?ngiliz Milletler Toplulu?u içinde ba??ms?z bir devlet. Okyanusyada birbirinden çok bo?az?yla ayr?lan iki adad?r. Yüzölçümü 284.480 kilometrekare nüfusu 2.414.064 tür. Ba??ehri Wellingtondur. Güzel ormanlar? ve otlaklar? olan bol miktarda tah?l yeti?tirilen, alt?n, gümü?, bak?r ve kömür madenleri bak?m?ndan zengin olan bir ülkedir. Hayvan yeti?tiricili?i büyük bir endüstri haline gelmi?tir.
1962 de Hollandal?lar taraf?ndan ke?fedilmi?, 1840 tarihinden itibaren de ?ngilterenin bir sömürgesi haline gelmi?tir. 1956 y?l?ndan itibaren ,?ngiliz Milletler Toplulu?u içinde ba??ms?z bir devlet olmu?tur.
Osmanl? ?mparatorlu?u nun Birinci Dünya Sava??nda u?rad??? yenilgiden sonra, Mondros Mütarekesi ve Sevr Antla?mas? hükümleri gere?ince ba??ms?zl???n? ve hürriyetini kaybeden Türk milletinin, yabanc? boyunduruktan kurtulabilmek, hür ve ba??ms?z bir devlet kurabilmek için 1919 - 1922 y?llar? aras?nda dü?manlar?na kar?? yapt??? sava?.
1914 - 1918 y?llar? aras?nda süren Birinci Dünya Sava?? sonunda, Osmanl? Devleti, beraber sava?a kat?ld??? müttefikleri (Almanya, Macaristan, Bulgaristan v.b.) gibi, mütareke yapmak zorunda bulundu?unu anlam?? ve 30 Ekim 1918 de Mondros Mütarekesini imzalam??t?. Mondros Mütarekesi hükümleriyle, Osmanl? imparatorlu?u fiilen sona eriyordu. Çünkü Mondros Mütarekesi, çok a??r ?artlar getiriyordu. Mondros Mütarekesine göre:
Çanakkale ile ?stanbul Bo?azlar? aç?lacak ve bu yerlerdeki istihkamlar müttefikler taraf?ndan i?gal edilecektir. Ordu terhis edilecektir. Orduya ait silahlar, cephane donat?m ve ta??t vas?talar? müttefikler emrine verilecektir. Donanma teslim edilecek ve müttefiklerce uygun görülecek limanlarda demirli tutulacakt?r. Toros tünelleri müttefikler taraf?ndan i?gal edilecektir. Telsiz telgraf ve kablolar itilaf Devletleri memurlar? taraf?ndan kontrol ve murakabe edilecektir. Müttefikler, emniyetlerini tehdit edecek vaziyet ç?kt??? takdirde, stratejik noktalar? i?gal edeceklerdir. Vilayat-i sittede (Erzurum, Van, Harput, Diyarbak?r, Sivas, Bitlis) karga?al?k ç?kt??? takdirde, bu vilayetlerin herhangi bir bölümünü müttefikler i?gal edebileceklerdir. ?ran?n kuzey bat?s?ndaki Türk kuvvetleri sava?tan önceki s?n?r?n gerisine al?nacak. Hicazda As?r da, Yemende, Irakta bulunan birlikler en yak?n ?tilaf kumandan?na Trablus ve Bingazideki Türk subaylar? da en yak?n ?talyan birliklerine teslim olacaklard?r.
Osmanl? devlet adamlar?, Mondros Mütarekesinin ?artlar?n?n çok a??r oldu?unu gördükleri halde, bunu kabul etmekten ba?ka ç?kar bir yolun bulunabilece?ini sanm?yorlard?. Yaln?z, Y?ld?r?m Ordular? Gurup Komutan? Mustafa Kemal Pa?a, mütarekenin, özellikle yabanc? istilas? ile ilgili hükümlerine itiraz etmi?ti. Osmanl? hükümetinin verdi?i iyimser aç?klama kar??s?nda halk, geçici bir memnunluk içinde bulunuyordu.Fakat, aradan çok geçmeden, mütareke hükümlerini, müttefik devletler yerine getirme?e ba?lad?lar. ?ngilizler, 3 Kas?m 1918 de Musulu i?gal ettiler. 13 Kas?m 1918 de ?tilaf Devletlerinin 60 parça sava? gemisinden kurulan büyük filosu, ?stanbul önünde demirledi. Bundan ba?ka ?ngilizler, ?zmit, Eski?ehir, Afyon, Samsun, Merzifon ve Batuma askeri birlikler ç?kard?lar. Bu arada ?talyanlar da Konyaya Ala?ehir ve Afyona küçük birlikler gönderdiler. Mondros Mütarekesinin imzalanmas?n? takip eden ay içinde yap?lan bütün i?galler ve hareketler, mütareke hükümlerine ayk?r? olmakla beraber, bunlara ses ç?karacak bir kudret, Osmanl? s?n?rlar? içinde kalmam?? bulunuyordu. D??ardan gelen bu tehlikeli durum yetmiyormu? gibi memleket içinde de birli?i ve beraberli?i y?k?c? hareketler ba? göstermeye ba?lam??t?. ?stanbulda bulunan az?nl?klar, y?k?c? çal??malar?na ba?lam??lar, bir taraftan Rumlar, ?stanbulda Rum Patrikhanesinde, patrik vekilinin ba?kanl???ndan Mavri Mira adiyle kurulan bir Cemiyet arac?l??? ile Yunan hükümeti lehine her türlü propaganda yaparlarken, bir taraftan da Ermeniler, y?k?c? çal??malar?na ba?lam?? bulunuyorlard?.
