Bilim Ve Teknik Canlılar Din Edebiyat Genel İnsan Ve İnsan Sağlığı Mimari Mitoloji Müzik Önemli Bölgeler Sanat Tarih Toplum Ve Toplum Yapısı Yeryüzü Ve Dünya

?apka Kanunu

Büyük Atatürkün, Türk milletinin bat?l?la?mas? yolunda yapm?? oldu?u devrimlerden biri. Kurtulu? Sava??n?n kazan?lmas? ile Türk milletinin haklar?, bütün dünya devletleri taraf?ndan tan?nm?? oldu. Bundan sonra Atatürk, Cumhuriyeti ilan ederek, Türk toplumunun yönetiminde, Bat? anlay???nda bir yönetim ?eklini kabul ettirmi? oldu. Bu yeni rejimle birlikte, Bat? medeniyetini daha derinden benimseyebilmemiz için, yap?lmas? gerekli pek çok ?eyler vard?. Yaz?m?z, k?yafetimiz kanunlar?m?z, e?itim sistemimiz v.b. de?i?mesi gerekli müesseseler aras?nda idi. Bunlar? s?ras? geldikçe gerçekle?tirme yoluna giden Büyük Atatürkün, bu yoldaki devrimlerinden biri ?apka Kanunudur.

1925 y?l?ndan itibaren, fes yerine ?apka giyilebilmesi yolunda çe?itli tart??malar?n oldu?u bir s?rada, Büyük Atatürk, 24 A?ustos 1925 günü Kastamonuya, ba??nda ?apka oldu?u halde gitmi? ve ?apkan?n, bir medeniyet zihniyetini de gösterdi?ini i?aret ederek, bu de?i?ikli?i giyinmemizle de ispat etmek zorunlulu?unda oldu?umuzu belirtmi?tir.

Atatürkün bu sözleri ve ça?r?s? üzerine, ayd?nlar, fes yerine ?apka giyme?e ba?lam??lard?r. Büyük Millet Meclisinin 25 Aral?k 1925 tarihinde kabul etti?i ?apka Kanunu ile de, fes yerine ?apka giyimi, resmen kabul edilmi?tir.

S?rbistan

Güney Avrupan?n, Tuna nehrinin sa? k?y?s?nda yer alan eski bir devleti. Nüfusu 4 milyon kadard?. Ba??ehri Belgratt?r. S?rbistan bugünkü Yugoslavya n?n topraklar? içinde bulunmaktad?r. S?rbistan, Kosova Meydan Muharebesinden sonra (XIV. yüzy?l sonlar?) Osmanl? egemenli?ine geçmi?, uzun y?llar karga?al?klar içinde bocalayan bir ülke olmas?na ra?men, 1815 y?lma kadar Osmanl?larda kalm??t?r. Bu tarihten sonra ba??ms?z bir prenslik olmu?, 1918 y?l?nda kurulan S?rp - H?rvat - Sloven krall???ndan sonra, 1929 y?l?nda kurulan Yugoslavya Krall???n?n topraklar? içinde kalm??t?r.

Telekinezi Nedir ?

Psikokinezi ya da ruhsal devim, sayilari çok az olan bazi yetenekli kisilerin bazen farkinda olmadan zihin gücüyle cisimleri hareket ettirme veya fiziksel olaylari etkileme yetenegi anlaminda teknik bir terimdir. Örnegin, zarlarin sürekli olarak alti düsürülmesi gibi. Ancak, eger zihin zarlari bu biçimde düsürebiliyorsa, zar döndügü sürece altiyi gösteren yüzünün ne yanda oldugunu anlamak için yine Duyu tesi basvurulmasi gerekir. Yoksa, ruhsal mesajin ne zaman gönderilecegi nasil bilinir? Bu tür bir sorun, tipki güdümlü mermideki güdüm mekanizmasi gibi bir mekanizma gerektirmektedir; yine de, bilindigi kadariyla, yalnizca birkaç yetenekli kisi bu gibi güç gösterilerinde bulunabilmektedir. Bugün bütün Duyu ötesi algi olaylarini ve açiklanamayan öteki bazi zihinsel güçleri tanimlamak için genel terim olarak paranormal (normalüstü) ya da çogu kez Yunan alfabesinin bir harfi olan psi terimi kullanilmaktadir.

