ] [ da? ] [ m s ] [ katy ] [ ben ] [ yun ] [ ba? ] [ cad? ] [ devam ] [ meri ] [ çeki ] [ bas ] [ dev ] [ inç ] [ mede ] [ üre ] [ arlar ] [ cad ] [ areket ] [ lak ] [ faz ] [ n m ] [ kazan ] [ k m ] [ a i ] [ oyun ] [ ney ] [ her ] [ r ya ] [ ölçü ] [ sar ] [ alan ] [ orta ] [ hava ] [ mar ] [ rsa ] [ insanlar ] [ ura ] [ rad ] [ mil ] [ akl ] [ tre ] [ ire ] [ kon ] [ utu ] [ dü?ün ] [ kare ] [ a il ] [ al? ] [ ?an ] [ ?am ] [ kala ] [ rum ] [ dini ] [ ller ] [ ay? ] [ ni? ] [ kaz ] [ kol ] [ say? ] [ eser ] [ nlar ] [ a?? ] [ yaz ] [ baz ] [ rik ] [ çevre ] [ ?kta ] [ rol ] [ a??n ] [ ted ] [ çim ] [ kaza ] [ tarihi ] [ kara ] [ sava? ] [ yrk ] [ aman ] [ adlar ] [ neden ] [ ark ] [ lir ] [ olur ] [ nar ] [ yyllar ] [ ece ] [ let ] [ arl ] [ ist ] [ lan ] [ büyü ] [ sab ] [ oku ] [ düzen ] [ dil ] [ ilk ] [ duru ] [ nsan ] [ bak ] [ avr ] [ mu? ] [ süre ] [ e?in ] [ oru ]