Az?nl?klar?n bu y?k?c? çal??malar? yetmiyormu? gibi ba??ms?z bir Kürdistan kurmak isteyenler, ?stanbulda Kürdistan Teali Cemiyeti ad?yla bir cemiyet kurmu?lard?. Bundan ba?ka kuvvetli bir devlet yerine, bir din devleti kurmak isteyen geri kafal?lar, Teali-i ?slam Cemiyetinde fikirlerini yayma?a ba?lam??lard?. Bu mütareke aylar?nda, ay?r?c? bir toplulu?u da, ?ngilizlere s???nmay? tek ç?kar yol olarak gören, padi?ah?n, sadrazam?n ve bir çok devlet adam?n?n kat?ld??? ?ngiliz Muhipler Cemiyetimeydana getiriyordu.
Mondros Mütarekesinin imzalanmas? ile büyük bir karanl?k devre içine giren Türk milleti, maddi ve manevi bak?mdan yorgun bulunuyordu. Bütün memlekette sefalet, asayi?sizlik ve gelecek hakk?nda güvensizlik hüküm sürüyordu.
Osmanl? hükümeti, bu durum kar??s?nda, tam anlam?yla bir kudretsizlik gösteriyordu. ?tilaf Devletlerinin bütün isteklerine boyun e?iyordu.
?tilaf Devletlerinin Türk vatan?n?n topraklar?m bölü?mek ve devletin istiklalini yok etmek te?ebbüsleri ile Osmanl? hükümetinin böyle bir durumu önlemek hususundaki kudretsizli?ini gören Türk Milleti, haklar?n? her türlü vas?talarla korumak için yer yer milli cemiyetler kurma yoluna girdi. Trakya Pa?a ?li Mudafaa-i Hukuk Cemiyeti, Do?u Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, ?zmir Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, böyle bir asa dü?ünce ile kuruldu.
Bu milli cemiyetler Türk milletinin vatan a?k?n? temsil etmekle beraber, hüküm ve etki alanlar? ancak adlar?n? ta??d?klar? bölgeler içinde kal?yordu. Türk milletini boyunduruktan kurtaracak hareketin ba?lang?c? da, bu cemiyetlerin ,ayn? amaç etraf?nda toplanmas?n? gerektiriyordu.
Böyle bir amaç etraf?nda toplanarak, hür ve ba??ms?z bir Türkiye kurma çabas?na ba?lamay? zorunlu gören Mustafa Kemal Pa?a, 13 Kas?m 1918 de ?stanbul a geldi. Bir kaç ay kald??? ?stanbulda, arkada?lar? ile çe?itli temaslarda bulundu. Bir kurtulu? hareketine Anadoludan ba?lamak karar?n? verdi. Böyle bir karar için de, Anadoluya, Osmanl? Hükümetinin verdi?i resmi bir vazife ile gitme imkanlar?n? sa?lad?. Üçüncü Ordu Müfetti?i s?fat? ile, Mustafa Kemal, 16 May?s 1919 da ?stanbuldan Band?rma vapuru ile hareket etti. Hareketinden önce, sevdi?i bir arkada??, ?ngilizlerin vapuru bat?racaklar? hususunda kendisine korkunç bir haber getirmi?ti. Fakat ?stanbulda kalmakla denizde bat?r?lmak aras?nda bir fark görmedi?i için yolundan dönmedi. 19 May?sta Samsuna vard?. ?stanbuldan hareket etti?i gün Yunan ordusu, ?zmirde Anadolu topraklar?na ayak basm?? bulunuyordu (15 May?s 1919)
?zmirin Yunanl?lar taraf?ndan i?gal edilmesi, Türkiyenin her taraf?nda büyük bir ac? ile ö?renildi Türk milleti, görülmemi? büyük bir isyan?n heyecan? ile kabard?. En büyük ?ehirlerden en küçük kasabalara kadar her yerde mitingler yap?larak i?gal olay? protesto edildi.
Bu protestolar sonucu Yunanl?lara, Türk yurdunu istila edenlere kar?? bir dayanma, dü?manlar? Türk yurdundan atma fikri, k?sa bir zamanda en büyük heyecan veren bir fikir haline geldi. Anadoluda dü?mana silahla kar?? koyma fikri geli?ti. Bütün Türk yurdunda, ?zmir Türkündür, ölece?iz fakat onu Yunanl?lara b?rakmayaca??z parolas? dola?ma?a ba?lad?. Türk Kurtulu? Sava??, böyle ba?lam?? oluyordu.
Samsunda Anadolu topraklar?na ç?kan Mustafa Kemal, Türk milletini» dü?manlar?na kar?? koyma planlar?n? haz?rlama?a, bir taraftan da, da??n?k bir durumda olan askeri birlikleri bir komuta alt?nda toplama?a çal??t?. Samsundan Amasyaya geçerek, orada bir genelge yay?nlayarak, Türk milletini, milli egemenli?ini ele almak için kar?? koyma?a ça??rd?. 22 Haziran 1919 tarihinde askeri ve idari makamlara milli davaya ba?l? kimselere gönderilen bu genelgede ?u hususlara dikkati çekiyordu:
1 - Vatan?n bütünü, milletin istiklali tehlikededir. 2 - ?stanbul hükümeti, üzerine ald??? sorumlulu?un icaplar?n? yerine getirmemektedir. Bu hal milletimizi yok etmektir. 3 - Milletin istiklalini yine milletin azim ve karar? kurtaracakt?r. 4 - Milletin hal ve durumunu gözden geçirmek ve hak isteyen sesini cihana i?ittirmek için her türlü tesir ve murakabenin d???nda bir milli heyetin varl??? laz?md?r. 5 - Anadolunun her cihetle en emin yeri olan Sivasta milli bir kongrenin süratle toplanmas? kararla?t?r?lm??t?r. 6 - Bunun için bütün vilayetlerin her sanca??ndan milletin güvenini kazanm?? üç delegenin, mümkün olan süratle yeti?mek üzere, hemen yola ç?kar?lmas? icab etmektedir. 7 - Her ihtimale kar?? keyfiyetin milli bir s?r halinde tutulmas? laz?md?r.
K?sa bir zamanda bütün yurda yay?lan bu genelge üzerine, milli dayan??ma fikri, bir ba? etraf?nda toplanma?a ba?lad?. Genelgede bildirilen Sivasta bir kongre yap?laca?? haberi üzerine milli davaya kat?lan kimselerden delegeler seçilme?e ba?land?.