Hareket ettirilen cisimler, sigara gibi ufak, basit cisimlerden duman gibi daha az somut maddelere kadar degismektedir. Bazi durumlardaysa, bir cismin içindeki moleküllerin hareket ettirildigi görülmektedir. Israilli Medyum Uri Geller’in ünlü kasik bükme gösterilerinin bir açiklamasi da bu olabilir. Molekül düzeninin degistirilmesi, madenin bükülerek sonunda kopmasina kadar varabilmektedir.

Psikokinezi’nin kolayca kabul edilmesini önleyen engeller, uzaduyumda oldugundan daha ciddi niteliktedir. Sinir sistemimiz çok ufak elektrik iletileriyle çalistigindan, baska birinin beynindeki bu ufacik sinyalleri algilamak için niteligi henüz bilinmeyen bir yetenege sahip oldugumuzu düsünmek o kadar güç degildir. Böyle bir yetenek yalnizca bugünkü bilgi düzeyimizden ileriye dogru bir adimlik bir asama anlamina gelmektedir. Oysa Ruhsal devimi açiklamak için bu çesit hiçbir uygun kuram yoktur. Hareket ettirilen cisimler çogu kez manyetik bile olmadigindan, bunlarin nasil hareket ettikleri tam bir bilmecedir.

Bir cismi zihin gücümüzle hareket ettirmeyi ilk denedigimizde, sizde böyle bir güç bulunsa bile, büyük bir olasilikla henüz zayiftir (öte yandan, örnegin kötü ruhlarin dadandigi sanilan evlerde geçen olaylarla ilgili kisiler, güçlü ama kontrol edemedikleri bir Psikokinezi (ruhsal devim) yetenegine sahiptirler). Önemli basarilar gerçeklestirmeye çalismadan önce,bulunabilecek en hafif cisimleri hareket ettirmeye çalisarak ruhsal devim yeteneginizi gelistirmek yerinde bir davranis olacaktir.

Duman, ruhsal devim yeteneginizi denemek için bulabileceginiz en hafif maddedir. Eger uzun bir kamistan, bardagin içine yavas yavas agizdaki sigara dumanini üfleseniz, bardagin dibinde bir duman birikintisi olusturabilirsiniz. Bardagin üstüne hava akimini kesen bir fincan tabagi da kapatirsaniz, duman orda birkaç dakika kalir. Simdi dikkatinizi dumanin üstünde yogunlastirin.dumanin ortada kabardigini ya da bardagin bir yanina toplandigini gözünüzün önüne getirmeyi deneyin. Bütün hedef maddeler arasinda en hafif olan bu dumanda belirgin bir hareketlenme yaratacak kadar talihli olabilirsiniz.

Sarkaci Hareket Ettirme:

Becerinizi daha somut bir cisimle denemek istiyorsaniz, çok hafif bir sarkaç yapabilirsiniz.önce bir izole bant parçasindan, yaklasik olarak bir bezelye tanesi büyüklügünde bir topak yapin. Parmaklariniz arasinda gergin tuttugunuz bir saç telinin ucunu da bu topraga bastirarak yapistirin. Saç teli topagin içine saglamca yapisacaktir. Saç telinin diger ucunu da, yapiskan bant yada zamkla bir bardagin dibine yapistirin. Bardagi bas asagi çevirdiginizde, camla korunan ufacik, duyarli bir sarkaciniz olacaktir. Simdi dikkatinizi sarkaç üzerinde yogunlastirin ve onu dokunmadan sallandirmaya çalisin. Büyük bir olasilikla bunu basaracaksiniz. Ama, yoksa dirseklerinizi masaya mi dayamistiniz? Su halde,bardagi yere koyun ve yeniden deneyin.Yine sallaniyor mu? Simdide bardagi hiçbir titresimin ulasamayacagi bir beton zemine koyun. Sarkaci hala sallandirabiliyorsaniz,sizde ruhsal

devim yetenegi bulunabilir (yine de, vücudunuzdaki statik elektrik yükünün sarkacin sallanmasinda etken olabilecegini gözden uzak tutmamak gerekir).

