Çe?itli sebeplerden dolay? bir insana kan verilmesi gerekebilir. Sözgelimi sava?ta bir asker yaralanm??t?r. Fabrikada çal??an bir i?çi çok ciddi bir i? kazas? geçirmi?tir. Büyük ölçüde kan kaybetmektedir. Herhangi bir kimse bir iç kanama yüzünden ölmek üzeredir. Zay?f, kans?z bir hastaya ciddi bir ameliyat yap?lmas? gerekmektedir.
??te bütün bu durum ve olaylarda, kaybedilen kan?n verilmesi ve hastan?n dayan?kl?l???n?n güçlendirilmesi ?artt?r. Bir hastan?n damarlar?na verilecek yar?m litre kan, sözkonusu kimse için yeniden hayata geli? anlam? ta??r.
Kan verme fikri yeni bir ?ey de?ildir. Bilindi?i kadar?yla, 1654 y?l?nda Doktor Francesco Folli ad?nda bir ?talyan, canl? bir hayvandan bir ba?ka hayvana kan nakli giri?iminde bulunmu?tur. Daha sonra hayvanlardan insanlara kan verme i?ine çal???lm??sa da,bu giri?imler ba?ar?l? sonuçlar vermemi?tir.
Halen herhangi bir hayvan?n ba?ka cins bir hayvandan kan nakline olumlu tepkiler göstermedi?ini biliyoruz. Daha ötesi,ayr? cins bir hayvandan nakledilen kan zehir etkisi yapmakta, hatta ölüme sebep olmaktad?r.
I. Dünya Sava?? esnas?nda cephelerde askerlerin büyük ölçüde kan kayb?, kan nakliyle ilgili çal??malarda geli?meler kaydedilmesine zemin haz?rlam??t?r. Belirli baz? kimselerden ba?kalar?na kan naklinin iyi sonuçlar vermeyece?i kesinlikle bilinmekteydi. Böylece laboratuar yöntemleriyle kan?n guruplara ayr?lmas? sonucuna var?lm??t?r.
Kan verici'den al?nan kanla kendisine nakil yap?lan hasta, ya da yaral?n?n kan? ayn? guruptan olmal?d?r. Kan bankalar?, bu do?rultuda yap?lan çal??malar?n bilimsel sonucudur. Kan bankalar?ndaki depolanm?? kan alçak ?s? derecelerinde muhafaza edilir. Bankalar?n çal??mas?,bildi?imiz para üzerine i? yapan bankalar?nkine benzer. Al?nan kan depolan?r ve isteyenlere, ihtiyac? olanlara,onlar?nkiyle ayn? guruptan olmak üzere para kar??l???nda verilir.
Bugün kan bankalar?nda sadece kan depolanmamakta,"plazma" da bulundurulmaktad?r. Plazma'da kan hücreleri ayr??t?r?lm?? oldu?undan, kan verilecek ve al?nacak ya da al?nm?? olan kimse aras?nda gurup tutarl?l??? sözkonusu de?ildir Plazma, kan gurubu ne olursa olsun, acil ihtiyac? olan herhangi bir kimseye verilebilir. Ancak, kan verilme i?leminde dikkat edilecek bir ba?ka husus kan?n sa?l?kl? olmas?d?r.Bunun için, daha önceden kan verecek kimsenin kan?n?n tahlilini gerektiren titiz bir dikkat gösterilir.
Kan nakli,bilim dünyas?n?n insanl??a en büyük hizmetlerinden biri,belki de birincisidir.
Tat vermek ya da koku?mas?n? geciktirmek için yemeklere konan, toz halde ve beyaz renkte madensel bir madde. Kimyasal yap?s? bile?ik bir tuzdur. Sodyum ve klorun birle?mesinden meydana gelmi?tir (Na Cl).
