Tarih - Nedir ve Kimdir

Kuzey Kutbuna İlk Giden Kimdi?

Robert E. Peary, Kuzey Kutbuna ulaşabilme girişimini başarıyla gerçekleştiren ilk insandır. Fakat bunun tek başına bir çaba olduğu düşüncesine kapılmayın. Kutuplara doğru yapılan bütün yolculuklar, sağlam ve güvenilir bilgilerin toplanmasında, sonradan aynı işe kalkışan kimselerin kullanması bakımından büyük ölçüde yararlı olmuştur. Peary, 19. yüzyılın ikinci yarısında kutup bölgesi buzları üzerinde birkaç yolculuk denemesi yapmıştı. Bu seferler esnasında hayatı ucu ucuna nice tehlikeli durumdan kurtulmuştu. Gene de bütün gerçek kaşifler gibi, insanlık için yararlı bir keşif yolunda hayatını... Devamı »»»

Marko Polo Kimdir?

1260 yılında, Niccolo ve Maffeo Polo isimlerinde Venedik'li iki kardeş gerçekten ilginç bir seyahate çıktılar. Rusya'ya kadar gittiler. Hazar Denizi yoluyla dönecekleri esnada, Çin'de İmparator olan Kubilay Han'ın sarayından gönderilmiş özel delegelerle karşılaştılar. İtalya'ya dönecekleri yerde,delegelere katılıp Çin'e, Kubilay Han'ın sarayının bulunduğu Pekin'e gittiler. Orada gayet iyi karşılanıp ağırlandılar ve 1269 yılına kadar Venedik’teki evlerine dönmediler. Döndükten 2 yıl sonra tekrar Kubilay Han'ın sarayına gitmek için yeni bir yolculuğa çıktıklarında, Niccolo'nun 17 yaşındaki oğlu ... Devamı »»»

Matbaayı Kim İcat Etti?

Tarih kaynakları, M. Ö. 5. yüzyılda Yunanistan'da,daha sonra Roma ve Doğu uygarlıklarında kitapçılığın bilindiğini belirtmektedirler. Bu kitaplar,bir kişi metni okurken çok sayıda kölenin elle yazarak ayrı ayrı nüshalar hazırlaması şeklinde çoğaltılıyordu. Yazma kitapların en eski tarihlisi ve eski Mısır mezarlarında bulunan, cenaze törenlerine ilişkin yazıların yazıldığı papirüs M. Ö. 4. yüzyıla kadar kullanılmış, daha sonraları bunun yerini parşömen almıştır. Manastırlarda yaygın ölçüde kullanılan parşömen çok pahalıydı. Parşömen üzerine yazılmış kitaplar daha da pahalıya satılıyor, bunlarda... Devamı »»»

Olimpiyat Nedir?

Her dört yılda bir,dünyanın bütün ülkelerinden kalkıp gelen çeşitli dallardan sporcular, daha Önce "Olimpiyat Komitesi" tarafından kararlaştırılan belirli bir ülkenin büyük kentlerinden birinde toplanır, yarışmalar, maçlar, spor gösterileri yaparlar. Dünya ölçüsündeki bu spor hareketlerinin tümü "Olimpiyat Oyunları" diye tanımlanır. Olimpiyat oyunlarının ilk kez hangi tarihte başladığına dair kesin kayıtlara sahip değiliz. Tarihçiler, bunun İsa’dan önce 776 yılında, Yunanistan'daki Olimp Dağında yapıldığını ileri sürmektedirler. Gene aynı kaynaklara göre, bunun esası tanrılar tanrısı Zeus adı... Devamı »»»

Öpüşmek Adeti Nasıl Doğdu ?

Öpüşmenin aşırı bir sevgi belirtisi olduğunu hepimiz biliriz. Fakat daha önceleri, öpüşme dünyanın bir çok kesiminde bir "şükran" ifadesi olarak, duyulan şükranı belirtmek için kullanılırdı. Afrika kabilelerinin çoğunda,yerliler kabile başkanının yürüdüğü, geçip gittiği toprağı öperler. El ve ayak öpmek, ta çok eski zamanlardan beri bir bağlılık, şükran ve minnetle karışık saygı belirtisidir. Eski Romalılar, saygılı, içten bir selamlama için birbirlerini ağızlarından ve gözlerinden öperlerdi. Bir Roma imparatoru, kendine saygı ve sevgilerini sunan kimseler arasından sadece en soylu, en çok ö... Devamı »»»

Perikles Kimdir?