Yüzen Cismin Hareket Ettirilmesi:

Bir bardak sudan yararlanarak, baska bir duyarli ruhsal devim araci hazirlayabilirsiniz. Temiz bir bardaga çok dikkatle su doldurursaniz, yüzeysel gerilim sayesinde bardagin kenarlarindan biraz yüksekte berrak bir su yüzeyi elde edebilirsiniz. Ruhsal devim için seçtiginiz hedef cismi bu yüzey üzerinde yüzmeye biraktiginizda, ruhsal devim etkisi altinda cisim su yüzeyinde serbestçe dönecektir. Bu amaç için çesitli cisimler seçebilirsiniz.manyetik maddeleri denemek istiyorsaniz, suyun yüzeyine bir dikis ignesi birakin. Igne suyun üzerinde yüzecektir. Manyetik olmayan madenlerle deney yapmak için de, hedef olarak bir parça alüminyum çikolata kagidi kullanabilirsiniz. Ne kullanirsaniz kullanin, dikkatinizi hedefi su yüzeyinde tutmak ve döndürme üzerinde yogunlastirmalisiniz. Sarkaç deneyinde bazi dis etkenlerin oynadigi rolü görmüs oldugumuz için, herhalde artik dirseklerimizle masayi oynatmiyorsunuzdur.Ama acaba yüzünüzü, yayinladigi isi nedeniyle olusan ufak hava akimlarinin hedef cismin hareket etmesine yol açabilecegi derecede bardaga yaklastirdiniz mi? Agzinizdan yada burnunuzdan verdiginiz solugun bir hava akimi yaratmadigindan emin misiniz? Bir kavanozu tüm deney aracinin üzerine bas asagi kapatarak bu olasiliklari ortadan kaldirin ve deneyinizi sürdürün.

Birçok kisi zarlarin elverisli bir ruhsal devim hedefi oldugu kanisindadir; oysa, zarlarin yuvarlanirken hedef sayiyi tasiyan yüzlerin hangi yanda oldugunu bilmek için ruhsalgörünün gerekli olmasi ve zarlarin hareket ettirilebilmeleri yönünden oldukça agir cisimler olmalari gibi bazi sakincalari vardir. Zarlari plastik bardak içinde sallamakla, sonucu olumlu yönde etkileme olasiligini ortadan kaldirmis olursunuz. Önce tutturmayi istediginiz sayiya karar vermeli ve dikkatinizi bu sayi üzerinde yogunlastirmalisiniz. Bu sayiyi rastlantiyla tutturma olasiligi altida birdir. Deneylerin tekrarlanmasi, elde edeceginiz bir basarinin gerçekten ruhsal devim sonucu olmasi olasiligini arttiracaktir.

Öte yandan, özellikle üzerindeki noktalarin deliklerden olustugu zarlar ne de olsa hileli sayilir; çünkü, böylece altiyi gösteren yüz, zarin en hafif yüzüdür ve atildiginda rastlantidan beklenenden daha sik olarak üste kalacaktir. Bu sorunu çözümlemek için, rasgele seçilmis sayilari tutturmaya çalisabilirsiniz. Bunun için de, bir telefon rehberinin herhangi bir sayfasini açarak, alt alta dizilmis telefon numaralarinin bir ve alti arasinda olan son numaralarini bir kagida kaydedin. Bu rakamlar bizim amaçlarimiza uygun yaklasik bir gelisigüzel siralamayi saglayacaktir. Simdi kaydettiginiz bu rakamlari sirayla tutturmaya çalisin.

Uzaduyum ve ruhsalgörü deneylerindeki gibi, elinizden geldigi kadar çok sayida deney yapmali ve sonra toplam puaninizi yaptiginiz deney sayisina bölerek, rastlantidan beklenen altida bir basari oranini tutarli biçimde asip asmadiginizi anlamalisiniz. Aslinda, elde ettiginiz sonuçlarin gerçekten istatistik anlamlilik tasiyip tasimadigina karar vermek için, daha gelistirilmis istatistik analizlere gerek oldugunu da unutmamak gerekir.