Tabiatta çok rastlanan bir maddedir. Deniz suyunda baz? göl sular?nda, eriyik halde, toprak alt?nda ta?, kaya ya da maden halinde bulunur. Bundan ba?ka bütün canl?lar?n ya?amas?nda gereken önemli maddelerden biridir. Kanda, iç dokularda bulunur. Bitkiler için de, belirli bir dereceyi a?mamak ?art?yla, gereklidir. Baz? topraklar için. tuz de?erli bir gübre olur. Tuz a?ç?l?kta oldu?u kadar, konserve, salamura i?lerinde tur?uculukta leke, boya deri sanayinde de kullan?l?r. Porselen ve cam üzerindeki çay lekelerini ç?karmakta, badanada kirecin ç?kmamas?n? önlemekte, baz? hallerde kusturucu, Nitrat darjan zehirlenmelerinde panzehir olarak kullan?l?r. Yorgun vücut ve organlar ?l?k tuzlu su ile banyo edilirse çabuk dinlenir ve yorgunlu?un verebilece?i zararlar giderilmi? olur. Çok s?cak su banyolar? ayak ve bacaklardaki neuralji a?r?lar?na iyi gelir.
Tuz madeni kal?n katlar halinde toprak alt?nda bulunur. Bunlardan kuyu ve galeriler aç?lmak suretiyle iri kaya parçalar? halinde ç?kar?l?r. Tuzlu göllerden, deniz suyundan tuz elde etmek için, sular? aç?lan kanallarla yayvan havuzlara al?n?r. Oradan güne?in alt?nda kuruma?a b?rak?l?r. Su bu?u olup uçunca geride tuz. ve e?er varsa, di?er eriyikler kal?r. Bu tuz kaba, çokluk, esmer renktedir; birle?mi?lerden de billurlar iridir. ?çinde ba?ka madde ya da çamur vard?r. Bunlar? atmak tuzu temizlemek için ham tuz dökülür, eritilir. Eriyik üzerindeki k?s?m dibine çöküp tortular süzülüp at?l?r. Tekrar tekrar kaynatma ve süzmelerle temiz tuz eriyi?i koyula?t?r?r. Yandan korunmaya b?rak?l?rken, di?er taraftan santrfüjlü süzgeçlerde kat?larla s?v?lar birbirinden ayr?l?r. Sonra kalburdan geçirilir.
Tarot’un gerçek tarihçesi, t?pk? kartlar?n anlamlar? gibi hemen hemen gizlidir. Bu konuda pek çok aç?klama getirilmeye çal???lsa da, kesin bir bilgi yoktur. Kartlar?n çizimine M.S. 618 tarihinde Çin’de egemen olan Tang hanedan? zaman?ndaki paralar?n örnek al?nd??? zannedilmektedir.
Kartlar yüzy?llar boyu de?i?ik kültürlerde pek çok ?ekle bürünmü?sede, sembolik figürleri de?i?memi?tir.
Dünyay? dola?an Çingeneler sayesinde, Tarotun böylesine yayg?n hale gelmesinin sa?land??? dü?ünülmektedir. Asl?nda Avrupa’da 1550 y?l?na kadar çingeneler belli bir nufüsa eri?ememi?lerdi . Oysa Tarot bir as?r kadar evvel Avrupa’n?n hemen hemen tüm ülkelerinde bilinmekteydi. Böyle dü?ünülecek olursa Tarot’la Çingeneler aras?ndaki ili?ki zay?flamakta fakat iki as?rl?k zaman dilimi içinde Tarot’un yay?lmas? Çingenelerin Avrupa’da görülmeleriyle ayn? zamana denk gelmektedir.
Ba?ka bir aç?klamaya göre ise M.S. 710 y?l?nda ?spanya’ya giren ve 1492′ye kadar burada kalan Araplar?n bu kartlar? Avrupa’ya getirdi?i ?eklindedir. ?spanya’n?n Müslümanlardan Hristiyanlara geçmesi ile sadece bir ?ehirde binlerce kitap Hristiyan alemine devrolmu?tur. Buna ra?men Araplar?n ünlü Binbir gece masallar?’nda Tarot’a rastlanmamas? bu olas?l???da ortadan kald?rmaktad?r.
