Koca Sinan Pa?a (? - 1596); Osmanl? sadrazam?. Enderundan yeti?mi?tir. M?s?r valili?i s?ras?nda 1569 y?l?nda Yemeni Osmanl? s?n?rlar?na katm??, Malatya, Gazze ve Trablus sancaklar?nda mirmiran olarak bulunmu?, Erzurum ve Halepte valilik yapm??, 1569da M?s?r valisi olmu?tur. Valili?i s?ras?nda Yemeni Osmanl? s?n?rlar?na katm??, bu ba?ar?lar? yüzünden kendisine Yemen fatihi denmi?tir. Vezirli?e yükseltilmi?, 1574 y?l?nda Akdeniz komutan? olmu?, bu i?i s?ras?nda ba?ar?l? i?ler görmü?tür. 1580 y?l?nda sadrazam ve ?ran seferinde serdar olmu?tur. Fakat, bu seferindeki, ba?ar?s?zl??? üzerine, sadrazaml?ktan al?narak Malkaraya sürülmü?, 1586 da ?am valisi, 1589 da ikinci defa sadrazaml??a gelmi?tir. Bundan sonra, de?i?ik tarihlerde üç defa daha sadrazaml??a getirilmi?, 90 ya?lar?nda iken ?stanbul da ölmü?tür.
Osmanl? imparatorlu?unda y?ll?k geliri yüz bin akçeden fazla olan dirliklere verilen ad. Osmanl? ?mparatorlu?unun gelir ve toprak da??l?m? düzeninde t?mar zeamet ve has olmak üzere ba?l?ca üç düzen bulunurdu. Herhangi bir toprak parças?n?n y?ll?k geliri 20.000 akçeye kadarsa bu düzene t?mar y?ll?k geliri 20.000 akçeden 100.000 akçeye kadarsa zeamet, 100.00 akçeden, fazla ise has denirdi. T?mar ve zeamet sava?larda yararl?klar? görülenlere hükümdarlar taraf?ndan verilirdi. Has ise, sancak beylerine, beylerbeylerine, vezirlere, harem-i hümayuna ba?l? kad?nlara ve ?ehzadelere ait bir gelir düzeni idi.
Üzerinde ya?ad???m?z yer yuvarla??. Güne? sisteminin gezegenlerdendir. Güne?ten uzakl?k bak?m?ndan üçüncü (Güne?ten ortalama uzakl??? 149.481.000 km.), bu sistemdeki büyüklü?ü bak?m?ndan be?inci (yüzölçümü 509.200.000 kilometrekare) dir. Dünyan?n a??rl??? 5.977 trilyon ton, hacmi 1.082.841.310.000 kilometreküp, ekvatordaki çemberi 40.076. 423 metre, ekvatordaki çap? 12.726 kilometredir. Dünyada ya?ayan insanlar?n say?s? 2.995.000.000 dur.
Dünyan?n olu?u : Dünyan?n olu?u hakk?nda birçok teoriler vard?r. Bunlar?n en önemlilerinden! biri olan KantLaplace teorisine göre, Dünyan?n güne?ten kopmu?, yuvarlak ve k?zg?n ate?; halinde bulunan bir parça oldu?u san?lmaktad?r. ?lkin dünyan?n, güne? ve öbür gezegenlerle birlikte bir kütle halinde bulunan bir parça oldu?u san?lmaktad?r.?lkin dünya, güne? ve öbür gezegenlerle birlikte bir bütün kütle halinde bulunuyordu. Merkezi parlak olan bu kütlenin çevresi gaz ve buhar moleküllerinden yap?lm??t?. Bu büyük kütle, çok so?uk olan uzayda dönerken, sahip oldu?u ?s?n?n bir k?sm?n? çevresine da??tarak so?uma?a ba?l?yordu.