Dünyamizi ziyaret eden bir çok ufak boyutda uzay araçlarinda hiç bir mekanik aksam bulunmamaktadir,son derece hafif özel alasimdan yapilmis bu araçlarda sadece basit navigasyon cihazlari bulunmaktadir. Bu örnek için Roswell de düsen uçan daire hakkinda yazdiklarimizi okuyunuz.Bu tür araçlarin personelinin telekinezik veya teleportasyon yetenekleri ile bu araçlari uçurabilme yetenekleri acaba varmidir.?Bu gün için bu araçlarin nasil uçtuguna dair henüz elimizde bir bilgi bulunmamakla beraber iki teori vardir, manyetik güçleri kullanan bir mekanizmaya sahipler veya teleportasyon veya telekinetik güçlerin kullanildigi bir mekanizma ile uçuyorlar.Tabi sadece küçük boyda olanlari kasdediyoruz..

Bu yaz? psisik.com’dan al?nm??t?r.

Ate? Nas?l Ke?fedildi?

?nsano?lu ate?i çok eski zamanlardan beri bilmektedir.Bundan yüz binlerce y?l önce Avrupa'da insanlar?n ya?am?? oldu?u belirli ma?aralarda,ocak niyetine kullan?ld???ndan ?üphe edilmeyen ta?lar aras?nda kömür ve yan?k kemik parçalar? bulunmu?tur.

Fakat insano?lu ate? yakmay? nas?l ö?renmi?ti acaba? Bu soruyu ancak tahminle cevapland?rabilmekteyiz.?lk insan ate? yakmay? ö?renmeden öncede bunu nas?l kullanaca??n?, ate?ten nas?l yararlanaca??n? biliyordu.Örne?in y?ld?r?m kof bir a?aç kütü?ünü yak?yor, bunun yak?n?ndaki bir insan da kütükten sa?lad??? ate?i uzun süre muhafaza ediyordu.

Yukarda de?inmi? oldu?umuz gibi, ma?ara devri insan?n?n ate? yakmay? nas?l ö?rendi?ine ili?kin tutarl? bir tahminde bulunabiliriz. Karanl?kta kuvvetle birbirine sürtülen ta?lar?n k?v?lc?mlar meydana getirdi?ini ma?ara adam? muhakkak fark etmi?ti. Fakat iki ta?? birbirine sürterek ate? yakabilmek, fikrinin do?mas? ve bunun uygulanmas? için nice ku?aklar?n geçmesi gerekmi?tir.

?nsano?lu taraf?ndan yak?lan ilk ate? konusunda de?i?ik bir tahmin daha vard?r. Bu tahmin,günümüzde ilkel topluluklarda yap?labilecek bir gözlemle ilgilidir.?imdi,sözünü etti?imiz bu ilkel topluluklardaki baz? yöntemlere e?ilelim. Alaska'da baz? kabilelerden yerliler, iki ta? üzerine sülfür (kükürt) sürer ve bu ta?lar? birbirine sürterler. Kükürt ate?lenince de,yanan ta?? kuru otlar?n veya ate? alabilecek ba?ka ?eylerin üzerine atarlar.

Hindistan'da ve Çin'de, k?r?k bir çömlek parças?na , bir bambu (kam??) çubukla sertçe sürtülür. Bambu çubu?un d?? yüzü çok serttir ve çakmak ta?? niteliklerine sahiptir. Eskimolar ise, alelade bir kuvartz parças?n?, bir demir piriti parças?na sürterler. Kuvartz,bünyesinde silis bulunan bir nevi ta?t?r. Gerek bu tür kuvartz gerekse silisli demir parçalar?, Eskimolar'?n ya?ad?klar? çevrede çok yayg?n ölçüde bulunur . Kuzey Amerika'da ya?ayan k?z?lderililer aras?nda da, ate? yakmak için iki çubu?u birbirine kuvvetle sürtü?türmek çok yayg?n bir yöntemdir. Örneklerden de anla??laca?? gibi, bu uygulama ve yöntemlerin hepsi yakla??k olarak ayn? esasa dayanmaktad?r.

Eski Yunanl?lar ve Romal?lar ise ba?ka bir yöntemden yararlan?rlard?. Bu yöntemin temel unsuru, güne?in ???nlar?n? belirli bir noktada odakla?t?ran bir nevi mercekti.