Bu konuda her ne dü?ünülürse dü?ünülsün, insanlar her zaman gelece?i merak etmi?tir. Gelece?i ö?renmek için her zaman çe?itli yöntemler geli?tirmi? ve zaman zaman bu yöntemlerden yararlanmaya çal??m??t?r. Bu yöntemlerin en tan?nm??? olan Tarot yüzy?llard?r ba?ar?l? sonuçlar vermi?tir. Tarot’tan istenilen fayday? sa?lamak için en önemli ad?m kartlar?n anlamlar?na inanmakt?r. Ya?ad?klar?m?z? ve gelece?i hiç birimiz de?i?tiremeyiz. Fakat kartlara verdi?imiz enerji sayesinde, dan??t???m?z sorulara alaca??m?z cevaplarla merak ettiklerimizi yan?tlayabilir ve yönümüzü çizebiliriz.
Tarot destesi Büyük Arkana (22 kart) ve Küçük Arkana (56 kart) olarak ikiye ayr?l?r.
Büyük arkana özel ve anlaml? durumlar? tan?mlamaktad?r. Romen rakkamlar?yla 0 ve 1-21 olarak numaraland?r?lm??lard?r. Bu destede, Deli, Büyücü, Ba?rahibe, ?mparotiçe, ?mparator, Ba?rahip, A??klar, Sava? Arabas?, Kuvvet, Münzevi, Kader Çark?, Adalet, As?lm?? Adam, Ölüm, Denge, ?eytan , Y?k?lan Kule, Y?ld?z, Ay, Güne?, Uyan?? ve Dünya kartlar? bulunmaktad?r.
Bu kartlar hayattaki derslerin manevi anlamlar?n? gösterir. Kartlar ayr?ca, psikolojik karakterin, maneviyet ya da ruhumuzun farkl? k?s?mlar?n?n tasvirleridir.
Küçük Arkana ise 56 karttan olu?maktad?r. 10 kart Asalar, 10 kart K?l?çlar, 10 kart Kupalar, 10 T?ls?mlar ve geriye kalan 16 kart ise Sarayl? Kartlar?’d?r. Küçük Arkana günlük ya?am?m?zdaki ko?ullar? ve olaylar? anlat?r.
Asalardan olu?an kartlar; ba?ar?, savunma, mücadele etme ve rekabeti anlatmaktad?r. Kupalar; sevgi al??veri?ini ve sevdi?imiz birini çevreleyen olaylar? gösteren hayat?n duygusal yönleriyle ilgilidir. Bu kartlarda hayat?m?z?n ini?, ç?k??lar?n?, ili?kileri, a?k? ve aileyi görürüz. K?l?çlarda ise problemnler ve güçlükler ana temalard?r. T?ls?mlar ise bize hayat?n pratik, gerçekçi maddesel yönünü göstermektedir.
Herkesin bildi?i gibi,kanserle sava? için ak?l almayacak ölçüde paralar harcanmaktad?r.Ba?ta t?p olmak üzere, bütün bilim dallar?nda kansere kar?? koruyucu, kanserden kurtar?c? çareler bulmak için ara?t?rmalar yap?lmaktad?r.
Basit ve k?sa bir tan?mlama gerekirse, "kanser" insan sa?l???n?, insan hayat?n? tehdit eden, karanl?k bir bulut gibi gölgeleyen en büyük tehlikedir.
Konunun çok ayr?nt?l? olmas? nedeniyle.burada kanseri genel çizgiler niteli?inde aç?klayaca??z. Bu kadar? bile kanserin nice tehlikeli,öldürücü oldu?una ili?kin fikir edinmeniz için yetecektir san?yoruz.