Bu so?uman?n etkisi ile, bu kütlenin baz? cisimleri yo?unla?ma?a ba?lam??, gaz tabakas? da, merkez k?sm?na yakla?m?? ve hacmi küçülmü?tür. Böylece merkezin etraf?nda bir halka meydana gelmi?, yo?unla?ma sebebiyle kütlenin dönme hareketinin h?z? artm??t?r. Dönme h?z? artan bu kütlenin d?? yüzeyinin bütün k?s?mlar? ayn? zamanda so?uyup yo?unla?mam??, baz? k?s?mlar? gaz kitleler halinde konarak çok uzaklara gitmi?tir Bu gaz kütleler, esas kütlenin çekim kuvvetinden kurtulamad?klar? için bunun çevresinde dönme?e ba?lam??lard?r. Halkalar koptukça bu kütle (yani güne?in) nin hacmi küçülmesine ba?lam??lard?r. Halkalar koptukça bu azalm??t?r. H?z?n azalmas? ile sonradan kopan halkalar, öncekiler kadar büyük olmad?klar? gibi, çok uzaklara da gidememi?lerdir.
?lk kopan ve kütlenin çevresinde yer alan parça Plüton olmu?, s?ras?yla Neptün, Uranüs, Satürn, Jüpiter, Merih (Mars), Dünya, Venüs, Merkür, birbirini takip etmi?ler. Böylece dünya, gezici y?ld?zlar aras?nda, güne? kütlesinden kopup ayr?lan yedinci dereceden bir gezegen olmu?tur.
Zamanla ,so?uma sonucu her gezegende çe?itli cisimlerin bir noktada toplanmalar?yla bir çekirdek meydana gelmi? ,bu çekirdek, çevredeki gaz halkan?n yo?unla?mas?yla büyümü?, böylece, gezegenler baz? noktalarda, yo?unluk s?ralar?na göre, güne? çevresinde dizilerek, ayn? yön ve dönme h?z? ile hem eksenleri etraf?nda, hem de bir elips olan yörüngeleri üzerinde dolanmaya ba?lam??lard?r. Sonradan, bu gezegenler de, ayn? mekanik olaylar?n, etkisiyle bir ya da birçok uydular (peyk) meydana getirmi?lerdir.
Dünya, güne?ten ayr?ld?ktan sonra, yo?unla?ma dolay?s?yla kaybetti?i ?s? ile yava? yava? so?uma?a ba?lam??, çevresindeki gazlar s?v?la?m??, üstünde de gayet ince bir kabuk meydana gelmi?tir. Bu kabuk, atmosfer tabakas?yla merkezdeki ate? tabakas?n? birbirinden ay?rm??t?r.
Bu kabuk, dünya çevresinin her taraf?nda ayn? zamanda so?uyup kat?la?mad??? için önce büyük levhalar halinde kat?la?an tek parçalar, ate? tabakas?n?n yüzeyinde yüzme?e ba?lam??lard?r. Zamanla bu yüzden parçalar yan yana gelerek düzensiz bir mozaik meydana getirmi?lerdir. Bunlar aras?nda çe?itli büyük kütlelerden yap?lm?? ve a??rl?klar? fazla olan parçalar, yüzeyleri düz ve üzerinde deniz bulundu?u için a??rl?klar? az olanlara nispetle ate? tabakas?na daha çok gömülmü?lerdir. Bu sonuca göre, yerkabu?unun kal?nl??? her tarafta ayn? olmam??, kal?nl?k, denizlerin alt?nda daha az, karalarda daha çok olmu?tur.
Dünyan?n so?umas? devam ettikçe, kabu?un kal?nla?mas? fazlala?m??, ate? halinde olan merkez çekirde?inin (Barisfer) hacmi küçüldü?ünden, kabu?un üzerinde k?vr?mlar meydana gelmi?, öbür taraftan çekirde?in üzerindeki ate? tabakas?, içerden kabu?a yapt??? bas?nç sebebiyle, kabukta meydana getirdi?i baz? çatlaklardan d??ar? f?rlam??, yüzeye ç?karak kat?la?m??t?r. Ayn? zamanda dünyay? saran atmosfer tabakas?, kabuktan, yeter derecede ?s? almad???ndan yo?unla?ma?a ba?lam??, bile?iminde bulunan oksijen ve hidrojen birle?erek, s?cak ya?murlar halinde yeryüzüne ya?ma?a ba?lam??t?r. Kabuk üzerine dü?en s?cak sular, rastlad?klar? eriyebilen maddeleri (clor, sodyum, baryum gibi) beraberinde sürükleyerek çukurlar? doldurmu? ve denizleri meydana getirmi?tir.