Güne?in ???nlar? bu mercek sayesinde belirli bir noktada yo?unla?t?r?ld??? zaman, kuru bir a?aç parças?n?n yanmas?n? sa?layacak kadar ?s? uygulanm?? oluyordu.

Eski ça?larda ate?le ilgili olarak dikkati çeken bir ?ey de, birçok ilkel toplumlarda insanlar?n "devaml? ate?"i muhafaza etmeleri,bu bak?mdan gösterdikleri titizliktir. ?imdiki Meksika'da ya?ayan eski Mayalar, Aztekler, tap?naklar?nda veya belirli yerlerde hiç sönmeyen,sönmesi ne meydan verilmeyen devaml? ate?ler yakarlard?. Eski Yunanl?lar, M?s?rl?lar ve Romal?lar da, tap?naklar?nda ayn? yöntemi uygulam??lard?r.





Takvimi vakay? nedir?

Türkiyede ilk olarak yay?nlanan gazete, Mahmut II. zaman?nda, 1 Kas?m 1831 tarihinden itibaren ilk resmi gazete olarak yay?nlanma?a ba?lam??t?r. Haftada bir defa olmak üzere yay?nlan?r, bütün yüksek memurlara ve yabanc? devletler temsilcilerine gönderilirdi.

Kleopatra (M.O. 60 - 30)

Ünlü M?s?r kraliçesi. Ptolemy Anteleusun k?z?d?r. Babas?n?n ölümünden sonra karde?i Ptolemy Dionysus ile birlikte tahta geçmi?, fakat karde?i onu kraliçelikten uzakla?t?rarak sürdürmü?tür. Ünlü Romal? komutan Caesar M?s?ra geldi?i zaman Kleopatra onu gizlice görmü?, Caesar?n sevgisini kazanm?? ve Caesar?n arac?l??? ile tekrar karde?inin yan?nda kraliçe olmu?tur. Bir süre sonra karde?ini öldürtmü?, küçük karde?ini tahta ç?kararak onunla evlenmi?tir. Caesar?n ça?r?s? üzerine Romaya giderek orada bir y?l kalm?? dönü?ünde karde?inin ölmesi üzerine M?s?r?n tek e?emeni olmu?tur. Caesar?n ölümünden sonra M?s?ra gelen Antoniusun sevgisini kazanm?? onunla be? y?l a?k hayat? ya?am??t?r. Fakat, Antoniusun Octavianusa yenilmesinden sonra zehirli bir y?lana kendisini sokturmak suretiyle intihar etmi?tir.

Kleopatra, dünya tarihinin, güzelli?i zekas?, maceralar?yla en ünlü kad?nlar?ndan biridir.

Meteoroloji Nedir?

Atmosferin bütün ?artlar? "hava durumu" diye tan?mlan?r. S?cak-so?uk,kuru-ya???l?,güne?li-bulutlu, rüzgarl? veya durgun, ne olursa olsun, "hava durumu" söz konusudur. Hava durumu günden güne de?i?ir ve bu de?i?imlerin bir y?l içindeki topluca etkileri "mevsim"leri olu?turur.

Havadaki de?i?ikliklere sebep olan nedenler çe?itli ve gerçekten çok karma??kt?r. Fakat bu konuda en büyük, en önemli etken "güne?" tir. Güne?in s?cakl??? suyu buharla?t?r?r ve havay? ?s?t?r. Böylece, gökyüzünde su buhar?n? ta??yan s?cak hava ak?mlar? yükselir. Havan?n so?umas?yla, havadaki su buhar? ya?mura,daha ?iddetli ?s? dü?melerinde kara dönü?ür. Bunlar tedricen (yava? yava?) veya birden (?iddetli) olur. ?iddetli oldu?u zaman "f?rt?na" lar meydana gelecektir.