Kanser, vücutta genel ve normal büyüme (geli?me) düzeninden sapan, bu düzeni izlemeyen devaml? bir geli?me halidir. Kanseri meydana getiren hücreler, vücudun çe?itli k?s?mlar?nda ,kanserin ba?lad??? yerden çok uzakla?acak ?ekilde yay?lm?? olabilirler. Bunu önlemek, kanseri ba?lad??? noktada yok etme?e, oradan almaya ba?l?d?r. Aksi takdirde ,kanser insan? ölüme götürecektir.
Vücuttaki hücreler devaml? olarak geli?irler.Y?pran?p yok olduklar?nda,bunlar?n yerini ayn? türden yeni hücreler al?r. Fakat kanserli hücreler vücudun normal hücrelerinden farkl? görünü?te olup,fonksiyonlar?,eylemleri de farkl?d?r.
Ba?lad?klar?, olu?tuklar? yerde, vücudun o k?sm?ndaki yeni, genç hücreler gibi görülebilirler. Ancak, mikroskop alt?nda bak?ld?klar? zaman hemen tan?nacaklard?r.
Kanser hücreleri bölünüp say?ca ço?al?rlarken,tüm büyüme haline gelmez, üremeyi durdurmazlar. Aksine genç hücreler olarak kal?r,zararl? (habis) hale gelinceye kadar ço?alma?a devam ederler.Büyüyen kanser hücreleri bir noktada kalmayacak,ayr?lacak,normal hücreler aras?nda yay?lacakt?r. Zamanla öylesine artarlar ki,vücudun bu kesimindeki normal hücreler devaml? çal??ma, hatta hayatta kalma olana??n? kaybederler. Kana geçen kanser hücreleri, vücudun daha uzak kesimlerine de ta??n?r. Orada,normal hücrelerin eylemlerini durduracak, onlar?n hayatiyetine son verecek bir oranla,kitlele?mecesine ço?al?r,büyürler.
Kanserin yay?lmas?, hiç de?ilse geli?mesi önlenemedikçe, hastan?n ölümü kaç?n?lmaz bir sonuçtur. Vaktinde ve gecikmeksizin kontrolden geçmenin, düzenli zaman aralar?yla doktor muayenesinin önemi bu yüzden çok büyüktür.
Kanser temasla insandan insana geçmez.Bilindi?i kadar?yla da bula??c? de?ildir ve bugüne bugün, kansere kar?? koruyucu, kesin tedavi niteli?inde herhangi bir ilaç bulunmu? say?lamaz.
Her ?ey, kanser denilen korkunç illetin tabiat?n? ve gerçek sebebini tam anlam?yla ö?renme?e ,bunlardan temellenen koruyucu, önleyici tedbirler,çareler uygulama?a ba?l?d?r.
Kastamonu ?line ba?l? bir ilçe. Yüzölçümü 1.354 kilometrekare, nüfusu 3.884 dür. Yüzeyi genel olarak ormanlarla kapl? da?l?k alanlardan ibarettir. Tah?l ekimi halk?n ba?l?ca geçim kayna??d?r. Merkezi 13,699 nüfuslu Tosya kasabas?d?r.
Tak?lar hariç üzerimizdeki her giysinin bir fonksiyonu vard?r. Peki kravat?n bo?az? s?kmaktan ba?ka fonksiyonu nedir? Her iki yakay? bir araya getirmekse dü?me o i?i görüyor. Dü?meleri örtüp giysimizi güzel ve renkli k?lmaksa kad?nlar niye takm?yor? Pek de kravat sever bir millet olmad???m?z aç?kt?r ama ister inan?n, ister inanmay?n kravat?n ortaya ç?k???nda Türklerin de rolü var.