Mustafa Kemalin, Anadoluda milli bir kar?? koyma hareketine giri?ti?ini haber alan ?stanbul hükümeti, Mustafa Kemalin geri gelmesini istedi. Bir taraftan da, gelmeyece?ini dü?ünerek yakalan?p zorla getirilmesi için gerekli harekete geçti. Fakat bunlar?n hiç biri sonuç vermedi. Mustafa Kemal 8/9 Temmuz gecesi, askerlikten ve ald??? görevlerden çekildi?ini bir telgrafla Vahdettine bildirdi. Bu karar?n? bir yaz? ile Türk milletine anlat?rken, bundan sonra milletin civanmertli?ine güvenerek ve onun bitmez tükenmez feyiz ve kudret kayna??ndan ilham ve kudret alarak ödevine devam edece?ini bildirdi.
Mustafa Kemal, Amasyadan Sivasa, oradan da Erzuruma geçti. Her gitti?i yerde, dü?manlara kar?? koyma haz?rl?klar?n?n biraz daha planla?mas?n? sa?lad?.
Mustafa Kemal, Erzurumda do?u illerindeki Müdafa-i Hukuk Cemiyetlerinin temsilcilerinin kat?lmas? ile 23 Temmuz 1919 günü bir kongrenin toplanmas?n? sa?lad?
Toplant? sonunda al?nan kararlar, bir beyanname ile bütün yurda bildirildi. Erzurum Kongresi, yaln?z Do?u illerinin durumunu görü?mek için gelen temsilcilerinin kat?lmas?yla yap?ld??? halde, yay?nlanan beyanname, memleketin bütününü ilgilendiren bir ihtilal beyannamesi özelli?inde idi. Vatan?n milli s?n?rlan içinde bir bütün oldu?u, parçalanamayaca?? vatan ve istiklalin korunmas? için her ?eyin yap?laca?? yay?nlanan beyannamenin esaslar? oluyordu.
Erzurum Kongresinden k?sa bir süre sonra, Amasyada yay?nlanan genelge gere?ince Sivas Kongresi topland? (4 - 12 Eylül 1919) Sivas Kongresi, Erzurum Kongresinde vatan?n bütünlü?ü ve istiklalinin sa?lanmas? için verilmi? olan kararlar? Hukuk Cemiyetlerini, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ad?m ta??yan tek bir cemiyet haline getiriyordu. Bu cemiyet ad?na da söz söyleme?e yetkili ve Mustafa Kemalin ba?kan bulundu?u bir Heyet-i Temsiliye seçiyordu.
Sivas Kongresi, memlekette ba?ar?lmak istenen milli birlik hareketini her türlü vas?talar?yla baltalama?a çal??an Damat Ferit Pa?a hükümetine kar?? mücadeleye giri?ti. Heyet-i temsiliye ad?na padi?aha, sadrazam hakk?nda milletin ?ikayetini telgrafla bildirmek isteyen Mustafa Kemale zorluk ç?kar?ld?. Bunun üzerine Anadolu Heyet-i temsiliyenin emriyle ?stanbulla olan her türlü muhaberelerini kesti (12 Eylül). Bu hareket Anadoluda geli?mi? bulunan milli egemenlik dü?üncesinin önemli i?areti oldu. Üç hafta Anadolu kendi kendini idare etti. Sonunda Damat Ferit Pa?a hükümeti istifa ederek yerine Ali R?za Pa?a hükümeti kuruldu (2 Ekim). Bu hükümet mevkiini muhafaza edebilmek için Anadolu ile i?birli?i yapmak zorunda bulundu?unu anlad?. Heyet-i temsiliye ile anla?mak için Anadoluya Bahriye Naz?r? Salih Pa?a Ba?kanl???nda bir heyet gönderdi. ?ki taraf aras?nda Amasyada görü?meler yap?ld? (20-22 Ekim) Salih Pa?a Erzurum ve Sivas Kongresi kararlar?n?n önemlilerini ?stanbul hükümeti ad?na kabul etti. Amasya görü?melerinden sonra Ali R?za Pa?a hükümeti Mebuslar Meclisini toplant?ya ça??rd?. Mustafa Kemal, Heyet-i temsiliye üyeleriyle meclis çal??malar?n? daha yak?ndan takip etmek üzere Sivastan 27 Aral?kta Ankaraya geldi.
Son Osmanl? Mebusan Meclisi, 12 Ocak 1920 de ?stanbulda aç?ld?. Erzurum ve Sivas Kongrelerinde tespit edilmi? kararlar, Misak-? Milli ad?yla bir program haline getirildi. ?tilaf Devletleri ise Misak-? Milli kararlar?n? hükümsüz k?labilmek, milli birlik hareketini baltalayabilmek amaçlar? içinde 16 Mart 1920 sabah? ?stanbulu resmen i?gal ettiler.
?stanbul, ?tilaf Devletleri taraf?ndan i?gal edilirken bir telgrafç? Ankarada bulunan Mustafa Kemali durumdan haberdar etti (16 Mart). Mustafa Kemal, bu olay? bir taraftan memleket efkar?na duyurdu; di?er taraftan da dünya devletleri nezdinde protesto etti. Bundan ba?ka Türk milletinin kuvvet önünde y?lmad???n? göstermek için Anadoluda bulunan ?tilaf Devletleri subay ve memurlar?n?n tevkif edilmesini emretti. Anadoludaki yüksek amirlerin de muvafakatini ald?ktan sonra ola?anüstü yetkilere sahip bir meclisin Ankarada toplanmas? için tedbirler ald?.