?ngiltere'de yakla??k olarak 200 "meteoroloji" istasyonu vard?r. Meteoroloji istasyonlar? havan?n izleme, hava durumlar? hakk?nda raporlar verme ve yak?n hava de?i?ikliklerini duyurma i?iyle görevlidir. Ba?ka türlü söylemek gerekirse, yak?n bir ya?mur beklendi?ini, f?rt?na ç?kaca??n?, don olaca??n?,güne? açaca??n?,?s?n?n yükselece?ini bilimsel yollarla önceden kestirir ve çe?itli yollardan (gazete,radyo, televizyon gibi) bütün ülkeye duyururlar.

Bu aç?klamadan da anla??laca?? gibi, "meteoroloji", hava durumlar?n? inceleyen, de?i?imleri izleyen, çe?itli belirtilerden yararlanarak "havan?n nas?l olaca??"na ili?kin tahminler yapan bilim dal?d?r.

Meteoroloji istasyonlar? ve buralarda çal??an uzmanlar, i?lerini yaparken bilimsel yöntemlerden, teknik araç ve gereçlerden yararlan?rlar. Hava balonlar?, son derece duyarl?, ayr?nt?l? barometreler,çe?itli gözlem ve ölçü gereçleri bunlar?n aras?ndad?r.

Meteoroloji uzmanlar?n?n titiz bir dikkatle inceledikleri haritalar, onlara çok ?ey gösterir. Hava bas?nc?n?n e?it oldu?u yerleri,yerel (mahallî) rüzgarlar?n esti?i yönü, bulutlu veya güne?li gökyüzü kesimlerini,ya?murlu ve kar ya???l? çevreleri,hava bas?nc?n?n normalden yüksek ve alçak oldu?u bölgeleri bu haritalardan tespit ederler.

Haritaya bakan meteoroloji uzman?,yak?n hava durumu de?i?imlerine ili?kin tahminlerde,yorumlarda bulunabilir. Alçak bas?nc?n f?rt?nay? i?aret etti?ini bilir. Yüksek bas?nc?n aç?k ve güzel havay? gösterdi?inin bilincindedir.

Meteoroloji uzmanlar?n?n yararland??? bu haritalar ise,daha yukarda de?indi?imiz bilimsel yöntemler, teknik araç ve gerçeklerin izlenimleri, gözlemleri,tespitleriyle haz?rlanmaktad?r.

Skolastik Felsefe

Ortaça? felsefesiyle ilgisi olan, Aristo ve Eflatunun eserlerinden al?nm?? olan, Avrupada X. yüzy?ldan XVII. yüzy?l?n sonlar?na kadar, üniversitelerde ve din okullar?nda okutulan felsefeye verilen ad. Bu felsefenin genel özelli?i, dini esaslar?, de?i?mez birer temel saymak ve akim delillerini bu esasa göre aç?klamakt?r.

Aktör nedir?

Genel olarak tiyatroda herhangi bir oyunu oynayan oyuncu. Kad?n olanlar?na da aktris denir. Aktörler, oynad?klar? eserlere göre ya konu?urlar, ya ?ark? söylerler veya fikirleri hareketleriyle gösterirler.

Sahnenin ilk yurdu say?lan Yunanistan da aktörlük, ?erefli bir meslekti. Eski Yunan sahnelerinde kad?nlar sahneye ç?kmaz, erkekler maske takarak kad?n rollerinde oynarlard?. Eski Yunanistan, da aktörlü?e verilen de?er yüzünden piyes yazan ?airler, Atinan?n en önemli ki?ileri aras?nda yer al?r, en gözde yurtta?lar bile sahnede rol al?rlard?. Fakat zaman geçtikçe bu önemlerini, haklar?n? kaybettiler. Küçük Asya ve Afrika da gezici tiyatrolarda oynama?a ba?lad?lar.

Aktörlük, Yunanl?larda ?erefli bir meslek olmas?na ra?men, Romal?larda körlere mahsus bir i? olarak ve a?a??l?k bir meslek ?eklinde görülme?e ba?land?. En ünlü aktörün bile yurtta?l?k hakk? yoktu.