Ate? tabakas? (pirosfer) ?s?s?n? kaybettikçe, karalar yükselmi?, denizler derinle?mi?; çukurlarda sular so?uma?a ba?lay?nca hayat?n ilk belirtileri görülmü?tür. Bu bile?imdeki a??r maddelerin oran? derinlere inildikçe artar. Mesela 2.000 kilometre derinlikten bir örnek al?p da çözümleyebilsek demirin oran?n?n çok artt???n? görürüz. yer kabu?undaki a??r ve hafif kayalar?n durumu da, yeryüzünün ?ekillenmesine, da?lar ve denizlerin meydana gelmesine yol açm??t?r.
Dünyan?n genel yap?l??? : Dünya, ?ç ?çe geçmi? merkezleri bir, küre ?eklinde be? esas tabakadan yap?lm??t?r.
Atmosfer tabakas?, kal?nl??? 160 Milimetreye kadar varan gaz bir küredir Hidrosfer tabakas?, ayn? zamanda su küresi ad? ile de bilinir. Yer yüzümün dörtte üçünü meydana getirir. Fiziksel ve kimyasal etkinlikleriyle yerkabu?unun de?i?mesinde, önemli rol oynar. ?çinde canl?lar ya?ar.
Litosfer tabakas?, ta? küread?n? da al?r. Kal?nl??? ortalama olarak 60 km., yo?unlu?u 2,5r3 tür. Pirosfer tabakas?, ate? tabakas?d?r, Magma ad? ile de bilinir. 1,200 km., kal?nl???nda 475 yo?unlu?undad?r. Yanarda? lavlar? buradan ç?kar
Barisfer tabakas?, a??r küre ad?n? al?r. Dünyan?n çekirde?ini meydana getirir. Yo?unlu?u II dir. Demir, nikel gibi a??r maddelerden yap?lm??t?r. Pirosferin s?cakl??? ve üstündeki tabakalar?n bas?nçlar? ile, bir teoriye göre, kat? haldedir.
?ekli : Dünya, küreye yak?n biçimdedir. Ancak, ekvatordaki çap? 12.756.77S metre olmas?na kar??l?k, kutuplar aras?ndaki çap? 21.713.834 metredir. Böylece, küre görünü?ünde olan dünya, kutuplarda bas?kl?k gösterir. Dünyan?n, küreye yak?n biçiminde oldu?u XV. yüzy?ldan sonra anla??lma?a ba?lam??t?r. Bu yüzy?lda Avrupal? gemicilerin uzun gezilere ç?kmalar? ile dünyan?n yuvarlak oldu?u kan?s?na var?lm??, sonradan yap?lan bilimsel ara?t?rmalarla, dünyan?n küreye yak?n biçimde bulundu?u anla??lm??t?r.
Hareketleri : Sürekli olarak hareket eden dünyan?n iki çe?it hareketi vard?r. Bu hareketlerden birisi kendi ekseni etraf?nda olur ve bat?dan do?uya do?rudur. Bu dönmesini 24 saatte tamamlar. Dünyan?n kendi ekseni etraf?ndaki bu dönmesi ile birlikte olan ikinci hareketi ,güne? etraf?ndad?r. Güne? etraf?nda dünya, elips ?eklinde çok geni? bir yörünge üzerindeki hareketini de 365 1/4 günde, yani bir y?lda tamamlar. Dünyan?n kendi ekseni etraf?ndaki ve güne? etraf?ndaki bu iki hareketi, iki önemli olaya sebep verir. Kendi ekseni etraf?nda dönmesi ile gece ve gündüz, güne?in etraf?nda dönmesi ile mevsimler meydana gelir. Dünyan?n yüzeyi : Dünyan?n yüzölçümü 509.200.000 kilometrekaredir. Bunun % 70 denizler 360.600.000 kilometrekare, % 39,u karalar ,148.600.000 kilometrekare dir. Kuzey kutup çevresinde karalarla çevrilmi? bir deniz, Güney Kutup çevresinde denizlerle ku?at?lm?? bir kara parças? vard?r. Bütün karalar?n 2/3 ü Kuzey Yar?mküresindedir. Dünyada, Ekvator dairesi ve kutup noktalar? göz önüne al?nmaks?z?n,
karalar?n en çok bulundu?u bölüme Karalar Yar?mküresi, denizlerin en çok bulundu?u bölüme Denizler Yar?mküresi denir.