Bu karar?n?, Heyet -i Temsiliye ad?na bütün illere, sancaklara ve kolordu komutanl?klar?na bir tamim ile bildirdi ve gerekenlerin yap?lmas?n? emretti (19 Mart 1920). ?stanbulun i?galiyle kaçabilen milletvekillerinin de haklar?n?n sakl? tutulaca??m bildirdi. Bütün yurtta yeni seçilen milletvekilleri ile ?stanbuldan kaçarak Anadoluya gelen 78 milletvekili, 23 Nisan 1920 de Ankarada toplanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini kurdular. Mustafa Kemalin bir nutkuyla aç?lan Meclis, ilkin Mustafa Kemal taraf?ndan verilen bir önergeyi kabul etti.
a - Hükümet kurmak gereklidir, b - Geçici olmak kayd?yla bir hükümet ba?kan? tan?mak ya da padi?ah kaymakam? kurmak do?ru de?ildir, c - Mecliste toplanm?? milli iradeyi gerçek olarak vatan mukadderat?na hakim tan?mak as?l ilkedir. Türkiye Büyük Millet Meclisinin üstünde bir kuvvet yoktur, d - Türkiye Büyük Millet Meclisi kanun yapma ve kanun yürütme yetkilerini kendinde toplam??t?r. Meclisten ayr?lacak bir heyet meclise vekil olarak hükümet i?lerini görür. Meclis bu heyetin de reisidir. Padi?ah ve halife, bulundu?u bask?dan kurtulduktan sonra meclisin tanzim edece?i kanun esaslar? dairesinde vaziyetini al?r.
Türkiye Büyük Millet Meclisi bu önergeyi kabul ettikten sonra Meclis Ba?kanl???na Mustafa Kemali seçti (24 Nisan). Bundan ba?ka, 11 vekilden bir vekiller heyetinin de kurulmas? kararla?t?r?ld?. Erkan? Harbiyeyi Umumiye Reisli?i de vekaletlerden biri oldu. Vekiller Heyeti 3 May?sta tam kadrosu ile kuruldu ve hükümetede, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti denildi.
Mustafa Kemal, 30 Nisanda Avrupa devletleri d??i?leri bakanlar?na Türkiye Büyük Millet Meclisinin kuruldu?unu resmen bildirdi. Bundan, yabanc? devletlerin ?stanbul hükümeti ile yapt?klar? ve yapacaklar? antla?malar?n, Türkiyenin tek gerçek temsilcisi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi taraf?ndan tan?nmayaca?? da ifade edildi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi topland??? s?ralarda Türk milleti vatan?n türlü bölgelerinde istila kuvvetlerine kar?? milis kuvvetleriyle kahramanca sava??yordu. Bat? Anadoluda Yunan ileri hareketine kar?? 15 May?s 1919 dan ba?layarak ayn? y?l?n Haziran ay? içinde Ayval?k, Bergama ve Soma, Ayd?n ve Nazilli ve Salihli cepheleri kurulmu?tu.
Güney Anadoluda da a?a?? yukar? ayn? devirlerde Adana, Antep, Urfa ve Mara?ta Frans?z kuvvetlerine halk?n sinesinden do?an savunma sava?lar? yap?lmakta idi.
Bundan ba?ka Trakyada muhtemel bir Yunan taarruzuna kar??, ?zmitde Saltanat hükümetiyle itilaf Devletlerine kar??, Do?u Kuzey Anadoluda Ermenilere kar?? cepheler kurulmu?tu.
Türkiye Büyük Millet Meclisi ilk aylarda bu cephelerle gere?i gibi alakadar olamad?. ?ngilizlerin bask?s? ile hareket eden Padi?ah?n, iktidara getirdi?i Damat Feriti Pa?a hükümeti Anadoludaki milli hareketleri din ve devlete kar?? isyan mahiyetinde gösteren bir fetva ç?kartt? (11 Nisan). Mustafa Kemal ve arkada?lar?n? sava? divan?na vererek ölüme mahkûm ettirdi (24 May?s). Bu hareketin tepkisi görüldü. Anadoluda Türkiye Büyük Millet Meclisi otoritesine kar?? yer yer isyanlar patlak verdi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi mukabil bir fetva ile davan?n me?ru oldu?unu ispat etti?i gibi (5 May?s) Sadrazam Damat Ferit Pa?ay? Türk tabiiyetinden iskat etti (19 May?s). Bundan ba?ka Anadoludaki isyanlar? bast?rd? ve ?ngilizlerle beraber hareket eden Halife ordusunu ?zmit cephesinde da??tt?. 10 Temmuz 1920 de ?stanbul hükümetinin kabul etmeyi kararla?t?rm?? oldu?u Bar?? antla?mas?n? tan?mamaya yemin etti.
Bu esnada Türk ordusunun te?kilatlanmas? i?i de ele al?nd?. Milis kuvvetleri muntazam askeri birlikler içine al?nd?. Bu hususta verilen emirleri kabul etmek istemeyen Çerke? Ethem bir k?s?m kuvvetleriyle Yunan ordusuna kat?ld?. Bu suretle Anadoluda Türkiye-Büyük Millet Meclisi Hükümetinin otoritesi kesin olarak kuruldu.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti, Misak-? Millide tespit edilmi? olan vatan topraklar?ndan istila edilmi? olanlar? kurtarabilmek için yaln?z Yunanl?larla de?il, çe?itli devletlerle Sava?mak zorunda idi. Milli hareket sonucu, Anadolunun çe?itli bölgelerinde dü?man kuvvetlerine kar?? koymalar? devam ederken, düzenli bir ordu ile ilk sava?, Ermenistana kar?? Do?u kuzey cephesinde ba?lam??t?r. XV.Kolordu komutan? Kaz?m Karabekir Pa?an?n yönetimindeki Türkiye Büyük Millet Meclisi kuvvetleri. 28 Eylül 1920 de Ermenistan üzerine taarruza geçtiler. 30 Ekimde Kars, 7 Kas?mda Gümrü zaptedildi. Türk kuvvetlerine kar?? her türlü kar?? koyma yeteneklerini kaybeden Ermeniler bar?? istediler. Gümrüde ba?layan bar?? görü?meleri bir antla?ma ile son buldu. Bu anlatma gere?ince 1878 de Rusyaya b?rak?lm?? olan Kars ve yöresi geri al?nm??, Ermenistan devleti zarars?z bir duruma getirilmi?tir. (3 Aral?k 1920). Bu antla?madan sonra Gürcistan ile olan anla?mazl?klar, bar?? yolu ile çözüldü. Ardahan ve Artvin s?n?rlar?m?za kat?ld?.