1660'da Osmanl?lar Avusturya ordusuna yenilince o zamanlar Avusturya-Macaristan imparatorlu?u s?n?rlar? içinde olan H?rvatistan'dan (Croatia) bir alay asker zaferin kahramanlar? olarak Paris'e götürüldüler ve kral?n huzuruna ç?kar?ld?lar. Bu askerler bo?azlar?na renkli mendiller takm??lard?. Bu mendiller Romal?lar devrinde hatiplerin, ses tellerini s?cak tutmak için bo?azlar?na sard?klar? mendillere benziyordu. Kral çok be?endi ve kendisi de krall?k kravatlar? takan bir alay kurdu. Kravat kelimesi de H?rvat anlam?ndaki 'Croat'tan türedi.
Çok geçmeden bu moda ?ngiltere'ye s?çrad?. Hiçbir centilmen bo?az?na bir ?ey sarmadan kendini iyi giyinmi? hissetmiyordu. Kravat o zamanlar o kadar yüksek ba?lan?rd? ki, insanlar vücudunu döndürmeden etrafa bakam?yorlard?, ama hiç olmazsa bir faydas? vard?. K?l?ç darbelerine kar?? boyunu koruyordu.
Kravat çe?itli ?ekillerde yüzy?llarca yerini korudu, yüzden fazla de?i?ik ba?lama ?ekli geli?tirildi. Ba?lama ?ekilleri üzerine kitaplar yaz?ld?. 1960 gençli?inin düzene ba? kald?rmas? s?ras?nda biraz gözden dü?tü ama 1970'li y?llardan ba?layarak popülaritesi yine artt?. Tabii ki patronlar kravat tak?nca çal??anlara da ba?ka seçenek kalm?yordu.
Kravatlar erkeklerin elbise dolaplar?n?n en kolay y?pranabilir aksesuarlar?d?r. Genellikle erkekler kravat? dü?ümünün bir taraf?ndan, ince ucunu Çekerek ç?kar?rlar. Halbuki do?ru yol kravat? ba?larken hangi hareketleri yapt?ysan?z, sökerken de ters s?ra ile ayn?s?n? yapman?zd?r.
Kravat? ç?kard?ktan sonra her iki ucunu birle?tirip iki kat yapman?z, parma??n?z?n üzerine bir kemer gibi sarman?z, parma??n?z? içinden çektikten sonra bütün gece o ?ekilde muhafaza etmeniz uzmanlar taraf?ndan tavsiye ediliyor. E?er söz konusu olan bir ipek kravat ise sabahleyin de hemen ask?ya asman?z gerekiyor, bu ?ekilde içindeki fiberler orijinal ?ekillerine gelecektir. Son bir uyar?: Üzerinde leke olsa bile ipek kravatlar? kuru temizlemeye göndermeyin, deforme olabilirler, mümkün oldu?unca kendiniz temizlemeye çal???n bu da bir sonuç vermezse diki?lerini söküp mendil olarak kullanabilirsiniz.
Nilüfergillerden bir bitki. Yapraklar? tekerlek biçiminde ve geni?, çiçekleri beyaz sar?, mavi, pembe renkte olur; durgun sularda ya da havuzlarda geli?ir. Bir su bitkisidir.
Hypnos’e kelimesini ilk defa ?ngiliz doktor Braid kullanm??t?r. Kendisine bu konuda yunan mitolojisi kaynakl?k etmi?tir.Yunan mitolojisinde Hypnos kelimesi ?u ?ekilde geçmektedir. ” Yunan mitolojisinin uyku tanr?s? ‘HYPNOSE’ Gece’nin O?lu ve Ölüm ‘ün (Thanatas) karde?idir. (Resim) Karde?i ile birlikte Hades’in ölüler diyar?nda ya?ar.Kanatl? bir genç ?eklinde tasvir edilen hypnos, yorgun insanlar?n an?lar?na sihirli de?ne?i ile de?mek, karanl?k kanatlar? ile yelpazelemek ya da bir boynuzdan, ki?ilerin üzerine uyku verici bir madde dökmek suretiyle onlara uyku verir. Thanatos’da kanatl? bir ruh halinde tasvir edildi?inden aynen hypnos’a benzer. Hypnos’un o?ullar?ndan biri ise, rüyalar tanr?s? “Morheus” dur.