Kuzey ve Güney kutup noktalar?ndan ayn? uzakl?kta bulunan ve dünyay? iki e?it parçaya bölen daireye Ekvatorad? verilir. Dünyan?n Ekvatorun kuzeyinde kalan bölümüne Kuzey Yar?m küre, güneyinde kalan bölümüne Güney Yar?mküre denir.
Karalar, yer yer büyük kütleler meydana getirmi?tir ve büyük kara parçalan, k?ta ad? ile an?l?r. En büyük k?ta Asyad?r. Avrupa, Asyan?n bir yar?m adas? halindedir. Afrika k?tas? Asya dan ve Avrupadan Akdeniz, K?z?ldeniz ve Cebelitar?k bo?az? ile ayr?l?r. Bu üç k?ta, Akdeniz milletlerince, eski ça?lardan beri bilindi?i için Eski Dünya diye an?l?rlar.
Büyük Okyanustaki adalar Avustralya ve büyük denizlerle eski dünyadan ayr?lm?? olan Amerikalar, Yeni Dünya k?talar? olarak bilinir. Güney Kutuptaki kara parças?na da Antarktika ad? verilir.
Denizler Dünyan?n büyük çukurluklar?n? dolduran ve birbirleriyle ba?lant?lar? olan tuzlu su topluluklar?d?r. Bütün denizlerin yüzeyi ayn? seviyededir. Yeryüzünde Okyanus ad? verilen üç büyük deniz vard?r. Bunlar, Büyük Okyanus, Atlas Okyanusu ve Hint Okyanusudur.
Tömbeki denilen bir cins tütünü içme?e yarar tak?m. ?çi su dolu bir ?i?e ile bunun a?z?na t?kal? ve marpuçlu bir bölümden ibarettir. Tömbeki, nargile ba?? denen yere doldurulur ve üstüne ate? yerle?tirilir. Marpuçla çekilen duman ?i?edeki sudan geçmek suretiyle zehir ?iddetini kaybederek a?za gelmi? olur.
Serçegillerden bir ku?. 15 - 20 gram a??rl???nda küçük bir ku?tur. Gö?üs, kar?n ve kuyruk tüyleri beyaz, s?rt? kahverengidir. Siyah renkli kanatlar?n?n üstünde sar? benekler bulunur. Gezici ku?lardand?r. Tohum, böcek ve yaprak uçlar? yiyerek ya?ar. Evlerde kafeslerde de beslenir.
Duvara dayanm?? bir merdiven görürseniz alt?ndan geçmeyin, etraf?ndan dolan?n. Çünkü o merdivenin tepesinde ya bir tamirci, ya bir boyac? ya da camlar? silen biri olabilir. Yani ba??n?za bir çekiç, su kovas?, boya kutusu, hatta bir adam?n dü?me olas?l??? yüksektir. Merdiven alt?ndan geçmenin u?ursuzluk getirece?i inanc? gerçekten bat?l inançlar içinde en az?ndan bir i?e yarayan tek inançt?r. Ancak inanc?n kökeninde pratikteki faydas? ile ilgili olmayan farkl? ?eyler yatmaktad?r.
Duvara dayanan bir merdiven, duvar ile aras?nda bir üçgen olu?turur. Bu, bir çok kültürde tanr?lar?n kutsal üçgeni olarak bilinir. Örne?in piramitlerin kenarlar?n?n üçgen olmas? da bu inanca dayan?r. Bir üçgenin içinden geçmek de, bir kutsal yere meydan okumak anlam?na gelebilir.