Orta ça?da, Hristiyanl???n ilerlemesi ile aktörlük daha zor bir duruma dü?tü. Aktörler aforozla cezaland?r?ld??? gibi, çe?itli bask?lar alt?nda ezildiler. Yaln?z zaman geçtikçe aktörleri koruyan baz? krallar yüzünden aktörlük sayg? gören bir meslek olmaya ba?lad?. Fransada Louis XIV. ün aktörleri korumas? ve büyük Frans?z yazarlar?n?n e-serleri desteklemesi, modern tiyatro anlay???n?n do?mas?na ve aktörlerin ?erefli insanlar say?lmas?na sebep oldu. ?ngilterede de kilisenin bask?s? giderilerek ünlü aktörler yeti?tirmi? oldu. Bugün medeni dünyada aktörlük ?erefli, büyük kazanç getiren ve herkes taraf?ndan iyi olarak kabul edilen bir meslektir.

Bizdeki aktörlü?e gelince, normal tiyatro anlay???n?n yerle?mesinden önce bir çe?it tiyatro say?lan Karagöz ve orta oyununa ç?kanlar, din adamlar? taraf?ndan iyi kar??lanmam??t?r. Avrupa n?n etkisi alt?nda bizde tiyatro ba?lad??? zaman ise, sahneye ilkin Ermeniler ç?km??t?r. Türk ve müslüman olanlardan sahneye ç?kanlar adlar?n? de?i?tirmek zorunda kalm??lard?r. Hatta bu bask?lar yüzünden aktörün mahkemelerde ?ahitlikleri tan?nmazd?. Fakat, zaman ilerledikçe Güllü Agop Fasülyeciyan, Kara ka?, k?z karde?ler gibi Ermeni aktörler, den sonra Necip, Fehim, Hamdi gibi Türk ve müslüman aktörlerin sayesinde sahnemiz yava? yava? geli?mi? Birinci Dünya Sava??ndan sonra Afife, Bedia gibi ilk kad?n sanatç?lar?n da sahneye ç?kmalar? sonucu medeni bir meslek olarak kabul edilme?e ba?lanm??, Na?it ve Haz?m gibi sanatkarlarla büyük geli?, meler kazanm??t?r.

Cumhuriyetin kurulmas?yla da tiyatro sanat?na önem verilmi?, aktörlük ?erefli bir meslek olarak kabul edilmi? ve aktörler devlet eliyle yeti?tirilmeye ba?lanm??t?r.

Aktörler sahnede oynad?klar? rollere göre çe?itli adlar al?rlar:

Sahnede konu?arak rol yapanlara aktör ve komedyen denmektedir. Oyunlarda kuru kalabal??? meydana getirenlere figüran denir. ?ark?l? oyunlarda oynayanlar, seslerin kal?nl???na ve erkek veya kad?n olmalar?na göre: Tenor, bas bariton, meza soprano, soprano, kontralto adlar?n? al?rlar. Küme halinde ?ark? söylemeye de koro denir.

Buzlanm?? yollara niçin tuz dökülüyor?

K???n çok kar ya???? alan bir bölgede ya??yorsan?z, karayollar? görevlilerinin yollardaki buzlanmay? gidermek için tuzu kulland?klar?n? görmü?sünüzdür. Ancak tuz ayn? zamanda dondurma yap?m?nda da kullan?lmaktad?r. Peki ama tuz, bu iki ters gibi görülen i?levi nas?l becermektedir?

Herkesin sand???n?n aksine tuz suyun içinde ?ekerin eridi?i gibi erimez. Tuz buzun içine girince onu çözer. Tuz yine kal?r ama buz çözüldü?ü için art?k o su de?il, tuzlu sudur ve erime noktas? saf sudan daha dü?üktür.

Buzlanm?? yollara tuz döküldü?ü zaman, tuz önce buz ile çözümlenerek bir buzlu su tabakas? olu?turur ve bu çözeltinin donma noktas? dü?ük oldu?undan, s?f?r?n alt?ndaki s?cakl?klarda bile donmadan kalabilir. Günümüzde ABD'de üretilen tuzun yüzde 45'i yollardaki buzun eritilmesinde kullan?lmaktad?r.

Bilindi?i gibi su, s?cakl??? s?f?r dereceye var?nca donar. Suya tuz ilavesi ile bu donma s?cakl??? da dü?er. Suya yüzde 10 tuz ilavesi donma s?cakl???n? -6 dereceye indirir. Yüzde 20 tuz kar??t?r?lm?? su ise -16 derecede donar. Ancak yolun veya buzun ?s?s? -16 dereceden de az ise art?k tuzun erimede pek etkisi olmaz, sadece buzun üstünde kalarak tekerleklerin kaymas?n? azaltabilir.

