Tabiatın bünyesinde bulunan her şey, şu veya bu maksatla faydalıdır. Bir yaz gecesi gökyüzünde çatal çatal çakan şimşek de,bunların arasındadır. Havadaki bağımsız nitrojen gazını, nitratlara dönüştürür. Nitratlar,toprakta yetişen bitkilerin gıdalarından en önemlisidir.Yağan yağmur,nitratları toprağa emzirir.Böylece, bitkilerin yetişmesi için yararlı bir unsur kendi liginden sağlanmış olacaktır. Bütün bitkiler için dengelenmiş bir gıda unsuru listesi gereklidir. İyi çiftçiler, dolayısı ile ekip biçtikleri toprakların bünyesine gerekli unsurları katarlar. Bu,bir nevi ayarlama , hızlandırmadır.... Devamı »»»
New York, Londra, Paris veya İstanbul gibi şehirlerin yakınında herhangi bir yanardağ yoktur. Gelecekte ortaya çıkması da düşünülemez. Buna karşılık, dünyanın bazı kesimlerinde birbirine çok yakın olan bir hayli yanardağ vardır. Pasifik Okyanusu ile sınırlanan Orta Amerika,dünyada yanardağların en fazla faaliyet halinde olduğu bir çevredir. Gerçekte, bu çevrede bulunan yanardağların üçte ikisi halen faaliyettedir. Başka türlü söylemek gerekirse, sönmüş yanardağlar değildir. Bu durumda, insanın aklına yazımıza başlık olan soru gelmektedir: Yanardağlar niçin belirli yerlerde bulunur ? Bunun ne... Devamı »»»
Bulutsuz,açık yaz gecelerinde gökyüzüne baktığınız zaman, bazı yıldızların kendi aralarında harfler, hayvan şekilleri meydana getirdiğini açıkça fark edebilirsiniz. Dünyanın bütün bölgelerinde çok eski zamanlardan beri, insanlar bunun farkına varmış ve kendi aralarında belirli şekiller meydana getiren gurup yıldızlara isimler vermişlerdir. Bu gurup yıldızlar, batı dillerinde genel olarak "eonstellation-konstelasyon" diye tanımlanır. Deyim, Latince yıldız anlamına gelen " stella " kelimesinden kökenlidir, "beraber yıldızlar" karşılığında kullanılır. Dilimizdeki karşılığı ise "burç" veya "takım ... Devamı »»»
Güneş sisteminin dışındaki bir astronom, Merkür, Venüs, Dünya, Mars (Merih) ve Pluto gibi gezegenleri pek önemsemeyecek, gezegenler sistemine sadece Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün'den meydana gelmiş gözüyle bakacaktır. Plüto hariç,dünya ile aynı gurupta kalan gezegenler ve Jüpiter, Satürn,Uranüs ve Neptün gibi dev gezegenler, asteroid kuşakla birbirlerinden ayrılmış durumdadırlar. Üç küçük gezegen bu kuşağın iç tarafında,dev gezegenler de ötesinde bulunmaktadır. (NOT: Küçük gezegenlere "asteroid" adı verilir). Jüpiter asteroidler'in ötesindeki ilk dev gezegendir. Bütün sistemin egemen gez... Devamı »»»
Çok eskiden Kuzey Amerika'yı kaplayan büyük buz kitlesinin tam merkez çevresindeki kalınlığının yaklaşık olarak 4500-5000 metreyi bulduğu tahmin edilmektedir. Buz Çağında bu kitle tahminen dört kez teşekkül etmiş ve eriyip çözülmüştür. Aynı şey dünyanın diğer taraflarında da olmuş, fakat bazı kesimlerde buz kitleleri eriyip çözülmemiştir. Örneğin büyük bir ada olan Grönland,kıyılarındaki dar toprak şeritleri hariç hala buzla kaplıdır. İç taraflarda bu buz örtüsünün yüksekliği bazı yerlerde 3000 metreyi geçer. Aynı şekilde, Antartika da 3300 ile 4000 metre yüksekliği bulan kıtasal bir buz örtüs... Devamı »»»