Hypnos’un tanr?lar üzerinde dahi etkisi vard?r. Homer’e göre Hypnos , Herav’?n ricas? üzerine bir gece ku? ?ekline bürünerek, Zeus’u ida da?? üzerinde uyutmu?tur.
Dr. Kriton Dinçmen taraf?ndan yaz?lan “Psykhiatria ve Mythos” isimli eserinde ise Hypnos ?u ?ekilde tan?mlanmaktad?r: “Uyku ilah?d?r Hypnos. Ölüm ilah? olan Thanatos ile beraber gece-Nyx’ ten babas?z olarak do?mu?tur.
?nsanlar?n ve genellikle tüm yarat?klar?n fizyolojik i?levlerinin ayarlanmas?nda esas rolü oynayan “Cyrcadian Cyclus-24 saat tanzimi ” hadisesinde, uyku hypnos olay?n?n temelini olu?turur. Fahrettin Kerim Hocan?n “Uyku sinir sisteminin mimar? ve mimar?d?r.” sözü galiba bu konuda dünya t?p literatüründe söylenmi? en manal? ifadedir.
Ana tanr?çalardan Hera, Çanakkale yöresindeki ?da Da??nda Zeus ile sevi?mek ister.Galiba Zeus Hera’ya pek yüz vermemi? olacak ki, Hera, Hypnos’dan hatta ona cilveli Kharit’lerden birini pe?ke? çekece?ine de söz verir- gelip Zeus’u uyutmas?n? rica eder. Zeus’da, yar? uykuda iken o sersemlik hali içinde “He” der.(Dinçmen)
Hypnos’un sözlüklerdeki anlamlar? da ?u ?ekilde geçmektedir.
Hyp-no-sis / isim (ço?ulu-ses) Bir ?ah?s taraf?ndan di?er bir ?ahs?n hareketlerini kontrol edebilir ?ekilde derin uykuya benzer bir duruma sokulmas? halidir.(Hornby)
Hypnos: Yunan mitolojisinde uyku tanr?s?. Erebas ile Nyx’in (gece) o?lu, Thanatos ile birlikte, Memnon’u, Sarpedon’u veya destan kahramanlar?n? mezara yerle?tirirken görür; Bazen ciddi ve tatl?, ?akak ve omuzlar?nda kanatlar? olan bir delikanl?d?r. (Helenistik bir heykel, Hypnosu uyutucu bir s?v?y? bir boynuzdan bo?alt?rken gösterir.) (Madrid Müzesi)
Hipnoz: ?. Fr. Hypnose Yun.
1. Psik: Sözle, bak??la telkin yap?larak meydana getirilen bir çe?it uyku hali . Bu halde uyuyan kimse (denek) uyutan?n etki ve telkinlerine aç?k, fakat d?? dünyan?n ba?ka etkilerine kar?? kapal?d?r. (Osmanl?cas? Nevm-i S?nai; ?ngilizcesi Hypnosis)
2. T?p: Mekanik, fiziksel veya ruhsal yollarla yahut kimyasal maddelerle sa?lanan suni uyku. (Kimyasal maddelerle yap?lan hypnosa genellikle narkoz ad? verilir.)
E?anlaml? : ?pnoz.(Tu?lac?)
Hipnoz yanl?? inanç, mistisizm ve ihmal taraf?ndan s?kl?kla gölgelenen ve tahrip edilen büyüleyici bir konudur. E?lence ve zevk için yap?lan hipnozun; hipnoterapiyle olan ilgisi, astroloji ya da astronomiyle olan ilgisinden daha fazla de?ildir. Hipnoz kelimesi pek çok ki?inin akl?na modas? geçmi? önyarg?lar, tabular ve yanl?? inan??lar getirir. Baz? hekimler özellikle az tecrübeli ya da tecrübesiz olanlar bunu hemen ay?plarlar.