Do?u Cephesinde sava? Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmetinin lehine sonuçlan?rken, bat?da Yunanl?lar, 15 May?s 1919 da ?zmiri i?galleri ile ba?layan i?gal hareketlerine h?zla devam ediyorlard?. Müttefiklerin deste?i ile harekete geçmi? bulunan Yunanl?lar, Bat? Anadoluda büyük toprak kazançlar? sa?lam??lar ve Bursaya Bal?kesire kadar Türk ?ehir ve kasabalar?n? i?gal etmi?lerdi.1920 y?l?n?n Haziran ve Temmuz aylar?nda yapt?klar? taarruz hareketi ile bir taraftan Bursaya kadar olan bölgeleri i?gal ederken, bir taraftan da Trakyay? i?gal ediyorlard?. 10 A?ustos 1920 de imzalanan Sevr Antla?mas? hükümlerini Türk milletine kabul ettirebilmek için bütün güçlerini kullan?yorlard?. Bundan sonra bir y?ld?r?m yürüyü?üne ba?layan Yunanl?lar, Türkiye Büyük Millet Meclisinin kurulma?a ba?layan düzenli ordular? ile kar??la?maya ba?lad?lar. Yunanl?lar?n, Bursa üzerinden Eski?ehire do?ru yapt?klar? bir taarruz, 10 Ocak 1921 de Birinci ?nönü Muharebesinin kazan?lmas? ile durduruldu. K?sa bir süre sonra yapt?klar? ikinci taarruz hareketleri, 31 Mart - 1 Nisan 1921 tarihinde, ?kinci ?nönü Muharebesinin kazan?lmas? ile sonuç vermedi.
Bu yenilgilerin intikam?m almak isteyen Yunanl?lar, Ba?komutanlar? kral Kostantinin Ankaray? hedef gösteren bir günlük emri ile yeniden ileri harekete geçtiler. 22 A?ustos - 12 Eylül 1921 günleri aras?nda, 22 gün 22 gece süren ve Sakarya Meydan Muharebesi ad?n? alan muharebe, Türk Ordular? Ba?komutan? Mustafa Kemal Pa?an?n, 12 Eylül 1921 tarihli günlük emrinde müjdesini verdi?i tam bir Türk zaferiyle son buldu.
Türkiye Büyük Millet Meclisi ordular?n?n Bat? Cephesinde kazand??? savunma zaferleri hükümetin siyaset alan?nda büyük etki yapt?. Birinci ?nönü zaferinden sonra Sovyetler Birli?i ile Moskovada bir dostluk antla?mas? imzaland? (16 Mart 1921). Bundan ba?ka ?tilaf Devletleri Londrada Anadolu sava??na son vermek için 21 ?ubat 1921 de toplanan Konferansa, henüz tan?mad?klar? Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümetini de ça??rd?lar. Bu konferanstan müspet bir netice ç?kmad?. Sakarya zaferinden sonra Türkiye ile Kafkas Cumhuriyetleri aras?nda Kars antla?mas? imzaland? (13 Ekim 1921) Türkiye ile Fransa aras?nda, güney Anadoluda istila alt?nda bulunan topraklar?m?z? kurtaran Ankara itilafnamesi imzaland? (20 Ekim 1921).
Sakaryada yenildikten sonra Yunan kuvvetleri evvelce haz?rlam?? olduklar? Eski?ehir, Kütahya ve Afyon do?usundaki bir hatta çekilerek bu hatt? kuvvetlendirmeye ve müdafaa tedbirleri almaya ba?lam??lard?. Türk ordusu, zaferi kazanm?? olmas?na ra?men henüz Yunan ordusunu bir muharebeye zorlayarak yok edecek durumda bulunmuyordu. Bu sebepten Sakarya zaferi ard?nca gelen günlerde büyük Türk taarruzu için haz?rl?klar ba?lad?. Memleketin büyün kaynaklar? ordu emrine verildi. Harb için gerekli insan ve malzeme, bat? cephesine kötü yollardan, iptidai araçlarla, a??r fakat emin ve imanl? kafileler halinde akmaya ba?lad?. ?stanbulun hamiyetli çocuklar? itilaf kontrolünün bin bir ihtiyat tedbirlerine, ra?men depolardan kaç?rd?klar? her türlü silahlar? ?nebolu ve Kastamonu voliyle Ankaraya gönderiyorlard?.
Alt? ay geceli gündüzlü ve tabiat?n gösterdi?i her türlü güçlüklere ra?men yap?lan haz?rl?klar?n yeter oldu?unu gören Türk Ba?komutanl???, Bat? Cephesinde Yunan ordusuna kar?? taarruza geçme karar?n? Haziran 1922 de verdi. Son taarruz haz?rl?klar?n?n da tamamlanmas? için çok gizli bir ?ekilde çal??malara devam edildi.
Nihayet, 26 A?ustos 1922 sabah? Ba?komutan Gazi Mustafa Kemal Pa?a, Türk ordular?na taarruz emrini verdi. Sabah?n ilk ???klar? ile ba?layan topçu ate?i, Kurtulu? Sava??n?n son muharebesi olan Ba?kumandanl?k Meydan Muharebesi nin ba?lad???n? bildiriyordu.
Türk ordular? taraf?ndan 30 A?ustosta son ve kesin ?ekilde yenilgiye u?rayan Yunan ordular?, ?zmire do?ru kaçarlarken, Ba?komutan Mustafa Kemal, Türk ordular?na, Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz dir, ileri emrini veriyordu.
Bundan sonra bir y?ld?r?m yürüyü?ü ba?lad?. Yunan ba?komutan? Trikopis, Genelkurmay heyeti ile teslim oldu. Türk kuvvetleri 9 Eylülde ?zmire girdiler. 18 Eylülde Bat? Anadolu, Yunan kuvvetlerinden tamamen temizlenmi?ti. Gazi Mustafa Kemalin evvelce millete yapt??? vaat gerçekle?mi?, dü?man Anadolunun harim-i ismetinde imha edilmi?ti.