İnsanlar 1600 yıllarında teleskopla aya ilk kez baktıklarında, ayın yüzeyinde denizi andıran bazı kesimler görmüşlerdi. Gerçekten ayda su olmadığı için, "deniz" gibi görünen şeyler büyük düzlüklerdir. Bu düzlükler yeryüzündeki düzlüklere benzemezler. Garip şekilli,renkleri yeryüzündekinden farklı büyük kayalar ve küçük kraterler (yanardağ ağızları) ile kaplıdır. Ayın yüzündeki en büyük deniz (yani düzlük) " Fırtınalar Okyanusu" diye adlandırılmıştır. Ayın yüzüne düşen dev meteorlar orada muhtelif denizlerin (kayalar ve kraterlerle kaplı düzlüklerin) meydana gelmesine sebep olmuştur. ... Devamı »»»
Yeryüzündeki canlıların yaşaması bakımından en büyük enerji kaynağı olan Güneş,dünyadan bir milyon defa daha büyüktür. Dünyadaki bütün canlılar, canlılıklarını Güneş'in ısısına ve ışığına borçludurlar. Güneş dünya'ya en yakın yıldızdır. Güneş sisteminin merkezi olan Güneş, aslında küçük yıldızlardan sayılır. Fakat başka yıldızlara oranla dünya'ya yakın olduğu için bize büyük görünür. Güneş'in dünyadan uzaklığı yaklaşık olarak 149.500.000 kilometredir. Çapı 1. 380. 000 kilometre olup dış görünüş bakımından 3 kısımda incelenebilir : 1- Işıkküre (Fotosfer) 2- Renkküre (Kromosfer) 3- Taç (Kor... Devamı »»»
Yerkabuğundaki bazı jeolojik olaylar sonucu yerin sarsılması "deprem" diye tanımlanır. İlk insanlar, kendilerine dehşet ölçüsünde korku veren yer depreminin, yerin altında ya da denizin altında yaşayan çok büyük, dev yapılı hayvanların öfkeli kımıldanışları yüzünden olduğuna inanırlardı. Geri kalmış çevrelerde, dünyayı boynuzlarının üzerinde taşıdığına inanılan öküzün başını sallaması zelzelenin nedeni olarak kabul edilirdi. Sonraları insanlar daha bilimsel,daha gerçekçi düşünce ve kuramları (teorileri) benimsediler. Bu alandaki ilk bilimsel kuram,yanardağların püskürmesi sonucuna dayanıyordu.... Devamı »»»
Dünya ,ekseni çevresindeki dönüşünü 24 saatte tamamlar. Bu dönüş esnasında, güneş ışınlarının düşmediği kesim karanlıktadır. Güneş ışınlarının düştüğü kesim ise aydınlık kalır.24 saatten oluşan bir gün boyunca dünyamızın güneşe çevrik yüzünde, güneş ışınları alan kesiminde "gündüz" dür. Aynı anda güneşe çevrik olmayan,güneş ışınları almayan yüzünde ise "gece" dir. Dünyanın kendi ekseni çevresindeki dönüşü esnasında önce bir kutbunun, sonra da öteki kutbunun güneşe doğru eğimi, gece ve gündüz uzunluklarının mevsimlere göre değişmesine sebep olur. Aneak, Ekvator hattı üzerinde gece ve gündüz uz... Devamı »»»
Yerküresinin dönme eksenine dik olarak ve küreyi eşit iki kısma ayıracak şekilde geçen bir düzlemle yeryüzü arasındaki ara kesitin meydana getirdiği varsayılan hayali çizgi-kuşak, "Ekvator" diye isimlendirilir. Ekvator sayesinde, dünya kuzey ve güney yarımküresi diye iki eşit kısma ayrılmıştır. Ekvator aynı zamanda enlem (arz) derecelerinin başlangıcıdır. ... Devamı »»»