Hipnoz çok eski bir sanatt?r, ilk defa H?ristiyanl???n ortaya ç?k???ndan evvelki zamanlarda büyücülük, din ve t?p bir arada uygulan?yorken kullan?lm??t?r. Hipnozun baz? teorik yönleri hala tart??mal?d?r ve izah edilememi?tir. Ancak hipnoz t?pta bu durumda olan tek konu de?ildir.
Hipnoterapi, psikoterapiye yön ve h?z veren etkili bir multifonksiyonel tekniktir. Geçen yirmi y?l içerisinde hipnozun t?pta k?ymetli bir tedavi yöntemi oldu?u görü?ü oldukça taraftar toplam??t?r.
Hipnoza kar?? bat?l inançlarla ve ku?kuyla bak?lan ça?, terapotik (tedavi) k?ymetinin anla??lmas?yla ortadan kalk?yor.
Baz? ak?ll?ca seçilmi? vakalarda, ba?ka hiçbir tedavi formu hipnoz gibi h?zl? ve yararl? sonuçlar vermez.
Hem sadece destekleyici ya da ?ikayetlerin giderilmesi (semptomatik) amaçla, hem de hastal?k sebepleri olan (etiyolojik faktör olan) bilinçalt? güdülerinin ve sorunlar?n?n ortaya ç?kar?lmas? amac?yla kullan?lan psikoterapide hipnoz, hekime h?zl? ve etkili sonuçlar elde etmede çok k?ymetli fayda sa?lar.
Uzun bir süreden beri psikoterapistler zihinle vücudun ayr? olmad???n? söylüyorlar. Hem s?hhatteyken hem de hastayken ak?l ve vücut tek bir ünitedir. Herhangi bir bedensel (somatik) hastal??? pür somatik ya da herhangi bir psi?ik durumu tamamen psi?ik kabul etmek hatal?d?r.
Ak?l ve vücut öylesine iç içe ili?kili ünitelerdir ki, emosyonel bir refleks reaksiyon olmaks?z?n psi?ik bir de?i?iklik olmaz, bunun tersi, vücudu etkilemeden hiçbir psi?ik de?i?me meydana gelemez. Bundan dolay? organik ve fonksiyonel hastal?klar önemli ölçüde birbirinin üstüne biner.
Bu yaz? felsefe.gen.tr‘den al?nm??t?r.
Bal?klarda solunuma yarayan organ. Solungaçlar g?rtlak k?sm?ndaki kapaklar aras?nda yer alm?? bulunan yay ?eklinde iki kemikten meydana gelmi?tir. Buna, iki s?ra solungaç yapraklar? ba?l?d?r. Solunum olay? da, yaprak ?eklindeki bu solungaçlarda meydana gelir. Kara hayvanlar?nda, havada bulunan oksijeni, kana ula?t?rma i?ini gören akci?erlerin yapt??? i?i, deniz hayvanlar?nda özellikle bal?klarda solungaçlar görürler ve suda bulunan oksijeni alarak, kan damarlar?na ula?t?r?rlar. Kanda birikmi? olan karbondioksiti de suya verirler.
A??zlardan suyu alan bal?klar, g?rtlak k?sm?nda bulunan solungaçlara ula?t?r?rlar, burada oksijen al?n?p karbon dioksit verilme i?lemi olduktan sonra su, solungaç kapakç?klar?ndan d??ar? ç?kar.