Bu zafer bir millet taraf?ndan tamamen benimsenen bir fikrin ne kadar kudretli ve ne kadar canl? bir kuvvet oldu?unu bütün aleme gösteren bir örnekti.
Bunun üzerine ?tilaf Devletleri Mudanyada mütareke ?artlar?n? görü?mek üzere bir konferansa i?tirak etmeyi kabul ettiler: Mudanya mütarekesi ile Trakyan?n Yunan kuvvetlerince bo?alt?l?p Türkiyeye iadesi ve ?stanbulda Türkiye Büyük Millet Meclisi idaresinin kurulmas? kabul edildi. Bundan sonra yine ?tilaf Devletleriyle Yunanistan ve Türkiye aras?nda Londrada bir bar?? konferans? topland? (20 Kas?m 1922). Bu konferansta Misak? Milli göz önünde tutularak haz?rlanan Lozan antla?mas? 24 Temmuz 1923 de imzaland? Bu suretle de, Türk topraklar?n?n bütünlü?ü ve Türk devletinin kay?ts?z ve ?arts?z istiklali bütün dünyaca tan?nm?? oldu.
“Aikido’yu takip edecek ve bu yolda yürüyecek insanlara sesleniyorum; Aikido ba?kalar?n? do?ru yola getirmek de?ildir; o kendimizi do?ru yola getirmektir.”
-Morihei Ueshiba (Aikido’nun kurucusu).
Aikido Morihei Ueshiba (1883-1969) taraf?ndan kurulmu?tur. Geli?imi 1920′li y?llardan hayat?n?n sonuna kadar sürmü?tür. Ortaya ç?k??? geçen yüzy?lda oldu?u için Budo’nun modern bir yorumu olarak da görülebilir. Bu-do (Bu:sava?, sava?ç?,; do ise yol anlam?na gelmektedir) Japonca’da sava? sanatlar? için kullan?l?r ve sava? yolu, sava?ç?n?n yolu anlam?na gelir. Budo’nun sava?ç? için “yol” olarak görülmesinden dolay? Japonya’dan dünyaya yay?lm?? pek çok sava? sanat? sonunda “do” ifadesini ta??r (karate-do, ju-do, teakwan-do, ken-do). Aikido da uyum (ai) ve enerji (ki) yolu (do) olarak Türkçe’ye çevrilebilir.
Aikido’nun di?er ülkere yay?l??? daha Ueshiba (O’Sensei- Büyük ö?retmen) hayattayken ba?lam??t?r. ?lk kez 1951 y?l?nda Fransa’ya, sonra 1953 y?l?nda A.B.D.’ye, 1955′de ?ngiltere ve ?rlanda’ya, 1965′de de Almanya ve Avusturalya’ya götürülmü?tür. Daha sonra dünyaya yay?l?m? h?zlanm?? ve pek çok ülkede Aikido dersleri verilmeye ba?lanm??t?r. Türkiye’de ise resmi olarak 1982 y?l?nda ba?lam??t?r.
Budo Samurai ve di?er Japon sav?ç?lar?n?n kulland??? beceri ve teknikleri kullan?r. Aikido’da teknikler silahs?z oldu?u gibi yan? s?ra tahta k?l?ç (bokken), sopa (jo) ve tahta b?çak (tanto) ile de yap?labilir.
Sadece kazlar de?il, mart?lar, pelikanlar gibi büyük su ku?lar? da filo olarak toplu halde giderken 'V ?ekli olu?turarak uçarlar. Bunun nedeni ile ilgili kesin olmayan, tart??maya aç?k çe?itli görü?ler vard?r. Biz bunlardan en çok ra?bet gören ikisinden bahsedelim.
Birinci görü?e göre, sürünün 'V ?eklinde uçmas?n?n amac? enerji tasarrufudur. Bu uçu? ?ekli ile öncelikle en öndeki ku?, bir arkadaki ku?a gelecek rüzgar? ve hava direncini engeller ve daha az enerji sarf etmesini sa?lar.
Bunun bir ba?ka örne?i de bisiklet tak?m yar??lar?nda birbiri arkas?na saklanarak giden ve s?k s?k en öndekini de?i?tiren yar??mac?larda da görülür. Araba yar??lar?nda da arkadaki araba öndekine mümkün oldu?unca yakla?arak, onun kesti?i rüzgar ve hava ak?m?n?n avantaj? ile daha az yak?t harcamay? amaçlar. Bu ?ekilde uçan ku?larda da s?k s?k en öndeki liderin de?i?ti?i ileri sürülmektedir.
Yine bu görü?e göre, öndeki ku? kanad?n? ç?rpt???nda, kanad?n?n ucunda bir hava bo?lu?u, yani bir girdap yarat?r, arkadaki ku? buraya yükselen havay? kanatlar?n?n alt?nda bularak ve daha az enerji sarf ederek yüksekli?ini muhafaza eder. Bu ku?un hareketinden de bir arkadaki ku? faydalan?r. Bu uçu? ?eklinin daha ziyade büyük ku?larda görülmesinin nedeni de bunlar?n büyük kanatlan ile yaratt?klar? hava hareketinin büyüklü?ü ve arkadaki ku?un i?ine yarayabilmes?dir.
70'li y?llarda yap?lan bir ara?t?rma sonucunda, 25 ku?luk bir filonun bu ?ekilde uçarak, uçu? mesafesini yüzde 75 art?rabildi-?i ileri sürülmü?tür. Ancak bu teoriye göre her ku?un öndeki ile ayn? mesafe ve aç?da uçmas? ve senkronize yani e? zamanl? kanat ç?rpmas? gerekir ki, bu, gerçekte mümkün de?ildir.
ikinci bir görü?e göre ise, ku?lar?n gözleri ba?lar?n?n yan?ndad?r, dolay?s?yla tam önlerini göremezler. Bu uçu? ?ekli ile sürünün fertlerinin birbirini görerek, kaybolmadan bir arada kalmas? sa?lan?r. Bu görü?e kar?? olanlar ise ku?lar?n geceleri de uçtuklar?n?, bu nedenle öndeki ku?u görmenin önemli olmad???n? zaten sürüyü ku?lar?n ba??r??lar?n?n bir arada tuttu?unu ileri sürüyorlar.