Eski M?s?rl?lar için zaten merdivenin kendisi iyi ?ans?n sembolü idi. Merdiven olmasayd?, Güne? Tanr?s? Osiris'i karanl?klar?n ruhundaki hapis hayat?ndan kurtarmak mümkün olamayacakt?. Ayr?ca merdiven tanr?lar?n kat?na t?rmanmak için de ?ekil-sel bir semboldü. Günümüzde aç?lan bu antik mezarlarda ölünün cennete t?rmanmas? için yan?na konulmu? bulunan merdivenlere rastlanmaktad?r.
As?rlar sonra birçok bat?l inançta oldu?u gibi H?ristiyanl?k bu inanc? da Hz. ?sa'n?n ölüm ?ekline adapte etti. Çarm?ha dayal? merdiven kötülü?ün, h?yanetin ve ölümün sembolü oldu. ?nsanlar, merdivenin alt?ndan geçmekle bütün bu kötü geleceklerle kar??la?abileceklerine inand?r?ld?lar.
17. yüzy?lda ?ngiltere ve Fransa'da suçlular dara?ac?na götürülmeden önce bir merdivenin alt?ndan geçiriliyorlard?. Tabii yan?nda olanlar merdivenin etraf?ndan dolan?yordu.
De?i?ik kültürler bu u?ursuzlu?a kar?? baz? panzehirler geli?tirdiler. Mesela bir merdivenin alt?ndan yanl??l?kla veya zorda kalarak geçen ki?iler için Romal?lar?n panzehiri yumruktu. O ki?iler orta yani en uzun parmaklar?n? gerip di?er parmaklar?n? yumruk gibi yaparlar ve geçtikten sonra merdivene do?ru sallarlard?. Bizde, Türkiye'de böyle bir adet yoktur ama Amerikan filmlerinde kar??s?ndakine bu hareketi yaparak küfür veya hakaret edildi?i s?kça görülür. Bunun kökeni de i?te bu Roma panzehiridir.
Türk ?air ve yazar?. Gümü?hane do?mu?tur. Gümü?hanede memurluk eden ve Birinci Dünya Sava??nda ölen Arif Efendinin o?ludur. Darü??afaka Lisesinde okuduktan sonra ö?renim Siyasal Bilgiler Okulunda tamamlam??t?r. Bundan sonra uzun y?llar edebi ö?retmenliklerinde bulunmu?, Malatya ve Eski?ehir Liseleri müdürlükleri, Milli E?itim Bakanl??? müfetti?li?i yapm??t?r. 1950 y?l?nda D.P. aday? olarak Gümü?haneden milletvekili seçilmi?, 1954 y?l?nda Gazi e?itim enstitüsü edebiyat ö?retmenli?ine getirilmi?tir. Ölünceye kadar bu vazifede kalm??t?r.
1927 y?l?nda yaz? hayat?na ba?layan Vasfi Mahir, ilkin ?iir yazm?? ve ilk ?iirlerini, Yedi Me?aleciler aras?nda 1928 de Yedi Me?ale adl? kitapta yay?nlam??t?r. Temiz bir dille ve çoklukla hece vezni ile yazd??? ?iirlerine uzun bir süre ara vermi? ve Türk edebiyat? ile ilgili tetkiklerle u?ra?m??t?r. Bu konuda yay?nlad??? eserlerden ba?ka, ba?lang?çtan zaman?m?za kadar büyük bir Türk edebiyat? tarihi üzerinde çal??m??, fakat bu büyük eserini tamamlayamadan ölmü?tür.
Eserlerini ?iir, antoloji, monografi, edebiyat tetkikleri, çocuk hikaye ve masallar?, ?iir tercümeleri türlerinde vermi? olan Vasfi Mahir Kocatürkün ba?l?ca eserleri ?unlard?r: Tunç Sesleri, Geçmi? Geceler, Ergenekon, ?aheserler Antolojisi, Divan ?iiri Antolojisi, ?iir Defteri, Hikaye Defteri, Tekke ?iiri Antolojisi, Osmanl? Padi?ahlar?, Elem Çiçekleri (Baudlaireden tercüme). Zaman?m?za Kadar Türk Edebiyat Antolojisi (Bu eserin sa?l???nda 18 formas? bas?lm??, öbür formalar? ölümünden sonra tamamlanm??t?r.)