Persler'i yenilgiye uğratan Atina, o çağdaki Yunanistan'ın en güçlü sitesi (şehir-ülke) durumuna gelmişti. Atina sitesinin bu duruma gelmesinde en büyük rol oynayan kişi de. M.Ö. 460 yılından itibaren 30 yıl boyunca Atina'nın fikir ve siyaset hayatında ilk sırada yer tutan Perikles'dir. Perikles,ünlü heykelci Phidias (Fidias)'ın yardımıyla,beyaz mermeri uzaktan ışıl ışıl göz alan Akropol tapınaklarını yaptı. Ortaklaşa ölümsüz eserlerinin en büyüğü, tanrıça Athene için yapılan Parthenon tapınağıydı. Perikles sadece sitenin dış görünüşünü güzelleştirip değerlendirmekle kalmadı. Halkı kendi ken... Devamı »»»

Pusulayı Kim İcat Etti?

Dünya üzerinde ya da uzayda yön göstermek için yararlanılan aletlere "pusula" adı verilir. En yaygın ölçüde kullanılan pusula, alelade "mıknatıslı pusula"dır. Ayrıca jiroskop pusula,radyo-pusula ve başka tipleri de vardır. Mıknatıs taşının çok belirgin bir özelliğe sahip olduğu eski zamanlarda fark edilmişti. Bu taş,yaklaştırıldığı maden parçalarını, kırıntılarını, hatta kağıt ve kumaş parçacıklarını çekiyordu.Mıknatıs taşıyla temas ettirilen bir iğne de aynı çekiciliği göstermekteydi. Serbestçe dönebilecek düzenle tespit edilen mıknatıslanmış iğnenin, kuzey-güney yönlerini işaret edecek bir ... Devamı »»»

Romüs Ve Romülüs Kimlerdir?

Roma efsanelerine göre, Romülüs ve Romüs, Alba Kralı Numitor'un torunlarıydılar. Numitor'un kardeşi Amulius,zorbalıkla onu tahtından indirdi. Kral Numitor'un kızı da, Vesta Bakireleri Tapınağı'nda rahibe olmağa zorlandı. Fakat Savaş ilahı Mars, Numitor'un kızına aşık oldu. Bu aşktan ikiz erkek kardeşler, Romülüs ve Romüs doğdular.Zalim Amulius durumu öğrenince, ikizlerin boğulmasını emretti. İkiz kardeşler bir sepetin içinde Tiber Nehri'ne atıldı. İyi bir rastlantıyla sepet sahile vurdu. Orada onları bulan bir dişi kurt ikizleri emzirdi. Sonradan ikizleri bulan kralın çobanı, onları kendi oğul... Devamı »»»

Rönesans Nedir?

Rönesans, Fransızca "yeniden doğuş" anlamına gelen bir deyimdir. Sanat ve düşünü alanında Ortaçağ'dan sonra açılan bir "dönem"e bu isim verilmiştir. İstanbul'un Fatih Sultan Mehmet tarafından alınması, buradaki bazı din adamlarının İtalya'ya geçmelerine yol açmıştı. Bunların beraberlerinde getirdikleri bazı eserlerin incelenmesi.Rönesans’ın doğuşunda büyük ölçüde rol oynamıştır. Rönesans'ın en büyük özelliği Ortaçağ'ın sanat ve düşünü alanındaki dar,bağnaz,dini ölçüler ve değerlerden temellenmiş görüşü ortadan kaldırmasıdır. Bunun yerine, düşünü ve sanat hayatında Eskiçağ’ın, Eski Yunanistan ... Devamı »»»

Truva Atı Nedir ?

Ünlü Truva savaşı büyük Yunan şairi Ilomer'in "livada" isimli eserinde son derece renkli ve etkileyici bir üslupla anlatılmıştır. M.Ö. 1200 yıllarında, tahtadan yapılmış, içi oyuk, çok büyük bir at heykeli, Truva şehrinin aşılmaz,yüksek duvarlarının dışında terkedilmişti. At heykelinin içinde, dokuz yıldır Truva şehrini kuşatmış olan Yunan ordusundan silahlı bir gurup asker vardı. Duvarların üzerinden, gözetleme kulelerinden bakan Truvalılar, Yunanlıların kuşatmayı kaldırmış olduğunu,gemilere binip açıldıklarını gördüler. Geride sadece o büyük ve tahtadan at heykelini bırakmışlardı. Truvalılar... Devamı »»»