Çok basit gibi görülen bu olay?n bile sebebi tam ö?renilmi? de?il, belki de görü?lerin bile?imi, yani hepsi do?ru. Ku?lar konu?abilseler de anlatsalar!
Amerika Birle?ik Devletlerindeki zencilerin ritmik karakterli müzi?i ile beyazlar?n halk havalar?n?n kar???m?ndan do?mu? çalg? müzi?i. Fakat caz, bir müzik de?ildir. Çe?itli müziklerin bir kar???m? halindedir. Amerikan?n beyaz halk?n?n din müzi?i, zencilerin dini ses müzi?i, ?spanyol Amerikasin?n halk müzi?i, Frans?z salon, dans ve opera müzi?i, Afrika yerlilerinin i? ?ark?lar? caz müzi?inde etki yapm??lard?r.
Caz müzi?i, Amerika Birle?ik Devletlerinde, Mississipi deltas?n?n en büyük ?ehri olan New Orleanstan XIX. yüzy?l?n sonlar?na do?ru bütün Amerikaya ve bütün dünyaya yay?lmaya ba?lam??t?r. Caz, k?sa zamanda, folklor s?n?rlar?n? a??p yepyeni bir sanat müzi?i hüviyeti kazanm??, Amerika ve Avrupada geni? yay?lma alanlar? bularak, ça??m?z?n en yayg?n ve en ra?bet gören bir müzi?i haline gelmi?tir.
Caz?n geli?mesi, ?u safhalarda olmu?tur:
1 - Ragtime : Bunun ba?lang?c?, eski zencilerin, çe?itli törenlerde söyledikleri ?ark?lara kadar uzan?r. Parçaya ve ritmik bir ?ekilde ayr? ayr? ve bir çok seslerin meydana getirdi?i ses dizisi takip eder. Caz?n 1917 y?l?na kadar sürmü? olan bu devresinde yeti?en musiki?inaslar?n en ünlüsü Elly Roli Martond?r. Bu devrede çal?nan parçalardan günümüze tek bir plak bile kalmam??t?r.
2 - Blues : Amerikal? zencilerin çal??ma s?ras?nda söyledikleri halk ?ark?lar? biçimi olan Blues, caz? meydana getiren en önemli unsurdur. ?fade muhtevas? bak?m?ndan zencinin iç s?k?nt?s?n?, hüznünü ifade eder.
3 - Hot Caz : Caz?n perdeye ve sahneye geçmesinden sonra geli?en melodilerle meydana gelmi?tir. Bu geli?mede herkes kendi stili bir solo yapar.
4 - Swing : Hot müzi?inin devam? ve tekamülüdür. Bu tekamülde caz?n karakteri kesin olarak belli olmu?, caz bütün cepheleriyle olgunla?m?? ve tamamlanm?? bir müzik haline gelmi?tir. Bu tekamülde bilhassa klasik musiki parçalar?n?n caz müzi?ine uydurulmas? ön planda yer al?r. Bu ça?da Louis Armstrong, Colemas Havvkins, Lester Young, Roy Eldridge, Glenn Miller gibi büyük caz sanatç?lar? yeti?mi?tir.
Cazda ölçü dört zamanl?d?r. Dört zamanl? ölçünün zay?f zaman denilen ikinci ve dördüncü vuru?lar?n?n vurgulanm?? ve temponun dinleyenlere dans etme arzusu verecek ?ekilde hafiflik ve rahatl?kla ya?at?lmas? caz?n ba?l?ca özelli?idir. Caz, armoni bak?m?ndan musikiye bir ?ey getirmemi?, buna ra?men melodi bak?m?ndan bir yenilik getirmi?tir.
Bir caz toplulu?u, enstrümantasyon bak?m?ndan melodi ve ritim olmak üzere iki bölüme ayr?l?r. Melodi bölümünde trompet , trombon, klarnet, saksafon, gibi nefesli çalg?lar?; ritim bölümünde piyano, kontrbas, gitar ve davul vard?r. Keman, flüt, akordiyon, mandolin gibi çalg?lar ya az ya da hiç kullan?lmaz.
?im?ek çakmas?ndan sonra duyulan gürültü. Y?ld?r?m?n meydana gelmesine sebep olan çok kuvvetli elektrik ak?m?, ?im?ek çakmas?na kadar k?sa bir zaman içinde, çevresindeki havay? ?iddetle ?s?t?r. Bu ?s?nma sonucu, hava moleküllerinde birdenbire bir geni?leme meydana gelir. Geni?leyen hava, h?zla daha so?uk havan?n bulundu?u yere do?ru akma ba?lar. Havan?n bu hareketi, gök gürültüsünü meydana getirmi? olur.
Bugün, fizik bilimi bak?m?ndan, tam olarak aç?klanmas? yap?lm?? olan gökgürültüsü, ilkel ça?larda, olu?umunun fizik yönden aç?klanmas?n? yapamayan ilkel insanlar taraf?ndan, öfkelenen tanr?lar?n sesi olarak kabul edilmi? ve bu sebeple çok korkulan bir tabiat olay? olmu?tur.
Anadolu Selçuklu Devletinin y?k?lmas?ndan sonra kurulmu? beyliklerden biri. Ba?kentleri Bal?kesir ili idi. Beyli?i, Dani?ment Gazio?ullar?ndan Kalem Bey ile o?lu Karesi Bey kurmu?tur. Karesi Beyli?i 1341 y?l?nda Osmanl?lar?n eline geçmi?tir.
Kütahya iline ba?l? bir ilçe. Yüzölçümü 1.709 kilometrekare, nüfusu 61.417 dir. Yüzeyi, geni?çe bir çöküntü ovas? ile bu ovay? çevreleyen ormanlarla kapl? da? yamaçlar?ndan ibarettir. Tah?l ekimi ve hayvanc?l?k, ba?l?ca geçim kayna??d?r.Merkezi 6.528 nüfuslu Simav kasabas?d?r.