Bir devletin idaresinin, kay?ts?z ?arts?z bir ki?inin elinde bulundu?u yönetim ?ekli. Yöneten kimseye de diktatör ad? verilir. Kelimenin asl?, Latince dictator kelimesidir. Bu yönetim ?ekli, ilkin Roma Cumhuriyeti devrinde kullan?lm??t?r. Memleketin güvenli?ini ilgilendiren acele bir durum kar??s?nda, bir kimse senato taraf?ndan yedi y?l süresince diktatör olarak tayin edilir ve memleket bu y?llar içinde, o kimsenin, kay?ts?z-?arts?z idaresinde bulunurdu. Bu devrenin sonunda ise, çekilmeye mecburdur.
Roma Cumhuriyetinden sonra tarihte görülen diktatörlükler, esasta ayn? kalmakla birlikte, de?i?ik ?ekiller göstermi?tir. Özellikle, Hitler Almanyas?nda ve Mussolini ?talyas?nda ilkin bir partinin seçimlerle Mecliste ço?unluk almas? üzerine parti egemenli?i ?eklinde ba?lam??, sonralar? kay?ts?z ?arts?z bir ki?inin üzerinde toplanm??t?r.
Sürüngenlerden ayaks?z ,ince ve uzun olan hayvanlar?n genel ad?. Boylar? 7-8 santimetreden 8-9 metre aras?nda olara cinsleri vard?r. Ayaklar? olmad??? için k?vr?larak ilerlerler. Bu yürüme, kar?nlar?nda bulunan geni? pullar arac?l??? ile olur.?skelet sisteminde ayak, kalça köprücük ve gö?üs kemi?i bulunmaz. Y?lanlar bu sebeple kendilerinden çok büyük hayvanlar? bile kolayca yutarlar.
Y?lanlar, kurba?a, civciv gibi hayvanlar? avlayarak geçinir.
Vücudun üzerindeki kabuklar, y?lda bir defa olmak üzere de?i?ir. Buna y?lan?n deri de?i?tirmesi denir.Ço?almalar? yumurta iledir. K???n so?uklar ba?lay?nca kuytu bir yere girerek k?? uykusuna yatarlar.Y?lanlar ba?l?ca iki büyük grupta toplanabilir.
Zehirli Y?lanlar: Avlar?n? zehirleriyle öldüren y?lanlard?r. Engerek y?lan?, sar? y?lan, gözlüklü y?lan, ç?ng?rakl? y?lan zehirli y?lanlardand?r.
Zehirsiz Y?lanlar:Avlar?n?, sar?l?p ?iddetle s?karak öldüren y?lanlard?r. Kara y?lan?, sar? y?lan ve bo?a y?lan? bu çe?it y?lanlardand?r.
Bir ???k kayna??ndan ç?kan ???nlar?, üzerinde resimler bulunan bir film ?eridinden geçirecek, gerçekte oldu?u gibi hareketli görüntüler meydana getirme i?i ve bu ?ekilde meydana gelmi? olan görüntü.
Bir projeksiyon makinesi özelli?inde olan sinema makinesinde, film üzerinde bulunan resimler, saniyede en az on oniki, ortalama olarak onalt? defa de?i?tirmek suretiyle, bu hareketi görüntülerin meydana gelmesini sa?lam?? olur.
Bu hareketli görüntü, gözün aldanmas?ndan meydana gelen bir görüntüdür. Saniyede ortalama olarak, ayn? ekran üzerinde 16 defa de?i?en ve hareketlerinin birer devam? özelli?inde olmak kayd? ile çekilmi? filimler, sinema makinesinden geçerek, sahnede bulunan bir perde üzerine aksettiklerinde, ayr? ayr? olan bu resimlerin ayr?l???, göz taraf?ndan fark edilmez: böylece, perdede, gerçekte oldu?u gibi hareket eden görüntüler meydana gelmi? olur.