Kuzey Afrikada Akdeniz yak?nlar?nda bir cumhuriyet. Yüzölçümü 156.000 kilometrekare, nüfusu 4.198.000 dir. Ba??ehri Tunus ?ehridir.Tunus, büyük bir tar?m ülkesidir. Ba?l?ca ürünleri bu?day, arpa ve yulaft?r. Zeytin a?açlar? ve bu?day, Tunusun ba?l?ca gelir kayna??d?r.1574 y?l?nda Türkler taraf?ndan zapt edilmi?, Tunus beyinin yönetiminde, k?smen Osmanl? ?mparatorlu?una ba?l? ba??ms?z bir devlet durumunda kalm??t?r. 1881 y?l?nda, Frans?zlar taraf?ndan i?gal edilmi?, 1956 y?l?nda ba??ms?z bir cumhuriyet olmu?tur.Ba??ehri olan Tunus, Akdeniz k?y?lar?nda 68.000 nüfuslu güzel bir ?ehirdir.
Popüler etiketler
[ yün ] [ ast ] [ dini ] [ e il ] [ ki?i ] [ reti ] [ ilgi ] [ areket ] [ ince ] [ nil ] [ eski ] [ kap ] [ rmak ] [ sa? ] [ do?ru ] [ kül ] [ ted ] [ emi ] [ ölçü ] [ kul ] [ yun ] [ bar ] [ bal ] [ nedir ] [ lan ] [ irin ] [ lek ] [ sla ] [ hare ] [ oda ] [ bit ] [ hava ] [ tas ] [ par ] [ ar? ] [ eser ] [ has ] [ duru ] [ ad? ] [ türk ] [ y?llar ] [ dünya ] [ pan ] [ dün ] [ bulu ] [ e?in ] [ nüm ] [ ten ] [ dil ] [ alan ] [ ordu ] [ car ] [ yaz ] [ ben ] [ ehir ] [ ni? ] [ sav ] [ tay ] [ far ] [ akl ] [ sis ] [ mik ] [ baz ] [ k sa ] [ lak ] [ gen ] [ akü ] [ hayvan ] [ dana ] [ neden ] [ meydan ] [ tan ] [ çük ] [ cad? ] [ ta? ] [ den ] [ sonu ] [ k ta ] [ ece ] [ etki ] [ emin ] [ k s ] [ ylk ] [ eli ] [ rik ] [ fazl ] [ kilometre ] [ kle ] [ etin ] [ para ] [ ato ] [ aç? ] [ nya ] [ asa ] [ ray ] [ lis ] [ alt?n ] [ d?n ] [ ura ] [ devam ] [ ?rk ] [ as? ] [ n m ] [ arlar ] [ bilin ] [ sar ] [ din ] [ arda ] [ madde ] [ ret ] [ anlam ] [ tor ] [ e in ] [ araf ] [ di? ] [ bat ] [ yaz? ] [ aml ] [ a il ] [ bil ] [ sonuç ] [ deniz ] [ rmi ] [ anan ] [ ller ] [ ?ekil ] [ ay? ] [ mu? ] [ ang ] [ arl ] [ düny ] [ ila ] [ çil ] [ ata ] [ süre ] [ da y ] [ yazy ] [ arm ] [ avr ] [ utu ] [ van ] [ teri ] [ man ] [ t a ] [ nce ] [ koy ] [ elik ] [ maya ] [ kad ] [ ime ] [ tak ] [ sab ] [ ali ] [ a??n ] [ sal ] [ ?kta ] [ k?l ] [ lun ] [ e e ] [ ada ] [ a?? ] [ çim ] [ cad ] [ imi ] [ göster ] [ kat ] [ top ] [ let ] [ çeki ] [ t?r ] [ ykta ] [ gün ] [ hayat ] [ rum ] [ a r ] [ dev ] [ rak ] [ tik ] [ ebe ] [ erk ] [ kaza ] [ bel ] [ çevre ] [ k y ] [ güne ] [ oku ] [ oru ] [ alma ] [ ter ] [ genel ] [ tin ] [ kara ] [ can ] [ göz ] [ ekil ] [ nüfus ] [ k?s ] [ en son ] [ bul ] [ kil ]