Bu dü?üm, Firikya'da Jüpiter tap?na??n?n yak?n?ndayd?.Gordius ad?nda bir çiftçi taraf?ndan ba?lanm??t?r.Bu dü?ümü çözebilecek kimsenin,bütün dünyan?n hakimi olaca?? rivayeti ,k?sa bir zamanda her tarafa yay?l?nca,Büyük ?skender,Küçük Asya seferi s?ras?nda k?l?nc?n? çekerek dü?ümü gayet basit bir ?ekilde kesmi?,yani bir bak?ma çözmü? oldu... Sonra da fetihleri yolunda seferine devam etti.
Yunan mithologias? s?n?rs?z bir bo?luk olan Caosla ba?lar. Sonra Gaea (Yer) ve unsurlar?n birle?me prensibi olan Eros (A?k) meydana gelmi?tir. Caostan Ereb ve Gündüz meydana gelmi?, bunlardan da Ether ve Hemera (Gece) do?mu?tur. Gaea, Uranüsü (Gök) da?lar? ve Pontosu (Deniz) Titanlar, Kikloplar ve yüz kollu üç dev meydana gelmi?tir.
Tianlar?n en genci Cranos, Uranusu öldürerek onun yerine geçmi?. Yerin benzeri olan Rhea ile birle?erek Hades, Poseidon, Zeus adl? üç erkek ve Hera, Demeter, Hestia adl? üç k?z? meydana getirmi?lerdir.
Zeus büyüyünce Cronosu taht?ndan indirmi?, göklerin egemenli?ini karde?i Poseidona yeralt? egemenli?ini öbür karde?i Hadese vermi?tir.
Böylece, Teselyada Olimpos da??nda egemenli?ini kuran Zeus, yeryüzünün egemeni olmu?tur.
Eski Yunanl?lar, Olimposta oturan Tanr?lar?n on ikisine önem verirlerdi: Zeus (Eh büyük tanr?, göklerin egemeni), Hera (Zeusun kar???d?r), Athena (?im?e?in ilahi zekan?n, bekaretin tanr?ças?), Apollon (?iir ve musikinin, erkek güzelli?inin, güne?in tanr?s?), Arthemis (Bakirelerin, av ve ormanlar?n tanr?ças?), Hermes (?afak ve rüzgar tanr?s?), Ares (sava? tanr?s?), Hephaistos (Yerdeki ate?in tanr?s?), Aphrodite (A?k?n, kad?n güzelli?inin tanr?ças?), Eros (A?k ihtiras? tanr?s?), Hestia (Aile oca?? tanr?s?), Demeter (Ekin ve bu?day tanr?çan).
Popüler etiketler
[ ayna ] [ ray ] [ eri ] [ k m ] [ devam ] [ ila ] [ dük ] [ göster ] [ tarih ] [ ya? ] [ ire ] [ kar ] [ nedir ] [ kar? ] [ men ] [ önce ] [ k ta ] [ a?ar ] [ nce ] [ kat ] [ mer ] [ t a ] [ hareket ] [ ?rk ] [ kap ] [ ordu ] [ hayat ] [ lan ] [ lle ] [ man ] [ a?? ] [ bit ] [ e ya ] [ asi ] [ kad ] [ sind ] [ ikl ] [ akl ] [ hat ] [ ölçü ] [ ylk ] [ yün ] [ linde ] [ metr ] [ rsa ] [ eser ] [ para ] [ mal ] [ ???n ] [ ekil ] [ ele ] [ nedi ] [ göz ] [ madde ] [ rum ] [ hayvan ] [ say ] [ kol ] [ tay ] [ inci ] [ sis ] [ çin ] [ ?kta ] [ süre ] [ ince ] [ nem ] [ aras ] [ lek ] [ halk ] [ bal ] [ nüfusu ] [ sav ] [ rad ] [ r b ] [ çel ] [ arlar ] [ sonuç ] [ ller ] [ adlar ] [ yer ] [ nya ] [ avr ] [ gen ] [ art ] [ edi ] [ irin ] [ sa? ] [ utu ] [ bulu ] [ iler ] [ akü ] [ top ] [ arm ] [ alar ] [ rler ] [ nüfus ] [ lir ] [ çim ] [ rol ] [ eski ] [ ans ] [ dü?ün ] [ ebe ] [ ilgi ] [ hare ] [ meydan ] [ çevre ] [ e in ] [ tre ] [ bil ] [ yyllar ] [ etki ] [ anlam ] [ areket ] [ ney ] [ neden ] [ kta ] [ meri ] [ oyun ] [ ölüm ] [ emi ] [ rik ] [ hava ] [ lara ] [ nüm ] [ ram ] [ dünya ] [ ted ] [ mac ] [ duru ] [ dini ] [ ata ] [ e e ] [ bun ] [ araf ] [ dem ] [ kül ] [ lama ] [ kaza ] [ y?llar ] [ ?an ] [ dren ] [ kilometre ] [ kan ] [ imi ] [ k?m ] [ yazy ] [ a r ] [ ütü ] [ m s ] [ say? ] [ ece ] [ r ya ] [ e?in ] [ n r ] [ genel ] [ ili ] [ has ] [ kuru ] [ s?r ] [ faz ] [ n m ] [ zaman ] [ mar ] [ ren ] [ ?am ] [ pan ] [ tarihi ] [ a i ] [ ine ] [ do?ru ] [ far ] [ kat? ] [ kon ] [ dam ] [ am?n ] [ a il ] [ ba? ] [ ast ] [ tin ] [ gece ] [ hal ] [ tyr ] [ ykta ] [ atl ] [ ak? ] [ den ] [ gün ] [ rak ] [ cad? ] [ ama ] [ sla ] [ e?e ] [ rmi ] [ olo ] [ kis ] [ reti ] [ k?l ] [ oru ] [ ter ]