Lumiere karde?ler, ilk defa, hareket halinde film çeken makineyi yapm??lar ve 1896 y?l?nda bu bulu?lar?n?, ilk defa olarak halka göstermi?lerdir. ?lkel bir sinema görüntüsü veren bu bulu?tan sonra, sinema, bir hayli geli?meler kazanm??: 1903 y?l?nda, ilk defa konusu olan bir film yap?lm??, bundan sonra olan geli?melerle, bu görüntülere ses verilmi?, renkli olan görüntüler elde edilmi? ve bugünkü evrimle?mi? sinemaya ula??lm??t?r.
Bugün sinema, en önemli bir dinleme, bilgiyi ve görgüyü artt?rma, çe?itli konular? olan olaylar?, gerçekteki gibi, istenildi?inde görebilme imkanlar?n? sa?layan resim, müzik, tiyatro gibi güzel sanat kollar?n?n hepsini birden kapsayan önemli bulu?lardan biridir.
Popüler etiketler
[ mede ] [ alt ] [ tin ] [ kler ] [ am?n ] [ sel ] [ kle ] [ söz ] [ alt?n ] [ lke ] [ ece ] [ cad ] [ orta ] [ lis ] [ ordu ] [ metre ] [ kat ] [ a?? ] [ kuru ] [ do?ru ] [ rsa ] [ zar ] [ ölüm ] [ let ] [ ahi ] [ ark ] [ nüfus ] [ nce ] [ sav ] [ güç ] [ ili ] [ ekil ] [ n m ] [ rik ] [ oyun ] [ k?l ] [ ini ] [ e in ] [ e ya ] [ tor ] [ kaz ] [ alan ] [ nüfusu ] [ güne ] [ katy ] [ ylk ] [ iline ] [ din ] [ ate ] [ ?kta ] [ ?rk ] [ has ] [ altyn ] [ dünya ] [ kis ] [ alma ] [ arm ] [ tyr ] [ mal ] [ yeri ] [ iler ] [ d?n ] [ utu ] [ aç? ] [ etin ] [ çil ] [ ile ] [ yeni ] [ lara ] [ ykta ] [ can ] [ eli ] [ ak?n ] [ tay ] [ bel ] [ hareket ] [ ilgi ] [ bilin ] [ nsan ] [ kül ] [ mil ] [ kir ] [ eri ] [ ram ] [ olur ] [ teri ] [ ak?m ] [ dini ] [ aras ] [ elik ] [ baz ] [ olo ] [ ???n ] [ r b ] [ mar ] [ ura ] [ dem ] [ deniz ] [ akl ] [ r ya ] [ kim ] [ ran ] [ bat ] [ ans ] [ ast ] [ aml ] [ van ] [ a k ] [ arda ] [ ekim ] [ ele ] [ imi ] [ bas ] [ maya ] [ gün ] [ dere ] [ meydan ] [ a r ] [ erk ] [ hava ] [ dren ] [ ütü ] [ ilk ] [ çim ] [ kon ] [ pan ] [ rak ] [ bar ] [ den ] [ oru ] [ ölçü ] [ dev ] [ mer ] [ ?an ] [ med ] [ lan ] [ ney ] [ lam ] [ avu ] [ sava? ] [ sonu ] [ ulu ] [ e?in ] [ çe?it ] [ bul ] [ a a ] [ yyllar ] [ ada ] [ sar ] [ emin ] [ ten ] [ meri ] [ ine ] [ k?m ] [ bal ] [ rad ] [ k sa ] [ s?r ] [ insan ] [ elm ] [ tik ] [ mik ] [ kar? ] [ göster ] [ para ] [ adlar ] [ düny ] [ k m ] [ gece ] [ bun ] [ par ] [ s?ra ] [ sis ] [ ay? ] [ rol ] [ y?l ] [ inci ] [ üre ] [ ara ] [ b?t ] [ ehir ] [ say ] [ say? ] [ koy ] [ asi ] [ di? ] [ da? ] [ i il ] [ eti ] [ ba? ] [ kas ] [ bit ] [ hayat ] [ ted ] [ bur ] [ nak ] [ t a ] [ ad? ] [ hayvan ] [ önce ]