Dondurma yaparken de kar???m?n çevresinde çok dü?ük ?s?ya ihtiyaç vard?r. Dondurma kar???m?n?n etraf?ndaki ?s?n?n çok dü?ük olmas?, ancak bu dü?ük ?s?da kar???m?n donmamas? gerekir. Burada eklenen tuz kar???m?n s?f?r derecenin alt?nda bile donmadan dondurman?n olu?turulmas?n? sa?lar.

Hat?rlarsan?z 'Titanic' filminde okyanus suyunun ?s?s? s?f?r?n birkaç derece alt?nda olmas?na ra?men, deniz suyunun yüzeyi, içindeki tuz nedeni ile hala donmam??t?.

Popüler etiketler

[ lara ] [ lun ] [ sla ] [ rmi ] [ har ] [ tas ] [ tay ] [ an? ] [ k m ] [ mar ] [ tarihi ] [ ate ] [ bit ] [ avu ] [ yün ] [ yer ] [ bak ] [ ece ] [ kary ] [ araf ] [ nce ] [ imi ] [ ili ] [ tre ] [ ram ] [ göster ] [ ayy ] [ nak ] [ ayna ] [ y?l ] [ yyllar ] [ rol ] [ ?am ] [ eli ] [ kazan ] [ a i ] [ baz ] [ hareket ] [ eser ] [ sonu ] [ ara ] [ bilin ] [ kon ] [ bel ] [ en son ] [ erçek ] [ akü ] [ deri ] [ tel ] [ yeri ] [ kil ] [ elm ] [ ilk ] [ arlar ] [ kuru ] [ kler ] [ zar ] [ din ] [ iler ] [ ak?m ] [ metr ] [ ta? ] [ nedi ] [ ire ] [ oda ] [ asi ] [ elik ] [ yeni ] [ e il ] [ sab ] [ neden ] [ meydan ] [ dam ] [ eski ] [ alar ] [ hava ] [ dil ] [ ikl ] [ sav ] [ çil ] [ a??n ] [ k y ] [ duru ] [ kat ] [ ime ] [ d?n ] [ aras ] [ oku ] [ kar ] [ halk ] [ al? ] [ s?r ] [ rik ] [ yaz ] [ akl ] [ kala ] [ ütü ] [ ölüm ] [ arda ] [ i il ] [ söz ] [ ile ] [ oru ] [ ?rk ] [ türk ] [ ehir ] [ lle ] [ ak?n ] [ ?ekil ] [ nil ] [ ran ] [ büyü ] [ led ] [ do?ru ] [ ahi ] [ ad? ] [ kim ] [ rum ] [ genel ] [ n r ] [ ylk ] [ eti ] [ dü?ün ] [ lir ] [ cad? ] [ tin ] [ dün ] [ pan ] [ mede ] [ rak ] [ ben ] [ sar ] [ nüfus ] [ n m ] [ fazl ] [ erk ] [ rler ] [ yun ] [ çeki ] [ tak ] [ mik ] [ as? ] [ dük ] [ can ] [ am?n ] [ bur ] [ ang ] [ ki?i ] [ anlam ] [ ted ] [ sel ] [ inci ] [ olur ] [ ine ] [ lan ] [ linde ] [ emin ] [ süre ] [ a il ] [ yaz? ] [ r b ] [ maya ] [ ata ] [ amy ] [ dev ] [ aml ] [ kap ] [ eri ] [ çel ] [ tor ] [ evre ] [ van ] [ ölçü ] [ göz ] [ ya? ] [ yrk ] [ ini ] [ t a ] [ ünlü ] [ düny ] [ adlar ] [ çal??ma ] [ kaz ] [ anan ] [ orta ] [ ada ] [ lke ] [ car ] [ lym ] [ sonuç ] [ say ] [ aman ] [ med ] [ syra ] [ çim ] [ metre ] [ katy ] [ ans ] [ alan ] [ dem ]